Archive | 06 Şubat 2016

Sevgilinle Ayrılık Vaktinin Geldiğini Düşündürecek 13 Frida Kahlo Cümlesi

Frida Kahlo, Diego‘dan vazgeçişini bu cümleleri sıralayarak açıklamıştır. Çoğumuzun ilişkilerinde de aynı sorunlar yok mu?

1. Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

2. Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

3. Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.

4. Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

 

5. Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

6. Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

7. Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

8. Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

9. Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.

Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.

10. Bencil olduğun için vazgeçtim.

Bencil olduğun için vazgeçtim.

11. Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

12. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.

Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.

 

13. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

Burun Tıkanıklığından Bir Dakikada Kurtulun

Tıkanıklığın sebebine göre mücadele için doğru yolu seçmeli ve semptomlardan tamamen kurtulmalısınız. Akupresür tekniği ile bir dakika içinde rahatlayabilirsiniz.

Burun tıkanıklığı, mikrop ve alerjenlerin varlığından dolayı burundaki mukus zarlarının iltihaplanmasıyla oluşan bir sağlık problemidir. Bu durumu tetikleyen birçok faktör vardır, ancak öylesine rahatsız edici bir hal alır ki insanları günlük aktivitelerini yapamaz duruma getirir. 

Burun tıkanıklığı çoğu zaman soğuk algınlığı, grip ya da başka bir nefes yolu rahatsızlığına yakalanmak üzere olduğunuzun belirtisidir. Alerji, mevsim değişikliği ve hava kirliliği de bu rahatsızlığı tetikleyen diğer faktörlerdir. Tıkanıklığın sebebi ne olursa olsun çok rahatsız edici bir problemdir. Çünkü, normal şekilde nefes almanızı engeller ve hatta şiddetli baş ağrılarına bile neden olabilir.

Burun tıkanıklığının ve akıntısının temel sebepleri nelerdir?

Daha önce de söylediğimiz gibi, burun tıkanıklığı grip, soğuk algınlığı ve alerjinin sık görülen semptomlarından biridir. Tıkanıklığa neyin sebep olduğunu bulmak oldukça önemlidir. Çünkü, böylece onunla nasıl mücadele edeceğinize karar verebilirsiniz.

Burun tıkanıklığı ile mücadele etmek için bu harika alternatif yolu öğrendikten sonra bu problemin tedavisi için haplara ve ilaç tedavisine bir daha hiç ihtiyaç duymayacaksınız. Bu, tıkanıklıkla alakalı problemlerinizle mücadele etmek için kolay, sağlıklı ve etkili bir yoldur.

Burun tıkanıklığı bir dakikadan kısa süre içerisinde nasıl tedavi edilir?

sinüsler 3

Tıkanıklığı bir dakika içerisinde tedavi etmek imkansız gibi görünse de gerçek şudur ki, bu geleneksel Çin tıbbından türetilen akupresür tekniği sayesinde mümkündür. Aslında bu kolay teknik burun deliklerinizi açmaya yardım etmesinin yanında, birçok çeşit ağrıyı da dindirmeye yardımcı olur.

Parmak uçlarınızı vücudunuzun belli bir noktasına bastırıp bırakma şeklinde uygulanan aküpresür tekniği oldukça etkili bir yöntemdir. Ancak verim alabilmek için günde üç defa uygulanması gerekir.

  1. 1. baskı noktası kulak memesi: Kulak memenize 10 defa nazikçe masaj yapın.
  2. 2. baskı noktası kulak memelerinin arkası, kıkırdaklı kısmın biraz altı: Doğrudan kıkırdağa baskı uygulamadan 10 defa bastırıp bırakın.
  3. 3. baskı noktası burun kemerinizin üstü, gözlerinizin arası: Bir dakika boyunca bu bölgeye hafifçe baskı uygulayın. Bu özellikle sinüslerin iltihaplanmasını ve kurumasını engellemek için faydalıdır.
  4. 4. baskı noktası yanaklarınızın gözbebeklerinizle aynı hizada olduğu alt kısımları: Yüzünüzün bu bölgesine bastırıp bırakın. Bu baskı noktası tıkanıklıkla mücadele etmesi için sinüslerin açılmasını sağlar.
  5. 5. baskı noktası burun deliklerinin altı: Parmak uçlarınızı burun deliklerinin hemen altına yerleştirin ve dairesel hareketlerle hafifçe bastırın ve bunu 10 defa tekrarlayın.
  6. kaynak. sağlığa bir adım

Evde Kedi Köpek Besleyenlere Çemkirmeden Evvel Bilmeniz Gereken 15 Çarpıcı Gerçek

Hayvan evcilleştirmenin tam 12 bin yıllık bir geçmişi var. Hayvanlarla olan bu birliktelik tabii ki insanoğlu denen paşa çocuğunun yeme içme ve korunma ihtiyacına cevap vermek için başlar. Başlarda her ikisi de doğanın bir parçasıyken insanın doğadan uzaklaşmasıyla bu minnoşlar da bizimle birlikte bu şehirlere sıkışıp kalırlar. Bir çoğu o kadar evcilleşmiş ki vahşi doğada hayatta kalma süreleri bizimkinden bile daha az. Özellikle şehirlerde evde hayvan beslemeye karşı olan insanların hiç üzerinde durmadıkları çok başka gerçekler var.

