Archive | 16 Şubat 2016

PARAYLA İLGİLİ KÖR İNANÇLARINIZI TANIYIP ONLARDAN KURTULUN

essu_1354198041127[1]

Bu yazıda bereketin size akmasını durduran şeyin ne olduğunu ve artan yüksek miktarlardaki parayı almaya nasıl açık olabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

1. Parayla ilgili engelleyen inançlarınızı tanımlayın
Eğer paranın hayatınıza serbestçe akmasına izin vermiyorsanız, bu her zaman parayla ilgili engelleyen inançlarınız olduğu anlamına gelir.
Bilinçaltınıza ailenizden ve öğretmenlerinizden sıkça tekrar edilmiş kalıpları alırsınız ve böylece bunlar inanca dönüşürler.
Çocukken anne babanızın, öğretmenlerinizin ve diğer otorite figürlerinin hep doğru olduğunu düşündünüz ve böylece fikirlerinin geçerliliğini sorgulamadınız ve hepsini gerçek saydınız. Sıkça tekrar edilen görüş ve kalıpları bilinçaltına aldınız ve hayat deneyiminiz de sahip olduğunuz inançların yansıması haline dönüştü.
Bu tarz inançları tanımlayabilmek için çocukken anne babanızın parayla ilgili hangi görüşlere sahip olduğunu hatırlamanız gerekir. Varlıklı insanları eleştirirler miydi? Genellikle almaya güçlerinin olmadığını mı tekrar ederlerdi? Borçlardan ve bozuk maddi durumdan mı bahsederlerdi? Bütün bunlar bilinçaltınızın derinliklerinde bulunan muhtemel engelleyen inançlar olabilir.
Bu inançları bulup çıkartmak zaman alabilir ancak bu zamana değer. Finansal durumunuz buna bağlıdır. Bunları bir kez açığa çıkardığınızda paranın hayatınıza serbestçe akmasını da sağlayacaksınız.
Sıkça tekrar edilen ifadeleri hatırladığınızda bunları yazın ve yüksek sesle okuyun. Okuduğunuz ifadeye cevap olarak karnınızda negatif bir his oluşuyorsa bu sahip olduğunuz engelleyen bir inancı açığa çıkardığınızı gösterir.
Şimdi bu engelleyen inancı düşünmeye çalışın. Bu inanca sahip olmanın faydası var mı? Bu inancın bereketin akışını engellediğini ve işe yaramaz olduğunu anlamaya çalışın.
Sahip olduğunuz bu inancın başlangıçta size ait olmadığını anlamanız gerekir. O yalnızca anne babanıza veya öğretmenlerinize ait sıkça duyduğunuz bir görüştü ve sonuç olarak bilinçaltınız onu kabul etti.
Anne babanızın sizin yalnızca iyiliğini istediğini anlamalısınız. Onlar da anne babalarından böyle görmüşlerdi ve o yüzden size doğru bir şey öğrettiklerini zannettiler. Bu tarz ifadelerin size zarar vereceğinin farkına varamadılar.
Anne babanızı maddi bereket konusundaki bilgi eksikliğinden dolayı tamamen bağışlamalısınız. Öğretebilecekleri en iyi şeyi öğrettiler o yüzden onlardan aldığınız tüm güzel dersler için takdir edici olun ve çok iyi olmayan dersler için de anlayış gösterin.
Anne babanızı tamamen bağışlayıp onların kıymetini bildiğinizde kısıtlayan inancı da sonsuza dek çözmüş olacaksınız. Şimdi yapacağınız tek şey bereket ile ilgili pozitif bir olumlama söylemek.

Bu olumlamalar şöyle olabilir:Para hayatıma kolayca ve sıkça akıyor.
Farklı kaynaklardan artan miktarlarda para kazanıyorum.
Her gün para kazanma fırsatları ile karşılaşıyorum.
Para kazanmak benim için çok kolay.

Ben şimdi paramı akıllıca kazanıyor, biriktiriyor, harcıyor ve yatırıma dönüştürüyorum.
Parayı bollukla kazanmayı hak ediyorum.
Bir mıknatıs gibi parayı çekiyorum.
Hayatımın işini yaparak büyüyor ve gelişiyorum.
Hayal ettiğimden daha fazla sevgi, mutluluk ve paranın hayatıma girmesine izin veriyorum.
Hem para kazanıp hem de kendimi eğlendirmeyi hak ediyorum.
Tüm dünyanın parasını ve kendi paramı onurlandırıyorum.
Para benim dostumdur.
Para yaşamımda özgürce ve sürekli dolaşıyor.

2. Para akışı tıkanıklıkları için evinizi kontrol edin.

Giriş kapısında, yüzünüzü kapıya dönmüş olarak durduğunuzda evin sol karşı köşesinde ne olduğunu kontrol edin.
Eğer eviniz yoksa ve bir kiralık bir odada yaşıyorsanız, yine aynı şey geçerlidir. Kapıda durun ve içeriye bakarken sol karşı köşede ne olduğuna bakın. Bu köşenin ne içerdiğine bakın.
O köşede bir dağınıklık görüyorsanız orayı mümkün olduğunca çabuk temizlemelisiniz. Para bölgesindeki dağınıklık para akışını tıkar.
Bu bölgeye koyacağınız bazı para sembolleri ile burayı güçlendirin. Bu semboller (Çin paraları, içi para dolu bir kap gibi) geleneksel bereket sembolleri veya size özel semboller olabilir.
Bozuk veya tam çalışmayan şeyleri tamir edin. Böyle şeyler de para akışını tıkar.
Para bölgesi aynı zamanda hayal panonuzu veya maddi olarak arzuladığınız şeylerin resmini koyabileceğiniz harika bir yerdir.
Buraya yeşil veya mor renkli şeyler koyun. Mor çiçekler olabilir veya mor ve yeşil resimler. Yeşil gelişmeyi, mor bereketi sembolize eder. İkisi beraber artan bereketi sembolize eder.
3. Kullandığınız dile dikkat edin
Hiçbir zaman yoklukla ilgili konuşmamalısınız, hangi gerekçe ile olursa olsun. Bu konuda şaka bile yapmamalısınız. Yokluktan bahsettiğinizde yokluğu düşünürsünüz ve yokluğun zihinsel bir görüntüsünü yaratırsınız. Ve sonuç olarak da yokluğa sahip olursunuz.
Maddi durumunuzdan yalnızca olumlu şekilde bahsedin. Eğer paranız yoksa, paranın hayatınıza gelmekte olduğunu ve ihtiyacınız olduğunda paranızın hep olduğunu söyleyin.
Başta yalan gibi görünebilir ancak zamanla bereketle ilgili bu pozitif ifadelere alışacaksınız ve hayatınızda artan bir para akışı deneyimleyeceksiniz.
4. Seçici odaklanmayı uygulayın
Yoklukla ilgili sembollere ve görüntülere bakmayın çünkü yokluk hayatınıza yansır. Daima bolluk bereket ile ilgili sembollere bakın.
Bahçedeki çiçeklerin bereketine, gökyüzündeki yıldızların bolluğuna, lüks arabalara veya zengin insanlara odaklanın. Birçok bereket sembolü vardır. Bu sembollere sürekli olarak odaklandığınızda, yüksek bir titreşim yaymaya başlayacaksınız ve bu da size daha bol para akışını açacak.
Yoklukla ilgili sembolleri tamamen göz ardı edin. Onlara hiç dikkat etmeyin ve bu şekilde yokluğu hayatınıza davet etmemiş olacaksınız. Genel olarak, hayatınızda görmek istediğiniz şeye odaklanın.

5. Bolluk içindeki insanların arasında olun
Eğer tüm arkadaşlarınız parasızsa sizin de maddi zorluklar yaşıyor olmanız sürpriz olmaz. Yalnızca varlıklı en azından borcu olmayan insanların arasında olun. Bu tanıma uyan hiçbir arkadaşınız ya da akrabanız yoksa, maddi durumunuzu yoluna koyana kadar yalnız kalın. Böylece maddi bolluk içindeki kişileri çekmeye başlayacaksınız.
Parasız insanları dışlamak istemeyebilirsiniz ancak parasızlıktan şikayet ederek size verdiği zararları düşünün. Zihninize yokluğun resimlerini işliyorlar ve bu da sizin gerçeğiniz olarak hayatınıza yansıyor.
Sizin için hangisinin daha önemli olduğunu düşünün. Varlıklı olmak ve kendinizi özgürleştirmek mi yoksa şikayet eden arkadaşlarla nefret ettiğiniz bir işe yapışıp kalmak mı? Bu tamamen sizin seçiminiz.

6. Çevrenizde daha fazla para kanıtı yaratın
Sahip olduğunuz tüm ucuz şeylerden kurtulun ve sadece kaliteli olanları bırakın. Sıkça alışverişe gitmemelisiniz çünkü böylece yokluk enerjisi yayan birçok ucuz şey alabilirsiniz. Az alın ancak zenginliği sembolize eden daha kaliteli ürünler alın.
Yüksek fiyatlı eşyalara sıcak bakmıyorsanız bu fikrinizi değiştirme zamanı. Bu o ürünlerin ne olduğuyla ilgili değil, onların değeri, fikri ve markası ile ilgili. Siz bir zenginlik sembolü alıyorsunuz. Bu eşyalara sıcak bakmıyorsanız, onlar sizin için hiçbir zaman alınabilir olmazlar.

7. Bereket titreşimine geçin
Titreşiminizi yükseltin ki bereketle aynı titreşimde olabilin. Yalnızca pozitif şeylere ve bereket sembollerine odaklanın, olumlu konuşun ve hiçbir zaman nefret, kıskançlık, güçsüzlük gibi düşüncelerin içine girmeyin, çünkü bunlar negatif görüntüleri hayatınıza çekerler.

8. Para konusunda kendinizi iyi hissedin
Birisi para konusunu gündeme getirdiğinde, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Duymaya istekli misiniz, hevesli misiniz, heyecanlı mısınız? Ya da korku, endişe, kafa karışıklığı ve acizlik mi hissediyorsunuz? Bunlar finansal çekim noktanızı gösteren çok farklı titreşimlerdir.
“Kara gün” için para biriktirmemelisiniz çünkü böyle yaparak paraya doğru çok negatif (korku ve acizlik içeren) enerji yönlendirirsiniz. Bunun yerine parayı fırsatlar için bir kenara ayırın. Böylece yeni fırsatlara açık olursunuz ve onları almaya hazır olduğunuz için onlar da size daha çabuk ulaşırlar.
Paraya daha saygılı ve pozitif bir tutum içinde olmaya çalışın, böylece kısa zamanda hayatınıza para akışını yaratmaya başlayacaksınız. Paraya böyle bir tutum içinde olmak size zor geliyorsa; bu durum, konu hakkında hâlâ engelleyen bazı inançlara sahip olduğunuzu gösterir. Bu tarz inançları bulmak ve yok etmek için bu yazıdaki ilk maddeyi yeniden gözden geçirin.

9. Paraya saygıyla davranın
Yolda yerde para görürseniz alın, parayı cüzdanınıza özenle yerleştirin, parayı çantanıza veya cebinize tıkıştırmayın. Paraya saygılı olun ve böylece para sizi izlesin.
Faturalarınızı zamanında ödeyin. Borç aldığınız parayı ödemezseniz, bundan dolayı başka para alamazsınız. Parayı bir yerlerde saklarsanız, bu sahip olacağınız tüm para olur.
Parayı sevgi, mutluluk ve inançla verirseniz, o zaman para akışını açarsınız.

10. Para bağışlayın
Yardım kuruluşlarına, ihtiyacı olanlara ve iyiliğe vesile olacak şeylere para verin. Bu para size on katıyla geri döner. Bu evrensel bir kuraldır.
Paraya ve hayatınızdaki diğer iyi şeylere şükredin çünkü ne kadar şükür içinde olursanız doğası aynı olan şeyler hayatınıza akmaya başlar.

11. Sabırlı olun
Bereket sürecinin tadını çıkarın çünkü yakında zengin olacaksınız. Ancak hâlâ paranızın olmadığının kanıtlarına bakar durursanız emin olun ki para hayatınıza daha yavaş akacak.
Henüz hiç kanıtı olmasa bile, paranın hayatınıza akacağına dair inançlı olun. Paranın yokluğunu gözardı edin ve tüm enerjinizi paranın geldiğine dair inancınıza odaklayın – ve gelir.
Sonuç
Bu para akışını sağlayacak 11 teknik, finansal olarak daha büyük bolluk içinde olmanıza yardım edecek. Bütün teknikleri veya aklınıza yatanları deneyebilirsiniz. İnanç ve heyecanla uygularsanız muhakkak işe yararlar.
Ancak negatif bir tutumla uygulamaya başlarsanız, işe yaramaz çünkü negatif enerji bu tekniklerin faydalarıyla uyumlu değildir.
O yüzden, bu adımlar üzerinde güvenle ve pozitif olarak çalışın ve kısa zamanda gelen paranın tadını çıkarın.

  • Çeviri: Hakan Arabacıoğlu

Binlerce hasta böyle iyileşti!

Uzmanlara göre balla tarçın karışımı tam bir şifa deposu.. İşte ballı tarçının bilinmeyen mucize faydaları..

binlerce_hasta_boyle_iyilesti_h102207_fc284[1]

Uzmanlar tarafından ballı tarçının tam anlamıyla mükemmel bir doğal ilaç olduğu kanıtlanmıştır. Tarçın bal karışımının soğuk algınlığından kalp hastalıklarına, kanserden cilt enfeksiyonlarına hatta kilo vermeye kadar bir çok alanda faydası mevcut.

Tarçınlı Balın Hazırlanışı
1 bardak kaynamış su içerisine bir miktar tarçını ilave edin ve demlemeye bırakın. Karışım oda sıcaklığına geldiğinde eklediğiniz tarçının 2 katı kadar balı karışıma ekleyin ve karıştırın. Yaptığınız bu bal tarçın karışımının yarısını akşam yatmadan önce için, kalan yarısını ise sabah kalktığınızda tüketin.
Tarçın ve bal karışımını hazırlamak bu kadar kolay. Şimdi gelelim bitmek bilmeyen faydalarına. Karışımın o kadar etkili ve çok faydası var ki ilaç firmaları bu karışımın yayılmasından hoşlanmayacak. Çünkü bir çok alanda faydası görülüyor. Bir çok ülkede tedavi amaçlı kullanılan doğal bir takviye…

İşte Ballı Tarçının Mucizevi Etkileri – Bal Tarçın Neye iyi gelir – Faydaları Nelerdir..?
Bağışıklı Sistemi: Karışım bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve bakteriyel hastalıklara karşı direnci artırıcı etkisi var.

İdrar Yolu Enfeksiyonu:
Bu karışımın idrar yollarında oluşan mikropları öldürdüğü bilinmektedir.

Sindirim Güçlüğü:
Bu karışım midede asit oluşumunu engelliyor ve en ağır yemekleri dahi kolayca sindirmenize olanak sağlıyor.
Kolesterol: Bu karışımı tükettikten 2 saat sonra kandaki kolestrol oranının Yüzde 10 azaldığı tespit edilmiştir.
Sivilceler: 3 yemek kaşığı bal ile 1 çay kaşığı tarçını gece yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün. Ertesi gün sürdüğünüz bölgeyi ılık su ile durulayın. 2 hafta boyunca her gün uyguladığınız da sivilcelerinizin tamamı yok olacaktır.

İşitme Kaybı: Her gün düzenli olarak bal tarçın karışımı tüketirseniz duyma kaybınız gidebiliyor.
Gaz: Bal ve Tarçın karışımı midede oluşan gazı önler.
Cilt Enfeksiyonları: Mantar, egzama gibi cilt enfeksiyonu olan bölgelere düzenli olarak sürdüğünüzde iyileştirme göstermektedir.
Kötü Nefes: Sabahları bal ve tarçın karışımı bir suyla gargara yapmak gün boyu güzel bir nefese sahip olmanızı sağlayacaktır.
Kanser: Düzenli olarak tüketilen bal ve tarçın karışımı mide ve kemik kanserini yenmede önemli bir rol oynuyor.
Grip: Balın içerisindeki doğal bir bileşimin grip mikrobunu öldürdüğü kanıtlanmıştır.
Yorgunluk: Balın içerisinde bulunan şeker vücudun güç kazanmasını sağlar. Bal ve tarçın karışımı ise vücudun daha zinde ve esnek olmasını sağlamakta.
Soğuk Algınlığı: 3 gün boyunca bir kaşık bal ve çeyrek kaşık tarçın tüketilmesi soğuk algınlığını tedavi etmektedir.
Zayıflama: Bal tarçın kürü olarak bilinen bu karışım bir çok kişi tarafından zayıflamak amaçlı kullanılmaktadır. Bal tarçın kürünü yaparak 21 günde 4 kilo veren okurlarımız var. Sabahları aç karnına ve yatmadan önce olmak üzere, günde 2 kez tüketerek kilo verebilirsiniz.

Büyük Hazine Tarçın

Binlerce yıl boyunca, tarçın farklı ev yapımı tedavilerinde kullanılmıştır. Modern bilim yapılan çeşitli araştırma ve çalışmaların ardından tarçının birçok faydasını doğrulamıştır.Bu baharat Mısır gibi bazı ülkelerde bulunan cinnamomum isimli bir ağacın iç kabuğundan elde edilir. İlk kullanımının izleri de Mısır’a kadar sürülmüştür. O zamanlar tarçın, yalnızca krallar tarafından lüks bir şekilde kullanılabilen çok değerli, nadir ve pahalı bir ürün ve hediyeydi.

 

Ürün süreci ağacın sapını keserek, kabuğunu alarak gerçekleşir. Ardından, çubuk şeklinde çizgiler oluşur. Ayrıca toz tarçın elde etmek üzere öğtülebilir.Neyse ki, günümüzde tarçın kolaylıkla temin edilebilen ve marketlerden satın alınabilen bir baharat haline gelmiştir. Karakteristik aromasını yağlı kısmına borçludur. Yağlı kısmı ise metabolizma ve sağlığa yönelik birçok fayda içeren baharın en önemli özelliklerinden sorumlu cinnamaldehyde adı verilen maddeden gelmektedir.

 

İki türlü tarçın vardır:

 

Ceylon tarçını; aynı zamanda hakiki tarçın olarak da bilinir.
Cassia tarçını; en sık tüketilen türüdür.

Tarçının Faydaları
Kendine has tadı ve mutfaktaki çeşitli kullanımlarıyla tarçının (bilim tarafından kanıtlanmış) faydalarından bazıları şöyle:

 

Antioksidan deposu
Bu maddeler “serbest radikaller” tarafından verilen oksidatif hasarlara karşı vücudunuzu korumaya alır. Çalışmalara göre tarçının içinde yüksek kaliteli polifenoller bulunmaktadır. Çalışmalarda 26 baharatın antioksidanlarıyla tarçınınkini karşılaştırmışlar ve içlerinden en güçlüsü oregano ve sarımsakla beraber tarçın çıkmıştır.

 

İltihap sökücü

Tarçın vücudun farklı yerlerindeki şişliği azaltmakla beraber, iltihaplarla savaşır, hasar almış dokuları onarır ve eklem yangısı veya gut hastalarının belirtilerine iyi gelir.

 

Kalp Hastalıklarına Yakalanma Riskini Azaltır
Ailenizde kalp damar hastalığı geçmişi varsa ya da riskli hasta konumundaysanız (obezite, diyabet, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon) daha fazla tarçın tüketmeye çalışın. Bu baharatın ölüme kadar gidebilecek  kalp sorunlarına karşı riski azaltma kapasitesi bulunmaktadır. Tip II diyabet hastaları için ise, günde bir gram tarçının kan şekeri üzerinde oldukça iyi etkileri gözlemlenmektedir.

 

Ayrıca tarçın “kötü” kolesterol seviyelerini ve trigliseriti azaltmaya yardımcı olur. Yapılan bazı çalışmalara göre tarçın “iyi” kolesterol miktarını arttırırken hipertansiyonu da azaltmaktadır. Bütün bunlar daha sağlıklı bir kalbe sahip olmanıza katkı sağlar.

 

İnsülin Hassasiyetini İyileştirir

Bu da tarçının diyabetli hastalara yönelik insülin hormonuna olan hassasiyeti iyileştirebilme kapasitesinden gelen başka bir faydası. İnsülin hormonu vücuttaki enerji seviyelerinin ve metabolizmanın en başlıca gelen düzenleyicilerinden biri. Ayrıca özellikle kan akışında ve hücrelere doğru olmak üzere kanda şekeri taşır. İnsülin direnci olan hastalar diyabetin ötesinde ciddi sorunlardan şikayetçi olurlarsa tarçın burada da devreye girer.

 

Diyabet Önleme Gücü
Daha önce söylediklerimize ilişkin olarak, tarçın kan şekeri seviyesini düşürür; işte bu sebeple diyabet hastalarının tarçını daha sıklıkla tüketmesini öneriyoruz. Tarçının yemek yendikten sonra kan akışına giren glukoz seviyesini düşürdüğü, sindirim enzimlerine müdahale edebildiği, sindirim yolundaki karbonhidratların bozulmasını azalttığı ve taşıma hücrelerine etkime yaptığı kanıtlanmıştır.

 

Tarçını şekersiz tatlılarla ya da öğle veya akşam yemeğinden sonra kahveyle beraber tüketmenizi öneririz. Diyabetli hastalar üzerine yapılan çalışmalar tarçının şeker seviyesini %30’a kadar düşürebildiğini göstermiştir. Önerilen günlük doz ise 6 grama kadardır.

 

Dejeneratif Hastalıkları Azaltır
Nörodejeneratif problemler beyin hücrelerinin yapısı veya fonksiyonunda progresif bir kayıpla karakterize edilir. Alzheimer ve Parkinson hastalıklarını en sık görülen iki dejeneratif hastalığa örnek olarak verebiliriz. Beyinde biriken proteinler Alzheimer hastalığını tetiklerken, tarçında bulunan iki madde bu birikimi engelleyebilmekte, nöronları korumakta, motor işlevlerini iyileştirmekte ve Parkinsonlu hastalarda nörotaşıyıcı seviyelerini normalleştirmektedir.

 

Kansere Karşı Korur

Kanser kötü huylu hücrelerin kontrol edilemeyen bir şekilde büyümesiyle ortaya çıkar. Yıllar boyunca tarçın tüketimi ile kanserli hastaların sayısının azalması ve iyileşmeleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu sebeple çeşitli çalışmalar tarçının kanserin önlenmesinde doğal tedavi olarak görülebileceğini belirtmektedir.

 

Tarçın iyi huylu hücrelerin ölümüne yol açan tümörlerdeki kan damarlarının oluşumunu azaltır. Ayrıca, serbest radikaller ortamdan uzaklaştırıldığı takdirde, örneğin son günlerde en çok karşımıza çıkan kanser türlerinden kolon kanserine yakalanmanız önlenir.

 

Mantar ve Bakteri Enfeksiyonlarıyla Savaşır

 

Tarçının ana aktif maddesi (cinnamaldehyde) solunum yolu enfeksiyonlarını mantara karşı korur, Salmonella gibi bakterilerin çoğalmasını engeller, diş çürüklerini ve ağız kokusunu önler.
KAYNAK: SAĞLIK HABERLERİ

Maydanoz Çayının Faydaları

987233_620x410[1]

Tarih boyunca maydanoz tohumları şişliği almak ve kolik ağrılarını hafifletmek, maydanoz kökü ve suyu idrar sökmek, karaciğeri temizlemek, maydanoz yağı ise bit, parazitleri temizlemek için kullanılmıştır.

Maydanoz çayının ise böbrek ve safra taşlarının tedavisi başta olmak üzere pek çok faydaları bulunmaktadır.

Vitamin eksikliğinde destek olarak kullanılır

Demir eksikliğinde kullanılır

Antioksidandır

Yüksek oranda C vitamini içerir

Romatizma ağrılarını hafifletir

Diyabet ve kolon kanserine karşı koruma sağlar

Çeşitli kanser türlerine karşı koruma sağlar

Folik asit içeriği ile kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar

İdrar söker

Vücudun su tutmasını önler

Fazla suyun vücuttan atılmasına yardımcı olur

Adet dönemi ağrılarını hafifletir

Safra hastalıklarında kullanılır

Böbrek taşının vücuttan atılmasına yardımcı olur

Sindirime yardımcı olur

Maydanoz Çayı Nasıl Hazırlanır?

Maydanoz çayını kurutulmuş maydanoz yapraklarından da hazırlayabilirsiniz ancak taze maydanoz kullanırsanız daha lezzetli olacaktır. 1 bardak çay için 2 çay kaşığı ince kıyılmış taze maydanoz yaprağı yeterli olacaktır. Suyu kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp maydanoz yapraklarını içine atın ve 5 dakika demlenmesini bekledikten sonra süzün.

Bazılarına maydanoz çayı biraz acı gelebilir. Bu acılığı almak için demlenme süresini 2-3 dakikaya düşürebilir veya yarım çay kaşığı balla veya birkaç damla limonla tatlandırabilirsiniz.

Maydanozun Sağlığa Faydaları

Maydanozun yararları içerdiği iki grup bileşenden ileri gelmektedir. Birincisi uçucu yağ bileşenleri olan myristicin, limonen, eugenol ve alfa-thujene, ikincisi ise flavonoid grubu apiin, apigenin, crisoeriol ve luteolin’dir. Maydanozda bulunan uçucu yağlar kullanılarak hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar yağın tümör gelişimini durduğu yönünde sonuçlara sahiptir. Ayrıca bu bileşenler sigara dumanı gibi zararlı maddelerin yol açtığı tahribatı en düşük seviyede tutmaya yardımcı olmaktadır.

Flavonoidler ise antioksidan etkisi göstererek özellikle oksijen bazlı hücrelerde meydana gelebilecek yapı bozukluklarına karşı koruma sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar maydanozdan elde edilen yağın kanın antioksidan özelliğini arttırdığının altını çizmektedir.

Maydanozda bol miktarda bulunan C vitamininin pek çok farklı fonksiyonu vardır. C vitamini vücutta bulunan serbest radikallerin hücre yapılarında yol açabileceği hasarlara karşı etkili bir koruma sağlar. Bu sayede serbest radikallerin neden olduğu ateroskleroz, kolon kanseri, diyabet, astım gibi hastalıklara karşı vücudun direnci artar. C vitamini ayrıca iltihap önleyici özelliği ile osteoartrit ve romatoid artrit gibi inflamatuar hastalıkların tedavisine yardımcı olur.

B vitaminleri arasında en önemlilerinden biri olan folik asit bakımından zengin olan maydanoz kalp damar hastalıklarından etkili korunmaya yardımcı olabilir. Kalp krizi ve inme riskini düşürebilir.

Maydanozun Yan Etkileri

Yemeklerle birlikte kullanıldığında güvenli olarak kabul edilen maydanozu yağ, özüt ve çay olarak yüksek miktarda kullanmaya başlamadan önce doktora danışılmalıdır. Adet dönemi akışını uyardığı için hamilelikte kullanılmamalıdır. Emzirme dönemindeki yan etkileri konusunda yeterli miktarda bilgi bulunmamaktadır. Düzenli maydanoz yağı tüketimi baş ağrısı, baş dönmesi, denge kaybı, çarpıntı ve böbrek hasarı gibi yan etkilere yol açabilir.

 

SAĞLIKLI BİR UYKU İÇİN 12 YİYECEK

yasiniza-gore-ideal-uyku-saatleriniz-50152[1]

 

Uyku meseleniz varsa artık dertlenmenize gerek kalmadı.

Journal of Clinical Sleep Medicine isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmanın sizi “mışıl mışıl” uyutacak beslenme tavsiyeleri var (1).

Araştırmaya göre yediğiniz gıdalar uykunuzu doğrudan etkileyebiliyor.

Doymuş yağ ve şekerden zengin gıdalar ile lif fakiri olanlar uykunuzun daha sağlıksız olmasına ve sık sık uyanmanıza yol açıyor.

Araştırma ortalama yaşları 35 olan normal ağırlıkta 13 kadın 13 erkek 26 erişkin üzerinde gerçekleştirildi.

Bunlar 5 gün süreyle 9 saat (akşam 10 sabah 7 arası) uyku laboratuarında kadılar ve ortalama olarak günde 7 saat 35 dakika uyudular.

Katılımcılar bu beş gece boyunca “polisomonografi” ile takip edildiler, bu sırada beyin dalgaları, kalp hızı, solunum ve oksijen seviyeleri, göz ve bacak hareketleri kaydedildi.

Katılımcıların verileri, dördüncü gün bir beslenme uzmanı tarafından hazırlanan yiyecekleri yedikten sonra ve beşinci gece istedikleri yiyecekleri yedikten sonra değerlendirildi.

Araştırmanın ilk 4 gününde kontrollü bir diyet uygulanan katılımcıların 17 dakikada, 5. gün istediklerine yemelerine müsaade edildikten sonra ise 29 dakikada uykuya daldıkları belirlendi.

Gıdalar vücut saatini etkiliyor

Araştırma şekerli gıdaların vücut iç saatini etkilediğini ve vücut iç sıcaklığı ile gece melatonin salgısını değiştirdiğini gösteriyor.

Uykusuzluğun stres hormonu olan kortizol seviyesini yükselttiği ve bunun da iştahı artırdığı biliniyor.

Böylece sağlıksız gıdalar sadece uykusuz bırakmakla kalmayıp sağlıksız gıdalara da teşvik etmiş oluyor, kısır bir döngüye giriliyor.

Yeteri kadar uyumayanlarda açlık hormonu olarak bilinen “grelin” miktarı artıyor ve bu da daha fazla yemeye yol açıyor.

Araştırmalara göre, ne kadar fazla uyunursa ertesi gün o kadar az kaloriye ihtiyaç duyuluyor.

Bu sonuçlar, sağlıklı beslenmenin sağlıklı uyku için ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

İşte size güzel bir uyku çektirecek 12 yiyecek

Bezelye: Doymuş yağlar çok azdır, liften de zengindir. Bir kâse bezelyede 0.1 gram doymuş yağ ve 7 gram lif bulunur.

Enginar: Bir enginarda 1.3 gram şeker vardır, doymuş yağ ise sıfırdır. Lif miktarı ise 7 gramdır. Enginarın sapı da başı da faydalıdır.

Börülce: Bir kap börülcede 0.4 gram doymuş yağ ve 3.9 gram şeker bulunurken lif miktarı ise 29 gramdır. Ne kadar çok yerseniz o kadar iyi uyursunuz.

Mercimek: Bir yemek kaşığı mercimekte doymuş yağ bulunmazken 0.2 gram şeker ve 1 gram lif vardır.

Brokoli: Bir sap brokolide 0.1 gram doymuş yağ, 2.6 gram şeker ve 3.9 gram lif bulunur.

Brüksel lahanası: Bir porsiyon Brüksel lahanasında 0.1 gram doymuş yağ, 1.9 gram şeker ve 3.3gramlif vardır

Ahududu: Bir kâse ahudududa 5 gram şeker ve 8 gram lif vardır, doymuş yağ yoktur.

Avokado: Bir avokadoda 2.9 gram doymuş yağ, 0.4 gram şeker ve 9 gram lif vardır. İdeal değilse de gene de fena değildir.

Böğürtlen: Bir kap böğürtlende 7 gram şeker ve 9 gram da lif vardır ama doymuş yağ sıfırıdır.

Yulaf ezmesi: Bir kasede ortalama olarak 0.5 gram doymuş yağ, 1.1 gram şeker ve 4 gram lif vardır.

Armut: Orta boy bir armut 17 gram şeker ve 6 gram lif ve sıfır gram doymuş yağ ihtiva eder.

Tam buğday makarnası: Standart spagettinin aksine tam buğday spagettide doymuş yağ bulunmaz, 1 gram şeker ve 6 gram lif vardır.

Gelelim neticeye

BİR: Bu yiyeceklerin hepsi de sağlıklı, özellikle sebze sınıfından olanlara diyecek tek bir sözüm yok.

Aşırıya kaçmamak kaydıyla tam tahıllara da eyvallah ama doymuş yağların kötülenmesine katılmıyorum.

Tam aksine doymuş yağların kan şekerine etkileri olmadığı ve uzun süre tok tuttukları için sağlıklı bir uyku için “elzem” olduklarına inanıyorum.

Burada “sağlıklı doymuş yağlar” demek lâzım çünkü USA’ da doymuş yağ denildiğinde sosis, salam, jambon gibi işlenmiş etler anlaşılıyor ve bunların sağlıklı olduğunu iddia etmek de zaten mümkün değil.

İKİ: Buradaki temel bir diğer yanlış da, her organ için her vücut fonksiyonu için ayrı beslenme düzeni tavsiye edilmesi!

Sağlıklı yaşamak bir bütündür, her organ ve vücut fonksiyonu için ayrı ayrı diyet uygulayacak olursanız evin yolunu bulmanız mümkün olmaz.

Adam gibi beslenenler adam gibi de yaşarlar!

Kaynaklar:

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Başarılı İnsanlar-Başarısız İnsanlar

8288_931275713587158_3011517442790640988_n[1]

Başarılı İnsanlar: Her gün okurlar Yapıcıdırlar  Değişimi Severler    Kolay Affederler   Fikirler Hakkında Konuşurlar   Sürekli öğrenirler   Başarısız Olduklarında Sorumluluğu Üstlenirler Amaçları Vardır

Başarısız İnsanlar: Her gün TV İzlerler  Sürekli Eleştirirler  Değişimden Korkarlar  İnanılmaz Kincidirler   İnsanlar Hakkında Konuşurlar   Her Şeyi Bilirler  Başarısız Olduklarında Başkalarını Suçlarlar  Amaçları Yoktur

 

 

 

 

 

 

Antibiyotik Etkisi Olan Mucize Tarifler!

antibiyotik_etkisi_olan_mucize_tarifler_h101987_29f0d[1]

Ev yapımı antibiyotik etkili tarifler sayesinde ecza dolaplarını, antibiyotikleri, ağrı kesici ve ateş düşürücüler artık unutacaksınız. Soğuk havalarda özellikle vücudumuzu hastalıklardan korumak için bu tarz içecekleri tüketmek gerekli. Vücut kırgınlığına soğuk algınlığına iyi gelen bu doğal antibiyotik etkili içecekler, mikropları yok ediyor.

Ballı su

Sabah uyandığınızda bir bardak ılık suyun içine bir tatlı kaşığı bal ekleyerek içmek vücut direncinizi artırmaya yetecektir. Çünkü bal doğal bir enerji kaynağıdır. Tüm bunların yanı sıra bakterilerle savaşarak bağışıklık sisteminizi de güçlendirir.
Zerdeçallı mercimek çorbası

Zerdeçal ile annelerimizin şifalı çorbası olan mercimek çorbasının gücünü düşünebiliyorsunuz değil mi? Bizde lezzetli bir tarifi bulunan mercimek çorbasını hazırlarken tuz ve karabiberi eklediğiniz sırada toz olarak tarife ek 1-2 çay kaşığı zerdeçal ekleyebilirsiniz.

Zencefil çayı

Taze veya kuru zencefil ile hazırlayabileceğiniz hoş kokulu bir çay olan zencefil çayı, göğüs tıkanıklığını açmak ve grip ile bağlantılı boğaz ağrılarını hafifletmek için etkilidir. Ayrıca zencefilin içinde bulunan bileşenler, vücudunuzun viral hücrelere karşı direncini artırarak grip ve soğuk algınlığından kurtulma sürecini hızlandıracaktır.

Zerdeçal

Mikroplarla savaşma özelliği bulunan zerdeçal, tüketildiği andan itibaren kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan şifalı ve hatta mucizevi diyebileceğimiz bir bitkidir. Bitki çaylarının geneli gibi sıcak su içerisinde 2-4 dakika demlemek yeterlidir. Ancak unutmamak gereken bir konu, zerdeçalın çay olarak günde 2-3 bardaktan fazla tüketilmemesi gerektiğidir.
kaynak: sağlık haberleri