SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..! Kaparinin MS Hastalığında Yüzde 80 Çare Olduğu Saptandı

12316552_752725498205588_4095283867628054688_n[1]
Türkiye’de yetişmesine rağmen çok fazla bilinmeyen kapari bitkisinin, Multipl Skleroz (MS) hastalarına çare olduğu bildirildi.
Pamukkale Üniversitesi(PAÜ) tarafından yapılan çalışmalarda, konsantre kapari çayı verilen MS hastası farelerin yüzde 80 oranında iyileştirildiği belirlendi.

MS hastalığı, beyindeki ve omurilikteki sinirlerin yıpranması ve bozulmasıyla ortaya çıkan, görmede bulanıklık, geçici görme kaybı, kolda veya bacakta güçsüzlük, yürüyüşte dengesizlik, ellerde titreme, konuşmada bozukluk gibi belirtiler gösteren, bağışıklık sisteminden kaynaklanan ve doğrudan merkezi sinir sistemini etkileyen bir hastalık. PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Genel Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaattin Şen, MS hastalığının tedavisinde kapari bitkisinden yararlanabilme yönündeki çalışmayı 1,5 yıldır yürüttüklerini söyledi.

Kapari ürünlerini kullanan hastalarla da temasa geçtiklerini anlatan Şen, çalışmanın ilerleyen bölümünde fareler üzerinde deney yaptıklarını söyledi.

‘FARELER MS’DEN KURTULDU’

Geliştiren ve üretilen ürünlerin deney sonuçlarını aylık takip eden Prof. Dr. Şen ve ekibi, MS’li farelerin hastalıktan kurtulduğu sonucuna vardı. Deneylerde elde edilen sonucun MS hastaları için çok olumlu olduğunu vurgulayan Şen, “MS hastalığında kullanılan ilaçlar var ama daha çok hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hastaları bir nevi rahatlatmak için. Çünkü MS hastalığının dünyada bilinen bir tedavisi yok. MS tedavisi için çok büyük ümit vadeden bir çalışma yürüttüğümüze inanıyoruz.” dedi.

‘TEDAVİ BEKLEYEN 40 BİN HASTA VAR’

MS hastalığının sebebi ve kesin tedavisi bilinmezken Türkiye’de yaklaşık 40 bin hasta olduğu tahmin ediliyor. Pizzaya tat vermesi amacıyla kullanılan kapari, yapılan araştırmalar sonucu tedavi bekleyen MS hastalarına umut oluyor. Kapari ürünleri üreten Burdurlu Murat Mıhladız, birçok MS hastasının bu bitki sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirtti.

MS hastalığıyla 15 yıl mücadele ettiğini belirten Aysun Tok, kapari kullanarak şifa bulduğunu belirtti.

Hastalığın başlamasıyla ilaç tedavisine başladığını belirten Tok, “İlaç tedavisi fayda vermedi. Sonra kapariyi duyduk. Kapari salamurası, karpuzu ve çayını kullanmaya başladım. Hastalığın yavaş yavaş azaldığını fark ettim. Şuan hiçbir etki kalmadı. MS hastalarına tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

kaynak: sağlık haberleri

DEFNE YAPRAĞININ FAYDALARI NELERDİR?

12310642_752726101538861_1797479732246921816_n[1]

Mutfakların vazgeçilmezi olan özellikle Akdeniz mutfaklarında sık sık kullanılan, yemeklere enfes bir tat katan defne yaprağı, son zamanlarda faydaları ile de adından söz ettiriyor. Yurt dışındaki ülkelerde de özellikle ünlü restoranların vazgeçilmez bitkilerinden biridir.

İşte bu şifalı yaprağın faydalarından bazıları:

-Soğuk algınlığı, grip gibi kış hastalıklarının önlenmesine yardım eder.
-Balgam sökücü özelliği vardır.
-İdrar söktürücüdür.
-Astım gibi solunum hastalıklarına fayda sağlar.
-Yapılan bir araştırmaya göre, bu yaprağın yaraları kısa sürede iyileştirdiği, açık yaraların çabuk kapanmasını sağladığı sonucuna varıldı.
-Kolesterolü düşürür.
-Cildi gençleştirir. Genç bir görünüme sahip olmayı sağlar. -Kırışıklıkları önler. Cildinizin genç kalmasını istiyorsanız yemeklerinizde bir parça defne yaprağı kullanmayı unutmayın.
-Kuru ciltler için de oldukça faydalıdır.
-Aknelere iyi gelir, geçmelerini sağlar.
-Artrit gibi kemik hastalıklarının iyileşmesine yardım eder.
-Mikroplara karşı savaşır. Bakteriyel enfeksiyonları engeller.
-Kulak ağrılarına iyi gelir.
-Egzama ve sedef hastalığı gibi el ve vücutta çıkan yaralar için de oldukça faydalı bir bitkidir.Defne Yaprağı
-Romatizmaya iyi gelir.
-Mantari veya viral enfeksiyonlara fayda sağlar.
-Alzheimer hastalığı için de yararlıdır.
-Yapılan araştırmalar sonucunda parkinson rahatsızlığına da iyi geldiği ortaya çıkmıştır.
-Görme bozukluklarına iyi gelir.
-Sakinleştirici özelliği vardır.
-Ülser gibi mide hastalıklarına oldukça büyük fayda sağlar. Mideyi güçlendirir.
-Kalp damar sağlığını korur.
-Lösemi yani kan kanseri ve cilt kanseri gibi kanser türlerine fayda sağlar.
-Bel ağrılarını giderir.
-Migren ve baş ağrılarına da fayda sağlar.
-Kan şekerini düşürmeye yardım eder. Yüksek kan şekeri olup düşüremeyen kişiler defne yaprağı kullanabilir.
-Sindirim sistemini rahatlatır, gaz giderici özelliği vardır.
-Ateş düşürücüdür.
-Vücuttaki mikrop, bakteri ve mantarların üremesini, çoğalmasını engeller.
-Antibiyotik özelliği vardır.
-Terlemeyi sağlar. Bu şekilde ter yolu ile vücuttan mikroplar atılabilir. Bu da vücudu rahatlatır, terleme ile tuz ve su yolu ile vücuttaki mikroplardan kurtulmak mümkündür. Ayrıca terleme ile vücut ısısı da düşer.
-Vücuttaki hormonların ve enzimlerin salgılanmasını, aktivitesini düzenler.
-Diş ağrısına iyi gelir.
-Saçların sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar. Saçlarınızın uzamamasından yakınıyorsanız bu yaprağı kullanabilirsiniz.
-Saç dökülmesini önler.
-Regl dönemi düzensiz olan yada zamanı geldiğinde adet kanaması olmayan kadınlar da bu bitkiyi tüketmelidir. Adet kanamasını düzenler ve zamanında gelmesini sağlar.
-Zayıflamaya yardım eder.

