Susuzluktan Oluşan 13 Problem

 

Muhtemelen hayatınız boyunca hastalanmamanız ve susuz kalmamanız için su içmeniz önerildi. Ama hala su içmenin ne kadar önemli olduğunu ve vücuda faydalarını anlamayan insanlar var. Bu öğütleri dikkate almadıkları zaman susuzluktan kaynaklanacak bazı sağlık problemlerinin ortaya çıkma durumu da vardır.

Yeterince su içmemenin vücuda olumsuz etkilerini anlatmak için bu makalede sizlere özellikle susuzluk ve az su tüketiminden kaynaklanan 13 problemden bahsedeceğiz. 

Yorgunluk

Yeterince su içmezseniz vücudunuz susuz kalır ve enzim aktiviteleriniz azalır, böylece de yorgunluk oluşur. Yorgunluk ciddi bir sağlık sorunu olabilir, sürekli enerjinizin düşük olduğunu hissedersiniz. 

Erken yaşlanma

kirisiklik

Vücudumuzun %60’ı sudan oluşuyor bu yüzden düzenli işlemesi için bu değerli kaynağa ihtiyaç duyar. Gün içinde bol su içerseniz vücudunuz cildin ve organların erken yaşlanmasına sebep olan serbest radikallerle savaşır.

Aşırı kilo ve obezite

Sadece su yağları yakıp kilo verdirmez ama sağlıklı bir kilo verme sürecinde büyük rolü olduğu doğrudur. Su içmek vücuttan toksinlerin ve atık maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Ayrıca sizi tok tutar ve metabolizmanın sağlığını korur. Vücudunuzu suya mahrum bıraktığınızda, kilo vermek için gerekli olan bu faydalarından yararlanamazsınız.

Yüksek ve alçak kan basıncı

kanbasinci

Yeterince su içmek vücuttaki toksinlerin dolaşımdan atılımını sağlar ve kan dolaşımını düzenler. Vücuttaki kan damarları, kılcal damarları ve atardamarları doldurmaya yetmediği için dolaşım sisteminin düzenli işlemesi için suya ihtiyacımız var. 

Yüksek oranda kötü kolesterol

Susuzluk hücrelerde su kaybına yol açar, böylece vücut kolesterol üreterek arayı kapatmaya çalışır, bu da sağlığınız için iyi değildir.

Kabızlık

Katı atığın oluşması ve vücuttan atılması için yiyeceklerinizin içinde yeterince sıvı olmalı ve vücudunuza yeterince su almalısınız. Kronik susuzluk çekiyorsanız, vücudunuz katı atığı atabilmek için yeterince suya sahip değildir, bu yüzden de kabızlık yaşarsınız. 

Sindirim sistemi hastalıkları

sindirim
Susuz vücut sindirim için gerekli sıvıları azaltır, bu da gastrit ve ülser gibi ciddi mide problemleri ve hastalıklarına yol açabilir.

Solunum yolu problemleri

Su sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve solunum yolu problemlerinden korunmak için anahtar bir bileşendir. Ciğerlerinizin mukoza zarı, burun, sinüsler ve dahası hava kirliliğinden ve diğer zararlılardan korunmak için neme ihtiyaç duyar.

Dengesiz pH

Sağlıklı bir pH derecesini korumak için yeterince su içmelisiniz. Yiyecek ve diğer faktörler vücuttaki pH derecesinin daha asidik olmasına sebep olur, bu da çeşitli hastalıklara yol açar.

Egzema

egzemaVücut 500 to 700 ml terlemelidir. Bu ter ile toksinler vücuttan atılır ve bunlar vücutta kalırsa ciltte egzama gibi rahatsızlıklara yol açar. 

İdrar yolu enfeksiyonu

İdrar yolu ve sistemlerinizin sağlıklı olması için her gün bolca su içmelisiniz. Vücudunuz susuz kaldığında bu sistemler de sıvısız kalır, böylece safra kesesi ve sistit gibi idrar yolu enfeksiyonları yaşama olasılığınız artar. Bunu belirlemek kolaydır çünkü idrarın rengi koyulaşır ve kokusu ağırlaşır.

Romatizma

romatizma

Susuzluk kanda daha çok toksin birikimine yol açar, bu da çeşitli hastalıklara ve problemlere yol açar. Sayısız çalışma yetersiz suyun eklemlerde problemlere yol açtığını ortaya koydu. 

Beyin hasarı

Aşırı susuzluk vücudun sodyum ve potasyum gibi elektrolitleri depolamasında dengesizlik yaratır ve bu da sonucunda beyin hasarı ve kalp krizi gibi ciddi durumlara yol açabilir.

Kaynak: Sağlığa Bir Adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sedef hastalığına doğal çözüm

seedef1

Bir tür deri hastalığı olan sedef hastalığının sebebi tam olarak bilinmemektedir. Peki, sedef hastalığına ne iyi gelir?
Sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir ancak deri hastalıkları arasındaki en ciddi ve tehlikeli olanıdır. Ciltte, baş derisinde, dirsek ve dizlerde; gümüş renkli kabuklanmalar olarak kendini gösterir.
İleri safhalarda tüm vücuda yayılabilir ve bu kabuklanmalar iltihaplı bir hale dönüşebilir. Bu sebeple  tedavisi ihmal edilmemesi gereken bir rahatsızlıktır.
Sedef hastalığı tedavisinde ilk yapılacak şey, stresten uzak durmaktır.
Bursa’lı ünlü bir aktardan sedefe iyi gelen birkaç bitkisel formül sayesinde bu hastalığın etkilerini azalatmak mümkün olabilmektedir.

-Ezdiğiniz 3-4 diş sarımsağı 1 bardak kaynar suyun içine atın. 1 tatlı kaşığı üzüm veya elma sirkesi bu suya ekleyin. 4-5 tane taze yaban mersinini de ekledikten sonra 1 dakika kaynatın. Bu karışım ile rahatsızlık görülen bölgeleri yıkayabilirsiniz.
– Ayrıca yukarıdaki tarifin haricinde 1 ölçü zerdeçal ve 1 ölçü deve dikeni tohumunu toz haline getirip Sabah ve akşam aç karnına 1 tatlı balla karıştırıp yiyebilirsiniz.

Kaynak: Bitki Blog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın. Yaş, kilo, boy…

15390909_1233542623407371_3612480497824094526_n1

ABD’li ünlü komedyon George Carlin’in ilginç önerileri var:
1. Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın. Yaş, kilo, boy…
2. Sadece neşeli arkadaşlarınız olsun. Suratsız negatif insanlara
yaklaşmayın.
3. Öğrenmeyi sürdürün. El işleri, bilgisayar, bahçecilik. Beyniniz
atıl kalmasın. Atıl kafa iblisin tezgahıdır. İblisin adı da,
Alzheimer’dir.
4. Küçük şeylerden zevk almaya bakın.
5. Sık sık, uzun uzun ve var gücünüzle gülün.
6. Gözyaşları olacaktır. Katlanın, yas tutun, başka yaşantılara geçin.
7. Çevrenizi sevdiklerinizle doldurun. Aileniz, kedi, köpek, kuş,
balık, müzik, bitkiler… Ne olursa. Eviniz, sığınağınız olsun! Tadını
çıkarın!…
8. Sağlığınızın kıymetini bilin. İyiyse, üstüne titreyin. Bozuksa,
düzeltin. Siz kendiniz düzeltemiyorsanız, yardım isteyin.
9. Vicdan azabından uzak durun. Çarşı pazarda gezin, ülkenizi ve
yabancı ülkeleri dolaşın. Ama sakın suçluluk ve pişmanlık duygusuna
kapılmayın.
10. Sevdiğiniz insanlara, onları sevdiğinizi söyleyin. Her fırsatta
sevdiğinizi hissettirin.
11. Hiç unutmayın ki yaşam, aldığınız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Boğaz Kaşıntısına ve Öksürüğe En Doğalından Çare: Ev Yapımı Pastil

Tüm kışı çantasında paket paket pastil taşıyarak geçirenleri görebilir miyiz?

Soğukların iyice kendini göstermesiyle sizin de uyanır uyanmaz boğazınızda hafif bir kaşıntı oluyor, bu durum gün boyu bir huzursuzluk ve öksürük nöbetleri halinde devam ediyorsa pastillere pek de yabancı sayılmazsınız tahminimizce.

İşte şimdi çantasında her zaman pastil bulunduran, her öksürene hemen çıkarıp pastil uzatanlara da, hasta olup etrafta “pastili olan var mı” diye gezenlere de iyi gelecek bir haberimiz var.

Artık bütçenizi sarsmadan, pastil paketinin dibini görünce üzülmeden, etrafınızdaki insanlardan pastil istemek zorunda kalmadan, en önemlisi de pastilden yararlanırken içindeki kimyasal maddelerden etkilenmeden kışı geçirebilirsiniz.

Nasıl mı? Evde kendi pastillerinizi kendiniz yaparak.

“Evde nasıl pastil yapılabilir ki” diye düşünenleri daha fazla merakta bırakmadan başlayalım o zaman.

Şimdiden şifa olsun!

Bir tencereyi alıyor ve içine 1 su bardağı şeker koyuyorsunuz…

Üzerine yarım su bardağı su ilave ediyorsunuz…

Ardından taze sıkılmış bir yemek kaşığı limon suyunu da karışıma ekliyorsunuz…

Limon suyundan sonra ise içine 1 yemek kaşığı bal ekliyor…

Baldan sonra yarım çay kaşığı toz zencefili de karışıma bir güzel koyuyorsunuz…

Ardından tahta bir havanın içinde biraz karanfili iyice eziyor…

Toz haline gelen karanfilden 1/4 (çeyrek) çay kaşığı kadar tencerenin içindeki karışıma ekliyorsunuz…

Karışımın tüm malzemeleri aynı tencerede buluşunca tencerenin altını açıyor…

Karışımı dibi tutmayacak şekilde sürekli karıştırarak pişirmeye başlıyorsunuz…

Karışım kaynamaya başlayınca ocağın altını kısıyor ve toplam 15-20 dakika kadar pişirerek kıvama gelmesini sağlıyorsunuz…

Ardından bir tepsinin içine pişirme kağıdı yerleştiriyor ve pişen karışımı bir kaşık yardımıyla pastil boyutlarında damlatıyorsunuz…

Hafif soğumaya başladıklarında üzerine pudra şekeri serperek pastillerin birbirlerine yapışmasını engelliyorsunuz…

Tamamen soğuduklarındaysa pastillerinizi yanınızda taşıyabileceğiniz bir kutunun içine koyarak afiyetle tüketmeye başlıyorsunuz!

İşte bu kadar.

Minik sürpriz: Pastillerden 2’şer tanesini bir bardak sıcak suyun içinde eritip şifa çayı olarak da tüketebiliyorsunuz.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zekanızı bu 10 Hobiyle Geliştirin!

zeka-icin-enstruman-calin

1.Müzik Enstrümanı Çalmak

Müzik dinlemenin ve müzik aleti çalmanın insanda hafıza kapasitesini arttırdığı görülmüştür. Müzik aleti çalmak zaman ve çaba gerektirir. Aynı zamanda sabrı ve azmi öğrenirsiniz. Yüksek konsantrasyona sahip olursunuz.

kitap-okumak

2.Bol Bol Kitap Okumak

Kurgu, biyografi, antoloji gibi farklı konularda çok çok okumak zeka seviyenizi arttırmaya yardımcı oluyor. Pek çok konuda bilgi sahibi olurken aynı zamanda stresten uzaklaşıyorsunuz. Ve farklı duygular yaşıyorsunuz. Tüm bunlar insanın kendini daha iyi hissetmesini sağlıyor.

duzenli-olarak-meditasyon yapın

4.Düzenli Olarak Meditasyon Yapmak

Meditasyonun insanın hayatındaki önemi tartışılmaz. Meditasyon insanın kendine odaklanmasına ve gerçek kimliğini öğrenmesine yardımcı olur. Stres seviyesini düşürür ve küçük endişelerden kurtulmanızı sağlar. Zihin düşünmek için ve yeni şeyler için berrak bir hal alır. Ve daha etkili çalışır.

beyni-calistiracak-aktiveteler

5.Beyni Çalıştıracak Aktiviteler Yapmak

Vücudunuz çalıştıkça daha sağlıklı ve daha gösterişli duruyorsa, beynin de isteği tam bu yönde. Çalışıp, şekillenmek istiyor. Sudoku, puzzle, bulmacalar ve çeşitli oyunlarla beyninizi zinde tutup, çalıştırabilirsiniz.

egzersiz

6.Egzersiz Yapmak

Vücudumuzdaki kasların gelişimi için çalışmamız gerekir. Sonuçta beyinde vücudumuzda bulunan bir kas. Düzenli yapılan egzersiz vücut kadar beyninizin gelişimini de etkiler. Gerilimi az ve kaliteli uyumanızı sağlar. Ayrıca kan dolaşımının artması beyin fonksiyonlarına iyi gelir.

Bu bilgimiz de dikkatinizi çekebilir:  İngilizcenizi Geliştirmenizde İşinize Yarayacak 5 Güzel Site

zeka-icin-yeni-bir-dil-ogrenin

7.Yeni Bir Dil Öğrenmek

Yeni bir dil öğrenmek zor olabilir ama birçok avantajı vardır. Yeni kelimeleri yeni bir gramer öğrenmek zekayı arttırır ve beyin sağlığına olumlu etki eder. Ayrıca sözel-dilsel zeka düzeyi yüksek olan insanların, planlama, problem çözme, karar verme yetilerinin gelişmiş olduğu kanıtlanmıştır.

duygular-zeka

8.Duyguları Yazıya Dökmek

Yazmak, genel zeka düzeyi arttırma da dahil olmak üzere daha birçok faydası vardır. Öncelikle dili kullanma yeteneğini geliştirir. Aynı zamanda odaklanma, yaratıcılık, hayal gücü, anlama ve yorumlama gibi becerileri de geliştirdiği kanıtlanmıştır. Yazarların zeka seviyelerinin çok yüksek olduğu kabul edilir.

seyehat

9.Seyahat Etmek

Seyahat etmek Facebook’ a arkadaşlar görsün diye eklenilen fotoğraflardan çok öte birşey. Seyahat insanlara yeni şeyler öğrenmek için fırsatlar verir. Farklı yemekler, farklı insanlar ve kültürler tanımak zekayı üst düzeyde etkiler.

farkli-yemek

Farklı Yemek Çeşitleri Denemek

Yemek pişirmeyi basit birşey sanmayın. Özellikle yaratıcılık seviyesi yüksek olan aşçıların yemeklerini denemek inanılmaz bir deneyim olabilir. Kaliteli kararlar almak, yeni şeyler denemek, bazen risk almak hassas hesaplama yapmanızı ve hızlı düşünmenizi sağlar. Bu da zekanızı besler.

10.Aktif Spora Katılmak

Düzenli aktif sporlara katılmak sadece vücudunuzu değil beyninizi de etkiler. Beyni esnek hale getirir ve beyin sağlığını geliştirir. Spor karşılaşmalarını, spor aktivitelerini izlemek bile beyin fonksiyonlarını etkiler. Spor, koordinasyonu, yeteneği ve güveni artırır. Eğer katılamıyorsanız bile izlemek faydalı olabilir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Dokunmak İyileştirir…

 

1995 yılında Massachusetts Tıp Merkezinde Kyrie ve Brielle adlı iki kız bebek normal sürelerinden 12 hafta önce prematüre olarak doğdular.
Doğum sonrası kız bebekler kuvöze alındılar. İlk başta bebeklerin ikiside sağlıklıydılar. Daha sonra birisi zayıflamaya nefes almakta zorlanmaya ve hızla kilo kaybetmeye başladı. Doktorlar ve hemşireler bildikleri her şeyi denediler. Fakat nafileydi bebek yavaş yavaş ölüme gidiyordu.
Hemşirelerden birisi Avrupa görmüştü. Amerika’ da hiç kullanılmayan ancak Avrupa’ da bazen kullanılan bir tedavi şeklini bebeklerin babasının da onayını alarak uyguladı. İki bebeği de aynı kuvöze koydu. Güçlü olan bebek elini zayıf olan bebeğin sırtına koyup kucakladı ve ikinci bebeğin hayati fonksiyonları normale döndü ve ölümden kurtuldu.
Bunun üzerine tıpta prematüre doğan kardeşleri aynı yatağa koymak en etkili tedavi yöntemlerinden birisi oldu.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ay!!!

15253521_10209454917547729_5510388868479941161_n1

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İltihap Ve Kanser’e Karşı Savaşta Akgünlük Sakızı…

gunluk_sakizi1

 

Histoloji ve Embriyoloji uzmanı Dr. Ömer Coşkun, Akgünlük ağacının gövdesinden salınan, günlük sakızı olarak da bilinen sakızımsı reçinenin faydalarına değindi. Birçok bilimsel çalışmanın Akgünlük bitkisinin geleneksel kullanımını desteklediğini vurgulayan Dr. Ömer Coşkun, şunları kaydetti:

İltihap ve Kanser’e Karşı Savaşta Akgünlük Sakızı…
”Yapılan çalışmalarda akgünlük bitkisinin anti-enflamatuar yani iltihap önleyici etkisi olduğu artrit gibi iltihaplı hastalıklarda ödem ve ağrıda belirgin azalma sağladığı gözlenmiştir. İltihaplı eklem romatizması, kireçlenme, sırt ve eklem ağrıları, hareket kısıtlılıklarını azaltmada bu bitkiden yararlanılabilir. Ayrıca bu harika bitkinin balgam söktürücü, nefes darlığını giderici özellikleriyle özellikle astım hastalarında nöbetleri azalttığı, nefes alma kapasitesini arttırdığı gözlenmiştir. Bunlara ek olarak yara iyileştirici, stres ve depresyonu gidermeye yardımcı, hafızayı güçlendirici etkileri de vardır.

Akgünlük bitkisinin kanser hastalığında tümör büyümesini önlemede, kötü hücrelerin çoğalmasını ve yayılmasını engellemede de etkili olduğunu söyleyen Dr. Coşkun, sağlık açısından son derece önem taşıyan Akgünlük bitkisinin, Türkiye’de daha fazla tanıtılıp kullanımının yaygınlaşması gerektiğini sözlerine ekledi.

Günlük Sakızı Nedir?
Akciğer açmak için ve öksürük kesmek için sizlere tavsiye edeceğimiz şifalı bitki ise Günlük Sakızı adı verilen bir bitkisel sakız çeşididir. Özellikle kronik boğaz ağrısı ve bademcikte şişme şikayeti olup ta günlük sakızı kullananlar bu bitkinin tedavi edici doğal etkisinden bir hayli memnunlar. Bir tür çam ağacı türü olan günlük ağacı, aynen çam sakızı gibi bir çeşit reçine salgılamaktadır. Bu sakız kıvamındaki reçine aktarlarda günlük sakızı adıyla satılıyor. Bu sakız ağızda erime özelliğine sahip bir madde ve tadı da biraz acımsı olmaktadır. Ayrıca sakızı sıcak suya atarak buharı ile de inhalasyon yöntemiyle ciğer açıcı olarak kullanıldığı söylenmektedir. Günlük ağaçları akdeniz ikliminde subtropikal bölgelerde yetişiyor. Ülkemizde ise en sık Muğla ve Fethiye civarında doğal ortamında yetişiyor. Yabancılar Günlük ağacına Sigala (Amber) Ağacı adını da veriyorlar.
Günlük Sakızı Faydaları: Günlük sakızı ateş düşürücü (antienflamatuar), mikrop öldürücü (antiseptik), sakinleştirici, sindirimi kolaylaştırıcı, idrar söktürücü, diüretik, tonik. zihin açıcı faydaları nedeniyle çok eski zamanlardan beri kullanılan bir bitkisel yağ ve reçine türüdür. GÜnlük sakızı içerisinde bulunan uçucu yağ asitleri insanlara güven duygusu verir, kişilere disiplin ve sorumluluk hissi kazandırma gibi faydaları da vardır. Kronik yorgunluk şikayeti olanların günlük ağacı sakızı kullanmaları tavsiye edilmektedir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı Piyasada satılan sarımsı gri renkli, bal gibi koyu kıvamlı, güzel kokulu ve acımsı tatlı günlük ya da sığla yağının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
İyi bir antiseptiktir. Yaraların temizlenmesinde ve iyileştirilmesinde dıştan uygulanır.
Ciltte ve saçlı deride de antiseptik ve temizleyici olarak dıştan uygulanır.
Uyuz ve mantar gibi deri hastalıklarında günlük merhemi ya da yakısı şeklinde uygulanarak, asalak öldürücü ve iyileştirici etkilerinden yararlanılır.
Mide ve onikiparmak bağırsağı ülserlerinde yara iyileştirici niteliğinden yararlanılır. Bunun için günlük yağı sulandırılıp içine bal ya da şeker katılarak tatlandırılıp içilir.
Ayrıca günlük yağı balgam söktürücü, nefes darlığını giderici ve bedeni rahatlatıcı etkiler taşır. Bunun için bir önceki maddedeki gibi tatlandırılıp sulandırılarak içilir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 4 Comments »

Mucizevi Gümüş Suyunun Faydaları Ve Yapmanın Püf Noktaları…

Gümüş Suyu Nasıl Yapılır? ~Son yıllarda en çok konuşulan ve ilgi çeken, antibiyotiklerden kat ve kat daha üstün olduğu iddia edilen Gümüş suyu ile ilgili bilgileri ve evde gümüş suyu yapmak için gerekli malzemelerin listesi ve ince detayları yazımızdadır.

Gümüş Suyu Nasıl Yapılır?
Gümüş Suyu Nasıl Yapılır?

Gümüş Suyu; antibiyotiğe ihtiyaç duyulan ve antibiyotiğin yetersiz kaldığı hemen tüm alanlarda aktif olarak kullanılır. Ancak antibiyotikten farkı; tamamen doğal bir karışım olma özelliği sebebiyle; her türlü yan etkiye uzaklığı ve metabolizmada herhangi bir yok edici etkiye sahip olmamasıdır. ” Gümüş Suyu” oral yolla alındığı zaman; 6 dakika içinde etkisini göstermeye başlar. Basitçe söylemek gerekirse kolloidal gümüş suyu, gümüş parçacıklarının saf su içerisinde homojen olarak dağılmış halidir. Çözülen gümüş partikülleri aynı elektrik yüküne sahip oldukları için birbirini iterler. Bu sayede çözücü içerisinde tamamen homojen olarak dağılmış olur. Gümüş partiküllerinin aynı elektrik yüküne sahip olup birbirini itmesi ve homojen olarak dağılması, vücutta yığılma yapmamasına olanak sağlar. Belli bir süre dolaşım sisteminde görevlerini tamamladıktan sonra sindirim sistemi yoluyla dışarı atılırlar. Hem homojen olup birbirine temas etmemesi, hem de sindirim sistemi yoluyla kolaylıkla atılabilmesi özelliklerinden dolayı, kolloidal gümüş suyu hiçbir yan etkiye ve kalıcı etkiye sahip değildir.

– sponsor içerik –

Gümüş suyu yapmak istiyorsanız alttaki bilgileri dikkate alın.

  • Gümüş Suyu, boyutları nano olması nedeni ile hücrelerin içine girebilir.
  • Bakteri ve virüslerin içerisine girerek onları parçalar.
  • Parçalanan bakteri ve virüsleri vücudumuz dışarı atar:
  • 650 farklı bakteri ve virüse karşı son derece etkilidir.

– Dikkat edilecek en önemli konu 99,99 ayarında saf gümüş çubuk kullanmaktadır. Bunun dışındaki kullanılacak gümüş veya metal karışımlı çubuklar sağlığınıza ciddi şekilde zarar verir. Güvendiğiniz kuyumculardan bu konuda bilgi alabilirsiniz.

– Gümüş suyu yapmak için Distile su kullanmalısınız yani musluk suyu ile yapılmamalıdır.(0,00 ppm olmalıdır)

– Gümüş suyunu hazırlayacağınız kap, cam olmalıdır ve plastik gibi maddelerle temas etmemelidir.

– Gümüşleri elektrolize etmek için düşük voltaj en uygundur. Gümüş çubukları kavanoz içine birbirine değmeyecek şekilde yerleştirin. Elektroliz devam ederken Gümüş çubuklar karardıkça, fişi çekerek çubukları pamuk veya peçete yardımıyla temizleyiniz.

-Gümüş suyunu yaparken TDS metre ile suyu ölçünüz, (Fişi çekiniz), istediğiniz PPMe geldiyse , kağıt filtrede süzdükten sonra ışık&güneş almayacak bir kaba koyarak oda sıcaklığında saklayınız.Buzdolabına koymayınız, güneş altında bırakmayınız.

Bazı kaynaklar hazırlanan gümüş sularının sarı olmasını kaliteli olduğunun göstergesi kabul ederken bazı üreticiler ise berrak rengi savunmaktadır! Hazırlanan gümüş suyu distile su ve belirli bir voltaj ile yapılması durumunda 10-12 saat elektroliz yapılması ile berrak olabilir.1 gün karanlık bir yerde beklemesi durumunda suyun sarı rengi aldığını göreceksiniz.

Evde hazırlanan Gümüş Suları
Evde hazırlanan Gümüş Suları

GÜMÜŞ SUYU KULLANIM ŞEKİLLERİ: 

  • GÖZ, KULAĞA, BURNA VE AĞIZA FISFIS ŞİŞEİ İLE PÜSKÜRTÜLÜREKEK VEYA DAMLATILARAK-GARGARA YAPILARAK
  • CİLDE FISFIS İLE PÜSKÜRTEREK VEYA YARA BANDI GİBİ BİR MALZEMEYİ CİLDE YAPIŞTIRIP ÜSTÜNE DAMLATARAK.
  • ŞIRINGA İĞNESİ ÇIKARTILARAK VEYA BURUN POMPASINA ÇEKTİREREK.
  • NEBİLÜZATÖR (SIVI MADDELERİ GAZ HALİNE ÇEVİREREK MASKE YARDIMI İLE SOLUNMASINI SAĞLAYAN CİHAZ)
  • DAMLALIK İLE DAMLATILARAK

DİKKAT EDİLECEK BİLGİLER:

  • SABAH AKŞAM BİR TÜRK KAHVESİ FİNCANI ÖLÇÜSÜNDE YEMEKLERDEN 30 DAKİKA KADAR ÖNCE VEYA 30 DAKİKA SONRA YUDUMLAYARAK VE AĞIZDA MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZUN TUTUP DİL ALTINDAN DİREK KANA KARIŞMASINI SAĞLAYARAK,
  • KULLANILDIĞI DÖNEMDE ALKOL VE SARIMSAK KULLANILMAMALIDIR.
  • KARANLIK SERİN BİR DOLAPTA “BUZDOLABI DEĞİL” SAKLANMALIDIR
  • İÇİLİRKEN KÜÇÜK YUDUMLAR HALİNDE ALINMALI MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZUN SÜRE AGIZDA TUTULMALIDIR.
  • 2-3 BİN KİŞİDE BİR GÖRÜNEN GÜMÜŞ ALERJİSİNE DİKKAT EDİLMELİDİR. GÜMÜŞ ALERJİSİ OLUP OLMADIĞINI TEST İÇİN AZ BİR MİKTARI BİLEGİN İÇ KISMINA SÜRÜLEREK BİR MÜDDET BEKLENMELİDİR. OLUMSUZ BİR DURUM OLURSA KULLANILMAMALIDIR.

GÜMÜŞ SUYU KULLANIM ALANLARI:

  • DEZENFEKTAN OLARAK: TÜM YÜZEYLERE PÜSKÜRTÜLEREK MİKROPLARDAN ARINDIRILABİLİR.
  • SIVILARI BUHARLAŞTIRAN CİHAZLAR İLE UYGULANDIĞI ORTAMDA MİKROP BIRAKMAZ.
  • KLİMALARIN “DUVAR VE ARAÇ TİPİ “ÇALIŞIR DURUMDA İKEN FİLTRE KISMINA PÜSKÜRTÜLEBİLİR,
  • YARALARA PÜSKÜRTÜLÜRSE ÇOK ÇABUK İYİLEŞTİRİR.
  • CİLT PROBLEMLERİNE PÜSKÜRTÜLEREK VEYA YARA BANDI GİBİ BANT YAPIŞTIRIP ÜZERİNE DAMLATARAK.
  • GÖZ PROBLEMLERİNDE DAMLATILARAK,
  • KULAK PROBLEMLERİNDE DAMLATARK VEYA PÜSKÜRTEREK,
  • BURUNDAN DAMLATARAK VEY PÜSKÜRTEREK, SIRTÜSTÜ YATILIP KAFA GERİYE VERİLİR VE BURUN DEİKLERİNDEN İÇERİYE PÜSKÜRTÜLÜR GENİZDEN AKMASI SAĞLANIR,
  • CİLT YANMALARINDA MİKROP KAPMAMASI İÇİN PÜSKÜRTÜLEREK,
  • MİDE ÜLSERLERİNDE YARAYA BULAMIŞ MİKROPLARI YOK ETMEK İÇİN İÇİLEREK,
  • EKLEM ROMATİZMASI GİBİ RAHATSIZLIKLARDA İÇİLEREK.
  • PROSTAT GİBİ MİKROPLARININ YOK EDİLMESİNİN ZOR OLDUĞU RAHATSIZLIKLARDA ÇOK ETKİLİDİR.



Uyarı:Burada yer alan bilgi , değerlendirmeler ve uygulamalar, Hiç bir surette kişinin hastalığına tanı veya tedavi etme niteliği taşımamaktadır. Bu yazı internet ortamından alıntılarla zenginleştirilmiştir. Lütfen hastalıklarınız ve tedavi için doktorunuza danışınız.

kaynak: karbonat sayfası

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 19 Comments »

Bazen gerçek olduğunu düşündüğünüz bir şeye öyle sıkı tutunursunuz ki, gerçek kapınıza geldiğinde, onu içeri almazsınız.”

buda_commission_by_airold-d4ldccl1

 

Buddha,yeni öğrencilerine, bir oğlu olan dul babayı anlatırdı. Adam bir iş seyahatindeyken, hırsızlar evine girmiş, evi yakmış ve oğlunu kaçırmış. Baba eve döndüğünde, evinin kül olduğunu ve oğlunun da yanıp ondan geriye yalnızca küllerinin kaldığını düşünmüş.

Kalbi kırılan baba, külleri toplamış ve yanından hiç ayırmadığı çok güzel bir kavanoza koymuş.
Biraz zaman geçmiş, oğlu hırsızların elinden kaçmış ve eve, babasına koşmuş. Gece geç saatte eve gelen çocuk, kapıyı çalmış.

Baba, derin uykusundan uyanmış ve seslenmiş, “Kim o? ” Oğlu yanıtlamış, “Benim, baba, oğlun.” Acıyla öfkelenen baba, kötü kalpli bir çocuğun ona numara yaptığını düşünerek, oğlunu kapıdan kovmuş. Oğlu kendini anlatmaya çalışmış, ama baba dinlememiş. Sonunda çocuk bir daha dönmemek üzere oradan ayrılmış.
Bu öyküden sonra, Buddha yeni öğrencilerine şöyle derdi: “Bazen gerçek olduğunu düşündüğünüz bir şeye öyle sıkı tutunursunuz ki, gerçek kapınıza geldiğinde, onu içeri almazsınız.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

50 Yaş Manifestosu

xxxlarge_img_4406_r1

50 yaşındayım. Bu yaşa iki evlilik ve iki tane yakışıklı sığdırdım. Gönlüm bir de kız isterdi, ama olmadı. Bugün hayatıma baktığımda mutlu bir adam görüyorum. Kalp kırıklıklarım var, ama bu bir şeyleri denediğimi gösterir, değil mi? Bu okuduklarınızın bazılarını geçmişte ben de uygulamadım. Bunu şu ana kadar yaşadığım, okuduğum, izlediğim şeylerin bir özeti olarak düşünün. Siz de kendi manifestonuzu yazın ve arada bir okuyun, okuduğunuzu uygulayın. Keyifle kalın…
1. İlk iş “Hayır” demeyi bileceksin. Bilmiyorsan öğren.
2. Sevmediğin hiç kimse ile ve sevmediğin hiçbir ortamda olma.
3. Birlikte olduğun kişiyi sadece güzel ve yakışıklı diye seçme. Egonu ilk terbiye etmen gereken yer budur.
4. Nefes almak kadar çok istediğin her şey gerçekleşecektir. Gerçekten iste.
5. Kendini sevmekten asla vazgeçme. Sana kendini kötü hissettiren insanlardan uzak dur.
6. Arkadaşlarınla asla para ilişkisi kurma. Borç isteme, verme.
7. Hayal kur. Hiç sınır tanıma…
8. Mutlaka yabancı bir dil öğren. Mümkünse sekiz dil konuş. Hayatının ne kadar renklendiğine şaşıracaksın.
9. Sevdiklerine zaman ayır. Yaşamın gerçek tadı bu.
10. Kendin ol. Seni kendin olduğun için kabullenecek insanları dost seç.
11. Öfke, nefret gibi olumsuz duygulardan arın. Her zaman seçim yapanın sen olduğunu unutma.

13. Mutlaka spor yap ve mutlaka bir hobin olsun. Ve bu konuda uzman ol.
14. Kimseyi inançları ve doğduğu yerle ilgili sınıflandırma. Unutma, sadece iyi insan ve kötü insan vardır.
15. Kitap oku. Tanımadığın insanlarla tanışır ve hiç gitmediğin yerlerde dolaşırsın.
16. Evlilik zor bir kurum. Arkadaş olamayacağın biri ile sırf güzel/yakışıklı ya da durumu iyi diye evlenme. Evliliğin ömür boyu süren bir bağlılık olduğunu unutma.
17. Sırtını dayayabileceğin, gözü kapalı uçurumun kenarında yürüyebileceğin insanla evlen.

18. Sevginden ve sevgisinden emin olmadığın, içinde küçücük de olsa şüphe duyduğun birinden çocuk yapma.
19. Sevdiğin işi yapmak harika olmalı, ama para kazanman gerektiğini unutma.
20. Fırsat buldukça seyahat et. Farklı kültürleri gözlemle. Seyahat etmek otel konforu yaşamak değildir. Dışarı çık.
21. Müzik dinle. Dans et. Dans etmemek hiç de havalı değil.
22. Sahip olduğun şeylerin sana sahip olmasına izin verme.
23. Yaşama sevincini yitirme. Hayat sıkılmak için çok kısa.
24. Ölümü hiç düşünme ve bundan korkma. Hayatı da erteleme!
25. Beyaz ya da pembe yalan söyleme. Yalan söylemek durumunda kaldığın bir ilişkide olma.
26. Hayatta bir duruşun olsun. Olaylara ya da kişilere göre eğilip bükülme.
27. İçindeki çocuğu büyütme. Yaş sayıdan ibarettir. “Yapamazsın” dedikleri hiçbir şeye aldırma.
28. Zorla hiçbir şey yapma. Ne yapıyorsan ona bir şeyler kat, sanki daha önce kimse yapmamış gibi. Yaşamak sanattır, unutma.
29. Nefes aldığın sürece umut vardır.
30. Bilgi/deneyim, başarısızlıkların sonucudur. Denemekten vazgeçme…
31. Hiçbir şeyin bağımlısı olma.
32. Kıskançlık duygunu sevginle yen. Sevdiğini özgür bırak.

33. İnsan detoksu yap. Enerjini çalan insanlardan uzak dur.
34. Özür dilemeyi bil.
35. Affetmeyi öğren. Kendin dahil…
36. Hatalarını kabullen.
37. İşkolik olma, ama işini en iyi şekilde yap. Sevdiklerine zaman ayır ve iş yüzünden çocuklarının gösterisini kaçırma. Fotoğraf ve video çekmek yerine, anı izle.
38. Zamanı satın alamazsın, ama anın keyfini çıkartabilirsin.
39. Hayatın değerini cenazelerde öğrenme.
40. Canlıların kardeşliğine inan.
41. Tek bir hayatın olduğunu bil.
42. Gülümse ve nazik ol.
43. Matematik, müzik ve resim dersi arasında bir fark yoktur. Belki dünyayı daha güzel yapacak olan bir kemancı, bir piyanist, bir ressam ya da bir şairdir…
44. Alçakgönüllü ol, ama kimsenin seni küçümsemesine izin verme.
45. Doğa ile uyum içinde yaşamayı öğren. Onu zorlarsan, sen zararlı çıkarsın.
46. Sevdiğin insanı aldatma!
47. Çocuklarına, onların sahibiymiş gibi davranma. Onların senden farklı bireyler olduğunu kabul et ve saygı duy.
48. Dinlemeyi öğren. Konuşmaktan daha çok işe yarar.
49. Önyargılarından arın ve kimseyi yargılama. Kimin neyi, neden seçtiğini bilemezsin!
50. Sevgi en güzel cevaptır.
Fark ettiyseniz, 12’nci maddeyi özellikle boş bıraktım. Siz de kendi manifestonuzu 12’nci madde olarak yazın ve hedefi 12’den vurun, dönüşümü yaşayın…

Yazı: Levent Doğurga / Akça Makina CEO’su

Yazı Q Dergisinden alınmıştır…ql.com.tr?/articles/50-yas-manifestosu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 12 Comments »

İzmir’de ırk ve dil ayrımına karşı kurulan ekolojik bir köy:

İzmir’de 2010 yılında ortak bir emekle kurulan Gağgı Çiftliği’nde, insanların ülke, dil ve ırk olarak ayrışmadığı ekolojik bir yaşam inşa ediliyor.

İzmir’in Bayındır ilçesinde Sarıyurt köyünde bulunan Karlık dağının batı yakasında 850 metre rakımda 2010 yılında ortaklaşılarak 50 dönümlük bir arazide kurulan Gağgı Çiftliği’nde, insanların ülke, dil ve ırk olarak ayrışmadığı bir yaşam inşa ediliyor.

900 yıllık anıt özelliğe sahip kestane, ceviz, armut, elma, erik ve meşe ağaçları ile çevrili Gağgı Çiftliği’nde, az teknoloji, az para ile doğal bir yaşam sürdürülmeye çalışılıyor.

Gağgı Çiftliği’ndeki yapılar ise yurtlardan oluşuyor. Mutfak, banyo, atölye, sera gibi yurtların inşa edildiği Gağgı’da bulunan 8 yurt odun sobası ile ısıtılıyor.

Kışın kar eritilerek su ihtiyacı gideriliyor

Doğal yaşamı sürdürmeye çalışan Veysi Özdemir, Türkan Varisli ve gönüllülerin kaldığı Gağgı Çiftliği’nin misafirleri ise hiç eksik olmuyor.

Gağgı’nın su ihtiyacı ise bin 340 metre yüksekliğinde Karlık dağının zirvelerinden gelen doğal su kaynakları ile sağlanıyor.

Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ise yoğun kar yağışından dolayı Gağgı’ya gelen su kaynakların donması ile kar eritilerek su ihtiyacı gideriliyor.

Gağgı’nın elektrik ihtiyacı ise güneş panelleri sayesinde gideriliyor.

Yurtların kapılarında kilit yok

Telefon ve elektrikli müzik aleti kirlilik yaptığı için istenilmediği Gağgı’da, müzik ihtiyacı ise doğal şekilde üretilen müzik aletleriyle sağlanıyor.

Gağgı’da kullanılan temizlik ürünleri içerisinde ise kimyasal madde bulunmuyor. Meşe külü ve zeytin yağ sabunu temizlik ürünü olarak kullanılıyor.

Doğanın insanı koruduğuna inanan doğa gönüllüleri, güvenlik önlemlerini almayarak yurtlarının kapılarına kilit vurmuyor. Sadece bostanların yaban domuzlarından korunması için çitlerle etrafı sarılıyor.

Gağgı’da gönüllüler, bahçe işlerinden yurt yapımına, temizlikten yeni yaşam alanlarının açılmasına kadar kolektif şekilde çalışıyor.

Yerli tohumla üretim yapılıyor

Gağgı Çifliği’nde 4 mevsim ekim yapılıyor. Gağgı’da inşa edilen serada ise kışlık ürünler yetiştiriliyor.

Bostanların da yerli tohumları kullandıklarını aktaran Türkan Varisli, şunları söylüyor:

Ürünler güneş yoluyla kurutuluyor

Çiftlikte yetiştirilen sebze ve meyvelerin bir çoğu çiftliğe gelen ziyaretçilerle paylaşılıyor. Elde edilen ürünlerin fazlası ise güneş yolu ile kurutularak kış için saklanıyor.

Gağgı’dan elde edilen ihtiyaç fazlası meyve, pekmez, reçel, bal, ceviz gibi ürünleri ekolojik topluluk pazarlarına götürerek sattıklarını ifade eden Varisli, ekolojik pazarlara gitmelerindeki amacın sadece ürün satmak olmadığını, pazara gelen herkese tek tek ilaç kullanılmadan sürdürülebilir bir yaşamın nasıl olduğunu anlatmak olduğunu da aktarıyor.

‘Ürünlerdeki kurtları ellerimizle ayıklıyoruz’

Gağgı’da yetiştirilen meyve ve sebzelerde kimyasal ilaç ve gübre kullanılmıyor. Meyveler yerli ve aşılanmamış ağaçlardan toplanıyor.

Ağaçların dokusunu bozmak istemediklerini vurgulayan Varisli, Gağgı’da yüzde yüz verim elde etme gibi bir kaygılarının olmadığına dikkat çekiyor.

Ürün yetiştirmek için sürekli alternatif yollar aradıklarını aktaran Varisli, şunları anlatıyor:

Gübre olarak ormandan meşe ve ceviz yapraklarının yıllarca üst üstte durduğu çürümüş, kutlanmış katmanı getirip bahçemize atıyoruz. Bahçemizin sulamasını ise dağlardan akan doğal sularla damlama yöntemiyle suluyoruz. Ürünlerindeki hastalıkları arap sabunu, zeytin yağı, sirke, acı biber, sarımsaklı su gibi ürünlerle gideriyoruz. Ürünlerindeki kurtları ise daha doğal olması için, sadece ellerimizle ayıklıyoruz.

Komün beklenti ile inşa edildi

Gağgı’nın kolektif, komün yaşama açık olduğunu fakat bunun gelen gönüllülere bağlı olduğu ifade eden Özdemir de şunları söylüyor:

Komün bir beklentili bir enerji ile inşa edildi burası. Hayalim komün enerjinin Gağgı’da gerçekleşmesidir. Burada yaşam kolektif bir zihinle başlıyor. Gağgı’da doğanın takvimine göre hareket ediyoruz. Gağgı’nın felsefesi insanın kendi iç enerjisini doğanın enerjisi ile birleştirmek. Doğa iyi bir öğretmen, o iyi öğretiyor ama devamsızlık yapmamak, kaçmamak gerekiyor. Doğa ile beraber yaşamak gerekiyor.

Irk ve dil ayrımına karşı bir köy

Gağgı’da havanın, suyun ve toprağın şehirlere göre çok temiz olduğunu kaydeden Özdemir, şöyle devam ediyor:

Burada şehirdeki insanların yaşadığı bulaşıcı hastalıkları yaşamıyorum. 6 yıldır buradayım grip ya da farklı bir hastalığa daha yakalanmadım. Burada yaşım ilerliyor ama daha da dinçleşiyorum

Yeryüzündeki insanların ülke, ırk ve dil olarak ayrışmasını istemiyorum. İnsanları birleştirecek küçük faaliyetlerin olması gerektiğini düşünüyorum. Benim için de insanları birleştirecek o küçük faaliyet Gağgı. Buranın insanlar için bir yeryüzü evi olmasını istiyorum.

Kaynak: dihaber

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ben Kimim Ki Başka İnsanları Yargılıyorum…

15697350_10209633648015879_5801670369424187409_n1

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bağırsak Gazına Karşı 8 Bitki Çayı

Bağırsak gazı, yiyeceklerin sindirimi sırasında oluşan çok rahatsız edici ve utandırıcı bir belirtidir.

 

Mide ve bağırsağın yaptığı bu hareketler, sindirime katılan bakteriler ile beraber bu rahatsız edici gazların oluşmasına ve karın bölgesinin ağır ve şişkin hissetmesine sebep olur.

Bu rahatsızlık herkesin deneyimleyebileceği yaygın bir durum olduğu için, bir çok insan bunu olabilecek en çabuk şekilde tedavi etmeye çalışır, çünkü bu durum aynı zamanda karın ağrısına ve şişkinliğe neden olur.

Şanslıyız ki sindirim kabiliyetimizi geliştirmek ve çabuk rahatlama sağlamak için doğal özellikler taşıyan doğal çaylar hazırlamak mümkün. 

Bunlar hakkında bilgi almak ilginizi çekiyor mu? O zaman okumaya devam!

1. Anason çayı

anason

Anason çayı bağırsak gazını kontrol altına almak için bilinen en popüler içeceklerden biridir. Bu çay şişkinliği alır ve vücudun daha iyi bir sindirim süreci deneyimlemesine yardımcı olur. 

Malzemeler

  • anason yıldızı
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl hazırlamalı?

  • Bir bardak suyu kaynatın, anason yıldızlarını suya ekleyin ve 10 dakika boyunca demleyin.
  • Her öğünden sonra, günde üç kere için.
  • Bu çay hamile kadınlara önerilmez. 

2. Rezene çayı

rezene

Rezenenin sindirim özellikleri bir çok gastrointestinal problemde kullanılır. Bunların bazıları bağırsak gazı, karında şişkinlik ve mide ile bağırsak kramplarıdır. 

Bu çayın içine biraz kakule ekleyerek bağırsak gazından çabucak kurtulabilirsiniz.

Malzemeler

  • 1 buçuk yemek kaşığı rezene (15 gram)
  • Yarım yemek kaşığı kakule (3 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Kakule ve rezeneyi bir bardak kaynar suya ekleyin.
  • Üstünü kapatın ve 10 dakika demlenmesini bekleyin.
  • Büyük öğünlerden sonra için.

3. Zencefil çayı

zencefil

Zencefil bir çok sindirim sistemi problemi için yüzyıllardır kullanılan şifalı bir bitkidir.

Zencefilin içinde bulunan gingerol, anti-emflamasyon ve gaz ile şişkinlik yüzünden oluşan rahatsızlığın giderilmesinde kullanılan güçlü aktif bir bileşendir.

Malzemeler

  • 1 parça zencefil kökü
  • Yarım limon suyu
  • 1 yemek kaşığı bal (25 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Suyu kaynama noktasına getirin ve doğradığınız zencefil kökünü suya ekleyin.
  • Ateşi düşürün ve kökü birkaç dakika kaynatın.
  • Bu süreden sonra kökü alın ve limon suyu ile balı ekleyin.
  • Ilık hale gelene kadar biraz bekleyin ve sonra için.
  • Günde en fazla üç bardak içmenizi öneriyoruz. 

4. Papatya çayı

papatya

Papatya da anti-emflamasyon ve gaz giderici özellikleri olan bir bitkidir. Sindirim sistemi yollarında biriken gazın azaltılmasına yardımcı olur.

Bu çay zor sindirimi daha iyi hale getirir ve ağrı ve şişkinlik belirtilerini azaltır.

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı taze papatya (20 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)
  • Bal (Tercihe göre)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Papatya çiçeklerini kaynar suya ekleyin. Üzerini örtüp demlenmeye bırakın.
  • Süzgeçten geçirin, tatlandırmak için bal ekleyin ve soğutmadan için.
  • Günde 2-3 bardak içebilirsiniz.

5. Nane Çayı

nane

Nane anti-emflamasyon özelliği olan bir bitkidir. Aşırı tokluk, mide bulantısı, kramp ve bağırsaklarda biriken gazı giderir. 

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı taze nane (20 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Bir bardak suyu kaynama noktasına getirin ve taze bitkileri ekleyin.
  • Birkaç dakika kaynayana kadar bekleyin ve sonra ateşten alın.
  • Naneleri süzüp çayı için.
  • Tercihen ağır öğünlerden sonra tüketin.

6. Kimyon çayı

kimyon

Bu doğal içecek vücutta biriken aşırı gazı çıkarmaya yardımcı olur ve mide sinirlerini rahatlatır.

Malzemeler

  • 1 yemek kaşığı kimyon (10 gram)
  • 1 bardak su (250 grams)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Suyu kaynama noktasına getirin ve kimyonu ekleyin.
  • Birkaç dakika boyunca kapatın, süzün ve için.
  • En iyi sonuçlar için rezene ile karıştırın.

7. Boldo çayı

boldo

Boldo doğal bir gaz gidericidir, birikmiş gazı dışarı iter ve sindirimi geliştirir. 

Ayrıca karaciğer sağlığı için muhteşem bir destektir ve atıkların vücuttan atılmasına yardımcı olur.

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı kuru boldo yaprağı (20 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Suyu kaynama noktasına getirin. Kaynadıktan sonra boldo yapraklarını ekleyin.
  • Düşük ateşte üç dakika bırakın ve sonra ateşten alın.
  • Demlendikten sonra süzün ve için.
  • Günde bir kez için.

8. Tarçın çayı

tarc%cc%a7in

Bu doğal çay sindirimde zorluk yaşayan ve bağırsak gazı yüzünden sıkıntı duyan insanlara önerilir.

Malzemeler

  • 1 yemek kaşığı toz tarçın (10 gram)
  • 1 bir bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Toz tarçını kaynar suya ekleyin ve 10 dakika demleyin.
  • Öğünlerden sonra için.

Unutmayın! En iyi sonuçları elde etmek için, beslenme alışkanlıklarınızı geliştirmeniz ve bağırsak gazına neden olan yiyeceklerden kaçınmanız gerekir. 

Bu çaylar arasından en çok hoşunuza gideni seçin ve sindirim sistemi sağlığınız için faydalanın.

Sonuçlar sizi kesinlikle şaşırtacak!

Kaynak: Sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karaciğeri Korumak İçin En İyi 6 Bitki

Karaciğer, vücudun en büyük organlarından biridir ve hayati önem taşıyan bir çok çeşitli görevi yerine getirdiği için en önemli organlardandır.

Karaciğer dakikada yaklaşık bir litre kan temizleyen ve toksinlerden arındıran bir filtredir; bu toksinler zaman içinde birikirler.

Karaciğer ayrıca hormonal etkinliklerde de görev alır ve mikropları, allerjenleri ve ilaçlardaki kimyasal maddeleri temizlemekten de sorumludur.

Bu yetmezmiş gibi, safra kesesi ile birlikte karaciğer proteinlerin ve yağların sindiriminden ve besin maddelerinin uygun şekilde depolamasından sorumludur.

Dünya nüfusunun yaklaşık % 10’unun fibroz, siroz, kanser veya hepatit gibi karaciğer hastalıklarından muzdarip olduğu tahmin edilmektedir.

Bu hastalıklar hastaların yaşam kalitesini düşürebilir ve ciddi durumlarda ölümle sonuçlanabilir.

Neyse ki, onlarla savaşmak için geliştirilen tıbbi tedavilere ek olarak, karaciğerinizin temizlenmesini destekleyen ve sağlığını geliştiren birkaç bitki vardır.

Bu makalemizde, karaciğerinizi korumak için yararlanabileceğiniz en iyi 6 bitkiyi paylaşmak istiyoruz, böylece onları düzenli olarak tüketebilirsiniz.

1. Deve dikeni

karacig%cc%86er1
Bir çok kültürde “karaciğerin koruyucusu” olarak bilinen deve dikeni karaciğer hastalığını önlemek ve tedavi etmek için en iyi yollar biridir.

Karaciğer ve safra kesesinin temizlenmesine yardımcı olduğu kanıtlanmıştır ve bu organların iyileşmesine yardımcı olan anti-inflamatuar özellikleri taşımaktadır.

Düzenli olarak alındığı zaman, atık maddeleri giderir ve serbest radikallere, alkole, mantarlara ve diğer zararlı elementlere karşı koruyucu bir bariyer oluşturur.

Ayrıca diyabet, yüksek kolesterol ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruma sağlar.

Günde 250 mg’ı geçmemelisiniz. Deve dikenini çay olarak veya salatalarda tüketebilirsiniz.

 

2. Enginar

Bu acı bitki, karaciğer dokularını yenileyen, aynı zamanda sindirim ve temizleme işlemlerini geliştiren aktif içeriklere sahiptir.

Alerjilerle, kandaki pH dengesindeki değişimlerle savaşmakta kullanılır. Ayrıca enginar hepatit ve yüksek kolesterolü önler.

Özellikleri sayesinde safra kesesindeki safra üretimini düzenler ve taş oluşumunu önler.

Salatalarda, toniklerde ve smoothielerde tüketebilirsiniz.

3. Karahindiba kökü

karacig%cc%86er2

Karahindiba kökü Kuzey Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde bulunan uzun ömürlü bir bitkidir.

Çoğu kişi bu bitkiyi yabani bir ot olarak görse de, ama kökleriyle vücudun detoks sürecini uyaran harika bir uygulamada kullanılabilir.

Karaciğer dokularındaki sıvı birikiminin yanı sıra iltihaplanmayı önlemeye yardımcı olur.

Safra üretimini arttırır ve sindirime yardımcı olmak için toksinlerin yok edilmesini sağlar.

Bu bitki önemli miktarda A, C ve D vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum ve demir gibi mineraller içerir.

Kökünden çay yapıp günde iki defa içebilirsiniz.

4. Nane yaprağı

Nane safranın karaciğerden safra kesesine akışını düzenlemekte kullanılan bir şifalı bitkidir.

Yağların sindirimini destekleyen ve besin maddelerinin emilimini artıran eteri yağlar içerir.

İçeriğindeki vitamin ve mineraller zararlı maddelerin vücuttan atılmasını iyileştirir ve karaciğeri korur. 

Çaylarda, gazlı içeceklerde ve smoothielerde kullanablirsiniz.

5. Zerdeçal

karacig%cc%86er3

Aynı zamanda bir baharat olarak da sınıflandırılan zerdeçal kan akışında veya karaciğerde birikmiş toksinleri atmanın en iyi yoludur. 

Zerdeçalın aktif bileşeni olan kürkümin, karaciğerin düzgün işlemesini sağlayan anti-inflamatuar ve antioksidan etkilere sahiptir.

Bir antioksidan olarak, kan dolaşımının filtrelenmesi ile ilgilidir ve zararlı maddeleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur.

Zerdeçal kan dolaşımı problemlerini gidermek için kullanılır. Ayrıca bakteriyal flora gelişimi için iyidir.

Düzenli olarak zerdeçal almak karaciğeri temizler ve anormal hücre gelişimini durdurur.

Bunu smoothie, çorba, salata ve daha bir çok tarifte kullanabilirsiniz.

 

6. Kırlangıç otu

Kırlangıç otu karaciğer ve safra kesesinin temizlenmesi için tamamlayıcı olarak kullanılan bir bitkidir. Zararlı moleküllerin ve toksinlerin birikimini önleyen aktif maddeler içerir.

Antik Yunan çağında bu bitki dolaşımı ve genel sağlığı iyileştirmek için kullanılırdı.

Bu bitki safra üretimini uyarır ve pankreastaki enzimlerin aktivitesini destekler.

Bunu çay olarak tüketebilirsiniz, ancak günde 3 çay kaşığını (30gr) aşmayın.

Bu bitkileri kullanırken dengeli beslenmeyi ve düşük yağlı bir diyet uygulamayı ihmal etmeyin. 

Bu önemli organı korumak için iyi alışkanlıklar edinmek şarttır.

Kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »