Sonra düşündüm…

Birine yakınlaşmak; “KENDİNİ KAPTIRMA” riskini, …

Gülmek; “SAF” denme riskini göze almaktır.

Ağlamak ise; “DUYGUSAL” görünme riskini…

Birine yakınlaşmak; “KENDİNİ KAPTIRMA” riskini, …

Duygularını açmak; “KENDİNİ ORTAYA KOYMA” riskini,

 Hayalleri ve düşünceleri sergilemek ise; “ONLARI BAŞKASINA KAPTIRMA” riskini göze almaktır.

Sevmek; “KARŞILIK GÖREMEME” riskini…

Leo Buscaglia

Hz. Mevlânâ bir gün eve gelir, oğlunu üzgün görür.

Hz. Mevlânâ bir gün eve gelir, oğlunu üzgün görür. Sebebini sorar.

 Oğlu: “Hiç…”… der.

Hz. Mevlânâ dışarı çıkar.

Kapıda asılı bir kurt postu vardır, onu alır üstüne giyer.

Ellerini havaya doğru açıp ulamaya başlar.   Oğlu babasının bu haline bakıp güler.   Hz. Mevlânâ:   “Evladım, gördün mü?” der.   “Dünya dertleri de işte böyledir. Kurt, aslında korkutucu bir hayvandır.

Ama sen o postun arkasında babanın olduğunu bildiğin için korkmadın ve güldün.

 İşte bütün dertlerin arkasında da RABB’inin olduğunu bil ve O’na güven.” der…

Ha ha ha? Ne komik değil mi?