Şüphesiz ki evde hayvan beslemek insanın kendi kanaatinde olan bir şey ve yaşam alanlarına  hayvan sokup sokmamak eleştiriye kapalı kişisel bir karar alanı. Fakat hayvan besleyen insanlara karşı çıkarken gösterdiğiniz bir çok argümanın hiç bir dayanağı olmadığını bilmenizde yarar var. Bir kaçına göz atalım isterseniz.

1. Her tarafını ele geçirdiğiniz o şehirlerde artık doğa yok.

Her tarafını ele geçirdiğiniz o şehirlerde artık doğa yok.

2. Çöp kutusu kenarları hiçbir zaman onların doğal yuvası olmadı.

Çöp kutusu kenarları hiçbir zaman onların doğal yuvası olmadı.

 

3. Onları doğadan aldığımızda bazı yetenekleri vardı. Şu an bildikleri tek şey dilencilik.

Onları doğadan aldığımızda bazı yetenekleri vardı. Şu an bildikleri tek şey dilencilik.

4. Şehirlerde avlanacak hiç bir şey yok. Sadece çöpler ve biz varız.

Şehirlerde avlanacak hiç bir şey yok. Sadece çöpler ve biz varız.

5. Ortalama bir kedinin ömrü 16 sene. Sokakta ise en fazla iki ya da üç yıl yaşayabiliyorlar.

Ortalama bir kedinin ömrü 16 sene. Sokakta ise en fazla iki ya da üç yıl yaşayabiliyorlar.

6. Bir çoğunun tek desteği onlara bakan insanlar.

Bir çoğunun tek desteği onlara bakan insanlar.

7. ‘Ah ne kadar tatlı’ deyip geçtiğiniz yavru kedilerin çoğu sadece bir kaç gün yaşıyor.

'Ah ne kadar tatlı' deyip geçtiğiniz yavru kedilerin çoğu sadece bir kaç gün yaşıyor.

8. Neredeyse hepsi bozuk gıda tüketmekten ya da onlara uygun olmayan şeyler yemekten sindirim sistemi hastalıklarına sahip.

Neredeyse hepsi bozuk gıda tüketmekten ya da onlara uygun olmayan şeyler yemekten sindirim sistemi hastalıklarına sahip.

9. Kısırlaştırma daha fazla muhtaç ve hasta hayvan ölümünü engellemek için yapılıyor.

Kısırlaştırma daha fazla muhtaç ve hasta hayvan ölümünü engellemek için yapılıyor.

10. Her yerde arabalar binalar ve insanlar var. Zamanında içine sığındıkları ağaç koğukları mağara ve oyuklar yok.

Her yerde arabalar binalar ve insanlar var. Zamanında içine sığındıkları ağaç koğukları mağara ve oyuklar yok.

11. İnsanlar tarafından şiddet görüyorlar dövülüyorlar ve öldürülüyorlar. Ciddiye alınır hiç bir cezası yok.

İnsanlar tarafından şiddet görüyorlar dövülüyorlar ve öldürülüyorlar. Ciddiye alınır hiç bir cezası yok.

12. Toprağa patilerini değdirebilen çok az şanslı var. Park ve mezarlık kedileri nispeten daha şanslı.

Toprağa patilerini değdirebilen çok az şanslı var. Park ve mezarlık kedileri nispeten daha şanslı.

13. Soğuk ve karlı havaları atlatamıyorlar çoğu ölüyor. Esasında dokuz canları yok, yarım canları var.

Soğuk ve karlı havaları atlatamıyorlar çoğu ölüyor. Esasında dokuz canları yok, yarım canları var.

14. Kendilerini korumayı bilmiyorlar. Binlerce yıl önce bunu onların elinden aldık.

Kendilerini korumayı bilmiyorlar. Binlerce yıl önce bunu onların elinden aldık.

 

15. Sonuç olarak içinde hayvanların güvenle yaşadığı şehirler inşa ettiğinizde biz de hayvanlarımızı sokağa bırakacağız.

Sonuç olarak içinde hayvanların güvenle yaşadığı şehirler inşa ettiğinizde biz de hayvanlarımızı sokağa bırakacağız.

kaynak: onedio

Kemik Kütle Kaybını Engelleyen Kuru Erik

Kuru erik, kalsiyum içermese de sayısız araştırma göstermektedir ki, günde üç ile beş adet arası kuru erik tüketmek, kemik hastalıklarına yakalanma riskinizi düşürebilmektedir.

İnsanlar her zaman, kemik sağlığınızı korumak istiyorsanız, bol miktarda kalsiyum almanız gerektiğini söylerler. Kalsiyum almanın en iyi yolunun ise; süt içmek ve diğer süt ürünlerini tüketmek olduğunu belirtirler. Peki bu varsayım doğru mudur?

Takip eden makalede, kalsiyuma bir başka açıdan yaklaşacağız ve size bu bağlamda oldukça faydalı bir başka besini önereceğiz: kuru erik.

Kalsiyum ile İlgili Gerçek

Osteoporoz gibi kemik problemlerinden söz ettiğimiz zaman, kalsiyumun kemiklerimiz için ne kadar da faydalı olduğu yönündeki bilgilere boğuluruz adeta. Ve elbette, bu mineral sağlığımız için hayati öneme sahip olabilir, ancak unutmamalıyız ki kalsiyum ile eşdeğer öneme sahip başka minerallere de ihtiyaç duyarız; çünkü bu mineraller, vücudumuzun kalsiyumu emebilmesi için gereklidirler. Bu sebeple, yapmanız gereken kalsiyum içeren gıdalara saldırmak değil, dengeli bir beslenme diyeti izliyor olmak olmalıdır. Bu bağlamda, kalsiyumun yanısıra diğer mineralleri içeren besinleri de tüketmelisiniz. Kuru erik bu besinlere bir örnektir.

 

peynir

Asitleştirme

Sizin de muhtemelen duyduğunuz üzere, vücudunuz asidik veya alkali pHa sahip olabilir. Birçoğumuz, bu anlamda, kötü beslenme alışkanlıkları (şeker, kızarmış yiyecekler ve işlenmiş şeker tüketimi gibi), diğer zararlı alışkanlıklar (sigara ve alkol tüketimi gibi), negatif duygular, stres ve kirlilik sebebiyle asidik tarafa yatkınızdır.

Bu aşırı asidite, kemiklerinizden kalsiyumun çalınmasına ve idrar aracılığı ile atılarak pH dengenizin temin edilmesine sebep olur.

Bu nokta, kuru eriğin neden muhteşem bir besin olduğunun ilk örneğidir. Kuru erik, pH dengenizi alkalize etmek açısından harikadır.

İçerdiği Diğer Besleyiciler

Kuru erik ayrıca, potasyum, magnezyum, bor, bakır ve demir açısından olduğu gibi, A ve K gibi vitaminler açısından da zengindir. Konu kemik kütle kaybından kaçınmaksa, kuru erik bu konuda harikadır. Enteresandır ki, içeriğinde hiç kalsiyum bulunmamasına rağmen, birçok araştırma günlük bazda kuru erik tüketmenin kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltabildiğini göstermektedir.

Kuru erik (ve hatta taze erik) oldukça besleyicidir ve kabızlığı engellemede oldukça etkilidir. Bu özelliğinden faydalanmak için her sabah birkaç tane tüketmeniz gerekir.

erikler

Nasıl Tüketmelisiniz?

Kuru eriği tüketmenin en sağlıklı yolu, gece boyunca suda bekletmek ve ertesi sabah aç karnına erikleri yemek ve ayrıca suyu da içmektir.

İdeal miktar, günlük üç ile beş adet arası erik tüketmektir.

Eğer kuru erik yeme fikri size iştah açıcı bir fikir gibi görünmüyorsa, başka kuru meyve veya sebzelerle karıştırarak tüketmeyi deneyebilirsiniz. Hatta dilerseniz, pişireceğiniz ekmek veya keklere de ekleyebilirsiniz. Tatlı aroması sayesinde, tariflerinizden bir miktar şekeri de azaltabilirsiniz böylelikle.

kuru erikler

Beslenme Diyetinizi Tamamlayın

Kemik sağlığınız açısından oldukça faydalı ve yüksek oranda vitamin ile mineral içeriğine sahip olan diğer harika yiyecekleri de günlük beslenme diyetinizde bulundurmalısınız. Üstelik bu yiyeceklerin emilimi, süt ürünleri ve bazı kalsiyum ilave edilmiş yiyeceklere nazaran çok daha kolaydır:

  • Susam: Bu besinde, sütten daha fazla kalsiyum bulunmaktadır ve emilimi de daha kolaydır. Çiğ susam yemeyi deneyebilirsiniz veya dilerseniz tuz ile kavrulmuş ve öğütülmüş susam olarak da tüketebilirsiniz veya susam yağı ya da tahin tüketmeyi deneyebilirsiniz. Tahini ayrıca su, limon, tarçın ve bal ile karıştırarak, lezzetli ve susamlı bir içecek elde edebilirsiniz.
  • Maca Kökü: Bu bitki, yüksek miktarda demir ve kalsiyum içermektedir ve hormonlarınızı dengelemek açısından harikadır. Kontrolsüz hipertansiyon veya hassas bağışıklık sistemi problemleri yaşayan kişiler, bu bitkiyi tüketmeden önce, hakkında yeterince bilgi edinmelidirler.
  • Pişmiş Havuç: Havuç pişirildiğinde, çiğ haline nazaran daha fazla kalsiyum içermektedir.
  • At Kuyruğu Otu: Selenyum açısından zengindir. Günde iki veya üç fincan tüketebilirsiniz.
  • Tuzlu Su: Ek besin olarak ilgili dükkanlarda satılmaktadır ve oldukça fazla faydası mevcuttur. Her yemekten önce bir yemek kaşığı tüketmenizi tavsiye ederiz.

Kemiklerinize İyi Gelecek Bir Smoothie Tarifi

Kemiklerinizi kuvvetlendirmek için, bu tarifi bir deneyin deriz:

  1. 1. Bir yemek kaşığı susam ile bir bardak suyu karıştırıcıya ekleyin ve en az bir dakika boyunca karıştırın.
  2. 2. Hazırladığınız susam sütünü süzün ve liflerini bir kenara ayırın (başka bir tarif için kullanabilirsiniz).
  3. 3. Sonra sütü karıştırıcıya geri ilave edin ve içerisine, daha önceden ıslatmış olduğunuz üç adet kuru eriği ilave edin.
  4. 4. Az miktarda tarçın ekleyin.

Smoothie hazır bile! Kahvaltı veya atıştırma öğünleri için ideal bir içecektir. Ayrıca, sizi ve ailenizi sağlıklı tutacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

Enginarın Şifalı Kullanımları…!

12670849_546709805495636_5643808017556927620_n[1]

Enginar lif bakımından zengindir ve sindirim sistemine yardımcı olur, ayrıca temizleyici özelliği sayesinde kabızlık ile de savaşmaya yarar.

Enginar. Kim koca bir tabak dolusu hafif sirke ve zeytinyağıyla tatlandırılmış haşlanmış enginarı sevmez ki? Lezzetli değil mi! Tek özelliği lezzeti değildir; bu dolgun yapraklı zengin sebze farkında olmanız gereken bir çok şifa barındırıyor. O zaman bu yazımızda enginarın bu faydalarına göz atmaya ne dersiniz?
Enginarın Şifalı Özellikleri

Enginar bütün ailelerin beslenmesine dahil olması gereken şifalı bir sebzedir. Bazı insanlar enginarı nasıl pişireceklerini bilmezler ve bu nedenle faydalarından ne yazık ki mahrum kalırlar. En iyisi nasıl pişirileceğini hemen öğrenmek, çünkü enginarı hem dünyanın dört bir yanında bulabilirsiniz hem de sağlık için tonlarca faydasını kaçırmamalısınız.
1. Enginar, karaciğer için sağlıklıdır

karaciğer

Bu çok bilindik bir gerçektir. Enginar karaciğerin toparlanmasını hızlandırır, bu yaşamsal organı yenilemeye yardımcı olur. Sadece hasta hücreleri yenilemekle kalmaz, aynı zamanda safra üretimini sağlar. Enginar hepatit (karaciğer iltihabı), siroz veya zayıf karaciğer fonksiyonu gibi hastalıkları tedavi etmek için harika bir seçenektir. Enginardan yapılan çay bütün faydalarını görmek için çok tesirli bir yöntemdir.

Peki nasıl yapacağız? 1 adet enginarı alın, 1 litre kaynar suyun içinde yumuşayana kadar pişirin. Yarım limonun suyunu bu suyun içine ekleyin, ve öğünlerinizden sonra bu çayı için.
2. Kilo vermenize yardımcı olur

ideal kilo

Enginar yağ yakmak için muhteşem bir seçenektir. Diüretik ve temizleyici özellikleri zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardım eder. Üstte karaciğer için anlattığımız aynı çayı hazırlayın ve her gün bunu tüketin. Fakat aynı zamanda dengeli ve düzenli bir beslenme takip etmeniz gerektiğini de unutmayın.
3. Kalp dostudur

kalp

Düzenli olarak enginar tüketmek kanı temizler. Enginar yemek, kötü kolesterolü ve trigliserit seviyesini azaltmak için müthiş bir yoldur. Ayrıca, kan şekerini düşürmeye yardımcı olduğundan diyabet hastaları için mucize bir sebzedir. Kalbiniz için de harika bir sebzedir!
4. Metabolizmayı ve sindirimi hızlandırır

hazımsızlık

İçeriğindeki lif ve temizleyici özellikleri sayesinde, enginarın sindirim sistemine büyük katkısı vardır. Ağır ve yorgun hissettiğiniz günlerde, iştahınızı kaybetmişseniz ya da kabızlıktan şikayetçiyseniz enginarı kaynatmaktan veya buharda pişirmekten çekinmeyin. Bağırsak enflamasyonunu tedavi eder ve metabolizmayı düzenler. Aynı zamanda da bağışıklık sistemini güçlendirir.
5. Enerji verir

koşu

Enginarın içinde ne kadar vitamin olduğunu biliyor musunuz? A ve B6 vitamini bakımından eşsiz bir hazinedir, ayrıca kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum, sodyum ve demir gibi mineralleri de içinde barındırır… ki bunların hepsi vücudunuzun kullanabilmesi açısından karbonhidratın enerjiye dönüştürülmesinde gereklidir.
6. Safra kesesi için ilaç niteliğindedir

safra

Bazen safra kesesi fonksiyonunu yerine getiremeyebilir, böyle zamanlarda sindirim yavaşlar ve bu da safra taşı oluşumu ihtimalini gündeme getirir. Bunu tedavi etmek için 5 adet kurutulmuş enginar yaprağından bir çay hazırlayın. Bir kaç damla limon ekleyin ve bunu öğle yemeğinden sonra için. Bazı insanlar da bu çayın şifalı etkilerini arttırmak için, çayını boldo bitkisi ile birleştirmeyi tercih ediyor.
7. Ürik asit seviyesini azaltır

ürik-asit

Yüksek seviyedeki ürik asitin etkilerinden muzdaripseniz, kanın içinde kristal birikebilir, bu da damarların ve arterlerin kapanmasına yol açarak ağrı oluşturur. Bu atık ürün pürin bakımından yüksek gıdalardan kaynaklanır, bütün etlerin içinde bulunur. Düzenli olarak enginar tüketmek ürik asit seviyesini günden güne azaltır ve gut ile ilgili problemleri ortadan kaldırır.
8. Baş ağrılarının azalmasına yardımcı olur

baş ağrısı

Uzmanlara göre, bazı tip baş ağrıları karaciğer problemlerinden kaynaklanır. Karaciğer fonksiyonunu düzgün olarak yerine getiremiyorsa, toksinlerle doluysa veya çok fazla yağ biriktirmişse, malez ile birlikte baş ağrılarına maruz kalırız. Daha fazla enginar tüketmeye başlayın, özellikle de çayını içmeyi deneyin.

Sonuç olarak, haftada 2 veya 3 kez enginar tüketmenizi öneriyoruz. Bu güzel sebzeyi hazırlamanın bir çok orjinal yöntemi var; karidesli bir salata sosu hazırlayabilirsiniz, tam tahıllı pirinç ile yapabilirsiniz veya fasulye, mercimek ile birlikte pişirebilirsiniz – bütün hepsi de ailenizin bütün üyeleri için çok yararlı. Sadece enginarın çok fazla sodyum içerdiğini aklınızdan çıkarmayın – eğer sodyum açısından düşük bir diyette iseniz, enginar tüketimini sınırlandırmanız daha iyi olabilir.

kaynak: herşeyden önce sağlık

Anksiyeteyi Kontrol Altına Alıcı 6 Meyve Suyu

Anksiyeteyi-kontrol-altına-alacak-meyve-suları[1]

Kadınlar, erkeklere nazaran, onları daha sık anksiyeteye sevk edebilecek oranda fazla konu hakkında düşünmeye meyillidirler. Bu durumu çözümleyebilecek ve sıklığını azaltabilecek birçok doğal alternatif mevcuttur.

Birçok insanın sahip olduğu modern yaşam tarzı sayısız yükümlülüklerle doludur; bu da insanların kendilerini daha sık endişe içinde bulmalarına sebep olur. Bu sorun da, diğer sağlık sorunları gibi tedavi edilmelidir çünkü eğer zamanında ve doğru şekilde tedavi edilmezse, yaşam kalitesini düşürebilir ve daha ciddi fiziksel ve duygusal problemlere sebep olabilir.

Son yıllarda yapılan araştırmalar göstermektedir ki; her gün daha fazla görev üstlenmek durumunda olan kişiler, doğru orantılı olarak daha yüksek oranda kaygılanırlar. Açıklamalar yine benzer şekilde, kadınların erkeklere oranla daha fazla anksiyete sorunu duymaya meyilli olduklarını göstermektedir. Bu da, kadınların daha çeşitli konular hakkında düşünüp kaygılanmaları ile açıklanmaktadır.

Ciddi anksiyete problemleri, konunun uzmanı tarafından tedavi edilmeliyse de; bu problemin oluşmasını engelleyebilecek ve muhtemel semptomlarını azaltabilecek harika alternatifler de mevcuttur. Takip eden makalede, endişenizi kontrol altına alabilmenize yardımcı olacak en iyi meyve suyu tariflerinden bahsedeceğiz.

Papaya ve Elma Suyu

Papaya

Bu harika meyve suyu, anksiyete seviyeniz açlığınızı tetiklediğinde ve ekstra bir tabak daha yeme isteği oluştuğunda, endişenizi kontrol altına almaya yardımcı olacaktır. Bu meyve suyunun içeriğindekiler anksiyeteyi kontrol altına alacak ve tok hissetmenize yardımcı olacaktır. Aynı zamanda da sindirim sistemi açısından da oldukça faydalıdır.

Malzemeler:

  • 1 adet doğranmış papaya,
  • 1 adet çekirdekleri çıkarılmış kırmızı elma.

Nasıl Hazırlanır:

Her iki meyveyi de karıştırıcıya koyun ve daha kolay karıştırabilmek için içine biraz su ekleyin. Bu meyve suyunu, yatmadan 2-3 saat önce veya yemeklerden yarım saat önce içmelisiniz.

Lahana ve Havuç Suyu

Yüksek miktarda antioksidan ve C vitamini içeriği sayesinde lahana ve havuç suyu, anksiyete ile baş etmenize yardımcı olacaktır. Anksiyete ile savaşmanıza yardımcı olmasının yanısıra, bağışıklık sisteminiz açısından da oldukça faydalıdır.

Malzemeler:

  • Orta boy bir lahananın dörtte biri, doğranmış olarak,
  • Üç adet büyük boy havuç,
  • İki ampul rezene, dörde bölünmüş şekilde.

Nasıl Hazırlanır:

Tüm malzemeleri karıştırıcıya koyun ve güzelce karıştırın.

Anksiyeteyi Kontrol Altına Alacak Güçlü Meyve Suyu

Maydanoz

Bu güçlü meyve suyu, sarımsağın, soğanın, biber ve de maydanozun iyileştirici özelliklerini barındırmaktadır. Bu sayede de anksiyetenizi kontrol altına alabilmenize yardımcı olur. Bağışıklık sisteminiz açısından da oldukça faydalıdır.

Malzemeler:

  • Bir avuç maydanoz,
  • İki adet biber,
  • İki adet soğan,
  • İki diş sarımsak.

Nasıl Hazırlanır:

Tüm malzemeleri karıştırıcıya ekleyin ve daha kolay karıştırabilmek için içerisine bir miktar da su ekleyin. Bu meyve suyunu iki günde bir ve soğuk olarak tüketmelisiniz.

Muz, Çilek ve Armut Suyu

Bu lezzetli meyve suyu, anksiyete ile savaşta size yüksek oranda yardımcı olabilecek özelliktedir. Ayrıca, daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar; dolayısı ile aşırı yemek yeme isteğinizi azaltmış olur. Bu meyveler size enerji verecektir, ayrıca ruh halinizi de iyileştiricilerdir. Bu sayede de, yapmanız gereken tüm görevlerin üstesinden gelebilmenize olanak sağlayacaktır.

Malzemeler:

  • Bir adet muz,
  • 250 gram çilek,
  • Bir adet armut.

Nasıl Hazırlanır:

Tüm malzemeleri, yarım fincan su ile birlikte karıştırıcıya ekleyin ve akışkan bir kıvam elde edinceye dek birkaç dakika boyunca karıştırın. Bu meyve suyunu sabahları için.

Yulaf Ezmeli Armut Suyu

Yulaf-ezmesi1

Anksiyete ve onun semptomları ile savaşmak dendiğinde, armut ve yulaf ezmesi harika bir ikilidir. Yulaf ezmesi, kahvaltılık olarak harika bir alternatif olmasının ötesinde, bu meyve suyu içerisinde sizi daha tok tutmaya ve aşırı yeme isteğinin yok edilmesine yardımcı olacaktır. (Aşırı yemek yeme isteği, anksiyetenin en yaygın görülen sonuçlarındandır.)

Malzemeler

  • Olgun bir armut,
  • İki yemek kaşığı yulaf,
  • Bal,
  • Bir fincan nane çayı (200 ml).

Nasıl Hazırlanır?

Armutun suyunu çıkarabilmek için, katı meyve sıkacağı kullanın. Sonra bu meyve suyunu, yulaf ve nane çayı ile birlikte karıştırıcıya alın. Birkaç dakika boyunca, homojen bir karışım elde edinceye kadar karıştırın. Son olarak, tatlandırmak için içerisine az miktarda bal ekleyin.

Elma ve Ceviz Suyu

Elma ve ceviz suyu, anksiyetenizi kontrol altına alabilecek sağlıklı bir içecektir. Ayrıca, kendinizi tok hissetmenizi ve elma ile cevizin tüm iyi özelliklerinden faydalanmanızı sağlayacaktır. Eğer ruh halinizi iyileştiremiyor veya anksiyete durumundan bir türlü kurtulamadığınızı hissediyorsanız, bu mükemmel meyve suyunu içmekte bir an bile şüphe etmeyin.

Malzemeler:

  • Bir adet yıkanmış elma,
  • Badem sütü,
  • Dört adet ceviz (sinir sistemi için faydalıdır),
  • Az miktarda portakal çiçeği balı (rahatlatır).

Nasıl Hazırlanır:

Bir adet soyulmamış elmanın suyunu çıkartabilmek için katı meyve sıkacağı kullanın. Sonra bu meyve suyunu, ceviz ve badem sütü ile birlikte karıştırıcıya koyup bir müddet karıştırın. Son olarak içine az miktarda portakal çiçeği balı ilave edin ve soğuk olarak tüketin.

kaynak: sağlığa bir adım

Hangi Bitki Hangi Kansere Karşı?

Hangi bitkinin hangi kanserle savaşmakta doğal gücü olduğunu öğrenmek ister misiniz? Savaş başlasın!

hangi bitki

Kanseri önlemek ve yok etmek için yeni tedavi yolları ve ilaç bulmak amacıyla sabırla çalışan uzmanlar, aslında tüm hastalıkların tedavisinde kullanılan bitkilerin kanserde de etkili olduğuna dair hemfikirler. Tek başına bitkiler, kanserle savaşmakta yeterli olmasa da kanseri önlemekte ve tedaviye katkı sağlamakta önemli bir yere sahipler.

Madem öyle, hangi bitkinin hangi kansere iyi geldiğini öğrenelim:

Aloe Vera

aloe vera

Tıbbi sarısabır olarak da bilinen aloe vera bitkisi, bağışıklık sistemini koruyan ve cilt kanserinde etkili olan bir bitki.

Biberiye

biberiye

Akciğer, kalın bağırsak, cilt, meme kanserlerinin ve löseminin düşmanı biberiyeye “Kanserin En Çok Korktuğu Bitki” unvanı verilmeli.

Çörek Otu

çörek

Lösemi, lenf bezi, meme, kalın bağırsak, karaciğer ve meme kanserlerini önleyen ve vücudu bu virüse karşı koruyan bir bitkimiz. Biz onu daha çok poğaçaları süslemek için kullanıyorduk ama bu minik siyah tanecikler kanserin düşmanıymış meğer.

Isırgan

ısırgan

Prostat kanserine iyi gelen ısırgan otu, erkeklerin çay olarak tüketmesi gereken bir bitki. Korkmayın, ısırmaz.

Zerdeçal

zerdeçal

Cilt, baş-boyun, idrar yolları, mide, kalın bağırsak, meme, rahim ağzı ve pankreas kanserlerine düşman bir bitki. Kendisi, kanser hücrelerinin yaşamasını sağlayan enzimlerin aktivitesini azaltıp onları yaşadıklarına pişman ediyor.

Kızılcık

kızılcık

Kalın bağırsak, akciğer, baş-boyun, meme, prostat, yemek borusu ve tüm yumuşak doku kanserlerinde etkili olan kızılcık, tüketmesi lezzetli bir bitki. İster tane tane ağzınıza atın ister reçelini yapın yiyin.

Zencefil

zencefil

Akciğer, kalın bağırsak, meme, mide, karaciğer, pankreas ve yumurtalık kanserlerinin yanında lenf bezlerindeki kanser hücrelerini öldüren ve lösemiye kovalayan zencefile sonsuz teşekkürler.

Sarı Kantaron

sarı kantaron

Akciğer, idrar yolları, beyin, karaciğer, meme, lösemi, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinde etkili olan sarı kantaron, kanser hücrelerinin “Sarı geldi, kaç!” dediği bir bitki. Dünyanın en faydalı sarışınlarından biri kendisi.

Nar

nar

Baş- boyun, kalın bağırsak, meme, prostat kanserlerinin ve löseminin tedavisinde etkili olduğu söylenen nar, bunun yanında, vücudu kanser hücrelerine karşı koruyan bitkiler arasında da yer alıyor. Yüzyıllardır ilaçlarda kullanılan narı sıkıp sıkıp için, tane tane yiyin ama mutlaka tüketin.

kaynak: iyihisset.com

kaynak: sağlıkla kal Fatoş Pabuccu Tuncay

Bu kız 500 yaşında…

12651346_950778358309571_4001670961623766455_n[1]

Bilim insanları, 500 yıl önce kurban edilerek,
Arjantin topraklarındaki bir yanardağın zirvesine gömülen Inka mumyasının ölümüne ait sır perdesini kaldırmayı başardı.

Arjantin ve Şili arasındaki sınırda deniz seviyesinden 6739 metre yükseklikte
Lyulyaylyako Volkanının hemen yanında buzun içerisine gömülmüş 14-15 yaşlarındaki kızın mumyasının sırrı çözüldü.

Aradan geçen 500 yıla rağmen dün ölmüş gibi canlı duran ve hiçbir organı hatta üzerindeki giysiler bile çürümeyen kız,
İnka kabilesine bağlı.

Kızla birlikte 7 yaşında bir çocuk ve 6 yaşında da başka bir kız daha bulundu.
1999 yılında bulunan bu inanılmaz mumya üzerinde yıllardır araştırmalar yapılıyor.
Kızın akciğerinde tüberküloza benzeyen akciğer enfeksiyonlarına rastlandı.İlk kez bir mumyada bir enfeksiyon bulundu
DNA testlerinde de bütün hücrelerinin sağlam olduğu belirlendi.
New York Üniversitesi`nden bir ekip yıllardın bu kızın nasıl bu kadar sağlam kalabildiğini araştırıyor.

Bu konu hala bir sır olarak duruyor.

3 küçük çocuğun yanında bulunan
altın, gümüş, giysiler, yiyecekler ve bilinmeyen bir beyaz kuş tüyleri çocukların kurban edilmiş olma ihtimalini arttırıyor.

Bilim insanları, 500 yıl önce kurban edilerek,
Arjantin topraklarındaki bir yanardağın zirvesine gömülen Inka mumyasının ölümüne ait sır perdesini kaldırmayı başardı.
Araştırmalar sonucunda, genç kızın öldüğü sırada akciğerlerinde enfeksiyon bulunduğu tespit edildi.

kaynak: keyif atölyesi birsen uzun

En Doğrusu, Olayları Kendi Akışına Bırakıp Müdahale Etmemektir…

12647428_1194918403859460_6692099028024465332_n[1]

 

Konfüçyüs, öğrencilerine ders veriyordu. Sınıfa, elinde dar ve uzun bir vazo ile geldi. Tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde de bir elma vardı. Elmayı vazonun içinde koyduktan sonra, vazoyu yere bıraktı ve şöyle dedi…

“Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı alabilir!”

Öğrencilerden biri atıldı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu. Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalıştıkça elma elinden kaydı. Bir de elini vazoya sıkıştırdı, bağırmaya başladı…

“Elimi çıkaramıyorum!”

Konfüçyüs: “Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmezsen, elini çıkaramazsın…” dedi. Öğrenci biraz daha uğraştı, elmayı elinden bırakmak istemiyordu ama sonunda mecburen bıraktı. Elini vazodan çıkardı. Konfüçyüs’a sordu…

“Elmayı vazodan çıkarmanın bir yolu var mı?”

Konfüçyüs, “Nasıl olacağını göstereyim.” dedi ve vazoyu ters çevirdi.Elma, kendiliğinden vazonun içinden yuvarlanıp çıktı. Öğrenciler, çözümün bu kadar basit olması nedeniyle gülmeye başladı.

Konfüçyüs, öğrencilerine elmayı göstererek dedi ki…

“Göründüğü gibi basit değil, bazen bırakabilmek daha zordur. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.
Hayatın akışında, bazen ulaşmak istediklerinize onları yakalamaya çalışarak değil, onların size gelmelerine izin vererek ulaşabilirsiniz. Bazen en doğrusu, olayları kendi akışına bırakıp müdahale etmemektir.Sorunlara bakış açınızı değiştirdiğinizde, farklı çözümler bulabilirsiniz…”

Kaynak: Charltte Gabayın Facebook Sayfası