Böbrek taşını eriten doğal karışım

bobrek-tasini-eriten-dogal-karisim-5622305[1]

Böbrek taşları her yıl binlerce insanı etkiliyor. İşte böbrek taşına iyi geldiği söylenen doğal karışım…

Bu karışımın böbrek taşlarını parçalayarak daha kolay atılmalarını sağladığı belirtiliyor.

Malzemeler: 1/4 bardak zeytinyağı

1/2 limon

1/4 bardak bal

1 demet maydanoz

1/4 bardak akçaağaç şurubu

Yapılışı: Limonları ufak parçalar halinde blendıra atın. İyi ce küçüldükten sonra diğer malzemeleri de karıştırıp tekrar blendırı çalıştırın. Karışımı kapağı kapalı halde buzdolabında muhafaza edebilirsiniz. Bu karışımı aç karınla sabahları bir çay kaşığı olarak tüketebilirsiniz. Gün içerisinde bol miktarda su içmeyi unutmayın. Herhangi bir alternatif tıp yöntemini denemeden önce mutlaka doktorunuza başvurun

Yaşının çok genç olduğunu düşünerek ihmal etmiş memesinde fark ettiği kitleyi. Bu nedenle geç kaldık.’

10675661_809403092456385_1169691734812053547_n[1]

Orta yaşlı ve düzgün giyimli bir adam sessizce kafeye girerek köşedeki masaya oturur.

Garsona sipariş vermek için beklerken yan masadaki gençlerin kendisine bakarak gülüştüklerini fark eder. Belli ki yakasına taktığı küçük pembe kurdele şeklindeki Rozetine gülmektedirler. Bu alaylı bakışları görmezden gelen adam, yan masadakilerin bu ısrarlı sırıtmalarına dayanamayarak elini lacivert ceketinin yakasındaki rozete götürerek,

‘Bu mu?’ diye bakışanlara sorar.

Yan masadakiler yüksek sesle gülerek,

‘Küçük güzel Pembe kurdeleniz lacivert ceketinize pek de yakışmış!’ diyerek sırıtmaya devam ederler.

Orta yaşlı adam bu sözü söyleyen delikanlıya dönerek,

‘Lütfen masama buyurun bunu tartışalım’ der.

Biraz önce tüm sevimsizliğiyle sırıtan delikanlı sebebini anlamadığı bir utanma ve sıkıntı hissine kapılsa da gelip masaya oturur.

Adam anlaşılır ve yumuşak bir sesle,

‘Bu Rozet tüm dünyada, içinde olduğumuz ayda, kadınların arasında meme kanseri bilincini yaygınlaştırmayı ifade ediyor.

Ben bu rozeti annemin adına takıyorum’ der.

Bu açıklama karşısında başkalaşan delikanlı,

‘Çok üzüldüm, anneniz meme kanserinden mi öldü’ diye sorar.

‘Hayır’ diye cevap verir orta yaşlı adam ve devam eder:

‘Annem sağ. Küçük bir çocukken kendimi yalnız hissettiğim korkulu anlarımda her zaman başımı saklayabileceğim ve huzur bulacağım yumuşak bir yuvadır annemin memeleri. Annemin sağlığı için dua ediyorum.

‘Hımmm’ diye kekeler delikanlı.

‘Bu rozeti karım için takıyorum’ diye devam eder orta yaşlı adam.

‘Karınız da herhalde iyi’ diye sorar delikanlı.

‘Evet, evet’ der adam

‘Karım benim için aşk ve sevgi kaynağı olmuştur her zaman. 23 yıl önce sevgili kızımızı beslemiştir memesiyle. Karımın sağlığı için Allah’a şükrediyorum.’

‘Sanırım kızınızın sağlığı için de takıyorsunuz?

‘Hayır…. Kızımı bir ay önce meme kanseri nedeniyle kaybettik.

Yaşının çok genç olduğunu düşünerek ihmal etmiş memesinde fark ettiği kitleyi. Bu nedenle geç kaldık.’

