Her Derdin Kaynağı Stresten Uzak Durmanın 10 Etkili Yolu:

falda-kosan-kadin-gormek1
İş hayatının getirdiği sorunlar, ilişkilerde yaşanan problemler, hayatın gittikçe zorlaşması, insanların maddiyatçı yaklaşımı, değerlerimizin gün geçtikçe önemsizleşmesi, savaşlar, gelir dağılımında yaşanan eşitsizlikler ve daha birçoğu…
Günümüzde bizi strese sokacak o kadar çok neden var ki çağımızın en büyük sorunlarından biri olarak gösterilmesi gayet olağan bir durum diye düşünüyorum.
Yani pek çok doktorun, psikologun ve yaşam koçunun bu konu üzerinde odaklanması, stresle başa çıkabilmek için inanlara farklı tavsiyeler vermesi, durumun ne kadar önemli olduğunu kanıtlayacak nitelikte. Kaldı ki sürekli yaşanan stresin hem birey hem de toplum için ne kadar zararlı olduğunu görebiliyoruz.
Bunun için haberlere ve gazete sayfalarına şöyle bir göz atmak yeterli oluyor. Sonuçta; kaygının kişiyi olduğundan çok daha negatif ve kötü bir insan yaptığı, psikolojik sağlığın yanı sıra fiziksel sağlığı da olumsuz etkilediği kanıtlanmış bir gerçek.
İş Hayatında Stresle Baş Etmenin Yolları
Stresin neden olduğu o kadar çok hastalık var ki kişinin stresten uzak durması gerçekten hayati önem taşıyor. Ama biz ne yapıyoruz? Bu tehlikeli duygunun bizi ölüme kadar sürükleyebileceğini genellikle görmezden geliyoruz. Stresin neden olduğu hastalıklar denilince aklımıza hep depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkları getiriyoruz.
Sanki bu rahatsızlıklar bizi ölüme götüremezmiş gibi! Düşününce en tehlikeli ve en sinsi olanı bunlar aslında. Kişinin hem kendisine hem de çevresindekilere zarar vermesine neden olan şey, psikolojik rahatsızlık değilse nedir?
Anne, babaların cinnet getirdiğini söyleyip çocuklarının ölümüne neden olacak kadar zarar vermesi, çıkan küçük bir tartışma yüzünden insanların birbirini öldürmeye çalışmasın altında yatan sebep nedir, lütfen söyleyin bana! Stresten kaynaklanan psikolojik rahatsızlıklar ne yazık ki hayati önem taşıyor ve biz bunu unutuyoruz.
Öte yandan, stresin kişinin fiziksel sağlığına verdiği olumsuz etkiler de görmezden gelinecek gibi değil. Çünkü neredeyse her hastalığın altında yatan sebep olarak karşımıza çoğu kişinin küçümsediği o stres faktörü çıkıyor.
Oysaki kalp rahatsızlıkları, migren, soğuk algınlığı, astım, bel ağrısı, egzama, kilo alma ya da verme, kısırlık ve kanser gibi hastalıkları tetikleyen stres; hayatımızı ciddi oranda etkiliyor. Peki, stresten nasıl kurtulabiliriz? Aslına bakarsanız, stresten tam olarak kurtulmak imkânsız.
Çünkü stres, kişinin karşılaştığı herhangi bir olumsuzluk karşısında verdiği tepkilerin bütününe verilen addır. Anlayacağınız stressiz bir insan yoktur. Çünkü bu aynı zamanda tepkisiz bir insan anlamına da gelecektir. Bu nedenle bizim aşırı stresten uzak durmayı ve stresle başa çıkmayı öğrenmemiz gerekiyor. Çünkü aşırı stres sizi yavaş yavaş öldüren sinsi bir zehir gibidir.
Çoğumuz herkesin stresli olduğunu düşünür ve bu zehre karşı kendimizi savunmasız bırakırız. Aslında yapmamız gereken, daha az stresli ve daha mutlu bir hayatın yollarını aramak olmalıdır. Tıpkı aşağıdaki listeyi dikkate alacak insanların yaptığı gibi! Siz de stresle nasıl başa çıkacağınızı öğrenmek istiyorsanız, bu faydalı listeyi incelemeden geçmeyin derim.
Meditasyon Yapın!
Günümüzün en yaygın sorunu olan stresten kurtulmak için meditasyon yapmayı denemelisiniz. Bu sizin stresle başa çıkmanıza yardımcı olurken, kendinizi daha üretken ve mutlu hissetmenize hem fiziksel hem de zihinsel anlamda daha zinde olmanızı sağlayacaktır.
Öte yandan, şimdiye kadar hiç meditasyon yapmamış olabilirsiniz. Eğer öyleyse bunu bir engel olarak düşünmeyin. Pahalı eğitmenler tutup, meditasyon yapmayı öğrenmeye de ihtiyacınız yok. Meditasyonun nasıl yapılacağını öğrenmek için internette küçük bir araştırma yapmanız size yetecektir.
Bunun üzerine biraz çalıştığınız zaman meditasyon yapmaya doğuştan yetenekli olduğunuzu fark edecek ve şimdiye kadar meditasyon yapmadığınız için kendinize kızacaksınız. Sonuçta akşam yatağa gitmeden önce ya da sabah kalktığınızda yapılan bir terapinin size hiç ummadığınız kadar iyi geleceğinden emin olabilirsiniz.
Okuyun!
İşte yaşanan sorunlar, özel hayatınızdaki problemler, ödenmesi gereken faturalar… Tüm bunlarla başa çıkmak için kuşanmanız gereken en etkili silahlardan biri de kitaplar olmalıdır. Kitaplar dediğime de aldanmayın. Elinize geçen ve ilginizi çeken her türlü yazıyı okumak sizin çok daha mutlu bir insan olmanızı sağlayacaktır.
Aslına bakarsanız kitap okumayı seven insanların, hayattan kopuk ve kendi dertlerini unutmak için kurtuluşu başka dünyalarda arayan depresif insanlar olduğu düşünülmektedir. Ancak gerçekler hiç de bu şekilde değildir. Onlar yeni dünyalar keşfetmenin kişiyi ne kadar mutlu ettiğini anlamış ve okumanın insanı her anlamda büyük bir mutluluğa götürdüğünün farkına varmışlardır.
Plan Yapın!
Stresle başa çıkamayan ve bu hissin yarattığı olumsuz durumdan kurtulamayan kişilerin bir diğer eksikliği ise plansız hareket etmeleridir. Tıpkı dersine çalışmadan sınava giren bir öğrencinin yaşadığı kaygı gibi.
Ya da raporunu tam olarak hazırladığından emin olmayan bir çalışanın yaşadığı durum gibi! Her ikisinde de plansız hareket etmenin kişiye yaşattığı stresi görüyoruz, değil mi? İşte bu nedenle, siz siz olun plan yapmayı asla ihmal etmeyin.
Mesela, akşam eve gittiğinizde ertesi gün yapmanız gereken işleri planlayın ve sabah olduğunda içiniz rahat bir biçimde güne koca bir “merhaba” deyin. Yapmanız gerekenleri önceden belirlediğinizde, yaşadığınız stresi büyük oranda azaltacağınızdan emin olabilirsiniz.
Her Günü Analiz Edin!
Daha az stresli ve daha mutlu bir hayat istiyorsanız, her günün analizini yapmanın önemini kavramalısınız. Burada ne demek istiyorum? Hemen örnekleyerek açıklayayım.
Mesela, her günün akşamında sizi neyin strese soktuğunu düşünün. O gün ulaştığınız hedefleri, başarısızlıklarınızı ve sizi başarısızlığa götüren nedenleri bir bir masaya yatırın. Bunların üzerine kafa yorun ve ertesi gün yapmamanız gereken şeyleri belirleyin.
Kısacası gün içinde yaşadığınız her saati tekrar yaşayarak inceleyin. Bunu böyle uzun uzadıya anlattığıma da bakmayın. Çünkü yukarıda söylediklerimi yapmanız taş çatlasın 15 dakikanızı alacaktır.
Minnettar Olun
Akşam kafanızı yastığınıza koyduğunuzda, sahip olduklarınız için minnet duyun. Çünkü stresli insanlar genellikle minnet duygusundan yoksun kişilerden oluşmaktadır.
Onlardan biri olmamak için hayatınızdaki güzel şeyler için teşekkür etmeyi öğrenmelisiniz. “Aman, neyime şükredeceğim ki” diye düşünüyorsanız da bir an önce bu tutumunuzdan vazgeçmeniz gerektiğini söyleyeyim.
En basitinden sağlığınıza, kafanızı koyabileceğiniz bir yastığınızın olduğuna, öyle ya da böyle bir işinizin olmasına, her şeyi bir kenara bırakın hala nefes aldığınıza şükredebilirsiniz. Bu sizi kesinlikle daha az stresli ve daha mutlu bir hayata götürecektir.
Rahatlamayı Öğrenin
Stresli olduğunuzu düşündüğünüz anlarda kendinizi rahatlatmak için bir şeyler yapın. Mesela, büyük bir fincan bitki çayı için veya dışarı çıkıp temiz hava alın. Açın ve kaldığınız yerden kitabınıza devam edin. Eğlenceli videolar izleyin ya da yakın bir arkadaşınızdan size masaj yapmasını isteyin. Akşam eve gidin ve uzun bir banyo yapın.
Çocuğunuzla oyun oynayın veya köpeğinizle sahile inin. Örgü örün, sevdiğiniz biriyle konuşun, makyaj yapın, tıraş olun yani canınız ne istiyorsa onu yapın. Ama ne yaparsanız yapın, rahatlamanıza yardımcı olacak bir şeyler yaptığınızdan emin olun.
Sağlıklı Beslenin
Stresi tetikleyecek yiyecek ve içeceklerden uzak durmayı öğrenin. Mesela, içtiğiniz çay ve kahve sayısını azaltın. Daha çok su tüketip, sağlıklı sebze-meyve sularına ve bitki çaylarına yönelin. Akşamları ağır yiyecekler yerine besleyici çorbalar ve salataları tercih edin.
Özellikle de gece yiyip içtiklerinize dikkat edin. Tabii sağlıklı olanı, akşam 7’den sonra su haricinde hiçbir şey yenilip içilmemesi; ama çok acıktıysanız da gidip bir tava yumurta yemeyin. Bunun yerine meyve ya da sebze yiyebilirsiniz. Ya da yatmadan önce ballı bir bardak ılık süt veya muz da size iyi gelecektir. Çünkü hem muzun hem de sütün insanı rahatlatarak uyumasına yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.
Gerektiği Zaman Teknolojiden Uzak Durun
Zaten tüm gün sosyal medyada takılıyor, ülkenizdeki ve dünyadaki haberleri takip ediyor, telefonunuza ya da bilgisayarınıza yapışık yaşıyorsunuz. Bu nedenle, akşam eve gittiğinizde tüm bu aletlerden uzak durmaya çalışın. Kafanızı dağıtacak başka işlerle meşgul olun, hatta televizyonunuzu bile açmayın.
Özellikle de çoğu insanın düştüğü şu hataya düşmeyin. Uyumaya bile telefonuyla gidenlerin, internette sörf yaparken uyuyakalanların yaptığı büyük hatadan bahsediyorum. İşte bunu yapmayın. Asla ama asla yatağınıza telefonla gitmeyin. Çünkü bu bağımlılık, siz farkında olmasanız bile hayatınızda büyük bir stres kaynağı rolü üstlenmektedir.
Şimdi hemen bahane üretmeye başlayanlar şöyle düşünecektir: “alarm işi ne olacak?” cevabı çok basit, gidin ve bir çalar saat alın. Hatta yeri gelmişken, başarılı insanların çoğunun evlerindeki olmazsa olmaz eşyalarından birinin çalar saatler olduğunu da dile getirmeliyim.
Diğer eşyaların neler olduğunu merak ediyorsanız da buradan başarılı kişilerin evlerinde bulundurduğu temel eşyalara ulaşabilirsiniz. İnsanlar telefonlar olmadan önce nasıl uyanıyorlarsa, siz de öyle uyanın. Hem bu şekilde bütün gece boyunca hemen başucunuza koyduğunuz telefonunuzdan yayılan radyasyona da maruz kalmamış olursunuz.
Spor Yapın
Spor, spor, spor! Evet, depresyonda olan pek çok kişiye önerilen kendi kendini tedavi yöntemleri arasında göze çarpan spor. Kişiyi hem zihinsel hem de fiziksel anlamda mutlu eden spor. Çağımızın en büyük sorunu olan stresle baş etmek için kuşanacağınız zırhlardan bir tanesi de spor yapmak olmalıdır.
Bu sizin için mükemmel bir enerji kaynağı olacak, üretkenliğinizi arttıracak, sakinleşmenize yardımcı olacak ve çok daha fit bir görünüm kazanmanızı sağlayacaktır. Bu nedenle ister spor salonuna kaydolun, isterseniz de kendi imkanlarınız dâhilinde çalışın; ama düzenli olarak spor yapmayı ihmal etmeyin.
Kendinize Bir Uyku Ritüeli Oluşturun
En büyük stres kaynaklarından biri de hepimizin bildiği gibi uykusuzluk! Bu nedenle, uyku saatlerinize dikkat etmelisiniz. Bir gece 3’te yatıp ertesi gece 10’da yatarak uykusuz kaldığınız saatleri telafi edemezsiniz.
Vücudunuz rahat ve yeterli bir şekilde dinlenemediği takdirde bazı hormonların seviyelerinde değişiklik yaşanır ve doğal olarak bu durum sizi olduğunuzdan çok daha stresli bir hale sokar. İşte bu nedenlerden dolayı uyku düzeninin daha az stresli ve daha mutlu bir hayat için kritik önem taşıdığını bilmelisiniz. Bu aşamada da kendinize bir uyku ritüeli oluşturmayı deneyebilirsiniz.
Mesela ılık bir duş, belki biraz rahatlatıcı oda kokusu, dinlendirici müzik, birkaç sayfa kitap, eğer yanınızda bir yakınınız varsa 5-10 dakikalık bir masaj, uyumanıza yardımcı olacaktır.
Belirlediğiniz ritüeli her akşam düzenli olarak uygularsanız, uyku saatleriniz kısa süre içinde düzene gireceğinden emin olabilirsiniz. Böylelikle de yataktan eskisine göre çok daha fazla dinlenmiş bir vücut ve aynı oranda gülen bir yüzle kalkma şansına sahip olacaksınız.

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutluluk verin; Sizinki size gelir.🎈🎈💑 💕

15875349_584457961764701_8760894551848245176_o1

 

Mutluluk verin; Sizinki size gelir.🎈🎈💑 💕
500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.
Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.
5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.
Konuşmacı bu sefer, herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.
Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir..
Onlara mutluluk verin; Sizinki Size Gelir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

% 100 Doğru… 2017 Yılında Neler Olacak… Şeklini Seç Hemen Öğren…

4mevsim1111

 

Yukardaki fotoğraftaki şekillerden birini seç karşılık gelen yorumu oku…İşte 2017 yorumun karşında :)))
Şekil 1 Dinginlik:  2016senin için çok yorucu geçti yeni atılımlar yaptın bazı sonlanmalar yaşadın. İniş çıkışların çok oldu. Ama merak etme yeni sene ektiklerini biçme zamanı. Arkana yaslanıp huzurun ve sükûnetin tadını çıkaracaksın.
Şekil 2 Değişim: 2017 yılında hayatına yeni arkadaşlar, aşklar, hobiler girecek. Tam bir değişim dönüşüm yılı olacak. Yeni kararlar almak zorunda kalacaksın bunları iç sesine  güvenerek alırsan hiçbir mesele kalmaz.
Şekil 3 Mutluluk: Güneşe dönen ayçiçekleri gibi sende bu sene mutlulukla yıkanacaksın. Aşk, bolluk, bereket huzur, sevgi, kapında. 2017 yılının kıymetini bil ve her anının tadını çıkar.
Şekil 4 Arayış: Son yıllarda biraz kaybolmuş gibisin, nereye gideceğini, ne yapacağını bilemiyorsun. Bol bol nefes çalış, yürüyüşlere katıl, zihnini rahatlatacak hobilerle uğraş. Su akar yolunu bulur merak etme.
Şekil 5 Bolluk: Bu sene istediğin iş, ev, araba, seyahat, yazlık senin.Şans yıldızın tepeye vurmuş. Bolluk, bereket paçalarından akacak. Bu geleni ihtiyacı olanlarla paylaşmayı unutma emi…
Şekil 6 Hüzün: Giden aşkın için, biten işin için, kayıpların için, sonlanmalar için yas tutacaksın. Ama unutma her bitiş yeni için evrenin sana sunduğu bir fırsattır. Dayan her şey güzel olacak
Şekil 7 Aşk: Dan dan dan dan. Kalbinde, zihninde bu notalar çalacak. Yeni bir aşk seni bekliyor. Hem de en mutlusundan, hem de en görülmemişinden, hem de en dolu dizgininden… Yaşasın aşk
Şekil 8 Mücadele: Bu sene senin için biraz zorlu geçecek. Çocukların seni biraz yoracak. Ama merak etme arkadaşların tam destekle arkanda olup, bu zor günleri senin için hafifletecekler. Güçlü ol.
Şekil 9 Heyecan: Hayatına biraz renk gelsin, heyecan gelsin istiyorsun. Bunun için eski alışkanlıklarını bırakma cesaretini göstermelisin. İçin rahat olsun heyecan, neşe, güzellikler, yenilikler seni kucaklayacak .
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

“Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anladığı kadardır.”!!..

15894460_1702894786688402_3294081070692358378_n1

Bir profesör konferans vermek üzere salona girmiş. Ama bakmış ki salon, ön sırada oturan seyis dışında boşmuş.
Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen Profesör sonunda seyise sormuş:
– Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım?
Seyis cevap vermiş:
– Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.
Bu sözlere hak veren Profesör konferansa başlamış.
İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş, konferanstan sonra da kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylanmasını isteyerek sormuş:
– Konuşmamı nasıl buldun?
Seyis cevap vermiş:
– Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim.
Gene de eğer ahıra gelir, biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip de hayvanı çatlatmazdım..))

“Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anladığı kadardır.”!!..Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Sıkıntılara, zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir) hazırsanız; fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz.

12-15-firtina1

 

Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Gel gelelim ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vazgeçiyor, “Burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur.” diyorlardı.
Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın haline bakıp:
“Çiftlik işlerinden anlar mısın?” diye sormadan edemedi çiflik sahibi.
“Sayılır.” dedi adam, “Fırtına çıktığında uyuyabilirim.” Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı. Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü de görünce içi rahatladı. Taa ki o fırtınaya kadar… Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu:
“Kalk, kalk! Fırtına çıktı. Her şeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.” Adam yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: “Boşverin efendim, gidin yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim.” Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.
Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu. Saman balyaları birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu.
Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı:
“Fırtına çıktığında uyuyabilirim.”
Sıkıntılara, zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir) hazırsanız; fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca… Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de sarhoşluk ânıdır; akıl başta değildir.
Görsel; Willam T. Richard

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İYİ Kİ HALA GÜZEL İNSANLAR VAR…

15826481_10155159885209367_8742478376255632057_n1

İstanbul, Bakırköy Atrium alışveriş merkezinde çekilmiş harika bir fotoğraf… NOT:Fotoğraf Ali Çelik tarafından çekilmiştir

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Erkekler İçin Göz Muayenesi…

img_8328

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BU GERÇEK BİR HİKAYEDİR.!

15826114_1702511446726736_6206921894839798226_n1
Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca 6 Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider…
Kemancı çalmaya başladıktan ancak 3 dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.
Kemancı ilk 1 dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.
En fazla dikkatle duran ise 3 yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.
Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell’in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston’da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı…
Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell’in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır. Sorgulanan şeyler şunlardı: Sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz?
Bu deneyden çıkarılacak kıssadan hisse ise; dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamız dahi yoksa, başka neleri kaçırıyoruz acaba?…Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MİKRODALGADAKİ BÜYÜK TEHKLİKE

15895843_367524733614605_5938473074336121215_o1
Hayatımızı oldukça kolaylaştıran mikrodalga fırın, günlük hayatımızda en sık kullandığımız eşyalardan bir tanesi. Ancak mikrodalga fırının tehlikelerinin farkında mısınız?
BESİN DEĞERLERİ KAYBOLUR
Dr. Joseph M. Mercola’ya göre mikrodalga fırında ısıtılan yiyeceklerin besleyici öğeleri tamamen ölüyor.
ANNE SÜTÜ KALİTESİ DEĞİŞİR ve B12 VİTAMİNİ KAYBOLUR
Yapılan bir araştırmaya göre et ve süt ürünlerinde bulunan B12, mikrodalgada ısıtıldığında yok oluyor. Mikrodalga, besinlerdeki vitaminlerin %30-40’ının kaybolmasına neden oluyor, vitaminleri etkisiz hale getiriyor.
Bunun yanı sıra, anne sütünün kalitesi mikrodalga fırında ısıtıldığında düşüyor. 22 anne sütü örneği alınarak yapılan araştırmaya göre, 30 saniye mikrodalgada ısıtılan anne sütü, normal anne sütüne göre 18 kat daha fazla koliform (bir tür bakteri) içeriyor.
KANSEROJEN ETKİYE SAHİP
Özellikle ısıtmak için plastik bir kap kullanıyorsanız tehlike kat kat artıyor.
KAN DEĞERLERİNDE DEĞİŞİKLİK
İsviçre’de yapılan bir araştırmada, mikrodalga fırında ısıtılan yiyecekleri tüketen kişilerin kan değerlerinin daha kötü olduğu ortaya çıktı. Bu yiyecekleri tükettiğinizde kırmızı kan hücreleri azalıyor, beyaz kan hücreleri artıyor ve kolesterol yükseliyor.
KALP RİTMİNDE DEĞİŞİKLİK
Mikrodalgadaki radyasyon kalp ritminde değişikliklere yol açıyor. Bu değişiklik hayati tehlike oluşturmasa bile sağlığınıza etki edebilir. Kalp ritminizde farklılıklar, göğüs ağrısı vb. problemler hissettiğinizde mikrodalga kullanmayı bırakmalısınız.
Dr. İBRAHİM GÖKCEK

Kaynak: Face karbonat sayfası

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bel Ağrısının İlacı: Patates Suyu

15873513_1204165509701014_7946075473450894438_n1

Patatesi kaynatarak elde ettiğiniz suyu soğutup için, bel ağrısından kurtulun…

Patates Suyunun Faydaları..:

Beyaz saç oluşumunu engeller

Patates suyu kanser hücrelerini öldürür

Bel ağrısı ve romatizma problemlerine iyi gelir

Patates suyu saçlara ve cilde parlaklık kazandırır

Patates suyu hızlı zayıflatır, gıda zehirlenmesini önler

Gastrit, kolit ve mide ülseri şikayetleri için etkilidir

Kabızlık, ishal, şişkinlik gibi problemlere karşı etkilidir…

Kaynak: sağlık haberleri.com karbonat sayfasından alınmıştı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Boy Var Mı?… Günün Fotosu 2… 08/01/2017

15873113_10155120065353287_636643568468201659_n1

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Beyaz Saça Patates Kabuğu İle Son!

sac-cikarma-sac-bakimi1

 

Patates kabukları ile saç beyazlamasını durdurmak için;
HAZIRLANIŞI: 3-4 adet orta boy patates iyice yıkandıktan sonra kabukları soyulur daha sonra bu kabuklar tencere içerisine alınır ve kabukları iki parmak geçecek kadar su eklenir ve 30-35 dakika kadar kaynatılır. Duruma göre su miktarını azaltabilirsiniz ve daha koyu bir yıkama suyu elde edebilirsiniz. Yıkama suyu soğuduktan sonra süzülür ve daha kalıcı etki için içerisine lavanta yağı veya biberiye yağı eklenebilir.

 

Gelelim uygulamaya; bir fırça yardımı ile patates suyu saça uygulanır. Bazı yorumlarda haftada 2-3 defa uygulanması ile 2-3 ay gibi kısa bir sürede saçlarda beyazlama sorununun ciddi oranda gittiği hatta beyaz saçların eski tonlarına kavuştuğu dile getirilmiştir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Nasıl Aşıksınız…

img_8132

Balık: Hayalperest Aşık

Kova: Zevkli Aşık

Oğlak: Dürüst Aşık

Yay: Fedakar Aşık

Akrep: Tutkulu Aşık

Terazi: Büyüleyici Aşık

Başak: Masum Aşık

Aslan: Dertli Aşık

Yengeç: Neşeli Aşık

İkizler: Psikopat Aşık

Boğa: Sadakatli Aşık

Koç: Sahiplenen Aşık

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yurdum İnsanı… Günün Fotosu…08/01/2017

img_8283

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sinüzit Ve Migren…

15873431_1887643114797672_3518579952408346080_n1

Sirkeli suyla 15 günde bitiyor…

Burnunuza sabah akşam yarı yarıya sulandırılmış sirke çekin.

Orta kulak iltihabı,sinüzit, migren, guatr, uyku apnesi,horlama, geniz akıntısı, astım, bademcik, grip vb hastalıklar…

Ayrıca gizli sinüs akıntısının sebep olduğu romatizma, eklem iltihapları, kalp kapakçığı, tansiyon, tiroid ve lenf nodları, alzaymer, kanser ve okb, panik atak, şizofren gibi hastalıklaar durur ve gerilemeye başlar.

Akıllı enerji virüsleri, enerji mikroplarını yok eden tek ilaaaç şirketidir.

İlaçlar bizi bitirmeden biz onları bitirelim…

Kaynak: Karbonat

 

 

 

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »