Yeniden Başla Kadın…

15622619_10155473856809240_3833335364731833939_n1

Yeniden Başla Kadın…

Kendini Yorgun Hissetsen Bile

Başarı Senden Kaçsa Bile

Bir Hata Sana Zarar Verse Bile

Hatta İhanet Sana Acı Verse Bile

Bir Hayal Yok Olsa Bile

Gözyaşları gözlerini yaksa bile

Kimse gayretini farketmese bile

Nankörlük ödülün olsa bile

Anlayışsızlık seni gülmekten alıkoysa bile

Ve hatta HERŞEY

HİÇBİR ŞEY OLSA bile, VAZGEÇME

YENİDEN BAŞLA…

 

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Bahar Aylarında Sevdiklerinize Yaşam Çiçekleri, Hayat Ağacı, Reiki Sembollerini Kolye, Yüzük ve Küpe Formlarında Hediye Edin… İletişim Tuba Küçükaksu 0542 578 87 00

Reiki masterlığımı aldığım, meditasyon ve birlik bilinci gibi seminerlerine katıldığım Tuba Küçükaksu’ya sevgim de saygım da çok büyük…

Hocam yeni yılda çok güzel fırsatlar sunuyor eee bana da bunu duyurmak düşüyor.

Yaşam çiçeği figürünü çeşitli boy ve formlarda kolye, küpe ve yüzük seçenekleriyle bulabilirsiniz.

Reiki sembollerini, hayat ağacını, çakraları, melek kanatlarını ve daha neler neleri takı olarak bulabilirsiniz.

Üstelik 10 ocak tarihine kadar kargo ücretsiz ve ikinci ürüne %15 indirim yapıyor.

Ürünleri ” http://www.birlikbilinci.com/aktuel/mystic-shop”  linkinden daha detaylı inceleyebilirsiniz. Ürünler el yapımı, 925 ayar has gümüş ve sınırlı sayıdadır…

İletişim için Tuba Küçükaksu 0542 578 87 00’yi arayabilirsiniz…

Ben her seminerimde yaşam çiçeği yüzüğümü takıyorum ve çok sevdiğim bir arkadaşıma da yaşam çiçeği kolye ucu hediye ettim. Gerçekten çok güzeller tam yılbaşı hediyelik. Bu fırsatı kaçırmayın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

İltihapla Savaşan Bitki… Hem Kireçlenmeye Karşı Etkili Hem Balgam Söktürücü…

akgunluk1

 

Bitkiler ve antioksidanlarla ilgili bilimsel çalışmaları bulunan Histoloji ve Embriyoloji uzmanı Dr. Ömer Coşkun, Türkiye’de Akgünlük olarak bilinen Boswellia Serrata bitkisinin, doğadaki en etkili iltihap karşıtı bitkilerinden biri olduğunu belirtti.
Dr. Coşkun, Akgünlük ağacının gövdesinden salınan, günlük sakızı olarak da bilinen sakızımsı reçinenin faydalarına değindi. Birçok bilimsel çalışmanın Akgünlük bitkisinin geleneksel kullanımını desteklediğini vurgulayan Dr. Ömer Coşkun, şunları kaydetti:
”Yapılan çalışmalarda akgünlük bitkisinin anti-enflamatuar yani iltihap önleyici etkisi olduğu artrit gibi iltihaplı hastalıklarda ödem ve ağrıda belirgin azalma sağladığı gözlenmiştir. İltihaplı eklem romatizması, kireçlenme, sırt ve eklem ağrıları, hareket kısıtlılıklarını azaltmada bu bitkiden yararlanılabilir.
Ayrıca bu harika bitkinin balgam söktürücü, nefes darlığını giderici özellikleriyle özellikle astım hastalarında nöbetleri azalttığı, nefes alma kapasitesini arttırdığı gözlenmiştir. Bunlara ek olarak yara iyileştirici, stres ve depresyonu gidermeye yardımcı, hafızayı güçlendirici etkileri de vardır.”

Akgünlük bitkisinin kanser hastalığında tümör büyümesini önlemede, kötü hücrelerin çoğalmasını ve yayılmasını engellemede de etkili olduğunu söyleyen Coşkun, sağlık açısından son derece önem taşıyan Akgünlük bitkisinin, Türkiye’de daha fazla tanıtılıp kullanımının yaygınlaşması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Bitkiblog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Öğrenmeyi ve Hatırlamayı Kolaylaştıran Yöntem: Feynman Tekniği

feynman-teknigi1

 

“Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir” – Einstein

İki tip bilgi vardır. Bir şeyin adını bilmeye yönelik olan bilgi ve o şeyi bilmeyi temel alan bilgi. Nobel ödüllü fizikçi Richard Feynman aralarındaki farkı şu çarpıcı anekdotta anlatır:
“Şu kuşu görüyor musun? Bu bir kahverengi gerdanlı ardıç kuşu, ona Almanya’da halzenfugel ve Çin’de ise chung ling deniyor. Ona verilen tüm bu adları bilsen bile yine de bu kuş hakkında hiçbir şey bilmiyor olursun. Bildiğin sadece insanlar hakkında bir şey olur, yani kuşa ne ad verdikleri. Şimdi bu kuş ötüyor, yavrularına uçmayı öğretiyor ve yazın ülkenin bir ucundan diğer ucuna kilometrelerce uçuyor ve kimse yolunu nasıl bulduğunu bilmiyor.”
Buradan da anlayabileceğiniz gibi bir şeyin adını/tanımını bilmek onu anladığınız anlamına gelmez hiçbir zaman. Bir fikri gerçekten anlıyor musunuz yoksa bu fikrin tanımını biliyorsunuz, bunu sınamanın bir yolu var. Buna Feynman Tekniği deniyor.
Sizler de Feynman Tekniğini,
1. Gerçekten anlamadığınız konuları/fikirleri anlamak için
2. Anladığınız fakat sınavlarda unuttuğunuz konuları/fikirleri hatırlamak için
3. Sınav öncesi etkili bir çalışma yöntemi olarak kullanabilirsiniz. Bu yöntemi kullanarak bir fikri uzun yıllar hatırınızdan çıkmayacak şekilde, kısa sürede derinlemesine kavrayabileceksiniz.
Feynman Tekniğine şimdi bir göz atalım:
1. Adım: Konuyu Belirleyin
Boş bir kağıt alın. Öğrenmek istediğiniz konunun başlığını kağıdın en üstüne yazın.
2. Adım: Konuyu Bilmeyen Birine Anlatır gibi Anlatın
Kağıdın geri kalanına konuyu hiç bilmeyen birine anlatıyormuşçasına, mümkün olduğunca karmaşık ifadeler kullanmaktan kaçınarak öğrendiklerinizi yazın. Bir çocuğun bile anlayabileceği kadar basit bir dil kullandığınızda kendinizi de konuyu daha derin bir seviyede anlamaya ve konular arasındaki ilişki ve bağlantıları basitleştirmeye zorlamış olursunuz. Aynı zamanda yazdığınızı sesli olarak tekrar etmek çok daha etkili olacaktır.
3. Adım: Takıldığınız Noktada, Kaynağa Geri Dönün
2. adımda hatırlamakta ya da anlatmakta zorlandığınız yerler olduğunu fark ettiğinizde konu hakkında çalıştığınız kaynaklara geri dönün. Öğrendiklerinizi kağıda aktarabilecek hâle gelinceye kadar tekrar tekrar okuyun ve çalışın. Sözgelimi biyolojiden yazılınız var ve evrimi basit cümlelerle açıklamakta zorlanıyorsunuz. Biyoloji kitabınızı açın ve evrimle ilgili kısmı yeniden okuyun. Şimdi kitabı kapatın ve yeni bir boş kağıt alarak öğrenmiş olduklarınızı yazın. Bu aşamayı sorunsuzca hâlletiyseniz, asıl çalışma kağıdınıza dönerek çalışmaya devam edebilirsiniz.
4. Adım: Basitleştirin ve Benzerlikler Kurun
Artık kağıda döktüklerimizi gözden geçirebiliriz. Einstein’ın “Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir” sözünden de anlayabileceğimiz gibi karmaşık bir jargon kullanıp kafa karıştırıcı açıklamalar yapmak yerine, dilimizi basitleştirmek ve benzerlikler kurmak anlamayı kolaylaştıracaktır. Opsiyonel olarak: 6 yaşında birini bulup, öğrendiklerinizi ona anlatmayı deneyin. Sorunsuz bir şekilde anlıyorsa, siz de gerçekten anlamışsınız demektir.
Bu harika yöntem yalnızca öğrenmeyi ve hatırlamayı kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı düşünme şekillerine pencere açarak fikirleri baştan aşağı yeniden inşa etmemizi sağlıyor. Fikir ve konuları daha derinden anlamamızı kolaylaştırıyor. Hepsinden önemlisi, sorunlara bu şekilde yaklaşarak, ne konuştukları hakkında en küçük bir fikri bile olmayanları anlamamızı sağlıyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2017 için adınızın 3. Harfiyle başlayan olumlu bir sözcük yazın. Yalnızca bir sözcük.

