Kavanozdaki pirinçler: Bu deneyi evde yapabilirsiniz!

kavanozdaki-pirincler-deney-sevgi-nefret-e1454320471888[1]

Pozitif iletişimin ve sevginin gücünün deneyi! Dr. Masaru Emoto’dan esinlenen, Uzman Hipnoterapist Psikolog Gani Eser, sevginin ve pozitif enerjinin ne denli güçlü olduğunu herkesin rahatlıkla deneyebileceği bir deney ile açıkladı.

Bu deney sözcüklerin suya ve hücrelere etkisini gösteren çok ama çok önemli sonuçlar içeriyor. Kanseri belki de bu deneyin açtığı yolla, farklı varyasyonlarının sonuçlarıyla yeneceğiz. Belki bu yolla yaralarımız daha çabuk iyileşecek, organlar kendilerini yenileyecek.

Bir çocuk sizi yanağınızdan öptüğünde hiç nedensiz; sadece siz olduğunuz için, hiç çıkar gözetmeden… Ne olur bilir misiniz? Milyarlarca hücreniz titreşir. Sevginin iyileştirici gücüyle değişime uğrarsınız.

Çünkü çocuk bilir bunu, düştüğü zaman incinen dizinin ağrısının annesinin öpücüğü ile geçtiğini deneyimlemiş ve inanmıştır. Şifayı bilinçsizce sunar size. Bedenimizin yüzde yetmişi su. Hücrelerimizin de taşıdığı su miktarı aynı oranda. Ve su bulunduğu ortama, maruz kaldığı etkiye göre farklılaşıyor. Nefretin yol açtığı değişim ile sevginin etkisi farklı, tek başınalıkla yalnızınki farklı.

Kavanozdaki pirinçler

Sizin de evde yapabileceğiniz basit bir deney bu tezi doğruluyor. Üç kavanoza eşit miktarda pirinç koyup üzerini su ile doldurup ilk kavanoza “seni seviyorum, çok güzelsin,” ikinci kavanoza “senden nefret ediyorum, iğrençsin,” yazılı birer etiket yapıştırılır. Sonuncusuna etiket yapıştırılmaz. İlk iki kavanoza bir ay boyunca her gün sabah akşam üzerilerinde yazılı olan sözcükler söylenir. Üçüncü kavanoza dokunulmaz, ilgisiz bırakılır.

Bir ay sonra; ilk kavanozdaki pirinçler söylenen sevgi sözcüklerinin etkisiyle bembeyaz ve sağlıklı bir biçimde büyür. İkinci kavanozdaki pirinçler nefret söyleminin etkisiyle küçülür ve simsiyah olur. Son kavanozdaki pirinçler beyazlıklarını kaybetmezler ama yer yer küflü, yer yer yosun tutmuş bir hal alırlar. Bu deney sözcüklerin suya ve hücrelere etkisini gösteren çok ama çok önemli sonuçlar içeriyor. Kanseri belki de bu deneyin açtığı yolla, farklı varyasyonlarının sonuçlarıyla yeneceğiz. Belki bu yolla yaralarımız daha çabuk iyileşecek, organlar kendilerini yenileyecek. İkinci kavanozdaki pirinçler kanserli hücrelerle aynı yapıya sahip. Onları yeniden sağlıklı beyaz yapıya dönüştürmek mümkün mü? Üçüncü kavanozdaki küf ya da yosunun bu dönüşüme bir katkısı olabilir mi? İkinci kavanozdaki bir pirinç tanesi ilk kavanoza atılırsa nasıl bir sonuç doğar?

İşte bu soruların cevapları ilaç firmalarının sonunu getirebilecek kadar önemli. Pirincin etkilendiğini gördüğümüz deney bir ay kadar beklemeyi gerektiriyor. Oysa su anında etkilenir ve etkiler. Her su damlasının bir hafızası vardır ve bunu kullanmayı öğrendiğimizde hastalık kavramı dünyayı terk edebilecek.

Çocuğunuz sizi öptüğünde bütün hücreleriniz sevgi enerjisi ile titreşir. “Baba seni çok seviyorum,” dediğinde, “canım annem,” dediğinde hiçbir hücreniz buna kayıtsız kalamaz.

Siz bir bardak suyu avuçlarınızın arasına alıp, çocuğunuzun yanağınıza öpücük kondurduğu ya da sizi sevdiğini söylediği o anı hatırlarsanız, su sevgi ile dolar. Hafızasında sevgi olan su içine aktığı bedene şifa verir. Yakın gelecekte sadece sudan daha farklı biçimlerde yararlanmayı öğrenecek olan insanoğlu basit ama sağlıklı yaşamanın da sırrına erişecek.

kaynak: indigo dergisi

Doğu Tıbbında Enerji Meridyenleri

imagesBJI6BI2B

“Kozmik din hissinin bilimsel araştırma için en asil ve güçlü teşvik olduğunda ısrarlıyım.” Albert Einstein

Fiziksel beden, duygusal ve ruhsal bedenle bir bütündür. Bilim geliştikçe, bizim sadece fiziksel bedenden ibaret olmadığımız, ayrıca enerji bedenimizin de olduğu bilgisi ile karşılaşıyoruz. Newton fiziğinden, Kuantum fiziğine geçişle, katı olarak algıladığımız her şeyin, buna bedenimiz de dahil aslında bir çeşit enerji olduğu anlıyoruz. Canlı ve cansızın enerji anlamında tek bir bütün olması; fizikte, tıpta, ruhsallıkta, başka algılayış kapılarını açıyor. Özellikle Doğu Tıbbı’nın, yüzyıllardır kullandığı enerji meridyenleri bilgileri yeni yeni ispatlanıyor.

Hastalıklar; genetik, beslenme, çevresel etkiler ve enerji dengesizliği ile oluşabilir. Biz hastalıkları düşünce ve enerji düzeyinde inceleyeceğiz.

Çin kültüründe “Ch’i” ve Japoncada “Ki” olarak bilinen yaşam enerjisi, vücudumuzda, gözle görmediğimiz, sinir sistemi gibi bir uçtan bir uca dağılan ‘meridyenler’ aracılığıyla dolaşır. Enerji hatlarında enerji bloke olduğunda, söz konusu organa giden enerji devresi kapanmış olur ve biriken olumsuz enerjiler zamanla yoğunlaşarak bir takım rahatsızlıklar oluşur.

Tıptaki ilerleyiş

1911 de bir tıp doktoru Dr. William Kilner, insan enerji alanı üzerinde çalışmalar yapmıştır ve hatalıkların aurada yamalar ve düzensizlikler halinde görüldüğünü ispatlamıştır.

1900 lü yıllarlın ortalarında Dr. George De La Warr ve Dr. Ruth Drown, yaşayan hücrelerden yayılan radyasyonu ortaya çıkarmak için cihazlar geliştirmişlerdir.

Yine 20.yüzyılda psikiyatrist Dr. Wilhelm Reich, İnsan vücudunda evrensel enerjinin akışındaki bozuklukların psikolojik ve fiziksel rahatsızlılar oluşturduğunu öne sürerek, enerji akışını engelleyen blokları kaldırmaya yönelik fiziksel teknikler kullanmıştır.

Vücuttaki her organ, esiri alanda kendisine denk gelen enerjetik ritme sahiptir. Çeşitli organ küreleri arasında, sanki bir aktarım işlevi varmış gibi değişik ritimler karşılıklı etkileşmektedir.”  Dr. Dora Kunz

Ve bilim adamları bu enerji alanlarını ölçmek için araçlar geliştiriyorlar. Örneğin EKG kalbin elektriksel akımını, EEG beyinden genel elektrik akımını ölçüyor. Ayrıca Kirlian Fotoğrafçılığı tekniği ile canlıların enerji alanları (aura) renkli ışınımlar olarak görüntülenebiliyor. Ve geliştirilmiş sistemle auradaki yırtıklar, renk değişimi ve düzensizlikler yardımıyla bedenin hangi organında bir sorun olduğu tespit edilebiliyor.

Bu konuda yakın zamanlarda Nöropsikiyatrist Dr. Şefika Karagülle fiziksel hasalıkların enerji bedeni arasındaki ilişkiyi incelemiştir.

Günümüz doktorlarından Ender Saraç, Ruhsal Gelişim ve Kader adlı kitabında hastalıkların spiritüel mekanizmalarından bahsediyor. Dr. Ender Saraç, kitabında bu durumu şöyle örneklemiş: Sürekli baskı altında kalıp kendisini ifade edemeyen bireyin zamanla boğazında tiroit ve guatr oluşabilir. Sürekli dişilik yönünden baskılanan ve bu bakımdan aşağılanan kadınlarda yumurtalık kistleriyle jinekolojik sorunlar çıkabilir. Geçmişinden kopamayan, geçmişte takılı kalan bireylerde kabızlık sorunu olabilir. Artık yaşamında daha fazla sorumluluk alamayacağını hisseden, sorumluluklar altında ezilen bireyin bel fıtığı olabilir. Öfke ve korku duyguları karaciğer rahatsızlıkları oluşturabilir.

Dr Ender Saraç, hastaların sadece kimyasal ilaçlar kullanması haricinde, hastalığın oluşumunda etkili spiritüel sebeplerin de araştırılmasının daha kökten bir iyileşme gerçekleştireceğini ifade ediyor.

Çin Tıbbındaki 3000 yıldan daha fazla bir geçmişe sahip olan enerji meridyenleri bilgisine göre, bir enerji meridyenindeki blokaj ilgili organda rahatsızlık oluşumuna neden oluyor.

Duyguların enerji bedene etkileri

Coşku kalp ile bağlantılı bir duygudur. Coşku duygusunun tam tersi duygular kalp ve akciğer fonksiyonlarını etkileyebilir. Kalp sorunlarının olası zihinsel nedenleri arasında, çoğunlukla sevgi alış verişinin engellenilmesi, kalbin endişe keder gibi duygularla yorulması gibi etkenler yer alır. Coşku duygusu negatif iken, zihinsel dağınıklık oluşur.

Dehşet duygusu ve beraberinde panik duygusu kalbi etkiler. Hızlı kalp atışı zihinsel telaş ve soğuk ter belirgin özellikleridir. Psikiyatride panik bozukluk ‘panik atak’ olarak tanımlanır.

Endişe duygusu dalak üzerinde etkisini gösterir. Bu problem üzerine aşırı düşünmek sıkıntı hissetmek dalak enerjisini bloke eder. Depresyon huzursuzluk iştah azalması, yorgun kol ve bacaklar, karın şişliği ve bayanlarda adet dönemi bozuklukları olarak ortaya çıkabilir.

Üzüntü ve Yas akciğerlerin enerjisini bozar ve solunum sıkıntıları ortaya çıkabilir. Örneğin bronşit, astım gibi sorunlar sevilen birinin kaybedilmesiyle ilişkilendirilebilir. Ve bireyin kendisini bastırılmış boğulmuş hissetmesi, bireysel bağımsızlığını hissedememesi durumlarında ortaya çıkabilir. Göğüsten gelen derin öksürükler mutsuzluğun göstergesi olabilir çünkü ciğerlerdeki enerji sıkışmıştır.

Korku böbreklerin temsil ettiği bir duygudur ve sırt ağrıları idrar yolları problemlerine yol açabilir ve yalnızlık duygusunu körükler.

Öfke karaciğerin enerjisini bozar. Baş ağrıları, baş dönmesi, sırt ağrıları şeklinde etkisini gösterebilir.

Meridyenler ve ilgili organları

AKCİĞER MERİDYENİ: Havadaki Ch’i enerjisini alıp, vücuda dağıtmasından sorumludur.

Akciğer meridyenindeki dengesizlik; astım, öksürük, göğüste tıkanıklık gibi solunum yolları rahatsızlıkları olarak tezahür eder.

KALIN BAĞIRSAK MERİDYENİ: Bedene giren besin maddelerinin işlendikten sonra atılmasını arındırılmasını sağlar. Bu meridyendeki tıkanıklık mide ağrısı, kabızlık, ishal, gaz, parmak uçlarında soğukluk olarak tezahür edebilir. Kalın bağırsak meridyenindeki tıkanıklık kişiyi psikolojik olarak rahatsız eder ve sık soluk alıp verme motivasyon kaybı gibi durumlar yaşanabilir.

İNCE BAĞIRSAK MERİDYENİ: Dışarıdan bedene giren besin maddelerini alır ve bunları kullanılabilir duruma getirir. Kalp meridyeninin enerjiyi karnın alt bölgesine tutmasına yardım eder. Öfke, şok, keder gibi duygular da karnın alt kısmında toplanır. Bu durumda sırtın alt bölgesinde ağrı baş gösterir ve kadınların ayakları üşür. Bu meridyen yumurtalıkların çalışmasıyla ve ay halinin düzenli olmasıyla ilişkilidir.

MİDE MERİDYENİ: Mide hazımdan sorumludur. Bu meridyendeki tıkanıklık, yorgunluk zayıflık tiroid problemleri, göğüste kist, fıtık, kabızlık, apandisit, pankreas dalak safra kesesi sorunları yumurtalık sorunlarına yol açabilir. Bacak ağrıları varis boyun ve omuzun sertleşmesi, bacakların ağır gelmesi, diz altının üşümesi, çok esnemek ve çabuk yorulma olarak tezahür edebilir.

DALAK-PANKREAS MERİDYENİ: Dalak kanın oluşumu ve düzgün akışından sorumludur. Kullanılmış kırmızı kan hücrelerini yok edip zararlı bakterileri nötralize eden yapılar oluşturur. Bu organdaki dengesizlik, zayıf adaleler, renksiz ve kuru dudaklar, göğüste kist, kol altı lenflerinde şişmesi, mide ağrısı, rahimde kist, aybaşı sorunları, fıtık, bacak ve diz ağrıları gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Dalak meridyeni vücuttaki sıvının dengesinde rol oynadığı için, ödem yani fazla sıvının vücutta birikmesi bu meridyenin tıkanıklığından kaynaklanabilir. Psikolojik olarak kişi çok düşünür ve endişeye kapılabilir ve açlık hissedebilir.

KALP MERİDYENİ: Kalp ve ince bağırsak meridyenleri eş meridyenlerdir. Kalp kanı ve damarları idare eder, kan dolaşımını düzenler. Kalp meridyenindeki dengesizlikler sinirsel gerilim olarak ortaya çıkar. Bu meridyendeki tıkanıklık; kolun iç tarafından ağrı, uyuşma, el küçük parmağında ağrı veya tutukluk, uykusuzluk unutkanlık mantıksız hareketler gibi sorunlara yol açabilir.

MESANE MERİDYENİ: Mesane meridyeni böbrekleri uyarmada ve düzenlemede sorumludur. Mesane meridyenindeki dengesizlikler baş gösterdiğinde büyük sinirsel gerginlik yaşanır ve kişi aşırı tepkiler verebilir. Sırtın altındaki kaslar genellikle sertleşir. Bu meridyendeki tıkanıklık baş ağrısı, omurilikte tutukluk, ense ve bel ağrıları, varis, bacaklarda kramp ve adalelerde kasılma gibi durumlar yaşanabilir.

BÖBREK MERİDYENİ: Böbrekler Ch’i enerjisinin depolandığı yerdir. Bu enerji vücuda hayati faaliyet ve canlılığı sunar. Böbreklerin iyi çalışmaması toksinlerin birikmesine kan dolaşımının iyi yapılmamasına sebep olur. Bu meridyendeki tıkanıklık yüksek tansiyon, akciğerlerde tıkanıklık, mesane sorunları, kasıklarda egzama ve mantar, cinsel sorunlar, kısırlık, varis, şiş ayak bilekleri durumlarına yol açabilir.

KARACİĞER MERİDYENİ: Bu organ Ch’i enerjisini ve kanı her yöne yollar. Bu meridyen sinir sistemini kontrol ettiğinden, enerji meridyenindeki dengesizlik; depresyon kızgınlık gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Hayata gösterilen ilgi ya da ilgisizlik bu meridyenle ilişkilidir. Karaciğer meridyenindeki dengesizlikler sonucunda güç kaybı, aşırı yorgunluk huysuzluk, aşırı duygusallık, baş gösterebilir. Gözler parlaklığını kaybeder. Prostat, testis sorunlarına yol açabilir.

SAFRA KESESİ MERİDYENİ: Bu meridyendeki tıkanıklık şakaklarda ağrı, boyunda ağrı ve tutukluk, omuz ve kasıklarda ağrılar, diz sorunları, kalçadaki artrit ağrısı gibi sorunlar oluşabilir.

HORMON MERİDYENİ: Çinlilere göre bütün organlar bu meridyen tarafından korunduğu gibi, vücut sıcaklığı dengesi bu meridyenin görevlerinden biridir. Bu meridyendeki tıkanıklık, gözün arka kısmında ağrı, kulaklarda sorunlar, omuz ağrısı, kollarda tutukluk ve ağrı gibi rahatsızlıklara yol açabilir.

KAN DOLAŞIMI/ PERİKARD MERİDYENİ: Bu meridyenin görevi, kalbi fazla yorulmaktan korumaktır. Stresin etkileri kalbe gitmeden önce bu zarda kendini belli eder. Bu meridyendeki zayıflık, kol altlarında acı ve şişkinlik, dirseklerde egzama, siğil ve beyaz lekelere neden olabilir.

Bir meridyendeki enerji dengesi bozulduğunda, başka meridyenlerden enerji çekilimi olduğu için, bu diğer meridyenlerin dengesine de etkiler. Kişisel düzeyde fiziksel sağlığımız için, reiki, yoga, meditasyon, dua, zikir çalışmaları yapabiliriz. Kozmik bilim açısından namaz da enerji bedenimiz için gerekli enerji takviyesi yapma amaçlıdır.

Batı Tıbbı, enerji meridyenleri kapsamındaki bilgileri ‘akupunktur’ ve ‘refleksoloji’ tedavilerinde kullanmaktadır.

Kaynaklar:

Ruhsal Gelişim ve Kader, Ender Saraç

Işığın Elleri, Meta Yayınları

Bioenergy & Vitamins Dergisi

 kaynak: indigo

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Uzun hayatın sırrı bağırsaklarda mı saklı?

bagirsak-kanserinin-belirtileri-nelerdir[1]

 

Bilim dünyası son 10 yıldır bağırsak florasını daha yakından inceliyor. Bağırsaklarda bakterilerin kanser, diyabet, obezite, kalp ve damar, alerji ve başka bazı metabolizma hastalıklarıyla ilişkili olduğunu ortaya koyan bilim adamları, yararlı bakteriler içeren besinleri öneriyor.

Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği Prof. Dr. Yüksel Altuntaş, zararlı bakterilerin vücut metabolizması ve enerji dengesini bozduğunu söylüyor. 12’inci Metabolik Sendrom Sempozyumu’nda konuşan Prof. Dr. Altuntaş, son yıllarda bağırsaklarla ilgili yapılan pek çok araştırmanın sonuçlarının çıktığını söyledi. Bağırsaklarlar hem yararlı hem de zararlı bakterilerin bir arada bulunduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, “Bağırsaklarda 100 trilyon bakteri var. Faydalı bakteriler azaldığında zararlıları artıyor. Artan zararlı bakteriler ise vücut metabolizması ve enerji dengesini çok olumsuz etkiliyor. Kanser, obezite, alerjik-astım, kalp ve damar hastalıkları, diyabet gibi hastalıkların riskini artırıyor” dedi.

BESİNLERE KALORİ OLARAK BAKMAYIN

Bağırsaktaki bakterilerin, yediklerimizin içeriğiyle doğrudan ilişkili olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Altuntaş, “Bazı yediklerimiz yararlı, bazıları ise zararlı bakterilerin üremesi için ortam hazırlıyor. Örneğin et ve et ürünlerini çok fazla tüketenlerde zararlı bakteriler oluşuyor” diye konuştu.

Faydalı bakteriler içeren probiyotik gıdaların sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, “Prebiyotik gıdalar ise faydalı bakterilerin üremesi için ortam hazırlıyor. Ev yapımı yoğurt, kefir, sirke, ev turşusu, ev salçası gibi gıdalar yendiğinde, iyi bakterilerle koruma kalkanı oluşturuyor. Sindirilemeyen karbonhidratlar da önemli kaynaklardan. Bunlar aslında lifli ve sindirilmeyip vücutta fermente oluyor. Kuru baklagiller, bezelye ciddi oranda yararlı bakteri sağlıyor. Ekşi mayalı ekmekler (beyaz undan yapılmış ekmek hariç) de ciddi bakteri kaynağı. Artık besinleri sadece kalori olarak görmemeli, probiyotik-prebiyotik gücüne bakmalıyız. Et yerken mutlaka yanında liften zengin olan baklagillerden yemeliyiz. Örneğin sirkeli, soğanlı piyaz gibi. ” dedi.

Sağlık sorunu bulunmayanların ara sıra aç kalmasının bağırsaktaki iyi bakteriler üzerinde olumlu etkisi bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Altuntaş, “Örneğin haftanın 2-3 günü akşam yemeği (meyve dahil) yememek benzer bir dekots etkisi yapar ve bağırsağın florasını değiştirir.

ARAŞTIRMALAR BAĞIRSAKLARDA KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDA İLİŞKİYİ GÖSTERİYOR

Cleveland Clinic’den kalp ve damar hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Murat Tuzcu, son 10 yılda yapılan hayvan çalışmalarının sindirim sistemindeki bakterilerin şişmanlık, insülin direnci gibi olumsuzluklarla da ilgisi olabileceğini gösterdiğini söyledi. Meslektaşı Dr. Stanley Hazen 5 yıldır sürdürdüğü, Amerikan devletinin desteklediği araştırmaların, bağırsaklardaki bakterilerle kalp hastalıkları arasındaki bir ilişki olabileceğini düşündürdüğünü belirten Prof. Dr. Tuzcu, “Bu araştırmalardan ‘et yemeyelim’ sonucu çıkmıyor. Et önemli bir protein kaynağı. Ayrıca çinko, demir gibi vücuda çok gerekli maddelerden zengin. İşlenmemiş ve çok yağlı kırmızı eti makul miktarda yemek gerekiyor. Her öğün veya her gün bolca et yemenin yararlı olduğunu gösteren hiçbir kanıt yok. Ama zararlı olabileceğini gösteren birçok bilimsel veri var” diye konuştu. Prof. Dr. Tuzcu, kırmızı etin kanserle ilişkisini gösteren bazı bulgular da bulunduğunu belirtti.

kaynak: medimagazin

İlla Sevgilim Olsun Diyenlere Yöntem:)))

12705194_10153910131717272_9086109343702795805_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Göz Çevresindeki Rahatsızlıklarımız İçin…

12631310_454584554737839_5577475741421057935_n[1]

Kaynak: Luna Akademi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Baş Ağrısı ve Karaciğer Arasındaki İlişki

Karaciğerimiz sağlıklı olduğu zaman, yaşam kalitemiz de iyileşir ve bu organ hakkında düşünmeyiz bile. Ancak bazen hazım problemleri, yorgunluk ve baş ağrısının yanı sıra başka belirtiler de yaşamaya başlarız. Bu da orta derece veya ciddi bir rahatsızlığı işaret edebilir, ancak belirtiler göz ardı edilmemelidir.

Peki baş ağrısının hastalanmış bir karaciğer ile ne gibi bir ilgisi olabilir? Bu ağrı gidip gelen bir ağrı olacaktır, şiddeti şakaklar veya başın arkasında kendisini gösterecektir. İnsanlar çoğu zaman bunu gerginliğin neden olduğu baş ağrısıyla karıştırırlar, ancak gerçek sebebini bulmak için baş ağrısının yanı sıra karında bir ağrı, şişkinlik hissi, ağızda acı bir tat, dilin üzerinde beyaz veya sarı bir kaplama ya da bulantı belirtilerinin görülüp görülmediğine bakılmalıdır.

Doktorlar aynı zamanda gece uykusuzluk ve sabahları da uyanmakta zorlanmanın da yaygın rastlanan belirtiler olduğunu söylemektedir. Kadınlar da oldukça şiddetli PMS (adet öncesi sendromu) yaşayabilirler.

Genelde yaşanan durum baş ağrılarının karaciğer sağlıksız ve toksikken, beyne ve uzuvlara ihtiyacı olan enerjiyi gönderemeyip normal fonksiyonlarını yerine getiremediğinde ortaya çıkmasıdır. Bu yüzden de ağrı ve yorgunluk belirtileri beraberinde gelir.

Karaciğerinize daha iyi nasıl bakabilir ve bu baş ağrılarından nasıl uzak kalabilirsiniz?

yürüyüş

1. Beslenme kuralları

  • Büyük porsiyonlar yemekten kaçının: Doyana kadar yemek yemenin bir sakıncası yoktur. Ancak bunu gün içinde birkaç öğüne dağıtmalısınız. Sağlıklı bir metabolizmanın gereği olan kahvaltıyı asla atlamamalısınız.
  • Yağ, kızarmış gıda, işlenmiş şeker, süt ve süt ürünleri ile tuz tüketiminizi kısıtlamalısınız.
  • Günlük taze sebze meyve alımınızı arttırmalısınız. Besin maddelerini kaybetmemek için en iyisi sebzeleri buharda pişirmektir.
  • En iyi sebzeler vücut üzerinde “yenileyici” bir etkisi olan, acımsı tatlı yeşil yapraklı sebzeler gibi sebzelerdir. Peki neden? Çünkü bu sebzeler karaciğerin sakinleşmesine yardımcı olurlar; diğer bir deyişle fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olan iltihap sökücü bir etkileri bulunur. Bu kategorideki en iyi gıdalardan biri enginardır.
  • Boğa dikeni, hindiba ve yeşil çay gibi bazı bitkiler çok faydalıdır. Boşaltımı ve iyi çalışan bir karaciğeri teşvik eden arıtma özellikleri bulunur.

2. Davranışsal ve duygusal kurallar

Sizin de bildiğiniz gibi, günlük alışkanlıklarınız doğrudan karaciğer sağlığınızı etkilemektedir. Herhangi bir fiziksel aktiviteye günde en az yarım saatinizi ayırmanız veya 15 dakika boyunca koşmanız, daha doğrusu kalp atışınızı hızlandırması koşuluyla herhangi bir aktiviteyle uğraşmanız önerilmektedir.  

Ayrıca, duygusal durumunuza da dikkat etmekte fayda var. Stres ve anksiyete seviyenizi düşürün ve önceliklerinizi hatırlayın: sağlığınız, mutluluk ve günlük yaşamdan zevk alma. Bir parkta düşüncelerinizle baş başa kalmak ya da birkaç arkadaşla kahve içmek (unutmayın, kahve karaciğere iyi gelir) bile olsa basit şeylerden zevk almak için günde birkaç saati kendinize ayırmaya çalışın. Etrafınızı sizi seven, sayan ve sizin için en iyisini isteyen insanlarla doldurun. Belli insanlardan uzak kalmaya ihtiyacınız varsa, sağlığınız olumsuz etkilenmeden önce bunu yapın!

Bütün bunlar görünüşte ne kadar küçük gözükse de toplamda karaciğerinize zarar verebilir ve vücudunuzun doğal dengesini bozabilir. Bunu unutmayın.

Baş ağrılarından kurtulmak için uygun bir beslenme örneği

enginar-limon

Uygun bir zamanda denemeniz için size basit bir örnek vereceğiz. Aşağıdaki gıdalar hem karaciğerinize bakacak hem de karaciğerin yeterli çalışmamasından kaynaklanan baş ağrılarından uzak kalmanıza yardımcı olacaktır.

1. Kahvaltı

  • Yarım limonun suyu ile bir bardak ılık su
  • Şekersiz yabanmersini reçeli ile bir dilim tam buğday ekmeği
  • Yarım elma ve birkaç fındık

2. Öğle öncesi

  • 1 elma veya 1 armut
  • Kızarmış tam buğday ekmeği ve birkaç parça zeytinyağı ile beraber bir bardak yeşil çay

3. Öğle yemeği

  • Izgara sebzeler (brokoli, Brüksel lahanası)
  • Izgarada pişmiş beyaz balık
  • Küçük bir kase dilimlenmiş papaya

4. Atıştırmalık

  • Bir kase yulaf ezmesi ve çilek ile bir bardak su

5. Akşam yemeği

  • Zeytinyağı ve sirke ile haşlanmış enginar
  • Zeytinyağı, az miktarda tuz ve defne yaprağı ile pişirilmiş esmer pirinç pilavı
  • Kivi
  • Marulun hazmı için bol enerji gerektiğinden, salataların  akşam yemeği için uygun olmadığını unutmayın. Salatayı öğle yemeğine ayırın.

6. Yatmadan bir saat önce

  • Limon, nane veya kekikle bir çay yapın. Uykunuzu daha iyi alacağınız garantidir.kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kanınızı Arındırmak İçin 6 Sağlıklı İçecek

Akne problemlerine kanda birikmiş toksin sebep olabilir.

Kanınız birçok sebepten kirlenmiş olabilir: böbrek, karaciğer veya bağırsak gibi arındırma organlarının yeterli çalışmamasından dolayı toksinlerin birikmesi, yağlı gıda ve toksik maddelerle dolu yetersiz beslenme, kirlilik… Organizmanız toksik madde ve atık biriktirmeye başladığında, bu ürünler vücudu deri yoluyla terk etme çabasıyla kan dolaşımından geçerler. İşte bu yüzden akneden muzdarip bazı insanlar kan zehirlenmesi için bu cilt rahatsızlığını suçlarlar.

Kanınız deri yoluyla toksinleri atarak kendini arındıramıyorsa, kirli kalacaktır ve bu da kronik problemlere ve obezite gibi hastalıklara yol açacaktır. İşte bu yüzden kanınız için arındırma sürecini teşvik etmek oldukça önemlidir.

Meyve ve sebze suları ve çaylar kanınızı temizler ve vücuttan toksin atılmasına yardımcı olur. Sizlere bu yazımızda kanınızı doğal yollarla arındırmak için en iyi içeceklerden birkaçını anlatacağız, bu sayede birikmiş toksinlerin yol açtığı hastalıkları daha kolay önleyebileceksiniz.

Pancar suyu

pancar

Pancar suyu doğal yollarla basit bir şekilde kanınızı arındırmak söz konusu olduğunda en iyi seçeneklerden bir tanesidir. Bu suyun içinde bulunan pancar ve pancar yaprakları kan için güçlü bir arındırma maddesidir.

Malzemeler

  • 2 pancar
  • Pancar yaprağı
  • Su

Yapılışı:

Pancarı ve pancar yapraklarını kirden tamamen arınana kadar iyice yıkayın. Ardından kurulayın ve blendere sığacak kadar küçük parçalara bölün. Bu parçaları daha kolay karışmalarına yardımcı olmak için biraz su da ekleyerek blenderden geçirin. Blenderi birkaç dakika çalıştırdıktan sonra tercihen bu içeceği aç karna içmelisiniz.

Sarımsak ve kırmızı şarap

Bu güçlü içecek metabolizmanızı etkinleştirmek ve vücut yağını azaltmak için mükemmel bir içecektir. Ayrıca, vücudunuzdan fazla tuzu da atmanıza yardımcı olur ve bu da kan arındırma işleminin bir bölümüdür.

Malzemeler

  • 12 diş sarımsak
  • ½ litre kırmızı şarap

Hazırlanışı

12 diş sarımsağı doğrayın ve yarım litre kırmızı şarap ile beraber cam kavanozun içine dökün. Kavanozun ağzını sıkıca kapatın ve iki hafta boyunca pencere kenarı gibi doğrudan gün ışığı alan bir yerde bekletin.

Önerilen zaman dilimi geçtikten sonra kavanozun içindeki sıvıyı başka bir cam kabın içine aktarın. Bir ay boyunca günde üç defa bir yemek kaşığı kadar bu sıvıyı tüketin.

Kanınızı temizleyen yeşil sıvı

maydanoz

Bu yeşil sıvı kan dolaşımınızdaki toksinlerden kurtulmanıza yardımcı olmak için son derece idealdir. Ayrıca, metabolizmanızı aktif hale getirmek ve kilo vermek için de oldukça iddialıdır.

Malzemeler

  • 1 avuç ıspanak
  • 3 dal pazı
  • 2 elma
  • 1 avuç maydanoz
  • 1 limon
  • 1 salatalık

Yapılışı

Tüm malzemeleri blenderden geçirin ve bu smoothieden tam fayda almak için soğuk olarak için.

