Yüksek Bir Zekâ Ve Temiz Bir Kalp: Osho’nun Kulak Vermeniz Gereken 10 Sözü

osho-filoji-1[1]

 

“ Asi Ruh” olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan’ta dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimleyerek öğrenmekte ısrarcı oldu. 1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemler ve bakış açılarıyla hâlâ güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi, saygı ve de tepki toplamıştır. İşte Osho’nun sizler için derlediğimiz 10 deyişi;
1. Güçlü rüzgârlar seni oraya buraya sürüklüyorsa, onlara direnme: Onlar, sen direndiğin için güçlü görünüyorlar. Rahatla ve bırak seni götürsünler. Onlarla git, bütün olarak git.

 

2. Gerçek aşkta bölünme olmaz. Sevenler birbirinin içine erir. Sadece egoistçe aşkta büyük bir bölünme vardır, seven ve sevilen ayrılır. Gerçek aşkta ilişki yoktur. Çünkü ilişki kurulacak iki insan yoktur. Gerçek aşkta sadece sevgi olur, bir çiçek açma, güzel bir koku, bir erime, bir birleşme yaşanır.

3. Varlığına bütünüyle sahip çıkmalısın. İyisiyle, kötüsüyle her yönünü kabullenmelisin kendini. Herhangi bir şeyden kurtulmak söz konusu değil. Kimse asla hiç bir şeyden kurtulmuyor, sadece yavaş yavaş her şeyi kabullenmeyi öğren ve hayatının nasıl değiştiğini kendin gör.

4. Bu içsel simyadır: bir sorunu kabul edersen kaybolur ve eğer o sorunla bir çatışma yaratırsan, sorun giderek büyür. Hayat, küçük şeylerden ibarettir, ama eğer küçük şeylere mutluluk katabilirsen, toplamı muazzamdır. O yüzden her şeyi neşeyle yap ve her şey bir duaya dönüşsün. Coşkuyla yap. Olumsuzluklar seni rahatsız etmesin. Karanlığı aydınlatmak için güneş olman gerekmez, bir mum yakman yeterli…

5. Bazen gökyüzünde siyah bulutlar olur; gökyüzü bu siyah bulutlar yüzünden değişmez. Ve bazen beyaz bulutlarda olur ve gökyüzü bu beyaz bulutlar yüzünden de değişmez. Bulutlar gelirler ve giderler gökyüzü baki kalır. Sen gökyüzüsün ve düşüncelerde bulutlardır. Eğer düşüncelerini titizlikle izlersen, eğer onları kaçırmazsan, eğer onlara doğrudan bakarsan ilk şey bunu anlamak olacaktır ve bu çok büyük bir anlayıştır. Bu senin aydınlanmanın başlangıcıdır. Artık sen uykuda değilsin, artık gelip giden bulutlarla özdeş değilsin, artık sen sonsuza dek baki kalacak şeyin bulutlar değil, mavi gök olduğunu biliyorsun…

6. Hayat öylesine bir gizemdir ki onu kimse anlayamaz ve kim onu anladığını iddia ederse o sadece cahildir. O ne dediğini bilmiyordur, o ne saçmaladığını bilmiyordur. Eğer sende bilgelik yolunda ilerliyorsan anlayacağın ilk şey şu olmalı: “hayat anlaşılamaz.”

 

7. İlk özür dileyen en cesurdur, ilk affeden en güçlü, ilk unutan en mutlu…

8. Sen cevapları ezberleyip duruyorsun. Ancak bir şeyi unutmuşa benziyorsun; Hayat asla aynı soruyu ikinci kez sormaz.

9. Her zaman ne varsa onu gör, acele etme. Bir şeyi yanlış anlamaktansa, anlamamak daha iyidir.

10. Bir çiçeği çok sevdiysen, bırak yaşasın. Çünkü sevmek sahip olmak ile değil, değer vermek ile ilgilidir…

http://filoji.com/yuksek-bir-zeka-ve-temiz-bir-kalp-oshonun-kulak-vermeniz-gereken-10-sozu/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dilinizin ucundaki şifa Mantra

Emanate-from-Emptiness-new-rendition-72[1]

 

 

Tarihi kaynaklar, insanoğlunun bin yıllardır ayinlerde, toplu eğlencelerde, arayışlarında, evrenle bütünleşmek isterken ya da Tanrı´ya yakarırken bazı kelimeleri tekrar ederek kullandığını gösteriyor. İlginç olan ise Hindistan´’da, Güney Amerika’´’da ya da Endonezya´’da, birbirleri ile iletişim imkanı bulunmayan bu insanların çok benzer sesleri kullanmış olmaları…. Bu da insanoğlunun her zaman belli frekansların gücünü hissettiğini, kendi kültürlerinin yaşamı algılayış biçimlerine ve konuştukları dile göre bu frekansları farklı şekillerde kullandıklarına işaret ediyor. Mantra müziğinin tanınmış ismi Seda Bağcan, evrendeki bilinç katmanlarında asırlardır var olduğuna inanılan rekansları yani mantraları, her gün en az yedi dakika söyleyerek şifalanma yaratılabileceğini söylüyor.

Türkiye’de mantra deyince ilk akla gelen isimlerden biri Seda Bağcan… ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünü bitirip, biyomedikal mühendisliği dalında uzmanlaştıktan sonra bu alanda çalışmaya başlayan Seda Bağcan, bir yakınının rahatsızlığı sırasında yardımcı tıp yöntemleri ile tanıştı ve ardından hayatını şifa, müzik ve bilimi bir arada kullanmaya adadı. 1990’lı yıllardan itibaren yoga çalışmaya başlayan ve bu sırada “mantra”larla tanışan Bağcan’ın, bu sesleri Türk ezgileri ile birleştirerek oluşturduğu bestelerinin yer aldığı iki albümü bulunuyor. Mantraların gücünü Seda Bağcan’ın ağzından dinleyip bir de müziğine kulak verince şifalanmak için günde en az yedi dakika söylenmesi yeterli olan mantraları, gün içinde sevdiğiniz bir şarkı dilinize dolanmışçasına söylemeye devam etmeniz kaçınılmaz oluyor. Belgeli en eski dil olan Sanskritçe’de “man” zihin; “tra” ise serbest bırakmak anlamına geliyor. Yani zihinden geçip dile dökülen her sözcük aslında bir mantra… Öte yandan evrende de her şeyin bir sesi ve dolayısıyla bir titreşimi var. Örneğin Dünya’nın, Mars’ın, uzak boşluğunun bir sesi ve titreşimi olduğu gibi, her insanın da farklı bir senfonisi var. Hatta her organın ve hücrenin de… “Mantraların düzenli olarak söylenmesi neyi nasıl harekete geçiriyor?” sorusuna Seda Bağcan, kolay anlaşılır bir örnekle şöyle yanıt veriyor: “Yaşadığımız alan bilinç katmanlarından oluşuyor. Bir bilgisayar gibi düşünün. Bir mantra söylüyorsunuz, örneğin “ra ma da sa” diyorsunuz. Bu bir şifa mantrası ve bir program olarak bilinç katmanında duruyor. Siz söylemeye başladığınızda oluşturduğunuz titreşimlerle ister istemez oraya bağlanıyor ve oradaki bilgiyi kendi alanınıza indiriyorsunuz yani ‘download’ ediyorsunuz. Böylece enerji alanınızda bir şifalanma yaratmış oluyorsunuz. Bunu yaparken de kendi sesinizin şifa gücünü ve evrenin o programını kullanıyorsunuz.”

Sadece dinlemek yeter mi?
Mantra müziğini müzik çalarınıza, telefonunuza yükleyip dinlemek iyi bir fikir… Hatta bazı aktivasyonlar sağlamak için de yeterli olabilir. Ancak kendi titreşim alanınızda bir değişim yaratmanız için kendi sesinizin kafatasınızın içinde titreşmesine ihtiyacınız var. Bağcan, ister fısıldayarak, ister biraz daha yüksek sesle isterseniz de şarkı olarak mantraların söylenmesini öneriyor ve şunları ekliyor: “Başınızın içinde bir titreşim başlattığınızda beyninizin sağ-sol lobları arasında bir dengelenme oluyor. Hormonlar ve enzimler daha fazla salgılanmaya başlıyor. Beyninizin kullanmadığınız hücreleri aktive oluyor. Enerji alanını değiştirmek için günde en az yedi dakika söylemeye ihtiyacınız var.” Seçtiğiniz mantrayı günde yedi dakika mırıldanmak ruhunuzu da bedeninizi de destekliyor. Yalnızken, banyo yaparken, sabah uyandığınızda ya da akşam uykuya dalmadan önce mantranızı söyleyebilirsiniz. Size başta yabancı gelecek kelimeleri nasıl ezberleyeceğinizi fazla düşünmenize gerek yok çünkü bir süre sonra “Ben bu kelimeleri zaten biliyordum” hissine kapılıyorsunuz. İşte bu da mantraların işleyişine dair bir işaret; bunlar zaten var ve biz bu sistemin içindeki varlığımızı tekrardan hatırlıyoruz.

Sizin frekansınız hangisi?
Her mantranın bir anlamı ve etki alanı var. Daha önce mantralar ile tanışmadıysanız, zihni boşaltmak, konsantrasyonu artırmak, huzura ermek, zorluklardan kurtulmak için tekrarlanan bu hece, sözcük ve sözcük gruplarından kendinize yakın hissettiklerinizi seçmekle işe başlayabilirsiniz. Seda Bağcan, mantra ile yeni tanışanlara mantra müziklerini dinleyip en çok beğendikleri mantarayı seçmelerini söylüyor ve ekliyor: “Hayatın evreleri var ve herkes şu an hayatının farkı dönemlerini yaşıyor. Sizin şu anda ihtiyacınız olan neyse, farkında olmadan o konuyla ilgili rehberiniz olacak mantrayı dinlemek istiyorsunuz. En az 21 gün bu mantrayı söyleyin. Sonra biraz bekleyip mantranın şifasına izin verin. Ardından bir başka mantranın sizi çektiğini göreceksiniz. O zaman da bu mantrayı söylemeye başlarsınız.” Eğer bu yolla şifalanmakta çok kararlıysanız, mantraların anlamlarını okuyup ihtiyacınıza en uygun mantrayı seçip onun üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. Söylemeye başladığınızda zihninizde düşünceler varsa bile sesinize ve söylediğiniz mantraya odaklandığınız için bir şey düşünemez oluyorsunuz. Böylece zihninizde boşluklar oluşuyor. Evren boşlukları sevmiyor ve mükemmeliyetinizi size tekrar yüklüyor. Mantralar ile bir yolculuğa çıktıysanız ve bunun sonuçlarını görmek istiyorsanız, değişime ve dönüşüme açık olmanız ve izin vermeniz öneriliyor.

Bazı mantralar
Har Har Gobinde
Har Har Mukande
Har Har Udare, Har Har Apare
Har Har Hariang, Har Har Kariang
Har Har Nirname, Har Har Akame
Anlamı:
Yaradan destekler, Yaradan azat eder, Yaradan aydınlatır, Yaradan sonsuzdur, Yaradan yok eder, Yaradan yeniden yaratır, Yaradan isimsizdir, Yaradan arzusuzdur.

 

Bu mantra, bolluk bereket, mutluluk getiriyor ve kişiyi felaketlerden koruyor. Şans getiren, hastalıkları şifalandıran bu ses akımı, yükseliş yolculuğunda bir anahtar olarak yorumlanıyor.

Eck Ong Kaar Sat Nam Siri Wahe Guru Sat Nam
Anlamı:
Tüm evrenin tek bir Yaradan’ı var. Tüm gerçeklik O’nda. En yüksek, en mükemmel ışığı O getirir bana. Gerçek benim kimliğimdir.

Sa Ta Na Ma
Anlamı:
Bu mantra, “Ben gerçekliğim, ben hayat döngüsüyüm” diye tercüme ediliyor. S, T, N, M ve A olarak beş ana sesin ifade edildiği mantrada sonsuz hayat ve sonsuz yaratım döngüsü anlatılıyor. Beyin loblarını dengeliyor, negatif düşünce paternlerinin alt bilinçten bırakılmasını sağlıyor. Sezgilerin geliştirilmesi için de kullanılıyor. Bu mantrayı söylerken dil damağa değiyor ve 75 adet sinir aktive oluyor.
Anlamını öğrenseniz bile bilmediğiniz bir dildeki sesleri tekrar etmek, sizin için zor olabilir. Burada devreye notalar giriyor ve mantra müziği ortaya çıkıyor. Örneğin Seda Bağcan, mantraların ve melodilerin uyumunu araştırarak bestelerini oluşturmuş. Bağcan’ın dinleyince tanıdık gelen müzikler içeren mantra albümleri, giderek daha fazla kişi tarafından dinleniyor. Dünyadaki mantra müziklerini de internet üzerinden araştırıp size daha uygun gelecek melodiler bulmanız mümkün. Bu örnekleri dinledikçe mantraların daha eğlenceli hale geldiğini, günün her anında dinlenebileceğini fark ediyorsunuz. Hatta özellikle İstanbul’da yaşayan ve yoğun trafikte vakit geçirmesi gerekenler için mantra albümlerinin sakinleştirici etkisi çok işe yarıyor. Direksiyon başında uykunuz gelecek diye endişelenmeyin, aksine her şeyin daha çok farkında oluyorsunuz. Aynı zamanda daha dingin hissediyor ve bazen yol bitmesin istiyorsunuz.

Meditasyon etkisi
Bir araştırmada bireylerin beyin frekansları ölçüldükten sonra beraber mantra söylemeleri istenmiş. Çalışmanın sonunda tekrar ölçüm yapıldığında ölçülen en yüksek frekanstan daha yüksekte buluştukları görülmüş. Bu çalışma mantra müziğinin topluluk halinde söylenmesi halinde daha etkili olduğunu kanıtlıyor. Tıpkı maçlarda oluşan sinerji gibi… Buna “grup sinerjisi” deniliyor. Mantralar, mudralarla yani parmak hareketleri ya da yoga hareketleri ile de birleştirilebiliyor. Böylece enerji alanındaki elementlerin dengelenmesi, aktive edilmesi, değişimi ve dönüşümü sağlanabiliyor. Örneğin “Sa Ta Na Ma” mantrasıyla yaptığımız kritan kriya mudra serisinde baş parmağı sırayla diğer parmaklara değdirmek vücuttaki tüm elementleri dengeliyor. Parmak uçlarından beyne ve organlara giden sinirler böylece aktive ediliyor.

Aktif olanlar daha etkili
Hayatın içinde en çok duyduğumuz mantralar, kendi adımızın yanı sıra “evet” ve “hayır” kelimeleri… Her mantranın bir enerjisi olduğunu ve bunların sonsuza kadar yaşadığının bilincinde olarak konuşmaları ve düşünceleri üretirken dikkat etmek gerekiyor. Peki kendi mantramızı yaratabilir miyiz? Mesela “aşk” kelimesi bir mantra olabilir mi? Neden olmasın… Ancak şunu unutmamak gerekiyor. Kendi yarattığınız mantrayı hissederek oluşturmanız, onu evrene koyarak kullanıma sunmanız gerekiyor. Seda Bağcan, aktif olmayan mantralar da bulunduğunu hatırlatarak, “İnsanlığın bir dönemine hizmet etmiş ama şu an aktif olmayan mantralar var. Aktif olanlar ise etkilerini daha çok hissettiriyor” diyor.

Dr. Emoto’nun suları
Japon bilim adamı Masaru Emoto, mantraların şifa etkisini su molekülleri üzerinde ispatlamayı başardı. Su moleküllerinin kristalizasyon fotoğrafları ve videoları ile tanınan Japon bilim adamı, Seda Bağcan’ın mantra müziğinin su üzerindeki etkisini araştırdı. Bunun sonucunda bozuk yapıya sahip su örneklerindeki moleküllerin tekrar uyumlu hale döndükleri anlaşıldı. Bu araştırma, yüzde 70’inden fazlası su olan insan bedeninde de mantraların uyum ve şifa etkisi yarattığının en güzel kanıtlarından birisi…
Hangi hastalığa hangi mantra iyi geliyor?
❊ Kanser hastalarına Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Guru Ram Das, Ad Gurey Nameh, Wahe Guru Sat Nam; Remember albümünden ise Mul Mantra, Sa Ta Na Ma, Triple Mantra
❊ Kalp rahatsızlığı olanlara Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Gobinde Mukande, Guru Ram Das, Sa Ta Na Ma, Wahe Guru Wahe Jeeo; Remember albümünden Har Har Gobinde, Sarab Shakti, Ek Ong Kaar ve Triple mantra
❊ Sindirim yollarında rahatsızlığı olanlara Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Guru Ram Das, Gobinde Mukande; Remember albümünden Har Har Gobinde, Triple Mantra, Kal Akal ve Mul Mantra
❊ Panik atak, depresyon ve strese Her iki albümde farklı melodilerle olan Sa Ta Na Ma; Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Guru Ram Das; Remember albümünden Triple ve Mul Mantraları
❊ Alzheimer hastalarına yine Sa Ta Na Ma; Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Guru Ram Das; Remember albümünden Kal Akal, Ek Ong Kaar, Triple Mantra
Yazı: Yaprak Çetinkaya

Delilik Herkese Yakışıyor…

14908417_10154700275906952_504284962775074096_n1[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatı Sorgulayacak Cesareti Olanların Kendini Bulacağı 10 Delici Söz

14e0dd792fc969d033dcc360b9a9c676[1]

Hayatı Sorgulayacak Cesareti Olanların Kendini Bulacağı 10 Delici Söz

 

1. Çoğu insan yirmi yaşında ölür; ama seksen yaşında gömülür.

2. Büyük insanlar kendilerine atılan eleştiri taşlarından heykeller diken insanlardır.

3. Ölüm hayatta büyük bir kayıp değildir. Asıl büyük kayıp, yaşarken içimizde ölendir.

4. Hiçbir zaman hayattan bembeyaz bir sayfa bekleme! Çünkü ikinci sayfa bile, birincinin izlerini taşır…

5. İnsanlar, sen istediğin kadar hayatındalar, göz yumduğun kadar dürüstler ve onları affettiğin kadar iyiler.

6.Erkek olmak, mükemmelliğini bir çok kadında ispat etmek değil, tek bir kadına mükemmeli yaşatabilmektir.

7. İnsanın değeri, rahatlık ve kolaylık anında nerede durduğuyla ölçülmez, zorluk ve mücadele anında nerede durduğuyla ölçülür.

8.Yaşam benim için küçük bir mum değildir. O elimde tuttuğum muhteşem bir meşale gibi ve onu gelecek nesillere geçirmeden önce olabildiğince çok ışık saçmasını istiyorum.

 

9. Acı bile mükemmel bir öğretmendir. Acının üstesinden gelmek için önce onu yaşaman gerekir. Başka bir deyişle bir dağın zirvesinde olmanın keyfini önce eteklerinde yürümeden nasıl yaşayabilirsin.

 

10. Bilmediğini soran beş dakikalığına aptal durumuna düşebilir, sormayansa yaşamı boyunca aptal kalacaktır.

NİYET ÖRNEKLERİ…Niyet etmek, bir şeye kesin karar verdiğinizi ve bunu yapmak istediğinizi deklare etmektir.

112[1]

 

 

Niyet etmek, bir şeye kesin karar verdiğinizi ve bunu yapmak istediğinizi deklare etmektir.
Niyet ederken bazı kurallara dikkat etmelisiniz. Doğru şekilde edilmiş niyet çok güçlü sonuçlar verir.

NİYET ÖRNEKLERİ👼😘💛

SEVGİ İÇİN
“Hayatımı şu andan itibaren sevgi ve güzellik enerjisi ile dolduruyorum.
Kendimi sevmeye, başkalarını sevmeye ve evreni sevmeye karar veriyorum.
Evrenden bana gelen sevgi enerjisini mutlulukla kabul ediyorum ve sevgi içinde bir hayat sürmeye niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

( Ben sonuna bunun için teşekkür ediyorum ve Allah’a şükrediyorum diye ekliyorum. İsteyenler her niyetin sonuna bunu ekleyebilirler. Bu kişisel inançla ilgili olduğu için kalıba yazmadım.)

REFAH İÇİN👼
“Refah, bolluk ve bereket içinde yaşamayı seçiyorum.
Paramı huzurla edinmeyi ve huzurla harcamayı kabul ediyorum.
Zengin bir yaşam sürerek, başkalarını da zenginleştirmeye niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

*Not: Dikkat edin, burada zenginleşip, başkalarını da zenginleştirmeye niyet ediyorum cümlesinde kabul ettiğim şeyi açıkca yazdım. Zenginleştikçe kabul ettiğim bu kuralı da uygulamak zorundayım. Aksi halde niyetim geçerliliğini kaybeder. Bu benim kişisel niyetim olduğu için yazdım ama sizin için uygulamak zor olacaksa, aşağıda parayla ilgili verdiğim diğer niyeti yapın. Niyetinizde söz verdiğiniz kurallara uymak zorundasınız bunu unutmayın.

“Bolluk ve bereket içinde yaşamayı seçiyorum.
Evrenden bana gelen zenginliği sevgiyle kabul ediyorum.
kabul ettiğim bu zenginlik için evrene sevgilerimi gönderiyorum.
Refah içinde yaşamaya tüm kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

*Not: Bu niyette de evrene sevgi göndermeyi kabul ediyorum. Alma ve verme dengesi gereği, sizde ne vereceğinizi belirtmelisiniz. Bu niyeti yapanlar sevgi meditasyonu yapmak, başka canlıları sevmek, sevgi enerjisini daha fazla üretmek zorundadırlar. Bunu yapamazsanız yapabileceğiniz bir şeyi siz koyun ama bu fakirlere yardım edeceğim gibi bir şey olmasın Yapabileceğiniz bu benim yukarıda verdiğim niyeti yapın daha iyi. Aşağıdaki tüm niyetlerin hepsinde kabuller vardır, lütfen bunlara dikkat edin, tek tek yazmayacağım ama neyi kabul ettiğinizi bilin, eğer kabul etmiyorsanız, siz kendinize göre yeni bir niyet hazırlayın, bunları kullanmayın.

EVLİLİK İÇİN
“Mutlu bir evlilik yapmayı, eşimle uyum ve denge içinde yaşamayı seçiyorum.
Eşimi mutlu ettiğim gibi, kendimi ve sevdiklerimi de mutlu etmeyi kabul ediyorum. Bütün kalbimle ve beynimle evet diyeceğim, evleneceğim kişinin hayatıma girmesi için şimdi güçlü bir şekilde niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

” Eşimle evliliğimizin mutlu ve uyumlu olmasını seçiyorum.
Eşimi sevmeyi ve onu desteklemeyi kabul ediyorum.
Eşimin bana sevgi, saygı ve anlayış göstermesini tüm kalbimle istiyorum ve bu isteğimi elde etmeye kesin olarak niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

SAĞLIK İÇİN
“Her geçen gün daha da iyi olmayı ve sağlığımın mükemmel olmasını seçiyorum. Sağlığımı korumayı ve sağlıklı olmanın tadını çıkartmayı kabul ediyorum.
Tam olarak sağlığıma kavuşmaya bütün benliğimle ve yüreğimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum”

ZİHİNSEL HUZURSUZLUK VE KARMAŞA İÇİN
” Zihinsel olarak sağlıklı, huzurlu ve dengede olmayı seçiyorum.
Güzel şeyler düşünmeyi ve hissetmeyi kabul ediyorum.
Zihnimin olumlu düşünceler üretmesine, huzur içinde dengede olmasına ve kendimle barışık olmaya tüm kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

BAŞARI🌀
” İşlerimi başarılı bir şekilde yapmayı ve başarımın başkaları tarafından da takdir edilmesini seçiyorum.
İnsanlara başarmaları için destek vermeyi ve katkı sağlamayı kabul ediyorum.
İşlerimi yaparken başarılı olmaya ve her zaman en iyisini yapabilmeye tüm kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

İŞE GİRME💚
” Yeteneklerime en uygun, başarılı olacağım ve parasal kazancımdan memnun olacağım bir işe girmeyi seçiyorum.
İşimde en verimli şekilde çalışmayı ve iş yerime faydalı olmayı kabul ediyorum.
En kısa zamanda başarılı olacağım ve refahımı yükseltecek bir işe girmeye tüm kalbimle niyet ediyorum.
İşim şu an hazırlanıyor ve niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başlıyor.
Bunun için tüm kalbimle teşekkür ediyorum”

DEPRESYON🔙
” Mutlu olmayı, kendimi sevmeyi ve hayattan tat almayı seçiyorum.
Mutluluğumu çevremdeki insanlarla paylaşmayı ve sevgimle onları desteklemeyi kabul ediyorum.
Kendimi canlı, yaşam dolu, keyifli ve istekli hissetmeye hemen şimdi burada bütün kalbimle niyet ediyorum.
Niyetimin gerçekleşmeye başladığını biliyorum ve içimde hissediyorum.
Bunun için tüm kalbimle teşekkür ediyorum”

NEGATİF ENERJİLERDEN KURTULMA🔚
” Tamamen pozitif enerjilerle çevrelenmeyi ve bana zarar veren bütün negatif enerjileri hayatımdan uzaklaştırmayı seçiyorum.
Kendimi olumlu enerjilere açmayı ve güzel enerjiler üretmeyi kabul ediyorum.
Bana zarar veren tüm olumsuz enerjileri şimdi kendimden uzaklaştırmaya ve bu enerjilerden korunabileceğim çok güçlü bir enerji kalkanına sahip olmaya hemen şimdi bütün kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

OLUMLU DEĞİŞİM İÇİN
” Hayatımın tamamen olumlu bir şekilde değişmesini ve bu değişime kolaylıkla uyum sağlayabilmeyi seçiyorum.
Bu değişimin benim, ailemin ve bütünün hayrına olmasını kabul ediyorum.
Hayatımın iyi ve güzel bir şekilde hızlı olarak değişmesine bütün kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

KİLO VERME💛
“Sağlıklı beslenmeyi ve en ideal kilomda olmayı seçiyorum.
Bedenim için en iyi kiloya ulaşınca, doğru beslenerek ve bedenime iyi bakarak kilomu korumayı kabul ediyorum.
Hemen şimdi hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo vermeye başlamaya ve en kısa zamanda ideal kiloma ulaşmaya tüm kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

ŞANSLI OLMA😘
” Şansımın çok artmasını ve evrenden bana şans enerjisinin bol bol gelmesini seçiyorum.
Şanslı bir insan olarak kendim için ve başkaları için olumlu düşünceler üretmeyi ve şansımı herkesin iyiliği için kullanmayı kabul ediyorum.
Her gün daha da şanslı olmaya ve şansımı daha fazla fark etmeye hemen şimdi niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

CHAKRA TEMİZLİĞİ💝
” Chakralarımın tamamen dengeli ve pozitif enerjiyle çalışmalarını seçiyorum.
Sahip olduğum yüksek pozitif enerjiyi en güzel şekilde ve faydalı alanlara yönelterek kullanmayı kabul ediyorum.
Chakralarımın hemen şimdi nazikçe ve etkili olarak temizlenmesine, dengelenmesine ve pozitif enerjilerle dolmasına niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

KAVGALARI SONLANDIRMA
” Sakin, huzurlu ve dengeli ilişkiler içinde olmayı seçiyorum.
Çevremdeki insanlara ve sevdiklerime dengeli bir şekilde yaklaşmayı ve onlara huzur vermeyi kabul ediyorum.
Tüm ilişkilerimde ( buraya falanca ile ilişkimde diye de yazabilirsiniz) uyum, iyilik ve olumlu duygular olmasına ve dostça bağlantılar kurmaya niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

İLETİŞİM YETENEĞİNİ ARTTIRMA🌻
” Kendimi çok iyi ifade etmeyi, duygularımı ve düşüncelerimi en iyi şekilde anlatabilmeyi seçiyorum.
Kendi düşüncelerime ve insanların düşüncelerine değer vermeyi kabul ediyorum. İletişim yeteneğimin artmasına, en güzel cümleleri kurarak konuşabilmeme ve ses tonumu çok iyi kullanabilmeme bütün kalbimle niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

ÇOCUKLARLA OLUMLU İLİŞKİ💛
” Çocuğumla ( çocuklarımla, kızımla, oğlumla gibi kelimelerde kullanabilirsiniz) tamamen sağlıklı, sevgi dolu ve açık bir ilişki geliştirmeyi seçiyorum.
Çocuğumu anlamayı ve ona hak ettiği değeri vermeyi kabul ediyorum.
Çocuğumla ilişkimde karşılıklı sevgi, saygı, güven ve içtenlik olmasına niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

AŞK ACISINI UNUTMAK
” Falanca ile ilgili yaşadığım olumsuz duyguları hayatımdan tamamen uzaklaştırmaya niyet ediyorum.
Bundan sonra benim için en doğru insanı hayatıma çekmeyi ve bu insanla sevgi dolu bir ilişki kurmayı kabul ediyorum.
Şu anda falancayla ilgili hissettiğim tüm olumsuz duygulardan, acılardan yada beni rahatsız eden her şeyden tamamen kurtulmaya tüm kalbimle niyet ediyorum.
Ondan tamamen arındım, temizlendim ,uzaklaştım…. Ve bunu teyit ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

İŞ YERİNDE HUZUR İÇİN
” İş yerimde tamamen dengeli ilişkiler kurmayı , iş arkadaşlarımla, ( ve patronumla kelimesini de ekleyebilirsiniz) en doğru şekilde iletişim geliştirmeyi seçiyorum.
İş arkadaşlarıma değer vermeyi ve onların iyiliğini düşünmeyi kabul ediyorum.
İş yerimde hepimizin iyiliğine olacak şekilde huzurlu, pozitif ve anlayışlı bir ortamın olmasına niyet ediyorum.
Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum”

Tüm niyetlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle sevgiler… 🌺😘
Alıntı

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

‘Gitti benim kuzularım’

5a4e00a27af50707842dc89f[1]

 

Şimdi biraz acı bir konuyu gündeminize getireceğim üzülerek…
Aşağıdaki habere konu olan Dilek Yardım, bu olaydan önce tanıdığım bir kişinin evine temizlik için gidiyormuş. Benim de konuya dahil olmam bu şekilde gerçekleşti.
Şu anda çocuklarını da, ayakta kalma gücünü de, psikolojik durumundan dolayı en azından bir süre çalışma imkanını da kaybetmiş vaziyette.

(http://www.hurriyet.com.tr/bir-tabuttan-digerine-gitti-gitti-benim-kuzularim-40699448)
Bir ev tutup oturmak ve en azından bir süre hem psikolojik destek alıp, hem de geçimini sağlamak zorunda.
Sanıyorum Müge Anlı’nın programında Dr. Arif Verimli kendi kliniğinde psikolojik destek vereceğini açıklamış.
Şu ana kadar devlet sadece babanın şiddetinden çocukları korumak konusunda güvenlik güçlerinin bir ihmali olup olmadığı konusunda araştırma yapmak için söz vermiş.
Fakat Dilek Hanım’a sahip çıkmak, bir süre barınacağı, geçineceği imkanları sağlamak için resmi bir girişim ya da bir medya kampanyası olmamış.
Akrabalar zaten zamanında hem yaşanan şiddet hem de çocuklar konusunda hiç destek olmamışlar.
Bir süreliğine her ay bizi de sarsmayacak bir miktarı bu hesaba yatırsak, yeniden hayata dönmesi için bir başlangıca vesile oluruz.
Arzu edenler için Hesap No:
TR38 0006 7010 0000 0094 9505 80 Yapı Kredi Bankası
Hesap Sahibi: Dilek Yardım

Kaynak: juno gözlemci facebook sayfası

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ne yersen O’sun: Mutlu ve mutsuz besinler hangileri?

you-are-what-you-eat[1]

Besinler duygularınızı nasıl etkiler? Hangi besinler öfke, hırs, endişe, mutsuzluk yaratır? En mutlu ve en mutsuz besinler hangileri?
Nasıl hissettiğini, yediklerin belirler
Türkiye’de sınırlı sayıda diyetisyenin sahip olduğu Gentest eğitimi ile DNA’ya göre diyet planlaması oluşturan ve eğitiminin bir bölümünü Oxford Brookes’ta tamamlamış Gizem Şeber, ilginç bir konuyu mercek altına aldı.
Besinler sadece fiziksel sağlığımızı değil aynı zamanda duygularımızı da etkiler. Nasıl hissettiğimizi, hangi duygularla başa çıktığımızı ve enerjik hissedip hissetmediğimizi belirleyen en önemli faktör yediklerimizdir. Bu nedenle “ne yerseniz aslında O’sunuz” denmesinin sebebi… Son 80 yıldır yapılan bilimsel araştırmalar da bu gerçeği defalarca kanıtlamış durumda.
Mutsuzluk hissi Seratonin’e hücum ettiriyor
Halk arasında da sıkça adı mutluluk hormonu olarak geçen seratonin bir nörotransmitter maddedir. Uyku, iştah ve duygusal durumu yönetmekte görevleri vardır. Karbonhidrattan zengin beslenmenin (şeker dahil) ve muz, ananas, karides gibi bazı besinlerin seratonin sentezinin artmasına yardımcı olduğu biliniyor. Birçok kişinin mutsuz hissettiğinde şekerli yiyeceklere hücum etmesinin sebebi de seratonin arayışı.
Aslında şeker seretonin üretemiyor, sadece kısa bir süre üretilmesine yardımcı olabiliyor. Sadece protein ile beslenmek de kişinin mutsuz ve depresif hissetmesinin bir diğer nedeni. Çünkü bu durumda triptofan kan-beyin bariyerini aşıp seratonin üretebilmek için diğer birçok protein yapıtaşı ile yarışmak zorunda ki böyle bir durumda triotofan genelde yarışı kaybediyor.
Besinler öfke, hırs, endişe ve mutsuzluk yaratır mı? Hangi besinler ve nasıl?
Et, tavuk, balık, peynir ve yumurta gibi besinlerin vücudu alarm durumuna getirdiği biliniyor. Çünkü bu tür yiyeceklerde bulunan tirozin, kendimizi daha aktif ve hareketli hale hissetmemizi sağlayan dopamin maddesinin sentezinde yer alıyor.
Kabak çekirdeği, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve badem de bulunan magnezyum sakin ve rahat hissetmeye yardımcıdır. Badem ve kabak çekirdeğinin uyumaya ve sakin olmaya yardımcı gamma aminobütirik asitten ve triptofandan zengin olduğu biliniyor.
B vitamininden yeterli beslenmek kişinin daha mutlu hissetmesine yardımcı
Kuşkonmaz, bezelye, yumurta sarısı ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan folat, yeşil sebzelerde ve kuruyemiş gibi yağlı tohumlarda bulunan B6 vitamini ve proteinden zengin yiyeceklerde bulunan B12 vitamini gülümsememizin ve iyi hissetmemizin en temel öğelerinden. B vitaminleri bu etkiyi sadece sinir sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olmakla sağlamıyor, aynı zamanda kanda çok yükselmesi durumunda depresyona sebep olabilen homosistein seviyelerini düşürerek de modumuzun yüksek olmasına yardımcı oluyorlar.
Balık tüketmenin daha iyimser olmakla ilgisi olabilir. Çünkü balıkta yüksek miktarda bulunan omega-3 yağ asidinin daha iyimser hissetmek ile ilişkili olduğu düşünülüyor. Omega-3 ‘ün diğer besinsel kaynakları ise fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler, keten tohumu, Chia tohumu gibi tohumlar ve semizotu.
Maya, patates, karnabahar, portakal ve yumurta özgüven ile ilişkilendirilebilir. Çünkü thiamin yani B1 vitaminin kendine özgüvenle ilişkisi olabileceği düşünülüyor. 1999 yılında yapılan bir bilimsel çalışmada; B1 vitamini eksikliği olan kişilerde özgüven eksikliği ve sosyal problemlerin daha sık gözlendiği belirlenmiş. Kişilerin thiamin seviyeleri düzeldiğinde daha sosyal ve neşeli olmaya başladıkları saptanmıştır.
Selenyum yetersizliği yaşayan kişilerin daha endişeli olduğu biliniyor. Endişeli hissetmekten bizi kurtaracak besinler ise kuruyemişler, tam tahıllar ve ay çekirdeği.
Bizi en mutlu eden ve en çok strese sokan besinler nedir? En tehlikeli ve en masum sebze/meyve hangisi?
Bizi en çok mutlu eden besinler; sindirimi yavaş gerçekleşen karbonhidratlar ve seratonin salgılamaya yardımcı olan triptofan içeriği yüksek besinlerdir. Yavaş sindirilen karbonhidratlar; tam tahıllı ekmekler, tam tahıllı makarna, bulgur, kinoa ve kurufasulye, nohut gibi kuru baklagillerdir. Triptofandan zengin besinler ise kuruyemişler, susam, kabak ve ay çekirdeği, peynir çeşitleri, et, tavuk, balık, hindi, karides ve yumurtadır.
Bizi en hızlı strese sokan durum kan şekerimizdeki dengesizliktir. Bu nedenle kan şekerini hızlı yükseltip hızlı düşüren yani glisemik indeksi yüksek olan besinler agresif hissetmemize neden olabilir. Glisemik indeksi yüksek yiyecekler; beyaz un, beyaz şeker, beyaz ekmek, beyaz pirinç, sıcak ve püre halindeki patates, karpuz ve kavun gibi bazı meyvelerdir. Ancak kan şekerinin hızlı yükselmesi; yemek yeme hızı ile de ilgilidir. Yavaş yemek bu nedenle daha mutlu ve sakin hissettirir.
Mutlu hissetmek için nasıl yemeli? Yoğun endişenin beslenmesel nedenleri?
Besinlerin bazıları mutlu, bazıları enerjik, bazıları sakin hissetmemizi sağlıyor. Bu nedenle iyi hissetmek için dengeyi sağlamak zorundayız. Dört ana besin grubu olan proteinli gıdalar (et, tavuk, hindi, balık, yumurta), süt ürünleri (süt, yoğurt, ayran, peynir, kefir vs.), sebze ve meyveler (farklı renklerde olacak şekilde) ve kaliteli tahıllar (tahıllı ekmekler, tam tahıllı makarna, esmer pirinç, karabuğday, bulgur vs.) her gün öğünlerimizde yer almalıdır.
Kuruyemişler, kabak çekirdeği ve ay çekirdeği içerdikleri vitamin, mineral ve yağ asitleri ile ruhsal dengemizi daha kolay bulmamızı sağlıyor. Bu nedenle günde bir avuç kadar kuruyemiş ve tuzsuz çekirdek ara öğün olarak tüketilmelidir.
Kaynak: indigo dergisi

Selenyum ve B vitaminlerinin yetersiz alınması endişeli hissetmemize neden oluyor. Bu nedenle koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler ve tam tahıllar sofralarda mutlaka yer almalı.
Mutlu barsak, mutlu insan demektir. Barsaklarımızın mutlu olması ise içinde yaşayan yararlı bakterilerin sayısı ve çeşitliliği ile ilgili. Bu nedenle daha hafif ve mutlu hissetmek için herkesin beslenme düzeninde probiyotik yoğurtlara ve kefire yer açması gerekiyor.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Zayıflatan, Göbek Eriten Limonlu Yoğurt Kürü

zayiflatan-gobek-eriten-yogurtlu-limon-kuru-800x320[1]
Zayıflamak, göbek eritmek ve vücuttaki istenmeyen yağlardan kurtulmak için sizler için hazırladığımız Yoğurtlu Zayıflama Kürünü yani yoğurt diyeti uygulayın. Üstelik uygulanışı çok kolay.

Yoğurt Kürü hazırlamak için yoğurt, limon, pul biber gerekiyor. (pul biber yerine zencefil ve zerdeçal da kullanabilirsiniz)
Göbek bölgesindeki aşırı ve gereksiz kilolarınızdan kurtulmayı başaramıyorsanız Prof. Dr. İbrahim Saracoglu’nın sunduğu yoğurt ve limon kürü mucizesini mutlaka denemelisiniz.
Yoğurt Limon Pul Biber Kürü ile Zayıflama
Limonlu yoğurt kürünü denemeden önce öğrenmeniz gereken en az 2 hafta devam etmeniz gerektiğidir. 1 – 2 gün denedikten sonra işe yaramadığını düşüncesine kapılıp sakın bırakmayın. Rahat ve basit şekilde hazırlayacağınız Yoğurtlu Limon kürü tarif sayesinde göbek bölgenizdeki yağlardan, kilolarınızdan hızlıca kurtulacaksınız.

yoğurt kürü tarifi
Limon Yoğurt Kürü Malzemeler:
Yarım limonun suyu
3 Yemek kaşığı yarım yağlı yoğurt
1 çay kaşığı pul biber (pul biber yerine zencefil ya da zerdeçal da olabilir)
Yoğurt Kürü Nasıl Yapılır – Hazırlanışı
Limonun suyunu, yoğurdu ve pul biberi belirtilen ölçülerle uygun bir kase içerisinde karıştırın.
Yoğurt Kürü Diyetinin YAPILIŞI: Gece uyumadan yarım saat önce yiyin. Bu karışımı tükettikten sonra kesinlikle başka hiç bir şey yememeniz gerekiyor. En az 2 hafta boyunca bunu sürdürün. 2 Hafta sonunda değişimi göreceksiniz.

Yoğurt Kürünün Zararları
Yoğurt kürü diyetinde içerisinde pulbiber bulunması sebebiyle ilgili hastalığı olanların yapması önerilmez. Basur gibi hastalığı olanlara zararı olabilir. Onun dışında emziren annelere ve hamilelere hiç bir zayıflama kürünü önermiyoruz.

—- Kışın soğuklarda – hareketsiz günlerde aldığınız kilolarınızı bu yöntemle rahatlıkla verebileceksiniz.

Kaynak: Bilgi doktoru

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Facelift Tanıtım Videosu…

ETERİK KORDONLARI (BAĞLARI) KESMEK/ÖZGÜRLEŞMEK

26196090_1987141538221905_8279746459390431118_n[1]
Başka insanlarla ilişkilerimizde geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimler ya da bazen onlarla ilgili beklentilerimiz, onları kaybetme korkumuz, bağımlılığımız gibi durumlar bizimle o kişi arasında görünmez bağlar oluşturur.
Fakat bu bağlar tıpkı bir insanı sararak öldüren sarmaşıklar gibidir; kimse kendisi olamaz, gelişemez, aradaki o bağlar; sevdiğimiz insanı da bizi kısıtlayan, gelişmekten-mutlu olmaktan alıkoyan, nedenini anlayamadığımız bizi aşağıda tutan bir “hal” içine sokar:
Zaman zaman şunu söyleriz: “Herşey yolunda, bir sorun yok, ama içim sıkılıyor.” yada “şunu yapmak istiyorum, içimde birşey sanki mani oluyor..” “evimi satmak istiyorum, satışa da çıkardım ama satılmıyor” Bunların hepsi gerçektir, yaşayanlar vardır ve durugörürler etrafımızdaki bu bağları görürler; bu bağ ister evimizle, ister sevgilimizle, ister çocuğumuzla olsun…
Hatta bazen kendi korkularımız, kendi yargılamalarımız, beklentilerimiz… Sebebiyle
Kendi kendimizi bile bağlarız. Yani en sevdiklerimizi yahut kendimizi İLERLEMEKTEN ALIKOYARIZ bilmeden…
Bu şuna benzer: Çocuk üniversite sınavında en sevdiği bölümü, ülkenin en iyi üniversitesini kazanmıştır, fakat o üniversite başka şehirde ya da ülkede olduğu için anne-baba
“ben seni çok seviyorum, dizimin dibinde kal, gitme…” demektedir… Belki “o mesleğin” en parlak kişilerinden biri olabilecekken, onu çok sevdiğimiz için! Onu yanımızdan ayırmadık diye, onu dünyanın en bahtsız insanı yapmak! İşte bağımlılıklar, korkular, olumsuz deneyimler… Gibi etkenlerle, biri ile aramızda bağların olması da aynı böyle bir şeydir…
Mademki ruh olarak büyümeye geldik… Büyüyelim ve sevdiklerimizin büyümesine “izin” verelim…
Evet, bu çalışma “o bağları” kesmek içindir; ilişkiyi bitirmek için değil. Fakat bitmesi gereken ilişkilere de izin vermeliyiz… Gitmesi gereken’e izin vermeliyiz.
Gözlerinizi kapatıp bir kaç tane yavaş ve derin nefes alın, bedeninize gevşediğini söyleyin.
Sonra deyin ki:
“Sevgili …………
Seninle yaşadığımız ilişki süresince bilerek yada bilmeyerek yaşattığım tüm zorluk ve sıkıntılar için senden özür dilerim. Lütfen beni bağışla.
Ben seni içtenlikle bağışlıyorum. Ve sevgiyle ya da zorlayarak bana öğrettiğin her şey için sana teşekkür ediyorum. Öğrenmem gerekenler için bana “rol arkadaşı” olduğun için teşekkür ediyorum. Aramızdaki bağları kesiyorum ve seni benden, beni senden özgür bırakıyorum.
Hayat Yolun ışık ve sevgi olsun her zaman…”
Bunu yapmak her geçen gün enerjinizi(auranızı) size ait olmayan ama sizi bağlayan, kapatan her türlü enerjiden temizleyecektir.
Bu da şu anlama gelir:
Yepyeni bir kader yaratma şansına sahip olacaksınız.
Öncelikle aile bireyleri, eş, çocuk gibi en yakın ilişkilerimizden başlayarak ilişki içinde bulunduğumuz herkes için tek tek yapılması tavsiye ediliyor. Ölmüş yakınlarımız için de…
Ve özellikle zor deneyim yaşadığımız kişiler için de…
Ta ki affettiğimizi hissedene kadar…
Şu hep hatırımızda olsun lütfen; biz bu çalışmayı öncelikle kendimiz için yapıyoruz; kendi ruhumuzu, hayatımızı, kaderimizi iyileştirmek için…
OLABİLECEĞİMİZ EN YÜKSEK POTANSİYELDEKİ KENDİMİZ OLMAK İÇİN…
Ve hayatımıza girmiş olan herkes rol arkadaşımız…
Oyun bittiğinde bunları konuşuyor ve tüm rol arkadaşlarımıza teşekkür ediyor olacağız.
*ALINTI *

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Tek bir yapacağın şey var bu yaşam sürecinde, her neysen; her kimsen o olmak… Kendini reddetmemek… Mış gibi yapmamak…

vacip_orger_karikaturleri[1]

 

İyi olmak zorunda değilsin; pozitif olmak zorunda da… Hatta herkese iyilik yapmak zorunda da değilsin, hayatın boyunca tek bir iyilik yapmak zorunda bile değilsin daha ötesinde…. Meditasyon yapmak, vejeteryan olmak, her türlü yoga asanasını bilmek, derinden ommm sesi çıkarabilmek, beyazlar içinde tiril tiril gezinmek zorunda da değilsin… Öfkeni bastırmak, küfür etmemek, karşıdaki sana vururken illa ki diğer yanağını dönmek zorunda hele hiç değilsin…
Tek bir yapacağın şey var bu yaşam sürecinde, her neysen; her kimsen o olmak… Kendini reddetmemek… Mış gibi yapmamak… Kendini olduğun gibi kabullenmek ve kendini yaşam içinde olduğun gibi ifade etmek…
Aslında öfkeli bir Şirin misin? Niye değilmişsin gibi davranmaya çalışıyorsun ki? Seni o şekilde daha fazla seveceklerini ve kabulleneceklerini düşündüğün için mi? Belki de çok mızmız bir Şirinsin’dir ya da bilgiç ya da tüccar ya da sakar ya da gerçekten de kötü bir Şirinsin… Hiç bir Şirin’in olduğundan farklı davrandığını gördük mü biz? Hepsini bir bütün olarak sevip kucaklamadık mı çocukken? Onların hangi birisi olduğundan farklı davranmaya çalıştı ki? Hatta olduğundan farklı davranmaya çalıştıkları bölümlerde nasıl komik durumlara düştüklerini görüp eğlenmedik mi çocukken? Peki bu noktada soru şu? Sen nasıl bir Şirin’sin…
“Kendini Tanıma Yolculuğu”, bir sahte-kimlik edinip de onun arkasına kendini saklama çabası değildir. Böyle yüzünden huzur akan, mutluluk dolu, sakin ve dingin ses tonlamasıyla meleksi davranmaya çalışmak hele hiç değildir. Kısa bir süreliğine belki yedirebilirsiniz bunu karşınızdakine, ama eninde sonunda insanlar sizinle birlikte oldukça açıklar vereceksiniz ve hatta belki de o kadar saklanmaya çalışıyorsunuz ki bu kimliğin arkasına, kendinizi o kadar inkar ediyorsunuz ki… bunun yansıyan titreşiminden kimse yanınıza bile yaklaşmıyordur, ne demek uzun süre sizinle birlikte olmak… Siz kendinizle birlikte olabiliyor musunuz ki başkasının sizinle birlikte olmasını umuyorsunuz?
Elbette ki dünyada attığınız her bir adımın bir getirisi de olacaktır; yani siz öfkeli bir Şirinseniz ve yoldan çevirip adam dövüyorsanız, o da size karşılık verecektir veya kanunlar devreye girebilecektir. Veya sakarsanız, çeşitli kazalara ve maddi kayıplara sebep olabileceksinizdir veya her ne iseniz ve ne yapıyorsanız, tabii ki bunun karşılığı olabilecektir. Dünya üzerinde bedelini ödemeye hazır olduğunuz her şeyi yapmakta özgürsünüz. Bununla birlikte evet ben böyleyim deyip kendinizi kucakladığınızdaki huzurun getirisi paha biçilemez… Artık içsel olarak sizden yansıyan enerji, uyum enerjisi olacaktır. Bu noktada da başkalarının da sizi olduğu gibi kabul etmeye başladığını görmeye başlarsınız. Aslında içinizde siz kendinizi yargıladığınız için başkalarını yargılıyordunuz ve onlar da sizi yargılıyordu… Ne zaman olanınızı kucakladınız, içsel uyumunuz sağlandı ve işte o zaman çevrenize huzur yaymaya başladınız… Huzuru, olduğunuzdan başka bir şeymiş gibi davranmaya çalışarak yaşayamazsınız. Her neyseniz O’sunuz… Başka hiçbir şey değil…
Bunu kabullendiğiniz anda illüzyon çözülür; tıpkı açılan bir kasanın şifresi gibi. Evet, şifre iyilikte, güzellikte, doğrulukta vs. değildi; şifre kendini olduğun gibi kabullenmek ve kendini her neysen o şekilde kucaklamakta gizliydi. İçinden “iyilik” yapmak geçmiyorken, “iyiymiş gibi” davrandıkça o an yaptığın tek şey aslında kendini inkar etmekten ibaretti ve bu da seni senden uzaklaştırıyor ve illüzyonunu besliyordu. Ayrıca hazır iyilik, güzellik, doğruluk demişken… kime göre, neye göre? Barış içinde yaşamayı arzulamak, insani değerler açısından “doğru”dur, “iyi”dir, “güzel”dir belki de, siz bunu istediğinizi ifade ediyorsunuz diye bu sizin “doğru”, “iyi”, “güzel” olduğunuz anlamına mı gelir? O zaman neden “barış içinde yaşamayı arzulamayanları” eleştiriyorsunuz ki, cık cık’lıyorsunuz ki? Acaba eleştirdiğiniz kendi içinizdeki savaşmayı seven tarafınızı görmeyi reddedişiniz olabilir mi? Bir insanı eylemlerinden ötürü eleştirdiğinizde, böyle de yapılır mı canım dediğinizde; acaba benzer bir durumda aslında özde sizin de eleştirdiğinizden farklı bir davranış göstermeyeceğinizi bilmenizden kaynaklanan kendinize yönelik bir tepki olabilir mi? Başkasına despot derken, aslında o size içinizde sakladığınız despotu yansıtıyor da kendinizi eleştiriyor olabilir misiniz? “Hayır,canım olur mu öyle saçma şey!” diyebilirsiniz belki de bu sözlere. O kadar eminsiniz ki “başkasının” öyle olduğundan… Size bir sır vereyim mi? Ne kadar çok kızıyorsanız o “başkalarına” o kadar güçlü reddediyorsunuzdur kendinizi…
Ne zaman her neyseniz o olduğunuz gerçeğini kucaklarsınız, ona sarılırsınız, onu yaşamaya başlarsınız… İşte o zaman illüzyon çözülür ve farkındalık başlar… Bu noktada öfkeli Şirin, Şirinler’in aslında kim olduğunu keşfetmeye başlayabilir… Çizgi roman karakterleridir onlar… Yaratıcıları da Peyo adında bir adamdır. Peyo’ya da böyle karakterleri yaratmak için evrenden bir şekilde ilham gelmiştir vs. Süreç her zaman bir şekilde işler. Her yaratılanın bir yaratıcısı vardır, her yaratıcının da daha özde bir yaradanı… Taa ki en özsel benliğimize kadar gider bu silsile… Ve eğer içinizde gerçekten tanımak istiyorsanız o özü, bunun yolu elbet açılacaktır ve bu da önce kendini her neysen o şekilde kucaklamaktan geçer…
Diyeceksiniz benim umurumda değil, kendimi tanımak, etmek, özmüş falan; eyvallah. Bu evrende kimse size çıkıp da niye diye sormayacaktır. Kimisi yolculuk için gelir, kimisi de köyünde kendisiyle mutlu mesut yaşamak için… Hiç kimse de bir diğerinden daha önemli, değerli değildir bu bağlamda. Zaten kendini kucaklayan insan da başkasından daha önemli, değerli olacağım diye çabalamaz da… Bu yaşamda her neyse, onu gerçekleştirir… Kendisini kucaklamanın verdiği tatmin, zaten “daha değerli” olmalıyım hissini eritecektir…
Hadi bakalım her neyseniz onu kabullenme ve onu yaşama zamanı sevgili Şirinler… Hep birlikte şirinlemeye… 🙂
Hasan Sonsuz Çeliktaş

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Psikoterapinin Dahi Adamı Irvin Yalom’dan Aydınlanmanızı Sağlayacak 19 Alıntı

irvinyalom[1]
Hastasıyla ilişki yaşama olayına ve ölüm korkusuna bir miktar fazla kafayı takmış, varoluşcu psikoterapinin yapı taşlarından Irvin Yalom, bir süre önce aktif olarak ders verdiği Standford Üniversitesi’nden emekliye ayrıldı.
Nietzsche Ağladığında, Divan, Aşkın Celladı son olarak da Günübirlik Hayatlar gibi pek çok başarılı kitaba imzasını atmış olan terapist, sadece kliniğine gelen hastalara yardım etmekle kalmayıp, aynı zamanda yazdığı kitaplarla da çok sayıda kişinin hayatına dokunmuş oluyor.
Mesleğiniz ya da hayatınızın diğer parametreleri her ne olursa olsun, okumadan ölmeyin diyebileceğimiz bu değerli yazarın kitaplarından birtakım notlar…
1. Ben gördüğüm şeyim, diğerlerinin bende gördüğü şey değil, kendi gördüğüm şeyim.
2. Artık daha fazla sessizlik var ve çok az gözyaşı öfkeyle çevrili. Acı, seni öğrendim ve seninle daha fazla değerli zamanımı harcamayacağım.
3. Ağlamak bir yere götürmese de en azından bir şey yapmaktır ve bildiğiniz gibi ben ağlamaya eğilimliyim.
4. Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker…
Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa süre için oynar.
Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da, olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.
5. Kelimeler yalnızca not düşmeye yarar. Melodiyi oluşturan, fikirlerdir. Yaşamın çatısını da fikirler oluşturur.
6. Ortada olan tek bir gerçek yoktur, her birimiz bir noktaya kadar kendi gerçekliğimizi inşa ederiz.
7. Yeterince yaşamadığını hissettiğinde ölümü düşünmek her zaman çok daha ızdıraplı olur…
8. Düet yapıyoruz sanmıştım ama meğer solo atıyormuşum.
9. Her seferinde herkese her şeyi vermek, kendin için bir şey kalmaması demektir.
10. İnsanların bütün eylemleri kendisine yöneliktir, bütün hizmetleri kendisine hizmettir, bütün sevgisi kendisini sevmesindendir.
11. Eğer insanlara söyleyecek iyi bir şeyin yoksa hiçbir şey söyleme.
12. Araştırma ve bilim inançsızlıkla başlar. Asıl soru “Gerçeğin ne kadarına dayanabilirim?” sorusudur.
13. Ölümün son iyiliği bir daha ölümün olmamasıdır.
14. Yaşamımın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibim.
15. İnsanın varoluşundaki acıyı anlıyorum, ama acı çekmenin, hayattan vazgeçmeyi gerektirecek kadar da bizi sarıp sarmalayan bir şey olduğunu sanmıyorum.

16. Düşünceler, duygularımızın gölgesidir.
17. Bir kitap bizi alıp diğer kitapların üzerine çıkarmıyorsa o kitabın neresi iyidir.
18. Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz. Ama daha derinlere inin, sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz.
19. Kemikleri, eti, bağırsakları ve kan damarlarını kaplayan deri nasıl insan görünümünü katlanabilir hale getiriyorsa, ruhun ajitasyonu ve ihtirası da kibirle kapatılmıştır; kibir ruhu kaplayan deridir.
Yazar: Nilüfer Kunter
Kaynak: http://www.listelist.com

Mimar, yazar, eğitimci Aydın Boysan..

26169833_1755544214477182_7030275519533656491_n[1]

 

Öğrenci idim onu ilk dinlediğimde. Dünyada gezdiği yerlerin mimarisi ile ilgili bir seminer veriyordu ki aniden elektrikler kesildi ve projeksiyon cihazı durdu. Ancak kendisi hiçbir şey olmamış gibi devam etti. Sakince. Çıt çıkmıyordu. Sadece onun doğal, bilgi dolu uslubu ve sesi. Kendine has benzetmeler ve esprilerle desteklediği bilgileri bizler neredeyse karşımızda görüyorduk. İşte o zaman hitabetin ne kadar önemli olduğunu ve bir konuşma ustası ile karşı karşıya olduğumuzu anladım. Ne anlattığınız kadar ve hatta daha fazla nasıl anlattığınızın önemli olduğunu bize sakince gösteriyordu. Seminer bitmesin istedim. Bu arada bir cümlesini de hiç unutmadım; “Bütün okyanusları denizleri gezdim, Tanrı sanki Akdeniz’e biraz daha mavi katmış”.. Nurlar içinde uyu Aydın Boysan üstad, cennet olsun mekanın. Hem bilgili hem beyefendi hem de hayatın içinden idin. Az gelir senin gibisi.

alıntı

HAYATINA ANLAM KATACAK MUCİZEVİ SEKİZ MADDE

sparrow_bird_branches_flowers_bloom_57766_3840x2160[1]

 

Sadeleş

Daha iyi bir şeylere yer açmak için gereksiz olanları bırakıyorum. Rehberlik almaya, korunmaya ve her zaman en yüksek hayrıma olanla aynı yolda olmaya niyet ediyorum. Bildiğim ve bilmediğim kaynaklardan gelenlere güveniyorum ve kendimi açıyorum. Sadeleşiyorum.

Başkalarına Hizmet Et!
Her hareketimde sevgiyi yaşıyorum. Her zaman paylaşacak ve artıracak şeyim var. Yardıma ihtiyacı olanlara her zaman açığım. Başkalarına hizmet ediyorum.

Yaşamı Destekle!
Birisine karşı çıkmaktan ve zarar vermekten sakınıyorum. Herkesin kendi deneyimini yaşamasına izin veriyorum. Her şeydeki yaşamı sanki benimmişçesine görüyor ve onurlandırıyorum. Yaşamı destekliyorum.

Eş Zamanlı Ol!
Niyet edip akışa teslim olduktan sonra bana gelen fırsatları görerek hareket ediyorum. Büyük mucizelerin ve gizemlerin olabildiği akıştayım. Arzularımı elde ediyor, buraya yapmaya geldiğim şeyi yapıyorum. Eş zamanlı yaşıyorum.

Olumlu Kal!
İyiyi görüyorum, iyiyi söylüyorum, iyi olanı yapıyorum. Tüm deneyimlerimin bana verdiği hediyeleri kabul ediyorum. Zerafet ve şükürle yaşıyorum. Olumlu halde kalıyorum.

Işığını Yay!
Ben, en yüksek potansiyeline uyanan muhteşem bir varlığım. Kendimi neşe ile, kolayca ve sık sık gülerek ifade ediyorum. Işığımla aydınlatıyorum.

Vizyonunu Paylaş!
İdeal dünyamı hayal ediyor, diğerleri ile paylaşarak onu yaratıyorum. Vizyonumu herkesle paylaşıyorum.

Sinerji Kur!
İnsanlığı bir olarak görüyorum. Kalbi temiz insanlarla bir arada olmaktan hoşlanıyorum. Bir araya geldiğimizde büyük birliğin kendini göstermesi için de zemin yaratıyoruz. Biz sinerji kuruyoruz.👍👏💥💝🐞🔔💯
Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Yarın ne giyeceğinizin planı bile bazen tutmuyor, hayatınızın geri kalanını planlamak nasıl bir ukalalık.!

gulse-birsel-sli-2[1]

 

Kendinizi dinlemeyin:
Beyninizde buluttan nem kapan, vesveseli, geveze ve drama seven bir teyze oturuyor. Onu dinlemeyin. He deyin geçin.

Müzik açın, kitap okuyun. Su, yatağını bulur efenim! Yarın ne giyeceğinizin planı bile bazen tutmuyor, hayatınızın geri kalanını planlamak nasıl bir ukalalık.! Kendinizi rüzgara bırakın, akıntıya karşı yüzmeyin.

Gülse Birsel