Defne Yaprağı Zararları ve Yan Etikleri Nelerdir?

Yararları olduğu gibi bu bitkinin de yan etkileri veya bazı zararları bulunabilir.
Hamile ve emziren bayanların kullanmaması gereken bir bitkidir.
Merkezi sinir sistemine zarar verebilir.
Şiddetli bir şekilde koklandığı zaman solunum sistemine zarar verebilir.
Fazla kullanım alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
Alerjisi olanlar kullanmamalıdır.

Defne Yaprağı Hakkında Bilinmeyenler..

Defne yaprağı sadece yemeklere kullanılması, hoş kokusu ve aroması ile anılır. Aslında bu şifalı yaprağın başka özellikleri de vardır. Yazın, piknikte yada evinizin balkonunda mangal yapacağınız zaman mangalı yaktığınızda, ateşin üzerine birkaç tane defne yaprağı atarsanız oldukça hoş bir koku elde edebilirsiniz.

Defne yaprağının bir diğer özelliği de böcekler için kovucu olmasıdır. Böcekleri evinizden uzak tutmak, evinizi sterilize etmek için bu harika bitkinin yaprağını kullanabilirsiniz.

Defne yaprağının kullanım alanları:

-Anjin, ağız ve yaraları için 4 bardak suya 5 yaprak konur. 3-4 dakika kaynatılır. 5-10 dakika demlendirilir. Gargara yapılır, sinüzit ağrılarının bulunduğu yere kompres yapılır.
-Defne sabunu saç dökülmesini engeller.Deri mantarlarında etkilidir.
-Hazmettirici ve uyku için 3 bardak suya 2 yaprak konur 3 dakika kaynatılır. Akşam yemeğinden sonra 1 fincan içilir.
-10 gr defnetohumları balla macun yapılır. Kaşık kaşık yenir. Baş ağrısına, romatizmaya nefes darlığına iyi gelir.
-Defne, aromatik bir bitkidir. Kokusu çok hoştur. Defne yaprağı yemeklere lezzet verir. Defne yağı, parfüm sanayisinde kullanılır.
-Et ya da balık pişirirken tencerenin içine iki adet defne yaprağı attığınızda, yemeğiniz bambaşka bir lezzet kazanır. Ayrıca 2-3 günlük balıkların bayatlığını alır.
-Tavuk, hindi ya da et haşladığınız tencereye iki tane defne yaprağı attığınızda tadı daha lezzetli olacaktır.
-Bir-iki adet taze defne yaprağı fasulye, mercimek, nohut, pirinç gibi kuru yiyeceklerin içine konursa onların kurtlanmalarını önler.
Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

Defne Yaprağı Çayı Nasıl Hazırlanır?

Defne yaprağı çayını 2 farklı şekilde hazırlayabilirsiniz. 1 büyük bardak çay için 3 defne yaprağını suyla birlikte kaynatın ve ocağın altını kapattıktan sonra 3-4 dakika demlenmesini bekleyin. Veya suyu kaynattıktan sonra defne yapraklarının bulunduğu bardağa dökün ve bardağın ağzı kapalı şekilde 8-10 dakika kadar demleyin. Çayın tadı sert gelirse 2-3 yemek kaşığı süt ya da 2 çay kaşığı balla tatlandırabilirsiniz

SEDEF HASTALIĞI ŞİFASI

12366389_753050704839734_4205531143366394707_n[1]

Sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık olmamakla birlikte çaresiz de değildir.İsterseniz doğal yollarla ya da tıbbi ilaçlarla tedavi olabilirsiniz.Şimdi sizlere sedef tedavisinde kullanabileceğiniz bir kaç bitkiden bahsedeceğiz.

Isırgan otu, papatya, meyan kökü, oğul otu, karabaşotu, anason ve bu özellikteki birçok bitki sedefe iyi geliyor. Her sabah 3 su bardağı su kaynatın. Sözünü ettiğim bu bitkileri ezin ve suyun içine birer tatlı kaşığı ekleyin. Üzerini örtün ve 20 dakika kadar demlemeye bırakın. Bu suyu süzün ve 3′e bölüp aç karna için. 10 gün kullanıp, 2 gün ara verin ve küre tekrar 1 ay daha devam edin.

Ancak şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olanlar bu karışımı kullanırken dikkat etmeli. Bu hastalıkları bulunanlar, meyan kökünü karışıma ilave etmemelidir.

KESİN SONUÇLAR İÇİN

Bir kaba 200 gr vazelin koyun ve 1 tatlı kaşığı susam yağı, 2 tatlı kaşığı ardıç katranı, çam esansı ve 1 tatlı kaşığı defne tohumu yağı ekleyip karıştırın. Hasta olan cildinize günde 1 kez bu kremi sürün. Ancak şunu önemle eklemek isterim: Sedef hastalığı hiçbir kremle, losyonla, ışıkla güneşle, şampuanla yani haricen yapılan uygulamalarla tam olarak iyileşmez. Tam tedavi için bir kaç bitki çayı yeterli değildir.

Uyarı: Hekiminizin önerdiği ilaçlar varsa, mutlaka kullanınız. Bu bitkiye karşı alerjiniz olup olmadığını öğreniniz. Burada ki tüm bitkisel kürler ancak ve ancak yetişkinler içindir. Burada okuduğunuz bilgilerin, yardımcı ve destekleyici olduğunu gözardı etmeyiniz. Hekiminize danışmadan buradaki bilgilerle kendi kendinize kesinlikle teşhis koymayınız ve uygulamayınız. Unutmayınız ki hastalık yoktur, hasta vardır. Her hastalığın seyri insandan insana değişir. Teşhisi koyacak olan ancak, bir hekimdir.

Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

kaynak: sağlık haberleri

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

PORTAKAL SUYU DEMİR EMİLİMİNİ ARTIRIYOR..!

12373308_526943994138884_7027527936885159709_n[1]

Anneler faydalı olduğunu düşündüğü için genellikle çocuklarına yedirdikleri pekmeze yoğurt veya süt katar ya da tam tersi süte pekmez ekler.
Hâlbuki sütün içinde bulunan kalsiyum, pekmezde bulunan demirin emilimini azaltıyor. Demir, C vitamini ile birlikte tüketildiğinde emilim artıyor ve C vitamini demirin vücutta daha iyi kullanılmasını sağlıyor.
Bu sebeple pekmez, süt ve yoğurt yerine portakal suyu ile karıştırılırsa çok daha faydalı olacaktır.

kaynak: şifa evreni

Tuba Küçükaksuyla 19-20 Aralıkta Gümüşsuyu’nda gerçekleşecek ‘’Birliğe Uyanış’’ atölyesini kaçırmayın…

12140119_832529183526732_6185790072361113285_o11[1]

 

Kişisel arayışlarım doğrultusunda çıktığım yolculukta yolum Tuba Küçükaksu’yla karşılaştı.. Kendisinin insancıl, sevecen, yardım eden, sakinleştiren enerjisine bayıldım ve verdiği tüm eğitimlere katılmaya başladım. Eh bu kadar faydalandığım birini sizlerle paylaşmasam olmaz deyip kendisiyle kısa bir söyleşi yapmaya karar verdim. Buyrun…

Kalbe Hitap Eden Ve Kendini Birlik Bilincine Adayan Sevgili Tuba Küçükaksu’yu Tanıyalım…

Bu işe başlamaya nasıl karar verdin Tuba?

Uzun yıllar Turizm sektöründe çalıştım. Finansal olarak da gayet rahat bir konumdaydım fakat zaman zaman kendimle kaldığımda içimden yükselen ve beni rahatsız eden bir boşluk hissi oluşuyordu. Sanki bir şeyler eksikti. Bunun üzerine “Karşıma bir işaret çıksın” dediğim günlerde “Aydınlanma Fenomeni” adlı bir kitap ile karşılaştım. Bu kitap, Hindistan’daki bir Üniversitedeki 21 günlük ruhsal uyanış yolculuğunu anlatıyordu. Kitabı okuduktan sonra oraya gitmem gerektiğini hissettim fakat bunun için kurulu düzenimden vazgeçmem yani tüm hayatımı etkileyecek önemli bir seçim yapmam gerekiyordu.

O zaman çok radikal bir seçimle yüz yüze mi kaldın?

Evet. İşimden ayrılmam ve aynı anda bu yolculuğun maliyetini karşılayabilecek yüklü bir kredi çekmem gerekiyordu. En başta ebeveynlerim ve yakın çevrem gitmemem yönünde çok ciddi baskı yaptı ve karşı çıktılar. Onları için kurulu düzeninizi bırakıp gitmek, her şeyi çöpe atmak gibiydi. Bu özellikle annem, babam için çok kabul edile bilinir, anlaşılabilir bir şey değildi. Nasıl yaptıysam bir şekilde bu riski aldım ve ilerisini göremediğim bu gizemli yolculuğa başlamaya karar verdim.

Ve uçağa binip gittin yani?

Evet, bu çok çılgınca geliyor olabilir. Sadece bir kitapta okuduğunuz, Hindistan’da bir üniversiteye. Şu an hala böyle bir kararı nasıl verdiğimi kendim bile anlamış değilim. Oluverdi işte J Gittim ve o kitapta okuduğum 21 günlük sürece katıldım.

Ne gibi değişimler yaşadın?

Orada, o yüksek enerjinin içindeyken neler olup bittiğini, nelerin değiştiğini insan pek kavrayamıyor. Değişimi, ülkenize döndüğünüzde, yani bilindik alana geri geldiğinizde yaşamaya başlıyorsunuz. Üstümde çok olumlu etkileri oldu diyebilirim. Artık eskiden sinirlendiğim şeylere sinirlenmiyordum, olaylara bakış açım genişlemişti, bir nevi nötrleşmiştim. Geçmişimle, tüm ilişkilerimle ve kendimle yüzleşmiştim. Anlayacağınız önce her şey darmadağın oldu, gitmesi gerekenler gitti, dönüşmesi gerekenler dönüştü ve yeni bir şeyler geldi ve o boşluklar doldu. Beni tanıyan çok eski dostlarım eski Tuba’nın gittiğini, başka bir Tuba’nın geldiğini sürekli dile getiriyorlardı. Bu sözler yaşadığım sürecin işlediğinin bir göstergesi olarak kabul ettim.

Bu arada krediye ne oldu?

Bu kredi olayı da çok ilginç bir hal aldı. Uçaktan inerken telefonu açtığım an, tanımadığım birileri bana çalışma için teklifler sunmaya başladı. O andan itibaren yoğun bir çalışma temposuna girdim. Sanki ben borçlanmamışım, hiç endişe etme fırsatım oluşmadan ödeme zamanı geldiğinde bir şekilde kredim tıkır tıkır ödeniyordu.

Sonraki süreç nasıl işledi?

Hindistan’a gidip gelmelerim devam ederken aldığım eğitimleri burada paylaşmaya devam ettim. Üniversitenin Türkiye koordinatörlüğüne getirildim ve yıllarca bunu sürdürdüm. Başka alanlarda da eğitimler alarak seyyah misali Türkiye’nin birçok şehrinde seminerler, grup çalışmaları ve bireysel seanslar vermeye başladım. Şu an sevgili kardeşim Tarkan Küçükaksu ile Gümüşsuyu’nda açtığımız atölyemizde bütün bu çalışmaları paylaşmaya devam ediyorum.

Bize biraz “Birliğe Uyanış” eğitiminden bahseder misin?

Hindistan’da Birlik Üniversitesinde verilen 21 günlük eğitimin iki güne dönüştürülmüş hali diyebiliriz. O zaman sene 2005’di şimdi 2015. Hem gezegenin hem de insanların enerjileri değiştiğinden Birliğe Uyanış’ da haliyle değişti. İki tam gün gerçekleştirdiğimiz seminerimizin oldukça yoğun ve derin bir süreç olduğunu söyleyebilirim. Sekiz adet yaşam dersinden oluşuyor, unuttuklarınızı hatırlatan, hayatta uygulayabileceğiniz basit yöntemler ve formüller ile farkındalığınızı yükseltmeye ve dengeye gelmenizi kolaylaştıran, ‘İlahi Dokunuş’ ile istediğiniz zaman yüksek bilince çapa attığınız eğlenceli bir yolculuk. Ayrılık bilincinden birlik bilincine açılan uyanış kapısı. Süreç herkesin ihtiyacına göre farklı faydalar sağladığı için katılan herkes farklı sonuçlara ulaşıyor. Anlatılması güç, deneyimlenmesi gereken bir şey. Aslında sürece katılmış biri olarak Birliğe Uyanış ‘da neler yaşadığını senden de dinleyebiliriz. J  Web sitemizde “Sizden Gelenler” diye bir bölümümüz var, merak edenler oraya eklediğimiz geri bildirimlerini okuyabilirler.

Başka eğitimler veriyor musun?

Evet veriyorum. Turizm’de görev yaparken ve Birlik Üniversitesi ile ilişkim başlamadan evvel ilk olarak herkesin bildiği, Reiki denilen bir şifa tekniğiyle tanıştım. Şifa ile ilgili yüksek frekanslı çeşitli enerji sistemleri, Feng Shui, nefes, koçluk ve meditasyon gibi konulara yoğunlaştım. Bilgi aktarmaktan çok uygulamayı ve uygulatmayı tercih ediyorum. Bizde büyümesi ve gelişmesi gereken alan orası diye düşünüyorum.  Bence herkes zaten her türlü bilgiye sahip ve istediği zamanda istediği bilgiye ulaşabiliyor. Önemli olan bu bilgileri yaşama geçirebilmek, iş yerinizde, ilişkilerinizde, hayatın her alanında bunları uygulayarak farkındalıkla yaşamak. Bunu yaparsanız daire tamamlanıyor. Bundan dolayı bolca uygulama ağırlıklı eğitimleri tercih ediyorum.

Bu konulara yeni başlayanlar hangi eğitimlere gitmeli? Tavsiyeniz var mı?

Ruhsal dünyaya açılan birçok kapı var. Öncelikle kendinizi tanımanız ne olduğunuzu veya ne olmadığınızı idrak etmeniz gerekiyor. Sonrasında zaten yol kendiliğinden beliriyor. Başlangıç için Reiki aslında bu alana açılan güzel ve yumuşak bir kapı ve bence yediden yetmişe herkesin bunu deneyimlemesinde fayda görüyorum. Kalbinizin sesini dinleyerek ki bu konuda güvenebileceğiniz tek yer orası, seçiminizi yapın. Duygularınıza, hislerinize kulak verin. Eğitim seçerken benim dikkat ettiğim başka bir nokta ise eğitimi verecek olan kişinin kendisidir. Araştırın, hatta eğitim öncesi o kişiyle bir araya gelin ve birlikteyken hislerinize kulak verin. Eğitimlerime katılanlara önerdiğim tek bir şey var; Bir başkasının kalbine dokunmak istiyorsanız bunu ezberlediğiniz bilgilerle başaramazsınız. Önceden de dediğim gibi, bilgiye artık herkes kolaylıkla ulaşabiliyor. Önemli olan siz neler hissediyorsunuz, neler yaşadınız veya neler yaşıyorsunuz, onları anlatın. Deneyimler, bir başkasının kalbine dokunmanın en etkili yoludur diye düşünüyorum.

Eğitmen yetiştiriyor musunuz?

Öğrencilerime ve bende eğitim alanlara her zaman destek veriyorum. Bana ulaşmak isteyen, soruları olan, rehberlik isteyen herkes rahatlıkla ulaşabiliyor. Elimden geldiğince tüm mesaj ve maillerime en kısa sürede kendim cevaplandırmaya gayret gösteriyorum. Kolay ulaşılabilir olmak istiyorum, bana direk telefon da edebilirler.

Sana nasıl ulaşacaklar?

Web sitemiz  www.birlikbilinci.com ‘da tüm çalışmalarım ile ilgili gerekli tüm detay bilgilere ulaşa biliniyor. Ayrıca Facebook ‘ta yıllar önce kurduğumuz ve binlerce üyesi olan Oneness Türkiye adında bir grubumuz var. Bu grubumuz herkese açıktır, tüm duyurularımızı ve 15 günde bir herkesin istediği yerden katılabileceği enerji çalışmaları gerçekleşiyor, ‘İlahi Dokunuş’ tanıtılıyor.

12140119_832529183526732_6185790072361113285_o11[1]

 

Son Söz: Tuba hocanın düzenlediği Birliğe Uyanış gibi birçok çalışmasına katıldığımı ve ayrıca benim ‘Reiki’ hocam olduğunu buradan gururla söyleyebilir, size de tavsiye ederim. Özellikle 19-20 Aralıkta Gümüşsuyu’nda gerçekleşecek ‘’Birliğe Uyanış’’ atölyesini bence kaçırmayın…

Bu yazı vesilesiyle beni desteklediğin ve her konuda yardımcı olduğun için de ayrıca sana teşekkür etmek isterim. Daha başka konularda tekrar birlikte olmak ve sohbetlerimize devam etmek niyetiyle…

Sevgimle,

Anette İnselberg

İyi ol, fakat çok iyi olma! Birazcık huysuz ol, fakat çok değil…

12347694_1160968277254473_4347019313635062784_n[1]

İyi ol, fakat çok iyi olma!
Birazcık huysuz ol, fakat çok değil…

İçinden geliyorsa dua et.
Eğer sana rahatlık veriyorsa, arada bir küfür de et!

Etrafındakilere mümkün olduğunca dostça davran, müşfik ol.
Eğer bir gün kötü davranmanı gerektirecek bir durum karşısında kalırsan; bağır, çağır, kır, dök ve unut!

Her zaman ve her yerde eline geçen bütün saadeti yakala, en ufak bir parçanın bile kaçmasına izin verme…

Yaşa, her şeyden önce yaşa!
Ve sırf tesadüfen, bu dünyaya gelmiş olduğun için,
Laf olsun diye günlerini geçirme…

Eğer gerçek aşkı tanıyacak kadar şanslıysan,
Bütün kalbin, ruhun ve bedeninle sev!
Hayatını o şekilde yaşa ki, her an kendi elini sıkabilesin…

Ve her gün faydalı olan, hiç olmazsa bir şey yap ki,
Gecelerin yaklaşırken örtüleri üzerine çekip kendi kendine “Ben elimden geleni yaptım!” diyebilesin…

Düşüncelerin neyse hayatın da odur…
Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan, düşüncelerini değiştir!

WILLIAM SHAKESPEARE

Charlotte Gabayın facebook sayfasından alınmıştır

Dilerim ki, isterim ki, arzu ederim ki, bu hastalıktan , bu acıdan, bu ızdıraptan, bu üzüntüden, bu kederden, bu eziyetten bir an evvel kurtulurum (sun)

evrensel-enerji-bioenerji-nedir-300x300[1]

 

ŞIFACI BUDA (Medicine Buddha)

Kendimizi iyi hissetmediğimiz zamanlarda, özelliklede ağrılarımız olduğu zaman veya stresli olduğumuzda çare olarak modern tıp dan sonra ilk seçmeniz gereken düşüncelerimizdir. Şıfacı Buda olarak adlandırılan ( 8 Buda) nın mantralarından söyleyerek yaptığımız meditasyonda ağrılarımızın azaldığını ve stresden kurtulduğumuzu görürüz. Ayrıca bu meditasyon sayesinde bir çok zihinsel olarak yarattığımız hastalıklardan da kurtulmuş oluruz. Her zaman söylediğim gibi,
Düşüncelerinizle var ettiğiniz hastalıkları düşüncelerinizle yok edersiniz.

Tek başınıza ve topluca söyleyeceğiniz bu mantra Tibet, Çin, Japonya, ve bir çok ülkede zihinsel olarak yaratılmış hastalıkların tedavisinde Şıfacı Buda nın öğretilerine güvenmektedirler. Şıfacı Budanın öğretilerine güvenerek ve bu öğretilere sığınarak zihinlerini güçlendirerek zihinsel olan hastalıklardan kurtarırlar. Ayrıca ölmekte olan bir hayvanın veya insanın kulağına bu mantra okunduğunda daha iyi bir karma ile yeniden doğum yaşanılacağına inanılmaktadır.

Uzun Şıfa Mantrası

Om na ma bha ga wa de, Be sa jye ya,

Guru min ju ya, Pra la ba ha la ja ya,

Da tha da ta ya, a ra ha de, sam yak sam buddi ya,
Ta de ya ta,

Om be sa jye ya, be sa jye ya, maha be sa jye ya,

be sa jye ya la ja, Sa mud ga de, sa va ha.

Kısa Şıfa Mantrası :

Ta de ya ta,
Om be sa jye ya,

be sa jye ya,

Maha be sa jye ya,

be sa jye ya la ja, Sa mud ga de, sa va ha.

Kısaca bu mantranın Anlamı :
Dilerim ki, isterim ki, arzu ederim ki, bu hastalıktan , bu acıdan, bu ızdıraptan, bu üzüntüden, bu kederden, bu eziyetten bir an evvel kurtulurum (sun)

Bu Mantralar zihinsel tedavilerde diğer uygulamalardan çok daha etkilidir. Ancak meditasyonda Şıfacı Buda yı imgeleme yapmak çok daha önemlidir. Görselleştirme kısmında mantra görmeyi yani imgelemeyi sağlayacaktır. Meditasyonunuzu bir öğretmen ile güçlendirme yapıyor iseniz Şıfacı Buda yı şıfada daha güçlü bulabilirsiniz.

Om Ah Hum

ışık şifa ile tepeden boğaza ordan da kalp e delici bir ışık gibi iner ve şifa olarak kalbinden yaymaya başlar. Buda’nın parlayan şifaları Om beyaz , Ah Kırmızı Hum mavi şifa ışığını temsil eder.

Ayrıca Tibet ve Buddhist geleneklerinde Şıfacı Buda mantrasını bir bardak suya 108 defa sesli okunarak hastaya içirildiğinde şıfa olacağına inanılmaktadır.

İnsanlığın inancı ne olursa olsun, zihinsel hastalıklarımızı inanç doğrultusunda değilde kendimize olan inancımızla tedavi etmemiz gerekir yukarıdada söylediğim gibi;
Düşüncelerinizle var ettiğiniz hastalıkları düşüncelerinizle yok edersiniz.

Yani kendi kendimizi tedavi edebiliriz. Bu bizim elimizde ve kendi zihnimizdendir. Sadece buna inanmamız yeterlidir.

Sevgi ve şifa dolu mutlu günler dilerim
Tashi Nyima Lama — Koray Cirik ve 12 diğer kişi ile İzmir’de huzurlu hissediyor.

Ommmunnnggoooyyymmm…

12107824_908144539254458_8147567202147862872_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bakın Bakalım Dünyanın En Ne İnsanısınız…

12345563_155556361467743_1549519568388482001_n[1]

Boğa: Dünyanın  en rahat insanı

Balık: : Dünyanın en merhametli insanı

Kova: Dünyanın en temiz kalpli insanı

Oğlak: Dünyanın en sevimli insanı

Yay: Dünyanın en sevilesi insanı

Akrep: Dünyanın en doğrucu insanı

Terazi: Dünyanın en sevgi dolu insanı

Başak: Dünyanın en tatlı insanı

Aslan: Dünyanın en gururlu insanı

Yengeç: Dünyanın en neşeli insanı

İkizler: Dünyanın en hayat dolu insanı

Koç: Dünyanın en umursız insanı

Bacaklardaki Dolaşımı Arttırıcı 3 Meyve Suyu

 

 

Ananas, mükemmel bir diüretiktir, dolaşımı teşvik eder ve kan pıhtılarını engelleyicidir.

İspanyol Fleboloji Enstitüsüne göre günümüzde yetişkinlerin %30’u kronik venöz yetmezliğinden yakınmaktadırlar. Bu durum, ayaklarda yorgunluk hissedilmesine, bacaklarda şişkinliğe ve hatta varise sebep olabilir; oldukça yaygın görünen bir problemdir.

Bu rahatsızlığı nasıl rahatlatabilirsiniz? Endişe etmeyin. Aşağıda vereceğimiz meyve suyu tarifleri, bacaklarınızdaki zayıf dolaşımı rahatlatmaya yardımcı olacaktır. Haydi tariflere birlikte göz atalım!

1. Ananas, Karpuz, Kiraz ve Zencefil Suyu

2-kiraz-suyu

Hangi malzemelere ihtiyacınız var?

  • İki dilim ananas,
  • Bir dilim karpuz,
  • Bir fincan su,
  • On adet kiraz,
  • Bir yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefil.

Nasıl Hazırlanır?

  • İnanın ki, bu doğal meyve suyu, lezzetli olduğu kadar sağlıklıdır da. İltihapla savaşan, bacaklardaki düzgün dolaşımı teşvik eden ve sizi nemlendiren bir içecektir.
  • Ayrıca, bilmenize yarar var, kiraz ve zencefilin ağrı kesici etkileri vardır. Her gün bir avuç kiraz yemek, bacaklarınızda hissettiğiniz yoğun ağrıyı ve kramp hissini azaltmaya yardımcı olur. Müthiş, değil mi?
  • Son olarak, bu meyve suyu, işten eve geldiğinizde içilebilecek harika bir içecektir çünkü günün yorgunluğunu alıp enerji içeceği etkisi yaparak, uzun bir günün sonrasında size enerji verir.
  • Hazırlamak için, ananas ve karpuzu dilimleyin. Kiraz çekirdeklerini ayırın ve her şeyi karıştırıcıya yerleştirin. Bu esnada, suyu kaynatın ve zencefillerin suda biraz beklemesine izin verin. Hazır olduğunda, tüm malzemeleri akışkan bir kıvam kazanıncaya kadar karıştırın. Oldukça basit!
  • Soğuk içmenizi tavsiye ederiz. Bacaklarınızdaki dolaşım açısından harikalar yaratacağını göreceksiniz.

2. Doğal Greyfurt ve Yaban Mersini Suyu

3-greyfurt-suyu

Hangi malzemelere ihtiyacınız var?

  • Bir adet greyfurt,
  • Bir fincan su,
  • On adet yaban mersini,
  • Bir yemek kaşığı taze zencefil.

Nasıl Hazırlanır?

  • Kulağa cazip gelmiyor mu? Evet, kesinlikle öyle. Bu meyve suyu taze olarak tüketildiğinde, vücudunuza, bacaklarınızdaki dolaşımı arttırıcı, bir dolu vitamin ve mineral sağlar.
  • Greyfurt, C vitamini ve antioksidanlar açısından oldukça zengindir ki bu da kalp sağlığını destekleyicidir. Yaban mersininin faydalarından bahsetmiyoruz bile. Eğer yerel marketinizde taze yaban mersini bulabiliyorsanız, almakta asla tereddüt etmeyin ve her zaman elinizin altında bir miktar bulundurmaya çalışın.
  • Yaban mersini, antosiyanin ve proantosiyanidin açısından zengindir. Koyu renk pigmentleri damarlardaki duvarları güçlendirmeye yardımcıdır. Harikadırlar. Bir kez daha, bu meyve suyumuza da bir miktar zencefil ekleyeceğiz. Sizin de bildiğiniz üzere, zencefil iltihabı ve ağrıyı azaltıcıdır.
  • Bu meyve suyunu yapabilmek için bütün bir greyfurta ihtiyacınız var. Suyunu sıktıktan sonra, çay yapmak için su ve zencefil ile kaynatın. Demlendikten sonra tüm malzemeleri, yaban mersinleri ile beraber karıştırıcıya ekleyin. Meyve suyunuz homojen ve lezzetli olmalıdır. Ve soğuk servis edilmesi tavsiye edilir.
  • Bu içeceği, öğle yemeğinden yaklaşık yarım saat kadar önce tüketin. İçecekten maksimum fayda sağlayabilmek için, haftada üç defa için. Denemeye hazır mısınız?

3.Havuç, Ananas, Kereviz ve Maydanoz Suyu

Hangi malzemelere ihtiyacınız var?

  • Bir adet havuç,
  • Bir dilim ananas,
  • Bir fincan su,
  • İki kereviz sapı,
  • Birkaç dal maydanoz.

Nasıl Hazırlanır?

  • Bu içeceği hazırlamak, gerçekten de çok kolaydır. Bu sayede hem besleyici hem de temizleyici güçlü bir meyve suyu elde etmiş olacaksınız. Bu içecek, vücudunuza, sağlıksız toksinlerden arınmak için ihtiyaç duyduğu basit içerikleri sağlar. Bu esnada da damarlarınızı güçlendirerek, dolaşımı teşvik eder.
  • Bu tarife maydanoz eklemeyi unutmayın. Neden mi? Doğal bir bitki olan maydanoz genelde tabaklarınızın kenarlarını süslüyor olsa da, aslında çok önemli bir detoks ajanıdır. Ayrıca, düzenli tüketildiğinde, iltihapla savaşır ve zaman içinde bacaklardaki dolaşımı arttırır.
  • Bu meyve suyunu hazırlamak için, öncelikle tüm malzemeleri güzelce yıkayın. Sonra bir fincan su ile birlikte hepsini karıştırıcıya ekleyin.
  • Tamamen karıştığından emin olun, bu özellikle maydanozdan dolayı çok önemlidir; çünkü güçlü bir aroması vardır.
  • İçinde ne kadar enerji olduğu göz önüne alındığında, bu içeceği akşam yemeği ile tüketmek iyi bir fikir olabilir. Çok lezzetlidir, seveceğinize eminiz.

Bu yazıyı uygulayabilmek için, her gün bu meyve sularından ikisini tüketmeye itina gösterin. Ferahlatıcıdırlar ve hazırlamak oldukça kolaydır. Ayrıca, eve yorgun döndüğünüzde mesela, tüketmek için oldukça idealdirler.

Bu meyve sularından birini tüketin ve ardından rahatlatıcı bir duş alın ve duşunuzu her zaman bacaklarınıza tutacağınız soğuk su ile bitirin. Bu işlem de, ayrıca bacaklarınızdaki dolaşımı arttıracaktır.

Pankreas Sağlığınızı İyileştirmek İçin İpuçları

pankreas1[1]

Pankreası tabii ki de hepimiz duymuşuzdur, fakat bir çok insan pankreasın vücutsal fonksiyonlardaki rolünü ve problemlerini nasıl çözeceğini bilmemektedir.

Bu yazımızda, pankreasın ne yaptığını ve doğru besinleri tüketerek nasıl pankreas sağlığını dengede tutacağınızı açıklayacağız.

Pankreas Ne İşe Yarar?

Pankreas, karın kaslarımızın civarında bulunan bir bezdir, mide ile omurganın arasında bulunur. 2 tane ana özelliği vardır:

  • İnce bağırsağa sindirici enzimler salgılar. Bu pankreasın ana fonksiyonudur ve düzgün bir sindirim için özellikle yağ ve protein açısından çok önemlidir.
  • Kan dolaşımına 3 tip enzim salgılar: insülin –metabolizmamızı ve enerjiyi düzenler-, glukagon ve somatostatin. Bu 3 hormon kan şekeri seviyesini düzenli tutmak için çalışır.

Pankreasım Sağlıklı mı?

Pankreasla ilişkili yaygın hastalıklar, pankreatit, diyabet, kistik fibroz ve pankreas kanseridir. Fakat bu hastalıklar oluşmadan çok uzun bir süre önce pankreasınız düzgün çalışamamaya başlar. Eğer bu organınıza özel olarak dikkat etmeye karar verdiyseniz, işte size bazı ipuçları:

  • Pankreasın durumu; dudakları, iştahı ve tat almayı etkiler. Eğer bunlardan birinde bir değişim gözlemliyorsanız, özellikle tatlı canınız çekiyorsa ya da yemekten sonra tok hissedip kısa bir süre sonra acıkıyorsanız pankreasınıza dikkat etmelisiniz.
  • Sindirim problemleri ve kronik kabızlık diğer organlarla ilişkilendirilse de, pankreasınızın düzgün çalışmadığının habercisi olabilir.
  • Eğer zayıf bir insansanız fakat sarkan bir göbeğiniz varsa, bu da pankreas probleminin öncüsü olabilir.

Pankreas İçin Sağlıklı Yiyecekler

Pankreas ile ilgili hastalıklardan korunmanın en iyi yolu, özellikle de ailenizde böyle bir geçmişi olan biri varsa, sağlıklı besinleri günlük beslenmenize dahil etmektir. Bu besinler kan şekeri değerlerinizi düzenlerken, pankreasın işini daha kolay yapmasını sağlayacaktır.

  • Bezelye: Bu lezzetli bakla tohumu insülin sebzesi olarak da bilinir, bu sebepten dolayı beslenmenize ekleyebilirsiniz.

bezelye

  • Bira Mayası: Bu madde beslenmeniz için vazgeçilmezdir. Pankreasın çalışmasını düzenlemesinin yanı sıra, sinir sisteminin de dengesini kontrol eder, saç, cilt ve tırnağa çok iyi gelir.
  • Şekerotu: Bu kalorisiz, doğal tatlandırıcı kendimizi sağlıklı bir yöntemle şımartmamızı sağlar. Kan şekeri seviyesini düzenlemek istiyorsak, rafine edilmiş olanları değil, doğal olanları kullanmalıyız.
  • Tarçın: Bu baharat, diyabeti tedavi etmek için şekerotu ile birlikte kullanılır. Beslenmenizde her zaman olması gereklidir. Meyvelerle, yoğurtla, tatlılarla ve hatta et ile birlikte kullanılabilir.

tarçın

Duygusal Durumlar

Doğal yöntemlerde en ufak duygu değişimleri bile önemlidir. Bu sebeple, pankreas sağlığımızı etkileyen duyguları anlatacağız.

Pankreas düzensizliği olan insanlar genellikle obsesif karaktere ve takıntılı düşüncelere sahip olurlar. Hatta bu maniye bile dönüşebilir, bundan muzdarip olan kişi farkında olmayabilir, fakat çevresindeki insanlar bu durumu farkedecektir.

Böyle davranışlar ve alışkanlıklar pankreasa giden enerjiyi engelleyecektir.

Üstte bahsettiğimiz yiyecekleri yemenin dışında, doğada zaman geçirmek, dünyayla ve doğayla bağlantı kurmak çok önemlidir. Bu sizi, enerjinizi engelleyen takıntılı ve tekrar eden düşüncelerden uzaklaştıracaktır.

Dışarı çıkmaktan, çıplak ayakla yürüyüp kirlenmekten çekinmeyin! Doğada geçirdiğiniz bir kaç dakikadan sonra vücudunuzun ne kadar rahatladığınız hissedeceksiniz. Pankreasınız da bu güzel anlardan nasibini alacak!

doğada yürüyüş

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bizden Zarar Gelmez…

12039259_10153685114164883_8213078073881889223_n[1]

 

Biz tanımadığı insana gülümsemenin
Kedi sevmenin,
Renkli kalemlerin
Mutlu ettiği insanlarız;
Bizden zarar gelmez..

Pisica Femeie

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Ruh Halin Nasıl?

12321162_556026327878824_6757859161242077849_n[1]

Bilimsel araştırmaya göre; bu resimde ilk bakışta genç kız gören pozitif, cadıyı görense negatif ruh haline sahiptir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Arkadaşlar, artık dolabınızda tutmak istemediğiniz kadın, erkek, çocuk giyeni rencide etmeden kullanılır durumda olan, kışlık giysi,çanta, ayakkabı, bot, atkı, bere ne varsa Kadıköy Derviş Baba Ekibine Ulaştıralım…

12313924_10153330381781139_7850696674041294174_n[1] 12341298_10153330382241139_6339632430462494140_n[1]

12347914_10153330381891139_4149291962224366158_n[1] 12366222_10153330381656139_2754309940606488222_n[1]

Bu ekip bir şahane a dostlar! Haftalık toplantımız bu sefer hareket ve bereket doluydu. Gündemimiz bağışlanan kıyafet/eşyalarımızı sınıflandırıp, kayıt edip, istiflemekti. Yerimizi henüz bulamasak da, buluşma noktamız olarak belirlenen ve bizlere kullanmamız için depolarını açan Sümela Cafe artık yepyeni buluşma evimiz. Gelemese de eşya gönderen, gönderileni getiren, taşıyan, gelen, desteklerini maddi manevi hissettiren, konuyu komşuyu harekete geçiren, eşyaları sınıflandıran, poşetleyen, gönül veren herkese çok ama çok teşekkür ederiz. Birlikten kuvvet doğdu yine.

Seda Akpınar Facebook Sayfasından alınmıştır

Esas sevinci kıyafetler sahibini bulunca görün siz 😉 Pek yakında….

Arkadaşlar, artık dolabınızda tutmak istemediğiniz kadın, erkek,çocuk giyeni rencide etmeden kullanılır durumda olan, kışlık giysi,çanta, ayakkabı, bot, atkı, bere…ne varsa ‪#‎dervişbaba‬# gönüllü destekçisi olarak evlerinizden ( anadolu yakası ) almaya çalışabilirim, isterseniz Kadıköy de vereceğim adrese bırakabilirsiniz veya başka alternatifler de üretebiliriz, sevgilerimle …

Yeşim Kamala Kızılkartal’la Facebook Sayfasından Alınmıştır

Facebook Kadıköy Deviş Baba sayfasından kendilerine ulaşabilirsiniz…

 

Bir Türlü Kimseyle Küs Kalamayan İnsanların 15 Genel Özelliği

Arkadaşlarınızın arasında kesinlikle vardır böyle biri. Trip at desen atamaz, kimseye doğru düzgün kızamaz. İyilik timsalidirler adeta. İçlerindeki iyilik dışlarına taşmıştır. Oradan bütün dünyaya dağılacaktır… 😊

1. Temiz kalplidirler asla içlerinde kin tutamazlar.

Temiz kalplidirler asla içlerinde kin tutamazlar.

Biri ona bir kötülük yaptığında bile hemen ertesi gün unuturlar.

2. Arkadaşlarına karşı her zaman sevgi doludurlar, onlarla kavga etmek oldukça zordur.

Arkadaşlarına karşı her zaman sevgi doludurlar, onlarla kavga etmek oldukça zordur.

Öyle pire yüzünden yorgan yakmazlar. Arkadaşlarını küçük sebeplerden dolayı kaybetmek istemezler.

3. Yardımseverlik onların kanında vardır. Yardım etmekten büyük zevk alırlar.

Yardımseverlik onların kanında vardır. Yardım etmekten büyük zevk alırlar.

Yardıma ihtiyacı olan birine yardım etmemişlerse eğer kendilerini suçlarlar.

4. Affedicidirler. Küs kalmak onlar için oldukça zordur. Bazen özür bile beklemeden affederler.

Affedicidirler. Küs kalmak onlar için oldukça zordur. Bazen özür bile beklemeden affederler.

 

5. Düşünürken genellikle egolarını bir kenara bırakırlar. Her zaman karşısındaki ile empati kurarlar.

Düşünürken genellikle egolarını bir kenara bırakırlar. Her zaman karşısındaki ile empati kurarlar.

 

6. En kötü şakalara bile gülüp geçebilirler. Alınganlık etmezler…

En kötü şakalara bile gülüp geçebilirler. Alınganlık etmezler...

 

7. Gergin ortamlarda ortamı neşelendirmeyi iyi bilirler.

Gergin ortamlarda ortamı neşelendirmeyi iyi bilirler.

8. Bir derdi ya da sıkıntısı olan arkadaşı olursa da, onun sıkıntısını kendi sıkıntısı gibi benimserler. Çözmek için ellerinden geleni yaparlar.

Bir derdi ya da sıkıntısı olan arkadaşı olursa da, onun sıkıntısını kendi sıkıntısı gibi benimserler. Çözmek için ellerinden geleni yaparlar.

9. Ve başarılarına da kendi başarıları gibi sevinirler. Asla onların başarılarını kıskanmazlar.

Ve başarılarına da kendi başarıları gibi sevinirler. Asla onların başarılarını kıskanmazlar.

 10. Çok neşeli görünürler. İnsanların arasında onu hep gülümserken görebilirsiniz.

Çok neşeli görünürler. İnsanların arasında onu hep gülümserken görebilirsiniz.

11. Çünkü dertleriyle insanları sıkmak istemezler ve gülümseyerek sıkıntılarını kamufle ederler.

Çünkü dertleriyle insanları sıkmak istemezler ve gülümseyerek sıkıntılarını kamufle ederler.

 12. Başkaları göremese de içlerinde fırtınalar kopabilir. Anlatmazlar. Anlatamazlar…

Başkaları göremese de içlerinde fırtınalar kopabilir. Anlatmazlar. Anlatamazlar...

13. Morallerini düzeltebilmek içinse bazen sadece samimi bir sarılma yeterlidir.

Morallerini düzeltebilmek içinse bazen sadece samimi bir sarılma yeterlidir.

14. Kalpleri kırılırsa bile bunu karşı tarafı üzmemek için içlerine atmayı tercih ederler.

Kalpleri kırılırsa bile bunu karşı tarafı üzmemek için içlerine atmayı tercih ederler.

15. Ama eğer çok ileri gitmişseniz ve onu çok kırmışsanız, size hiç fark ettirmeden hayatınızdan çıkıp giderler…

Ama eğer çok ileri gitmişseniz ve onu çok kırmışsanız, size hiç fark ettirmeden hayatınızdan çıkıp giderler...

Onları üzmeyin… Çünkü onların melek gibi bir kalbi var. 😌😌

sevgi[1]