Gül suyu’nun faydaları…

Antik Çağ’dan günümüze kadar pek çok alanda kullanılan gül suyu, özellikle cilt güzellğinde mükemmel bir doğal kaynak olma özelliği taşıyor.
İran’da ortaya çıktığı düşünülen gül suyunun, ayrıca ünlü Mısır Kraliçesi Kleoptra tarafından da birçok güzellik maskesi içinde özel olarak kullanıldığı biliniyor

Gül suyu’nun faydalarına gelecek olursak;
* Antiseptikler içinde sayılan gül suyu, cilt için harika doğal bir tonik görevi görür.
* Cilt yüzeyindeki fazla yağı ve kiri arındırarak, cildi temizler.
* Cildi canlandırarak parlak bir görünüme kavuşmasını sağlar.
* Doğal gül suyu, her cilt tipi için kullanılabilir. Temizlerken aynı zamanda nemlendirir.
* Her gün yatmadan önce cildin gül suyu ile temizlenmesi, lekelere, kızarıklık ve sivilcelere de iyi gelir.
Sivilceler için; Yeşil limon suyu ve gül suyu eşit miktarda karıştırılarak problemli bölgelere sürülüp, 20-30 dk sonra ılık su ile durulanır.
* Ayrıca kayısı yağı ve gül yağını karıştırıp, cildinize kullandığınız zaman, cildiniz gün boyu zararlı etkilerden de korunmuş olacaktır.
* Gül suyu, olgun ciltler için de çok faydalıdır. Bir parça pamuk üzerine sürülmüş gül suyu ile sabah ve yatmadan önce yüzünüzde yapacağınız yuvarlak hareketler, kırışıklıklara iyi gelir ve cildin genç görünmesine yardımcı olur.
* Yorgunluktan oluşan göz altı morlukları için gül suyu ile yapılacak hafif masaj canlılık verecektir.

Üzüm’ün Faydaları…

“Üzüm bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektedir. Böbrek ve karaciğerin işlevini artırır, karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde etkilidir. Kanın temizlenmesine, vücutta yağların erimesine yardımcı olur. …
Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yağlı bileşiklerin kılcal birikmesini engelleyerek ve kanı sulandırarak kalp-damar sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. İçerdiği resveratrol maddesi sayesinde kansere karşı vücudu korumakta görev almaktadır. Vücudu virüslere karşı dirençli hale getirir. Kabuk ve çekirdekleri mideye zarar vermeden sindirimi hızlandırır, bağırsak sisteminin çalışmasını düzenler, bağırsak sancısını giderir.
Cüzamdan kurtulmak için bolca kuru üzüm yenilmelidir. Hamilelik veya bacaktaki şişliklerin giderilmesinde ekşi üzüm suyu lapası şiş uzuvlara sarılmalıdır. Cinsel gücü artırır, genel vücut zayıflığını giderir. Sedeften kaynaklanan yaralara sürülerek şifa bulunur. İçerdiği besin, vitamin ve mineraller sayesinde güzellik iksiri ve zayıflama rejimlerinde kullanılmaktadır. Beyinin enerji kaynağıdır. Cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar, alerji ve kireçlenmelerde iltihap oluşumunu engeller. İçerdiği biflavonoidler sayesinde C vitamininin etkinliğini artırır.
Kuru üzüm ağız kokularını gidermekte, akciğer hastalığına, asap bozukluğuna, unutkanlığa, kansızlığa, karaciğer zafiyetine, ses kısıklığına iyi gelmektedir. Üzüm yaprağı suyu dizanteriye ve göz nezlesine karşı şifalı gelmektedir. Taze üzüm anne sütünü çoğaltmaktadır. Böbrek hastalıklarına taze üzüm iyi gelmektedir. Kansere karşı bol bol taze üzüm yenilmelidir. Tatlı üzüm cinsel gücü kuvvetlendirir. Taze üzümle kuru üzüm birlikte yenirse bağırsak hastalıklarına ve kolite iyi gelmektedir. Kara üzüm, kalp, karaciğer, dalak, mide ve dimağ hastalıklarına şifa verir, kalbi kuvvetlendirir, nefes darlığına iyi gelir.
Damar sertliğine kuru üzüm iyi gelmekte, öksürüğü kesmekte, safrayı izale etmekte, balgamı gidermekte, ağız içi yaralarını iyileştirmektedir. Kuru üzüm baş ağrısını dindirmekte, idrar yolları iltihaplanmasına şifalı olmakta, cinsel gücü artırmaktadır. Genel zayıflığa kuru üzüm iyi gelmektedir. Vücudun aşırı derecede yorgunluğu ve bitkinliğinde kuru üzüm hoşafı içilmelidir. Kuru üzüm iç yağ ile dövülüp derin ve iltihaplı yaralar üzerine konursa, iltihabı dışarı çıkarır, siğillerin üzerine konursa eritir. Kuru üzüm el ayak titremesine ve sinir zafiyetine iyi gelir, ses kısıklığını giderir.
Kuru üzüm hoşafı adet kanını söktürür, vereme ve basura iyi gelmekte, öksürüğü kesmekte, kireçlenmeyi önlemektedir. Aşırı adet kanamasını önlemek için kuru üzüm yenilmelidir. Kuru üzüm bağırsak iltihaplarına şifalı gelmektedir. Kuru üzüm vücudu şişmanlatır, günlük ile yenirse insanı zekileştirir, unutkanlığı giderir. Sarı üzüm sedef hastalığına iyi gelmektedir. Çekirdeği çıkartılmış siyah kuru üzüm adet kanamasını söktürür.
 Üzüm yapraklarının suyu kan tükürmeye ve mide sancısına şifalı olmaktadır. Kuru üzüm sesi açar, asabı kuvvetlendirir. Bağırsak sancısına karşı üzüm yenilmelidir. Cüzama karşı kuru üzüm iyi gelmektedir. Diş ağrısına karşı üzümle sarımsak kaynatılıp gargara yapılmalıdır. Üzüm yüksek tansiyonu düşürür, kabızlığı giderir, hamilelerin mide bulantısını önler.”

