Hayat dermiş ki;
Sevdiğin insanda arayacağın ilk şey iyi niyet olmalıdır.O yoksa başa özelliklerinin anlamı kalmayacakt…ır
Hayat dermiş ki;
Dost dediğin sadece kötü gününde yanında olan değildir,aynı zamanda sevincine de en az senin kadar sevinebilendir
Hayat dermiş ki;
Başarmak için sıradan olandan ayrılmak zorundasın.Bırak insanların karşı duruşunu,doğru bildiğine sarıl ısrarla
Hayat dermiş ki;
Daha önce görmediğin biriyle karşılaştığında ilk dakikalara dikkat et.O insanın pozitif yada negatif enerji veren biri olduğunu anlayacaksın
Hayat dermiş ki;
Yaptığın seçimlerden dolayı başın derde girerse eğer,ilk suçlaman gereken kişi sensin.Sızlanmak ve başkalarını suçlamak yerine,hatanı bulmaya çalış
Hayat dermiş ki;
Bir yıkımla karşılaştığında yas tutma.O yıkımı,ne yap et öğretmenin haline getir
Hayat dermiş ki;
Hayvan sevmeyen insanlardan uzak dur.Doğal ve güzel olanı sevemez onlar çünkü.
Hayat dermiş ki;
İnsanlara kendini defalarca anlatmak zorunda kalma.Ya oradan ayrıl yada bildiğini oku
Hayat dermiş ki;
Hedeflerin konusunda kararlı ol.Engelleri düşünme.Ya bir yol bul,ya bir yol aç.
Hayat dermiş ki;
İçgüdülerinin sesine çok iyi kulak ver.Unutma ki,onca hayvan türü onlar sayesinde varlığını sürdürüyor miliyonlarca yıldan beri
Hayat dermiş ki;
Kendini saygın bir birey haline getir.Aksi taktirde,boşuna beklersin başkalarının sana saygı duymasını
Hayat dermiş ki;
Başına bir şey geldiğinde,neden başkalarının değil de benim başıma geldi bu iş diye sızlanma,durduğun yere bak
Gün geçmiyor ki,gazetet ve dergilerde sağlıklı ve uzun yaşamın sırları üzerine yeni bir araştırma yayınlanmasın. Bu kervana katılan… yayın organlarından biri de dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes… ABD’de yayınlanan dergi, birbirinden prestijli üniversitelerde yapılan araştırmalara dayanarak uzun yaşamın sırlarını açıkladı. İşte Forbes dergisinden uzun ve sağlıklı yaşam formülünü içeren 10 altın öğüt:
1 – İYİ BİR EVLİLİK YAPIN
İyi bir evlilik yapmak çoğu kişi için ‘zengin biriyle ile evlenmek’ anlamına gelebilir. Ama burada bahsedilen ‘genetik’ anlamda iyi bir evlilik yapmak. Uzun yaşamın sırrının genetik olduğu bilimadamlarınca ispatlandı. 2005 Şubat’ında yapılan bir araştırmaya göre uzun yaşam ve sağlıklı yaşlanma aileden miras kalan genlere bağlı. Bu nedenle eşinizi seçerken büyükanne ve babasının yaşayıp yaşamadığına bakın. Tabi ki bu seçim doğrudan sizin etkilemez ancak en azından çocuklarınız için yardımcı olacaktır.
2 – ANTİOKSİDAN ALIN
Antioksidanlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya çevre kirliliği, sigara, alkol ya da kirli hava ile alınan zararlı maddeleri etkisizhale getirirler. Antioksidanlar, vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi, gıdalarla da alınan bir grup kimyasal madde. Gıda yoluyla alınan en önemli antioksidanlar, betakaroten, E ve C vitaminleridir. Bunun için de sofranızdan; tarçın, karanfil, enginar, koyu renkli yapraklı bitkiler, ıspanak, havuç, C vitamini yönünden zengin turunçgiller, çilek, brokoli, lahana, patates, maydonoz kuruyemişler, bazı bitkisel yağlar ve lifli yeşil besinleri eksik etmemeye özen gösterin.
3 – EVCİL HAYVAN BESLEYİN
Evlerinde evcil hayvan ve özellikle de köpek besleyenlerin, hayvanlardan uzak duranlara oranla daha az stresli olduğu tespit edildi. Evcil hayvan besleyenlerin kan basıncı daha düşük oluyor. Hayvanlar bunun yanı sıra psikolojik olarak insanı rahatlatıyor. Evcil hayvanlar, sahibini neşelendiriyor, yalnızlık duygusunu ve depresyonu azaltıyor, iyi beslenmeye ve spor yapmaya teşvik ediyor.
