(NASA), 14 Kasım’da meydana gelecek “süper Ay”ın 21’inci yüzyılda gerçekleşecek en yakın ve en büyük dolunay olacağını belirtti

14-kasim-gecesi-son-70-yilin-en-buyuk-dolunay-i-super-ay-geliyor-14784571221

 

 

14 Kasım’da Ay, Dünya’ya en yakın konuma gelecek. Dolunay, 68 yıl sonra ilk kez yüzde 14 daha büyük ve yüzde 30 daha ışıklı görülecek. NASA “21. yüzyılın en yakın dolunayı olacak” dedi
Ay, 68 yıldan beri ilk kez dolunay hâlinde Dünya’ya en yakın konuma geliyor. ABD Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), 14 Kasım’da meydana gelecek “süper Ay”ın 21’inci yüzyılda gerçekleşecek en yakın ve en büyük dolunay olacağını belirtti. NASA’dan yapılan açıklamada, “14 Kasım’da meydana gelecek dolunay sadece 2016’nın değil, aynı zamanda 21. yüzyılın da en yakın dolunayı” denildi. Ay’ın dolunay hâlinde 25 Kasım 2034’e kadar Dünya’ya bu kadar yakın olmayacağını söyleyen NASA uzmanları “Ay, ufka yakın olduğu süreçte ağaçların, evlerin ya da yerde duran diğer objelerin arasından gözlemlendiğinde doğal olmayan bir şekilde büyük gözükecek” ifadelerine yer verildi. Ay’ın bu kadar büyük görünmesi ise dolunay hâli ile Dünya’ya en yakın olacağı konumun tarihlerinin çakışmasından kaynaklanıyor. Ay’ın hiç olmadığı kadar büyük görünmesinin optik bir iluzyondan ibaret olduğu belirtiliyor.

1948’DEN SONRA BİR İLK
Ay bu konumunda 68 yıldan beri ilk kez diğer dolunaylara nazaran yüzde 14 daha büyük ve yüzde 30 daha ışıklı olacak. Süper Ay, 14 Kasım’da Türkiye saatiyle 15.53’te görülmeye başlayacak. Eliptik bir yörüngeye sahip Ay, Dünya’ya en yakın olduğu konumda yeryüzünden 48 bin 280 kilometre uzaklıkta oluyor ve bu konuma yerberi adı veriliyor. Dünya ile Ay’ın en son 1948’de bu kadar yaklaşmıştı.

Duvarlar Üstüme Üstüme Geliyor…

14938111_10154629939484871_4392177855098439959_n1

Zencefil sarmak: Akciğerlerinizden balgamı söker ve bir gecede öksürüğü tedavi eder

zencefil1

 

Özellikle küçükler öksürük yüzünden bazen uyku bile uyuyamaz. Bağışıklık sistemi zayıf olduğu için ve soğuğa karşı dirençleri güçlü olmadığından soğuk algınlığı en kötü haliyle çocukları etkiler.
Öksürük yüzünden doktora giderseniz doktor size büyük ihtimalle bir öksürük şurubu yazacaktır. Ancak öksürük şurubu mucize bir ilaç değildir, ve yan etkileri vardır. Baş ağrısı, uykusuzluk ve migren yapabilir. Öksürük şurubunda en çok bulunan maddeler ise dextromtrorfan ile kodeindir.
Eğer denemek isterseniz bir defa da doğal bir çözüm yolu deneyin. Zencefil sargısı ve bal ile öksürüğü anında kesecek bir çözüm de var.
İçerik:
1 çorba kaşığı taze zencefil ya da zencefil tozu
bal
zeytinyağı
un
Ayrıca peçete, yapışkan bant ve gazlı beze de ihtiyacımız olacak.
Bal ile unu karıştırın
Zeytinyağını ve zencefili ekleyin, tekrar karıştırın.
Sonuçta oluşan karışımı peçeteye koyun ve tül ile sarın.
Göğsünüze ya da sırtınıza yapışkan bant ile yerleştirin.
Eğer bir çocuk için bunu yaptıysanız uykudan önce 3 saat boyunca bunu tutmalıdır.
Yetişkinler gece boyunca tutabilirler, ancak bilmelisiniz ki zencefil sargısı, normalde terlediğinizden çok daha fazla terlemenize neden olur.
Zencefil sargısının hiçbir yan etkisi yoktur, ancak çocuklar hassas ciltlere sahip oldukları için çok daha dikkatli hazırlanmalıdır.
Biz bu haberi burada gördük. Bir denemede sakınca yok, kim bilir belki bu da doğadaki binlerce mucizevi şifadan bir tanesidir.

Kaynak: Su perileri

Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.Ben de öyle.

images2

 

Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.
Ben de öyle.
Çok dikkat etmiyorum uzun süredir kendime.
Kılığıma kıyafetime…
Çorapsız da basıyorum artık yere.
Eskisi gibi de korkutmuyor beni ne grip ne nezle.
Nane limonun iyi gelmediği daha büyük sıkıntılarım var herkes gibi benim de.
Takılmıyorum artık şu her kış ve bahar şişen bademciklerime.
Çok sıcak yada soğuk şeyler yiyip içmem, hepsi hepsi bir kaç gün gene.
Olur biter
Geçer gider.
Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
Olup bitmeyen,
Geçip gitmeyen.
Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama
Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna,
Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana…

Affetmek Üzerine… O iki adam; tüküren adam ve tükürülen adam, artık yok. Yakına gel. Başka şeylerden konuşalım

buda_commission_by_airold-d4ldccl1

Günlerden bir gün: Buddha bir ağacın altında öğrencileriyle oturmaktadır. B ir adam gelir ve yüzüne tükürür. B uddha yüzünü siler ve adama sorar, “ B aşka? B aşka ne söylemek istiyorsun?” Adam şaşırır, çünkü bir insanın yüzüne tükürülünce “ B aşka?” diye sormasını beklememiştir. B öyle bir deneyimi yoktur. Daha önce insanları hep aşağılamıştır ve onlar da kızarak tepki vermiştir. Ya da korkudan gülümsemiş ve adama yaranmaya çalışmışlardır. Ama B uddha ikisini de yapmamış, ne öfkelenmiş, ne de korkmuştur. Sadece düz bir şekilde “ Başka?” diye sormuştur. Tepki vermemiştir.
Ama Buddha’nın öğrencileri öfkelenir, tepki verir. En yakın öğrencisi Ananda der ki: “ Bu çok fazla, buna tahammül edemeyiz. Sen öğretine devam et, biz de şu adama bunu yapamayacağını gösterelim. Cezalandırılması gerekiyor. Yoksa herkes aynı şeyi yapmaya başlar.”
Buddha konuşur:”Sesini çıkartma. O beni kızdırmadı, ama siz kızdırdınız. O bir yabancı, buralara yeni gelmiş. Benim hakkımda bir şeyler duymuş olmalı; ‘bu adam tanrı tanımaz, tehlikeli, insanları yoldan çıkarıp yanıltıyor’ gibi şeyler. Benim hakkımda bir fikir edinmiş. O bana tükürmedi, kendi fikrine tükürdü; beni tanımıyor ki, bana nasıl tükürmüş olabilir? Eğer düşünürseniz, o kendi zihnine tükürdü. Ben onun bir parçası değilim, ve görüyorum ki bu zavallı adamın söyleyecek başka bir şeyi olmalı. Çünkü bu, bir şey söylemenin bir yolu; tükürmek bir şey söylemenin bir yolu. Bazen dilin yetmediğini hissettiğin anlar olur; derin sevgide, yoğun öfkede, nefrette, duada. Dilin yetmediği yoğun anlar olur. O zaman bir şey yapman gerekir. Derin sevgi duyduğunda, birine sarılırsın; ne yaparsın orada? B ir şey söylersin. Çok öfkelendiğinde birine vurursun, tükürürsün, bir şey söylüyorsundur. B u adamı anlayabiliyorum. Söyleyecek başka bir şeyi daha olmalı. O yüzden ‘ Başka?’ diye sordum.”
Adam daha da çok şaşırır! Ve Buddha öğrencilerine der ki: “Siz beni daha çok kızdırdınız, çünkü siz beni tanıyorsunuz, benimle yıllarca yaşadınız, ama yine de tepki veriyorsunuz.”
Şaşıran, kafası karışan adam evine döner. Bütün gece uyuyamaz. Bir buddha gördükten sonra artık eskisi gibi uyumak zordur, mümkün değildir. Bu deneyim tekrar tekrar aklına gelir. Ne olduğunu kendine açıklayamaz. Titreme, terleme nöbetleri geçirir. Böyle bir adama hiç rastlamamıştır; bütün zihni, bütün kalıpları, bütün geçmişi dağılır.
Ertesi sabah geri döner. Buddha’nın ayaklarına kapanır. Buddha sorar: “ Başka? Bu da sözle söylenemeyeni söylemenin başka bir yolu. Ayaklarıma dokunduğun zaman, sözcüklere sığmayan, sıradan dille anlatılamayan bir şey söylüyorsun.” Buddha devam eder: “ Bak Ananda, bu adam yine burda, bir şey söylüyor. Çok derin duyguları olan bir adam bu.”
Adam Buddha’ya bakar: “Dün yaptığım şey için beni affet.”
Buddha cevap verir: “Affetmek mi? Ama ben, dün o hareketi yaptığın adam değilim ki. Ganj nehri sürekli akıyor, o hiçbir zaman aynı Ganj değil. Her adam bir nehirdir. Senin tükürdüğün adam artık burada değil; aynı onun gibi görünüyorum, ama aynı değilim, bu yirmidört saatte öyle çok şey oldu ki! Nehirden çok su aktı. O yüzden seni affedemem, çünkü sana kızgın değilim.”
“Ve sen de yenilendin. Görüyorum ki sen dün gelen adam değilsin, çünkü o adam kızgındı. O kızgındı, ama sen önümde eğilip ayağıma dokunuyorsun, nasıl aynı adam olabilirsin? Sen o değilsin, o yüzden bunu unutalım. O iki adam; tüküren adam ve tükürülen adam, artık yok. Yakına gel. Başka şeylerden konuşalım

Aralık 2016 Şifa Seminerleri…

aralik-2016