Hadi anlat deseler anlatamam bir yere gidiyorken cayıp bir başka yere gitmeyi…”

11229907_483730108498798_5698930482791023809_n[1]

“Hadi anlat deseler anlatamam
bir yere gidiyorken cayıp bir başka yere gitmeyi…”
e.c

Kendini atıyorsun öylesine yükseğe, ama her atılan taş düşer!..

1526695_477239495814526_3946749613194023199_n[2]

 

Kendini atıyorsun öylesine yükseğe, ama her atılan taş düşer!..
Kendini yargılamışsın, kendini taşlamaya yargılaşmışsın: Ey Zerdüşt, gerçekten yükseğe atmışsın taşını, ama senin tepene inecek o!..
Derken sustu cüce; ve bu uzun sürdü. Ama sessizliği beni sıkıyordu. Bu durumda iki kişi,gerçekten tek başına olmaktan daha yalnızdır!…..
Tırmandım, tırmandım, düşledim, düşündüm, ama her şey beni sıkıyordu. Ağır işkenceden yorgun düşmüş ve daha beter bir düşle uykusundan uyandırılmış bir hasta gibiydim.
Ama bende yüreklilik dediğim bir şey var. Şimdiye dek bende ki her yılgınlığı öldürmüştür. Sonunda bu yüreklilik beni durdurdu da, söyletti: Cüce.. Ya sen, ya ben!..
Çünkü yüreklilik en iyi öldürendir. Saldıran yüreklilik : her saldırıda cümbüş sesleri vardır da ondan…
Ama insan, en yürekli hayvandır. Her hayvanı bununla alt etmiştir. Cümbüş sesleriyle alt etmiştir her ağrıyı; oysa insan ağrısı en derin ağrıdır…
Yüreklilik, uçurum ağzındaki baş dönmesini dahi öldürür: İnsanın uçurum ağzında olmadığı yer mi var ki!.. Görmek bile, uçurumlar görmek değil midir?..
Yüreklilik en iyi öldürendir. Yüreklilik acımayı dahi öldürür. Oysa acıma, en derin uçurumdur. Kişi, hayatı nice derinliğine görürse, onca derinliğine görür acı çekmeyi de.
Ama yüreklilik en iyi öldürendir, saldıran yüreklilik: Ölümü dahi öldürür o; çünkü der: Bu muydu hayat?.. Peki öyleyse! Bir daha…
Fakat bu türlü sözlerde pek çok cümbüş sesleri vardır. Kulağı olan işitsin…
~Friedrich Nietzsche / Böyle Buyurdu Zerdüşt

Gül veren elde gül kokusu kalır.

11110498_488982541306888_952953915604899945_n[1]

Uzun yıllar önce Çin de Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar.İkisininde kişiliği tamamen farklıdır buda onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar. Bu Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin oldukça tepkisini alır.

Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından ev onun ve kayın validesi ile arada kalan esi içinde cehennem haline gelmiştir.
Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan genç kadın doğru babasının eski bir arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona bitkilerden yaptığı bir ilaç hazırlar ve bunu 3 ay boyunca her gün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az verilecek , böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşlı adam genç kadına kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını ona en güzel yemekleri yapmasını söyler.

Sevinç içinde eve donen Li-Li yaşlı adamın dediklerini aynen uygular . Her gün en güzel yemekleri yaparak kaynanasının tabağına azar azar zehri damlatıyordu. Kimseler şüphelenmesin diyede ona çok iyi davranıyordu. Bir süre sonra kayın validesi de çok değişmişti ve ona kendi kızı gibi davranıyordu. Evde artık barış rüzgarları esiyordu.
Genç kadın kendisini ağır bir yük altında hissetti yaptıklarından pişman bir vaziyette baharatçı dükkanının yolunu tuttu ve yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir için yalvardı, Yaşlı kadının ölmesini artık istemiyordu. Yaşlı adam yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran Li-Li ye baktı ve kahkahalarla gülmeye başladı.
Sevgili Li-Li dedi ;
Sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Olsa olsa kayınvalideni sadece daha da güçlendirdin hepsi bundan ibaret. Gercek zehir ise senin beyninde olandı. Sen ona iyi davrandıkça oda dağıldı ve yerini sevgiye bıraktı böylece siz gerçek bir ana kız oldunuz dedi.

Eski bir Çin atasozu şöyle der ;
Gül veren elde gül kokusu kalır.

Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.

‘Her şey değişecektir, doğaları budur.

11146608_488130004725475_218688760623430672_n[1]

 

‘Her şey değişecektir, doğaları budur.
Bir gün başarılı, bir gün başarısız olacaksın;
bir gün zirvede, bir gün dipte olacaksın.
Ama içinde bir şey hep aynı kalacak ve
o bir şey senin gerçekliğindir.’
Kimliğindir, özgünlüğündür!’
OSHO

YATARKEN SAĞ TARAFIMIZA NEDEN YATMALIYIZ.?

11110858_381419918720970_5926585511732284947_n[1]
Sağ tarafa yattığımızda bir süre sonra ,sağ burun deligimiz kapanır.Sol burun deliginden nefes almaya başlarız.
Böylece parasempatik sinir sistemi aktive olur.Kalp ve beyin dalgaları yavaşlar,tansiyon düşer,tüm organlar korumaya alınır.Çok kaliteli uyku uyursunuz.

BEN’LER.

13495_381919942004301_420475775169584344_n[1]
Göz kapagındaki benler;hassas cana yakınlıgı anlatır.
Göz altındaki benler;dostluk,cömertlik,cana yakın oldugunu gösterir.
Kulak üzerindeki benler;başına buyruk bir mizacı.
Gögüs üzerindeki benler;sanat,ilim,aşk ve edebiyatta başarıyı.Çok kazandıkları halde daima parasızdırlar.Kurallara uymazlar.
Şakaklardaki ben ; kararsızlığı ifade eder.

Kalkan Sembolü İle Korunma

10408036_726113047511349_2908300924523850965_n[1]
İstenmeyen etkilerden, olumsuz enerjilerden, nazar ve bedduadan korunmak amacıyla, dünyanın farklı coğrafyadaki pek çok ülkenin geleneklerinde kalkan sembollerinin kullanıldığı bilinmektedir. Geleneklerdeki çeşitlilik gibi kullanılan kalkanların şekillerinde ve büyüklüklerinde de farklılık gözlenir. Kalkanlar genellikle yuvarlak olarak düşünülür.
Egzersiz
Sabahları evden çıkmadan önce her bir şakranızın üstüne kalkan koyduğunuzu, size gelen olumsuz etkilerin kalkanlara çarpıp geri döndüğünü imgeleyin.
Bazı durumlarda kalkanları sadece belli şakralarınızın üstünde tahayyül edin. Örneğin; aşırı duygusal, öfkeli veya çok sinirli insanlarla bir arada olmanız gerekiyorsa, onlarla bir araya gelmeden önce solar pleksus şakranızın önünde büyükçe bir kalkan imgeleyin. Sevigisiz ve kıskanç insanlarla görüşmeden önce kalp şakranızın önünde bir kalkan imgeleyin. Bazı insanların cinsel avcı olduğunu düşünüyorsanız, onların bakışlarından ve cinsellikle ilgili düşüncelerinden rahatsız olmak istemiyorsanız,çevredeki insanların farklı niyetlerdeki bakışlarına muhatap olmak istemiyorsanız üreme organınızın ve kök şakranızın üstüne bir kalkan yerleştirin. Aynı ortamda bulunmanız gereken birisi kara kara düşünüyorsa onun düşüncelerinden etkilenmemek için; alın şakranızın üstüne ve gözlerinizin önüne, imajinasyonla birer tane kalkan yerleştirin.
Boyunuzla eşit uzunluktaki büyük birt kalkanı gövdenizin önünde ve arkasında olmak üzere de imgeleyebilirsiniz. Ya da yaratıcılığınızı kullanıp kendi kalkan sembollerinizi istediğiniz renk ve şekillerde kullanmayı deneyebilirsiniz.
Fadime Çelik

Sabah Uyanınca Bedene Yeniden Odaklanma Egzersizi

11063587_726971697425484_370780732630943912_n[1]
– Uyanır uyanmaz yataktan fırlamayın
– O günkü işlerinizi ve projelerinizi düşünmeyin
– Endişelenip acele etmeyin ve sırt üstü uzanın
– Ayak parmaklarınızı ve ayaklarınızı düşünün ve onların hareket ettirin
– Baldır ve bacaklarınızı kasıp bırakın ve bacaklarınızı düşünüp hissedin
– Karnınızı ve gövdenizi, kollarınızı fark edin, düşüncenizi bu bölgeye yönlendirin. Ellerinizi birkaç kez yumruk yapıp açın
– Tüm bedeninizi bir bütün olarak fark edin, hissedin ve bedeninizi esnetin
– “Bedenimin farkındayım, bilincimi tüm bedenime odaklıyorum, güne uyanık ve enerjik olarka başlıyorum” deyin
– Fiziksel bir ağrınız ve rahatsızlığınız varsa bile bu egzersizi yapın. Ağrıyan bölgeleri de fark edin. O bölgeye dokunun, okşayın ve enerji verdiğinizi düşünün.
– Beden farkındalığınıza ve bedeninizdeki tüm hücrelere teşekkür edin. Onlar aracılığı ile fizik dünyada bulunduğunuz için hücrelerinize ve bedeninize sevginizin sunun. Sevginin gül pembesi ışığının kalp şakranızdan içeri girerek tüm bedeninizi doldurduğunu imgeleyin ve gülümseyin. Sonra nazik bir şekilde kalıp yataktan çıkın.
– Bu egzersizin dışında bilinvi bedene odaklamak için yapılabilecek başka şeyler de var elbette. Uyanınca yataktan çıkıp fiziksel bazı egzersizler yapılabilir. Nefes egzersizi yapılabilir, yoga disiplinine ait bazı hareketler yapılabilir veya müzik eşliğinde dans edilebilir.
Fadime Çelik

… Ey Kadın!Bırak saçını süpürge etmeyi, süpürgene bin ve uç…

11295761_1089509584412527_9163973215917493337_n[1]

Şirinlik… Günün Fotosu… 25/05/2015

11152335_835881316447921_2702129076394062264_n[1]

Her Kadın Dünyadaki Tek Kadın Oymuş Gibi Hissettiren Bir Erkekle Yaşlanmak İster…

10982412_1089593464404139_8044554851725814590_n[1]

Tırnak Yapısına Göre Kişilik Analizi… Okuduklarınıza İnanamayacaksınız…

Uzun-tırnaklar[1]

 

Etli tırnaklara sahip insanlar; sinirli, şiddete yatkın ve fazla eleştiren bir kişiliğe sahiptir

Kırılgan tırnaklar; kolay kolay kimseye güvenmeyen ve şüpheci bir yapıya sahiptir

Kısa tırnaklar; muzip, alaycı ama mücadeleci bir karakterdir. Her yerin tertemiz olması için tüm güçlerini harcarlar.

Küçük ve sivri tırnaklar; şehvetli bir karaktere sahiptirler ve genelde akciğer rahatsızlığı ile mücadele etmek zorunda kalırlar.

Parmak uçlarına doğru incelen tırnaklar; genellikle sigara içerler ve nefes darlığı rahatsızlığı yaşarlar

Pembe renkli tırnaklar; merhametli kişilerin tırnak yapısıdır.

Sivri tırnaklar; hayalperest, sanata yatkın ve biraz tembel bir kişilikleri vardır.

Uzun tırnaklar; kolay kolay adapte olamayan, utangaç ve temkinli kişilik yapıları vardır.

Yenmiş tırnaklar; sinirli, güvensiz ve melankolik bir yapıya sahiptirler

Büyük ve yuvarlak tırnaklar; paragöz ve hırslı bir yapıya sahiptirler

Yuvarlak ve siyah tırnaklar; tehlikeli bir karaktere sahiptirler.

alıntı

 

Fransa’da süpermarketlerin yiyecekleri çöpe atması artık yasak

Fransa parlamentosunun gıda atığına karşı önlem almak için oluşturduğu yeni yasayla birlikte, süpermarketlerin hala tüketilebilir durumda olan yiyecekleri atması artık yasak! Bu düzenlemeyle birlikte her süpermarket; bir sivil toplum kuruluşuna bağışlamak, hayvan barınaklarına yollamak veya kompost yapmak şeklinde gıdaları değerlendirmek zorunda olacak.  

Yoksullukla ve açlıkla savaşan kitle günbegün artarken yiyecek israfının aşırı boyutlara gelmesi Fransa’yı harekete geçirdi. Hem insanlar hem dünya için büyük ölçüde tehlikeli sonuçlar yaratan bu duruma karşı, geçtiğimiz günlerde Parlamento tarafından alınan karar, Fransa’nın gündemine oturmuş durumda.

Fransa Gıda İsrafı

Hafif deforme olmuş meyve ve sebzeler, ambalajları hasar almış ve yoktan yere “defolu” sayılan veya hâlâ tüketilebileceği halde son kullanma tarihi yaklaştığı için atılacak olan ürünlerin hiçbiri çöpe gitmeyecek. Artık 400 metrekareden büyük her süpermarket bu bağlamda bir sivil toplum örgütüyle anlaşma imzalamak zorunda. Yasaya uymayanlar ise 75 bin Euro tazminatla veya 2 yıl hapisle cezalandırılacak. 2025 yılına kadar gıda israfının yüzde 50 oranında azaltılacağı hedefleniyor ve öngörülüyor. (France Info adlı radyo, aynı zamanda yakıt ve enerji amaçlı da ürün bağışlarında bulunulabileceğini bildiriyor.) Aynı zamanda 39 maddelik bu yasa gereğince artık müfredatta gıda israfına önemli ölçüde yer verilecek ve çocuklar bu konuda daha fazla bilgilendirilip eğitilecek.

Fransa’nın gıda atığı yönetimi için yalnızca bir başlangıç olan bu yasa devamında çeşitli düzenlemeleri getirmeye devam edecek. Sırada kedi-köpek kaplarının zorunlu hale getirilmesi var.

“1 milyon ton yiyecek çöpe atılıyor”

Gıda israfı Fransa başta olmak üzere tüm Avrupa’da önemli ve tehlikeli bir sorun. Gelişmiş ülkeler dünyadaki tüm aç insanları doyurmak için gerekenden daha fazla yiyecek israf ediyor.

(Fotoğraf: GBP)
(Fotoğraf: GBP)

Yapılan son araştırmalara göre ABD’de plastik, metal, cam ve kağıttan daha fazla yiyecek çöpe atılıyor ve sadece ABD’de her yıl 160 milyon dolarlık ürün hiç tüketilmemekte. Fransızlar yılda kişi başı 20-30 kilo arası yiyeceği çöpe atıyor ve bu 12-20 milyon Euro israfa denk geliyor. İrlanda’da, sivil toplum kuruluşu Food Cloud’un raporuna göre, her yıl 1 milyon ton yiyecek çöpe atılıyor. İngiltere’de ise son kullanma tarihine az kalmış veya geçmiş yiyeceklerin konteynırlarda kimyasallarla tahrip edildiği biliniyor. Bu yasaya benzer bir karar, haftada 1 tondan fazla gıda atan işletmelerin yiyecekleri çöpe atmasını yasaklamasıyla geçtiğimiz yıl ABD’nin bir eyaleti olan Massachusetts’ten geldi.

Dünya çapında üretilen tüm yiyeceklerin en az üçte biri olduğu gibi çöpe gidiyor. Çeşitli kampanyalar, uygulamanın evrenselleşmesi ve dünya çapında gerçekleşmesi için yola çıkmış durumda.

Kaynak: Washington Post, The Independent, The Guardian, The Journal, The Huffington Post

kAYNAK: gAİA derdi

Hülya Tokdemir reisin sayfasından alınmıştır

16 Psikolojik Tespitle “Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri”yle Yüzleşmek

Psikiyatrist Dr. İlker Küçükparlak @IKucukparlak duygusal ilişkiden kaçınma yöntemlerimize ayna tutuyor.

Bilinçli ya da bilinç-dışı olarak geliştirdiğimiz bu yöntemleri ya biz sevdiklerimize uyguluyoruz ya da sevdiklerimiz bize.

Yüzleşmeliyiz…

1. Bazen insan geçmişine takılır kalır, bazen de gelecekle ilgili saplantılı olarak düşünür durur. Bu hal genelde “şimdi”den kaçınmak içindir.

Bazen insan geçmişine takılır kalır, bazen de gelecekle ilgili saplantılı olarak düşünür durur. Bu hal genelde

2. Geçmiş veya geleceğe saplanıp kalma “şimdi”nin duygusunun ağırlığından kaçınmanın bir yoludur.O yüzden terapide “şimdi ve burada”ya bakarız.

Geçmiş veya geleceğe saplanıp kalma

3. Örneğin kişi geçmiş bir çatışma ve küskünlüğünü tekrar tekrar getirirse “şimdi ve burada” olan aslında pişmanlık ve özlem olabilir.

Örneğin kişi geçmiş bir çatışma ve küskünlüğünü tekrar tekrar getirirse

4. Duygudan kaçınmanın sık rastlanılan bir yolu da planlama ve hayatı bir projeye çevirme eğilimidir. Bu kişiler şimdi yerine gelecekte yaşarlar.

Duygudan kaçınmanın sık rastlanılan bir yolu da planlama ve hayatı bir projeye çevirme eğilimidir. Bu kişiler şimdi yerine gelecekte yaşarlar.

5. Duygu bireyin diğerine ihtiyacını hatırlatan bir fenomen. Diğeri ile yakınlaşmaktan kaçınmanın yolu duyguyu görmezden gelme olabilir.

Duygu bireyin diğerine ihtiyacını hatırlatan bir fenomen. Diğeri ile yakınlaşmaktan kaçınmanın yolu duyguyu görmezden gelme olabilir.

6. Bazı kişiler diğerlerine yakınlaşmamaya gayret ederler. Bu bağlanma biçemine ‘kaçıngan bağlanma’ denir.

Bazı kişiler diğerlerine yakınlaşmamaya gayret ederler. Bu bağlanma biçemine 'kaçıngan bağlanma' denir.

7. “Issız Adam”: Diğerine ihtiyacı inkar edemeyeceği düzeye gelince -kendi de anlamadığı biçimde- ilişkiyi sabote edip hüzünlenen biri.

8. Duygusal yakınlıktan kaçınma yöntemleri (1): Hobilerle aşırı uğraşı: Saatler maket yaparak geçiyor ve bir yakınınızı aramaya zaman kalmıyor.

Duygusal yakınlıktan kaçınma yöntemleri (1): Hobilerle aşırı uğraşı: Saatler maket yaparak geçiyor ve bir yakınınızı aramaya zaman kalmıyor.

9. Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (2): İşkoliklik/Aşırı Akademik Uğraş: Eve zaten gece yarısı geliyorsunuz, eve de iş getiriyorsunuz..

Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (2): İşkoliklik/Aşırı Akademik Uğraş: Eve zaten gece yarısı geliyorsunuz, eve de iş getiriyorsunuz..

10. Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (3): Aşırı İnternet Kullanımı: Evet, burada da arkadaşlarınız var ama ortamdan kaçmanız bir “ARV”ye bakar.

Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (3): Aşırı İnternet Kullanımı: Evet, burada da arkadaşlarınız var ama ortamdan kaçmanız bir
ARV: Sosyal medya platformlarında “Allah Rahatlık Versin” anlamına gelen kısaltma.

11. Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (4): Uyku Düzensizliği: Bir şekilde herkes uyurken uyanık, herkes uyanıkken uyuyor oluyorsunuz hep.

Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (4): Uyku Düzensizliği: Bir şekilde herkes uyurken uyanık, herkes uyanıkken uyuyor oluyorsunuz hep.

12. Yakınlıktan kaçınan bireylerin bir diğer özelliği de mantık fetişidir. Böylelikle duyguları ile aralarına mesafe koyabilirler.

Yakınlıktan kaçınan bireylerin bir diğer özelliği de mantık fetişidir. Böylelikle duyguları ile aralarına mesafe koyabilirler.

13. Diğerine olan ihtiyacın kaçınılmaz olduğu yakınlıkta ilişkiyi sabote etmek için elinden geleni ardına komama…

Diğerine olan ihtiyacın kaçınılmaz olduğu yakınlıkta ilişkiyi sabote etmek için elinden geleni ardına komama...

14. Duygusal İlişkide Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (5): Unutmak. Özellikle de anneye ilişkin anıları…

Duygusal İlişkide Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (5): Unutmak. Özellikle de anneye ilişkin anıları...

15. Duygusal İlişkide Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (6): Kendi duygularının farkında olamamak (Aleksitimi)

Duygusal İlişkide Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (6): Kendi duygularının farkında olamamak (Aleksitimi)

16. İnsan insanla ve insan için yaşar. Duygusal yakınlıktan kaçınarak geçen bir ömür ziyan edilmiştir.

Rejim Duası…

10341888_10152482353319189_1497977746725163131_n[2]

Yarabbi…

Biz yedik içtik, düşünmeden

bu hale geldik bilmeden

Sonunda doğru yolu

bulduk karbonhidrattan uzak durduk

Yarabbi, bizi sivribiber

gibi dümdüz et, dolmalık biber halimizden çıkar

Yiyip yiyip kilo almayan kullarından et

Yarabbi bendeki kiloları al ”aman bu nasılsa veremez”

diyen kullarına aktar.

Haset insanların ağzını kapatacak kiloya indir Yarabbi

Çikolatayı görünce dayanma kudreti ver

Tartı üzerinde bizi sınama Yarabbi…