my_rain_by_dolcecaramella-d6x7w2r1

 

Hoşuma gitti, ben de yapıyorum.
2017 için adınızın 3. Harfiyle başlayan olumlu bir sözcük yazın. Yalnızca bir sözcük.
Benimki : Empat
Kelimelerinizi seçin!
Kelimelerimiz dünyamızı yaratır.

Ortaya Karışık, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 8 Comments »

Kan Şekerini Kontrol Altında Tutmak İçin Sadece Bir Şeye İhtiyacınız Var!

takes-one-boiled-egg-control-sugar-blood-1jpg-728x7281

 

Kan şekeri değerlerinizi kontrol altında tutmak için gerekenin sadece bir adet haşlanmış yumurta olduğunu öğrenince şaşırabilirsiniz. Bu kadar kolay olamayacağını düşünebilirsiniz, ama dünyanın birçok yerinden çok sayıdaki uzmana göre aşağıdaki yumurtalı tarif, kan şekeri değerlerinizi düşürmede ve kontrol altında tutmada oldukça etkili.
Gerçekten inanılmaz kolay bir tarif. Sadece bir adet haşlanmış yumurta kullanarak, kan şekerinizi nasıl kontrol edeceğinizi öğrenmek için okumaya devam edin.

Diyabet, dünya üzerinde çok sayıda kişiyi etkileyen yaygın bir sağlık problemi. Diyabet, pankreas insülin salgılamayı bıraktığında veya vücudun ürettiği insülin düzgün bir şekilde kullanılamadığında, kan şekeri değerlerinin yükselmesi sonucu ortaya çıkar. Bunun sonuncunda sık sık idrara çıkma ihtiyacı duyabilir, devamlı susuzluk hissedebilir, hızlı kilo kaybı yaşayabilir, özel bölgenizde kaşıntı hissedebilir, hatta bulanık görme ve yorgunluk durumları yaşayabilirsiniz.
Bu semptomların hepsi birer diyabet işareti olabilir. Eğer tedavi edilmezse körlüğe, sinirlerde hasara, karaciğer yetmezliğine, kardiyovasküler problemlere ve sertleşme bozukluğuna neden olabilir.

Not: Bu tedaviyi alırken yüksek kan şekeri seviyelerine neden olan yiyecekler yememelisiniz. Doğal ilacın hazırlanması oldukça kolay, ihtiyacınız olan şey sadece bir adet haşlanmış yumurta ve biraz sirke.

Kan Şekeri Değerlerini Bu Doğal Yumurta-Sirke İlacıyla Düzenleyin

Tarif:
İşe bir yumurtayı haşlayarak başlayın. Yumurtanın kabuğunu soyduktan sona bir çatalla yumurtanın çeşitli yerlerinde delikler açın. Ardından yumurtayı bir kaba koyup üzerine sirke dökün.
Bir gece bu şekilde bekletin. Ertesi sabah yumurtayı, içine 1 yemek kaşığı sirke karıştırılmış 1 bardak ılık su ile birlikte yiyin. Bu tedaviyi birkaç gün uygulayın, ardından kan şekeri değerlerinizi tekrar ölçtürün. Bu tedaviyi uygulamadan önceki ve sonraki kan şekeri testi sonuçlarınızı karşılaştırın. Yumurtalı tedaviden sonra kan şekeriniz önemli ölçüde düşmüş olacak!

ALINTI

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 4 Comments »

Duygusal Zeka Hakkında Bilmemiz Gereken 16 Gerçek!

Büyük firmaların akademik eğitimler yerine Duygusal Zeka alanında çalışmaların/eğitimlerin başarılı olduğu konusunda açıklamaları var.Konuyu derinlemesine girmek istesem de sizleri bu konuda karmaşık bir anlatım sunmak istemiyorum.Bu yüzden yüzeysel geçip can alıcı noktalarından bahsetmeye çalışacağım…

duygusal-zeka

Bu konuda yani Duygusal Zeka hakkında yapılan araştırmalarda, uzmanların görüşüne göre duygusal zekanın katsayısı kişiyi başarıya daha kolay ulaştırıyor.

Bizzat okuduğum kitap da olan ,Daniel Goleman’ın 1995 yılında ‘Duygusal Zeka’ adlı kitabı dünya çapında,en çok satanlar listesinde yer alıyor.Bu durum tıpkı benim gibi iş yerinde yöneticilik isteyen veya kariyer yapmak isteyenler için bir el kitabı haline geliverdi.

Bu kitaptan çıkarılabilecek bazı sonuçlar insanların profesyonel iş hayatında kariyer yapmalarına ve yöneticilik yapanların da iş ve işçi yönetimini daha iyisini yapabilmeleri için bir kılavuz. Tabi bu anlamda kitabı okumanızı tavsiye ederim. Sürükleyici ve asla sıkıcı bir kitap olmadığını da söylemeliyim. Anlatımı hikaye hikaye gidiyor olması ve bu hikayelerin en az bir tanesini bile “aa evet ben bunu yaşadım” cinsinden…

Bu duruma ne isim vermeniz önemli değil! Ama kesin olan bir şey var bu durum bir gerçek!

 

Bu durumu kabullenmeyen (Duygusal Zekayı) ve bunun sadece bir efsane olduğunu iddia eden insanlar var.Bir bilim konusu olan bu durum hakkında yani Duygusal Zeka hakkında çalışmalar yeni başladı.Ancak her şeyi bir kenara bırakıp şu iki soruyu kendinize sorun;

 

1. Duygularımız düşüncelerimizi ve karar vermemizi etkiliyor mu?

2 Duygusal Zeka Hakkında Bilmemiz Gereken 16 Gerçek! | . Farkında olmaya ve duygusal tepkileri kontrol etmeye çalışma çabaları sonuçlarda bir fark yaratabilir mi?

Evet az önce yukarıda sorulan sorulara cevabını az veya çok düşünüp “Evet”denilecektir.Reddetmeyi kabul etme duygularınızı kontrol etmeyi sağlayabilir ve siz farkında olmadan size başka seçenekler sunabilir.

Bu bilgimiz de dikkatinizi çekebilir:  Unutulmaz Yeşilçam Filmleri HD Kalitesinde Artık Youtube’da!

Hızlı Geliştirmenin Belli bir Yolu Yok

Tabi ki bu durumun adı Duygusal Zeka olunca bunu geliştirmenin belli bir yolu yok.Duygusal Zeka doğuştan gelen yetenekler gibi zamanla keşfedilmekte. Kişiden kişiye de kullanım ve beceri düzeyi artabiliyor.

Gerilemesi çok kolaydır

Tıpkı insanın sağlığını koruması gibi bunun tam tersi etkisi de vardır. Duygusal zeka, kötü alışkanlıklar ve duyguları etkileyen sayısız faktörlerin etkisi ile duygusal zekanızın kötü kararlar vermesi muhtemeldir.

Hislerden çok eyleme dayalıdır

Hangi tarz duygusal bir film izlediğinizde ağlıyorsunuz? Kolay bir şekilde etkilenip tepkiler veriyor musunuz?

İnsanların duygusal tepkileri değişkenlik göstermektedir. Çabalama ve pratikten sonra nasıl hissedeceğinizi kontrol edemeyebilirsiniz.

Ama hislerinize yönelik tepkilerinizi kontrol edebilirsiniz.

Gelin bu durumu 16 Maddeyle ; Duygusal Zekası Yüksek olan İnsanlarda olan şeyleri özetleyelim;

1. Duygusal Zekanın 5 Önemli Maddesi Vardır

duygusal-zeka-nedir

Hadi bunları sıralayarak başlayalım;

  1. Kendini tanıma
  2. Kendini ayarlayabilme
  3. Motivasyon
  4. Empati
  5. Sosyal beceriler

Duygusal zekası yüksek olan insanlar bu özelliklerin tamamını içinde barındırır ve farklı yollardan bunlardan istifade etmesini bilir.

2.Duygusal Zekası Yüksek Olan Kişiler Öfke Taşımaz! Tam Bir Sabır Taşıdır.

sabirli

Bu özelliğe sahip olan kişilerde Kendilerini kontrol etme becerisi son derece yüksektir.

3.Duygusal Zekası Yüksek Olan kişiler; Asla Saldırgan ve Kırıcı veya Kaba bir tutum içinde olmazlar.

saldirgan-olmazlar

Empati kabiliyetleri onları bu tür davranışlardan uzak tutar. Egoları onları değil, onlar egolarını kontrol eder.

4.Yine bu özelliğe sahip olan kişilerde rastlanan bir özellik de Herşeyden yakınmazlar ve sızlanmazlar. Hayatlarını bir dram gibi sürdürmezler.

dram

Çünkü sorumluluk almasını bilirler, yaşadıklarının suçunu başkalarına yükleme, hatayı başka yerde arama gibi bir özellikleri yoktur. Yaptıklarından veya yapamadıklarından pişmanlık duyup, hayatı kendilerine zehir etmezler.

5. Yine bu özelliğe Sahip olanlar ,yaşadıklarından dolayı asla başkalarını suçlamazlar.

baskasini-suclamazlar

Karar verici noktada olduklarını bilirler, hatalarını, yanlışlarını bilmeyi bir erdem olarak görürler.

Bu bilgimiz de dikkatinizi çekebilir:  Dilek Tutmak İçin Bol Zamanınız Var!

6. Çevresindeki kişilerinin yaşadıkları duygusal durumlarının kaynağının kendileri olduğunu düşünmezler.

gormezden-gelirler

Üzgün, sinirli, öfkeli bir iş, okul arkadaşlarını gördüklerinde akıllarına ilk gelen şey “bana mı kızgın acaba?” olmaz. Duygusal zekası yüksek olan kişiler bir olay hakkında tahmin yürütüp, bundan rahatsız olacak kişiler değildir. Sordukları sorular ve sergiledikleri yaklaşımla hem kendilerini hem de karşısındaki rahatlatmasını bilirler.

7. Kendisini Mutsuz eden bir olayı görmezden gelmezler.

gormezden

Duygusal Zekası yüksek olan bu kişiler “sebepsiz mutsuzluklar” yaşamazlar, çünkü yaşadıkları, büyük, küçük her sorunla yüzleşme, onu akıllarından çıkarmayı bir şekilde bilirler. Kafaları daima rahattır, çünkü sorunları görmezden gelmek, yerine anından çözme yoluna girerler.

8. Duygusal zekası çok düşük, empatiden yoksun, sürekli depresif kişilerle arkadaşlık etmezler.

arkadaslik-etmezler

Kısacası kendilerini mutsuz eden, zehirleyen, vs. insanlarla bir arada bulunmak istemezler. Kendileri gibi duygusal zekası yüksek olan kişilerle takılmayı severler.

9. Duygusal zekası yüksek insanların sorunları ertelemek veya  onlardan kaçmak gibi davranışları yoktur.

sorunlardan-kacmazlar

Zoru görünce kaçan insanlar değillerdir. Küçük bir sorunun dahi çözülmeden bırakılması halinde zaman içinde daha karmaşık bir hale geleceğinin farkındadırlar. O yüzden sorunları ertelemezler, bakarız demezler.

10. Nerede, nasıl konuşacaklarını çok iyi bilirler.

nerede-nasil-konucagini-bilirler

Konuştukları konunun hassasiyetine, önemine, kapsamına uygun kelimleri seçmede, yaklaşımı sergilemede usta olurlar. Kısacası asla patavatsız, ne dediğini bilmeyen kişiler değillerdir.

11. Kendilerini, hislerini, ruhsal durumlarını asla ihmal etmezler.

evet

Farkındalık ve bilinç seviyeleri yüksektir. Kendilerini boşlamazlar, sorunlarını görmezden gelmezler, kendileriyle ilgili insanlardır.

12. Beden dilini kullanmada ustadırlar.

beden-dilini-bilmek

Konuşurken, iletişim kurarken, iletişimin tüm tekniklerinden ustaca istifade ederler.Bu yüzdendir ki karşısındaki insan üzerinde rahatlatıcı bir etkileri vardır. Beden dillerini ustaca kullanarak, hissettirmeden kişinin kendilerine karşı rahat ve dürüst olmasını sağlarlar.

Bu bilgimiz de dikkatinizi çekebilir:  Bekarlığın, Başarı Üstündeki 7 Etkisi

13. İletişimlerinde mutlaka sınırları vardır.

gormezden

Duygusal zekası yüksek kişiler herkesi memnun etmenin imkansız olduğunu çok iyi bilirler, asla böyle bir gayret içine girmezler. İlişkilerinin temelinde asla kendilerini beğendirme çabası yatmaz, belli kuralları ve kriterleri vardır, hiçbir şey için bunları çiğneyip geçmezler.

14. Belki de en büyük özellikleri çözüm odaklı kişiler olmalarıdır.

Duygusal zekası yüksek kişiler problemler üzerinde dolanmazlar, baştan itibaren çözüm odaklı ve pozitif bir yaklaşım sergilerler. Onların hayatta bu kadar başarılı olmalarının sebeplerinden biridir bu.

 

15. Kendini en iyi tanıyan insanlar, duygusal zekası yüksek insanlardır.

kendini-tanimak

Kendilerini en ince ayrıntısına kadar tanırlar. Yapabileceklerini, yapamadıklarını, güçlü ve zayıf yönlerini, vs. çok iyi bilirler. Altından kalkamayacakları işlere girişmezler, boş sözler vermezler, boş hayaller peşinde koşmazlar.

16. Gereksiz tartışmalara girmezler, olumsuz sohbetleri kısa keserler.

gereksiz-tartismazlar

Bir sonuca ulaşmayacak, kısır döngü içerisindeki tartışmalara girip efor harcamazlar. Nerede durmaları gerektiğini çok iyi bilirler. Hem kendileri hem de karşılarındakiler için bir anlamı olmayan tartışmaları bitirirler, uzatmazlar. Duygusal zekası yüksek insanlar negatiflikten beslenmezler, bu onları öldürür.

Sonuç olarak : Duygusal zekası yüksek insanlar hayattan keyif almasını bilen, neşeli, pozitif ve tutkulu kimselerdir.

Kaynak: Maksat Bilgi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BAŞ PARMAĞA GÖRE KARAKTER ANALİZİ NASIL YAPILIR?

bas-parmaga-gore-karakter-analizi1

 

Tabi ki bunların gerçeklik payı hiçbir zaman % 100 olmasa da bir nebze de olsa doğruyu yansıttığını düşünüyorum.
Yapılan araştırmalar 3 farklı parmak tipinin olduğunu ve bu parmak tiplerinin kişiliğimizle doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.
Yuarıda resimde görünen ve harflendirilen parmak tiplerine göre karakterlerden bahsediliyor. Peki ya sizin parmağınız hangisi ?
A Tipi: Eğer ki sizin baş parmağınız da A’da göründüğü gibiyse saplantılı bir kişiliğe sahip olabilirsiniz. Örneğin; aşık olduğunuz bir kişiye tutkuyla bağlanıp, başka hiçbir şeyi görmezsiniz. Aşık olduğunuz kişi de size ilgi göstermezse çılgına dönmeniz an meselesidir.
B Tipi: B’de gösterildiği gibi bir baş parmağa sahipseniz güvenilir bir karaktere sahipsiniz demektir. Duygusal olmanızın yanı sıra kendinizi dengede tutabilen bir yapınız vardır. Sakin bir yapının yanında önderlik özellikleriniz ile karşınızdaki kişiyi de mutlu edebilirsiniz. Fakat bu tavırlarınız bazı zamanlarda soğuk birisi olduğunuzu da gösterebilir.
C Tipi: C’deki gibi bir baş parmağınız var ise karşınızdaki insan için tam bir baş belasınızdır. Şıpsevdi ve gözü dışarda bir karaktere sahipsinizdir. Her ne kadar tutkuyla bir aşk yaşasanız da duygularınız saman alevi gibidir. Anlık tepkileriniz dışarıdan bakanlar için güvensizlik belirtisidir. Böyle parmak tipi mi olur demeyin..

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ALTIN KURALLAR – MUTLAKA OKUYUN..

15621765_10207428036208954_2473164634079884231_n1
1-Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al.
2-Her zaman ve her ortamda anlatabileceğin üç fıkra öğren.
3-Sevinçlerini sakın erteleme.
4-Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığını %90’ ını oluşturur.
5-Her gün 30 dakika yürüyüş yap.
6-Her yemekten sonra şükret.
7-Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.
8-Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.
9-Kaybedecek şeyi olmayan insanlardan kork.
10-Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.
11-Çocukların, gelenek sözcüğünü duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa.
12-Dinine ait kitabı tam anlamıyla okumak için kendine bir yıl süre tanı.
13-Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.
14-Her gün 6 bardak su içmeyi unutma..
15-seni seven insanları koru..
16-Zor da olsa ailenle tatil yapmak için her şeyi dene. Bu tatildeki anılar, hayatındaki en değerli anılardan biri olacak.
17-Kendine yapılmasını istemediğin hiçbir şeyi başkalarına yapma.
18-Başarıya, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir.
19-İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma:
a) Doğru insanı bulmak
b) Doğru insan olmak.
20-Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.
21-Evliliğini güzelleştirmek için her gün bir şeyler yap.
22-iyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.
SON SÖZ..
Hayatınızdaki kötü olayları düşünerek vakit kaybetmeyin; Yoksa güzellikleri görmekte gecikebilirsiniz . .

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kimsenin Bilmediği Bu Yöntemle Çocuğunuzun Kulağındaki Ağrıyı Dakikalar İçinde Geçirin

| Newsner

Kimsenin Bilmediği Bu Yöntemle Çocuğunuzun Kulağındaki Ağrıyı Dakikalar İçinde Geçirin

Kimsenin Bilmediği Bu Yöntemle Çocuğunuzun Kulağındaki Ağrıyı Dakikalar İçinde Geçirin

Küçükken, sürekli olarak kulağım şişerdi. Ailem hala bana kulağımın ne kadar sorunlu olduğunu hatırlatır.

Onlar için de kötü hatıralardır muhtemelen. Hiçbir anne-baba, çocuğunun acı çektiğini görmek istemez.

Annem, kulağımdaki ağrıyı geçirmek için pamuk parçasının içine bir diş sarımsak koyardı ve kulağımda bekletirdi.

Kulak rahatsızlıklarında, antibiyotik ve ağrı kesici kullanımı yaygın. Ancak herkes kimyasallarla tedavi olmayı seçmiyor. Hatta kimyasalların yan etkileri, kulak şişmesi veya ağrısından daha da kötü. Bir dahaki sefere çocuğunuzun kulağı ağrıdığında uygulayabileceğiniz o doğal yöntem:

Fotoğraf: Twitter

Kulak ağrısı çeken herkes bunun ne kadar acı verici bir tecrübe olduğunu bilir.

Gayet doğal ve basit bir yöntemle kulağınız ağrıdığında, ağrıyı kolaylıkla geçirebilirsiniz.

Malzemeler:

  • Havlu çorap
  • 5 su bardağı deniz tuzu
Fotoğraf: Twitter

1- Çorabın içine tuzu koyun. Tuz taneleri büyük olmalı ki çorabın içinden düşmesin.

Fotoğraf: Twitter

2- Tuzu, çoraba boşaltırken yere dökmemek için huni veya benzeri bir araç kullanabilirsiniz.

Fotoğraf: Twitter

3- Çoraba iki kez düğüm atın.

Fotoğraf: Twitter

4- Çorabı, avuç içiniz büyüklüğünde bir şekle sokun.

Fotoğraf: Twitter

5- Çorabı, bir tava veya tencerenin içinde 4-5 dakika düşük derecede ısıtın. Çok sıcak olmamasına dikkat edin.

Fotoğraf: Twitter

6- Çorabın sıcaklığını kontrol edin ki çocuğunuzun kulağını yakmayın.

Eğer çok sıcaksa, biraz bekleyin. Daha sonra çocuğunuzun kulağında içi deniz tuzu dolu ılık çorabı bekleyin. Ağrı birkaç dakika içinde yavaşça azalmaya başlayacaktır.

Fotoğraf: Twitter

Çoğu kişinin bilmediği bu yöntem genelde dakikalar içinde kulak ağrısını dindiriyor.

Eğer çocuğunuzun kulağındaki ağrı geçecek gibi değilse tabii ki de doktora görünmeniz tavsiye edilir. Ancak eğer o kadar ciddi değilse, anlattığımız yöntemi denemeniz önerilir.

Akıllıca yöntemi, çocuğu olan bütün arkadaşlarınızla paylaşın. Olur da çocuklarının kulakları ağrırsa, akıllarında kimyasallar yerine kullanabilecekleri bir yöntem bulunsun.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2017 yılı, kişisel yıl sayısına göre nasıl bir yıl olacak?

Numeroloji: 2017 için isim ve doğum tarihine göre yorumunuz nedir

Numeroloji’ye göre “Kişisel Yıl Sayısı” nasıl hesaplanır? Adımız ve doğum tarihimizin kişiliğimize etkileri neler? 2017 yılı, kişisel yıl sayısına göre nasıl bir yıl olacak?

2017 yılının isim ve doğum tarihine göre numerolojik etkileri

Dr. Şenay Yangel

Evrende her sayı her harf bir gezegen ile ilişkilendirilmiştir. Türk İslam kültüründe Ebced, Avrupa’da ise numeroloji olarak adlandırılır. Her birimizin doğum tarihlerimize isimlerimize göre yaşamımızın kadersel etkileri ile betimlenen numeroloji sayıları vardır. Bu sayılar temsil ettikleri ile hayatlarımız da hangi gezegenle ilişkili ise o gezegenin temsil ettikleri ile ilgili konularda kendi şifrelerimizi çözmemize yardımcı olur.

Numeroloji sayınızı öğrenmek için kişisel yıl numarası nasıl hesaplanır?

Kişisel yıl sayısı adımlarını izlerseniz Kişisel Yıl Sayınızı hesaplamak kolaydır ve 2017’de karşınıza çıkacak temalar ve konularda sizlere ışık tutacaktır.

Bunu bir örnekle açıklayalım:

Adımızın her harfinin karşılığı bulunan bir sayı vardır. Bu sayıların toplamı sahip olduğumuz kişilik özelliklerini gösterir. Doğum tarihimizden derlenen sayı kümesi de yeni yılda hangi alanlarda başarılı ve dikkatli olmamız gerektiği ile ilgili konularda bize ışık tutar.

Sayılardan türetilen Numeroloji’de en çok kullanılan yöntem “Pythagoran” sistemidir. Aşağıdaki tabloda isim ve soyadımızı oluşturan harflerin hangi sayıya denk geldiği gösterilmiştir.

1 2 3 4 5 6 7 8 9
A, J, S B, K, T C, L, U D,M, V E, N, W F, O, X G, P, Y H, Q, Z, I, R

Yukarıdaki tablolardan isminizin numeroloji sayısını çıkartabilirsiniz. Doğum tarihinize göre numeroloji sayınızı bulmak için ise doğum tarihinizi gün ay yıl yer olarak yazıyorsunuz.

13-11-1981 (13 Kasım 1981)

Aşağıdaki gibi tek haneli bir sayıya ay ve günü azaltın.

13 + 11 = 24

2 + 4 = 6

Sonraki bir tek haneye yılı azaltın:

1981

1 + 9 + 8 + 1 = 19

1 + 9 = 10

1 + 0 = 1

Yani 6 + 1 = 7 sizin doğum sayınızdır.

2017’nin numeroloji değeri nedir?

2 + 0 + 1 + 7 = 10

1 + 0 = 1

2017 yılının numeroloji sayısı olarak 1’i buluyoruz.

2017 evrensel 1 yıl olacak!

2017 için size Kişisel Yıl sayınızı bulmak için doğum sayınızı hesapladıktan sonra 2017’nin numarasını ekleyin.

Yukarıdaki örnekte doğum sayımız 7 idi. (Kendi doğum sayınıza 2017’nin numeroloji sayısı olan 1’i ekleyeceksiniz.)

7 + 1 = 8 (örneğe göre kişisel yıl sayımız)

***

Kadim öğretilerde insanın her yedi yılda bir hücrelerini yenilendiği söylenir ve her yedi yılda bir devre geçirir. Bunlar 7, 14, 21, 28, 35, 42, 49, 56, 63, 70 yaşlarında olduğu kabul edilir. Bu yedi senelik devreler sadece şahısların bedensel yenilenme, değişme ve olgunlaşma dönüm noktaları değil, aynı zamanda insan yaşantısında köklü değişiklikler yaratan önemli “geçiş” dönemleridir.

Eski çağlarda bu dönemler Kabalistik bir sıraya göre (feleklere göre) dizilerek; doğumdan 7 yaşına dek dönme dört elementin hakim olduğu arza addediliyor. Burada bedenin gelişmesi ve kişinin fiziksel ortama uyum sağlaması söz konusudur.

Numeroloji sayınızı öğrenmek için kişisel yıl numarası nasıl hesaplanır?

Yaşlara göre geçiş dönemleri

  • 7 ile 14 yaşına dek olan dönem annenin verdiği şefkat ile aya addediliyor.
  • 14 ile 21 yaş arasında ise Merkür’ün verdiği öğrenme ve zihinsel gelişme ön plandadır.
  • 21 ile 28 yaş arası ise Venüs altında aşk ve cinselliğin keşfi önem kazanıyor
  • 28 ile 35 yaş arası ile güneş altında kişiliğin gelişmesi ve sosyal çevreye özen göstermesi ağırlıktadır.
  • 35 ile 42 yaş arası Mars ile kişinin kendisini ortaya koyması için mücadele vermesi hakim durumundadır.
  • 42 ve 49 yaş arası ile Jüpiter’in etkisi ile kişinin yumuşaması, erdeme erişmesi ve çevresine hakim duruma gelmesi söz konusudur.
  • 49 ve 56 yaş arasında Satürn’ün simgelediği olgunluğa ermesi gösterilir.

2017 yılı: Yeni başlangıçlar ve çok aktivite

2017 yılı, yani 1 Numeroloji yılı yeni başlangıçlar ve çok aktivite getirecek enerjileri temsil etmekte. Öncü ruhlar ön planda olacak yeni buluşlar, yeni keşifler, gök biliminden sağlığa teknolojiden hukuka pek çok alanda dönüşüm ve yenilenmeler ile düzenlemeler söz konusu olacak. 2017 özgünlükler yılı, yeni fikirler yeni liderler (Komiteler, Başkanlar) geniş etkiler ile dolu yansımalara neden olacak olaylar; fırsatlar gibi başlangıçlar, değişim ve ilerleme yeni fikirlerin geliştirilmesine yardımcı olacak.

Bir sayısının önemi ne? sayıların önemi

Bir sayısının önemi ne?

Bir sayısı sembolik olarak herkesin ilk defada söyleyebileceği gibi TEK olanı, MUTLAK olanı sembolize etmektedir. İslam’da bir olan, tek olan Allah’tır. Allah sözcüğünün ilk harfi olan elif 1 şeklindedir ve ebcet hesabındaki değeri 1’dir.

Bir sayısının bir başka özelliği de kendinden önce başka sayı gelmemesidir. Kendinden önce gelen sıfır hiçliği sembolize eder. Bir ise hiçliği takip eder ve diğer sayılar ondan türer. Burada Bir’in yaratıcılık işlevi de ortaya çıkar. Bu bağlamda Yunan alfabesindeki alfa (A) da başlangıcı temsil eder. İbrani alfabesindeki alef ise başlangıç olduğu gibi, bir inanışa göre diğer bütün harfler ondan türer.

Bir sembolizmi üretkenlikte de ortaya çıkmaktadır. Ataerkil toplumlarda üreme sembolü olan fallus da 1 şeklinde sembolize edilir.

Astrolojik olarak 1 Güneş’in sayısıdır. Güneş bir tanedir ve bu yüzden Mutlak Bir’in sembolü olarak Güneş’te kullanılmıştır.

Sayıların nitelikleri ve önemi hesaplama

Numeroloji’de sayıların nitelikleri

Kadimlere göre sayıların nicelik (Sayısal) değerleri dışında, bir de nitelikleri (Kalite) vardır. Adeta nesnel varlıkları vardır ve çeşitli soyut kavramları içeren ideal yönleri vardır. Platon’a göre bizim her gün temasta olduğumuz duyu aleminden başka birde bir idea’lar (Mânâ) alemi vardır.

İdea’lar aleminde de, duyu aleminde temas ettiğimiz her şeyin bir modeli olduğu farz edilir. Bu modellere arşetipler de denilir. O halde, kaba bir örnekle bir masayı ele alsak idea’lar aleminde bütün masaların ideal bir maketi olan bir masa arketipi bulunduğu farz edilir.

Aynı şey sayılar için de geçerlidir. Platon‘un sayılara verdiği önemi Pythagoras öğretilerine dayanır. Atina’da kurduğu “Akademi”nin girişinde “Bu kapıdan içeri geometri bilmeyen girmesin” asılıydı. Sayılar konusundaki doktrinler sır olarak saklanırdı. Epinomis adlı eserinde bu konuda bazı ip uçları vermişti:

“İlk ve en önemli inceleme sayıların kendileri üzerinedir. Somut olanlar değil de, tek ve çift sayıların hepsinin kaynakları ve realite üzerindeki tesirlerinin büyüklüğü üzerinedir. Ondan sonra sıra, o son derece saçma sözcük ‘geometri’ altında toplananlar gelir. Ve o zaman görülür ki, birbirinden farklı sayılar, bulundukları düzeylerde ilişkide bulunurlar. Anlayan için açıkça görülür ki, bunlar beşeri kaynaktan değil, ilahi kaynaktandır. Ondan sonra sıra üç kez çoğaltılmış, üç boyutlu özelliğe sahip şekillere gelir. Sonra da birbirine benzemeyen şeyler, başka bir sanatla birbirine benzetilir. Bu sanata üstatlar Stereometri derler. Her şema ve sayı sistemi, her ahengin terkibi ve gezegen yörüngelerin uyuşmaları doğru bilen için Tek’in ifadesi olarak idrak edilmelidir. Ve dikkatini birlik üzerine çeken için, bu bilgi kendiliğinden ortaya çıkar. Çünkü tefekkür ettiğimiz zaman anlıyoruz ki, bütün şeyleri birleştiren tek bir bağ vardır.”

kişisel yıl sayısı nasıl hesaplanır

1 sayısı

Bir sayısı sembolik olarak herkesin ilk defada söyleyebileceği gibi TEK olanı, MUTLAK olanı sembolize etmektedir. İslam’da bir olan, tek olan Allah’tır. Allah sözcüğünün ilk harfi olan elif 1 şeklindedir ve ebcet hesabındaki değeri 1’dir. Bir sayısının bir başka özelliği de kendinden önce başka sayı gelmemesidir. Kendinden önce gelen sıfır hiçliği sembolize eder. Bir ise hiçliği takip eder ve diğer sayılar ondan türer. Burada Bir’in yaratıcılık işlevi de ortaya çıkar. Bu bağlamda Yunan alfabesindeki alfa (a) da başlangıcı temsil eder. İbrani alfabesindeki alef ise başlangıç olduğu gibi, bir inanışa göre diğer bütün harfler ondan türer. Bir sembolizmi üretkenlikte de ortaya çıkmaktadır. Ataerkil toplumlarda üreme sembolü olan fallus da 1 şeklinde sembolize edilir. Bazı yazarlar göre 1 ayakta duran insanı da sembolize etmektedir. Bir için başka sembol açıklamaları da vardır. Güneş de bir tanedir ve bu yüzden Mutlak Bir’in sembolü olarak Güneş de kullanılmıştır.

2 sayısı

İki sayısının sembolizminde akla gelen kuşkusuz evrendeki düaliteyi sembolize ettiğidir. İlk toplumlarda etraftaki en ulu kavramlar tekti ; Dünya, Güneş, Toprak Ana..gibi. Ancak erkeğin üremedeki rolünün ataerkil toplumlar tarafından ön plana çıkartılması evrendeki düailitenin de ön plana çıkmasına neden olmuştur. Dünya/öteki dünya , Güneş/Ay, Toprak Ana/Erkek Tanrı (Kybele/Attis gibi) düalite, hatta kadın/erkek, dişil/eril, sıcak/soğuk, gündüz/gece gibi ikilikler vurgulanmaya başlanmıştır.

3 sayısı

“Allah’ın hakkı üçtür”. Küçüklüğümüzden beri duyduğumuz bu söz üç sayısının kutsallığı hakkında gereken bilgiyi vermektedir. Hıristiyan toplumda yetişen biri ise kutsal üçlemeden bu sayının kutsallığına aşinadır. Üç sayısı eski toplumlarda gök-yer-yeraltı üçlemesi ile kutsaldı. Üçleme Mısır mitolojisinde İsis-Osiris-Horus şeklindedir. Yunan mitolojisinde ise bu Zeus-Poseidon-Hades (Gök ve yer-Deniz-Yer altı) şeklinde var olmuştur. Hristiyan inancında ise Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlemesine dönüşmüştür. (Bazı yerlerde Baba-Oğul-Meryem şeklinde). Bu üçleme İslam’da bazı mezheplerde Allah-Muhammet-Ali şeklinde görülmektedir. Üçlemenin bir sembolik yanı da kutsal birleşme ve doğan çocuktur , bir başka deyişle baba-anne ve çocuk da bir üçlemedir. Bir başka üçleme de Beden-can-ruh üçlemesi olarak gösterilebilir. Sayı olarak üç kendisinden önce gelen iki sayının toplamı olarak da (1+2=3) önemlidir. Üç sayısı sembolik anlamlarının bir bölümünü üçgen şekline de devretmiştir. Üçgen sembolizmi ile üç sayısının sembolizmi arasında benzerlikler vardır.

4 sayısı

Dört sayısının sembolizmi çok ilginçtir. Dört bir çok farklı şeyi ifade edebilir. Bir masayı gözümüzün önüne getirebileceğimiz gibi en sağlam denge dört ayak üzerinde olur. Bir çok hayvan da dört ayağı üzerinde durmaktadır. İnsan da emeklerken dört uzvu üzerinde emekler. Böylece dört sağlamlığı düşündürtmüştür. Dilimizde varolan “dört elle sarılmak”, “gözünü dört açmak” gibi deyimler de yapılan işin sağlamlığını belirtmektedir. Dört ayrıca dört temel yön ile de alakalıdır. Böylece etrafımızın dört parçaya ayrıldığını kabul edebiliriz. Aynen “Dünyanın dört bucağı” deyiminde olduğu gibi. Dört sayısı aynı zamanda dört elementi de (Ateş-Hava-Toprak_su) sembolize eder. Böylece dört, dünyanın yapı taşı olarak da yer alır. Hıristiyanlıktaki haç, dört İncil, İslam’daki dört büyük melek, dört halife bu sembolizmle alakalıdır.

5 sayısı

Beş genelde yaşadığımız dünyayı ve insanı sembolize eder. Teozoflara göre günümüzdeki insanlık beşinci kök ırktır. Beş, elimizdeki beş parmaktan dolayı da önemlidir. Eski mağara yerleşimlerine bakarsak insanların erleştikleri bölgelerde beş parmak izlerini de görürüz. Beş sayısı dört elementle de ilgilidir. Eski çağlarda dört elementi bir arada tutan bir beşinci elementin varlığı düşünülmüştür. Sembolizmde beş köşeli yıldız yaşamın sembolü olarak da kullanılmıştır. Beş vakit namaz, İslam’ın beş şartı, beş ile ilgili sembolizme örnek olarak verilebilir.

6 sayısı

Altı sayısının sembolizmi üzerinde düşününce kuşkusuz akla ilk gelen Süleyman’ın mührü olacaktır. İç içe geçmiş iki eşkenar üçgenden oluşan bu şekil altı köşelidir. Çok eski çağlardan beri kullanıldığı düşünülmektedir.Yukarı bakan üçgenin tekamül ederek tanrıya ulaşan ruhu, aşağıya bakan üçgenin ise toprağa dönüşü temsil ettiği düşünülmektedir. Bir başka açıklamaya göre ise yukarı çıkan ateşi ve aşağıya akan suyu sembolize etmektedir. Altı sayısı 3+3 ‘tür. Bir özelliği de 1x2x3 olmasıdır. 6 sayısının ayrıca bölenlerinin {1,2,3} toplamı da kendisine eşittir. Böylece altı mükemmel bir sayı olarak düşünülmüştür. Rabbin dünyayı altı günde yaratması da altının mükemmel olma özelliği ile alakalı olabilir.

7 sayısı

Yedi ile ilgili sembolizm her ana karşımıza çıkmaktadır. Yedi sayısı ile ilgili sembolizmin kökeninde eskiden yedi gezegen olduğuna inanılması vardır. Dünya sabit, bütün gezegenlerin onun etrafında döndüğüne inanıldığı için bu gezegenler Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Ay ve Güneş’tir. Eskiden her gezegenin bir gök katında olduğu düşünülmekte olduğundan “Göğün yedi katı” deyimi o günlerden kalmadır. Aynı şekilde “yukarıda olan aşağıda olanla aynı olduğu” için yerin de “yedi katı” vardı. Bazı ezoterik öğretilerdeki yedi basamaklı inisiyasyon da sembolik olarak göğün yedi katına ulaşmayı ifade etmektedir. Eskiden her gezegene bir kutsal gün olduğu için bir haftada yedi gün vardır. Haftanın günlerinden Pazartesi Ay, Salı Mars, Çarşamba Merkür, Perşembe Jüpiter, Cuma Venüs, Cumartesi Satürn , Pazar ise Güneş ile alakalıdır.

8 sayısı

Sekiz, yedi kat gökyüzü inancının bir uzantısı olsa gerek tanrı katını temsil etmektedir. İslam’da sekizin Cennet’i temsil ettiği de düşünülmüştür. Ayrıca sekiz cennet ve yedi cehennem olduğu inancı da bu sembolizmle alakalıdır. Hıristiyanlıkta ise gökyüzü tahtını sekiz melek taşır. Aynı inancın benzeri İslam’da da vardır. Sekiz aynı zamanda tutulan yolda sonuna gelmeyi de, mükemmelleşmeyi de ifade eder. Budizm’deki sekiz yapraklı lotus çiçeği de sekiz aşamalı bir sistemin sembolüdür.

9 sayısı

Dokuz eski sembolizm de bir bitişi göstermektedir. Zaten tek haneli sayıların sonuncusudur. Dokuz üçün karesi olduğundan da bir erişilen noktayı , tamam olmayı göstermektedir. Ancak dokuz sonun olduğu yerde başlangıcın da olması gibi başlangıcı da haber verir. Eskiden göğün dokuz katı olduğu inancı da yaygındı. Buna göre dünya + 7 yıldız katı + sabit yıldızların olduğu kat , dokuz kat etmekteydi. İlginç olan bir başka husus da eski Türk inançlarında da göğün dokuz katı olduğuna inanılmasıdır. Aynı inanç Meksika’da da vardır. Aztekler yerin dokuz kat altı olduğuna da inanmaktaydı.

10 sayısı

On en eski zamanlardan beri belki de ilk dört sayının toplamı olmasından ötürü mükemmelliği temsil ediyordu. (1+2+3+4=10) İki elin parmaklarının sayısı olması da tamlığı ve mükemmelliği gösteriyordu. Musa’ya gelen on emrin de bu sembolizmle alakası vardır. Ayrıca Zohar’da ifade olunduğu gibi evren on sözcükle yaratılmıştır. Mayalarda on sayısı bir destenin sonu olduğu için sonu da sembolize etmekteydi. Ancak her kültürde olduğu gibi bu bitiş aynı zamanda bir başlangıcı da göstermektedir.

Doğum sayısına göre kişilik testi

Numeroloji’de doğum sayısına göre kişilikler

Doğum sayısı 1

Özelikler: Yaratıcılık, bağımsızlık, özgünlük, ego, kendine düşkünlük. Bu insan doğal bir liderdir. Kendine yeterlidir ve hırslıdır. İş hayatında aşırılıklardan, hükmedici davranmaktan ve acelecilikten kaçınmalıdır.

Meslekler: Elektrik mühendisi, cerrah, büyükelçi, iş adamı, bilim adamı, araştırmacı, lider, kaptan.

Doğum sayısı 2

Özelikler: Sezgisel, iş birlik anlayışı, tasarım ve kavrama, aşırı duyarlılık, bağımlılık. Bu insan sevgi dolu, barış yanlısı, eleştirici ve ideal ortaktır. Detaylara gömülmekten ve yalnız kalmaktan kaçınmalıdır.

Meslekler: Turizmci, gazeteci, şarkıcı, dansçı, yazar.

Doğum sayısı 3

Özelikler: Sanatsal yetenek, sosyal kişilik, dostluk meyli, yüzeysellik, ziyankarlık. Bu insan dışa dönüktür. Hayatı ve eğlenceyi sever. Yaratıcı ve duyarlıdır. Rutinden hoşlanmaz. Kendine disiplin uygulamayı öğrenmelidir.

Meslekler: Öğretim üyesi, avukat, yargıç, büyükelçi, asistan, polis, felsefeci, bankacı, reklamcı.

Doğum sayısı 4

Özelikler: Pratiklik, yeniliğe açık kişilik, güvenilirlik. Sıkı bir çalışandır. Her şeyin başarılacağına inanır. İyi bir arkadaş ve candan olmayı öğrenmelidir. Güvenlik duygusunun aşırılığından sakınmalıdır.

Meslekler: Pilot, madenci, tekniker, modacı, mühendis, astrolog, öğretim görevlisi.

Doğum sayısı 5

Özelikler: Özgürlük, uyum kabiliyeti, gezginlik, değişkenlik, erotizm meyli. Cesur, yürekli ve ikna edici bir kişiliktir. Güzel şeylerden ve bunlara sahip olmaktan hoşlanır. Can sıkıntısından fazla etkilenir. Bunun aşırılığından sakınmalıdır. Kolayca amacından sapması olasıdır.

Meslekler: Mühendis, satış & pazarlamacı, muhasebeci, gazeteci, radyocu, televizyoncu, broker, emlak komisyonculuğu.

Doğum sayısı 6

Özelikler: Aşk, sorumluluk, anlayış, her işe karışmak, kıskançlık. Sıcakkanlı , koruyucu ve mutlu kişiliktir. Güvenilir ve sağlam yapıdır. Sevdiği insan için her türlü fedakarlığı yapar. Kendini aşırı kötümser hissetmekten ve başkaları tarafından istismar edilmiş duygusundan arınmalıdır.

Meslekler: Kuyumcu, mühendis, mimarlık, gıda müfettişi, roman yazarı, bürokrat, sanatçı.

Doğum sayısı 7

Özelikler: Ruhsallık, analitiklik, zeki, eleştiricilik, sır saklama ve gizlilik. Derin bir düşünürdür. Ruhsal algısı yüksektir. Eksantrik ve değişkendir. Soğuk ve mesafeli durmaktan kaçınmalıdır. Yalnızlıktan ve iyi şeylere sahip olamama duygusundan arınmalıdır.

Meslekler: Film sinema sektörü, seyahat acentesi, hostes, doktor, kimyager.

Doğum sayısı 8

Özelikler: Yöneticilik liderlik organizasyon yeteneği, Bilginin peşinden giden güçlü, maddi ve adil. Güçlü, kararlı ve sonuca giden kişiliktir. Para ve maddi konularda başarılıdır. Amacının karşısında gördüğü insanlar için duygusuz davranma meylinden arınmalıdır.

Meslekler: Oyuncu, mühendis, polis, belediye başkanı, siyasetçi müzisyen astrolog astronom.

Doğum sayısı 9

Özelikler: Sanatkar, hümanist, romantik, duygusallık, konfor, sezgili, duyarlı ve yaratıcı kişiliktir. Dünyaya kendini kanıtlamak için savaşır. Kötü alışkanlıklarından kurtulmak ve hayatın küçük detaylarından fazla etkilenmemek için çalışmalıdır.

Meslekler: Ceo, lider, polis, komutan, itfaiyeci, çocuk doktoru, bankacı, uçak mühendisi.

Doğum sayısı 11

Sezgi gücü, vatanperverlik, keşif yeteneği, duyarlılık, fanatik. Hayalci ve öngörülü kişiliktir. Sanatkardır. Bilinç üstü gelişmiştir. Çok gergin ve aşırı duyarlı olmaktan korunmalıdır.

Doğum sayısı 22

Pratik bir idealist, maddi alanda üstünlük, çabuk, zengin olabilen, saldırgan. Amacına bağlı ve pratik kişiliktir. Global düşünce tarzına sahiptir. Çok erken dünyaya gelmiş olmak duygusundan ve geleceğe fazla düşkün olmaktan sakınmalıdır.

NOT: Numeroloji sisteminde 1’den 9’a kadar sayılar ve bunlara ilave olarak sadece 11 ve 22 sayıları yer alır. Her sayının açıkladığı bir kişilik oluşumu vardır. 11 ve 22 sayılarına “Değişmez sayı” denir.

Kynak: indigo dergisi Dr. Şenay Yangel

Yılbaşıda Sevdiklerinize Işıl İpekçi’nin (0536 508 19 73)Tasarımı Olan Melek Kolyeleri Hediye Edebilirsiniz…

 

Işıl İpekçi dünya tatlısı şeker mi şeker bir insan.  Kendisini meleklere adamış ve bu muhteşem tasarımlar ortaya çıkmış. Bu muhteşem tasarımlardan  ben kendime Baş Melek Rafael ve Baş Melek Mikael’in olduğu kolye ve ayraçlardan aldım.
Peki sizin ihtiyacınız ne?
Hangi melek sizin şansınızı, yaratıcılığınız, güveninizi, bolluk ve bereketinizi arttıracak.
İşte tüm bunları öğrenmek için Işıl İpekçi’yi 0536 508 19 73’ten arayabilir ve sizi koruyup kollayacak meleklerinizi  sipariş edebilirsiniz. Ayrıca şimdi kaşkollara da takacak şekilde yeni melek tasarımları da geldi. Kaçırmayın…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çok Önemli Beş Bilgi… Mutlaka Okuyun…

14600992_421558864901820_6551237569438933257_n2

Sütle kaynatılmış sarımsak bronşiti yok eder

Elmayı kabuğuyla yemek yüz güzelliği yapar

Kuyruk yağı romatizma, bel ve boyun ağrılarına iyi gelir

Kemik erimesine karşı kuyruk haşlanıp aç karnına yenmeli, belden alt kısmına tırnaklara kadar sürülmeli

Kudret narı yağı, güzelleştirir, yüzde leke koymaz. İçilir ve hastalıklı yere sürülürse sedef hastalığını ve kaşıntıları yok eder…

Kaynak: karbonat

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Neden hepsi birbirinden bu kadar farklı benim arkadaşlarımın?

kc4b1z-arkadac59flar1

 

Arkadaşlarımın hepsini bir araya toplasam bayağı kafası karışır herhalde insanların. “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” lafının  anlamı kalmaz.
Neden hepsi birbirinden bu kadar farklı benim arkadaşlarımın?
Neden bazıları marjinal ötesi?
Biri arkadaşımsa diğeriyle nasıl anlaşabiliyorum? Neden kimse anlayamıyor?
Galiba onların hepsi içimdeki çok farklı “ben”leri gün ışığına çıkarıyor da ondan.
Biriyle uslu, kibar kız oluyorum.
Diğeriyle küfürlü konuşup, abuk şakalar yapıyorum.
Biriyle oturup ciddi ciddi konuşuyorum.
Diğeriyle saçma sapan şeylere kıkırdıyorum.
Biriyle evde oturup çay içiyorum.
Diğeriyle bara gidip dans ediyorum.
Birinin derdini dinleyip öğüt veriyorum.
Diğerinin bana verdiği öğütleri dinliyorum.
Hepsi bir bulmacanın parçaları sanki, tamamlayınca ortaya bir hazine çıkıyor. Arkadaş hazinesi!
Beni bazen benden daha iyi anlayan, iyi günümde, kötü gönümde beni yalnız bırakmayan arkadaşlarım…
Hepsi farklı günlerde aldığım rengarenk anti-depresanlarım sanki.
Mehmet Öz’den yeni bir şey daha öğrendim. Arkadaşlar sağlık için de faydalıymış. Şaka değil! F vitamini diyor Mehmet Öz arkadaşlar için.
(F “Friends”den geliyor.) F vitaminin sağlığımıza faydaları say say bitmiyormuş…
Yapılan araştırmalara göre güçlü sosyal iletişim içerisinde olanlarda depresyona girme ve ölümcül krizlerin oluşma riski azalıyormuş. Düzenli F vitamini kullanmak sizi gerçek yaşınızdan 30 yaş daha genç hâle getirebiliyormuş. Dostluğun sıcaklığı stresi azaltıyor, gergin olduğunuz zamanlarda bile kan damarlarınızda pıhtılaşma ve kalp krizi geçirme riskiniz yüzde 50 azalıyormuş.
Vay canına! Bilmeden yıllardır ne çok vitamin depolamışım vücudumda. Yaşasın!
Ayrıca, hesap da doğru. 45 – 30 = 15! Ben kendimi tam 15 yaşında hissediyorum. Kafa olarak ne bir eksik, ne bir fazlayım. (Bana kalsa hiç büyümek istemiyorum ama bana kalmıyor!)
Neymiş yani, arkadaşlara çok önem vermeye, mümkün olduğunca çok bağlantıda kalmaya, beraber her şeyin komik bir tarafını bulmaya devam…. Gülerken ağzımızı kocaman açmayı da unutmuyoruz, uçuşan bütün F vitaminlerini yutuyoruz (!)
Paris, 22 eylül 2010
Ayşe Akgün Giraud

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüksek Tansiyon Durumunda Kaçınmanız Gerekenler…

 

Günümüzde yüksek tansiyon, obezite, genetik, kötü beslenme alışkanlıkları, yerleşik bir yaşam tarzı ve daha birçok faktörün neden olduğu çok yaygın bir hastalıktır. Bu rahatsızlık, kardiyovasküler hastalıklarla bağlantılı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu yüzden, ciddi kalp rahatsızlıklarından etkilenmeye başlamadan önce, tedbir alıp sorunu kontrol altında tutmak için sağlıklı bir yaşam tarzı benimsenmesi önemlidir.

Beslenme düzenimiz, yüksek tansiyona neden olabilecek en etkili faktörlerden biridir. Burada başka faktörler de tabii ki devreye girmektedir, ancak iyi ya da kötü beslenme alışkanlıkları insanın kan basıncına yansır. Bu yazımızda, hipertansiyon olarak da bilinen yüksek tansiyondan muzdaripseniz kaçınmanız gerekenleri sizinle paylaşacağız.

Yüksek tansiyonunuz varsa kaçınmanız gereken besinler

Daha önce de belirttiğimiz gibi, kan basıncını etkileyen en önemli faktörlerden biri de besinlerdir. Yüksek tansiyonunuz varsa kaçınmanız gereken besinleri sizinle paylaşıyoruz.   

Şarküteri ve sakatat ürünleri

Şarküteri ve sakatat ürünleri, yüksek miktarda sodyum ve yağ içerdiklerinden, damar sağlığı ve genel kan peynir

Atıştırmalıklar

Piyasadaki çoğu atıştırmalık yiyecekler, aşırı sodyum ve zararlı yağlar içerdiğinden vücut için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Kızarmış yiyecekler, tuzlu kuruyemiş, patates cipsi, patates kızartması, tuzlu kraker gibi atıştırmalıklardan kaçınmalısınız.

Tereyağı ve margarin

Tereyağı ve margarin genellikle yemeklerin hazırlanmasında kullanılmaktadır. Ancak, yüksek sodyum ve yağ içerikleri damar sağlığını etkiler. Bu ürünlerin tüketimini küçük miktarlara düşürebilir veya alternatif olarak zeytinyağı kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Kurutulmuş ve tuzlanmış et ürünlerinden kaçının

biftek

Kurutulmuş et ürünlerinden ve marketlerde yer alan buna benzer ürünlerden kaçınmamız gerekmektedir. Çünkü bu gıdalara, uzun ömürlü olmaları için yüksek miktarda sodyum eklenmektedir.

Salata sosları ve çeşniler

Baharat ve salata sosları; ketçap, mayonez ve bin ada gibi çeşnilerin, yüksek sodyum oranına sahip olduğunu ve damar sağlığına ciddi zararlar verdiğini biliyoruz. Bu zararlı besin maddeleri yerine; sodyum ve yağ oranı daha düşük, ev yapımı soslar tüketebilirsiniz.

Siyah çay

siyah çay

Bu tip çaylar; yüksek kafein içerdiğinden dolayı hipertansiyon hastaları için tavsiye edilen içeceklerden değildir. Çünkü kafein, adrenalin ve kortizol üretimini uyararak kan basıncını yükseltir.

Anason tohumu

Anason tohumları ile yapılan çaylar kan basıncını ciddi anlamda yükseltebilir, hatta aşırı durumlarda kalp krizine dahi neden olabilir.

Kaçınmanız gereken diğer alışkanlıklar

  • Alkollü içecekler içmemelisiniz. Çok fazla alkol, kan basıncının artmasına neden olmaktadır. Ancak günde en fazla bir veya iki bardak şarap tüketmek, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olabilecek niteliktedir.
  • Hareketsiz bir yaşam sürmeyin. Yeteri kadar egzersiz yapmamak, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Obezite ve kötü kolesterolün yüksek seviyeleri, bu rahatsızlığın gelişimini hızlandıracak etkenlerdendir. Bol bol su için, yeteri kadar egzersiz yapın, sağlıklı besinler tüketmeye dikkat edin, günlük hayatınızdaki stresi azaltın ve düzenli olarak doktor kontrollerine gidin.
  • Kafeinden uzak durun. Kafeinin kan basıncını tam olarak nasıl etkilediğini inceleyen araştırmalar hala devam etmektedir. Kafeinin kan basıncını aniden arttırabileceği biliniyor olsa da, bu etkinin kalıcı veya geçici olup olmadığı bilinmemektedir. Yüksek tansiyonunuz varsa kafeini hayatınızdan çıkarmak, bu risklerin önüne geçmek için en iyi yoldur.
  • Kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »