Artık Ruhuma Özen Gösterecek Bir Erkek İstiyorum…

Geçen gün annemle telefonda konuşuyoruz. Her zaman olduğu gibi bir sürü nasihat sıralayıverdi. Yok cereyanda kalma, yok terliyken soğuk su içme, yok şu yok bu. O sırada birden şimşek gibi bir düşünce kafamda beliriverdi. “Yaa aslında annem bana bunları söyleyeceğine, keşke ruhuna değer ve önem vermeyen arkadaşlarla görüşme hatta erkeklerle hiç görüşme deseydi” diye düşündüm…

Sonra birbirimize söylediğimiz cümlelere dikkat etmeye başladım: Arabayı hızlı kullanma, ilaçlarını vaktinde al, saçını kestir, pembe ayakkabı al gibi sözler kafamda uçuşuverdi ve birden hepsi anlamını kaybetti.

Ya asıl önemli olan bizim ruhlarımız değil mi? Bizim ruhumuzu incitmeyecek arkadaşlıklar, sevgililer değil mi? Önemli olan ruhumuza huzur vermek değil mi? Niye kimse bundan bahsetmiyor? Niye annem bana aman kızım ruhuna değer veren bir adam bul demiyor?

Herkes takmış arabası var mı, işi var mı, evi var mı, saçı var mı, fit mi, yakışıklı mı gibi etiketlere, dış görünüşlere kimse sormuyor senin ruhunu korur mu, kollar mı, geliştirir mi diye?

Arkadaşlıklarda da önemli olan bu değil mi? Ruhumu geliştiren, sevgi veren, hoşgörü gösteren insanlarla birlikte olmak önemli değil mi?

Ne yapayım son modaya göre giyinip giyinmediğini, ya da son modaya uygun yerlere gidip gitmediğini. Ben ruhuma olan etkisine bakarım.

Son zamanlarda tüm kararlarımı ruhuma bıraktım artık. Onun istediği yerleri gezip, istediği yemekleri yiyorum, onun istediği insanlarla iletişime geçiyorum. Ruhum beslensin, ruhum koruyup kollansın, ruhum el üstünde tutulsun istiyorum.

“Anne artık dondurma yeme boğazın ağrır diyeceğine, bu adam ruhunu incitir dikkat et” demeni istiyorum. Ivır zıvırlara takılmaktan vazgeçip esas önemli olan şeye odaklanmanı istiyorum.

Hepimizin karşısına da ruhumuzu koruyup kollayacak arkadaşlar ve sevgililer çıkmasını diliyorum. Ve hepinizin ruhunu sevgiyle selamlıyorum. Hindistan’da bu anlama gelen çok güzel bir mantra var. Onu söyleyerek yazımı kapatıyorum: “OM MANE PADME HUM… OM MANE PADME HUM… OM MANE PADME HUM…”

 

Sağlıcakla,

Sana bir iyi bir de kötü haberim var…

Üzüm’ün Faydaları…

“Üzüm bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektedir. Böbrek ve karaciğerin işlevini artırır, karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde etkilidir. Kanın temizlenmesine, vücutta yağların erimesine yardımcı olur. …
Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yağlı bileşiklerin kılcal birikmesini engelleyerek ve kanı sulandırarak kalp-damar sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. İçerdiği resveratrol maddesi sayesinde kansere karşı vücudu korumakta görev almaktadır. Vücudu virüslere karşı dirençli hale getirir. Kabuk ve çekirdekleri mideye zarar vermeden sindirimi hızlandırır, bağırsak sisteminin çalışmasını düzenler, bağırsak sancısını giderir.
Cüzamdan kurtulmak için bolca kuru üzüm yenilmelidir. Hamilelik veya bacaktaki şişliklerin giderilmesinde ekşi üzüm suyu lapası şiş uzuvlara sarılmalıdır. Cinsel gücü artırır, genel vücut zayıflığını giderir. Sedeften kaynaklanan yaralara sürülerek şifa bulunur. İçerdiği besin, vitamin ve mineraller sayesinde güzellik iksiri ve zayıflama rejimlerinde kullanılmaktadır. Beyinin enerji kaynağıdır. Cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar, alerji ve kireçlenmelerde iltihap oluşumunu engeller. İçerdiği biflavonoidler sayesinde C vitamininin etkinliğini artırır.
Kuru üzüm ağız kokularını gidermekte, akciğer hastalığına, asap bozukluğuna, unutkanlığa, kansızlığa, karaciğer zafiyetine, ses kısıklığına iyi gelmektedir. Üzüm yaprağı suyu dizanteriye ve göz nezlesine karşı şifalı gelmektedir. Taze üzüm anne sütünü çoğaltmaktadır. Böbrek hastalıklarına taze üzüm iyi gelmektedir. Kansere karşı bol bol taze üzüm yenilmelidir. Tatlı üzüm cinsel gücü kuvvetlendirir. Taze üzümle kuru üzüm birlikte yenirse bağırsak hastalıklarına ve kolite iyi gelmektedir. Kara üzüm, kalp, karaciğer, dalak, mide ve dimağ hastalıklarına şifa verir, kalbi kuvvetlendirir, nefes darlığına iyi gelir.
Damar sertliğine kuru üzüm iyi gelmekte, öksürüğü kesmekte, safrayı izale etmekte, balgamı gidermekte, ağız içi yaralarını iyileştirmektedir. Kuru üzüm baş ağrısını dindirmekte, idrar yolları iltihaplanmasına şifalı olmakta, cinsel gücü artırmaktadır. Genel zayıflığa kuru üzüm iyi gelmektedir. Vücudun aşırı derecede yorgunluğu ve bitkinliğinde kuru üzüm hoşafı içilmelidir. Kuru üzüm iç yağ ile dövülüp derin ve iltihaplı yaralar üzerine konursa, iltihabı dışarı çıkarır, siğillerin üzerine konursa eritir. Kuru üzüm el ayak titremesine ve sinir zafiyetine iyi gelir, ses kısıklığını giderir.
Kuru üzüm hoşafı adet kanını söktürür, vereme ve basura iyi gelmekte, öksürüğü kesmekte, kireçlenmeyi önlemektedir. Aşırı adet kanamasını önlemek için kuru üzüm yenilmelidir. Kuru üzüm bağırsak iltihaplarına şifalı gelmektedir. Kuru üzüm vücudu şişmanlatır, günlük ile yenirse insanı zekileştirir, unutkanlığı giderir. Sarı üzüm sedef hastalığına iyi gelmektedir. Çekirdeği çıkartılmış siyah kuru üzüm adet kanamasını söktürür.
 Üzüm yapraklarının suyu kan tükürmeye ve mide sancısına şifalı olmaktadır. Kuru üzüm sesi açar, asabı kuvvetlendirir. Bağırsak sancısına karşı üzüm yenilmelidir. Cüzama karşı kuru üzüm iyi gelmektedir. Diş ağrısına karşı üzümle sarımsak kaynatılıp gargara yapılmalıdır. Üzüm yüksek tansiyonu düşürür, kabızlığı giderir, hamilelerin mide bulantısını önler.”

Usta’ya Sormuşlar:Doğruluğuna emin olduğun şeyler neler?

O da oturup, emin olduğu 20 şeyi yazmış.

1. Ektiğin kadarını biçersin. Emeğin sana mutlaka aynı oranda geri döner.

2. Kendi hikayeni kendin yaz. Kimse senin senaryonu yazmasın.

3. Geçmişte birinin sana yaptığı bir kötülüğün, bugün hiçbir gücü yoktur. Ancak sen o gücü verirsen olur.

4. İnsanlar sana kendilerini nasıl tanıtıyorlarsa, önce öyle kabul et.

5. Endişelenmek vakit kaybıdır. Öyle yapacağına, endişelendiğin şeyle ilgili bir şey yapmaya harca o zamanını.

6. Neye inandığın, hayallerinden, isteklerinden ve beklentilerinden çok daha güçlüdür. Sonunda her zaman, inandığın şey oluyorsun.

7. Sadece tek bir dua edeceksen, o ‘çok şükür’ olsun.

8. Mutluluğun verdiğin sevgi kadardır.

9. Hata, seni başka yöne yönlendiren bir yol işaretidir.

10. Herkesin dediğinin aksine davranırsan, dünya yıkılmaz.

11. İçgüdülerine güven, onlar yalan söylemez.

12. Önce kendini sev.

13.Sonra da, o sevgini her fırsatta etrafına yaymayı öğren.

14. Sevdiğin şeyi yaparak para kazanmanın bir yolunu bul. O zaman her maaş, sana bonus olur.

15. Aşk acıtmaz. Çok da iyi hissettirir.

16. Her gün, yeniden başlamak için bir fırsattır.

17. Dünyadaki en zor iş, anneliktir. Ve bütün kadınlar bunu ilan etmelidir.

18. Şüphe, ‘-ma’ ekidir. Kıpırda-ma, cevapla-ma, acele et-me.

19. Ne yapacağını bilemediğinde, sakinleş.

.20. Hiçbir dert sonsuza kadar sürmez

Teşekkürler herkese…

Ona teşekkür edin.

Size hakkınızı aramayı öğretmiştir.

Sizi terk eden sevgilinize teşekkür edin. …

Çünkü o tek başınıza da tam ve bütün olduğunuzu öğretmiştir.

Kavga ettiğiniz arkadaşınıza teşekkür edin.

Kendinizi özgürce ifade edebileceğinizi öğretmiştir.

Hastalanmış organlarınız varsa teşekkür edin.

Onlar size içinde bulunduğunuz ruh halinin farkına varmanızı ve değiştirmeniz gerektiğini göstermeye çalışmıştır..

Hayat, insanları birleştirir ve ayırır.

Hayat, insanları birleştirir ve ayırır.

Ayırdığında yani bir şeyler bittiğinde o yaşananlar tek bir ‘an’ olur.

Hayat ayırır ama her zaman bir iz bırakır. İyi ya da kötü… Önemli olan iz bırakmaktan çok, hayatımızda ve kesiştiğimiz hayatlarda…

 güzel, güzel olduğu kadar da anlamlı izler bırakmak …..Güzel, anlamlı iz bırakan insan ya da kişiler varsa hayatımızda, aldığımız nefesin anlamı bile başkalaşmaz mı?

Daha sıkı yapışmaz mıyız yaşama? Gözlerimiz bir başka parlamaz mı?

Doktor Bey, Kendimi İyi Hissetmiyorum…

İnsanlar hayat ve evrene dair yanlış görüşleriyle kendilerini cezalandırırlar

Photo: Özgüvensizliğin temeli olan utancın marazi bir hal alması, kişinin maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik şiddetle orantılıdır.Alay edilen, küçük düşürülen, duygusal ve fiziksel sınırlarına saygı gösterilmeyen; "Sen aptalsın," "Bir işe yaramıyorsun," "Kendinden utanmalısın," mesajıyla büyüyen; ebeveynlerinin yüksek ideallerine yetişemeyen; kabul edilmek için ihtiyaçlarını, arzularını, korkularını, hatalarını ya da başarılarını saklamak zorunda kalan çocuklar, sürekli hissetikleri utanç duygusunu zamanla içselleştirerek (internalization) kendilerini 'yetersiz' ve 'değersiz' görmeye başlarlar."Benliğin kusurlu imgeleri açgözlü, tembel, aptal, pis bilinç altındaki hatıralarda köklenir," Dr. Michael Nichols, No Place to Hide/ Kaçacak Yer Yok Kuantum Yaşam HaritasıKuantum Yaşam Harita'mHayat kimseyi kayırmaz. Kimseye torpil yapmaz. Onun için kimse özel değildir; sağlık, keyif ve huzur prensiplerinin safına geçtiğinizde size iyilik yapar. Hayat hiçbir zaman hastalık, rahatsızlık, kaza yada acı göndermez,

 Ne ekersen onu biçersin yasasına göre, bunları başımıza olumsuz ve yıkıcı düşüncelerimizle kendimiz getiririz. Eğer sevgiye gerçekten inanırsanız, bilinçaltınız size sayısız iyilikle karşılık verecektir. Hayat kimseye karşı kin beslemez. Sizi asla yargılamaz. Hayat elinizdeki kesiği iyileştirir. hayat, parmağınızı yaktığınızda sizi affeder. Ödemi azaltır ve bu bölgeyi yeniden sağlıklı ve mükemmel hale getirir.

Suçluluk duygusu hayata dair yanlış bir kavramdır. Hayat sizi cezalandırmaz yada yargılamaz. Bunu yanlış inançlarınızın, olumsuz düşüncelerinizin ve kendinizi yargılamanızın bilinçaltı etkileri ile siz kendinize yaparsınız. Hayat sizi yargılamaz yada cezalandırmaz.

Doğanın güçleri kötü değildir. Bunların kullanımının etkisi sizin içinizdeki gücü nasıl kullandığınıza bağlıdır. Elektriği birini öldürmek için de evi aydınlatmak içinde kullanabilirsiniz. Suyu bir çocuğu boğmak için de onun susuzluğunu gidermek için de kullanabilirsiniz. İyi ve kötü kişinin zihnindeki düşünce ve amaca bağlıdır. Hayat asla cevap vermez. İnsanlar hayat ve evrene dair yanlış görüşleriyle kendilerini cezalandırırlar. düşünceleri yaratıcıdır ve kendi üzüntülerini yaratırlar.

Joseph Murphy

Kuantum Yaşam Haritası’ndan alnmadır…

Bir problemden kaçmanın en iyi yolu onu çözmektir…