Zekanızı bu 10 Hobiyle Geliştirin!

zeka-icin-enstruman-calin

1.Müzik Enstrümanı Çalmak

Müzik dinlemenin ve müzik aleti çalmanın insanda hafıza kapasitesini arttırdığı görülmüştür. Müzik aleti çalmak zaman ve çaba gerektirir. Aynı zamanda sabrı ve azmi öğrenirsiniz. Yüksek konsantrasyona sahip olursunuz.

kitap-okumak

2.Bol Bol Kitap Okumak

Kurgu, biyografi, antoloji gibi farklı konularda çok çok okumak zeka seviyenizi arttırmaya yardımcı oluyor. Pek çok konuda bilgi sahibi olurken aynı zamanda stresten uzaklaşıyorsunuz. Ve farklı duygular yaşıyorsunuz. Tüm bunlar insanın kendini daha iyi hissetmesini sağlıyor.

duzenli-olarak-meditasyon yapın

4.Düzenli Olarak Meditasyon Yapmak

Meditasyonun insanın hayatındaki önemi tartışılmaz. Meditasyon insanın kendine odaklanmasına ve gerçek kimliğini öğrenmesine yardımcı olur. Stres seviyesini düşürür ve küçük endişelerden kurtulmanızı sağlar. Zihin düşünmek için ve yeni şeyler için berrak bir hal alır. Ve daha etkili çalışır.

beyni-calistiracak-aktiveteler

5.Beyni Çalıştıracak Aktiviteler Yapmak

Vücudunuz çalıştıkça daha sağlıklı ve daha gösterişli duruyorsa, beynin de isteği tam bu yönde. Çalışıp, şekillenmek istiyor. Sudoku, puzzle, bulmacalar ve çeşitli oyunlarla beyninizi zinde tutup, çalıştırabilirsiniz.

egzersiz

6.Egzersiz Yapmak

Vücudumuzdaki kasların gelişimi için çalışmamız gerekir. Sonuçta beyinde vücudumuzda bulunan bir kas. Düzenli yapılan egzersiz vücut kadar beyninizin gelişimini de etkiler. Gerilimi az ve kaliteli uyumanızı sağlar. Ayrıca kan dolaşımının artması beyin fonksiyonlarına iyi gelir.

Bu bilgimiz de dikkatinizi çekebilir:  İngilizcenizi Geliştirmenizde İşinize Yarayacak 5 Güzel Site

zeka-icin-yeni-bir-dil-ogrenin

7.Yeni Bir Dil Öğrenmek

Yeni bir dil öğrenmek zor olabilir ama birçok avantajı vardır. Yeni kelimeleri yeni bir gramer öğrenmek zekayı arttırır ve beyin sağlığına olumlu etki eder. Ayrıca sözel-dilsel zeka düzeyi yüksek olan insanların, planlama, problem çözme, karar verme yetilerinin gelişmiş olduğu kanıtlanmıştır.

duygular-zeka

8.Duyguları Yazıya Dökmek

Yazmak, genel zeka düzeyi arttırma da dahil olmak üzere daha birçok faydası vardır. Öncelikle dili kullanma yeteneğini geliştirir. Aynı zamanda odaklanma, yaratıcılık, hayal gücü, anlama ve yorumlama gibi becerileri de geliştirdiği kanıtlanmıştır. Yazarların zeka seviyelerinin çok yüksek olduğu kabul edilir.

seyehat

9.Seyahat Etmek

Seyahat etmek Facebook’ a arkadaşlar görsün diye eklenilen fotoğraflardan çok öte birşey. Seyahat insanlara yeni şeyler öğrenmek için fırsatlar verir. Farklı yemekler, farklı insanlar ve kültürler tanımak zekayı üst düzeyde etkiler.

farkli-yemek

Farklı Yemek Çeşitleri Denemek

Yemek pişirmeyi basit birşey sanmayın. Özellikle yaratıcılık seviyesi yüksek olan aşçıların yemeklerini denemek inanılmaz bir deneyim olabilir. Kaliteli kararlar almak, yeni şeyler denemek, bazen risk almak hassas hesaplama yapmanızı ve hızlı düşünmenizi sağlar. Bu da zekanızı besler.

10.Aktif Spora Katılmak

Düzenli aktif sporlara katılmak sadece vücudunuzu değil beyninizi de etkiler. Beyni esnek hale getirir ve beyin sağlığını geliştirir. Spor karşılaşmalarını, spor aktivitelerini izlemek bile beyin fonksiyonlarını etkiler. Spor, koordinasyonu, yeteneği ve güveni artırır. Eğer katılamıyorsanız bile izlemek faydalı olabilir.

Dokunmak İyileştirir…

 

1995 yılında Massachusetts Tıp Merkezinde Kyrie ve Brielle adlı iki kız bebek normal sürelerinden 12 hafta önce prematüre olarak doğdular.
Doğum sonrası kız bebekler kuvöze alındılar. İlk başta bebeklerin ikiside sağlıklıydılar. Daha sonra birisi zayıflamaya nefes almakta zorlanmaya ve hızla kilo kaybetmeye başladı. Doktorlar ve hemşireler bildikleri her şeyi denediler. Fakat nafileydi bebek yavaş yavaş ölüme gidiyordu.
Hemşirelerden birisi Avrupa görmüştü. Amerika’ da hiç kullanılmayan ancak Avrupa’ da bazen kullanılan bir tedavi şeklini bebeklerin babasının da onayını alarak uyguladı. İki bebeği de aynı kuvöze koydu. Güçlü olan bebek elini zayıf olan bebeğin sırtına koyup kucakladı ve ikinci bebeğin hayati fonksiyonları normale döndü ve ölümden kurtuldu.
Bunun üzerine tıpta prematüre doğan kardeşleri aynı yatağa koymak en etkili tedavi yöntemlerinden birisi oldu.

Ay!!!

15253521_10209454917547729_5510388868479941161_n1

İltihap Ve Kanser’e Karşı Savaşta Akgünlük Sakızı…

gunluk_sakizi1

 

Histoloji ve Embriyoloji uzmanı Dr. Ömer Coşkun, Akgünlük ağacının gövdesinden salınan, günlük sakızı olarak da bilinen sakızımsı reçinenin faydalarına değindi. Birçok bilimsel çalışmanın Akgünlük bitkisinin geleneksel kullanımını desteklediğini vurgulayan Dr. Ömer Coşkun, şunları kaydetti:

İltihap ve Kanser’e Karşı Savaşta Akgünlük Sakızı…
”Yapılan çalışmalarda akgünlük bitkisinin anti-enflamatuar yani iltihap önleyici etkisi olduğu artrit gibi iltihaplı hastalıklarda ödem ve ağrıda belirgin azalma sağladığı gözlenmiştir. İltihaplı eklem romatizması, kireçlenme, sırt ve eklem ağrıları, hareket kısıtlılıklarını azaltmada bu bitkiden yararlanılabilir. Ayrıca bu harika bitkinin balgam söktürücü, nefes darlığını giderici özellikleriyle özellikle astım hastalarında nöbetleri azalttığı, nefes alma kapasitesini arttırdığı gözlenmiştir. Bunlara ek olarak yara iyileştirici, stres ve depresyonu gidermeye yardımcı, hafızayı güçlendirici etkileri de vardır.

Akgünlük bitkisinin kanser hastalığında tümör büyümesini önlemede, kötü hücrelerin çoğalmasını ve yayılmasını engellemede de etkili olduğunu söyleyen Dr. Coşkun, sağlık açısından son derece önem taşıyan Akgünlük bitkisinin, Türkiye’de daha fazla tanıtılıp kullanımının yaygınlaşması gerektiğini sözlerine ekledi.

Günlük Sakızı Nedir?
Akciğer açmak için ve öksürük kesmek için sizlere tavsiye edeceğimiz şifalı bitki ise Günlük Sakızı adı verilen bir bitkisel sakız çeşididir. Özellikle kronik boğaz ağrısı ve bademcikte şişme şikayeti olup ta günlük sakızı kullananlar bu bitkinin tedavi edici doğal etkisinden bir hayli memnunlar. Bir tür çam ağacı türü olan günlük ağacı, aynen çam sakızı gibi bir çeşit reçine salgılamaktadır. Bu sakız kıvamındaki reçine aktarlarda günlük sakızı adıyla satılıyor. Bu sakız ağızda erime özelliğine sahip bir madde ve tadı da biraz acımsı olmaktadır. Ayrıca sakızı sıcak suya atarak buharı ile de inhalasyon yöntemiyle ciğer açıcı olarak kullanıldığı söylenmektedir. Günlük ağaçları akdeniz ikliminde subtropikal bölgelerde yetişiyor. Ülkemizde ise en sık Muğla ve Fethiye civarında doğal ortamında yetişiyor. Yabancılar Günlük ağacına Sigala (Amber) Ağacı adını da veriyorlar.
Günlük Sakızı Faydaları: Günlük sakızı ateş düşürücü (antienflamatuar), mikrop öldürücü (antiseptik), sakinleştirici, sindirimi kolaylaştırıcı, idrar söktürücü, diüretik, tonik. zihin açıcı faydaları nedeniyle çok eski zamanlardan beri kullanılan bir bitkisel yağ ve reçine türüdür. GÜnlük sakızı içerisinde bulunan uçucu yağ asitleri insanlara güven duygusu verir, kişilere disiplin ve sorumluluk hissi kazandırma gibi faydaları da vardır. Kronik yorgunluk şikayeti olanların günlük ağacı sakızı kullanmaları tavsiye edilmektedir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı Piyasada satılan sarımsı gri renkli, bal gibi koyu kıvamlı, güzel kokulu ve acımsı tatlı günlük ya da sığla yağının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
İyi bir antiseptiktir. Yaraların temizlenmesinde ve iyileştirilmesinde dıştan uygulanır.
Ciltte ve saçlı deride de antiseptik ve temizleyici olarak dıştan uygulanır.
Uyuz ve mantar gibi deri hastalıklarında günlük merhemi ya da yakısı şeklinde uygulanarak, asalak öldürücü ve iyileştirici etkilerinden yararlanılır.
Mide ve onikiparmak bağırsağı ülserlerinde yara iyileştirici niteliğinden yararlanılır. Bunun için günlük yağı sulandırılıp içine bal ya da şeker katılarak tatlandırılıp içilir.
Ayrıca günlük yağı balgam söktürücü, nefes darlığını giderici ve bedeni rahatlatıcı etkiler taşır. Bunun için bir önceki maddedeki gibi tatlandırılıp sulandırılarak içilir.

Mucizevi Gümüş Suyunun Faydaları Ve Yapmanın Püf Noktaları…

Gümüş Suyu Nasıl Yapılır? ~Son yıllarda en çok konuşulan ve ilgi çeken, antibiyotiklerden kat ve kat daha üstün olduğu iddia edilen Gümüş suyu ile ilgili bilgileri ve evde gümüş suyu yapmak için gerekli malzemelerin listesi ve ince detayları yazımızdadır.

Gümüş Suyu Nasıl Yapılır?
Gümüş Suyu Nasıl Yapılır?

Gümüş Suyu; antibiyotiğe ihtiyaç duyulan ve antibiyotiğin yetersiz kaldığı hemen tüm alanlarda aktif olarak kullanılır. Ancak antibiyotikten farkı; tamamen doğal bir karışım olma özelliği sebebiyle; her türlü yan etkiye uzaklığı ve metabolizmada herhangi bir yok edici etkiye sahip olmamasıdır. ” Gümüş Suyu” oral yolla alındığı zaman; 6 dakika içinde etkisini göstermeye başlar. Basitçe söylemek gerekirse kolloidal gümüş suyu, gümüş parçacıklarının saf su içerisinde homojen olarak dağılmış halidir. Çözülen gümüş partikülleri aynı elektrik yüküne sahip oldukları için birbirini iterler. Bu sayede çözücü içerisinde tamamen homojen olarak dağılmış olur. Gümüş partiküllerinin aynı elektrik yüküne sahip olup birbirini itmesi ve homojen olarak dağılması, vücutta yığılma yapmamasına olanak sağlar. Belli bir süre dolaşım sisteminde görevlerini tamamladıktan sonra sindirim sistemi yoluyla dışarı atılırlar. Hem homojen olup birbirine temas etmemesi, hem de sindirim sistemi yoluyla kolaylıkla atılabilmesi özelliklerinden dolayı, kolloidal gümüş suyu hiçbir yan etkiye ve kalıcı etkiye sahip değildir.

– sponsor içerik –

Gümüş suyu yapmak istiyorsanız alttaki bilgileri dikkate alın.

  • Gümüş Suyu, boyutları nano olması nedeni ile hücrelerin içine girebilir.
  • Bakteri ve virüslerin içerisine girerek onları parçalar.
  • Parçalanan bakteri ve virüsleri vücudumuz dışarı atar:
  • 650 farklı bakteri ve virüse karşı son derece etkilidir.

– Dikkat edilecek en önemli konu 99,99 ayarında saf gümüş çubuk kullanmaktadır. Bunun dışındaki kullanılacak gümüş veya metal karışımlı çubuklar sağlığınıza ciddi şekilde zarar verir. Güvendiğiniz kuyumculardan bu konuda bilgi alabilirsiniz.

– Gümüş suyu yapmak için Distile su kullanmalısınız yani musluk suyu ile yapılmamalıdır.(0,00 ppm olmalıdır)

– Gümüş suyunu hazırlayacağınız kap, cam olmalıdır ve plastik gibi maddelerle temas etmemelidir.

– Gümüşleri elektrolize etmek için düşük voltaj en uygundur. Gümüş çubukları kavanoz içine birbirine değmeyecek şekilde yerleştirin. Elektroliz devam ederken Gümüş çubuklar karardıkça, fişi çekerek çubukları pamuk veya peçete yardımıyla temizleyiniz.

-Gümüş suyunu yaparken TDS metre ile suyu ölçünüz, (Fişi çekiniz), istediğiniz PPMe geldiyse , kağıt filtrede süzdükten sonra ışık&güneş almayacak bir kaba koyarak oda sıcaklığında saklayınız.Buzdolabına koymayınız, güneş altında bırakmayınız.

Bazı kaynaklar hazırlanan gümüş sularının sarı olmasını kaliteli olduğunun göstergesi kabul ederken bazı üreticiler ise berrak rengi savunmaktadır! Hazırlanan gümüş suyu distile su ve belirli bir voltaj ile yapılması durumunda 10-12 saat elektroliz yapılması ile berrak olabilir.1 gün karanlık bir yerde beklemesi durumunda suyun sarı rengi aldığını göreceksiniz.

Evde hazırlanan Gümüş Suları
Evde hazırlanan Gümüş Suları

GÜMÜŞ SUYU KULLANIM ŞEKİLLERİ: 

  • GÖZ, KULAĞA, BURNA VE AĞIZA FISFIS ŞİŞEİ İLE PÜSKÜRTÜLÜREKEK VEYA DAMLATILARAK-GARGARA YAPILARAK
  • CİLDE FISFIS İLE PÜSKÜRTEREK VEYA YARA BANDI GİBİ BİR MALZEMEYİ CİLDE YAPIŞTIRIP ÜSTÜNE DAMLATARAK.
  • ŞIRINGA İĞNESİ ÇIKARTILARAK VEYA BURUN POMPASINA ÇEKTİREREK.
  • NEBİLÜZATÖR (SIVI MADDELERİ GAZ HALİNE ÇEVİREREK MASKE YARDIMI İLE SOLUNMASINI SAĞLAYAN CİHAZ)
  • DAMLALIK İLE DAMLATILARAK

DİKKAT EDİLECEK BİLGİLER:

  • SABAH AKŞAM BİR TÜRK KAHVESİ FİNCANI ÖLÇÜSÜNDE YEMEKLERDEN 30 DAKİKA KADAR ÖNCE VEYA 30 DAKİKA SONRA YUDUMLAYARAK VE AĞIZDA MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZUN TUTUP DİL ALTINDAN DİREK KANA KARIŞMASINI SAĞLAYARAK,
  • KULLANILDIĞI DÖNEMDE ALKOL VE SARIMSAK KULLANILMAMALIDIR.
  • KARANLIK SERİN BİR DOLAPTA “BUZDOLABI DEĞİL” SAKLANMALIDIR
  • İÇİLİRKEN KÜÇÜK YUDUMLAR HALİNDE ALINMALI MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZUN SÜRE AGIZDA TUTULMALIDIR.
  • 2-3 BİN KİŞİDE BİR GÖRÜNEN GÜMÜŞ ALERJİSİNE DİKKAT EDİLMELİDİR. GÜMÜŞ ALERJİSİ OLUP OLMADIĞINI TEST İÇİN AZ BİR MİKTARI BİLEGİN İÇ KISMINA SÜRÜLEREK BİR MÜDDET BEKLENMELİDİR. OLUMSUZ BİR DURUM OLURSA KULLANILMAMALIDIR.

GÜMÜŞ SUYU KULLANIM ALANLARI:

  • DEZENFEKTAN OLARAK: TÜM YÜZEYLERE PÜSKÜRTÜLEREK MİKROPLARDAN ARINDIRILABİLİR.
  • SIVILARI BUHARLAŞTIRAN CİHAZLAR İLE UYGULANDIĞI ORTAMDA MİKROP BIRAKMAZ.
  • KLİMALARIN “DUVAR VE ARAÇ TİPİ “ÇALIŞIR DURUMDA İKEN FİLTRE KISMINA PÜSKÜRTÜLEBİLİR,
  • YARALARA PÜSKÜRTÜLÜRSE ÇOK ÇABUK İYİLEŞTİRİR.
  • CİLT PROBLEMLERİNE PÜSKÜRTÜLEREK VEYA YARA BANDI GİBİ BANT YAPIŞTIRIP ÜZERİNE DAMLATARAK.
  • GÖZ PROBLEMLERİNDE DAMLATILARAK,
  • KULAK PROBLEMLERİNDE DAMLATARK VEYA PÜSKÜRTEREK,
  • BURUNDAN DAMLATARAK VEY PÜSKÜRTEREK, SIRTÜSTÜ YATILIP KAFA GERİYE VERİLİR VE BURUN DEİKLERİNDEN İÇERİYE PÜSKÜRTÜLÜR GENİZDEN AKMASI SAĞLANIR,
  • CİLT YANMALARINDA MİKROP KAPMAMASI İÇİN PÜSKÜRTÜLEREK,
  • MİDE ÜLSERLERİNDE YARAYA BULAMIŞ MİKROPLARI YOK ETMEK İÇİN İÇİLEREK,
  • EKLEM ROMATİZMASI GİBİ RAHATSIZLIKLARDA İÇİLEREK.
  • PROSTAT GİBİ MİKROPLARININ YOK EDİLMESİNİN ZOR OLDUĞU RAHATSIZLIKLARDA ÇOK ETKİLİDİR.



Uyarı:Burada yer alan bilgi , değerlendirmeler ve uygulamalar, Hiç bir surette kişinin hastalığına tanı veya tedavi etme niteliği taşımamaktadır. Bu yazı internet ortamından alıntılarla zenginleştirilmiştir. Lütfen hastalıklarınız ve tedavi için doktorunuza danışınız.

kaynak: karbonat sayfası

Bazen gerçek olduğunu düşündüğünüz bir şeye öyle sıkı tutunursunuz ki, gerçek kapınıza geldiğinde, onu içeri almazsınız.”

buda_commission_by_airold-d4ldccl1

 

Buddha,yeni öğrencilerine, bir oğlu olan dul babayı anlatırdı. Adam bir iş seyahatindeyken, hırsızlar evine girmiş, evi yakmış ve oğlunu kaçırmış. Baba eve döndüğünde, evinin kül olduğunu ve oğlunun da yanıp ondan geriye yalnızca küllerinin kaldığını düşünmüş.

Kalbi kırılan baba, külleri toplamış ve yanından hiç ayırmadığı çok güzel bir kavanoza koymuş.
Biraz zaman geçmiş, oğlu hırsızların elinden kaçmış ve eve, babasına koşmuş. Gece geç saatte eve gelen çocuk, kapıyı çalmış.

Baba, derin uykusundan uyanmış ve seslenmiş, “Kim o? ” Oğlu yanıtlamış, “Benim, baba, oğlun.” Acıyla öfkelenen baba, kötü kalpli bir çocuğun ona numara yaptığını düşünerek, oğlunu kapıdan kovmuş. Oğlu kendini anlatmaya çalışmış, ama baba dinlememiş. Sonunda çocuk bir daha dönmemek üzere oradan ayrılmış.
Bu öyküden sonra, Buddha yeni öğrencilerine şöyle derdi: “Bazen gerçek olduğunu düşündüğünüz bir şeye öyle sıkı tutunursunuz ki, gerçek kapınıza geldiğinde, onu içeri almazsınız.”

50 Yaş Manifestosu

xxxlarge_img_4406_r1

50 yaşındayım. Bu yaşa iki evlilik ve iki tane yakışıklı sığdırdım. Gönlüm bir de kız isterdi, ama olmadı. Bugün hayatıma baktığımda mutlu bir adam görüyorum. Kalp kırıklıklarım var, ama bu bir şeyleri denediğimi gösterir, değil mi? Bu okuduklarınızın bazılarını geçmişte ben de uygulamadım. Bunu şu ana kadar yaşadığım, okuduğum, izlediğim şeylerin bir özeti olarak düşünün. Siz de kendi manifestonuzu yazın ve arada bir okuyun, okuduğunuzu uygulayın. Keyifle kalın…
1. İlk iş “Hayır” demeyi bileceksin. Bilmiyorsan öğren.
2. Sevmediğin hiç kimse ile ve sevmediğin hiçbir ortamda olma.
3. Birlikte olduğun kişiyi sadece güzel ve yakışıklı diye seçme. Egonu ilk terbiye etmen gereken yer budur.
4. Nefes almak kadar çok istediğin her şey gerçekleşecektir. Gerçekten iste.
5. Kendini sevmekten asla vazgeçme. Sana kendini kötü hissettiren insanlardan uzak dur.
6. Arkadaşlarınla asla para ilişkisi kurma. Borç isteme, verme.
7. Hayal kur. Hiç sınır tanıma…
8. Mutlaka yabancı bir dil öğren. Mümkünse sekiz dil konuş. Hayatının ne kadar renklendiğine şaşıracaksın.
9. Sevdiklerine zaman ayır. Yaşamın gerçek tadı bu.
10. Kendin ol. Seni kendin olduğun için kabullenecek insanları dost seç.
11. Öfke, nefret gibi olumsuz duygulardan arın. Her zaman seçim yapanın sen olduğunu unutma.

13. Mutlaka spor yap ve mutlaka bir hobin olsun. Ve bu konuda uzman ol.
14. Kimseyi inançları ve doğduğu yerle ilgili sınıflandırma. Unutma, sadece iyi insan ve kötü insan vardır.
15. Kitap oku. Tanımadığın insanlarla tanışır ve hiç gitmediğin yerlerde dolaşırsın.
16. Evlilik zor bir kurum. Arkadaş olamayacağın biri ile sırf güzel/yakışıklı ya da durumu iyi diye evlenme. Evliliğin ömür boyu süren bir bağlılık olduğunu unutma.
17. Sırtını dayayabileceğin, gözü kapalı uçurumun kenarında yürüyebileceğin insanla evlen.

18. Sevginden ve sevgisinden emin olmadığın, içinde küçücük de olsa şüphe duyduğun birinden çocuk yapma.
19. Sevdiğin işi yapmak harika olmalı, ama para kazanman gerektiğini unutma.
20. Fırsat buldukça seyahat et. Farklı kültürleri gözlemle. Seyahat etmek otel konforu yaşamak değildir. Dışarı çık.
21. Müzik dinle. Dans et. Dans etmemek hiç de havalı değil.
22. Sahip olduğun şeylerin sana sahip olmasına izin verme.
23. Yaşama sevincini yitirme. Hayat sıkılmak için çok kısa.
24. Ölümü hiç düşünme ve bundan korkma. Hayatı da erteleme!
25. Beyaz ya da pembe yalan söyleme. Yalan söylemek durumunda kaldığın bir ilişkide olma.
26. Hayatta bir duruşun olsun. Olaylara ya da kişilere göre eğilip bükülme.
27. İçindeki çocuğu büyütme. Yaş sayıdan ibarettir. “Yapamazsın” dedikleri hiçbir şeye aldırma.
28. Zorla hiçbir şey yapma. Ne yapıyorsan ona bir şeyler kat, sanki daha önce kimse yapmamış gibi. Yaşamak sanattır, unutma.
29. Nefes aldığın sürece umut vardır.
30. Bilgi/deneyim, başarısızlıkların sonucudur. Denemekten vazgeçme…
31. Hiçbir şeyin bağımlısı olma.
32. Kıskançlık duygunu sevginle yen. Sevdiğini özgür bırak.

33. İnsan detoksu yap. Enerjini çalan insanlardan uzak dur.
34. Özür dilemeyi bil.
35. Affetmeyi öğren. Kendin dahil…
36. Hatalarını kabullen.
37. İşkolik olma, ama işini en iyi şekilde yap. Sevdiklerine zaman ayır ve iş yüzünden çocuklarının gösterisini kaçırma. Fotoğraf ve video çekmek yerine, anı izle.
38. Zamanı satın alamazsın, ama anın keyfini çıkartabilirsin.
39. Hayatın değerini cenazelerde öğrenme.
40. Canlıların kardeşliğine inan.
41. Tek bir hayatın olduğunu bil.
42. Gülümse ve nazik ol.
43. Matematik, müzik ve resim dersi arasında bir fark yoktur. Belki dünyayı daha güzel yapacak olan bir kemancı, bir piyanist, bir ressam ya da bir şairdir…
44. Alçakgönüllü ol, ama kimsenin seni küçümsemesine izin verme.
45. Doğa ile uyum içinde yaşamayı öğren. Onu zorlarsan, sen zararlı çıkarsın.
46. Sevdiğin insanı aldatma!
47. Çocuklarına, onların sahibiymiş gibi davranma. Onların senden farklı bireyler olduğunu kabul et ve saygı duy.
48. Dinlemeyi öğren. Konuşmaktan daha çok işe yarar.
49. Önyargılarından arın ve kimseyi yargılama. Kimin neyi, neden seçtiğini bilemezsin!
50. Sevgi en güzel cevaptır.
Fark ettiyseniz, 12’nci maddeyi özellikle boş bıraktım. Siz de kendi manifestonuzu 12’nci madde olarak yazın ve hedefi 12’den vurun, dönüşümü yaşayın…

Yazı: Levent Doğurga / Akça Makina CEO’su

Yazı Q Dergisinden alınmıştır…ql.com.tr?/articles/50-yas-manifestosu

İzmir’de ırk ve dil ayrımına karşı kurulan ekolojik bir köy:

İzmir’de 2010 yılında ortak bir emekle kurulan Gağgı Çiftliği’nde, insanların ülke, dil ve ırk olarak ayrışmadığı ekolojik bir yaşam inşa ediliyor.

İzmir’in Bayındır ilçesinde Sarıyurt köyünde bulunan Karlık dağının batı yakasında 850 metre rakımda 2010 yılında ortaklaşılarak 50 dönümlük bir arazide kurulan Gağgı Çiftliği’nde, insanların ülke, dil ve ırk olarak ayrışmadığı bir yaşam inşa ediliyor.

900 yıllık anıt özelliğe sahip kestane, ceviz, armut, elma, erik ve meşe ağaçları ile çevrili Gağgı Çiftliği’nde, az teknoloji, az para ile doğal bir yaşam sürdürülmeye çalışılıyor.

Gağgı Çiftliği’ndeki yapılar ise yurtlardan oluşuyor. Mutfak, banyo, atölye, sera gibi yurtların inşa edildiği Gağgı’da bulunan 8 yurt odun sobası ile ısıtılıyor.

Kışın kar eritilerek su ihtiyacı gideriliyor

Doğal yaşamı sürdürmeye çalışan Veysi Özdemir, Türkan Varisli ve gönüllülerin kaldığı Gağgı Çiftliği’nin misafirleri ise hiç eksik olmuyor.

Gağgı’nın su ihtiyacı ise bin 340 metre yüksekliğinde Karlık dağının zirvelerinden gelen doğal su kaynakları ile sağlanıyor.

Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ise yoğun kar yağışından dolayı Gağgı’ya gelen su kaynakların donması ile kar eritilerek su ihtiyacı gideriliyor.

Gağgı’nın elektrik ihtiyacı ise güneş panelleri sayesinde gideriliyor.

Yurtların kapılarında kilit yok

Telefon ve elektrikli müzik aleti kirlilik yaptığı için istenilmediği Gağgı’da, müzik ihtiyacı ise doğal şekilde üretilen müzik aletleriyle sağlanıyor.

Gağgı’da kullanılan temizlik ürünleri içerisinde ise kimyasal madde bulunmuyor. Meşe külü ve zeytin yağ sabunu temizlik ürünü olarak kullanılıyor.

Doğanın insanı koruduğuna inanan doğa gönüllüleri, güvenlik önlemlerini almayarak yurtlarının kapılarına kilit vurmuyor. Sadece bostanların yaban domuzlarından korunması için çitlerle etrafı sarılıyor.

Gağgı’da gönüllüler, bahçe işlerinden yurt yapımına, temizlikten yeni yaşam alanlarının açılmasına kadar kolektif şekilde çalışıyor.

Yerli tohumla üretim yapılıyor

Gağgı Çifliği’nde 4 mevsim ekim yapılıyor. Gağgı’da inşa edilen serada ise kışlık ürünler yetiştiriliyor.

Bostanların da yerli tohumları kullandıklarını aktaran Türkan Varisli, şunları söylüyor:

Ürünler güneş yoluyla kurutuluyor

Çiftlikte yetiştirilen sebze ve meyvelerin bir çoğu çiftliğe gelen ziyaretçilerle paylaşılıyor. Elde edilen ürünlerin fazlası ise güneş yolu ile kurutularak kış için saklanıyor.

Gağgı’dan elde edilen ihtiyaç fazlası meyve, pekmez, reçel, bal, ceviz gibi ürünleri ekolojik topluluk pazarlarına götürerek sattıklarını ifade eden Varisli, ekolojik pazarlara gitmelerindeki amacın sadece ürün satmak olmadığını, pazara gelen herkese tek tek ilaç kullanılmadan sürdürülebilir bir yaşamın nasıl olduğunu anlatmak olduğunu da aktarıyor.

‘Ürünlerdeki kurtları ellerimizle ayıklıyoruz’

Gağgı’da yetiştirilen meyve ve sebzelerde kimyasal ilaç ve gübre kullanılmıyor. Meyveler yerli ve aşılanmamış ağaçlardan toplanıyor.

Ağaçların dokusunu bozmak istemediklerini vurgulayan Varisli, Gağgı’da yüzde yüz verim elde etme gibi bir kaygılarının olmadığına dikkat çekiyor.

Ürün yetiştirmek için sürekli alternatif yollar aradıklarını aktaran Varisli, şunları anlatıyor:

Gübre olarak ormandan meşe ve ceviz yapraklarının yıllarca üst üstte durduğu çürümüş, kutlanmış katmanı getirip bahçemize atıyoruz. Bahçemizin sulamasını ise dağlardan akan doğal sularla damlama yöntemiyle suluyoruz. Ürünlerindeki hastalıkları arap sabunu, zeytin yağı, sirke, acı biber, sarımsaklı su gibi ürünlerle gideriyoruz. Ürünlerindeki kurtları ise daha doğal olması için, sadece ellerimizle ayıklıyoruz.

Komün beklenti ile inşa edildi

Gağgı’nın kolektif, komün yaşama açık olduğunu fakat bunun gelen gönüllülere bağlı olduğu ifade eden Özdemir de şunları söylüyor:

Komün bir beklentili bir enerji ile inşa edildi burası. Hayalim komün enerjinin Gağgı’da gerçekleşmesidir. Burada yaşam kolektif bir zihinle başlıyor. Gağgı’da doğanın takvimine göre hareket ediyoruz. Gağgı’nın felsefesi insanın kendi iç enerjisini doğanın enerjisi ile birleştirmek. Doğa iyi bir öğretmen, o iyi öğretiyor ama devamsızlık yapmamak, kaçmamak gerekiyor. Doğa ile beraber yaşamak gerekiyor.

Irk ve dil ayrımına karşı bir köy

Gağgı’da havanın, suyun ve toprağın şehirlere göre çok temiz olduğunu kaydeden Özdemir, şöyle devam ediyor:

Burada şehirdeki insanların yaşadığı bulaşıcı hastalıkları yaşamıyorum. 6 yıldır buradayım grip ya da farklı bir hastalığa daha yakalanmadım. Burada yaşım ilerliyor ama daha da dinçleşiyorum

Yeryüzündeki insanların ülke, ırk ve dil olarak ayrışmasını istemiyorum. İnsanları birleştirecek küçük faaliyetlerin olması gerektiğini düşünüyorum. Benim için de insanları birleştirecek o küçük faaliyet Gağgı. Buranın insanlar için bir yeryüzü evi olmasını istiyorum.

Kaynak: dihaber