Kırmızı Turp’un faydaları…

Photo: Çoğunlukla salatalarda kullandığımız kırmızı turp, tam bir sağlık hazinesi. Çıtır çıtır ve taze kırmızı turplar özellikle C vitamini açısından oldukça zengindir.Kırmızı turpun özellikle yeşil kısmı köklerine oranla 6 kat daha fazla C vitamini barındırır ve iyi bir kalsiyum deposudur.Karaciğer ve safra kesesi sağlığı açısından siyah turpu, antioksidan içeriği açısından ise kırmızı turpu tercih etmelisiniz.*Kırmız Turp, lif içeriği ve glukosinat bileşikleri ile kalın bağırsak kanseri başta olmak üzere diğer kanserlere karşı koruma sağlıyor.* İdrara çıkışı hızlandırıyor ve ödem çözücü etki sağlıyor.* Safra kesesi üzerindeki HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINhttp://www.vitaminmagazasi.com/haber/?ha=46Çoğunlukla salatalarda kullandığımız kırmızı turp, tam bir sağlık hazinesi. Çıtır çıtır ve taze kırmızı turplar özellikle C vitamini açısından oldukça zengindir. Kırmızı turpun özellikle yeşil kısmı köklerine oranla 6 kat daha fazla C vitamini barındırır ve iyi bir kalsiyum deposudur.

Karaciğer ve safra kesesi sağlığı açısından siyah turpu, antioksidan içeriği açısından ise kırmızı turpu tercih etmelisiniz.

*Kırmız Turp, lif içeriği ve glukosinat bileşikleri ile kalın bağırsak kanseri başta olmak üzere diğer kanserlere karşı koruma sağlıyor.

* İdrara çıkışı hızlandırıyor ve ödem çözücü etki sağlıyor. * Safra kesesi üzerindeki

SEMİZOTUNUN FAYDALARI

 * Mide ve bağırsak hastalıklarında faydalıdır.

* Bağırsakları yumuşatır ve mide yanmasını giderir.

* İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.

* Kanı temizler.

* Sinirleri yatıştırıcı etkisi ile zihin yorgunluğu ve uykus…uzluğa iyi gelir.

* Dalak şikâyetlerini azaltır.

* Kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırıcı etkisi özellikle iç kanamaları durdurmakta faydalıdır.

* İdrar yanmasını giderir.

* Böbrek kumlarını ve taşlarını dökmeye yardımcı olur.

* Bronşları açarak bronşite iyi gelir.

* Kandaki şeker oranını düşürür.

* Ayrıca, solucanları dökmeye de yardımcı olur.

Marul’un Faydaları…

 

 Besin değerlerini hızlı kaybeden bir sebze olduğu için marulu çabuk tüketmek gerekir. Marulun suyu cildi besler ve cilde tazelik verir. Sivilceleri giderir. Lapası yanıklara ve çıbanlara iyi gelir.

MARUL: Kalsiyum minerali ile A ve C vitaminleri açısından zengin bir sebzedir. Ayrıca Marulda B, D, E vitaminleri ve demir, sodyum, bakır, iyot, fosfor ve çinko mineralleri de bulunur. Marulun Faydaları: Sinirleri yatıştırır. Tansiyonu düşürür. Sakinleştirici etkisi ile uykusuzluk çekenler için faydalıdır. Aybaşı halini düzenler ve ağrısını hafifletir. İştah açar ve sindirimi kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür. Kabızlığı giderir.

Vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Dalak ve karaciğer yetmezliği ile sarılığa karşı etkilidir. Basur şikâyetlerini azaltır. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. Balgamı söker. Aşırı cinsel isteği azaltır. Anne sütünü arttırır. Kemik erimesi ve romatizmada faydalıdır. Kan şekerini düşürücü etkisi ile şeker hastaları için yararlıdır. Özellikle gelişme çağındaki çocukların gelişimini destekler. Hastaların iyileşmesini hızlandırır. Cildi güçlendirir ve güzelleştirir.

Marul Nasıl Kullanılır? Besin değerlerini hızlı kaybeden bir sebze olduğu için marulu çabuk tüketmek gerekir.

 Marulun suyu cildi besler ve cilde tazelik verir. Sivilceleri giderir. Lapası yanıklara ve çıbanlara iyi gelir.

ÇEKİRDEK DEYİP GEÇMEYİN! SAĞLIĞINIZ İÇİN ÇOK FAYDALI VİTAMİN VE MİNERALLERİ BARINDIRIYOR. PROTEİN YÖNÜNDEN DE ÇOK ZENGİN

Photo: ÇEKİRDEK DEYİP GEÇMEYİN! SAĞLIĞINIZ İÇİN ÇOK FAYDALI VİTAMİN VE MİNERALLERİ BARINDIRIYOR. PROTEİN YÖNÜNDEN DE ÇOK ZENGİNAyçiçeğinin çerezlik olarak kullanımı gerek ülkemizde, gerekse dünyanın değişik ülkelerinde oldukça yaygın olup, birçok ülkede insanlar tarafından en fazla tüketilen çerez konumundadır.Bileşiminde bedende yağların ekşimesini önleyen E vitamini vardır. Bütün gün yüzünü güneşe veren bu çiçeğin tohumlarında ayrıca pek az bitkide rastlanan D vitamini de bulunur. Bilindiği gibi D vitaminHABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINhttp://www.vitaminmagazasi.com/haber/?ha=79Ayçiçeğinin çerezlik olarak kullanımı gerek ülkemizde, gerekse dünyanın değişik ülkelerinde oldukça yaygın olup, birçok ülkede insanlar tarafından en fazla tüketilen çerez konumundadır.
Bileşiminde bedende yağların ekşimesini önleyen E vitamini vardır. Bütün gün yüzünü güneşe veren bu çiçeğin tohumlarında ayrıca pek az bitkide rastlanan D vitamini de bulunur. Bilindiği gibi D vitamini bedenin kalsiyumu ve fosforu daha iyi kullanmasını sağlar. Ayçiçeği A, K ve B vitaminlerinden yana da üstündür. İçinde kansızlığı önleyen ve besinlerde ender bulunan folik asit, nikotinik asit ve pantotenik asit bile vardır.
Ayçiçeğinin üstünlüğü protein yönündendir. Bedenin ihtiyaç duyduğu 8 aninoasit dengeli bir şekilde bu bitkide bulunur. Fırsat buldukça ayçiçeği yemelidir. Çimlendirilen ayçiçeği daha yumuşak olur; hem sindirimi kolaylaşır, hem de biyolojik değerleri artar. Soyulmuş ayçiçeği çekirdeği yemeklere ve ekmeğe katılırsa hem nefis hem de besleyici olur.
-İçerdiği fosfor ve çinko kemik ve dişlerin oluşumu için gereklidir.

Ayrıca fosfor, kalp kasının kasılması ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcıdır.

-İçerdiği çinko ise yaraların iyileşmesi, aknenin önlenmesi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, tekrarlayan enfeksiyonların ortadan kalkması, tat ve koku duyarlılığının güçlenmesi, sperm hareketlerinin artması açısından önem taşır.

-İçerdiği B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlü tutmaya yarar, kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır. -Ayçiçek yağındaki E vitamini kalp, damarlar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenler, yaraların iyileşmesine yararlı olur, prostat kanserine karşı korur, cilt yaşlılığını geciktirir.

-Posalı bir besindir. Posalı besinler kanser yapıcı zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttığı ve bağırsak duvarı ile temasını azalttığı için kanserden korunmada faydalı olurlar.

Leblebinin Faydaları…

Çeşitli rahatsızlıkları giderdiği bilinen leblebi nohuttan elde edilir.    Genellikle “sarı leblebi” olarak bilinen bu tür leblebinin öğütülmesi ya da havanda dövülmesiyle leblebi unu elde edilir. Şekerle ya da kuru üzümle karıştırılarak yenilebilen ve son derece lezzetli olan leblebi unuyla, kimi yörelerde “leblebi helvası” da yapılır.    Üçüncü kavurma sırasında kabukları çıkarılmayan bu tür leblebi “sakız leblebisi” adıyla anılır

FAYDALARI:

-Anne sütünü artırır.

-Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır

-Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır

-Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır

YAPILIŞI:   Leblebi yapmak için öncelikle ateş tuğlası, tava ve karıştırıcıdan oluşan bir kavurma ocağı gerekir. Eleme işleminden geçirilen nohutlar önce ayrılır. İlk kavurma işleminden sonra sıcak olarak çuvallara doldurulup iki gün dinlendirilir. İkinci kavurmadan sonra yine iki gün dinlendirilen nohutlar kuru bir yere serilerek 15-20 gün bekletilir. Bu kavurma ve dinlendirme işlemleri leblebinin kalitesi açısından çok önemlidir. Son aşama olan üçüncü kavurmadan sonra ise nohutların kabukları ayrılır. Leblebinin acılı, tuzlu ya da karanfilli türlere dönüşmesi, bu son kavurma aşamasında belirlenir.