Dulavratotu çayı (Arctium lappa)

Dulavratotu kanınızı ve lenf sistemini arındırmaya yardımcı olabilen çok güçlü bir arındırıcı çaydır. Bu çayı deri veya idrar yoluyla toksin atmak, tıkanıklık ve şişliği azaltmak ve vücudunuzda bulunan ürik asit fazlasını atmak için içebilirsiniz. Özellikleri o kadar etkilidir ki bu çayı aynı zamanda siyatik sinir problemleri, gut, döküntü, asitli kan, ödem, böbrek taşı, karaciğer sorunları ve eklem yangısı gibi sorunlardan şikayetçi olanların da içmesi önerilmektedir.

Hindiba çayı

karahindiba

Hindiba çayı en arındırıcı içeceklerden biridir ve son derece etkili olması sebebiyle çok tercih edilmektedir. Bu içecek ödemle savaşmak, toksinleri ve vücudunuzda birikmiş atığı atmak için mükemmeldir. Bu çay kandan toksinleri atmak için de tamamen güvenli ve etkilidir.

Isırgan otu çayı

Bu çay kanınızı doğal yollarla toksinlerden arındırmak ve sağlığınızı etkileyebilecek toksik maddeleri atmak için başka bir arındırıcı çaydır. İdrar sökücüdür ve karaciğer böbrek sorunlarının tedavisinde kullanılır.

Kaynak: Sağlığa Bir Adım…

8 Şubat 2016 Yeniayı ve Etkileri…

474769-3-4-4a800[1]

 

8 Şubat günü 16.38 ‘de  Kova burcunda gerçekleşecek yeniayla birlikte geleceğe dönük çalışmalarınıza hız verebilirsiniz. Fark yaratmak, farklı olan yanlarınızı yansıtan çalışmalar yapmak, belki de sadece düşüncelerinizde yaşadığınız değişimleri hayata geçirmek ve ilişkilerinize yansıtmak için Şubat ayında fırsatlar yakalayabilirsiniz. Bu bağlamda; sizleri motive eden, harekete geçiren aynı zamanda stres gerginlik kaynağı da olan temaları, ilerlemek yeni şeyler denemek için kullanmayı deneyin. Var olan ya da bu ay içinde doğacak olan problemlerin nedeni; hayatınıza yenilik katmak, olaylara daha mesafeli yaklaşarak alternatifleri görebilmenizi sağlamak olabilir. Bugünleri entellektüel uğraşlarınızı geliştirmek, teknolojik ve sosyal medya işlerinizi ilerletmek, orjinal ve yeni olan şeyleri yaşamınıza katmak için pekala değerlendirebilirsiniz. 8-21 Şubat haftasına ait değerlendirmeleri yükselen burcunuza göre okumanızı öneririm. Yaşamınızla ilgili daha bütünsel bir bakış açısı kazanmak istiyorsanız, Astroloji Danışmanlığı almanızı tavsiye ederim.

Yükselen KOÇ  Yeniayla birlikte odak noktanız sosyal çevreniz olabilir. Arkadaş ilişkileri dernek çalışmaları, grup aktiviteleri size keyif verebilir. Onlarla birlikte yeni fikirler projeler geliştirebilirsiniz. Geleceğe dair hayal ve umutlarınızı gözden geçirebilir, size fayda sağlayacak ilişki ve fikir arayışlarına hız verebilirsiniz. Hayata geçirmek istediğiniz planlar, fikirler, işler üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Tek başınıza işlerinizi çözmekte ısrarcı olmak yerine, paylaşıma ilişki ve işbirliklerine daha çok önem vermelisiniz.

Yükselen BOĞA  Yeniayla birlikte odak noktanız  iş yaşamınız olabilir. Yeni işler, teklifler, projeler, çalışma koşullarında değişiklikler aklınızı bolca meşgul edebilir. Yaptığınız işe ve iş ilişkilerine daha fazla konsantre olmak, aternatifler yaratmak veya değerlendirmek için verimli günler. Size ilham veren, planlarınızı gerçekleştirmenize vesile olacak adımları atarken çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın. Bugünlerde yabancılar, akademik çevreler varsa basın yayın medya çevresiyle olan bağlantılarınızı güçlendirecek alternatifler üzerinde durun.

Yükselen İKİZLER  Yeniayla birlikte eğitsel uğraşlar, yolculuklar, kişisel gelişim faaliyetleri, yurt dışı bağlantılı işler, basın medya konularına önem verebilirsiniz. Fikir ve projelerinizi “başkalarının kaynakları ile birleştirip ilerleme” teması da gündeminizde yer alabilir. Bu sayede gücünüzün yetmediği konularda güç kazanmanız mümkün olabilir. Odak noktanız hayata geçirmek istediğiniz planlar, fikirler, işler, yolculuklar, akademik çalışmalar olabilir. Tek başınıza işlerinizi çözmekte ısrarcı olmak yerine paylaşıma, işbirliklerine, yeni fikirlere daha çok açık olun.

Yükselen YENGEÇ  Yeniayla birlikte harcamalar, alacak verecekler, ortak kaynaklar konularına yoğunlaşabilirsiniz. Yeteneklerinizi, fikir ve projelerinizi “başkalarının kaynakları ile birleştirip ilerleme” teması da gündeminizde yer alabilir. Bu sayede gücünüzün yetmediği konularda güç kazanmanız mümkün olabilir. Ayrıca, aklınızın bir köşesine ittiğiniz düşünceler ile yüzleşmeye cesaret edebilirsiniz. Bir fikrin peşine düşmek, gizli saklı konuları veya sizi huzursuz eden şeyleri aydınlatmak için uygun dönemler. Çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın.

Yükselen ASLAN  Yeniayla birlikte odak noktanız özel ve iş ilişkileriniz, ortak yürüttüğünüz işleriniz olabilir. Başkalarıyla temas içinde kalmaya, fikirlerinden faydalanmaya bakın. Bu ay paylaşıma ilişki ve işbirliklerine daha çok önem vermelisiniz. Yeni teklifler, anlaşmalar, fikir paylaşımları gündelik ve iş yaşamınıza hız katabilir. Yaptığınız işe ve iş ilişkilerine daha fazla konsantre olmak, aternatifler yaratmak veya değerlendirmek için verimli günler. Çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın.

Yükselen BAŞAK Yeniayla birlikte odak noktanız  iş yaşamınız olabilir. Yeni işler, teklifler, projeler, iş/çalışma koşullarında değişiklikler aklınızı bolca meşgul edebilir. Yaptığınız işe ve iş ilişkilerine daha fazla konsantre olmak, aternatifler yaratmak veya değerlendirmek için verimli günler. Gündelik yaşamda ise ilgilenmeniz gereken bolca işiniz çıkabilir. Sizi yenileyecek yeni bir düzen rutin kurmak için uğraşabilirsiniz. Yoğun tempo içinde sağlığınıza beslenmenize de özen gösterin.

Yükselen TERAZİ  Yeniayla birlikte size keyif veren yenileyen aktivitelere uğraşlara ağırlık verebilirsiniz. Bir yandan eğlendiğiniz bir yandan da becerilerinizi geliştirdiğiniz uğraşlarınıza daha fazla odaklanabilir, onları geliştirme ve sunma fırsatı yakalayabilirsiniz. Çocuğunuzla olan iletişiminizi geliştirmek, sorunları çözmek için uygun bir dönem. Aşk yaşamında da yeni teklifler olasılıklar gündemde olabilir.

Yükselen AKREP  Yeniayla birlikte  ev ve yaşam alanınızda, aile ilişkilerinde hareketlilik yoğunluk artabilir. Enerjinizi yakın çevrenizdeki konu ve ilişkilere harcayabilirsiniz. Tadilat, yenileme, taşınma, ev alım-satım işlerine hız verebilirsiniz. Tüm bu konularda varsa karanlıkta kalmış meseleleri aydınlatmak, çözmek için fikir alışverişlerine önem verin. Çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın.

Yükselen YAY  Yeniayla birlikte eğitsel işlere, yolculuklara, projelere odaklanabilirsiniz. Yeni fikirler, çalışmalar, uğraşlar, sözleşme ve teklifler gündemde olabilir. Zihinsel açıdan oldukça meşgul ve üretken olacağınız bir ay geçirebilirsiniz. Yakın çevrenizde yoğunluk hareketlilik artabilir. Size kazanç sağlayacak yeni fikirler, alternatif projeler üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Yeni harcamalar, yatırımlar gündeminizde yer alabilir.

Yükselen OĞLAK  Yeniayla birlikte odak noktanız para ve kaynaklarınız olabilir. Geliriniz, bütçeniz, sahip olduklarınız konularına yoğunlaşabilirsiniz. Size kazanç sağlayacak yeni fikirler, alternatif projeler üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Yeni harcamalar, yatırımlar gündeminizde yer alabilir. Size ilham veren, planlarınızı gerçekleştirmenize vesile olacak adımları atarken çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın.

Yükselen KOVA  Yeniayla birlikte odak noktanız kendinizsiniz. Hayata geçirmek istediğiniz planlar, fikirler, işler üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Bir fikrin peşine düşmek, geliştirmek için çaba harcayabilirsiniz. Size ilham veren, planlarınızı gerçekleştirmenize vesile olacak adımları atarken çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın. Karanlıkta kalmış konuları aydınlatmak, konuşup fikir birliğine varmak için uygun zamanlar. Yaşamınızda engel veya sorun olarak gördüğünüz şeyler, belki de ilerlemenize vesile oluyordur.

Yükselen BALIK  Yeniayla birlikte aklınızın bir köşesine ittiğiniz düşünceler, kötü veya yanlış, sıradışı diye bastırdığınız duygular/temalar ile yüzleşmeye cesaret edebilirsiniz. Karanlıkta kalmış konuları aydınlatmak, konuşup fikir birliğine varmak için uygun zamanlar. Sizi daha temkinli olmaya iten, kısıtlayan yavaşlatan konulara yoğunlaşmanız gerekebilir. Yeni başlangıçlar yapmak, uygulamaya geçmek yükselen balıklar için bugünlerde pek kolay olmayabilir. 22 Şubata kadar işleriniz planlarınız ağır aksak ilerleyebilir, daha sabırlı olmaya bakın.

Işığınızı yansıtmanız dileğimle

kaynak: Aylin İleri Aydoğan

aylinileriaydogan .com sayfasından alınmıştır

SEN HANGİ GÜZELSİN?

12670102_569295233226811_5494832163353802299_n[1]

Koç: Her Şeyi Kendine Yakıştıran Güzel

Boğa: Doğuştan Güzel

İkizler: Paylaşılmaz Güzel

Yengeç: Endamlı Güzel

Aslan: Varlığı Güzel

Başak: Gözleri Aşkla Bakan Güzel

Akrep: Kıskanılan Afet-i Devran

Terazi: Gülüşü Baldan Tatlı Güzel

Yay: Asil Güzel

Oğlak: Eşsiz Güzel

Kova: Erişilmesi Zor Güzel

Balık: Nazlı Güzel

 

 

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Ayda Sinüzitten Kurtulun…

12705324_781730241971780_3517608898388755960_n[1]

İŞTE ÇÖREK OTU YAĞI FAYDALARI…!
[Dr. Ömer Coşkun]

Dr. Ömer Coşkun, sinüzit hastalarına çörek otu yağını tavsiye ettiğini belirterek, “Çörek otu sayesinde 1 ayda sinüzitten kurtulabilirsiniz” dedi.

Sinüzitin, sinüslerin iltihaplanması ve şişmesine verilen isim olduğunu hatırlatan Dr. Coşkun, “Üst solunum yolu enfeksiyonları sinüzite yol açar. Etken bakteri ya da virüslerdir, alerji de sinüzite neden olabilir. Burundaki tıkanıklık sonucunda sinüslerin boşalması bozularak içlerinde bakteri kalabilir ve bu bakteriyel sinüzite neden olabilir.

Eğer başınız ağrıyorsa, kafada basınç hissi yaşıyorsanız, öne eğilmekle artan yüz ağrınız varsa, burnunuz sürekli tıkanıyorsa ve akıyorsa hemen doktorunuza hekiminize başvurun. Geniz akıntısı gerçekten çok kötü durumdur. Özellikle saçınız ıslakken, yeni banyo yapmışken, rüzgara hava akımı buna kapılırsanız sinüzit azar” dedi.

Dr. Coşkun, sinüzit hastalarına ve bu durumlardan şikayetçi olan vatandaşlara çörek otu yağı tavsiye ettiğini kaydederek, “Çörek otu ölümden gayri her derde devadır Hadis-i Şerifi unutulmamalıdır. Çörek otu yağı hem damlatılabilir hem içten dahilen kullanılabilir. Çörek otu sayesinde 1 ayda sinüzitten kurtulabilirsiniz.

Ayrıca bol ılık su için. Çünkü sinüslerde günde yaklaşık 2 litre su döner. O bölgeyi temizlemek için suya ihtiyaç vardır. Her iki buruna birer damla damlatılabilir ayrıca bir çay kaşığı içilebilir.

1 aydan sonra sinüsler rahatlar şikayetler azalmaya başlar ve siz daha rahat nefes almaya, ağrılardan kurtulmaya başladığını görebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

kaynak: Sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevdiğim Erkek İçin Saçımı Süpürge Ederim…

12507650_10208557866054127_5032183269557569132_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çocuğu Dinlemenin Faydaları…

12715556_781911515286986_18308510161524724_n[1]

Zamanla kendisini daha iyi ifade etmeyi öğrenir

Kelime haznesi gelişir ve dil gelişimi hızlanır

Konuştukça olumsuz duyguları hafifler ve rahatlar

Olumsuz davranışların önüne geçer

Karşısındakini dinlemeyi ve ona saygı duymasını öğrenir

Duygularını konuşarak ifade eden çocuk, saldırganlığa ve ağlamaya daha az meyleder

Özgüveninin gelişmesine katkı sağlar

14 Şubatta Sevgilinizi Şaşırtmak Mı İstiyorsunuz?

12552969_955947861154333_6934779880635676312_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

OSHO’NUN EZBER BOZAN 10 SÖZÜ…

“Provokatör mistik” Osho’nun ezber bozan sözleri ile hayata bakışınızı değiştirin! “Çünkü hayat olduğu gibidir; olması gerektiği gibi değil.”

“Provokatör mistik” ya da “asi ruh” olarak bilinen Osho, 1931 yılında Hindistan Kuchwaa’da dünyaya geldi. 1990 yılına kadar süren yaşamında sıra dışı söylemleri ve geliştirdiği meditasyon yöntemleri ile çok konuşuldu. Hayata dair birçok konuda gelenekleri tepetaklak eden söylemleri ile bazıları tarafından hayranlıkla karşılanan, bazıları tarafından eleştirilen ve nefret edilen bir guru olan Osho’nun öğretilerini ve hayata bakışını anlamanın en iyi yolu onun sözlerine bakmak.
1. Dünyadan Kopmadan Dünyadan İbaret Kalmamak
Dünyadan Kopmadan Dünyadan İbaret Kalmamak
“Ben senin hem Zorba hem de Gautama olmanı isterim, ama aynı anda. Birinden birini seçmen gerekmez. Zorba dünyayı temsil eder; tüm çiçekleri, yeşillikleri, dağları, ırmakları ve okyanuslarıyla… Buda ise gökyüzünü temsil eder; tüm yıldızları, bulutları ve gökkuşaklarıyla… Dünya olmadığında gökyüzünün bir anlamı olmaz. Gökyüzü dünya olmadan gülemez. Gökyüzü olmadığında dünya ölü olur. İkisini bir araya getirin, orada varlığın dansı başlar. Dünya ve gökyüzü birlikte dans eder ve orada bir kahkaha oluşur. Neşe vardır, kutlama vardır.”
2. Çünkü Asi
Çünkü Asi
“Geçmiş, insanda bir bölünme yarattı. Her insanın içinde sürekli devam eden bir sivil savaş vardır. Eğer huzurlu hissetmiyorsan, bunun sebebi kişisel değildir. Hastalık toplumsaldır.”
3. Ama Ergen Değil
Ama Ergen Değil
“Hiçbir şeyi ayıplama. Aksine, onu kullan. Herhangi bir şeye karşı olma. Nasıl kullanılabileceğinin ve dönüştürülebileceğinin yollarını ara.”
4. Özenti Hiç Değil
Özenti Hiç Değil
“Kendi deneyimine dayalı olmayan her şeyi sadece bir varsayım olarak kabul et.”
5. Kışkırtıcı ve Cesur
Kışkırtıcı ve Cesur
“Sakın unutma, ne zaman karşına bir seçenek çıksa, bilinmeyeni, riskli olan, tehlikeli ve güvencesiz olanı seç. Hiçbir zaman zarara uğramazsın.”
6. Hayatın Anlamı Şimdide
Hayatın Anlamı Şimdide
“Ve sana söylüyorum; gidecek hiçbir yol yok. Her şey bu anda. Bütün varoluş, bu anda toplanmıştır. Bu anın içine sığar. Bütün varoluş, yaşadığın anda akmaktadır. Hepsi bu.”
7. Deli misin Mistik mi?
Deli misin Mistik mi
“Zihninizin altında ezilirseniz deli, onu aşabilirseniz mistik olursunuz.”
8. İyisiyle Kötüsüyle Kabullenmek
İyisiyle Kötüsüyle Kabullenmek
“Ayrılık kaçınılmaz bir sondur, kimse istemez ama gereklidir. Çünkü hayat olduğu gibidir; olması gerektiği gibi değil.”
9. Bilgisiz Bilge
Bilgisiz Bilge
“Gerçek disipline sahip bir adam asla biriktirmez; her an öğrendiği şeyin öldüğünü hisseder ve tekrar bilgisiz olur. Bu bilgisizlik ışık saçar.”
10. Aşk Adamı
Aşk Adamı
“Aşk bir öğrenme değil; bir gelişimdir. Senin tarafından ihtiyaç duyulan şey, aşkın yöntemlerini öğrenmek değil; sevgisizliğin yönlerini unutmaktır.”
Kaynak : iyihisset.com
Özlem Çetinkaya Enerji Terapisti
Hayalhanesi.com sayfasından alınmıştır
 

1 TANE KAYISI

12687915_781731261971678_8803304393302692522_n[1]

1- Beynin daha düzgün çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
2- Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamiri için kayısı tavsiye edilir.
3- Kemikleri geliştirir.
4- Dişlerin sağlamlığını ve kuvvetliliğini artırır.
5- Kan yapımını artırarak kansızlığa engel olur.
6- Mide ve on iki parmak ülserine iyi gelir.
7- Böbreklerdeki taş teşekkülünü engeller.
8- Üreme sistemi üzerinde olumlu etkiye sahiptir.
9- Ümmün sistemi kuvvetlendirici ve kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
10-Kalbi kuvvetlendirir ve muntazaman çalışmasını sağlar
11-Cildi, mikrop ve mantarlardan korur, güzelleştirir.
12-Deriyi korur ve yaraların tedavi edilmesinde birebir besin aracıdır.
13-Gözlere parlaklık verir.
14-Bağırsak tembelliğini giderir.
15-Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
16-Fazla kiloları önler
17-Safra bezlerini temizler.
18-Basura faydalıdır.
19-A,B,C vitaminleri, protein, bol miktarda şeker ve madensel tuzlar içeren bir meyvedir.
20-İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.
21-Sinirleri güçlendirir.
22-Kabızlığa iyi gelir (aç karnına yenildiğinde hem de her haliyle; kuru, taze yada kompostosu, reçeli, hoşafı…)
23-Yanınızda kayısı bulundurun, çünkü böylece açlıktan kan şekeriniz düştüğünde kayısı yersiniz…

kaynak: sağlık haberleri

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »