Her Kadının Kendine Vermesi ve Tutması Gereken 22 Değerli Söz

Daha çocukluktan, gençlikten bu yana cinsiyetçi toplumlar yüzünden yapmadığımız hatalar yüzünden yargılanmaya, suçlanmaya alıştık. Erkek ve kız çocuk için hayatın farklı olduğunu, kadın – erkek eşitsizliğinin her fırsatta gözümüze sokulacağını deneyimledik. Bazen görülüp, duyulup, yok sayılacağımıza, iş yerinde bile “presentable” adı altında güzel olmanın zeki olmaktan daha önemli olduğuna şahit olduk.

Ve yolun bir noktasında, öğrendiklerimizin, toplumun bize öğrettiklerinin aslında ne kadar yanlış ve saygısızca olabileceğini fark ettik. 

Hak ettiğimiz şeyler için savaşmanın, bağıra bağıra kahkahalar atmanın, umutlu olmanın, pozitif olmanın hiçbir sakıncası olmadığını, bunların bizi güçlü kılacağını öğrendik.

O zaman hayal edelim, kendimize sözler verelim, ve özürler sıralamadan, bütün hayat heyecanını taşımanın zehirsiz keyfini sürelim…Çünkü herkes gibi en iyisini, en güzelini hak ediyoruz.

1. Bu bedeni sevmeye söz veriyorum.

Bu bedeni sevmeye söz veriyorum.

İyi günde kötü günde, toplumun bize öğrettiğinin aksine, kıvrımlıyken ya da aşırı zayıfken, “şişko” ya da “sıska” diye nitelendirilirken, vücuduma kibar davranacağıma, onu olabildiğince iyi, sağlıklı besleyeceğime söz veriyorum.

2. Gördüğüm yerde, durup, çiçekleri koklayacağıma söz veriyorum.

Gördüğüm yerde, durup, çiçekleri koklayacağıma söz veriyorum.

Mükemmel doğanın kokusunu içime çekerken, sadece o an orada olacağıma,ve o anın daha iyi olamayacağını düşüneceğime söz veriyorum.

3. Olduğumdan başka biri gibi görünmeyeceğime söz veriyorum.

Olduğumdan başka biri gibi görünmeyeceğime söz veriyorum.

Çünkü ben buyum, böyle güçlüyüm, böyle güzelim. Bunu hiçbir şey değiştiremez.

4. İnsanların mükemmel olmayacağını kabul edeceğime söz veriyorum.

İnsanların mükemmel olmayacağını kabul edeceğime söz veriyorum.

Yanlış adamlarla çıkacağım, doğru adamlarla çıkacağım, geçmişte yaşayan adamlarla karşılaşacağım, “bana göre olmayan” ama kendi nezdinde güzel adamlarla çıkacağım, ta ki gönlümün koşulsuz ve hatalarıyla sevdiği kişiyi bulana kadar. Bunda yanlış hiçbir şey yok.

5. Bir çok hata yapacağıma söz veriyorum.

Bir çok hata yapacağıma söz veriyorum.

Yaptığım hatalardan aldığım dersleri unutmayacağıma, sırf “güvenli” hissetmek için kabuğumun içinde kalmayacağıma, dış dünyaya açılıp, hata yapmayı da kabulleneceğime söz veriyorum ve bununla barışığım.

6. Kendime karşı bağışlayıcı olacağıma söz veriyorum.

Kendime karşı bağışlayıcı olacağıma söz veriyorum.
Gençken, kızgınken, mutluyken, sarhoşken, ya da ruh halim bozukken yaptığım hataların yolumu tıkayıp, vicdanımı yeyip bitirmesine izin vermeyeceğim, bütün kalbimle kendimi affedeceğim.

7. Sesimin asla kesilmeyeceğine söz veriyorum.

Sesimin asla kesilmeyeceğine söz veriyorum.

Özellikle sesimin en çok duyulması gereken zamanlarda, öne çıkıp, haklı gerekçelerimi savunacağıma, haklı bulduğum her şey hakkında fikirlerimi sunacağıma, inandığım şeylerin arkasında duracağıma ve bunun için asla özür dilemeyeceğime söz veriyorum.

8. Bugün, yarın ve her gün “önce ben” olacağıma söz veriyorum.

Bugün, yarın ve her gün
İstediğim şeyleri kovalayacağıma, kendi ihtiyaç ve isteklerimi herkesin üstüne koyacağıma çünkü sonuna kadar bunu hakettiğime inanıyorum.

9. Beni “sadece vücudum” veya “sadece aklım” için seven erkeği asla birbiriyle karıştırmayacağıma söz veriyorum.

Beni

Ve her ikisini, yani hem aklımı hem vücudumu seven bir erkekten daha azıyla, asla bir düzen kuramayacağıma eminim.

10. Beynime gereken değeri vereceğime söz veriyorum.

Beynime gereken değeri vereceğime söz veriyorum.

Onu değişik cümleler, kelimelerle, okuyarak zenginleştirip, geliştireceğime, filmlerle,yemek tarifleriyle vb. olabildiğince zihnimi ilerleteceğime söz veriyorum.

11. Herkese bir şans vereceğime söz veriyorum.

Herkese bir şans vereceğime söz veriyorum.

Korkutucu, riskli, aptalca olsa bile, kendi kabuğumu kırıp, güven bölgemden dışarı adım atıp, insanlara içlerindeki cevheri kanıtlamaları için bir şans vereceğime söz veriyorum. Çünkü bir insana şans vermeden, nelere sahip olduğunu asla bilemezsiniz.

12. Kadın olmanın bana yeteceğine söz veriyorum.

Kadın olmanın bana yeteceğine söz veriyorum.
Sırf cinsiyetim yüzünden asla limitlere boyun eğmeyeceğime, vücudumun cinsiyetçi toplumlar yüzünden nesnelleştirilmesine izin vermeyeceğime söz veriyorum.

13. Aileme vakit ayıracağıma söz veriyorum.

Aileme vakit ayıracağıma söz veriyorum.

Çok yoğun günler geçirsem bile, tünele girmek üzere olsam bile, başımı kaşıyacak vaktim olmasa bile, günde bir kaç dakika ayırıp, onları arayıp, nasıl olduklarını, onları özlediğimi ve sevdiğimi hatırlatacağıma ve yanlarında olacağıma söz veriyorum.

14. Aşırıya kaçacağıma söz veriyorum.

Aşırıya kaçacağıma söz veriyorum.

 Canım istiyorsa deliler gibi içeceğime, geç saatlerde uyuyacağıma hatta bazen sabahlayacağıma, canım acıyana kadar dans edeceğime, patlayana kadar yemek yiyeceğime söz veriyorum. Çünkü eğer canım abartmak istiyorsa, buna bile doyacağım.

15. Kat ettiğim yollardan gurur duyacağıma söz veriyorum.

Kat ettiğim yollardan gurur duyacağıma söz veriyorum.

Yol hala devam etse de, arkama dönüp baktığımda, üzülmek, “keşke”lerle iç geçirmek yerine, yaşadıklarımdan aldığım derslere minnet edeceğim. Buraya kadar gelmek bile büyük bir başarı.

16. Başıma gelen kötülükleri affedeceğime ama asla unutmayacağıma söz veriyorum.

Başıma gelen kötülükleri affedeceğime ama asla unutmayacağıma söz veriyorum.

 Zamanın yaralarımı iyileştirmesine izin vereceğime, üzüntüde boğulmak yerine öğrendiklerimin yanıma kar kalıp, benimle taşınmasına izin vereceğime söz veriyorum.

Üzen eski sevgililere, kazık atmış eski dostlara beddua etmek yerine, ışık ve pozitif düşünceler dileyip, hayatıma devam edeceğim.

17. Ağlamaktan korkup, çekinmeyeceğime söz veriyorum.

Ağlamaktan korkup, çekinmeyeceğime söz veriyorum.

Kalbim her kırıldığında, aşka her küstüğümde, duygularım her yanıldığında, gerekirse sabahlara kadar, içimde zehir kalmayana kadar ağlayacağıma söz veriyorum.

18. İstediğim şeyleri giymekten asla çekinmeyeceğime söz veriyorum.

İstediğim şeyleri giymekten asla çekinmeyeceğime söz veriyorum.
İnanılmaz yüksek topuklardan, kıpkırmızı rujlardan, kısa eteklerden asla çekinmeyeceğime ve toplumun bana sırf feminen olduğum için “kaşar” ya da “teşhirci” muamelesi yapmasına izin vermeyeceğime söz veriyorum.

19. İşler istediğim gibi gitmediğinde sabırlı olacağıma söz veriyorum.

İşler istediğim gibi gitmediğinde sabırlı olacağıma söz veriyorum.

Şöyle bir geri adım atıp, biraz “oluruna” bırakacağıma, evren, allah ya da inandığım hangi güç varsa bana en hayırlısını göstereceğine, ve bu yolculuğun asla buhranla geçmesine izin vermeyeceğime söz veriyorum.

20. Kendime kıskançlık fırsatı vereceğime söz veriyorum.

Kendime kıskançlık fırsatı vereceğime söz veriyorum.

 Bunu bir handikap olarak görmeyeceğime, eğer kıskanıyorsam bunu saklamayacağıma, bunun beni büyütmesine izin vereceğime söz veriyorum.

21. Yarın için, bugün için, 3 hafta sonrası için planlar yapacağıma söz veriyorum.

Yarın için, bugün için, 3 hafta sonrası için planlar yapacağıma söz veriyorum.

Ve bunları gerekirse bozmaktan çekinmeyeceğime.

22. Sevmekten vazgeçmeyeceğime söz veriyorum.

Sevmekten vazgeçmeyeceğime söz veriyorum.
Sevgi almak, sevgi vermek. Karşındaki hak etmese bile bunu sürdürebilmek. Sırf kendi ruhun için. Benden büyük olan kalbimi kendime kanıtlamak için. Hatalarımı bile seveceğime, onları kucaklayacağıma ve sevgi enerjisinin üstümden akıp gitmesine izin vereceğime söz veriyorum.

kaynak: onedio

Efsane Kitap ve Film Dövüş Kulübü’nden Hayatı Sorgulamanıza Sebep Olacak 25 Müthiş Alıntı

çlü kalemiyle tüm dünyada ün kazanmış olan yazar Chuck Palahniuk’ten tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına ağır bir eleştiri olan Dövüş Kulübü, birçok kişi tarafından baş rollerini Brad Pitt ve Edward Norton’un oynadığı film ile biliniyor. İster kitabının, ister filminin bir hayranı olun, bu eserde bulunan bazı sözler insanın boğazına düğümleniyor ve yaşadığı anlamsız hayatı sorgulamasına sebep olarak her şeyden kaçıp uzaklara gitme isteği uyandırıyor.

1. Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun. Ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durumdasın.

Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun. Ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durumdasın.

2. Ancak her şeyini kaybettikten sonra gerçekten özgür olabilirsin.

Ancak her şeyini kaybettikten sonra gerçekten özgür olabilirsin.

Tyler diyor ki, ben henüz dibe vurmaya yaklaşmamışım bile. Ve eğer sonuna kadar düşmezsem, kurtulmam olanaksızmış. İsa çarmıha gerilerek yapmış bunu. Sadece para, mülkiyet ve bilgiden vazgeçmen yeterli değil, diyor Tyler. Bu bir hafta sonu tatili değil. Bu işi böyle yarım yamalak yapamazsın artık.
Seminerde miyiz?
“Daha dibe vurmadan çözülürsen,” diyor Tyler, “asla sonuna kadar götüremezsin.”
Ancak felaketten sonra yeniden doğabilirmişiz.
“Ancak her şeyini kaybettikten sonra,” diyor Tyler, “gerçekten özgür olabilirsin.

3. Dövüş bittiğinde hiçbir şey çözülmemişti, ama zaten hiçbir şeyin önemi yoktu.

Dövüş bittiğinde hiçbir şey çözülmemişti, ama zaten hiçbir şeyin önemi yoktu.

Tyler bana bir garsonluk işi buluyor, sonra ağzıma bir silah sokmuş ve diyor ki, sonsuza kadar yaşamak istiyorsan, ilk adım olarak ölmek zorundasın.

4. “Geri dönüştürme, sürat limitleri, hepsi palavra,” dedi Tyler. “Ölüm döşeğinde sigarayı bırakmaya benziyor bunlar.”

5. İnsan sevdiklerini öldürür diye bir söz vardır ya; aslında insanı öldüren de hep sevdiğidir.

İnsan sevdiklerini öldürür diye bir söz vardır ya; aslında insanı öldüren de hep sevdiğidir.

6. Bir zamanlar sahip olduğun şeyler gün gelir senin sahibin olur.

Bir zamanlar sahip olduğun şeyler gün gelir senin sahibin olur.

Yuva yapma iç güdülerine tutsak düşen tek ben değildim… Hepimizde Johanneshov markalı koltuktan var, yeşil çizgili Strinne deseniyle kaplı… Hepimizde Rislampa/Har markalı aynı kağıt lambadan var… Benimki artık bir konfeti… Çelik üstüne çinko kaplama Vild marka ayaklı saaatim. Tanrım ona sahip olmasam ölürüm…
Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak. Perdeler. Halılar.
Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğun şeyler gün gelir senin sahibin olur.

7. “Yirmi dört yaşındayken,” diyor Marla, “ne kadar hızlı düşebileceğin konusunda hiçbir fikrin yoktur, ama ben hızlı öğreniyordum.”

8. İnsanlar ölmekte olduğunuzu sanarlarsa, bütün dikkatlerini size veriyorlardı. Bugün sizi son kez görüyor olmaları gibi bir ihtimal varsa, sizi gerçekten görüyorlardı.

İnsanlar ölmekte olduğunuzu sanarlarsa, bütün dikkatlerini size veriyorlardı. Bugün sizi son kez görüyor olmaları gibi bir ihtimal varsa, sizi gerçekten görüyorlardı.

9. Hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. Uzaya klorofluorokarbon gazları pompalayıp ozon tabakasında koca koca delikler açmak istiyordum.

Hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. Uzaya klorofluorokarbon gazları pompalayıp ozon tabakasında koca koca delikler açmak istiyordum.
Dev tankerlerin boşaltma vanalarını açmak, açık denizlerdeki petrol kuyularının kapaklarını kaldırmak istiyordum. Yemeye paramın yetmediği bütün balıkları öldürmek, asla göremeyeceğim Fransız kumsallarını kirletmek istiyordum.
Bütün dünyanın dibe vurmasını istiyordum.

10. Kendini çok zorlama, güzel şeyler onları hiç beklemediğin anlarda olur.

Kendini çok zorlama, güzel şeyler onları hiç beklemediğin anlarda olur.

11. Hiçbir şey durağan değil. Mona Lisa bile dağılıyor. Her şey parçalanıp dağılıyor.

Hiçbir şey durağan değil. Mona Lisa bile dağılıyor. Her şey parçalanıp dağılıyor.

Belki de kendini geliştirmek aranan cevap değildir.
Tyler babasını hiç tanımamış,
Belki de cevap, kendine zarar vermektir.

12. Tek bir an: Hayatta kusursuzluktan en çok bunu bekleyebilirdiniz.

Tek bir an: Hayatta kusursuzluktan en çok bunu bekleyebilirdiniz.

13. “Eğer ne istediğini bilmezsen.” diyor kapıcı, “bir bakarsın istemediğin bir sürü şeyin olmuş.”

“Bugünkü gençlerin çoğu etrafa hava basma derdinde.” diyor kapıcı. “Çok fazla para harcıyorlar.”

“Bugünkü gençlerin çoğu ne istediklerini bilmiyor.”

“Bu gençler var ya, bütün dünya onların olsun istiyorlar.”

14. Bir gün öleceğinden kormak yerine, işe bu gerçeği kabullenerek başlayabilirsin.

Bir gün öleceğinden kormak yerine, işe bu gerçeği kabullenerek başlayabilirsin.

15. Diğer projektör görevi devralır. Film devam eder… Seyircinin hiç bir şeyden haberi yoktur…

Diğer projektör görevi devralır. Film devam eder... Seyircinin hiç bir şeyden haberi yoktur...

Çift projektörle film gösteren o eski sinemalarda, bir böbinin bitmesi ile öbürünün başlaması arasındaki boşluğu seyirciler fark etmesin diye, makinistin her saniye orada olup iki projektör arasında mekik dokuması gerekir. Tepede perdenin sağ üst köşesinde beliren beyaz noktaları beklersiniz. Meslekte bunlara “sigara yanığı” denir. İlk beyaz nokta, bitişe iki dakika kaldığını gösterir. İkinci projektörü başlatırsın ki, zamanı geldiğinde hızını almış olsun. İkinci beyaz nokta, beş saniye uyarısıdır. Gerilim artmıştır. İki projektörün arasında durmaktasındır ve makinist odası zenon lambasının ışığından hamam gibi ısınmıştır… İki elinle de birer kolu kavramış olarak iki projektörün arasında durur ve perdenin köşesine bakarsın. İkinci nokta görülüp kaybolur. Beşe kadar sayarsın. Projektörlerden birinin merceğini kapatırsın. Aynı anda, diğer projektörün mercek kapağını açarsın. Diğer projektör görevi devralır. Film devam eder… Seyircinin hiç bir şeyden haberi yoktur…

16. Bütün dünyevi mülklerinizden ve arabanızdan vazgeçip şehrin zehirli atık semtindeki kiralık bir eve yerleşin.

Bütün dünyevi mülklerinizden ve arabanızdan vazgeçip şehrin zehirli atık semtindeki kiralık bir eve yerleşin.

17. Uyanırsın ve hiçbir yerdesindir.

Uyanırsın ve hiçbir yerdesindir.
O bir dakika için çok uğraşmanız gerekiyordu ama bir dakikalık kusursuzluk, harcadığınız çabaya değerdi. Tek bir an. Hayatta kusursuzluktan en çok bunu bekleyebilirdiniz.
Uyanırsın ve uyanmış olmanız yeterlidir.

18. Hepimizin televizyondan öğrendiği eski bir Çin geleneğine göre…

Hepimizin televizyondan öğrendiği eski bir Çin geleneğine göre...
Tyler artık sonsuza kadar Marla’dan sorumlu olacak, çünkü Tyler Marla’nın hayatını kurtardı.

19. Bu senin hayatın ve anbean sona eriyor.

Bu senin hayatın ve anbean sona eriyor.

Hepimizin çaresizlik içinde öleceği, insan bedenlerinin uçağın gövdesinde sıkışıp kalacağı o anı düşünmek uykusuzluğuma ilaç gibi geliyordu, üstümü dayanılmaz bir uyku çöküyordu.

Başka bir yerde, başka bir zamanda uyanabilseydim, başka bir insan olarak uyanabilir miydim?

20. Dövüş kulübüne bir kez gittiniz mi, artık televizyonda futbol seyretmek, muhteşem bir seks yapma fırsatınız varken oturup porno seyretmeye benzer.

Dövüş kulübüne bir kez gittiniz mi, artık televizyonda futbol seyretmek, muhteşem bir seks yapma fırsatınız varken oturup porno seyretmeye benzer.

21. Özgürlük, bütün umutlarımızı kaybetmek anlamına geliyordu.

Özgürlük, bütün umutlarımızı kaybetmek anlamına geliyordu.

Sonra unutuluşun içinde kayboldum, o karanlık, sessiz ve kusursuz boşlukta.

22. Sevdiğiniz herkesin size sırt çevireceğini ya da öleceğini fark ettiğiniz zaman ağlamak kolaydır.

Sevdiğiniz herkesin size sırt çevireceğini ya da öleceğini fark ettiğiniz zaman ağlamak kolaydır.
Zaman aralığını yeterince uzun tutarsanız, herkesin hayatta kalma şansı sıfıra düşer.

23. O sarmalayıcı karanlıkta, başka birinin kolları arasına hapsolmuşken, hayatta elde edeceğiniz her şeyin sonunda çöpe gideceğini anladığınız zaman ağlamak çok kolaydır.

O sarmalayıcı karanlıkta, başka birinin kolları arasına hapsolmuşken, hayatta elde edeceğiniz her şeyin sonunda çöpe gideceğini anladığınız zaman ağlamak çok kolaydır.
Hayatta sizi gururlandırmış ne varsa hepsi çöpe gidecek. Ve ben içeride kaybolmuş durumdayım.

24. Neyi neden yaptığını bilmiyor, sonra da ölüp gidiyorsun.

Neyi neden yaptığını bilmiyor, sonra da ölüp gidiyorsun.

Bulutlu bir gün, bu kadar yüksekte bile. Burası dünyanın en yüksek binası ve bu yükseklikte hava her zaman soğuk. Bu yükseklikte etraf o kadar sessiz ki, insan kendini o uzay maymunlarından biri sanıyor. Sana öğrettikleri küçük görevi yerini getiriyorsun.
Bir kolu çek.
Bir düğmeye bas.
Neyi neden yaptığını bilmiyor, sonra da ölüp gidiyorsun.

25. Hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur!

Hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur!
Hiçbir zaman halimden memnun olmayayım. Hiçbir zaman kusursuz olmayayım. Kurtar beni Tyler, kusursuz ve tamamlanmış olmaktan kurtar beni!

Organların Anlamları

imagescarnulxb[1]

 

Aşağıdaki organların yaşamdaki simge anlamları verilmiştir. Bunlar dünyada yapılan istatiksel bilgilere ve duyudışı algıları güçlü bütünsel / holistik uygulayıcıların deneyimlerine göre şekillenmiştir. Her organın birden fazla derin anlamı da vardır. Organların anatomik yapıları ve teşhis-tedavi için uzman doktorunuza görünmeniz salık verilir.

Ayaklar: Kendimizi, başkalarını, hayatı anlama kapasitemizi temsil eder.

Ayak parmakları: Geleceğin küçük ayrıntılarını temsil eder.

Eklemler: Hayatımızın yön değiştirmesini temsil eder.

Ayakbileği: Hareket ve yol belirlemeyi temsil eder.

Dizler: Egoyu, kendimize ve çevreye yargımızı temsil eder.

Bacaklar: Yaşam yolunda ilerlemeyi temsil eder.

Kalça: Büyük kararları ve gidilecek yönü temsil eder.

Omuz: Bedenin eylem merkezidir. Taşıdığımız sorumlulukları temsil eder.

Kollar: Hayat deneyimlerini, sevgiyi kucaklama kapasitesi, yeteneğini ve eylemi temsil eder.

Dirsekler: Eylemlerimize zindelik ve esnekliği temsil eder.

Eller: Hayatla ve kendimizle alış verişi temsil eder. Sağ; alan el (eril). Sol; veren el (dişil). hayatı ele alış biçimimizi temsil eder.

El bileği: Hareketi ve kolaylığı temsil eder.

El Parmakları: Hayatın detaylarını simgeler.

Boyun: Zihin beden dengesini, mantık duygu dengesini ve başı dik tutmayı temsil eder.

Diş ve Diş eti: Sınırları, kararlılığı temsil eder.

Çene: Rahat olmayı ve güveni temsil eder.

Sırt, Hayata karşı dik durmamızı ve gücü temsil eder.

Karın: Kendimize ve çevreye güveni, değeri temsil eder.

Göğüs: Dışarıdan nasıl göründüğümüzü, imajımızı temsil eder.

Göğüsler: Anneliği ve şefkati temsil eder.

Yüz: Dünyaya gösterdiğimizi temsil eder.

Kaslar: Hareketi, gücü ve kararlılığı temsil eder.

Kaba etler (butlar): Gücü temsil eder. Gevşek olması, kabahatler, gücün kaybolması.

Omurga: Hayatın esnek desteğini temsil eder.

Kemikler: İnsanın temel yapısını, dengesini ve gücünü temsil eder.

Rahim ve Yumurtalıklar : Yaratıcılığı, yaşam kaynağını temsil eder.

Vajina: Açıklık ve teslimiyeti temsil eder.

Testisler: Cinsel arzu ve gizli tutkuları temsil eder.

Prostat: Cinsel ve yaşamsal gücü temsil eder.

Kan: Bedende hazzı temsil eder.

Mide: Kişi ve olayları sindirimi, kaygıyı temsil eder.

Böbrek: Duyguları, ikili ilişkileri ve dengeyi temsil eder.

Mesane: Yaşanılan korku ve sorunların depo edilişini temsil eder.

Bağırsaklar: Özümsemeyi, alış-verişi ve duyguları temsil eder.

Rektum: Boşaltmayı, öfke ve şiddet duygularının dışa vurumunu temsil eder.

Karaciğer: Değişimi, dönüşümü ve öfke – kin – tepki duygularını temsil eder. Varlık amacımızla da ilgilidir.

Safra: Bilgileri değerlendirme ve özümsemeyi temsil eder.

Kalp: Sevgi, güven ve neşeyi temsil eder.

Akciğerler: Yaşam alanımızı, duyguları ve bağımsızlığı temsil ederler.

Nefes: Hayatı içimizde hissetme yeteneğini temsil eder.

Diyafram: Duygu paylaşımını temsil eder.

Epifiz: Gece gündüz dengesini, dünyevi – uhrevi dengeyi temsil eder. Ruhun yeri olarak bilinir.

Hipofiz: Başkalarını ve kendimizi ( otokontrol ) kontrolü temsil eder.

Tiroid: İletişim ve hayattaki akış hızımızı temsil eder.

Timüs: Bağışıklık sistemini temsil eder.

Böbreküstü: hayattaki heyecanı ve kendi ayaklarımız üzerinde duruşu temsil eder.

Pankreas: Hayatın tadını simgeler.

Eşeysel bezler: Üreticiliği, yaratıcılığı, hayattan alınan keyfi temsil eder.

5 Duyu

Antik filozoflar duyuları “ruhun pencereleri” olarak tanımlamışlardır. Aristo bugün en çok bilinen 5 duyudan bahsetmiştir.

Duyu organları, en basit haliyle, “5 duyu” olarak da adlandırılan; görme, koklama, işitme, tat alma ve dokunma işlevlerini yerine getiren göz, burun, kulak, dil ve deridir.

Gözler: Geçmişteki, an’daki ve gelecekteki berrak görüşü ve vizyonu simgeler. Gözler ruhun aynasıdır.

Kulaklar: İşitme kapasitesini, duymak isteyip istemediğimiz kişi ve olayları temsil eder. “Kulak kesilmek.”

Burun, oksijeni ve yaşam enerjisi prana’yı akciğerlere alış yolumuzdur. Yaşamın hem tatlı hem de sert yanlarını algılamamızı temsil eder. “Havayı koklamak.”

Dil, hayatın tadını ve söylenen şeyleri yutmayı, kendimizi ifade etmemizi temsil eder.

Deri, cilt ise kendimizle çevremiz arasındaki sınırdır. Çevremizle, içselliğimizle iletişimi ve sınırlarımızı temsil eder.

kaynak: alternatif ve tamamlayıcı tıp

Sağlıkla kal facebook sayfası (mutlaka ziyaret edin)

Fatoş Pabuccu Tuncay

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

En Gizemi Çözülmez: Akrep, Balık, Yengeç, Başak, Terazi

11805721_861962467216059_1781350625_n[1]

En hareketli enerji dolu, sevimli: Yay, İkizler, Koç, Aslan

En duygusal: Yengeç, Balık, Boğa, Terazi

En Zeki: Kova, İkizler, Terazi, Başak, Oğlak

En havalı: Koç, Aslan, Kova, İkizler

En disiplinli ve başarılı: Oğlak, Başak, Boğa

En Büyüleyici: Balık, Akrep, Terazi, Oğlak, Yengeç

En Güvenilir: Koç, Oğlak, Aslan, Akrep, Boğa, Kova, başak

 

Elma Sirkesinin 14 Müthiş Mucizesi

timthumb[1]

Elma sirkesini yalnızca salatalarınıza katarak kullanıyorsanız, büyük hata yapıyorsunuz! Neden mi? Çünkü elma sirkesinin zayıflamaktan göbek eritmeye kadar 14 muazzam mucizevi etkisi var!

Elma Sirkesinin Faydaları

1. Elma sirkesi göbek eritir

Bir çok insan üzerinde yapılan bilimsel deneyde 3 ay boyunca elma sirkeli su içenlerin, karın yağlarını yakarak göbek erittiği gözlemlenmiştir. Bir litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi ekleyip gün boyunca tüketebilirsiniz.

2. Elma sirkesi saçları kuvvetlendirir

Elma sirkesi tamamiyle doğal bir saç bakım mucizesidir. Saç dökülmesini engellemek, kepekleri gidermek ve yumuşacık saçlara sahip olmak için banyodan çıkmadan evvel saçlarınıza elma sirkesi sürün, biraz bekletin ve durulayın.

3. Elma sirkesi çamaşırları yumuşatır

Doğal ve ekonomik çamaşır yumuşatıcısı mı gerekiyor? Elma sirkesi kullanın! Korkmayın, çamaşırlarınızda katiyen sirke kokusu kalmayacak yalnızca yumuşacık olacaktır. Hem çevreye zarar vermeyeceksiniz hem paranız cebinizde kalacak.

4. Elma sirkesi kilo verdirir

Her sabah 1 su bardağı ılık suya bir yemek kaşığı elma sirkesiyle bir çay kaşığı bal ekleyip karıştırın. Aç karna için ve ay boyunca kilo verdiğinizi kendi gözlerinizle görün.

5. Elma sirkesi uykuyu düzenler

Uykuya dalmakta ve uyanmakta problem mi yaşıyorsunuz? O zaman elma sirkesine elinizi uzatın. Uyku saatiniz geldiği zaman 1 su bardağı ılık suya bir yemek kaşığı elma sirkesi ve bir çay kaşığı bal ekleyip karıştırıp için.

6. Elma sirkesi diş etlerini güçlendirir

İnsanlar üzerinde yapılan bilimsel deneyler sonucunda, günde 1 kez elma sirkesiyle ağız gargarası yapanların diş eti kanamalarında azalma gözlenmiş ve kuvvetlenmiştir.

7. Elma sirkesi sivilceleri iyileştir

Anti septik yani mikrop temizleyici özelliği olan elma sirkesi, sivilce iyileştirmede gerçekten mucizedir! Uyumadan önce bir parça pamuğu elma sirkesine batırıp sivilcenin üzerine koyun. Sivilce üzerinden kaymaması için yara bandıyla bantlayın. Gece boyunca kalsın.

8. Elma sirkesi cildinizi güzelleştirir

Cildinizdeki lekeleri, renk farklılıklarını gidermek için elma sirkesinin mucizesinden yararlanın: cildinizi her gece yatmadan önce elma sirkesiyle silin.

9. Elma sirkesi siğilleri iyileştirir

Siğiliniz mi var? Gece yatmadan önce bir parça pamuğu elma sirkesi ile ıslatın ve pamuğu siğilin üzerine koyup yara bandı ile kapatın. Sabaha kadar açmayın. Siğilin yeniden oluşmaması için aynı yöntemi birkaç gün daha yeniden tekrarlayın.

10. Elma sirkesi diş lekelerini temizler

Dişlerinizde lekeler mi var? Yoksa çay ve kahve tüketmekten kaynaklı sarardı mı? Her gün bir defa dişlerinizi elma sirkesiyle fırçalayın ve ağız gargarası yapın. Mucizeye şahit olun!

11. Elma sirkesi rahatlatıcıdır

Gün boyunca yaşadığınız gerilim sizi yordu mu? İyilik meleğiniz sirke hazır! Banyo suyuna bir su bardağı elma sirkesi ekleyin ve rahatlatıcı etkisini sonuna kadar yaşayın.

12. Traş losyonu olarak kullanın

Erkekler traş olduktan sonra kadınlarsa jiletle epilasyon yaptığında ciltteki tahrişi engellemek için elma sirkesinden yararlanılabilir. Nasıl mı? Eşit miktarda elma sirkesi ve suyu bir şişede karıştırın ve çalkalayıp cildinize uygulayın.

13. Elma sirkesi ayaklarınızı dinlendirir

Yorulan ellerinizi ve ayaklarınızı dinlendirmek için elma sirkesi mucizesinden yararlanın. Elma sirkesini avucunuza alıp yorgun bölgelere masaj yaparak yedirin.

14. Elma sirkesi alkali yapar

Bu günlerde adını sıkça duyduğumuz alkali beslenme, alkali su kavramları elma sirkesiyle mümkündür! Elma sirkesi, bütün iç beden sisteminizi dengeler. Beden, sürekli bir denge durumuna ulaşmak için çabalamaktadır. Elma sirkesi vücudun sağlıklı alkali pH düzeyine erişmesi için yardım eder.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DAVA İNSANLIK DAVASI…

hqdefault[1]

Allah birdir Peygamber hak
Rabbül alemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası

Kürt’ü Türk’ü ne Çerkez’i
Hep Adem’in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi

Kur’an’a bak İncil’e bak
Dört kitabın dördü de hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası

Bin bir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi

Yezit nedir, ne kızılbaş
Değil miyiz hep bir kardaş
Bizi yakar bizim ataş
Söndürmektir tek çaresi

Kimi ne çeker dilinden
Hem belinden hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası

Şu alemi yaratan bir
O’dur külli şeye kadir
Alevi sünnilik nedir
Menfaattir varvarası

Cümle canlı hep topraktan
Var olmuştur emir hak’tan
Rahmet dile sen Allah’tan
Tükenmez rahmet deryası

Veysel sapma sağa sola
Sen Allah’tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…

Aşık Veysel

Yaşlı Bir Kızılderili Ne Kadr Yanılabilir Ki…

11232721_1074649489219686_5316781906042954535_n[1]

Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor.
Neyi özlediğini,
Kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum.

Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor.
Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için,
Bir aptal gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum.

Ay’ının etrafında hangi gezegenlerin döndüğü beni ilgilendirmiyor.
Kederinin merkezine dokunup dokunmadığını, hayatın ihanetlerince açılıp açılmadığın, daha fazla acı korkusundan kapanıp kapanmadığını bilmek istiyorum.
Saklamaya, azaltmaya ya da düzeltmeye çalışmadan benim ya da kendi acınla oturup oturamayacağını bilmek istiyorum…
Benim ya da kendi neşenle olup olamayacağını, insan olmanın sınırlılığını hatırlamadan, bizi dikkatli ve gerçekçi olmamız için uyarmadan çılgınca dans edip coşkunun seni parmak uçlarına kadar doldurmasına izin verip vermeyeceğini bilmek istiyorum.

Bana anlattığın hikayenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor.
Kendi kendine dürüst olmak için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratamayacağını; ihanetin suçlamasına dayanıp, kendi ruhuna ihanet edip etmeyeceğini bilmek istiyorum.
Güvenebilir ve güvenilebilir olup olamayacağını bilmek istiyorum.
Her gün sevimli olmasa da güzelliği görüp göremeyeceğini bilmek istiyorum.
Benim ve kendi hatalarınla yaşayıp yaşayamayacağını;
Bir gölün kenarında durup gümüş Ay’a “EVET!” diye bağırıp bağırmayacağını bilmek istiyorum.

Nerede yaşadığın ya da ne kadar paran olduğun beni ilgilendirmiyor.
Keder ve umutsuzlukla geçen bir gecenin ardından, yorgun, bitap da olsan, çocuklar için yapılması gerekenleri yapıp yapmayacağını bilmek istiyorum.

Kim olduğun, buraya nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor.
Çekinmeden benimle ateşin ortasında durup durmayacağını bilmek istiyorum.
Nerede, kiminle, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor.
Diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum. Kendinle yalnız kalıp kalamadığını, ve o boş anlarda sana arkadaşlık eden kendini gerçekten sevip sevmediğini bilmek istiyorum.

Oriah Mountain Dreamer

kaynak: charlotte gabay facebook sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dünya’nın Kuzeni Olan Gezegen Kepler-452b ile Tanışın

NASA geçtiğimiz gün, 23.07.2015 saat 19:00’da çok önemli bir açıklama yapacağını belirtmişti. Bu açıklama sonucunda Dünya ile benzer özelliklerde olan ve yaşamın oldukça mümkün olduğu düşünülen Kepler-452b’nin keşfinden bahsedildi. Ve gezegen “Dünya’nın büyük kuzeni” olarak nitelendirildi.

İşte Dünya’nın Kuzeni Olan Gezegen Kepler-452b hakkında ulaşılan bilgiler:

NASA’s Kepler Mission Discovers Bigger, Older Cousin to Earth

Bulunan gezegen Kepler-452b, Güneş’e benzeyen ve bir G-Star olan sarı bir yıldızın yörüngesinde.
Bulunan gezegen Kepler-452b, Güneş'e benzeyen ve bir G-Star olan sarı bir yıldızın yörüngesinde.

Dünyamız Güneş’in etrafında 365 günde dönerken, Kepler-452b, 380-386 günde yörüngesini tamamlıyor.

Dünyamız Güneş'in etrafında 365 günde dönerken, Kepler-452b, 380-386 günde yörüngesini tamamlıyor.
Yani Dünya’nın sahip olduğundan biraz daha büyük bir yörüngesi var. Ancak fark çok az hatta neredeyse aynı denebilir.

Kepler-452b yaklaşık olarak Dünya’nın 1,6 katı büyüklüğünde.

Kepler-452b yaklaşık olarak Dünya'nın 1,6 katı büyüklüğünde.
Bu nedenle Dünya’nın büyük kuzeni olarak nitelendiriliyor. 1,6 kat göz önüne alındığında çok da büyük bir fark sayılmaz. Hatta büyüklüğü ile Dünya’ya benzeyen sayılı gezegenler arasında yer alabilir Kepler-452b.

Kepler-452b’nin yıldızı 6 milyar yaşında, bizim güneşimiz ise ~4,6 milyar yaş civarında.

Kepler-452b'nin yıldızı 6 milyar yaşında, bizim güneşimiz ise ~4,6 milyar yaş civarında.

Bu da demek oluyor ki, Kepler-452b’de yaşamın oluşması için gerekli mineraller var ise; Dünya’nın üzerinde yaşam başlaması için gereken vakitten daha fazla vakti vardı.

Gezegen Dünya’dan 1400 ışık yılı uzaklıkta.

Gezegen Dünya'dan 1400 ışık yılı uzaklıkta.
Ne yazık ki gezegen oldukça uzağımızda. Yani üzerinde olası bir hayat bulunması söz konusu olsa bile, onlara ulaşmamız şimdilik imkansız.

Kepler-452b, Dünya’dan daha büyük olduğu için yüzeyindeki yerçekimi neredeyse Dünya’nınkinin 2 katı.

Kepler-452b, Dünya'dan daha büyük olduğu için yüzeyindeki yerçekimi neredeyse Dünya'nınkinin 2 katı.
Ayrıca Kepler-452b’nin yüzeyinde Dünya’ya göre daha aktif volkanlar olduğu tahmin ediliyor ve yüzeyinin kayalıklı olduğu düşünülüyor. Ancak bu yerçekimi yaşanılamayacak seviyede değil.

Tüm bu özellikler göz önüne alındığında Kepler-452b’de yaşam olma ihtimali oldukça yüksek. Hatta kimilerine bulunduğu şartlara ve konuma bakılınca Dünya’da yaşam olma ihtimalinden bile oldukça yüksek.

Tüm bu özellikler göz önüne alındığında Kepler-452b'de yaşam olma ihtimali oldukça yüksek. Hatta kimilerine bulunduğu şartlara ve konuma bakılınca Dünya'da yaşam olma ihtimalinden bile oldukça yüksek.
Ancak gidilmesi için 1400 ışık yılı mesafenin katedilmesi gerekmekte. Bu da şu anda oldukça imkansız görünüyor ve Interstellar filmini akıllara getiriyor.
Acaba günün birinde bu gezegene gidip, inceleme yapılması mümkün olabilecek mi? Ya da biz bu incelemeye şahit olabilecek miyiz? Hepsi merak konusu…

kaynak: onedio

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Niye Kendime Güvenmiyorum, Sevmiyorum, Değer Vermiyorum Anlamıyorum Ki?

21016_778701475576170_3572287644018728253_n[1]

Çok uzun yıllar kendime güvenmediğimi fark etmemiştim, hatta bu konuda kendimle konuşmamıştım bile. Sonra kişisel gelişim kurslarına, kitaplarına ilgi duymaya başladım. Orada okuduklarım, kendimi yavaş yavaş değerlendirmelerim sonucu keşfettim ki ben kendime güvenmiyorum, hatta değer bile vermiyorum. Fakat bunu değil yazmak, kabullenmem bile o kadar uzun zamanımı aldı ki.

Sonuçta fena olmayan okullarda okudum, ortalama bir ailem var, dış görünüşüm Allah’a şükür eline yüzüne bakılır biriyim fakat kendime güvenmiyorum, değer de vermiyorum. Hatta sevmiyorum bile. Bir süre bunun sebebine kafayı taktım, sonra buna kafayı takarak iyileşme sürecine başlamayı geciktirdiğimi anladım. Nedense neden işte, sonuç buydu. Yaram fışkırmıştı ve bunu düzeltmem gerekiyordu. Çok uzun zaman kendi kendime olumlama yapmaya başladım “ben çok değerliyim ve kendime güveniyorum” diye. Fakat bu olumlamaları yapıyorum yapıyorum, sonra en ufak bir olayda pat yıkılıp gidiyorum.

Ayrıca bir de keşfettim ki, bir şekilde bana değer vermeyen ilişkileri, arkadaşlıkları, ortamları seçiyorum. İnsanlar beni ne kadar dışlarsa, ben o ortama o kadar çok girmek istiyorum. Niye kendimi bu kadar cezalandırmak istiyorum. Niye kendimi sevmiyorum anlayamıyorum ki. Bu sefer olumlamalarıma “kendimi seviyorum ve affediyorum” bölümlerini de ekliyorum. Hatta aynaya bakıp, taa gözlerimin içine bakıp “Anette seni çok seviyorum ve yaptığın her şey için seni affediyorum, seni olduğun gibi kabul ediyorum” diyorum. Bir üç beş, kendimi daha iyi hissetmeye başlıyorum. Kimi zaman ağlıyorum, kimi zaman hüzünleniyorum, kimi zaman neşeleniyorum. Ama yapmaya hep devam ediyorum. Hatta bazen kendi kendimin saçını bile okşuyorum “Anette seni çok seviyorum” diye.

Sonra bakıyorum bana değer veren ilişkilere, arkadaşlara, ortamlara girmeye başlıyorum. Kendi kendime ceza verme damarım tekrar ortaya çıkıyor. Bütün güzel yaptığım inşaatları yıkıyorum, sonra ağlıyorum, üzülüyorum. “Yok yok kesin kafamdan zorum var” diye başlarken kendime sövmeye, tüm olumlama çalışmalarıma geri dönüyorum. En çok da kendini affetme, olduğum gibi kabul etme ve sevme çalışmalarına dönüyorum.

Sonra bir kitapta, o gün yaptığınız üç güzel şeyi yazın diye bir öneri görüyorum. Alıyorum koca bir defter yazdıkça yazıyorum, yazdıkça yazıyorum. Günler ilerledikçe çevirip çevirip okuyorum, yaaa ben pek de fena bir insan değilmişim galiba hissine kapılıyorum, ilişkilerim gene düzeliyor.

Yani anlayacağınız bu yol uzun bir yol ama çalışarak, olumlama yaparak, aynaya bakıp kendini severek, başkalarına yardım ederek kısalan bir yol. Size de bir an önce başlamanızı tavsiye ederim.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 7 Comments »

Sen Neymişsin Börülce

Börülce protein kaynağıdır. Bir bardak börülcede 15-16 gram protein vardır. Vücudumuzun temel yapı taşları proteinler sayesinde büyüme ve gelişmenin gerçekleşmesi, yara ve enfeksiyonların iyileşmesi, yeni dokuların yapılması sağlanır. Böylece derimizin, kaslarımızın, saçlarımızın, tırnaklarımızın yani tüm vücudumuzun daha sağlıklı olması için protein alımı çok önemlidir.

Sen Neymişsin Börülce   - Prof. Dr. İbrahim Uslu #yemekmutfak

Börülce lif oranı yüksek gıdaların başında gelmektedir. Yarım bardak börülcede 5-6 gram lif vardır. Gıdalarda çözülebilen ve çözülmeyen lifler olarak ikiye ayrılır. Börülcedeki lif yapısı çözülebilen lif olduğu için kötü kolesterolü azaltır. Sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağladığından kabızlığın giderilmesinde yardımcı olur. Yüksek lifli besinler bu açıdan kendinizi iyi hissetmenizi ve besinlerin daha yavaş sindirilmesini sağladığından verdiği tokluk hissinden dolayı kilo almanızı engelleyici rol oynar. Diyet yapanlar kullandığı takdirde tokluk hissi verir, böylelikle zayıflamaya yardımcıdır. Yüksek orandaki lif yapısı sayesinde kalp hastalığı riskini azaltır, yüksek tansiyonu olanlar için faydalıdır. Çözülebilen lif yapısının şeker hastalarında karbonhidratların soğurulması oranını azaltması sonucu kandaki şeker oranını koruduğu için şeker hastalarının vazgeçilmez besinlerindendir.

Börülcedeki vitamin A beta-karotenli yapısından gelir. Bu sayede hem görme duyularınızın daha iyi çalışmasını hem de antioksidanlı yapısından dolayı bağışıklık sisteminizi güçlendirici ve kanseri önleyici faydaları vardır. Bir bardak börülceyle vücudumuzun ihtiyaç duyduğu günlük A vitamininin %50’sini alırız.

Börülce tüm fasulyeler gibi demir açısından da zengin bir besindir. Ülkemizde yaygın bir şekilde demir eksikliği anemisi olduğunu unutmayalım. Büyüme çağındaki çocuklar, adet görmeye başlayan genç kızlarımız, gebe ve emziren anneler, sağlıklı beslenmedikleri zaman demir eksikliğine bağlı anemi oluşabilir. Sadece anemi değil, başta sinir ve stres olmak üzere birçok sıkıntının sebebi, demir eksikliğidir. Börülce kansızlığa iyi gelmesinin yanısıra kandaki yüksek kolesterolü de düşürür.

Börülce çinko açısından da çok zengin bir mineraldir. Hücrelerin yenilenmesi, yaraların iyileştirilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yeterli miktarda çinko alımı gereklidir. Hamilelikte de fetüsün büyümesi ve gelişimi için yeterli çinko alımına özen gösterilmelidir.

Börülcenin zengin olduğu diğer element de manganezdir. Manganez minerali vücuttaki protein sentezlenmesi, sindirim ve besinlerden enerji üretilmesini sağlamaktadır. Bağ dokuları, kemiklerin gelişmesi ve büyümesi açısından gerekli bir mineraldir. Sinir sistemi fonksiyonları ve gelişmesinde oldukça faydalıdır. Vücuttaki kanın pıhtılaşması için gerekli olan manganez, kısırlığa da iyi gelir ve cinsel gücü arttırıcıdır. Bu yüzden börülcenin cinsel gücü artırıcı etkileri vardır.

Bir bardak börülcede 0,5 gram potasyum vardır. Potasyum beslenmede hayati önemi olan bir mineraldir. Potasyum vücuttaki su ve mineral dengesinin korunmasına yardımcı olur. Besinlerin hücre içine taşınması, sinir sistemindeki mesajların iletilmesi, kalp ve kaslar için önemlidir. Tansiyonu dengeler ve beyine oksijen taşıyarak zihin faaliyetlerini destekler.

Börülce folik asit olarak da bilinen B9 vitamini açısından da zengindir. Bir bardak börülce yemeğiyle günlük almamız gereken B9 miktarının %50-60’ını karşılarız. B9 eksikliği kansızlığa sebep olur. Antibiyotikler, alkollü içecekler ve sigara içen kimselerde B9 vitamin eksikliği oldukça sık görülmektedir. Özellikle depresyonlu hastalarda, hatta şizofrenik hastalığı olanlarda B9 eksikliği yaygındır. Bu tür hastalara B9 verilince depresyon geçer. Çoğu kez böyle hastalarda diğer B grubu vitaminlerin de eksikliği görüldüğünden, psikiyatrik hastalara B kompleksi verilmesi gerekir. Ayrıca yaşlılar da B kompleksle takviye edilmelidirler. Son yıllardaki en ilginç bulgulardan biri de, B9 vitamininin özürlü çocuk doğurma riskini azaltmasıdır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde hamilelere günde 0.4-0.8 mg B9 vitamini almaları önerilmektedir. B9 vücutta depolanmadığından her gün alınması gereklidir.

Gördüğünüz üzere adeta protein, mineral ve vitamin deposu olan börülcenin sadece Ege bölgesinde tüketilmesine çok üzülüyorum. Böyle önemli bir besin kaynağının Anadolu’muzun tüm yörelerinde tüketilmesi için hepimiz çabalamalıyız.

Börülce sofralarımızda daha çok tüketmemiz gereken gıdaların başında gelmektedir. Ne dersiniz güzel bir zeytinyağlı börülce tarifi ile başlayalım mı daha sağlıklı olma yolunda küçük ama önemli bir adım atmaya.

kaynak: yemek- mutfak

Prof. Dr. İbrahim Uslu

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kansızlık, Kanser, Diyabet ve Tansiyonla Savaşan Mucizevi Besin – Kırmızı Pancar

 Anavatanı Akdeniz olan kırmızı pancar, içerdiği vitamin ve mineraller bakımından adeta bir enerji deposudur. Sağlığa en yararlı besinlerden biri olan ve A, B, C, P vitaminleri içeren kırmızı pancar mineraller bakımından da çok zengindir. Fosfor, demir, magnezyum, potasyum, çinko ve kalsiyum deposudur. Pancarın yaprakları da aynı şekilde vitamin ve mineral açısından zengindir.

Kansızlık, Kanser, Diyabet ve Tansiyonla Savaşan Mucizevi Besin -  Kırmızı Pancar   - Prof. Dr. İbrahim Uslu #yemekmutfak

Kırmızı renkte olan tüm meyve ve sebzelerin antioksidan özelliği taşıdığı artık herkes tarafından bilinmektedir. Kırmızı pancar yüksek antioksidan etkisiyle başta kanser olmak üzere bin bir derde şifadır.

İçerdiği bu vitamin ve mineraller sağlığınızın çok önemli koruyucularındandır. Örneğin, saç dökülmeleri, sedef hastalığı, egzama hastalığı, ürtiker, kurdeşen, vücut kaşıntıları ve karaciğer hastalıklarına çok faydalıdır. Cildi güzelleştirir.

Kırmızı pancar sizi kalp hastalıklarından korur.

Tüm sindirim sisteminiz açısından da çok önemli faydaları vardır. Mide ve bağırsaklarınızı güçlendirir. Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı yok eder ve mide ağrısı ve ekşime sorunlarını anında giderir.

Karaciğerinizi düzenli çalıştırması sebebiyle şeker hastalığını önler.

Kansızlıkta ve demir eksikliğinde çok etkilidir. Kansızlık problemi olanların bol miktarda kapari kullanmaları ve mutlaka kırmızı pancar suyu tüketmeleri gerekir. Havuç suyu ile eşit oranda karıştırılarak içilen pancar suyu kısa sürede kan yapımına destek verir, kandaki alyuvarların düzeyini yükseltir. Ülkemizde pek çok insanın kansızlık sorunu olduğu dikkate alındığında bu bilgi çok önem kazanmaktadır. Kansızlık özellikle kadınlarda daha yaygındır. Kansızlık problemini gidermesi sonucu, iştahı da açarak, vücuda dinçlik verir.

Kırmızı pancar suyu kaynatılıp içilirse idrar yollarını açar ve idrar söktürür. Böylece böbrek kumlarını dökmekte faydalıdır.

Ayrıca hipertansiyon hastaları günde 1 bardak (250 ml) kırmızı pancar suyu içmelidir. Günlük içilen bir bardak pancar suyu 24 saat boyunca tansiyonu düzenler ve sinirleri yatıştırır.

Ancak son derece yararlı olan kırmızı pancar suyunun yüksek miktarda ve seyreltilmeden içilmesi önerilmiyor. Havuç suyu, elma suyu veya başka meyve – sebze suları ile yarı yarıya seyreltilerek içildiği zaman ise son derece faydalı.

Kırmızı pancar 15 dakikadan daha uzun süre ile pişirilmemelidir. Kırmızı pancardaki çok önemli kanser önleyici antioksidanlar olan Betanin ve vulgaxanthin uzun süre kaynatıldığı zaman büyük oranda azalmakta ve pancarın bu kanser önleyici antioksidan etkileri önemli miktarda yitirilmektedir.

Tüm bu özellikleri dikkate alındığında kırmızı pancar daha sık tüketilmesi gereken besinler arasında yer almalıdır.

Kırmızı pancar taze olarak suyu sıkılarak ya da çiğ ve rendelenmiş şekilde tüketilebilir. Ayrıca kırmızı pancarın turşusu yapılabilir. Böylelikle yıl boyunca pancar tüketebilirsiniz. Kırmızı pancar turşusunu yemeklerin yanında veya salatalarda kullanabilirsiniz.

kaynak: yemek mutfak

Prof. Dr İsmail Uslu

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

FARKLI KONULARDA OLUMLAMA ÖRNEKLERİ

bilincalti-temizligi-ve-travmalardan-kurtulmak-icin-wahe-guru[1]

İŞ BULMAK İLE İLGİLİ OLUMLAMALAR

Ben benim.Ben Ayşe’yim / Ali’yim.. (isminiz ne ise onu söyleyin)Kendimi olduğum gibi kabul ediyor ve onaylıyorum.Potansiyelimin farkındayım.Ben her halimle yeterli ve tamım. Olumlu fırsat ve durumlara açığım.Karşıma çıkan fırsatları değerlendiriyorum. Aşk ile yaptığım işin bana gelmesine izin veriyorum.Tüm yetenek ve birikimlerimi kullandığım yeni bir işe açığım ve hazırım.Fırsatları değerlendiriyor ve başarıyla güzel işlere çeviriyorum.Yaratıcılığımı ifade ettiğim harika bir işim var.Sevdiğim işi yaparak gelişiyor, büyüyorum.İşimle hayatımın amacını gerçekleştiriyorum.Ne istediğimi biliyor, odaklanıyor ve yapıyorum.İhtiyaç duyduğum desteği, yardımı ve kabulü görüyorum.İşimde takdir görüyorum.Bunun için kendimi takdir ediyorum.Rızkımı kolayca kazanıyor ve sevgiyle kabul ediyorum.Başladığım her işi sevgiyle ve en hayırlı şekilde tamamlıyorum.İşim, benim imzam gibidir.Her geçen gün işimde daha çok mutluyum.Teşekkür ederim.

KENDİNİ AFETMEK İLE İLGİLİ OLUMLAMALAR

Ben benim.Ben Ayşe’yim / Ali’yim.. (isminiz ne ise onu söyleyin)Ben kendimim, ne isem O’yum.Kendimi affetmeye hazırım.Geçmişi düşünmeyi bırakıyorum.Pişmanlıklarımın sevgiye dönüşmesine izin veriyorum.Geçmişten özgür olmayı seçiyorum.Geçmişi kolayca ve sevgiyle arkamda bırakıyorum.Kendimi yaptıklarım ve söylediklerimden dolayı affediyorum.Beni etkileyen tüm duygusal olayları ve izlerini iptal ediyorum.Hata dediğim her şeyin sadece deneyim olduğunu biliyorum.Olan herşeyin benim en yüksek hayrıma olduğunu kabul ediyorum.Dersler için teşekkür ediyorum.Yaşadığım ve yaptığım herşey için kendimi onaylıyorum.Kendimi tam olduğum gibi onaylıyor ve kabul ediyorum.Affetmek düşündüğümden daha kolay gerçekleşiyor.Kendimi seviyor ve affediyorum.Kendimi takdir ediyorum.Kendimle barışığım, hayatla barışığım ve güvendeyim.Yaşamımda herşey iyi ve yolunda.Şimdide yaşıyorum.Varlığıma şükrediyorum.Teşekkür ederim

BAŞKASINI AffETMEKLE İLGİLİ OLUMLAMALAR

Ben benim.Ben Ayşe’yim / Ali’yim.. (isminiz ne ise onu söyleyin)Hepimizin kendi yolumuzda özgür olduğumuzu kabul ediyorum.Olanın olmasına izin veriyorum.Geçmişten özgür olmayı seçiyorum.Geçmişi kolayca ve sevgiyle arkamda bırakıyorum.Şimdide yaşıyorum.Hayat amacımı gerçekleştirmek için insanlara roller verdiğimi kabul ediyorum.İnsanlar bana ayna oluyorlar.Oyunlarını oynadıklarını biliyorum.İnsanlara bu dünyada oyun arkadaşım oldukları için teşekkür ediyorum.İnsanları yaptıkları ve söylediklerinden dolayı affediyorum.Beni etkileyen tüm duygusal olayları ve izlerini iptal ediyorum.Verdikleri dersler için teşekkür ediyorum.Onları sevgiyle serbest bırakıyorum.Anlıyor, bağışlıyor ve teşekkür ediyorum.Affetmek beni özgürleştiriyor ve hafifletiyor.Affetmek düşündüğümden daha kolay gerçekleşiyor.Kendimle barışığım, hayatla barışığım ve güvendeyim.Hepimizin yolu Tanrısal ışık ve sevgiyle açık olsun.Teşekkür ederim

YALNIZLIK İLGİLİ OLUMLAMALAR

Ben kendi içimde tam ve bütünüm.Ben kendi içimde tam ve bütün olduğumu biliyor ve inanıyorum.Ben kendi içimde tam ve bütün olduğumu kabul ediyorum.Ben kendi içimde tam ve bütün olduğum için kendimi takdir ediyorum.Ben kendi içimde tam ve bütün olduğum için şükrediyorum.Ben yalnız ve tek başıma kendi içimde tam ve bütünüm.Ben yalnız ve tek başıma kendi içimde tam ve bütün olduğumu biliyor ve inanıyorum.Ben yalnız ve tek başıma kendi içimde tam ve bütün olduğumu kabul ediyorum.Ben yalnız ve tek başıma kendi içimde tam ve bütün olduğum için kendimi takdir ediyorum.Ben yalnız ve tek başıma kendi içimde tam ve bütün olduğum için şükrediyorum.Ben kendi yolumu kendim açıyorum.Ben kendi yolumu kendim açtığımı biliyor ve inanıyorum.Ben kendi yolumu kendim açtığımı kabul ediyorum.Ben kendi yolumu kendim açtığım için kendimi takdir ediyorum.Ben kendi yolumu kendim açtığım için şükrediyorum.Ben kendi yolumu kendim yapıyorum.Ben kendi yolumu kendim yaptığımı biliyor ve inanıyorum.Ben kendi yolumu kendim yaptığımı kabul ediyorum.Ben kendi yolumu kendim yaptığım için kendimi takdir ediyorum.Ben kendi yolumu kendim yaptığım için şükrediyorum.Ben kendi yolumda sevgi ile ilerliyorum.Ben kendi yolumda sevgi ile ilerlediğimi biliyor ve inanıyorum.Ben kendi yolumda sevgi ile ilerlediğimi kabul ediyorum.Ben kendi yolumda sevgi ile ilerlediğim için kendimi takdir ediyorumBen kendi yolumda sevgi ile ilerlediğim için şükrediyorum

yazının sahibi çiğdem temiz atabeydir

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası (mutlaka ziyaret ediniz)

Fatoş Pabuççu Tuncay

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GUATR HASTALIGI VE VITAMIN KULLANIMI

11745963_10155808357420557_3395496391048344286_n[1]
Tiroid bezinin az ve çok çalistigi durumlarda vücudumuzdaki vitaminlerin metabolizmasinda da degisiklikler olmaktadir. Bu durumlara göre bazi vitaminlerin destek olarak alinmasi faydaliyken bazilarini almamalidir. Hipotiroidi dedigimiz tiroid bezi az çalismasi durumunda ve hipertiroidi denilen tiroid bezinin asiri çalismasi durumunda vitaminlerde görülen degisikler ile destek olarak hangi vitaminlerin alinmasi gerektigi asagida verilmistir:

A) Hipotirodi (tiroid bezi az çalismasi) hastaliginda vitamin degisiklikleri:
Hipotiroidide A vitaminin öncü maddesi olan beta-karoten kanda birikir ve A vitaminine dönüsemez. Bu nedenle tiroid bezi yetmezligi olan kisiler A vitamini içeren multivitamin ilaçlar almamalidir.
E vitamini de hipotiroidide kanda artis gösterir. Bu nedenle E vitamini almaya gerek yoktur.
Tiamin vitamini tiroid hormon yapimini azalttigindan tiroid yetmezliginde verilmez.

Hipotiroidide kanda riboflavin (B2 vitamini) düzeyi azalir. Bu vitamin T4 hormonundan T3 hormonu olusumunu artirdigi için hipotirodili hastalarda kullanilmalidir.
Pridoksin yani B6 vitamini tiroid hormon yapimini ve etkisini artirdigindan hipotiroidide alinmasi faydali olur.

Hipotiroidide kanda homosistein düzeyinde artis ve buna bagli koroner kalp hastaligi riski arttigindan folik asit vitamini, B12 vitamini ve B6 vitamini verilmesi faydali olur ve böylece homosistein düzeylerinde azalma saglanir.

Özetle; tiroid bezi yetmezliginiz varsa B2, B6, folik asit ve B12 vitamin destegi alinabilir. Buna karsilik A ve E vitamini alinmamalidir.

B) Hipertirodi (tiroid bezi asiri çalisanlarda) vitamin destegi:
Tiroid bezi asiri çalisan kisilerde kandaki A vitamini düzeyinde azalma olmakta ve bazi hastalarda karanliga uyumda yani gece görüsünde zorluk olabilmektedir. Bu nedenle A vitamini destegi faydali olabilir.
Tiroid hormonu çok olunca veya hipertiroidi durumunda bagirsaklardan kalsiyum emilimi azalirken böbreklerden ve diski yolu ile kalsiyum atilimi artar. Kandaki D vitamini düzeyi normaldir. Siddetli hipertiroidi olan bazi hastalarda kan kalsiyumu artisi olabilir. Bu nedenle kanda kalsiyum düzeyine bakmak gerekir.
E vitamini hipertiroidisi olan hastalarda oksijen yan ürünlerinin (radikalleri) olusmasini azaltarak faydali olur. Tiroid bezi çok çalisan kisilerde kandaki E vitamini ve koenzim Q 10 düzeylerinde azalma oldugundan E vitamini ve koenzim -Q10 destegi gerekir.
Tiroid bezi fazla çalisan kisilere Tiamin (B1 vitamini) verilmesi faydali olmaktadir. Tiamin, hipertiroidiye bagli sikayetlerde azalma yaptigi gibi bu hastaliga bagli adet bozukluklarini önlemede de faydali olmaktadir. Tiamin, tiroid hormon yapimini azaltmaktadir.
Hipertiroidi durumunda vücudun B6 vitaminine ihtiyaci artar ve kanda azalir. Bu nedenle hipertiroidide B6 vitamin destegi faydalidir
Tiroid bezi fazla çalistiginda kandaki B12 vitamini ve folik asit düzeylerinde azalma olmaz
Tiroid bezinin fazla çalismasi C vitamininde azalma yapar. Bu nedenle C vitamini destegi faydali olmaktadir.

Özetle hipertiroidi durumunda vücudumuzu oksidan maddelerin yani oksijen radikallerinin (oksijen yanma ürünlerinden) hasar yapici etkisinden koruyacak antioksidan vitaminler dedigimiz A vitamini, E vitamini ve C vitamini ve koenzim Q 10 düzeylerinde de azalma olustugundan verilebilir. Hipertiroidi hastalarin antioksidan vitaminlerle (A, E, C vitamini) birlikte tiamin ve B6 vitamini kullanmalari da faydalidir.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Güzel Yürekli Kadın: 16 Fotoğraf ile Amy Winehouse ve Kısa Süren Yaşamı

1. Amy Winehouse “Hızlı yaşa, genç öl” sloganıyla rock’n’roll hayatı yaşamanın gerçekten ölümle sonuçlanabileceğini bize kanıtlayan son isim oldu.

Amy Winehouse
Ancak ’27 yaş laneti’ne yakalanan çok az isim müzik dünyasında onun kadar büyük bir boşluk bıraktı.

2. Amy Winehouse, şarkılarını öyle söylüyordu ki kalbinin artık tamir edilemeyecek kadar kırıldığını şarkı sözlerini anlamıyorsanız bile sesinden anlıyordunuz.

Amy Winehouse, şarkılarını öyle söylüyordu ki kalbinin artık tamir edilemeyecek kadar kırıldığını şarkı sözlerini anlamıyorsanız bile sesinden anlıyordunuz.

3. Şarkıları neredeyse biyografikti, “iyi olmadığını” anlattı, “keşke bir arkadaşım olsaydı” dedi, “keşke bir daha hiç içmesem” dedi. Zaten bu yüzden ilk albümünün adı ‘Frank’ti, yani dürüst…

Şarkıları neredeyse biyografikti,

4. 2003 tarihli bu albümün ilk şarkısı da yine tam böyle bir şarkıydı: Stronger Than Me.

2003 tarihli bu albümün ilk şarkısı da yine tam böyle bir şarkıydı: Stronger Than Me.

Sonradan gay olduğu anlaşılan eski erkek arkadaşa yükleniyordu Amy: ‘Senin benden daha güçlü olman gerekirdi!’

5. The Sun’a göre, son bir hafta 3 kez votka yüzünden kendini kaybetmişti.

The Sun'a göre, son bir hafta 3 kez votka yüzünden kendini kaybetmişti.

Korumalar tarafından sahneye itildiği Belgrad konserini ve bir insanın hayatından çok kazanacakları parayı gözeten menajer ve organizatörler tarafından son ana kadar iptal edilmemeye çalışılan İstanbul konserine neden gelmediğini, gelemediğini hepimiz biliyoruz.

6. Uyuşturucuya ve umutsuzluğa yenildi ama ciğerinden şarkı söylemeyi Afrika kökenlilerin tekelinden çıkaran bir müzik devrimcisiydi o.

Uyuşturucuya ve umutsuzluğa yenildi ama ciğerinden şarkı söylemeyi Afrika kökenlilerin tekelinden çıkaran bir müzik devrimcisiydi o.

2 Albümle 5 Grammy ve 2 Ivor Novellos aldı.

7. Yahudi bir aileden geliyordu, taksi şoförü babasının caz albümleriyle büyüdü.

Yahudi bir aileden geliyordu, taksi şoförü babasının caz albümleriyle büyüdü.

Annesi de bir eczacıydı. Babası Mitch ve annesi Janis bir süre sonra boşandı. Sahne tozunu çok erken yuttu, daha 8 yaşındayken sahne okulundaydı, 3 yaşında Sylvia Young tiyatro okulunda.

8. 16 yaşında isyankar doğası iyice su yüzüne çıktı, ilk dövmesini yaptırdı.

16 yaşında isyankar doğası iyice su yüzüne çıktı, ilk dövmesini yaptırdı.

Esrar kullanmaya başladı. Sonradan bu yılları şu sözlerle tanımlayacaktı: “Ailem canım ne yapmak isterse, onu yapacağımı anlamıştı ve gerçekten öyleydi”

9. O dönemki erkek arkadaşı ses kaydını bir plak şirketine götürdü.

O dönemki erkek arkadaşı ses kaydını bir plak şirketine götürdü.

Sonradan ‘Frank’te birlikte çalıştıkları Felix Howard, Winehouse’un sesi için “Şu ana kadar karşılaştığım her şeyden farklı” dedi. Dünyanın en büyük müzik şirketi Universal’la anlaştı.

10. ‘Frank’ çıktığında henüz 20 yaşındaydı, bir caz vokalisti gibi söylüyordu.

'Frank' çıktığında henüz 20 yaşındaydı, bir caz vokalisti gibi söylüyordu.

Ne eleştirmenler tarafından pek hoş karşılandı ne de büyük bir dinleyici desteği aldı, albümü 13’üncü sıraya kadar yükselebildi.

11. Albüm promosyonlarının tam da bittiği dönemde ileride evleneceği isim olan Blake Fielder-Civil ile tanıştı.

Albüm promosyonlarının tam da bittiği dönemde ileride evleneceği isim olan Blake Fielder-Civil ile tanıştı.
Ona olan aşkı fark edilmeyecek gibi değildi, Fielder-Civil birkaç ay sonra onu terkedince bütün üzüntüsünü yazdığı şarkılara yansıttı ve o şarkılar onu dünya çapında tanıtacak ‘Back to Black’ albümünü doğurdu.

12. Ayrılıktan aylar sonra bile hayatında hiç kimseye karşı ona hissettiklerini hissetmediğini söyledi: “Birbirimizi bir daha hiç görmeyeceğimizi düşündüm. Ölmek istedim”

Ayrılıktan aylar sonra bile hayatında hiç kimseye karşı ona hissettiklerini hissetmediğini söyledi:

13. Albüm 2006’da çıktı, dövmeleri arttı, saçları daha da kabardı.

Albüm 2006'da çıktı, dövmeleri arttı, saçları daha da kabardı.

Alkol ve uyuşturucu problemlerine dair dedikodular da bu dönemde ortaya çıktı. ‘Back to Black’in ilk şarkısı ‘Rehab’de şöyle diyordu: Bir daha hiç içmek istemiyorum. Sadece bir arkadaşa ihtiyacım var. Beni rehabilitasyona göndermeye çalıştılar. “Hayır, hayır, hayır…” dedim.

14. Belki de tüm kariyeri kendi şeytanlarını kovalamakla geçti ancak bu konuda hiç başarılı değildi.

Belki de tüm kariyeri kendi şeytanlarını kovalamakla geçti ancak bu konuda hiç başarılı değildi.

Geçen yıl gazetelerde bir birahanenin önünde kendini kaybetmiş bir şekilde yatarkenki fotoğrafı yayınlandı, geçen ayki Sırbistan konserinde sahnede durmakta bile güçlük çekiyordu.

15. Son sahneye çıkışı ölümünden 3 gün önce Bromfield’da gerçekleşti.

Son sahneye çıkışı ölümünden 3 gün önce Bromfield'da gerçekleşti.
Sahnede daireler çizerek dans etti ve tek bir nota bile söylemeden kayboldu.

16. Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı sorunları, 2007’den ölümüne kadar haberlerde düzenli olarak yer aldı.

Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı sorunları, 2007'den ölümüne kadar haberlerde düzenli olarak yer aldı.
Boşandığı eşi Blake Fielder-Civil ile birliktelikleri esnasında çeşitli nedenlerle sık sık yasal sorunlar yaşadılar ve eşi kısa bir süreliğine hapse girdi. 2008’de Winehouse, kariyeri ve hayatını tehdit eden bir dizi sağlık sorunu ile karşı karşıya geldi.
Winehouse, Londra’daki evinde 23 Temmuz 2011 tarihinde ölü bulundu. Uzun sürenin ardından ölüm nedeninin alkol zehirlenmesi olduğu anlaşıldı. Ailesi ve arkadaşları, 26 Temmuz 2011’de cenazesine katıldı. Daha sonra cesedi Golders Green Crematorium’da yakıldı.

kaynak: oneedio

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşam Kalitenizi Yükseltmek İçin Hayatınızın Geri Kalanında Yapabileceğiniz 22 Şey

Herkes bir mücadelenin içinde fakat hayatınızın geri kalanında daha kaliteli vakit geçirmek istiyorsanız bu tavsiyelere kulak vermelisiniz.

1. Hareket edin.

Hareket edin.

Mutlaka egzersiz yapın. Sporu hayatınıza dahil etmek size birçok yönden fayda sağlar. Geceleri rahat uyursunuz ve gün içinde daha zinde hissedersiniz. Mümkünse sabahları egzersiz yapmaya çalışın. Sabah egzersizleri kan dolaşımınızı hızlandırarak daha kolay ayılmanızı sağlar. Stresten kurtulursunuz ve işinize daha kolay odaklanabilirsiniz.

2. Bugünün işini yarına bırakmayın.

Bugünün işini yarına bırakmayın.

”Yarın” henüz varolmamış hayali bir kavramdır. İnsanlar çoğu zaman ”Yarın hallederim şimdi vaktim yok.” cümlesini kurar. Fakat bunun asıl sebebi üşengeçliktir. Ayrıca bugün yapmanız gereken bir şeyi ertelemek yarının yükünün artması demektir. Ertelememek düzenli yaşamın ve başarının sırlarından yalnızca biridir.

3. Mazeret üretmeyin.

Mazeret üretmeyin.

Yapın gitsin. Kendinizi daha iyi mi hissedeceksiniz? Sadece iyi vakit geçirmek mi istiyorsunuz yoksa yeni bir deneyim yaşamak mı? Peki neyi bekliyorsunuz? Zaman geçip gidiyor ve hayat bahaneler üretecek kadar uzun değil. Eğer hala mazeretleriniz varsa yeterince istekli ya da olgun değilsiniz demektir.

4. Kitap okuyun.

Kitap okuyun.

Kitap okumayı ihmal etmeyin. Okumak kelime haznenizi ve hayal gücünüzü genişletir, yaratıcılığınızı arttırır.

5. Para biriktirin.

Para biriktirin.

Para harcayarak kendinizi mutlu etmeye çalışmayın ve gereksiz harcama yapmaktan kaçının. 5-10 yıl içinde bunu yaptığınız için kendinize müteşekkir olacağınız kesin. Yarın ne olacağı belli olmaz.

6. Kin tutmayın.

Kin tutmayın.

İçinizde kin ve nefret barındırmayın. Bu duygular sizi boş yere yorar ve kendinizi sürekli kötü hissedersiniz. Zamana bırakmayı öğrenin. Sizde kötü duygular uyandıran insanları hayatınızda bulundurmayın. Bu kadar basit.

7. Gülümseyin, hatta kahkaha atın.

Gülümseyin, hatta kahkaha atın.

Gülümsemeyi ve kahkaha atmayı ihmal etmeyin. Kötü bir gün mü geçiriyorsunuz? İlk iş gülümseyin. Hatta biraz daha zorlayın ve ağzınız kulaklarınıza varsın. Sadece mutlu olduğunuzda gülümsemek zorunda değilsiniz. Çünkü gülümsemek ya da kahkaha atmak da sizi mutlu eder. En kötü ihtimalle komik video seansı düzenleyin; mutlaka yardımı dokunacaktır.

8. Kendinize vakit ayırın.

Kendinize vakit ayırın.

Hayatınızı daha iyi bir hale getirmenin ilk koşullarından biri de kendinize vakit ayırmaktır. Bunun için kendinizi dinlemeli ve dinlendirmelisiniz.

9. Mutlu olmayı öğrenin.

Mutlu olmayı öğrenin.
Hayatınızda yalnızca olumsuzluklara odaklanmayın. Herkes zor dönemlerden geçebilir ama önemli olan onlardan sonra daha güçlü ve deneyimli olabilmektir. Eğer üzgün ya da mutsuz hissediyorsanız birkaç dakikalığına durup düşünün. Hayatınızdaki her şey kötüye gidiyor olamaz; iyi şeyleri görmezden gelmeyin. Mutlu olmanın yollarından en önemlisi de bir şeyleri olduğu gibi kabul edip ve ona göre hareket etmektir. Yaşamınızın görmezden geldiğiniz iyi yanlarının değerini sonradan anlamayın.

10. Yardımsever olun.

Yardımsever olun.

Yardımseverlik yalnızca paranızı ya da vaktinizi paylaşmak değildir. Bu özelliği kişiliğinizin bir parçası haline getirin. Yalnızca ”Kim olsa aynı şeyi yapardı.” diyebileceğiniz durumlarda değil, her zaman yardımsever olmak için çaba gösterin. Trafik ışıklarında beklerken yanınızda yaşlı biri yoksa yardım edebileceğiniz kişi daha uzakta olabilir. Yalnızca size gülümseyenlere değil üzgün görünen insanlara da gülümseyebilir ve hatta dertlerini sorabilirsiniz. Bahşiş bırakmak için garsondan güler yüz beklemeyin belki de kötü bir gün geçiriyordur.İyi niyetinizin kaybolmasına izin vermeyin.

11. Bencil olun.

Bencil olun.

Her zaman olmasa da bazen bencillik yapın. Ruhsal ve fiziksel sağlığınıza önem verin. Bir kez de kendinizi başkalarının yerine değil de kendi yerinize koyun. Saçma gelebilir ama kendinizi tamamlamadan diğer insanlara bir faydanız dokunmaz.

12. Cep telefonunuz cebinizde kalsın.

Cep telefonunuz cebinizde kalsın.
Arkadaşlarınız ya da ailenizle vakit geçirirken cep telefonunuzdan kurtulun. Onlarla geçirdiğiniz zamanın tadına varın. Teknolojiyi nasılsa kullanırsınız ama sevdikleriniz her zaman sizinle olmayacak.

13. Çekingen olmayın.

Çekingen olmayın.

Konuşmaktan utanmayın. Tanımadığınız insanlarla iletişim kurmaktan korkmayın. En kötü ne olabilir ki? Size kulak asmasalar ya da kaba davransalar ne farkeder? Onlarla tekrar konuşmak zorunda değilsiniz. Fakat yaşadığınız deneyimler; insanlarla kolaylıkla bağ kurmanızı ve onları daha kolay tanımanızı sağlayacaktır.

14. Dinlemeyi öğrenin.

Dinlemeyi öğrenin.

Karşınızdaki insanların sözlerine kulak verin. Karşılığında ne söyleyeceğinizi düşünmek yerine karşınızdakinin ne söylediğini dinleyin ve anlamaya çalışın. Daha sonra ne söyleyeceğinize karar vermek daha kolay olacaktır.

15. Kendiniz olun.

Kendiniz olun.

Kendiniz olmaktan korkmayın. Başkaları ne düşünür diyerek yaşadığınız hayat asla sizin olmamış bir hayattır. Sizi olduğunuz gibi kabul edemeyen insanlar hayatınızdan çıkıp gitmekte özgür. Aslında oldukça basit. Tabii eğer herkesten aynı eleştirileri alıyorsanız durup düşünmenin vakti gelmiş olabilir. Kendinizi sorgulamaktan da kaçmayın.

16. Seyahat edin.

Seyahat edin.

Seyahat etmek ve farklı yerler görmek kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Otobüs, uçak, tren ya da belki bir bisiklet ile… Yeni insanlarla ve kültürlerle tanışmak size unutulmaz deneyimler yaşatabilir. Hatırlamaktan zevk alacağınız anılarınız ve daha geniş bir bakış açınız olur.

17. Yeniliklere açık olun.

Yeniliklere açık olun.

Her şeyi bilmeniz ya da anlamanız pek mümkün değil. Bunun farkında olmanız açık görüşlü olmanız için yeter de artar.

18. Sevmeyi öğrenin.

Sevmeyi öğrenin.

İnsanlarla aranıza sınırlar koymaktan vazgeçin ve karşılıksız sevin. Kırılsanız da geçeceğini ve daha güçlü olacağınızı unutmayın.

19. Merak edin.

Merak edin.

Heyecanınızı yitirmeyin ve ”Neden?” diye sorun. Bu çok güçlü bir sorudur ve size birçok kapıyı açar. Bir dahaki sefere size söylenenlerin üzerine nedenini sorun ve öğrenin. Değişimi farkedin.

20. Hayallerinizin peşinden gidin.

Hayallerinizin peşinden gidin.
Sevdiğiniz şeyleri yapmayı unutmayın ve yaptıklarınızdan zevk alın. Tutkularınızın ve hayallerinizin size yol göstermesine izin verin. Daha iyisini ya da fazlasını yapabileceğinizi biliyorsanız durmayın. Sahip olduklarınızın kıymetini bilin ama kanaatkar olmayın.

21. Kendinizi sevin.

Her şeyden önce kendinizi sevin ve kendinize saygı duyun. Sonrasında aynı şeyleri karşınızdakilerden bekleyebilirsiniz.

22. Çocuk olun.

Çocuk olun.
Kendinizi sevmek, hayallerinizin peşinden gitmek, yeniliklere açık olmak ya da merak etmek… Yukarıda bahsettiğimiz her şey aslında bir çocuk gibi olmanın incelikleri. Aynı zamanda vaktinizi yalnızca dış dünyayı yargılamakla harcamadığınız kaliteli bir yaşamın…

BONUS

BONUS

“Eğer bugün hayatının son günü olsaydı, bugün normalde yapacağın şeyleri yapmak ister miydim?” Uzun süre art arda, “Hayır,” yanıtını verdiğimde, bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım. İnsanın kısa süre içinde öleceğini bilmesi, yaşantısına damga vuracak kararlar vermesi açısından büyük önem taşır. Çünkü her şey, tüm dış beklentiler, gururlar, küçük düşme ya da başarısızlık korkuları – tüm bunlar ölüm karşısında değerlerini yitirir, yalnızca ölümdür önemli olan.” 

Steve Jobs

kaynak:  onedio