Kilo Vermek ve Duruşunuzu Düzeltmek İçin Japonya’ya Özgü Bir Yöntem.

d_C3_A5rskap

 

Tam 10 yıldır ünlü Japon doktor Toshiki Fukutsudzi kötü duruşu düzeltmek için bir çözüm üzerinde çalışıyor. Kötü duruşu, sırt ağrılarını ve karın kaslarını geliştirmeye yönelik konuları ele aldığı kitabı basıldıktan sonra ülkesinde ünlendi. Asya’da 6 milyon satılan kitabı ile en çok satılan kitabı yazan yazar olma ünvanını kazandı. Doktor Fukutsudzi pelvik kemiğinde sıkıntı olan hastaları tedavi ediyor ve tedavi ile bel çevresindeki yağları yakmak da mümkün. Bu tür tedavileri genelde inandırıcı bulmuyorum ve dikkate almamaya çalışıyorum. Ancak tedavi o kadar ünlendi ki en azından deneme isteği buluyorum kendimde. Açıkçası çok ciddi bel sorunlarında doktora gitmeniz sizin için en iyisi. Ama bu tedaviye neden bir şans vermiyorsunuz? Ne de olsa uygulaması çok kolay ve sadece 5 dakikanızı alıyor.
Nasıl Yapılır?
Sıradan bir havluyu rolu şeklinde yuvarlayın. Bir ip ya da lastik yardımıyla ortasından bağlayın ki şeklini kaybetmesin. Sert bir zemine sırt üstü uzanın. Yatak ve koltuk biraz yumuşak kalıyor. Göbek seviyenizdeki kısma ancak sırtınıza doğru havluyu koyun.

h_C3_B6jd

Bacaklarınızı omuz genişliğinde açın ve ayak parmak uçlarınızı birbirine değdirin. Kollarınızı esnetin ve avuç içinizi yere bastırın. Bu pozisyonda tam olarak 5 dakika bekleyin. Egzersiz başta biraz zorlasa da 5 dakika dayanmaya çalışın. Giderek kolaylaşacaktır.

h_C3_B6jd1

En verimli şekilde sonuç almak için günde 3 kez birkaç hafta boyunca egzersizi tekrarlayın.

Çok basit olduğundan dolayı yöntemin işe yaramadığı duygusuna kapılabilirsiniz. Ancak dediğim gibi kaybedecek hiçbir şeyiniz yok. Eğer bel ağrısı olan arkadaşlarınız varsa, onlarla paylaşmayı ihmal etmeyin.

d_C3_A5rskap
Kaynak
Newsner tarafından yayınlandı,

Yaşlı kadının verdiği tavsiyeleri ve söylediklerinden etkilenerek yazıyı hemen arkadaşlarımla paylaştım

s-b7674fe063b3bc417a95c109a20ff7025a84258c

 

Sınıf Arkadaşının 87 Yaşında Olduğunu Öğrenince Çok Şaşırdı. Yaşlı Kadının Söyledikleri İse Herkese Okulda Öğrenemeyeceği Türden Bir Ders Verdi.

Aşağıdaki hikayeyi ilk okuduğumda biraz duygulandım ve gözlerim doldu. Hikayeyi anlatan erkek üniversite öğrencisi, hikayesinde üniversite hayatında karşılaştığı en nadir şeyi anlatıyor. Sınıftaki 87 yaşında yaşlı bir teyze var. Hikayeyi okuyunca yaşı kadar tecrübesi olduğunu da anlayacaksınız. Yaşlı kadının verdiği tavsiyeleri ve söylediklerinden etkilenerek yazıyı hemen arkadaşlarımla paylaştım. Yazıyı okur okumaz muhtemelen siz de aynısını yapacaksınız.

Üniversitenin ilk günü profesörümüz kendini tanıttı ve sınıf arkadaşlarımızla kaynaşmamış için bizi serbest bıraktı.
Ayağa kalktım ve etrafıma bakmaya başladım. Aniden omzuma bir elin nazikçe değişini hissettim. Arkamı döndüğümde ise suratında hafif kırışıklar olan yaşlı bir kadın gördüm.
“Merhaba, yakışıklı. Adım Rose. 87 yaşındayım. Tanışalım mı?” dedi bana.
Güldüm ve büyük bir içtenlikle, “Tabii ki” dedim. Karşılığında bana samimice gülümsedi.
“Bu kadar genç yaşta üniversitede ne yapıyorsun?” diye sordum. Yaşlı kadın şakayla karışık bir şekilde, “Zengin biriyle tanışmak, evlenmek ve birkaç çocuk yapmak için buradayım” diye cevap verdi.
“Gerçekten soruyorum” diye üsteledim. Bu yaşta üniversiteye başlamasına onu neyin motive ettiğini öğrenmeyi çok istiyordum.
“Hep üniversite diplomam olsun istemiştim ve ileride o da olacak!” diye cevap verdi. Dersten sonra kantine gidip çikolatalı milkshake içtik. İyi birer arkadaş olmaya başlamıştık artık. Üç ay boyunca her ders sonrası bir yerlerde sohbet ediyorduk. Tecrübelerini ve bilgeliğini bana aktaran ‘Zaman makinesi’ne benzettiğim yaşlı kadını dinlemekten asla sıkılmıyordum.
Dönem sonunda Rose’u konuşma yapması için kürsüye davet ettik. Bize öğrettiği şeyi asla unutmayacağım. Çağrıldıktan sonra yavaş adımlarla kürsüye doğru ilerledi. Konuşmasını yapmaya başlayacakken cebinden çıkardığı önceden hazırlanmış konuşma kağıdını yere düşürdü.
Şaşıran ve utanan Rose mikrofona doğru eğildi ve “Kusura bakmayın. Ne kadar da sakarım. Lent’in ısrarı üzerine bira içmeyi bıraktım ve viski beni öldürüyor! Size kağıttan okumak yerine, aklımdan geçenleri anlatacağım” dedi.
Biz gülerken, Rose yutkundu ve konuşmasına başladı: “Yaşlandığımız için oyun oynamaktan vazgeçmiyoruz; oyun oynamaktan vazgeçtiğimiz için yaşlanıyoruz. Her daim genç kalmanın iki sırrı var; mutluluk ve başarı. Her gün gülmeli ve sizi güldürecek şeyler bulun. Bir hayaliniz olsun. Hayal etmeyi bıraktığınız an ölürsünüz. Her gün karşılaştığımız yabancılar bir gün ölüyor ve biz öldüklerinden birhaberiz. Yaşlanmak ve büyümek arasında ince bir çizgi var. 19 yaşındaysanız ve önünüzdeki bir yılı yatarak geçirirseniz ve işe yarayacak tek bir şey yapmazsanız, doğal olarak 20 yaşında girersiniz. 87 yaşındayım ve önümdeki bir yılı hiçbir şey yapmadan yatarak geçirirsem, 88 yaşına gireceğim. Her insan yaşlanır. Yaşlanmak yetenek ya da kabiliyet gerektirmek. Büyümekteki fark ise değişime ayak uydurmaktır. Pişman olmamaktır. Benim yaşımdakiler genelde yaptıklarından değil de yapamadıklarından dolayı pişmanlık duyuyorlar. Ölmekten korkan kişiler pişmanlıkları olan kişilerdir.”
Konuşmasını, “The Rose” şarkısını mırıldanarak bitirdi. Şarkının sözlerini öğrenmemizi ve hayatımıza yansıtmamızı tavsiye etti. Rose, üniversiteyi bitirdi ve diplomasını aldı. Mezuniyetinden bir hafta sonra uyumaktayken vefat etti.
Rose’un konuşmasını genç yaşlı gözetmeksizin herkesle paylaşın!

EN GÜZEL TATİL ÖDEVİ

569e3ce618c77350a4dd693a

Keşke bütün Öğretmenler böyle olsa 🙏
EN GÜZEL TATİL ÖDEVİ
Niğde / Bor Veli Bengü İÖO Sınıf öğretmeni ÜMİT DEVECİ’nin
öğrencilerine yaz ödevi.
SEVGİLİ BEZELYELERİM,
Birlikte harika bir yıl geçirdik.
Ne kadar çok şey öğrendik,
ne kadar çok şey başardık.
Şimdi artık tatil zamanı.
Aşağıda sizler için hazırladığım
tatil ödevleri var.
Hepsinin yapılmasını istiyorum.
Şimdiden uyarıyorum,
bahane kabul etmem…
1- Çok iyi beslenin, bol bol taze meyve ,sebze ve annenizin, babanızın yaptığı harika yemeklerden yiyin.
Bu sizi SAĞLIKLI BİR ÇOCUK yapar…
2- Dışarıda bol bol oynayın.
Bolca güneş ışığı depolayın.
Çamurdan evler, köprüler yapın.
Bu sizi sağlıklı, güçlü çocuklar
ve büyünce mühendis yapar.
Geceleri yıldızları izleyin,
dünyanın döndüğünü anlamaya çalışın.
Bu sizi BİLİM ADAMI yapar…
3- Oyun zamanınızı televizyonla,
tabletle, bilgisayarla falan
boşa harcamayın.
Arkadaşlarınızla buluşun ve harika oyunlar oynayın. Bu sizi ARKADAŞ CANLISI yapar.
4- Çok eğlenin, gülmekten bayılın e mi…
Bu sizi HARİKA HİSSETTİRİR…
5- Kitap okuyun.
Bu sizi harika bir insan yapar.
Okuduğunuz kitapların adını bir deftere yazın, ikinci sınıfta listesi en uzun olanı
bir sürpriz bekliyor.
Bu sizi sınıfın ŞAMPİYONU yapar…
6- Hafta sonları ailenizle birlikte yapacağınız etkinlikler planlayın.
Sinemaya gidin, tiyatroya gidin,
parka gidin, gezmeye gidin,
pikniğe gidin…
Bu sizi HARİKA BİR A İ L E yapar…
7- Aile büyüklerini sık sık ziyaret edin. Dedenizi, babaannenizi, anneannenizi sık sık görmeye gidin, ellerini, yanaklarını öpün. Benim de selamımı söyleyin.
Bu sizi
ÇOK İYİ YÜREKLİ BİR TORUN yapar…
8- Başka şehirlere giderseniz bana mutlaka resim gönderin.
Aman unutmayın, merakla bekleyeceğim. Hatta kitap okurken, sinemada, tiyatroda, piknikte falan da resimlerinizi gönderin. Belki bende oralardayımdır,
yanınıza geliveririm.
Bu da ÖĞRETMENİ MUTLU yapar…
9- Güvenli yerlerde oynayın, ailenizin haberi olmadan evden ayrılmayın.
Ailenize haber vermeden kimse ile
bir yere gitmeyin.
Ailenizden olmayan
hiçbir büyük adam ile yalnız kalmayın.
Hiçkimsenin size istemediğiniz,
sizi üzen ya da utandıran bir şey yapmasına izin vermeyin.
Böyle bir şey olursa tüm gücünüzle bağırın. Bu sizi KÖTÜLÜKLERDEN KORUR…
10- Doğayı, canlıları sevin ve koruyun.
Bu sizi SORUMLU BİR İ N S A N ve
DOĞA KAHRAMANI yapar…
11- Üç ay sonra BÜYÜMÜŞ,
SAĞLIKLI, MUTLU bir şekilde bana dönün. Sizi 2-A sınıfında bekliyor olacağım.
12- Canınız ne zaman isterse
beni arayabilirsiniz.
Numaram hepinizin hem annesinde,
hem babasında var.
Bazılarınızın dedesinde,
ninesinde bile var.
Siz beni özlediğiniz zaman,
ben sizi daha fazla özlemiş olacağım. Unutmayın, sizlerden sadece bir telefon kadar uzakta olacağım.
Hepinize harika bir yaz tatili diliyorum.
Öğretmeniniz
Ümit DEVECİ

Burcunuz, en kirli yönünüzü ele veriyor!

1032752_b97ce46f8f7ca55d05d9e6667e311d0b_640x640

Koç
Sözünde pek duramaz, özgüveni de yoktur. Harekete geçmek için mutlaka birilerinin onu dürtmesini bekler. Bütün ev kuşları, ana kuzuları genelde bu burçtan çıkar. Aşkları da hiç destensı değildir, genelde platonik takılır zira o cesarete sahip değildirler. Hadi bir mucize oldu zar zor söyledi ve siz de kabul ettini. Eğer uçarı, hayatla eğlenen, aşkta heyecan arayan bir kişi iseniz geçmiş olsun…
Duygusal takılan sıkıcı tiplerdir. Her an ahlanmaya meyillidir. Ona bir şeyi bin kere anlatın anlamaz. Ya da (daha kötüsü) anladım havalarıyla anlattığınız şeyin tam tersi yorumlarda bulunur. Toplum tarafından sevilir zira  kimseye bir zararı yoktur. Hile, yalan dolan onların işi değildir.

Boğa
İnsan beynini yormaktan başka bir şey yapmazlar, orada burda arkanızdan atar tutarlar. Hele de size karşı ilgisi var ve siz ona karşı kayıtsızsanız yandınız demektir. O zaman yerin dibine sokar sizi. Aslında melek yüzlü şeytan desek pek de yanlış olmaz, intikamcıdır.
Ailelerinin durumu iyi değilse vay hallerine. Her şeye löp diye konmak isterler. Çok param olsun, en güzel sevgili benim olsun, olsun, olsun, olsun…. Kendini dünyanın merkezi sanır. Sizden çıkarı varsa sizden iyisi yoktur. Ya evlenmezler, ya da geç evlenirler.
İkizler
İki yüzlü karakter çorbası! İkizler burcu hayatı boyunca onu bunu sömürüp durur. Bol organizasyonlu, bol dedikodulu, fesat mı fesat kişilerdi. “Hadi arkadaşlar şunu yapalım…” “Aaa ayıp ettin tabii ki gelirim….” “borcum olsun… ” en çok yalanlarından bir kaçıdır. Çok iyi yalan söyler. Gevezedir de. Sır tutamaz, ayaklı Gazete dedikleri türdendir. Gezsin, tozsun, eğlensin, o kadar.
Öyle sıkıya mıkıya gelemez fazla. Laf olsun diye konuşur, evlenmek için evlenir, desinler diye yapar. Bir sözü diğerini tutmaz. Yanında kimse olmayınca da korkağın tekidir. Habire birilerinin , bir şeylerin arkasından konuşur. Pek güvenilmez olsalar da şeytan tüyü vardır bunlarda. Kendini affettirmeyi iyi becerir.
Yengeç
Kendini akıllı sanan, saftiriğin biridir.Herşeye kolayca inanır. Gidenin ardından asırlarca yas tutar. Bir de bir gün herşeyin iyi olacağına ilişkin paranoyası yok mudur, gel de çıldırma! Onu dış görünüşünden daha çok ilgilendiren bir şey yoktur bu dünyada. Birkaç iltifatta yelkenleri suya indiriverir hemen. Bencildir de! Her şeyin en iyisini, en doğrusunu kendisinin bildiğini sanır. Sanki bu dünyaya yüce bir görev için gelmiş gibi davranır. En az bir koç kadar ana kuzusudur. Bir de hayat boyu yaslanacağı bir duvar olsun ister.

Bir gün melek, bir gün şeytandır. Yani bir türlü çözemezsiniz onu. Sürekli gelgitlerde yaşar. Tehlikelidir. İnsanı kolayca avucunun içine alır. Eğer nefretini kazanmışsanız dikkat. Böyle durumlarda öfkesi henüz tazeyken pek çevresinde durmayın. Çünkü o zaman yapmayacağı şey yoktur. İlişkilerinde zordur. Birini severse onu sanki malı gibi sahiplenir, ama gözü de sürekli dışarıdadır. Bir yengeçle dostluk neyse de, aşk asla. Çünkü kaprisleriyle sizi hayatınızdan bezdirir

Aslan
Aslan burcu insanı kendisinin gökten zembille indiğini sanır. Issız bir adaya düşse, yanında isteyeceği üç şeyden biri aynadır. Kendinde şeytan tüyü olduğunu düşünür. Sanki o olmasa çevresindeki hiçbir şey düzgün gitmeyecek zanneder. Özgürlüğü asla vazgeçemeyeceği şeydir. Aslında saftır, kolayca kandırılabilir. Öyle ince detaylardan da pek anlamaz.
Bir yalan söylediğinde ya da gizli bir iş yaptığında kısa sürede kendini ele verir. Sakın bu aslan megolamanına nasıl göründüğünüze dair bir şey sormayın. Çünkü siz kendinizi ne kadar mükemmel hissederseniz hissedin, o olumsuz bir şey bulacaktır. Bir aslanla kavga ettiğinizde, size saldıracağı ilk konu dış görünüşünüz olacaktır. Kilonuzdan tutun da, gözlerinizin şaşılığına, dudaklarınızın inceliğine kadar ne varsa onu fazlasıyla ilgilendirir. Ruh sağlığınız açısından tehlikelidir.

Başak
Hemen hemen her şeye kolayca uyum sağlar. Çünkü başka türlü ortam yapamaz, çevre genişletemez. Sırf çevresindekiler eksilmesin diye kendi fikirlerini savunmaktan korkar. Zaten kim karşısında her söylediğine he diyen bir tip istemez ki. En sinir bozucu huyu, insanlarla konuşurken onların, rahatsız edecek kadar gözlerinin içine dik dik bakmasıdır. Genelde efendi takılır.
Şıpsevdidir, sessizdir, kuruntuludur ve genelde dalgındır. Sizinle konuşurken çoğunlukla kafasından başka şeyler geçer. Yaptığı iyilikleri en ufacık bir hatanızda her an başınıza kakabilir. Fazla alaturkadır. Ayrıca saplantılıdır. İlişkilerinde romantik olmaya çalışır. Ama bir süre sonra can sıkar. Onlar için yarın değil, bugün önemlidir. İçten içe her türlü çılgınlığı yapmaya meyillidir

Terazi
Mıy mıy terazi, dır dır terazi! Canınız sıkıldığında en son arayacağınız kişi olmalıdır. Çünkü sizin ufak bir moral bozukluğunuzu dahi depresyona kadar götürür. Kafasını her şeye takar.  Bir gün size çok yakın davranır, ertesi gün bir bakarsınız suratınıza dahi bakmıyor. Sırlara, gizemli şeylere çok meraklıdır.
Müthiş bir dedikodu deposudur. Aklı takılır, takıldığıyla kalır. İnsanı boğan, sıkan bir havası vardır. Başta zor bir ihtimalle de olsa size çekici ve ilginç gelse bile, sonrasında kaçmaya çalışırsınız. Yemeğe düşkündür. Çevresi tarafından robot, soğuk ve dengesiz olarak tanınır. Tatminsizdir

Akrep
Çevresine genelde ılımlı ve temiz kalpli havası veren akreplerin, insanları şaşkına uğratmakta üstüne yoktur. Kuşkucu, kıskanç ve iki yüzlüdür. Size ne zaman hangi yüzünü göstereceğini asla kestiremezsiniz. Bazen şefkatli, sıcak, bazen de saldırgan ve soğuk bir buzdolabı gibi olur. Sizin yüzünüze gülüyor olması, asla size karşı iyi niyetler beslediğinin garantisi değildir. Bir şeyi kafaya koydu mu yapar.
Vücut dilini çok iyi kullanır. Yüz mimikleri en çok olan insan tipidir. Her olaya ,her şeye bir mazereti vardır. Çok dikkatli ve akıllıdır. Avına sinsi sinsi yaklaşır. Eğer çevrenizde bir akrep varsa, kesinlikle dost olmaya çalışın. Kıskançlığı yüzünden yapmayacağı şey yoktur. Sürekli ilginin kendisinde olmasını ister.

Yay
Konuşur, konuşur, çenesi de yorulmaz. Beleşe bayılır. Ben yaptım, ben ettim havaları pek ünlüdür,  heyecan tutkunudur. Bağımsızlığına en düşkün burçtur. Duruma, ortama göre anında değişirler. Nabza göre şerbet verirler. Yay burcuna gazı verdiniz mi bir daha tutamazsınız. Her şeyi abartmaya bayılır. En ufacık, en basit olayı bile süsleyip öyle anlatırlar size.
Dikkat yoksunudurlar. Sevgili olarak hiç çekilmeyen, son derece kaprisli tiplerdir.  Bardağın hep dolu tarafını görecek kadar, hayattaki olumsuzluklara gözlerini kapatırlar. Sıkılınca kaçarlar. Eğer sonunda bir çıkarları yoksa, mücadele etmeyi pek sevmezler. Hayatta kendilerinden daha önemli hiçbir şey yoktur. Biten ilişkilerinin ardından konuşur, kızdığı arkadaşlarının arkasından atar tutarlar. Bu yüzden pek güven vermezler insana.

Oğlak
Tam bir inatçı keçi! Pire için yorgan yakan, dobralıkla patavatsızlığı karıştıran, her an bir sinir krizi geçirtmeye müsait tiplerdir. Onun için o daha iyi, bu daha kötü gibi bir ayrım genelde yoktur. Bu nedenledir ki, çok mecbur kalmadıkça saçlarınızın yeni şeklini,kıyafetinizde yaptığınız değişikliğin nasıl olduğunu bir oğlak yerine başkasına sorsanız iyi edersiniz.
Onun aklı fikri arkadaşlarıdır. Özel hayatının didiklenmesinden hiç hoşlanmaz. Eğer bir filmi onunla birlikte izleme gafletine düştüyseniz şayet, size durup dururken, oyuncunun en son ne söylediğini sorar. Filmin her sahnesinde yorum yapar, o da olmadı absürt bir şey bulur kafanızı karıştırır. Olmadık yerde güler, olmadık yerde soru sorar

Kova
Yaşantısı boyunca kompleksleriyle hem kendisini hem de çevresindekileri canından bezdirir. Basmakalıp olduğu gibi değişime pek açık olduğu söylenemez. Okul hayatının parmakla gösterilen parlak çocuğu değildir. İş hayatında ise hep kolay işleri tercih eder. Olsa da olur, olmasa da olur hayat felsefesidir. Yemeğe olan düşkünlüğü de ayrı bir mevzudur.
Genelde sizi kompleksleriyle bunaltır ama onun dışında, diğerlerine göre daha zararsızdır. Yıllar sonra bir anıyı hatırlayıp efkarlanır. Nostaljiktir, yıllar sonra hatıra olur diye tonla şey saklamaya bayılırlar. Her ne kadar içlerinden bazıları, ağır abi, hanım ağa gibi bir görüntü çizseler de, hemen hemen hepsi sulu gözlü, duygusal tiplerdir.
Balık
Sorsan hayatta en büyük acıları o çekmiştir. Bindiği gemi batar, tuttuğu dal kırılır. Anılarla yaşamaya bayılır. Geçmişinden asla sıyrılamaz. Dış görünüşe çok fazla önem verir. Öyle lider olmak gibi bir kaygısı yoktur, kıyıda köşede kendine bir yer bulsun yeter. Onu mutlu etmek neredeyse imkansız gibidir. Herhangi bir şeye bile hemen sevinebilir, ama asla mutlu olmaz. Karamsar, olsa da olur ama olmasa acaba daha mı iyi olurdu dedirten tuhaf tiplerdir.

Kaynak: habertürk

 

 

 

 

 

 

 

 

Limonun bilmediğimiz çok güçlü bir etkisi daha vardır. Yatmadan önce yatağınızın yanına kesilmiş bir limon koyduğunuzda…

Yatağın-yanına-kesik-limon-koymak

 

Yatağın yanına kesik limon koymak
Yatağın yanına kesik limon koymak: Limon öz kokusu pek çok temizleme ve arındırma ürünlerinde kullanılan maddelerden biridir. Hepimiz limonun çok faydalı bir meyve olduğunu biliriz. Ilıman iklimlerde yetişen limon ilk olarak Çin ve Hindistan’da yetiştirilmiştir. Limon tam bir şeker ve vitamin deposudur. Fakat limonun bilmediğimiz çok güçlü bir etkisi daha vardır. Yatmadan önce yatağınızın yanına kesilmiş bir limon koyduğunuzda…
Stresi yok eder.
Limonda bulunan öz kokusu zihnin gevşemesini ve bedenin gevşemesini sağlar. Güne huzurlu ve sağlıklı başlamanızı sağlar.
Rahat Nefes Alıp Vermenizi Sağlar.
Limonun kokusu akciğerlerimize büyük bir iyilik yapar ve solunum yollarımızı açmamıza yardım eder. Limonu başucunuza koyduğunuzda horuldamayı azaltır ve rahat nefes alıp vermenizi sağlar.
Pozitif Enerji ve Titreşimler.
Limon odanızdaki negatif enerjinin temizlenmesini sağlar. Eski zamanlarda evler sirkeli ve limonlu sularla silinirdi ki kötü enerji yok olsun diye. Limonu kestiğinizde özütü havaya yayılır ve gün boyu sizde oluşan negatif enerjiyi uykunuzda temizler. Limon kokusu ayrıca beyindeki serotonin miktarını arttırarak güne mutlu başlamanızı sağlar.

Ağrılarınızda Azalma Sağlar.
Limon kokusunun gevşetici ve rahatlatıcı etkisi özellikle baş boyun ve bel ağrılarınızda azalma sağlayabilir. Limon kokusu bedende ve kaslarda büyük bir gevşeme sağlar.

Bu yöntem eskilerin uyguladığı rahatlatıcı bir yöntemdir. Huzurlu ve dinlenmiş olarak uyanmak için mutlaka bu yöntemi deneyin.

kAYNAK: bAYANLAR BİLİR