4 – STRESTEN UZAK DURUN
John Hopkins Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, çabuk öfkelenenler kişilerde kalp hastalıklarının baş göstermesi ihtimali diğerlerine göre üç kat daha fazla. Çabuk sinirlenenler için 55 yaşından sonra kalp krizigeçirme ihtimali ise altı kat daha yüksek. Bundan alınacak ders ise çok basit: Olabil diğince stresten uzak durun!..
5 – SİGARAYI BIRAKIN
‘Sigara sağlığa zararlı’ demek oldukça klişe bir uyarı ama sigara tiryakisi olan erkeklerin, hiç sigara içmeyenlere oranla prostat kanserine yakalanma riskinin iki kat fazla olduğunu hatırlatmakta fayda var. Uzun yaşamak isteyenlerin, sağlıklı yaşlanmanın baş düşmanları arasında yer alan sigaradan uzak durması gerekiyor.
6 – DAR GELİRLİNİN İŞİ ZOR
Amerikan Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi’ne göre geliri, 20 bin doların altında olanların yüzde 24’ü kronik hastalıklara yakalanırken, geliri 75 bin doların yukarısında olanların sadece yüzde 6’sında bu tarz problemler görülüyor. En ağır sağlık problemleriyle yüzleşenler, gelir düzeyi ya da eğitim seviyesi en düşük kesim arasında yer alıyor. Çünkü yüksek gelir; iyi beslenme, sıcak bir ev ve temiz bir çevreyi de beraberinde getiriyor.
7 – DÜZENLİ DOKTORA GİDİN
Doktor kontrolleri hastalıkların erken teşhis edilmesini sağlayarak üzücü sonuçları önleyebiliyor. Özellikle ilerleyenyaşlarda sağlık sorunlarınızı ihmal etmeyin ve şikayetlerinizi ertelemeyerek derhal bir doktora danışın.
8 – HAYATA OLUMLU BAKIN
ABD’nin Minnesota eyaletinin Rocherster kentinde bulunan Mayo Klinik’te yapılan bir araştırmaya göre erken ölüm ihtimali karamsar insanlarda iyimserlere oranla yüzde 50 daha fazla. Pozitif bakış açısı olanlar daha az stresli, rekabete karşı hazırlıklı ve daha sağlıklı oluyorlar.
9 – CİNSEL HAYATINIZI CANLANDIRIN
Seks sağlıklı kalmaya yarıyor ve bu da ömrü uzatıyor. Seks, insanın daha az stresli, daha mutlu ve dinlenmiş olunmasını sağlıyor. 2004 yılı Nisan ayında Amerikan Tıp Birliği gazetesinde yayınlanan bir araştırmaya göre düzenli bir cinsel yaşam, erkeklerde prostat kanseri riskini azaltıyor.
10 – FAZLA UYUMAYIN
Çok fazla uyumak ömrü kısaltabiliyor. Araştırmaya göre günde sekiz saatten fazla uyuyanların ölüm oranları daha yüksek. Ancak bu haber, partilerde sabahlayanları sevindirmesin. Çünkü dört saatten az uyuyanların ölüm oranı da hayli yüksek. Uzun bir yaşam için günde en az altı saat uyumak gerekiyor.
kaynak: Fatoş Pabuccu Tuncay
Facebook: sağlıkla kal sayfası
Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış.
Yağm…urların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:
-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?
-On yılda, demiş kavak.
-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!
-Doğru, demiş kavak.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:
-Neler oluyor bana ağaç?
-Ölüyorsun, demiş kavak.
-Niçin?
-Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.
Sonuç:
Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Dev gibi eserler verebilmek için, karınca gibi çalışmak gerekir, derler.
Pucca’nın hayranlarından biri olarak filmi dört gözle bekliyordum. Fakat vizyonda oynadığı dönem gidemedim dvd’sini anca alıp seyredebildim. Bir kere şunu net olarak söyleyebilirim kitabın filmle hiç bir alakası yok. Karakterler isimleri ve genel özellikleriyle alınmış ve baştan bir film olarak yeniden yazılmış. A bunu beğendim mi diye sorarsanız; hoş, sevimli, kafa dinlendiren, bazı yerlerinde eğlendiren, romantik bir film olmuş. Buşra role pek bi yakışmış. Murat zaten Murat diyecek bir şey yok. Sözün özü; dvd’yi alın hoşça vakit geçirin derim.
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
![gulen-yuz-sticker[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2015/07/gulen-yuz-sticker1.jpg?w=300&h=300)
Doktor , erkek hastasını muayene ettikten sonra, adamın eşi ile özel konuşmak istediğini bildirdi. Adam dışarıya çıktan sonra, kadına ciddi bir sesle durumu anlatmaya başladı:
’Eşinizin hastalığı ciddi’ dedi ‘Korkunç bir stres’i var. Söylediklerimi uygulamazsanız, bilin ki ilk gerginlikte ölecek’.
Sonra devam etti:
’Her sabah mükemmel bir kahvaltı hazırlamanız gerekli.. Neşeli olmasını sağlamaya dikkat edin. Öğlen için de yanı…na çok iyi bir yemek vermelisiniz. Dört başı mamur bir menü. İş yerinde onu yesin. Akşam yemeği olarak ya yumuşacık bir biftek, ya da bonfile hazırlayın. Bol sebze garnisiyle. Haftada iki akşam da mükellef bir balık. Rakısına bir adet buz yeterli. 35liğin yarısını geçmesin. Keyiflenir de ‘bir duble daha’ derse bırakın içsin. Böylece gevşer biraz daha. Konuşurken sakın keyfini kaçıracak konulardan bahsedeyim demeyin. Özel problemlerinizi de kesinlikle açmayın. Yoksa kötüleşiverir.
Kendinize mutlaka dekolte bir kıyafet seçin. Bakımlı olun. Yanına oturup sırtını ovun. Televizyonda maç seyretmesi için her akşam teşvik edin. Siz de yanına sessizce oturup kırmızı şarap servisi yaparsanız fevkalade olur.
En önemli nokta da şu: Haftada birkaç akşam seks yapın. Eğer bu söylediklerimi aksatmadan bir yıl kadar uygularsanız, sanırım o takdirde kocanız iyileşip normal hayatına dönecektir ve uzun bir mutlu yaşam sizi bekleyecektir.’.
Eve dönüş yolunda koca, eşine sordu:
’Doktor ne dedi sana?’
Kadın kısaca cevap verdi:
“ÖLECEKMİŞSİN”
Ödem nefesi bırakamamak la, yani geçmiş anılara takılıp kalma, sürekli geçmişi düşünmek ile ilgilidir. Geçmişte yasadığı olaylar etkisinden kurtulamayıp, o zaman yaşadığı duyguları tekrar tekrar kendine yaşatması sonucu oluşur. Bir kişi hakkında sabit düşüncelere takılıp kalması ile ilgilidir. Bunun dışında fiziksel anlamda toksin birikmesinden dolayı vücutta şişkinlikler olabilir.
Ödem nefes seanslarında kolaylıkla atılabilir. Nefes Detoks etkisi yapar.
Nefes seanslarımızda vücudunda ödem olan kişilere söylediğimiz olumlamalar;
“Geçmişi bırakmak güvenli, beni beslemeyen bütün inançlarımı, düşüncelerimi şimdi ve burada bırakıyorum. Olanı olduğu gibi kabul ediyorum”
Gülin SARIYİGİT
nefesterapisi.net/
tel : 0 532 665 41 15
Cilt hastalıkları, başkalarının üzerimizde baskı kurduğunu hissettiğimizde, kendimizi özgürce ifade etmediğimizde, kendimizi baskı altında, sıkışmış hissettiğimizde genellikle ortaya çıkar.
Mudra, şifaya ulaşmak amacıyla el parmakları kullanılarak yapılan çeşitli hareketlere verilen isimdir. Asanalar (yani beden duruşları…) ve pranayamadan (nefes kontrolu/ egzersizleri) oluşan Hatha Yoga’nın bir parçası kabul edilirler. Bu nedenle mudralarla şifaya, parmak yogası da denir.
Mudraların Faydası Nedir?
Her bir parmak ucunda bulunan sinirlere temas edilerek, sinirsel bir aktivite başlatılır ve her bir mudra, bedenin bir başka bölgesine ya da zihinsel/ ruhsal bir duruma şifa verir. Her elin 5 parmağı ayrı bir enerjiyi temsil eder. Baş parmak, solar pleksus çakrası (göğüs kemiğinin altından göbek deliğine kadar); işaret parmak, kalp çakrası; orta parmak, boğaz; yüzük parmağı, kök çakra (genital organların merkezine); serçe parmak, sakral çakraya (karın çakrası) denk gelir.
Zannımca evlilik yüzüklerinin yüzük parmağına takılması tesadüf değil, “kök çakramın sahibi var” manasına geliyor:))) Yine İslamiyet’e şahadet getirmek için, işaret parmağının kaldırılması, “tüm kalbimle buna inanıyorum” anlamındadır. Müslümanların dua için ellerinin ayalarını yukarı doğru açmaları, Hiristiyanların kutsal üçlemeyi belirten el işaretleri dizisi de aslen mudradır.
Nasıl Uygulanır?
Mudrayı uygularken, o mudra ile ilgili niyeti zihinden geçirmek ya da seslendirmek de mümkün olduğu gibi, sessizlik içinde beklentisiz de uygulanabilir. Kanımca, meditatif olarak bakıldığında, ikincisi daha uygundur. Oturarak, yatarak, yürürken de uygulanabileceği belirtilmişse de, oturmak en uygunu olacaktır. Ben bağdaş kurarak, omurgam dik bir şekilde ve sakince nefes alarak uygulamayı tercih ediyorum. Rastgele uygulamak yerine, bir süre ihtiyaç duyulan mudrayı uygulamak daha işlevsel olacaktır.
Süre: 5 dakika yeterlidir. Ne kadar uzun uygulanırsa, o kadar etkili olmaktadır. Parmaklarda ya da bedenin başka bir bölümünde bir mudrayı uygularken başlangıçta acı ya da ağrı hissedilebilir, bu da aslında mudranın işe yaradığı anlamına gelir. Bir süre sonra esenlik hali yaşanacaktır.
Mudralardan Örnekler: Bir çok mudra bulunmakla beraber, ben en çok kullandığım mudraları açıklamayı tercih edeceğim: (Şekillerin sırası, soldan sağa doğrudur. Yani
1. sıranın en solundaki şekil, 1. mudranın; 2. sıranın ilk solundaki şekil ise 4. mudranın şeklidir)
1. Korkusuzluk mudrası (Abhayaprada): Güçlü ve korkusuz olmayı sembolize eder. Ellerin avuçları oldukça düz ve parmaklar bitişiktir, elin ayası bedenin dışına doğru dönüktür. Birçok savaşçı heykelinde ya da resminde görüldüğü üzere, elin bu duruşunun karşı tarafa “dur” manasına da geldiğini düşünebiliriz. Beden diliyle uğraşan birçok uzman, doğruyu söyleyen insanların el ayalarının genelde düz ve karşısındakine doğru açık olduğunu fark etmiş olduklarından, dürüstlüğü de sembolize ettiği düşünülebilir. Zaten kanımca, dürüstlük, korkusuzluğun bir sonucudur.
2. Kalp mudrası (Akash): Enerjiyi bedenin merkezine getirmeye yarar. Bedenin her bir parçasını, enerjinin yokluğunda besler.
3. Dünya Bağlantısı Mudrası (Apana): Dengeye ve kararlılığa ihtiyaç duyduğumuz zaman, dünya enerjisine bağlanmamıza yardım eden topraklayıcı bir güce sahiptir.
4. Sezgi mudrası (Bhudy): Kendi içimizdeki en derin ve gizli duygulara ulaşmamızı sağlar.
5. Meditasyon Duruşu (Dhyana): Bu duruş evrensel olarak, meditasyon ve rahatlama durumlarında kullanılır. Bedenin, sonradan konsantrasyon gerektiren bir işe hazırlanması öncesinde (misal bir dövüş sanatı ya da sportif bir aktivite öncesi), içsel sessizlik yaratması amacıyla da sıklıkla kullanılır.
6. Engellerin üstesinden gelme/Cesaret mudrası (Ganesha): Bir mücadele durumunda, zorluklarla yüzleşme gücünü sembolize eder, gerginliğin üstesinden gelerek cesaret kazanmayı sağlar. Eller gergin bir şekilde birbirlerini çekiyormuş gibi gergin tutarlar. Eller, kalp hizasında birkaç kez hızla gerilip de bırakılabilir.
7. Mistik Kuş (Garuda): Yükseltilmiş sezgiye ulaşmak ve ruhsal dünya ile iletişim kurmak amacıyla kullanılır.
8. Hatırlama mudrası (Hakini): Düşünme ve konsantrasyona yardım eder. Zihinsel faaliyetleri güçlendirir. Konferans dinleyen bir çok kişinin ellerinin bilinçsizce bu şekilde tutulduğunu gözlemişimdir…
9. Mutluluk mudrası (Kapitthaka): Gülen Buda mudrası olarak da bilinir. Saadet hali verir.
10. Dilek mudrası: (Kubera): Dilek mudrası bir konudaki isteğimize erişmek ve erinç hali için kullanılır. Dileğimizi seslendirirken, avuç içimize parmaklarımızla bastırabiliriz.
11. Koruyucu mudra (Linga): Soğuk havalarda akciğerleri korumanın bir yolu olarak kullanılır, vücudun bağışıklık sitemini güçlendirir.
12. Rahatlama mudrası (Suchi): Sabırsızlık, öfke krizleri, başkalarına bağımlılık gibi, kontrol altına alınamayan davranışların uysallaştırılmasında kullanılır.
13. Kaygıyı Yenme Mudrası (Kalesvara): Kaygıyı yenmek, taşkın ve huzursuz (ajite) ruh halini gidermek için uygulanır.
14. Aydınlanma mudrası (Uttarabodhi): İlahi bir güçle ilişkilendirilir ve mükemmel oluşu sembolize eder. İşaret parmağının, her zaman İlahi olanla birliği sembolize ettiği görülmüştür.
15. Kadınlık mudrası (Yoni): Dişi enerjiyle teması ve rahimi sembolize eder. Bu mudranın sadece kadınlar için olduğunu düşünmemek lazımdır. Tabiat ve toprakla ilgli ve her türlü yaratıcılık ve sezgi gerektiren eylemin, geniş anlamda evrendeki dişi enerjiyle teması gerektirdiği düşünülür.
(Alıntı)
Yüksek tansiyon, içinde yaşadığımız toplumda oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır ve tedavi edilmediği takdirde sağlığımızı ciddi şekilde tehdit edebilir. Tansiyonumuzu etkileyen faktörler arasında vücudumuzdaki su ve tuz seviyesi, böbreklerimizin sağlığı, damarlarımız ve sinir sistemimizin yanı sıra hormon seviyeleri de bulunmaktadır. Bu nedenle, bu yazıda sizinle tansiyonunuzu düşürmenin doğal yollarını paylaşacağız.
Misket limonu, içerdiği yüksek miktarda C vitamini ve flavonoidler sayesinde kan damarlarımızın sağlıklı kalmasına yardım eder. Damarlarımızın esnekliğini korumasını ve sızıntıların önlenmesini destekler. Bu meyve, aynı zamanda varisli damarların oluşmasını engellemeye de yardımcıdır.
Guava meyvesi, kötü kolesterol düzeyini azaltmaya yardım ederken iyi kolesterolü yükseltir. Yüksek tansiyon hastaları, beslenmelerine guava meyvesini ekledikleri zaman kendilerini daha iyi hissedeceklerdir.
Bu doğal ürün, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşürüp, damar sertliğini azaltarak kalp sağlığımızı korumamıza yardımcı olur. Ökseotunu tüketmenin en iyi yolu çaylardır.
Fındık, özellikle de fındık sütü, yüksek tansiyonu önlemeye yardımcı yüksek düzeyde kalsiyum içerir. Buna ek olarak, fındıkta bulunan magnezyum da kan damarlarının işlevini düzenlemeye yardımcı olur.
Kereviz, en iyi doğal idrar söktürücülerden birisidir. Vücudun toksinlerden arınmasına ve ödemi önlemeye yardımcı olur. Toksinler ve ödem, yüksek tansiyon hastaları için iki temel risk faktörüdür. Kerevizi tüketmenin en etkili yolu suyunu içmektir.
Limon, yüksek tansiyona çok iyi gelen bir doğal tedavidir. Aslında limon, pek çok hastalığa, özellikle de solunum yolu hastalıklarına, etki eder. İçerdiği yüksek miktarda C vitamini, kan damarlarını onarmaya yardımcı olarak yüksek tansiyona iyi gelir.
Menekşe, oldukça güçlü bir idrar söktürücüdür ve vücudun toksinlerden idrar yoluyla arınmasına yardımcı olur. Fazla sıvıların atılması, yüksek tansiyonu önlemenin çok iyi bir yoludur. Bu bitkinin bir başka özelliği de tansiyon düşürücü etkisidir, bu sayede tansiyonu uygun düzeyde tutmaya yardımcı olur.
Menekşe gibi lavanta da idrar söktürücü etkiye sahiptir ve vücudun toksinlerden idrar yoluyla arınmasına ve ödemi önlemeye yardım ederek tansiyonu düşürür. Lavanta, aynı zamanda stresi azaltır ve özellikle sinir sistemi sorunlarından kaynaklanan atardamar basıncını düşürmede etkilidir.
Bazı uzmanlar, pirinç ağırlıklı bir beslenme düzenini önerirler çünkü pirinç, tansiyonu düzenlemeye yardım ederek ani tansiyon yükselmelerinin önüne geçer.
Vücudumuz için oldukça faydalı besinlerden birisi de havuçtur, özellikle de yüksek tansiyon söz konusu olduğunda. İçerdiği yüksek C vitamini ve beta karoten, kolesterolü düşürmeye ve damarları korumaya yardımcı olur.
Kaynak: Sağlığa bİR aDIM