Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.

17884189_10210827062744919_7221368665643917056_n[1]

 

 

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.
Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.
Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”
“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.
Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur?
Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz…
Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz,
Eskici bağırır , antikacı bağırmaz,
Söyleyecek sözü, fikri değerli olan bağırmaz,
Bağıran düşünemez düşünmeyen kavga eder

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aşk, âşık olduğunla yekvücut olmakmış.

17759879_10155194229434868_8173053667132236885_n[1]

 

 

” Benim babaannemdi, ama bütün köyün, annemgilin ve dedemin dediği gibi Bakele derdim ben de ona. Dedeme ise dede.
Dedem, babamın anneme davrandığından daha iyi davranırdı Bakele’ye.
“Sen yorulma, ineği ben sağarım.”
Gider sağardı.
“Su vereyim mi Bakele?”
Verirdi.
Bazı geceler çok soğuk olurdu yayla, “Dur Bakele…” derdi Bakele’nin elindeki odunları alıp. “Sobayı ben yakarım.”
Yakardı.
Şehre indiği her sefer kalın kalın kitaplar getirip “Bakele…” derdi, “Al. Oku sen. İşlere ben bakarım.” Bakele dedeme kocaman güler, “Sağ ol İbrahim.” deyip gömülürdü getirdiklerinin arasına. Okurken, suyun altına girmiş de nefesini tutuyormuş gibi gelirdi bana. Sıkılırdım önce, sonra korkardım, sonra gidip dedemin eteğini çekiştirir, “Bakele’ye bi şey mi oldu dede?” diye sorardım. “Şşt.” derdi dedem. “Okuyor oğlum, ne olacak? Hadi gel, biz de gazetenin resimlerine bakalım seninle.” Alırdı beni kucağına, işaret parmağıyla göstere göstere okur, anlatırdı.
“Sen niye okumuyosun dede?”
“İşte ben de gazete bakıyorum ya.”
Yanlarına gittiğim her yaz bir şeyler öğrenirdim. Kitap okunur, gazete bakılırdı meselâ. Sağılan ineğin arkasında durulmazdı. Uyuyan köpeğin yakınından geçilmez, eriğe tırmanılmaz, örümcek öldürülmez, kelebeğin kanadına dokunulmazdı.
Öğrenirdim.
Bakele macirdi.
“Macir ne demek dede?”
“Göçmen demek oğlum.”
“Göçmen ne demek?”
Başka memleketten gelmiş insan demekti.
Okul gibiydi benim için köy. Duvarsız, çatısız. Kışın şehirde okurdum, yazın köyde.
Yazdan yaza gelip gidiyor, her yaz biraz daha büyüyor, okuryazar falan oluyor, dedemin getirdiği gazetelere kendim bakmayı, Bakele’nin elinden bıraktığı kitapları kendim okumayı öğreniyordum.
Macir’in macir değil muhacir olduğunu meselâ… Orta iki’de.
Ve Bakele’nin gözünün içine bakan dedeme saygı duymayı, onu giderek Bakele’den daha fazla sevmeyi öğreniyordum. Ama dedemi daha çok sevdiğim için değil; dedem Bakele’yi babamın annemi sevdiğinden daha çok sevdiği için.
Babam annemden su isterdi: “Semiha, su getir.”
Dedem, Bakele istemeden getirirdi suyunu. Soğurur da getirirdi hem.
“Semiha çay koy.” Derdi babam.
Dedem çayı demler, getirip Bakele’ye ikram eder, “Beğendin mi?” diye de sorardı.
Babam anneme kızardı sık sık. Temizlik yaparken “Ayağını kaldırıver.” dediğini duysa, “Bir rahat vermedin.” diye terslenirdi. “Bağırtacaksın beni şimdi çocuğun yanında.” Annem korkardı babamdan.
Dedem, Bakele evde yokken temizlerdi evi; en çok da onun oturup kitap okuduğu köşeyi temizlerdi. “Mis gibi yaptım Bakele. Otur, rahat rahat oku.” Bakele dedemden hiç korkmazdı.
Bakar öğrenirdim ben. Güzel şeyler öğrenirdim.
Lise sondaydım. Bir kış vakti döndüm ki babam evde; gözleri kızarmış, annem bir köşede hem ağlıyor hem toparlanıyor. “Köye gidiyoruz. Hazırlan.” dediler. Bakele ölmüş.
Yol boyu Bakele’yi düşünmeye çalıştım ama hep dedem geldi gözümün önüne. Kime su getirecekti? Kim yorulmasın diye ineği sağacak, kim rahat okusun diye köşeyi süpürüp silecek, kim için çay demleyecekti?
Ne edecekti dedem?
Biz vardığımızda gömmüşlerdi Bakele’yi. Günahmış. Ölü bekletilmezmiş. Dedem önümüzde düştü, annem ağlar, babam ağlar; köyün küçük kabristanına gittik. Başucuna bir tahta dikmişler, toprak hamile gibi kabarmış, Bakele içinde yatıyor. Ama ben gene ona veremedim aklımı. Gözüm de dedemdeydi gönlüm de. Ne zaman başucu tahtasında “Vesile Kara, Ruhuna Fatiha” yazısını gördüm, anca o zaman Bakele’ye gitti aklım.
Vesile?
“Acaba…” diye düşünüyordum dua edermiş gibi yaparken, “Bakele babaannemin gayrimüslim adıydı da dedem tutup vatan hasreti çekmesin diye?..” Ama yok. Bakele yedi göbekten müslümandı.
Üç gün kaldık köyde. Gelenden gidenden anneme de yaklaşamadım babama da. Ağlayıp duruyorlardı. Dedem donmuş gibiydi bir tek. Gözü hep Bakele’nin kitap okuduğu köşede, onu ne kadar özlediğini bilmesen gülüyor dersin, yüzünde de yumuşacık bir ifade.
Annemgil komşulara veda etmeye gidince cesaretimi toplayıp yanaştım dedemin eteğine.
“Dede?..” dedim, “Bakele ne demek?”
Anlattı.
“Canım” demekmiş.
Ve “Aşkım” ve “Bir Tanem” ve “Her Şeyim” ve “Ömrümün Vârı” ve “Gözümün Nûru” ve “Kalbim” ve “Işığım” ve daha yüz binlerce güzel söz, güzel ses demekmiş.
İlk “Canım” demek istediğinde ar etmiş dedem, “Hanım” dese “malım” demiş gibi olur diye korkmuş, “Vesile” dese çok resmi, soğuk. Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. “Baksana” dese olmaz, “Bak hele…” demiş, devamını getirebilecekmiş gibi.
Bakele dönüp bakmış.
Dedem bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış.
Beklemiş beklemiş Bakele, gülümsemiş, dedemin elini tutmuş, bakmış ki dedem yutkunup duruyor, “Anladım İbrahim…” demiş. “Anladım… Sen bana Bakele de bundan sonra, ben anlarım senin ne demek istediğini.”
Aşk, âşık olduğunla yekvücut olmakmış.
Öyle dedi dedem….
Sezgin Kaymaz

Günün Tavsiyesi: Eğer uzun zamandır beklediğiniz para gecikiyorsa, arka arkaya beklediğiniz  işler erteleniyor ya da iptal oluyorsa

5dfb5e72_100_EVIM_98a3[1]

 

Günün Tavsiyesi: Eğer uzun zamandır beklediğiniz para gecikiyorsa, arka arkaya beklediğiniz  işler erteleniyor ya da iptal oluyorsa, kendinizi bir anda kötü mutsuz veya gergin hissediyorsanız, paranın bolluk ve bereketin önünde bir tıkanıklık oluşmuş demektir.
Para ve bereket kendine, çoğalacağı ve dolup taşacağı yer arar. Enerjisel olarak kirli mekana gelmekten kaçınır. Bu sebeple akışın tıkandığını hissettiğiniz zamanlarda evinizde, ofisinizde enerjisel mekan temizliği yapmanız gerekir.
Adaçayı yakmak ve sonra ortamı havalandırmak, temizlik malzemesinin içine üzüm sirkesi ilave edip yerleri temizlemek,
Himalaya tuzlu su kasesi kullanmak,
Ametist, kristal kuartz kristalleri kullanmak
Himalaya tuzu lambası kullanmak,
Mum yakmak mekan temizliğine yardımcı olur.
Kişisel arınma da önemlidir; Sirkeli su ile yıkanmak,
Himalaya tuzu ile yıkanmak,
Ayakları aksam 10 dk tuzlu suda tutmak,
Akik, ametist veya kuartz taşı kullanmak enerjisel blokajları çözmede yardımcı olur.
Mekanınızı ve kendinizi temizleyin. Hakkettiğiniz güzellikleri, aşkı sevgiyi, parayı, sağlığı bolluk ve bereketi kendinize çağırın.
Günün Olumlaması: “Ben para mıknatısıyım. Para bana her türlü kaynaktan ve helal yoldan kolaylıkla ve çabuklukla, artarak gelir. Buna hazırım ve kabuldeyim. ” Sevgiyle
Serkan Sorguç ŞifaChi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

VÜCUDUMUZUN YENİDEN HAYAT BULDUĞU SIVI : KEMİK SUYU

Yapımı Basit, Etkisi Para İle Ölçülmez!
Aile Sağlığımız İçin Çok Önemli… Özellikle Çocuklar İçin İçindeki Vitamin ve Mineraller Gerçek Bir Hazine…

kemik-suyu-resimli-yemek-tarifi(8)[1]

Bu eşsiz besin eski zamanlarda, savaşlarda ağır yaralar alan askerleri kısa zamanda sağlığına kavuşturan bir iksirdi. Günümüzde ise o da her şey gibi hazır gıda sektörüne kurban gitti. Aslında yapımı çok basittir, etkisi para ile ölçülemez.

VÜCUDUMUZUN YENİDEN HAYAT BULDUĞU SIVI : KEMİK SUYU

Yapılan araştırmalara göre kemik suyunun vücut için oldukça sağlıklı olduğu kanıtlandı. Özellikle mikroplara karşı korunmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için kemik suyunun düzenli olarak her yaş grubu için tüketilmesi gerektiğini vurgulayan doktorlar ayrıca kemik suyunun uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı olduğunu da ayrıca belirtiyorlar.

bone-broth-1-of-1-2[1]

Peki nedir kemik suyunu özel kılan?

1-Kemik Suyunun Düzenli Tüketimi Uzun Yaşamın Sırrı

Uzmanlar kemik iliği ve kemik suyu üzerinde yaptıkları incelemede özellikle vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiği için uzun bir yaşamın sırrı olduğunu tespit etmişlerdir.

Özellikle kemiğin içinde bulunan ilik mikrop ve bakteri oluşumunun önüne geçmenin yanı sıra bağışıklık sistemi ile ilgili olan lökasit ve eritrosit hücrelerinin de üremesine yardımcı olarak çoğalmasını sağlar.

2-Hastalıklara Karşı Kalkan Görevi Görmektedir.

Özellikle hastalık dönemlerinde kemik suyunun bolca tüketilmesi hastalığın daha kısa sürede ve etkilerinin daha az hissedilerek atlatılması için çok önemlidir. Bununla birlikte kemik iliğinin mikrop ve bakteri oluşumu ile ilgili bir koruyucu görevi de görmesinden dolayı düzenli kemik iliği ve kemik suyu tüketiminin hastalıklara karşı kalkan görevi gördüğünü söylemek de yanlış olmayacaktır.

3-Güçlü Bir Bağışıklık Sistemi İçin En Önemli Besin Kaynağıdır

Sadece büyükler için değil çocuklarda hatta bebeklerde de az miktar olsa da kullanımı gereklidir. Çünkü kemik gelişimi ve en önemlisi de bağışıklık sistemi için en güçlü besinlerden birisidir. Özellikle kemik yapısının içerisinde bulunan ilik bağışıklık sistemini oluşturan sağlıklı hücrelerin çoğalmasına katkı sağlamaktadır.

4-Kemik Gelişiminde Etkilidir

Kemik iliği ve kemik suyu kemik gelişimini yakından ilgilendirmektedir. Özellikle kırık gibi kemik yapısının bozulması gibi durumlarda düzenli olarak kemik suyunun içilmesi iyileşme sürecini de hızlandıracak ve kemiklerin daha güçlü bir yapıya sahip olmasını sağlayacaktır.

Özellikle yaşlılık döneminde kemiklerin erimesini ve yapısının zayıflamasını engellemek için bolca kemik suyuna çorba tüketilmesi önerilmektedir.

5-Hem Gelişim Çağında Hem De Yaşlılık Döneminde Sağlık Sunmaktadır

Kemik yapısı ile ilgili sorunlar yalnızca yaşlılık döneminde değil oldukça genç yaşlarda iken de oluşabilmektedir. Özellikle boy uzamaması sorununun önüne geçmek için çocuklarda düzenli olarak kemik suyu tüketimine dikkat edilmesinde fayda olacaktır. Aynı şekilde yaşlılık döneminde kemik kırılması veya eklem yerlerinde oluşan ağrılar için kemik suyuna çorba veya kemik iliği kesinlikle bolca tüketilmelidir.

Kemik suyu nasıl yapılır? İşte Tarifi…

broth-2-into-pot2[1]

Malzemeler :

1,5 kg ilikli kemik
İsteğe göre az bir miktar karabiber ve 2 adet defne yaprağı
1 adet orta boy soğan
Kemiklerin üzerini geçecek kadar su
Hazırlanışı :

Yukarıdaki tüm malzemeleri bir tencerenin içine koyarak kaynaması için ocağa koyun.Bu işlemi daha etkili bir şekilde yapmak için düdüklü tencereyi de tercih edebilirsiniz.

Kaynamaya başladıktan sonra ise kemiklerin iliklerinin dışarı çıkmasına yetecek derecede düdüklü tencerede kalmasını bekleyin.

Yaklaşık iki saat kadar pişen kemikleri ocaktan aldıktan sonra içindeki malzemelerin süzülmesi için bir süzgeçten geçirin.

Sadece kemik suyu kaldıktan sonra dilerseniz bunu dondurucuya küçük pet bardaklara bölerek dilediğiniz zaman kullanmak üzere muhafaza edebilirsiniz.

Bu önemli bilgileri daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: Hayat Mutfakta

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

HARARETİNİZİ ALAN MADEN SUYUNUN OKUDUĞUNUZDA İÇİNİZİ FERAHLATACAK DİĞER FAYDALARI

fft99_mf5759341[1]

Maden suyunu sağlık açısından faydalı kılan en önemli özelliği magnezyum, sodyum, potasyum gibi mineraller açısından zengin olmasıdır. Normal suyun dışında maden suyunun tüketimi hazmı kolaylaştırmanın yanında başka bize faydalar da sağlamaktadır.

Hazmı kolaylaştırıcı etkisi nedeniyle genellikle yemeklerden sonra içilen maden suyu sağlıklı yaşam için gerekli mineralleri vücuda almanın en kolay yoludur. Serinletici ve tok tutucu özelliğiyle yaz aylarında vücut ısısını dengede tutmaya yardımcı olur.

Sayısız faydası bulunan maden suyunu çeşitli yemeklerde, pastalarda, sade olarak veya ayrana dahil ederek tüketebilirsiniz. Vücut sağlığından cilt sağlığına kadar maden suyunun faydaları insan vücudu için gereklidir.

Maden suyunun faydaları

* Hiçbir kalorisi olmayan maden suyu kilo kontrolü sağlamak ve zayıflamak isteyenler için ideal bir içecektir.

* Vücuda içeriden pek çok faydası olduğu gibi harici kullanımla cildi sivilce, kırışıklık, leke gibi cilt sorunlarından arındırmaktadır.

* Böbreklerde taş oluşumunu engellediği gibi var olan taşların da düşürülmesine yardımcı olur.

* Osteoporoz ve meme ve prostat kanseri gibi sağlık problemlerini engellemektedir.

* Sindirim sistemine yardımcı olduğu gibi vücuttaki fazla tuzun dışarı atımını da sağlamaktadır.

* Kan basıncını düzenlemeye yardımcı olan maden suyunun özellikle hamile bayanların tüketmesi tavsiye edilmektedir.

* Bikarbonat içeriği ile mide asidi fazlalığını baskılayıcı özelliğe sahip içecek mide hastalıklarının önüne geçmektedir.

* Kalsiyum ihtiyacınızı karşılamakta takviye olarak tercih edeceğiniz maden suyu güçlü kemikler ve kemik gelişimine yardımcı olmaktadır.

* Terleme, solunum ve idrar yoluyla kaybettiğiniz tüm mineralleri geri almanızı sağlayan maden suyu doğallığı ile insan sağlığı için en kaliteli içeceklerden biridir.

* Kadınların dert ettiği selülit oluşumunu engeller.

* Tiroid bezi fonksiyonlarını dengelemektedir.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: Hayat Mutfakta

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Evde Doğal İlaç Yapmaya Ne Dersiniz? Mucize İçecek Kefir..

IMG_3913[1]

 

Merhaba Sevgili Okuyucu;
Kefir; evde ekmek yapmaktan, yoğurt mayalamaktan veya bir porsiyon meyve soymaktan bile daha kolay yapılabilecek sayısız yararı olan fermente bir süt ürünüdür. Hatta kefir yapmak için çiğ süt arayışlarına bile girmenize gerek yok. Marketten aldığınız günlük pastörize süte kefir tanelerini atıyorsunuz ve 1-2 gün sonra elinizde birçok ilacın birden veremeyeceği bir mucize içecek elde ediyorsunuz.
Bir çok derdin devası, doğal, sağlıklı beslenmede gizli aslında. Hiç koruyucu ya da kimyasal madde eklemeden evde yapmak, çocuk oyuncağı diyebilirim. Kefiri hayatına sokmadıysan şimdi tam zamanı. Kefirin faydalarından bazılarına bakalım. Kefir bağırsak florasını düzenler, hücre yenileme özelliği vardır, bağışıklık sistemini güçlendirir, Kefir B12 , B1 ve K vitamini içerir. Bu vitaminlerin yeterli alınması durumunda böbrek, karaciğer ve sinir sistemine deri rahatsızlıklarına sayısız fayda sağlar, kansere karşı savaşır, ülser yüksek tansiyon , bronşit, astım hastalarının tedavisinde de kullanılmaktadır.Besin alerjilerini ve egzemayı önlemede yardımcıdır. Diyet yapanlar için hem bedeni zinde tutar hem de tok tutar.
Probiyotik açısından en zengin gıdalar anne sütü ve kefirdir. Kefirin hem canlı probiyotikleri hem de prebiyotikleri önemli miktarda doğal olarak içermesi büyüleyicidir. Bu oran yoğurttan kat kat fazladır.
Kefir, yaşlanmayı yavaşlatır ve birçok hastalığın oluşumunu engeller. Kefirdeki Antioksidan vitamin ve mineraller hücre yenilenmesini sağlar. Kefir, sağlıklı ve doğal beslenmeyi sistemize ettiğinden çeşitli hormonların seviyelerini dengeler ve normalleştirir.
Ben yoğurt ve kefir yapmak için sütçüü‘den çiğ süt alıp evde kaynatıyorum. Fakat Çiğ süt konusunda tartışmalara her gün yeni bir tanesi ekleniyor. Kefir yaparken de mutlaka ışıl işlemden geçmiş süt olmalı ki yararlı bakteriler sütü kaynatırken ölmesin, çünkü kefir taneleri insan bedeni için gerekli yararlı bakterileri çoğaltır, diyenler oldukça çok. Ben yine de zahmetli olanı seçiyorum ve iki buçuk litrelik sütü yüklenip eve taşıyorum, kaynatıyorum, başında bekliyorum, tencereleri yıkıyorum. Yine de vazgeçmiyorum. Fakat çoğu zaman kefir yapmak için günlük cam şişe süt alıyorum.

