Kelt Astrolojisi…

Keltler, insanları, doğum tarihlerine bağlı olmak üzere şu ağaçlarla ilişkilendirmişlerdir.

Huş (24 Aralık – 20 Ocak)

Bu kişiler son derece hırslı ve kararlıdırlar. Hedefe yönelik çalışırlar ve başarılı olmaya ihtiyaç duyarlar. Güvenilir ve sadıktırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Huşları, çok daha tepkisel ve duygusal, içedönük olmaya eğilimlidirler. Kendilerine çok güvendiklerinden, hedeflerini takip etmekte bazen gereğinden fazla ısrar ederler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Huşları ise amaçlarının tamamen farkında olan objektif vizyonerlerdir ve daha dışadönük olmaya eğilimlidirler. Ancak bunlar da, arasıra yaşadıkları “gerçeklikten kopuş” nedeniyle karar mekanizmalarının sekteye uğraması sorunuyla karşılaşırlar.

Üvez (21 Ocak – 17 Şubat)

Güçlü insancıl ve spiritüel ilkelere bağlı, vizyoner bir zihne sahip, ilerlemeci ve idealist düşünürlerdir. Kısıtlamalara tahammül edemez ve sürekli de değişimi getirmeye çalışırlar. Sıradanlıklara da dayanamazlar. Yenilikçi fikirleri her zaman toplumun geri kalanının aklına yatmayabilir. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Üvezleri, büyük sosyal değişimleri sağlama kapasitesine sahipse de, genellikle uzun soluklu işlerde çabuk sıkılmaya ve sabırsızlanmaya yatkındırlar. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Üvezleri ise büyük bir etkileme gücüne sahiplerdir ama sağlayabileceklerinden fazlası için söz vermeye eğimli olurlar.

Dişbudak (18 Şubat – 17 Mart)

Karakterlerinde iki farklı yön barındıran bu insanlar, zaman zaman kolay incinebilen, sanat eğilimli kişiler; zaman zaman da kararlı pragmatikler olurlar. Duyarlı ve sevgi doludurlar; bu da onların insanın yapıtaşlarını kolay anlamalarını sağlar. Çevrelerindeki insanların çektiği acıyı dindirmekte oldukça yeteneklidirler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Dişbudakları, duygusal ilişkiler söz konusu olduğunda tepkisel davranabilirler. Çekingen gözükseler de, yüzeyin altında atik ve ani hareket edebilen bir insan gizlidir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Dişbudakları ise olaylara yücegönüllülükle, kendilerinden fedakarlık yaparak tepki verirler.

Kızılağaç (18 Mart – 14 Nisan)

Güçlü, maceracı, hareketli ve cesur olan bu kişiler aslında çok iyi birer müttefik de olsalar, kendi savaşlarına yönelmeyi tercih ederler. Sanki sürekli huzursuz gibidirler ve amaçlarına ulaşmaya çalışırken birçok tehlikeye girip çıkabilir, şartları pek önemsemeden sadece ileri gitmeye uğraşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Kızılağaçları, son derece huzursuz ve kararsızdır. Bu nedenle arada bir yavaşlayıp hareketlerinin sonuçlarının ne olacağını düşünmeleri gerekir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Kızılağaçları ise yaşama daha özgüvenli şekilde yaklaşır ve büyük bir ikna becerisine de sahiptir ama o da çoğunlukla içten gelen büyük enerjiden yoksundur.

Söğüt (15 Nisan – 12 Mayıs)

Güçlü bir iradeye ve iyi bir hafızaya sahip, düşüncelerini kolayca dile getirebilen insanlardır. Duygusaldırlar ve ruh halleri de hızlı biçimde değişir. Pratik insanlar oldukları için kolaylıkla mucit de olabilirler ama yaşamın gizemlerine de çekilip dururlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Söğütleri’nin ruh halleri oldukça hızlı değiştiğinden, bir dakikaları bir dakikalarını tutmaz. Yine de, bir fırsat yakaladıkları zaman hızla hareket edip bunu değerlendirmesini bilirler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Söğütleri ise her şeye çare bulan, her işin altından kalkan kişilerdir ve sıradışı bir hafızaya sahip olurlar.

Alıç (13 Mayıs – 9 Haziran)

Karizmatik, yaratıcı ve yenilikçi fikirler ile doludurlar. Oldukça yeteneklidirler ve birçok duruma da uyum sağlamasını bilirler. Sempatikliklerini kaybetmeden çevrelerindeki insanları etkileri altına almayı bilirler. Eski Kelt ozanları ve rahiplerinin sahip olduğu özellikleri vardır ve bunlar sanat alanında da ortaya çıkarlar. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Alıçları, tepkisel ve duyarlı, çoğunlukla da kırılganlardır. Bir hareket tarzı belirlediklerinde de kararlı kişilere dönüşürler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Alıçları ise, yakın ikili ilişkilerde pek fazla kısıtlanmaya gelemeyen insanlardır. Herşeyi fark etmelerini ve incelemelerini sağlayan geniş bir bakış açısına sahiptirler.

Meşe (10 Haziran – 7 Temmuz)

Kararlı, coşkulu ve sorumluluk duygusuna sahip insanlardır. Kişisel çekimleri ve insanları etkileme becerilere sayesinde doğuştan liderdirler. Dirençle karşılatıkları zaman zaman kolay kolay gerilemezler. Ahlaki değerlere son derece byük önem yüklerler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Meşeleri, finansal riskler almaya eğimlidirler. İyi birer lider olurlar ve açgözlülük ya da para hırsı gibi kavramları terk etmişlerdir. Son iki haftada doğan Dolunay meşeleri ise finansal kayıp riskine daha az sahiptirler. Yaratıcıdırlar ve kendilerinden bolca veren bonkör bir doğaya sahiptirler.

Çobanpüskülü (8 Temmuz – 4 Ağustos)

Pratik, becerikli ve kuvvetli direnç karşısında bile değişmeyen bir karaktere sahiptirler. Temkinli ve mantıklıdırlar ama liderlik etmek yerine yardım etmeyi tercih ederler. Çevrelerindekileri destekler, onları korur ama aynı zamanda da sahiplenirler. “Sözleri senettir”. İlk iki hafta içerisinde doğanlar, hem finansal hem de duygusal destek sağlayarak sürekli başkalarının amaçlarına ulaşmasına yardım etmeye çalışırlar. Toplum örgütlerinin kurucuları olurlar. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise eleştiriye çok duyarlıdırlar ve hemen dış dünyadan çekilme eğilimine girerler.

Fındık (5 Ağustos – 1 Eylül)

Duyarlı, zeki ve mantıklı kişilerdir. Ayrıca planlama ve organizasyon yapma yetenekleri gelişmiştir. Canlı bir hayalgücüne sahiptirler ve idealist düşünürler oldukları söylenebilir. Sanatsal yönleri, pratik kullanım alanları da olan eserler yaratmalarını sağlar. İlk iki hafta içerisinde doğmuş olanlar bilgi açlığı çekerler ve bu bilgiye ulaşmak için çalışırken bazı şeyleri gereğinden fazla kurcalayabilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise dışadönük, dürüstlüğe önem veren, kesin ilkelere sahip kişilerdir. Bildiklerini sık sık başkalarına aktarmaya eğilim gösterirler.

Asma (2 Eylül – 29 Eylül)

Otoriter ve yüksek standartları olan kişilerdir. Soğuk ve uzak görünseler de, içlerinde duygulu, duyarlı, kolay kırılan romantikler vardır. Detayları iyi inceler ve estetikten de çok iyi anlarlar. Çift kişilik sergileyip bir an çok neşeli, hemen sonrasında ağlamaklı olmaları şaşırtıcı değildir. İlk iki hafta içerisinde doğan kişiler, hislerini kolayca ifade eder ama yaşamın zorluklarını kabullenmekte güçlük çekerler. Yine de çevrelerine karşı son derece destekleyici yaklaşımları vardır. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise gereğinden fazla duyarlı olabilirler. Yine de kırıldıkları zaman affetmekte zorlanmazlar.

Sarmaşık (30 Eylül – 27 Ekim)

Güçlü ve birçok yeteneğe sahip insanlardır. Kendi tarzlarına sahiptirler ve renkli kişilikleri vardır. Sosyal, çekici ve neşelidirler. İnsanları kızdırmaktan ve çatışmaktan özenle kaçınırlar. Kararsız olsalar da zayıf iradeli değillerdir ve zorluklara da çevrelerine bulaştırdıkları bir iyimserlik ile yaklaşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğanlar, sanat alanlarında radikal fikirlere sahip olabilirler. Diğer taraftan kararsızdırlar ve başarı dereceleri de sürekli değişkenlik gösterebilir. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise birçok konuda son derece bonkördür ama iş maddiyata gelince temkini elden bırakmazlar. Gücü ellerinde tuttukları sürece son derece sert kişiler olabilirler.

Saz (28 Ekim – 24 Kasım)

Yaratıcı kişilerdir ve karmaşık sorunları bile kolayca detaylarıyla görürler. Çok iyi dostlar olabilirler ama çok da kıskanç olmaya eğilim gösterirler. Kıskanç damarları kontrol altında tutulursa, çok iyi birer eş olurlar. Gücü tamamen ellerinde tutmak isterler ve iyi liderler olabilirler. İlk iki hafta içerisinde doğanlar hem çok iyi dostlar, hem de amansız düşmanlar olurlar. Ancak iki konumda da, karşılarındaki kişilerin saygısını kazanmayı bilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise toplum tarafından tanınmaya daha yakın olurlar ama onların da sürekli tek bir konu üzerinde yoğunlaşamamak, daldan dala atlamak gibi bir sorunu olabilir.

Mürver (25 Kasım – 23 Aralık)

Yaşamları boyunca belirgin bir gelişme gösterirler. Genellikle miras gibi bir yoldan daha çocuklarında bazı kazançlar sağlarlar. Bu onları bir parça savurgan olmaya itebilir. Çok meraklıdırlar ve öğrenmek istedikleri bilgiye ulaşmak için uzun mesafeleri aşmaktan çekinmezler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeni Ay Mürveri sözünü sakınmaz ve dışadönüktür. Aynı zamanda haksızlığa ve yozlaşmaya karşı gelen etkileyici bir konuşmacıdır. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Mürverleri ise vizyon sahibi kişilerdir. Kişilerle doğrudan karşı karşıya gelmek yerine arkaplanda çalışmayı tercih ederler.

http://en.wikipedia.org/wiki/Early_Irish_astrology
http://www.novareinna.com/constellation/celtic.html
http://www.metaphysicalzone.com/celtic/index.shtml
D.J. Conway – Celtic Magic

……….ZAMAN…….

Çok zaman önceydi,

O kadar zaman önceydi ki…

Zaman diye birşey yoktu.

İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı. Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı. …

Derken zaman diye üç parçalı birşey icat etti insan. …

Bir parçasına dün dedi,

Diğer parçasına bugün, Öteki parçasına yarın.

Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.

Dünü düşünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı;

Ama, işin ilginç tarafı,

Tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.

Farkında olmadan rezil etti bu gününü….

Oysa yarın, bugüne dün diyor, dün de bugün için yarın diyordu….

Bir türlü beceremedi.

Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı. Bugünü eline yüzüne bulaştırdı…

Mutsuz oldu insan.

Ve, Ne gariptir ki yarının telaşını da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı;

Ama BUGÜNÜ HİÇ YAŞAMADI….

Sahte benlik sürekli korkar…

Photo: Sahte benlik sürekli korkar...Sürekli titrer... Her zaman başkalarından destek alma ihtiyacı hissedersin... Seni takdir edecek, ne kadar güzel ya da ne kadar zeki olduğunu söyleyecek birileri... Böylece zeki, güzel ve güçlü olduğuna inanabilirsin... Ama bir noktaya dikkat et...Her zaman başkalarına bağımlısın... OSHO***Sürekli titrer…

Her zaman başkalarından destek alma ihtiyacı hissedersin…

Seni takdir edecek, ne kadar güzel ya da ne kadar zeki olduğunu söyleyecek birileri…

Böylece zeki, güzel ve güçlü olduğuna inanabilirsin…

Ama bir noktaya dikkat et…

Her zaman başkalarına bağımlısın…

OSHO

Sana bir iyi bir de kötü haberim var…

İlişkide zaman aşımı…

”Eyvallah” ne güzel bir sözdür…

Yapılacak İşler…

Brezilya’daki bir Amazon kabilesi olan Amondawa halkının zaman ve tarih mefhumu yok!!!

Bilim insanları, zaman ve tarih mefhumuna sahip olmayan bir Amazon kabilesi keşfedildiğini açıkladı. Brezilya’daki Amondawa halkının dilinde ‘zaman’, ‘hafta’, ‘ay’ ya da ‘yıl’ kelimeleri bile yok.
Portsmouth Üniversitesi’nden Profesör Chris Sinha, zamanın, önceden sanıldığı gibi son derece değişmez ve insana ait evrensel bir mefhum olmadığının ilk kez kanıtlandığını savunuyor.
Araştırma bulguları Language And Cognition (Dil ve İdrak) dergisinde yayınlanan Profesör Sinha, “Amoddawa halkının bizdeki gibi bir zaman mefhumu yok. Artık ölçülebilir, sayılabilir ya da soyut olarak konuşulabilir bir zaman konseptine sahip olmayan en az bir dil ve kültür olduğunu şüphe duymadan söyleyebiliriz. Bu Amondawa halkının ‘zamanın dışında’ olduğu anlamına gelmiyor, ama onlar zamanın içinde yerleşen olayları görerek değil, bir olaylar dünyasında yaşıyor” diyor.
Dilbilimci Wany Sampaio ve antropolog Vera da Silva Sinha’nın dahil olduğu araştırmacı ekip Amondawa halkını sekiz hafta boyunca gözlemledi. Bu halkın kullandığı dilin ‘gelecek hafta’ ya da ‘gelecek yıl’ gibi kavramları nasıl taşıdığına baktılar. Bu tür kavramlar için kelimelerinin olmadığını gördüler. Amondawa halkı sadece günün gün ve gece ile yağmurlu ve kurak mevsim kavramına sahip.
Araştırmacılar ayrıca Amondawa toplumunda hiç kimsenin yaşının olmadığını da buldu. Bunun yerine bu insanlar ömürlerinin hangi aşamasında olduğunu ya da topluluktaki konumlarını anlatacak şekilde isimlerini değiştiriyorlar.
Profesör Sinha, “Biz zaman için ve zamanın geçtiğine dair çok fazla metafora sahibiz. Ama Amondawa halkı böyle konuşmuyor ve böyle düşünmüyor. Bu talihli insanlar için vakit nakit demek değil, bir şeyi tamamlamak için zamana karşı yarışmıyorlar ve hiç kimse gelecek hafta ya da gelecek yıldan söz etmiyor, hatta hafta, ay ve yıl gibi kelimeleri bile yok. Belli bir özgürlüğün tadını çıkardıkları söylenebilir” diyor.
Dış dünya ile ilk kez 1986’da temas kuran Amondawa halkı geleneksel yaşam tarzlarını sürdürmeye devam etti. Avlanarak, balık tutarak ve ekin yetiştirerek yaşamlarını sürdürdüler. Ancak elektriğin ve onunla birlikte televizyonun gelmesi yüzünden kendi dilleri tehlike altında bulunuyor
ALINTI