Genç delikanlı, yüzündeki utangaç ve üzüntülü bir ifadeyle,

‘Çok üzgünüm bayım. Özür dilerim’ der…

Orta yaşlı adam ‘Kızımın anısına öğünerek takıyorum Bu küçük pembe kurdeleyi. Bu sayede çevremdekileri de aydınlatabiliyorum. Şimdi evine git, karınla, kızınla, annenle konuş’ deyip cebinden çıkardığı küçük pembe kurdele rozetini uzatırken, delikanlı öne eğilir ve takmama yardım edebilir misiniz?’ diye mahçup mahçup sorar.

Bu öyküyü Türkiye Meme Vakfı’ndan Dr. Can Gürbüz gönderdi..

Öykünün altına bir de not düşmüş:

‘Bir mumun, diğer mumu yakarak aydınlatmasıyla kaybedeceği hiçbir şey yoktur..’

Lütfen bu hikâyeyi yayarak diğer mumları da aydınlatın…

99 yaşında ve her gün Afrika’daki çocuklar için bir elbise dikiyor

Lillian Weber 99 yaşında ve yaklaşık 2 yıldır her gün bir elbise dikiyor, hem de çok etkileyici bir sebeple. Bugüne kadar diktiği 800’den fazla elbise Little Dresses for Africa adlı yardım organizasyonu sayesinde Afrika’daki çocuklara ulaşmış. Amacı 1000 elbiseye ulaşmak. Böylece 100 yaşına geldiğinde toplamda 1000 elbise dikmiş ve her biriyle Afrika’daki bir çocuğu sevindirmiş olacak. Weber 1000’e ulaştığında da bu elbiseleri dikmeyi bırakmayacağını söylüyor. Elbiseler tek bir kalıptan çıksa da Weber her birini başka bir ayrıntıyla süslemiş.

elbise diken 99 yasindaki kadin 1

elbise diken 99 yasindaki kadin 2

elbise diken 99 yasindaki kadin 3

elbise diken 99 yasindaki kadin 5

elbise diken 99 yasindaki kadin 4[mymodernmet aracılığıyla]

Scientia potentia est:

İnsan önce almayı öğreniyor. Sonra sürekli almanın mümkün olmadığını öğreniyor.

168813_136205179773851_5409718_n[1]
İnsan önce almayı öğreniyor. Sonra sürekli almanın mümkün olmadığını öğreniyor. Her şeyin emek istediğini ve kendisinin de almak için önce vermek zorunda olduğunu öğreniyor. Sonra yanlış insanlara yanlış işlere emek, zaman, sevgi vermeyi öğreniyor. Son…ra, yanlış diye bir şey olmadığını, aslında hepsini sadece ve sadece kendisi istediği için verdiğini öğreniyor.
Önce “asla”ları “belki”lere çevirmeye öğreniyor. Sonra “belki”leri, ”hayatta her şey insanlar için”e çevirmeyi öğreniyor. Sonra, pişman olmayı öğreniyor. Asla deyip yaptıkları için değil de asla deyip yapmadıkları için daha büyük pişmanlık duyulacağını öğreniyor.
Önce yaşamayı öğreniyor. Yaşamanın nefes alıp vermekten farklı boyutları olduğunu öğreniyor. Yaşam kalitesi denen bir şey olduğunu öğreniyor. Yaşam içindeki duyguları öğreniyor. Gülmeyi, ağlamayı, neşeyi, coşkuyu, kederi, korkuyu, kıskançlığı öğreniyor. Sonra bir gün gerçek bir ölüm yaşadığında ve iliklerine kadar üzüldüğünde ölümü öğreniyor. Ve yeniden yaşamı öğreniyor.
İnsan, önce bebek olmayı, sonra çocuk, ergen ve yetişkin olmayı öğreniyor. Öğreniyor öğreniyor öğreniyor….insan olmayı öğrenmek ise gerçekten zaman alıyor…
Alıntı

İnsan yapığı yanlışlara değil de, yanlış insanlara yaptığı doğrulara üzülüyor…

11064661_10153181859587510_59197076971591888_n[1]

Sivrisineklerden Evinizde, iş yerinizde, balkonunuzda, bahçenizde hiçbir ZEHİR ve KİMYASAL kullanmadan bunlardan kolayca kurtulabilirsiniz…

11245526_10153219099262707_4793128740632880907_n[1]

Sinek, sivrisinek sezonuna girdik.
Evinizde, iş yerinizde, balkonunuzda, bahçenizde hiçbir ZEHİR ve KİMYASAL kullanmadan bunlardan kolayca kurtulabilirsiniz.
Hem de bir limon 25-30 tane karanfil ile.
Üstelik limon ile karanfilin birleşmesinden ortama mis gibi koku yayılıyor.

Dondurmalı İrmik Helvası

safe_image[2]

Malzemeler:

  • 500g irmik
  • 1 paket margarin (250g)

Şerbeti için:

  • 2 su bardağı süt
  • 1 su bardağı su
  • 2 su bardağı şeker (Ben 2,5 bardak kullandım, bize biraz tatlı geldi gerçi eşim çok beğendi ama ben çok tatlı sevmediğimden 2 bardak şekerin daha iyi olacağını düşünüyorum. )

Üzeri için:

  • Fıstık

İçi için:

  • Sade dondurma

Süt, su ve şekeri küçük bir tencereye alın, şeker eriyene kadar karıştırarak ısıtın. Kaynamasına gerek yok şeker erise yeterli gelecektir. Sonra ocağı kapatarak irmiği kavurmaya başlayabilirsiniz.

İrmiği rahatça kavurabileceğiniz bir tencereye margarini alın ve eriyene kadar bekleyin. Margarin eridikten sonra irmiği ilave edin, tahta bir kaşık ile irmiğin rengi koyulaşana kadar sürekli karıştırarak kavurun. Helva yapmak aslında çok basit ama kavurma aşaması gerçekten kuvvetli bir kol istiyor. İki kişi iseniz süper arada bırakıp kaçabilirsiniz:) İrmiğin rengi dönüp nefis kokularını saldığında isterseniz küçük bir kaba bir kaşık irmikten alarak üzerine bir kaşık şerbet döküp rengini kontrol edebilirsiniz. Ben açık renk sevmediğimden iyice kavurdum sonra rengi yeterli geldiğinde ilk olarak elinize tencerenin kapağını alarak çok dikkatlice şerbeti dökün. Hemen tencerenin kapağını kapatın, şerbet sıçrayabilir. Daha sonra 6-7 dk kadar karıştırarak koyulaşmasını bekleyin. Ocağı kapatın ve tencerenin de kapağını kapatarak helvanın demlenmesini bekleyin. Helva soğuduktan sonra hatta ılıkken daha çok seviyorum. Karıştırıp küçük bir kaseye streç film sererek, tabanına ve kenarlarına helvadan döşeyin. Ortasına dondurma koyarak, ters çevirin. Üzerini fıstık ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

Ben uzun zaman önce metal kaselerden almıştım, streç film sermeme gerek kalmadan çok rahat bir şekilde içinden düştü. Ama porselen kullanacaksanız dondurma koymadan önce ilk seferinde helvanın rahatça düşüp düşmediğini kontrol etmenizi  öneririm.

Annemin tarifine göre helva yaptığımda irmik hemen şerbeti çeker ve oldukça koyu kıvamlı, tane tane irmikli olurdu. Bu tarif ile irmiğe şerbeti döktüğümüzde bir hayal kırıklığı yaşadık çünkü çorba gibi oldu:) ocağı kapatmadan karıştırınca yavaşta olsa koyulaştığını fark ettik. 6-7 dk sonra kıvama gelmişti. Kısık ateşte yanan ocağı kapatıp helvayı demlendirdik. Annecim kusura bakma ama bu helva da çook güzel oldu:)

alıntı

Dünya Meselelerinden Uzaklaş… Zihnini Boşalt…

11159477_10153246443518118_7748704283513511779_n[1]

Bi Tık Daha Açsana…

11114760_1020135094678506_7040240076094468874_n[1]

İçeceklerinizde Limonlu Naneli Buzlar Kullanın…

11205096_451611035005514_7197027113832261400_n[1]

Malzemeler

  • Limon
  • Nane Yaprakları
  • Su

Hazırlanışı

Buz kalıbınızın içine limon dilimleri ve nane yapraklarını koyun. İster çay isterseniz su ile dondurup tam da bu mevsimde içeceklerinizi soğuk içmek için kullanın 😉 Afiyet Olsun.

Ter kokusuna bitkisel çözüm!

4ba2e9c11522067a8997529637c372f6_M[1]

Ter; vücudun ısı, su ve tuz dengesini düzenleyen sağlıklı bir salgıdır. Cildi nemlendirip, vücut ısısını sabitler. Sıcak ve nemli ortamlarda hızla çoğalan bakteriler; ter salgısının kötü kokmasına neden olur.

Ter Kokusunu Önlemek İçin;

Ter kokusuna önlemeye yönelik en önemli çözüm temizliktir.
Her gün banyo yapmak

Koltuk altı bölgesinde tüyleri ağda, jilet, epilatör ya da tüy dökücü kremlerle almak
Banyo sonrası iyi kurulanmış cilde deodorant ya da antiperspirant uygulamak kötü ter kokusuna neden olan bakterileri ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır.

Terlemeyi azaltmak için pamuklu kumaştan üretilmiş kıyafetler ve iç çamaşırları tercih etmenizde fayda vardır.
Terlediğinizi hissettiğiniz anda hemen deodorant ya da antiperspirant sıkmadan önce koltuk altınızı yıkayıp bakterilerden arındırın ve iyice kurulayın.

Ter kokusunu önlemek için bitkisel bir yöntem uygulamak istiyorsanız; anti bakteriyel özelliğe sahip adaçayını tercih edebilirsiniz. 1 bardak kaynar suyun içine 2 dal adaçayı ekleyip 5 dakika demlenmesi için bekleyin. Sürenin sonunda adaçayını süzün. Bir parça pamuğu adaçayına batırıp koltuk altı, ayak, el gibi terleyen bölgelerinize sürün.

Ayrıca banyoda duruluma suyuna 15 dk nane yaprakları koyarsanız vücudunuz gün boyunca temiz kokacaktır.

Ayak terlemesini ve bakterilerin yol açtığı mantar oluşumunu engellemek için her gün ayaklarınızı yıkayıp, parmak araları dâhil iyice kurulayın. Bebe pudrayı ayaklarınıza masaj yaparak sürün.

alıntı

Domates Suyu: Prostat Kanseri, Mide Kanseri

1513322_924892087531702_1169878375462537015_n[1]

Ev temizliği ürünlerine harcadığınız paradan tasarruf edin ve kendi doğal solüsyonunuzu kendiniz hazırlayın!!

10422150_909687749052136_9140467769779974055_n[1]

Ev temizliği ürünlerine harcadığınız paradan tasarruf edin ve kendi doğal solüsyonunuzu kendiniz hazırlayın!!

Nasıl mı?
Kapalı bir kabın içerisine koyduğunuz 1 litre sirkeye portakal, limon veya herhangi bir turunçgil kabuğunu ekleyin ve 2 hafta boyunca bekletin.

Ardından süzgeçten geçirin ve %50-50 olana kadar su ekleyin ve bir şişede muhafaza edin.

Yüzeylerde, parkede, armatürlerde, banyo ve mutfakta vs. kullanabilirsiniz.

Anti-bakteriyeldir, güzel kokar, ayrıca kir ile yağ üzerinde çok başarılı sonuçlar edersiniz.
En güzeli ise kesinlikle hiç bir şekilde zararlı kimyasallar içermemesidir

İşte Hipokrat ”Ölümsüzlük Yemeği”

10257756_918732918147619_8075316217578213083_n[2]

 

Arı Poleninin Faydaları

Tarihte bilinen en eski besin takviyelerinden birisi polendir. Osmanlı İmparatorluğunda, baldan ve polenden gıda takviyesi olarak faydalanıldığı bilinmektedir.

Polen, hayatımızın her alanında bulunan çiçeklerin erkek organ hücresidir. Arılar bir çiçeğe kondukları zaman çiçek üzerindeki polen tozları arı üzerine yapışırlar, arılar üzerlerine yapışan bu toz zerreciklerini salgıladıkları sıvı yardımıyla bir birine yapıştırarak ayaklarına tuttururlar ve kovana taşırlar. Arı ilk konduğu çiçekten başka bir çiçeğe geçtiği zaman, üzerine yapışan polen tozları diğer çiçeğin dişi organına temas ettiğinde çiçekler arasında çiftleşme gerçekleşmiş olur.

Yapılan araştırmalar arının sabah ne tür çiçeğe konarsa, akşama kadar sadece o tür çiçeğe konmaya devam ettiğini göstermektedir. Bilim insanlarının yaptığı araştırmalarda arıların yokluğundan dolayı polen taşınmasının olmaması durumunda, bütün dünyadaki yaşamın birkaç sene içerisinde yok olacağı yönündedir. Arılar doğadan aldıkları bu polenler ile kovanlarına geldiklerinde arıcıların kovan girişlerine yerleştirmiş oldukları ve arının geçebileceği genişlikteki polen kapanlarından geçmeye çalışırken ayaklarına yapışmış olan polenler kovanın girişine monte edilen polen kapanının altındaki tepsiye dökülürler. Genellikle arı yetiştiricileri, bir gün poleni kendileri alırlar, bir sonraki günde arılara bırakırlar.

Polende insan vücuduna yararlı tam 22 çeşit aminoasit, 27 çeşit madensel tuz, doğal hormon, enzim, pigment, karbonhidrat ve ferment bulunmaktadır. Ayrıca polende bulunan elementlerden bazıları da demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyumdur. Alüminyum, nikel, titanyum ve çinko da polende bulunan iz elementlerdir. Polende bulunan vitaminler de, A, B1, B2, B3, B4, B5, B6, B7, B8, B9, B12, C, D, E, H ve P vitaminleridir.

Polenin insan vücuduna faydaları;

* H vitamini sayesinde gelişmeyi kolaylaştırır ve hızlandırır, deri ve göz kapağı iltihaplarını önler
* İçinde bulunan rutin sayesinde fazla kanamayı engeller.
* Kalp kasının çalışmasını güçlendirir.
* Bağırsak iltihaplarını iyileştirir3764_polen_3
* İştah açıcıdır.
* Kabızlık ve tıkanmaları ortadan kaldırır.
* İshali giderir.
* Bağırsak mikroplarını düzenler.
* İnsanlarda sinirliliği ortadan kaldırır.
* İnsanlarda kuvvet şurubu etkisi yapar.
* Düşünme yeteneğini artırır.
* Kandaki alyuvar sayısını % 25-30 oranında artırır.
* Hemoglobini % 15 oranında artırır.
* Görme yetisini artırır.
* Cystin aminoasidi, saçın gelişmesine katkıda bulunur.
* Prostat hastalığına faydası vardır.
* Güzellik kremi olarak da kullanılır.
* Zekâyı çalıştırır.
* Hemeroid rahatsızlığını giderir.3764_polen_6
* Yüksek tansiyonu düzenler.
* Soğuk algınlığını giderir.
* Kalp kasının çalışmasını hızlandırır.
* Kanser tedavisinde destekleyici olarak görev yapar.
* Alerjilere karşı vücut direncini artırır.
* Atletler enerjilerini ve dirençlerini artırmak için kullanırlar.
Yukarıda sayılanlardan çok daha fazla faydası olduğu bilinmektedir ve ilerleyen teknoloji sayesinde daha birçok faydası keşfedilecektir.

Şimdi de polenin nasıl kullanılması gerektiği hakkında bilgi vermeye çalışalım. Normal şartlarda polenin sindirilmesi 2 saatlik zaman alır. İlk kullanmaya başlandığında 1 çay kaşığı kadar kullanılarak başlanmalıdır. Arının poleni aldığı çiçeğe göre polenin tadında ve renginde de değişiklik olabilmektedir. Polen her hafta biraz daha artırılarak yenmeye devam edilir, fakat her şeyde olduğu gibi poleninin de fazlası zararlı olabilir; bunun için günlük 30 – 35 gramdan fazlası yenmemelidir. Sade şekilde yenilebileceği gibi ılık süte, meyve suyuna karıştırılarak veya bal ile karıştırılarak ta yenilebilir