Geçen seneki kefir tanelerim taşınırken öldüğü için İnternet üzerinden araştırma yaptım ve Sanal Pazar da Sibirya Kefir mayası hakkında çok iyi yorumlar okudum ve sipariş verdim.  Yorumlarda bahsedildiği gibi ertesi gün elime ulaşmadı fakat satıcı anında mail yoluyla bir kaç gün içinde ulaşacağını bildirdi. Küçük bir cam şişe içinde geldi ve gayet iyi paketlenmişti. Sanal Pazar’da alışveriş yaparken üç gün içinde size gelen maili onaylayarak siparişinizi verip parasını ödediğiniz üründen vazgeçebiliyorsunuz. Senden çekilen para pazarda bekletiliyor ve vazgeçiyorum mailini onaylamazsan satıcının hesabına para geçiyor. Oldukça güvenli. Bunun yanı sıra kefir ziraat fakültelerinde de bulunmaktadır.
Kefir elinize ulaşınca iki önemli uyarıyı mutlaka aklında bulundurmalısın. İlki kefire asla metal değmeyecek; kefirden maksimum fayda almak için tahta kaşık, plastik süzgeç ve cam şişe kullanmalısın. İkincisi; klorlu çeşme suyu ile yıkanmayacak. Çünkü klor kefir tanelerine zarar veriyor.

Öncelikle sütü oda sıcaklığına getirmek için kış günlerinde biraz ısıtmalısın. Sonrasında kefir tanelerini sütün içine at ve sana büyülü bir şifa iksiri yapmaya başlasın. Hepsi bu kadar! Cam şisenizi gün ışığı almayan bir ortamda bekletmen gerekli. Bunun için mutfak dolapları uygun olabilir. Kefir taneleri aydınlıkta sihir yapmayı sevmez, kimseler görmesin ister
Kefir 12-48 saat arasında mayalanır. Fakat genelde 24 saatin yeterli olduğu söyleniyor. Sütün miktarı, ortam sıcaklığı erken ya da geç mayalanmasında önemli faktörlerdir. Süt koyulaşıp ayran kıvamına gelmişse kefirin olmuş demektir. Plastik bir süzgeç yardımıyla kefir tanelerini süzüp  yıkamadan tekrar mayalamak üzere süt ya da su dolu cam bir şişede beklemeye alabilirsin. Hiç mayalama yapmayacaksan her on gün de bir klorsuz içme suyuyla uykuya dalan kefir tanelerini yıka ve uyandır. Böylece istediğin kadar buzdolabında saklayabilirsin.

Kefir tanelerine elinle dokunmaktan çekinme. Hatta senin ona dokunuşun, güzel sözlerle olumlu titreşimler göndermen onu daha canlı, daha aktif yapacaktır.
Kefir taneleri ilk yapımdan itibaren büyümeye ve çoğalmaya başlar. Böylece etrafındaki herkese yetecek kadar iyilik dağıtabilirsin,  şifayı çoğaltabilirsin. Sevgili okuyucu; dünyaya ne verirsen dönüp dolaşıp seni bulacaktır. Önce kendi bedenine sonra sevdiklerine şifa sunacak kadar cömert olman dileklerimle…

Kaynak: Denizin İzi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücuttan toksinleri atmanın en keyifli yöntemi

12718003_613454052142148_2821891667561833198_n[1]

 

 

Vücuttan toksinleri atmanın en keyifli yöntemi
1.LİMONLU Birkaç dilim limon atın. Limon vücudun temizlenmesi ve alkali olmasına katkıda bulunacaktır.
2.NANELİ Birkaç dal nane ekleyin. Hem suyun tadı güzel hale gelecek, hem kokusu! Midenize ve sindiriminize de destek verecektir.
3.SALATALIKLI Dört-beş dilim salatalık ekleyin. Salatalık vücudunuzun nemlenmesi için harikadır ve inflamasyona karşı etkilidir.
4.ZENCEFİLLİ Bir bilemediniz iki ince dilim ekleyin. Midenize iyi gelecek ve sindiriminize de. Özellikle gastritiniz varsa.
Bu suları bir gece buzdolabında bekleterek kullanırsanız, daha da etkili olacaktır. En azından birkaç saat.
Ayrıca pH derecesi 8 üzeri su kullanmanızı tavsiye ediyoruz, tabi mümkün olursa

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kulağa viksli pamuk koymanın inanılmaz etkisi

Kulağa-viksli-pamuk-koymanın-inanılmaz-etkisi[1]

 

Kulağa bir miktar pamuk üzerine sürülmüş viks koyarak uyumanın öyle bir etkisi var ki duyunca çok şaşıracaksınız. Diğer reçetesiz tedavi türlerinden çok farklı bir yeri olan viks ilaç kullanımına gerek duymadan iyileştirme özelliğine sahiptir. Hatta bazı hastanelerde viks buharı uygulaması ile tedaviler yapılır. Hapları ve tabletleri de bulunan ürünün kafur, okaliptüs yağı ve mentollu bir yapısı bulunmaktadır. Bu yapısal özellikleri ile burundaki tıkanıklığı ve nefes alıp verirken oluşan öksürüğü geçirmede de etkilidir. Bütün bunlar klasik bilinen bilgiler. Peki bilmediğiniz bilgilerden bahsetsek…İşte Viksin pek bilinmeyen faydaları…
1-Baş Ağrısı
Sinüs boşluklarından kaynaklı baş ağrılarına karşı inanılmaz etkilidir. Alnınıza süreceğiniz viks biraz sonra kan basıncını düşürerek ağrıyı azaltır.
2. Kas Ağrıları
Darbe sonucu veya düşmeler ile oluşan morarmalar da ve şişmelerde kullanılır. Bölgeyi rahatlatır. Morluklar oluşmaz ve şişmeler iner.
3. Kulak Ağrıları
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi kulak ağrılarında ,kulak enfeksiyonlarında yada soğuk algınlığında inanılmaz bir etkisi bulunmaktadır. Günlük işlerimize engel olan bu kulak ağrısını en etkili şekilde dindirmek mümkün. Bir parça pamuğa viks sürüp kulağımıza koyup üzerine de bir parça bant ile kapatarak pamuğun düşmesine engel olursak sabaha kadar bu ağrıların dindiğini göreceksiniz.
4. Ayak Tırnağındaki Mantar
Tırnaklarda oluşan mantarlara karşı yaklaşık 2 hafta boyunca viks sürerseniz zamanla rengi koyulaşacak ve mantarlar ölecektir. Normal ve sağlıklı tırnaklar çıkmaya başlayacaktır.
5. Kedileri uzakta tutmak
Kediler mobilya kenarlarını kanepe çekyat yada perdeleri tırmalamayı çok sever. Ve buralara tırnakları ile zarar verirler. Fakat kedileri buralardan uzak tutmak istiyorsanız viks sürerek kedinizin mobilyalarınıza zarar vermesinden kurtulabilirsiniz.

Kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HESAP VERMEN GEREKEN TEK KİŞİ VAR O DA AYNAYA BAKTIĞINDA GÖRDÜĞÜN KİŞİDİR |

950-ruya-nedir[1]

 

 

Cevap vermen gereken tek kişi, Her sabah aynaya baktığında gördüğün kişidir
İnsanlar, sen istediğin kadar hayatındalar, göz yumduğun kadar dürüstler ve onları affettiğin kadar iyiler.
İnsan geride bıraktıklarını özler, elinin altındakilerden sıkılır, ulaşamadıklarına tutulur.. ve ulaşılmaz olan hep aşk olur!
Bir insanın yaşayıp yaşamadığını anlamak istersen, nabzına değil onuruna bak, duruyorsa yaşıyordur…
İnsan beklentisi kadar mutludur. Formül: Sıfır beklenti, sonsuz mutluluk.
Hala açlıktan ölenler varsa dünyada, Aslında ölen insanlar değil; insanlıktır.
Ölüm hayatta büyük kayıp değildir. Asıl büyük kayıp, yaşarken içimizde ölenlerdir.
Hayatta bir tek başarısızlık vardır, o da denememektir.
Hepimizin başı sağolsun. İnsanlık ölmüş.
Kaygı verici düşünce bir embriyo gibidir; oluştuğunda küçüktür, ama büyür ve daha çok büyür.
Kısa süre sonra kendi kontrolünü eline alır.
Geçmişteki acılarına Gülümseyerek baktığın an; Büyümüşsün demektir…
Kimse bana kendini kanıtlama çabasına girmesin. Çünkü herşey ortada, yeni maskeler üretmenin bir lüzumu yok.
Akıl yasama organı olabilir. Ama yürütmeyi mutlaka yüreğe bırakmalısınız.
Cevap vermen gereken tek kişi, Her sabah aynaya baktığında gördüğün kişidir.
Kadın olmak: Her erkekte bir parça bırakmak değil, Bir erkekte bütün olabilmektir.
Gecmişinizin üzerinde durup düşündüğünüz her an geleceğinizden çalıyorsunuz !
Erkek olmak: Mükemmelliğini bir çok kαdındα ispαt etmek değil, Tek bir kadına mükemmeli yαşαtαbilmektir.
Doğduğunda herkes gülerken sen ağlıyordun; şimdi öyle bir yaşam sür ki öldüğünde sen gülerken herkes ağlasın!
Olαğαnüstü birşeydir aşk; Siz bile kendinizi sevemiyorken, O sizi bir başkasına sevdirir.
Çoğu insan nasıl yaşanacağını, ancak ölme vakti geldiğinde öğrenir, çok yazık.
Çoğu insan ömrünün en güzel yıllarını, bir apartman dairesinin odasında, televizyon seyrederek geçirir.
Çoğu insan yirmi yaşında ölür ve seksen yaşında da gömülür. Bunun, sizin başınıza da gelmesine lütfen izin vermeyin.
Eğer kim olman gerektiği hakkında en ufak bir fikrin dahi yoksa, doğru arabalara, evlere ve giysilere sahip olmak tamamen anlamsızdır. Bu yüzden hayatta daha fazlasına sahip olmaya çabalamaktan vazgeç ve hayat için daha fazlası olmaya çalış. Sonsuz mutluluğun yattığı yer burasıdır.
İnsan gelişimi, bir trene benzer: kendini aşan insan, garından, haddini aşan insan ise rayından çıkmış demektir.
Hiçbir zaman hayattan bembeyaz bir sayfa bekleme! Çünkü ikinci sayfa bile, birincinin izlerini taşır…
Külkedisi ne yapsın, kendisini ancak ayak numarasından tanıyabilen bir salağı.
Her insanın aynalara göstermediği bir yüzü ve kimseye söylemediği bir hüznü vardır…
Kadınlar anlaşılmak için değil yaşanmak içindir. Yaşanacak kadın bulduysanız, anlamak için vakit kaybetmeyin.
Bir dağın zirvesinde olmanın keyfini önce eteklerinde yürümeden nasıl yaşayabilirsin.
Bana iyi gelenler, hep benden gidenler oldu .
Zihnin, gerçekte vücudundaki kaslardan farklı olmadığını hatırlamalısın. Kullan ya da kaybet.
Hiçbir şey için asla çok geç değildir ya da benim durumumda, istediğin kişi olmak için çok erken değil.
Zaman sınırı yoktur, istediğin zaman başlayabilirsin.
Değişebilir ya da aynı kalabilirsin. Bunun bir kuralı yoktur. En iyisini ya da en kötüsünü yapabiliriz.
Umarım, sen en iyisini yaparsın.
Umarım, seni şaşırtacak şeyler yaşarsın.
Umarım, daha önce hiç hissetmediğin şeyler hissedersin.
Reklam

Umarım, değişik bakış açıları olan insanlarla tanışırsın.
Umarım, gurur duyacağın bir hayatın olur. Öyle olmadığını anlarsan…
Umarım, en baştan başlayacak gücü bulursun.
* ROBIN SHARMA

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Harika bir Psikolojik Test:

Piskolojik-test-Sonsuz-Şifa[1]
Japonya’nın ünlü psikoloğu İsamu Saito’nun dünyaca meşhur psikolojik testiyle ideal eşinizi öğrenmek ister misiniz?
Hemen başlayalım öyleyse…
Bir pazar günü evde otururken zil çalıyor. Kapıyı açtığınızda çok şaşırıyorsunuz. Kapıda iki hayvan var. Size birer mektup getirmişler. İçlerinde de geleceğe ait öngörüler var. Zarfları açınca 2 mektubun birbirinden çok farklı olduğunu görüyorsunuz.
Bir mektupta sizi çok mutlu ve başarılı bir geleceğin beklediği, diğer mektupta ise sizi gelecekte felaketlerin ve mutsuzluğun beklediği yazıyor.
Aşağıdaki sonuçları okumadan önce lütfen 2 hayvan seçin, sizce size hangi hayvan iyi haberi, hangi hayvan kötü haberi getirmiş olabilir?
1.Kaplan
2.Köpek
3.Kuzu
4.Papağan
5.Kaplumbağa
Seçtiği eş çoğu kişinin geleceğini etkiler. Hayvanlarla ilgili olumlu ve olumsuz çağrışımlarınız, psikolojik açıdan zengin anlamlar taşır.
Bu senaryoda mutluluk mesajı getiren hayvan, ideal eş olarak gördüğünüz kişiyi temsil eder.
Kötü mesajı getiren hayvan ise eşiniz olmasından korktuğunuz, asla anlaşamayacağınız kişiyi tanımlar.
1.KAPLAN
İyi Haberi getirdi diyorsanız: Coşkulu, güçlü ve irade sahibi, hükmedici bir eşle mutlu olacağınıza inanıyorsunuz. Sizin ideal eşiniz bu. Hükmedici, güçlü, baskın karakter.
Kötü haberi getirdi diyorsanız: Kibirli, söz dinlemeyen, dik başlı, hükmedici bir eşe rast gelmekten ürküyorsunuz. Böyle bir eşle asla uyum sağlayamazsınız.
2. KÖPEK
İyi Haber: Bir eşte aradığınız en temel özellik sadakat ve koşulsuz adamışlık. Sizi kahramanı olarak görmeli ve sadece size ait olmalıdır. Sizi her koşulda dinlemeli, biat etmelidir.
Kötü haber: Herkesi memnun etmeye çalışan ve başkalarının ne düşündüğüne fazla önem veren kişilerle asla anlaşamazsınız.
3. KUZU
İyi haber: Sizin için mutluluğun anahtarı sıcak kalpli ve ilgili bir eştir. Size kuzu gibi yumuşak başlı, uzlaşması, anlaşması çok kolay, kavga gürültü nedir bilmeyen, iyi niyetli bir eş lazım.
Kötü haber: Evde pinekleyen, her gün aynı şeyleri yapan sıkıcı bir eşle yaşamak zorunda kalmak sizi ürkütüyor.
4. PAPAĞAN
Reklam

İyi haber: Size uygun olan eğlenmeyi seven, konuşkan ve güldürmeyi bilen bir eş. Eğlence ve hareket insanısınız.
Kötü haber: Çalışmaktan hoşlanmayan, sürekli gevezelik eden biriyle asla anlaşamazsınız.
5. KAPLUMBAĞA
İyi haber: Ciddi, güvenilir, ayakları yere sağlam basan, ihtiyaç duyduğunuzda hep yanınızda olan bir eşle mutlu olursunuz. Kendinizi güvende hissetme ihtiyacınız var ve bunu ancak kaplumbağa tipi bir eş karşılayabilir.
Kötü haber: En büyük kabusunuz hayatınızı ağır hareket eden, eğlenceyle falan hiç işi olmayan ve pek zeki olmadığını düşündüğünüz biriyle geçirmektir.
Sonuçlarla ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

HER SABAH GÜNE ZERDEÇAL SUYU İÇEREK BAŞLAMANIN FAYDALARI

ZERDEÇAL SUYU İLE SAYISIZ DERDE DEVA BULUN

turmeric-water-body-FI[1]

Zerdeçal besin değeri yüksek ve çok güçlü antioksidan. Yaşlanma karşıtı ve iltihap sökücü özelliklerinden dolayı sağlık için mucizevi faydalara sahip. Bu yüzden de giderek çok daha popüler geleceği aşikar.

Zerdeçalın aktif bileşeni kürkümin (zerdeçal sarısı). Kürkümin sayısız faydası var ve bunlar 7.000’in üzerindeki bilimsel makale de yazılmış, anlatılmış.

Uzun lafın kısası, bu kadar önemli bir baharatı çok daha fazla tüketmemiz gerekli. Her yemeğe az az katabilir, faydalarından az da olsa yararlanabilirsiniz. Ama tabi en büyük faydayı zerdeçal suyu olarak içtiğinizde alacaksınız.

Zerdeçalın pH seviyesi çok ideak. Her gün her sabah zerdeçal suyu içerseniz, vücudunuz alkalize olur. Sindirimini iyileşir ve asıl önemlisi eklem yangısı semptomları kaybolur gider. Tek yapmanız gereken güne 1 bardak zerdeçal suyu içerek başlamak.

Zerdeçal Suyu Nasıl Yapılır?

hqdefault[2]

1 bardak ılık suya 1 çay kaşığı toz zerdeçal katın. Arzu ederseniz bir fiske karabiber ilave edip iyice karıştırın. Hepsini su ılıkken hemen için.

Her sabah içtiğinizde göreceğiniz faydalar şunlardır.

Eklem yangısı semptomlarını azaltır : 2012 yılında yapılan bir araştırmaya göre kürkümin, etkili bir steroid olmayan antiinflamatuar ilaç ve dahası iltap ve ağrı dindirici ilaçlardan bile daha etkili.

Sindirime iyi gelir : Bilim insanları düzenli zerdeçal tüketmenin sindirim sistemine iyi geldiğini söylüyor.

Kalp sağlığına iyi gelir : Zerdeçalın ana bileşeni kürkümin, kan damarlarındaki plakları temizler ve kan pıhtısı oluşumunun önüne geçer.

Bunu, 2011 yılında Japonya Niigata Üniversitesi Eczacılık ve Uygulamalı Hayat Bilimleri fakültesinden uzmanların yaptığı ve Biological and Pharmaceutical Bulletin dergisinde yayınlanan bir araştırmada, 3 hafta boyunca zerdeçal tüketen erkek farelerin kalp sağlıklarının iyileştiği gözlenip, ispatlandı.

Beyninizi korur : Bilim insanlarına göre büyüme hormonu beyin kaynaklı nörotropik faktör seviyesinin, düşük olması genelde Alzheimer’s hastalığı ve bunama ile bağlantılı olduğu tespit ettiler. Dahası kürküminin bu hormon seviyesini düzenlediği ve böylece yaşlanmaya bağlı beyin fonksiyonlarında gerilemeyi ve beyin hastalıklarını önlediği biliniyor.

İltihabı Önler : Birçok hastalığın ana nedeni iltihaptır. Zerdeçalın ana bileşeni olan kürkümin de iltihap karşıtı özelliğe sahip ve bu yüzden iltihapla etkili şekilde savaşır ve organizmayı korur.

Tip 2 Diyabet’i iyileştirir : Auburn Üniversitesinde 2009 yılında yapılan ve Biokimya ve Biofiziksel Araştırma İletişimi dergisinde yayınlanan bir çalışamda, bu baharatın diyabetin tedavisinde büyük faydaları olduğu gösterildi.

Kanser İlacı Özellikleri : Kürkümin güçlü bir antioksidan olduğu ve antioksidanlar da hücrelerin hasar görmesini önlediği için kanseri başarılı şekilde önler.

Vücudun alkali (baz) dengesini düzenler :  Zerdeçal yüksek derecede baziktir ve kanser sadece asidik ortamda oluşur. Bu yüzden kansere karşı kalkan görevi görür.

Yaşlanmayı yavaşlatır ve uzun bir ömür yaşamanıza katkı sağlar. : Kürkümin serbest radikallerle çok iyi savaşır ve iltihabı önler, bu yüzden de yaşlanma sürecini yavaşlatır.

Karaciğeri korur : Safra kesesinin düzgün çalışmasına yardımcı olur, karaciğeri toksinlerin zararlı etkilerinden korur ve karaciğer hücrelerinin etkin şekilde yenilenmesini sağlar.

Drink-Warm-Turmeric-Water-in-the-Morning[1]

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: Hayat mutfakta

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ODANIZA, ÜZERİNE TUZ SERPİLMİŞ LİMON KOYUN, BU İNANILMAZ FAYDALARI BİZZAT TANIK OLUN…

Limone-fermantato[1]

 

Üzerine Tuz Serpilmiş Limonun İnanılmaz Faydalarına Tanık Olun…

Yapması çok kolay… Sadece limonları derince kesin ve arasına doğal kaya tuzu koyun. Yattığınız odaya bu limonları bir kavanoz içinde ya da derin bir tabak içinde koyun.

Göreceksiniz hayatınız değişecek, bir çok derdiniz, sıkıntınız hafifleyecek…

Peki bunu yapınca ne olacak? Nedir bu faydalar?

LİMON TUZ İLE ETKİLEŞİME GİRECEK ve ORTAMA SÜPER BİR FERAHLIK GELECEK…

Limon ruh halinizi pozitif anlamda yükseltecek, depresyonu önleyecek, giderecek ve kendinizi çok rahatlamış hissedeceksiniz.

Peki başka yararları neler? Neden bu kadar önemli? İşte o inanılmaz faydalar…

Tamamen doğal, sağlıklı hava spreyi. Hem odanızın görünümünü güzelleştirir hem de mis gibi kokusu ile havasını… Çok daha taze, ferah hissedeceksiniz.
Çok daha iyi nefes almanızı sağladığını göreceksiniz. Özellikle bronşit ve astımı tedavi eder, zihni dinlendirir ve gerçekten iyi hissettirir.

Yorgunluğu giderir ve sabah dinç ve enerjik uyanmanızı sağlar
Gün boyunca enerjik olmanızı sağlar.
Mutfaktaki kötü kokuları gidermek için de bire birdir. Havadaki mikropları öldürür. Bunun için de aynı uygulamayı mutfak için de yapabilirsiniz.

Bu basit ve kolay yöntemden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen… Hayat mutfakta

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÖLÜMDEN BAŞKA HER DERDE DEVA BİTKİ : ÇÖREK OTU

Çörek-otu-Damar-sertiliği-ve-tıkanıklığını-giderir.[1]

“Şu “ÇÖREK OTUNU” kullanmaya devam edin, çünkü onda ölümden başka her hastalığa ŞİFA vardır”
(Sünen-i İbn-i Mace, C.9. H.no:3447)

Çörek otu, binlerce yıldır bütün dünyada hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Peki nedir çörek otunu bu kadar değerli  kılan şey?

Tabi ki içerdiği vitamin ve minerallerdir. İnsan sağlığına şaşırtıcı şekilde sağladığı katkı ve hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanılan çok zengin ve güçlü vitamin ve mineral deposudur. Vitamin olarak; A, H, C, B1, B2 ve B6 içerir. Mineral olarak; Selenyum, çinko, magnezyum içeren çörek otunun içerdiği en önemli bileşim ise thymol türevidir.

ÇÖREK OTU NASIL KULLANILIR?

Yüze kan ve canlılık için, çörek otu her sabah kuru üzümle yenilirse şifa verir.
Basur için, çörek otu yakılarak elde edilen külü acı kavun suyu ile merhem haline getirilir. Basura sürülür.

Diş ağrısı için, çörek otu sirke ile kaynatılarak gargara yapılırsa fayda sağlar.
Kulak ağrısı ve ağır işitmelerde, çörek otu toz haline getirilir sakız ağacı tohumunun yağı ile karıştırılıp kulağa 3 damla damlatılırsa fayda sağlar.
Şeker hastalığında, 1 kaşık süzme yoğurt üzerine toz halinde 1 çay kaşığı çörek otu, 1 çay kaşığı kekik konur yemeklerden sonra yenirse fayda sağlar.
Şişlik ve gaz gidermek için, çörek otu ekmeklere, keklere katılıp yenilirse fayda sağlar.

Balgam ve bronşit için, çörek otu balla karıştırılıp yenirse soğuktan meydana gelen öksürük, balgam, nefes darlığına fayda sağlar.
Alerjik bronşit için, çörek otu toz haline getirilir. Keten tohumu kavrulur toz haline getirilir 15 gr balla karıştırılır, içerisine 1 çay kaşığı karabiber konur, 1 limon sıkılır, sabah akşam 1 çay kaşığı yenilir.

Baş ağrısı için, çörek otu tütsüsü buruna çekilirse nezleye ve başağrısına iyi gelir.

Böbrek ve mesanedeki kumlar için, çörek otu ile bal şerbet yapılarak içilirse fayda sağlar.
Bağırsak kurtları için, çörek otu sirke ile kaynatılıp aç karna içilirse bağırsaklardaki ve karındaki kurt, parazit ve solucanları öldürür.

Saç dökülmesini önleyici, çörek otu, defne tohumu, kekik, ısırgan tohumu beraberce kaynatılır bu su ile başa masaj yapılır, baş yıkanır.
Sivilce, siğil, uyuz yaralarına, müzmin şişliklere ve sert şişlik için, çörek otu toz haline getirilir sirke ile merhem yapılıp hastalıklı cilde sürüldüğünde fayda sağlar.

Siroz için, çörek otu hafifçe kavrulur toz haline getirilir. 1 çay kaşığı çörek otu, yarım tatlı kaşığı balla ağza alınır yavaş yavaş emilerek yenilir.

Nazara karşı, çörek otunu üzerinde taşımak çok fayda sağlar.
Astım için, çörek otu balla macun yapılım yenmeye devam edilir. Çörek otu kaynatılıp buharı ile her gün 10-20 dakika derin nefes alınıp verilir.

Bu önemli bilgileri daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Görsel kaynaklar :

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ALZHEİMER TESTİ

1 – Aşağıda C’yi bulun. İmleç yardımı almayın.
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOCOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
2- Eğer C’yi bulduysanız, şimdi de 6’yı bulun
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999699999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
3 – Son olarak N’yi bulun, biraz daha zor gibi…
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMNMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
Bu bir şaka değildir. Üç testi de geçebildiyseniz, Nöroloğunuza yıllık ziyaretinizi iptal edebilirsiniz.
Beyniniz muhteşem çalışıyor ve Alzehimer hastalığından uzaktasınız. Tebrikler!
Öğr. Gör. Dr. Erhan Şengel
Uludağ Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
BÖTE Bölüm

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 7 Comments »

Yatmadan Önce Bunu İçin – Ertesi Gün Olanlara İnanamayacaksınız

turr[1]

Doktora gidecek kadar hasta hissetmediğimizde kendi yöntemlerimizle iyileşmeye çalışırız ya da eczaneden ilaç alırız. Ancak annelerimizin bize öğrettiği öyle şeyler var ki bazen doktorların tavsiyelerinden bile daha etkili olabiliyorlar.
Mesela karnınız ağrıdığında zencefil gazozu içersiniz, boğazınız ağrıdığında ise bal-karabiber-limon karışımını yersiniz.
Bunları destekleyecek bilimsel çalışmalar olmasa da annelerimizin yaptığı şeyler bizler her zaman hastalıktan kurtarmıştır.

Genelde yemeğimizi evde pişirmeyi severiz. Dışarıdan alacağımız yemekler ev yemeği gibi görünse bile ne şartlarda hazırlandığı maalesef belli değildir. Evde kendimizin hazırladığı yemekleri rahatça yiyebiliriz. Yine hastalandığımızda da aynı şey geçerli. Bazılarımız bilinçli bir şekilde eczanenin yolunu tutmadan hemen önce kimyasal içermeyen doğal besinlerle dertlerine çare bulurlar.

Fotoğraf: Vikipedi
Zerdeçalın faydalarını duymuşsunuzdur. Son günlerde ünlü bir karışım var. Onda da zerdeçal, hindistancevizi sütü ve karabiber kullanılıyor.
Bu karışıma ‘şifalı süt’ diyorlar. Aslında içinde süt bulunmuyor. Hindistancevizi sütü olarak nitelendirilen şey aslında gerçekten bir süt değil. Bu nedenle laktoza karşı duyarlı kimseler de karışımı rahatlıkla deneyebilir.
İşte karışımın faydaları. Muhtemelen hemen denemek isteyeceksiniz:
1- Sindirime yardımcı olur
Kürkümin, zerdeçalda bulunan bir maddedir. İnsan sağlığına olan katkıları nedeniyle 4.000 yılı aşkın süredir çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır.
Yapılan araştırmada, zerdeçalın sindirime yardımcı olduğu ve şişkinliği azalttığı görüldü. Hindistancevizi sütüne zerdeçal ve zencefil eklerseniz, karın ağrınızdan ve mide bulantınızdan kurtulabilirsiniz.

2- Ağrıyan kasları iyileştirir
Yapılan araştırmada zerdeçalın iltihap sökücü olduğu ve kas ağrılarını hafiflettiği görüldü. Spor yaptıktan hemen sonra ‘şifalı süt’ü içebilir veya smoothie yapmak için kullanabilirsiniz.
3- Soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir
Karışımda yer alan zencefil sadece mide bulantısına iyi gelmiyor ayrıca ağrıyan boğazınızı da hafifletiyor. Antimikrobiyal olan zencefil virüs ve kötü bakterilerle savaşıyor.

4- Kilo vermenize yardımcı olur
Fareler üzerinde zerdeçal kullanılarak yapılan deneylerde farelerin yağlanmasının azaldığı ve metabolizmanın hızlandığı görüldü. Öte yandan karışımın en güzel tarafı da karabiberde bulunan piperin maddesinin, zerdeçalda bulunan kürkümin maddesinin emilimini %2000’e kadar arttırması.
Karabiber ayrıca vücudunda B ve C vitamini gibi değerli vitaminleri emmesini kolaylaştırıyor. Öte yandan yapılan diğer araştırmalarda karabiberin dişlere, ülsere ve yağ yakmaya iyi geldiği aktarıldı.

5- Kolesterolü düşürür
Eskiden hindistancevizi yağının sağlıklı olmadığı söyleniyordu. Ancak yapılan araştırmalarla hindistancevizi yağının kolesterole çok iyi geldiği görüldü.
Aslında ‘şifalı süt’ tarifi değişik malzemelerle farklılaştırılabiliyor. Size en uygununu seçip tüketmeye başlayabilirsiniz.
İşte en çok kullanılan yöntem:
Malzemeler:
1 çay bardağı çekilmiş zerdeçal
1 yemek kaşığı çekilmiş karabiber
1 su bardağı hindistan cevizi suyu
Hazırlanışı:
Önce suyumuzu kaynatalım. Daha sonra üzerine zerdeçal ve karabiber ekleyelim. Birkaç dakika daha bu şekilde kaynatalım. Krema kıvamına gelince ise altını kapatalım.
Eğer güzel bir şekilde muhafaza ederseniz karışım 1-2 hafta bozulmadan durabilir. Böylelikle arada karışımı yudumlayabilirsiniz.
Ayrıca tadının daha da güzelleşmesi için zencefil, bal veya tarçın da ekleyebilirsiniz.
Ayrıca karışım smoothie ile de harika gidiyor. Sabah veya gece yatmadan önce içebilirsiniz.
‘Şifalı süt’ü tanıdığınız herkesle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »