Sekiz Özel Armağan;

1) DİNLEME: Kesmeden, hayal kurmadan vereceğiniz cevabı düşünmeden can kulağıyla dinleyin. Ama gerçekten dinleyin.

2) SEVGİ: Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.’

3) KAHKAHA: Fıkra anlatın, neşeli hikâyeleri paylaşın. Bu armağanınız “Seninle birlikte gülmeyi seviyorum” anlamına gelir.

4) YAZILI BİR NOT: Basit bir “Yardımın için teşekkürler” notu, ya da belki bir şiir. Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.

5) İLTİFAT: Basit, içtenlikle söylenen bir söz (“Bu renk sana ne çok yakışmış” ”Harika bir iş çıkardın”, “Yemek nefis olmuş” gibi) karşınızdakinin içini aydınlatır.

6) İYİLİK: Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik birşey yapın.

7) YALNIZLIK: Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin.

8)NEŞELİ BİR YAPI: Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Fırsat buldukça insanlara hoş sözler söyleyin. ڪے

Çok daha iyi anladım ki sonradan başının ağramasını istemiyorsan…

Hz. Mevlânâ bir gün eve gelir, oğlunu üzgün görür.

Hz. Mevlânâ bir gün eve gelir, oğlunu üzgün görür. Sebebini sorar.

 Oğlu: “Hiç…”… der.

Hz. Mevlânâ dışarı çıkar.

Kapıda asılı bir kurt postu vardır, onu alır üstüne giyer.

Ellerini havaya doğru açıp ulamaya başlar.   Oğlu babasının bu haline bakıp güler.   Hz. Mevlânâ:   “Evladım, gördün mü?” der.   “Dünya dertleri de işte böyledir. Kurt, aslında korkutucu bir hayvandır.

Ama sen o postun arkasında babanın olduğunu bildiğin için korkmadın ve güldün.

 İşte bütün dertlerin arkasında da RABB’inin olduğunu bil ve O’na güven.” der…

Ve anladım ki; Önemli olan kırılan testinin bütün olup olmaması değil, Bütün edebilmek için gösterdiğin emek, ve yeniden kırılmaması için göstereceğin dikkat…

Aylar önce idi, yanımda çalışan bayan eleman bulaşıkları yıkarken, minik bir kaz…a sonucu en sevdiğim fincanımı düşürmüş ve kırılmasına sebep olmuş.. Tabi ben farkında bile değilim olayın..

Akşam üstü bir kahve rica ettim.. Önüme gelen fincana bakınca ürperdim.. Her zamanki fincanım değil di… Değişmiş! Ne olduğunu sorduğumda ise, Kırıldığını ve çöpe atıldığını öğrendim.. Çöpe atılmış..

Bir hayli sinirlenmeme rağmen, sadece “tüm parçalarını toplayıp getirir misin lütfen” dedim Sanırım 15 dakika kadar uğraştıktan sonra tamir etmiştim fincanımı.. Eleman yüzüme garip garip bakıyordu, “kırılan testi bütün olur mu Kemal bey” diye sordu bana.   Ondan, fincanı dikkatle yıkamasını ve kahvemi yeniden bu fincanda yapmasını rica ettim.. Evet, özenli ve dikkatli bir uğraştan sonra bütün olmuştu fincanım..

 Ve ondan sonra ona daha dikkatli davranmak zorunda olduğunu anladı elemanım.. Halen aynı fincandan içerim kahvemi… Ve anladım ki; Önemli olan kırılan testinin bütün olup olmaması değil, Bütün edebilmek için gösterdiğin emek, ve yeniden kırılmaması için göstereceğin dikkat…

5 saniyede ”C” yi görenler beğensin…

Çok şükür…İçimden geldi…

İNSANLARI NELER MUTLU EDİYOR ?

 Bilim adamları, mutlulukla insanin alın yazısı arasında hiçbir ilişki olmadığını savunuyorlar. Bilim adamlarına göre mutluluk öğrenilebilir. Bir başka deyişle mutlu olmak için lotodan çıkacak milyarlara ya da genlere ihtiyaç yok. İsteyen herkes mutluluğu bulabilir. Dokunarak, gevşeyerek ve hatta stres halinde mutluluğu bulmak mümkün. Alman Bunte Dergisi nin son sayısında Alman uzman Wilhelm Schmid-Bode nin mutluluk reçetesi açıklandı:

ÇOCUKLAR …!!! Bütün anketlerde aynı sonuç çıkıyor. Bir insan için en büyük mutluluk çocuğuyla birlikte olmak. Böylelikle dünyayı çocuk gözleriyle algılamak için ikinci bir şans elde ediyoruz. Daha mutlu, daha heyecanlı, sınırsız ve pespembe. Bol bol çocuklarla oynayın ilgilenin.

KIRMIZI BİBER Acı kırmızı biber, önce insanda cehennem duygusu uyandırır. Ancak hemen arkasından ödülü gelir. Biberdeki Capsacin adlı madde, damakta endorfin salgılanmasına yol açar. Endorfin acıları dindirir ve insanı mutlu kılar. Bol acılı yiyen Asyalılar bunun için mutludur.

GÜNLÜK TUTMAK İnsanın gerçek mutluluğu dışarıda değil, iç dünyasındadır. Günlük tutmak, insanın pusulası olabilir. Başımızdan geçen olaylar arasında mutlu anıları özellikle vurgulayarak kağıda dökersek, bunları kalıcı kılmış oluruz.

JOGGING Açık havada koşu yapmak ya da sıkı bir yürüyüş, mutluluk hormonu serotonin salgılanmasını sağlıyor. Bulduğunuz her fırsatta temiz havada koşu ya da yürüyüş yapın.

MEDİTASYON Gevşeme teknikleri insanın ruhundaki sıkıntıları atar. Gevşemiş bir insan yaşadığı anın tadını çıkarır, çevresinde küçük mutluluklar bulabilir.

EVCİL HAYVAN Kuş, kedi, köpek ya da balık… Ev hayvanlarıyla uğraşan insanların çok daha mutlu ve sağlıklı yaşadığı bilimsel bir gerçek. Ev hayvanları, gün içinde nice küçük mutluluklar tattırırlar insana.

EV İŞLERİ İnanılır gibi değil ama gerçek: Erkeklerin yüzde12 si, yemek pişirip ütü yaparak, ev temizleyerek mutlu olduğunu söylüyor. İşin çok daha iyi yanı, erkekler iş yaptığı zaman kadınlar da mutlu oluyor.

GÜLMEK Her şeyi ciddiye alanlar baştan kaybediyor. Gülmek, gülümsemek ve mizah insanı sağlıklı ve mutlu yapıyor. Bir kahkaha, bin porsiyona bedeldir sözü kesinle doğru.

ÇİKOLATA Flört etmek gibi bir şey. Bir kalem yemek yeterli, mutluluk hormonu serotonin anında beyinde dolaşıma çıkıyor. Çikolatanın içerdiği penilatilamin insanı bulutlara çıkarıyor.

MUZ Kendinizi güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin. Magnezyum ve kalsiyum içeren bu meyve strese karşı birebir. O da mutluluk hormonu serotonini kışkırtıyor.

DOSTLUK Almanya da yapılan araştırmalara göre insanların yüzde 45 i kendini arkadaşıyla mutlu hissediyor. Dostluğun en önemli belirtileri, karşılıklı güven ve birbirini dinleme yeteneği.

MOR RENK Mor renk insani neden mutlu yapar? Renk araştırmacıları bu soruya şu yanıtı veriyor: Kırmızı insani aktif yapar, mavi dinlendirir. Kırmızı ve mavinin karışımı olan mor ise insan ruhunu dengeye kavuşturur.

ÇİÇEKLER Doğaya saygı gösteren insanlar, küçük şeylerle mutlu olmayı da bilir. Araştırmalara göre çiçek, insanın mutluluk düzeyini yüzde 100 oranında artırıyor.

Önceki Hayatımda Müzisyenmişim…

Gülümsüyorum!

 

 Yarada nın benim yanımda olduğunu, tüm ihtiyaçlarımın tükenmez ve sınırsız kaynağı olduğunu, beni desteklediğini, koruduğunu, kolladığını, beslediğini hissediyorum.

Bana verilen kadarını alıyorum. Olanı Olduğu gibi ve Olduğu anda Olduğu Haliyle Kabul Ediyorum.

Her yeni günün başlangıcında ve bitiminde sevdiklerimin ve kendimin sağlıklı nefes alarak hayata devam ettiğini bilerek yaşadığım için şükrediyorum.

Sadece dilin güzel sözler söylemesinin faydasız olduğunu biliyorum,Güzel konuşmayı ‘kalbim’in kendisi yapmak istiyorum.

Sevgi ve minnettar bir yürekte büyük kibirlerin barınamayacağı gerçeğine sıkı sıkıya bağlı kalmaya çalışıyorum…

Hayat, insanları birleştirir ve ayırır.

Hayat, insanları birleştirir ve ayırır.

Ayırdığında yani bir şeyler bittiğinde o yaşananlar tek bir ‘an’ olur.

Hayat ayırır ama her zaman bir iz bırakır. İyi ya da kötü… Önemli olan iz bırakmaktan çok, hayatımızda ve kesiştiğimiz hayatlarda…

 güzel, güzel olduğu kadar da anlamlı izler bırakmak …..Güzel, anlamlı iz bırakan insan ya da kişiler varsa hayatımızda, aldığımız nefesin anlamı bile başkalaşmaz mı?

Daha sıkı yapışmaz mıyız yaşama? Gözlerimiz bir başka parlamaz mı?

Bütün dostları gezdim, dili tutmaktan daha iyisini görmedim…

Fotoğraf

İnsanlar ikiye ayrılırlar:Başkalar için yaşayanlar, başkaları sayesinde yaşayanlar

Photo: “İnsanlar ikiye ayrılırlar:Başkalar için yaşayanlar, başkaları sayesinde yaşayanlar.Sorun olanlar, çözüm olanlar…Ümit kıranlar, ümit verenler…Dert üretenler, deva üretenler…Şikayet edenler, çare bulanlar…Aynı havayı soluyan, aynı sıkıntıyı yaşayan, aynı sevince ortak olan iki insandan biri dert küpü olur çıkar, diğeri ..deva küpü.Biri şikayet üretir, öbürü çare.Biri yük olur, öbürü yük taşır.... Yazı Tura“İnsanlar ikiye ayrılırlar:Başkalar için yaşayanlar, başkaları sayesinde yaşayanlar.

Sorun olanlar, çözüm olanlar…

Ümit kıranlar, ümit verenler…

Dert üretenler, deva üretenler…

Şikayet edenler, çare bulanlar…

Aynı havayı soluyan, aynı sıkıntıyı yaşayan, aynı sevince ortak olan iki insandan biri dert küpü olur çıkar, diğeri ..

deva küpü.

Biri şikayet üretir, öbürü çare.Biri yük olur, öbürü yük taşır

Tanrım !, Bana değştiremiyeceğim şeyleri kabullenmem için sabır…

Güle sormuşlar neden dikenlisin diye…

Biliyorum çok zor , yorucu bir yolculuk olacak.

Biliyorum çok zor , yorucu bir yolculuk olacak.

Ama ben karanlıkları aydınlatmak için çıktım yola.

İmkansızı yakalayıp esir etmeye , başarının sırrına ortak olmaya…

Korkmuyorum!

Ve vazgeçmiyorum yaşamaktan. Yalnız değilim!

Biraz sabır , bir parça cesaret ve bir de umut var yanımda.

Sanki dört iyi dost köklü bir çınara dayanmış gibiyiz .

.Günaydın Hayat ! Küçük adımlar atmaya hazırlanıyorum. Sakın bana çelme takma olur mu …….