Bir pilot arkadaşıyla Kaliforniya üzerinde uçuyormuş. Arkadaşına, “Aşağıdaki güzel göle bak. Onun yakınında doğdum, şu benim köyüm” demiş.
Gölün yakınındaki tep…elere yaslanmış küçük bir köyü gösterir ve “Orada doğdum. Çocukken gölün kıyısında oturur balık tutardım; balık tutmak merakımdı. Fakat o zamanlar, göl kenarında balık tutan bir çocukken, gökyüzünde uçaklar geçerdi ve bir gün pilot olacağımı, kendim uçak uçuracağımı düşünürdüm. Bu benim tek hayalimdi. Şimdi gerçekleşti ve ne mutsuzluk! Şimdi sürekli aşağıdaki göle bakıyorum ve emekli olup yeniden balık tutmaya gideceğim zamanı düşünüyorum. O göl o kadar güzel ki…” der.
İşler böyle yürüyor. Olaylar bu şekilde başına geliyor. Çocukken bir an önce büyümeye can atarsın, çünkü yaşlılar daha güçlüdür, genç insanlar daha güçlüdür. Bir çocuk hemen büyümek ister. Yaşlılar bilgedir ve çocuk yaptığı her şeyin daima yanlış olduğunu hisseder. O zaman yaşlı insana sor – o da hep çocukluğun kaybolduğunu, her şeyin yittiğini düşünür; cennet çocukluktaydı. Bütün yaşlı insanlar çocukluğu, masumiyeti, güzelliği, hayal dünyasını düşünerek ölür.
Sahip olduğun her şey faydasız, sahip olmadığın her şey faydalı görünür. Bunu hatırla, yoksa meditasyon asla gerçekleşemez, çünkü meditasyon bu demektir – zihni, zihnin işleyişini, zihnin yolunu anlamak.
Zihin diyalektiktir, tekrar tekrar ters tarafa gitmeni sağlar. Ve bu sonu olmayan bir süreçtir; sen onu birden bırakmadıkça, sen birden oyunun farkına varmadıkça, sen zihnin oyununu birden fark etmedikçe ve ortada durmadıkça, asla sonu gelmez.
Ortada durmak meditasyondur. OSHO



![11233992_949311375133685_8998394360529790813_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2015/07/11233992_949311375133685_8998394360529790813_n1.jpg?w=300&h=205)






Yorum bırakın