11209749_887226154674078_6056806292459489360_n[1]

 

Hocalardan biri final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav
sorusu olarak tahtaya, “Why?” (Neden?) yazmış.

Öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar, sonra herkes birşeyler yazmaya başlamış.
Yalnız bir öğrenci, sınavın ilk dakikasında ka…Devamını Gör
Hocalardan biri final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav
sorusu olarak tahtaya, “Why?” (Neden?) yazmış.

Öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar, sonra herkes birşeyler yazmaya başlamış.
Yalnız bir öğrenci, sınavın ilk dakikasında kağıdını teslim etmiş.

Öğrencinin cevabı da soru gibi kısaymış: “Why not?”
(Neden olmasın ki?) Bu öğrenci sınavdan “100” almış.

Aynı hoca başka bir sınavda “Risk nedir?” diye soruyor.
Yine bir öğrenci sınavın ilk 10 saniyesinde teslim ediyor kağıdını.
Kağıdın üst kısmında sadece “isim-soyadı” yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz yaprak.

En altta ise “İşte risk budur” diye yazıyor.
Ve sonuçta da sınıftaki en yüksek notu alıyor.

Hocanın bir sonraki sınavında yine “Risk nedir?” sorusuyla karşılaşan öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer “0” alıyor. Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini soruyor.
İşte Hocanın cevabı:

– “Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak aptallıktır!”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kaybetmekten mi korkuyorsun; kaybet

11200794_887227134673980_2654513708989841308_n[1]

Kaybetmekten mi korkuyorsun; kaybet

. Düşmekten mi korkuyorsun; düş.

Yaralanmaktan mı korkuyorsun; yaralan.

Sonra iyileş. Yeniden kalk.

Yeniden başla.Yeniden sev.

Yeniden âşık ol. Bir daha mı düştün?

Bir daha kalk.

Er ya da geç, beklediğin gelecek.

Er ya da geç aradığın seni bulacak.

Ama sen bir kez yıldın mı, korktun mu, maskeni yüzüne geçirip kalkanlarını kuşandın mı, o zaman bitecek.

Beklediğin her ne ise asla gelmeyecek…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayyy Brad Pitt?

11064802_887214491341911_2440698669483240741_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Adaletli bir şeçim için www.oyveotesi.org ile birlikte görev almanızı öneririm .

11206100_883704421694925_1377167729900859861_n[1]

Vatandaş koş! Seçim sonuçlarını denetleyebilecek sistem bulundu

07/05/2015

Şeffaf olmayan SEÇSİS’e mahkum değiliz artık, Oy ve Ötesi var, T3 var. Nasıl mı? Buyrun anlatayım…

Geçen yıl bir dizi halinde yazmış, hatta bu mevzuda devletle ‘polemiğe’ girmiştim. Algı yanıltması yaparak ortada olan sorulara cevap vermeden vermiş rolüne soyunan, dolayısıyla polemiği yapan, elbette ki, ben değildim.

2004’te kullanılmaya başlanan Bilgisayar Destekli Seçmen Kütüğü Sistemi, SEÇSİS’tir. Benim bu sistemdeki açıklara değindiğim yazının başlığı ‘Seçim sonuçlarına güvenilmeyeceğinin somut kanıtı’ idi. SEÇSİS’in yapısı seçim sonuçlarıyla ilgili şaibe yaratacak cinstendi ve şu güne kadar hiç bir devlet kurumu aksini kanıtlayamadı.

Nasıl çalıştığını biliyorsunuz… Sandıklar sayıldıktan sonra tutanaklar ilçe seçim kuruluna gidiyor ve oradaki SEÇSİS ekranına sonuçlar giriliyor. İşte biz o tutanakların sandık başlarından ayrıldığı andan sonuçlar açıklanana kadar olan bölümde neler olduğunu bilmiyoruz. Karanlık bir devre…

Sayısız defa yazdığım gibi SEÇSİS’in denetlenmesine imkan verecek bir yapısı yok. Daha doğrusu SEÇSİS’in UYSM sertifikasyonu olmadığı için (daha detaylı anlamak isteyen ilgili yazılarımı okuyabilir) ekranın öte yanındaki kişiler sonuçlarda oynama yaparsa anlamak mümkün olmayabilir.

Yani ‘demokrasimizin direği’ böyle oynak bir zemine dikilmiş vaziyette.

**

Seçim güvenliği alanında binlerce gönüllüyü sandık görevlisi olmak yönünde eğiten ve örgütleyen Oy ve Ötesi bu açığın da ivedilikle çözülmesi gerektiğine kani oldu geçen yıl. Ve size iyi haber, çözdü.

T3 adlı bir yazılım sayesinde…

Oy ve Ötesi’nin kurucularından Sercan Çelebi ile konuşup anlatmasını istedim: ‘Senin de bir çok defa yazdığın gibi seçim günü sistemden koptuğumuz bir bölüm vardı. Tutanaklar teslim edildikten sonra neler olduğunu göremiyoruz. Bunun için ne yapabiliriz diye konuştuk ve sonuçta ihtiyacımızın SEÇSİS’e alternatif bir bilgisayar programı olduğuna karar verdik. Gönüllülerimizden Sina yazdı programı. Adı T3… Şöyle işleyecek: Oy ve Ötesi gönüllüleri sandık sayımı bittikten sonra elde ettiği imzalı tutanağı scan edecek ve sisteme girecek. Bu tutanaklardaki sonuçları T3’e gireceğiz. Birbirinden bağımsız ve habersiz en az üç kişinin aynı sonucu girmesi gerekiyor ki T3 bunu onaylasın. Dolayısıyla biz de kendi içimizde olabilecek dalgınlıkları, manipülasyonları ve yanlışları önlemiş olacağız.’

Peki dedim, birinci ve ikinci partinin arasındaki oy farkının yüzde 0 ila 3 arasında değiştiği, en ufak bir oy farkının meclise milletvekili sayısı olarak yansıyacağı kritik il ve ilçeler var, oralarda ne yapacaksınız?

‘Zaten tüm sistemi buna göre kurduk. 45 il 162 ilçede toplam 106 bin sandıkta 120 bin görevlimiz, 12 bin okul sorumlumuz olacak. Ofislerimizi büyük scanner’ların yakın olduğu yerlerde konumlandırdık. Görevlilerimiz imzalı tutanakları alıp makinelerin başına koşacak, tutanakların imajlarını çıkaracak ve bizlere gönderecek. 30-40 bin tutanak biriktikten sonra seçim gecesi herkese T3 çağrısı yapacağız. ‘İşte bunlar tutanaklar haydi birlikte T3’e rakamları girelim’ diyeceğiz. SEÇSİS’le eş zamanlı olarak gerçek rakamları gireceğiz ve SEÇSİS’teki sonuçların doğruluğunu test edebileceğiz. T3 ile seçim sonucunu 12 saat içinde net olarak bildireceğimizi düşünüyoruz. Bunu Cumhurbaşkanlığı seçiminde denedik, işledik. Kağıthane’de 1600 oyun farklı girildiğini gördük. CHP bizim tutanaklarımızla dava açtı. Türkiye tarihinde kabul edilmiş ilk seçim yolsuzluğu davasıdır. Sonuç 1600 oyla değişmiyordu ama dediğin gibi değişebileceği yerler var.’

**

Biliyorsunuz seçim günü ve gecesi ‘fantastik olaylar’ yaşanabiliyor. Kediler trafolara giriyor, elektrikler kesiliyor, ilçe seçim kurullarının kapısı saatlerce bir partinin görevlileri tarafından kilitlenebiliyor. Bunlar oluyor ve seçimle ilgili kafalarda ciddi soru işaretleri yaratıyor. E doğal olarak…

Şaibe kötü şeydir. Asgari seviyeye indirmek Oy ve Ötesi ile mümkün. Şikayet etmek yerine gönüllü olarak sandıkların ve bilgisayarların başına geçelim. Bu devirde hiç bir şeyi devletin tekeline bırakmama imkanı var. Mutlaka kullanalım. Haydi… oyveotesi.org

ezgi başaran

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İşine Bak Lavuk…

10452308_1018459941512688_4166704444026198574_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ehhh, Yeter Be Bıktım!!!

11221647_1018461218179227_3402742497365277634_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şükran Dur Gitme Lütfen!!! Öyle Demek İstemedim…

11196307_1018458701512812_4759025636242303573_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karbonattan yararlanabileceğiniz 8 farklı alan…!

11244575_450614695105148_9138054743989905800_n[1]

Karbonatla hazırlayabileceğiniz 8 farklı karışımla saç fırçalarını, küçük mutfak aletlerini temizleyebilir hatta pedikür suyuna katarak ayaklarınızın yumuşamasını bile sağlayabilirsiniz.

Karbonattan yararlanabileceğiniz 8 farklı alan
Tatlılara, tuzlulara kattığımız ya da kabartma tozu yerine kullandığımız karbonatı aslında kendi görevinin dışında pek çok alanda kullanabilirsiniz. Nasıl mı?

İşte karbonatı kullanabileceğiniz farklı alanlar ve karbonatla hazırlayabileceğiniz karışımlar:

Böcek ve sinek ısırıkları için birebirdir: 1 tatlı kaşığı karbonat ve 1 tatlı kaşığı suyla hazırlayacağınız karışımı sinek ısırıklarının üzerine sürün. Kaşıntınızın azaldığını fark edeceksiniz.

Saç fırçalarınızı temizler: 1 bardak suyun içine 1 yemek kaşığı karbonat koyun ve saç fırçalarınızı yıkayın. İlk günkü gibi olacaktır.

Küçük mutfak aletlerinizi temizler: Bulaşık süngerini ıslatıp üzerine 1 tatlı kaşığı karbonat dökün. Ardından fırın, mikrodalga ya da diğer küçük ev aletlerinizi temizleyin. Parladıklarını fark edeceksiniz.

Buzdolabınızı da temizler: 2 litre suyun içine 4 yemek kaşığı sirke, 2 yemek kaşığı karbonat atın ve nemli bir bezle dolabınızı silin. Buzdolabınız tertemiz olacak.

Kesme tahtasını dezenfekte eder: Kesme tahtasını biraz ıslatın. Üzerine 1 yemek kaşığı karbonat dökün ve süngerle ovun. Kesme tahtanız tertemiz ve dezenfekte olsun…

Meyve ve sebzeleri temizlemede yardımcı olur: Meyve ve sebzelerinizi yıkarken karbonat kullanarak daha kolay bir temizleme sağlayabilirsiniz.

Pedikürün başrol oyuncusudur: Pedikür için hazırladığınız suya 2 yemek kaşığı karbonat koyarak ayağınızın yumuşamasını sağlayın.

Temizlik eldivenlerinin olmazsa olmazıdır: Temizlikte kullandığınız eldivenlerinizin içine bir çimdik karbonat atın. Bu, kötü kokuların giderilmesini ve eldiveninizi daha kolay giymenizi sağlayacaktır.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karpuz: kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar

747731668301[1]

Yaz aylarının favori meyvelerinden biri olan karpuzu özellikle aşırı sıcaklarda besleyici ve elektrolit bakımından zengin bir su kaynağı olarak tüketebilirsiniz. Domates gibi karpuza da kırmızı rengini veren likopenin kanser riskini azaltmaktan, göz sağlığını korumaya kadar pek çok faydası bulunuyor. Likopen aynı zamanda kalp ve damar sağlığının korunması için önemli bileşenler arasında yer alıyor. C vitamini bakımından zengin karpuzun bir diğer faydası ise bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini artırması. C vitamini aynı zamanda cildi güneşin zararlı etkilerine karşı koruyor ve saçların kurumasını önlüyor.

Karpuzun Sağlığa Faydaları

Kas Ağrıları: Karpuz suyu özellikle spordan sonra yaşanan kas ağrılarını hafifletiyor. Bu nedenle atletler arasında oldukça popüler bir meyve olan karpuzun ağır egzersizler sonrasında yaşanan kas ağrılarını azalttığı son yıllarda yapılan araştırmalarla da tescillendi. İspanyol bilim insanlarının yaptığı çalışmaya göre karpuzun bu özelliği içerdiği L-citrulline adlı bileşenden kaynaklanıyor. L-citrulline amino asidi vücut tarafından temel bir amino asit olan L-arginin’e dönüştürülüyor. L-arginin ise kan dolaşımını geliştirerek kan damalarını rahatlatıyor ve ağrı egzersizler sonrası sık görülen kas ağrılarını hafifletiyor.

Kalp Sağlığı: Karpuz kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü düşürerek kalp hastalıklarının önünü açan yüksek kolesterole bağlı damar tıkanıklığını engelleyebilir. Purdue Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre düzenli olarak karpuz ve karpuz suyu tüketenlerin kötü kolesterolü tüketmeyenlere oranla %50 daha az. Ancak bu araştırmadan “karpuz kolesterolü düşürür” sonucunu kesin olarak kabul etmek pek mümkün değil çünkü araştırma henüz sadece laboratuvar hayvanları üzerinde yapılmış. Karpuzun kolesterole etkisinin netleşmesi için insanların katılımıyla yapılacak daha çok sayıda araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Likopen: Meyve ve sebzelere kırmızı rengini veren likopen pigmenti denilince akla ilk olarak domates gelir ancak karpuz domatesten daha fazla likopen içermektedir. Likopen üzerine yapılan araştırmalar en çok karpuz, domates, guava, papaya, kırmızı greyfurt, tatlı kırmızı biber, kuşkonmaz ve kırmızı lahanada bulunan bu bileşenin prostat kanseri riskini azalttığını, kalp hastalıklarına karşı koruma sağladığını, sarı nokta olarak bilinen makular dejenerasyon hastalığı ve katarakt riskini düşürdüğünü ortaya koyuyor.

Yüksek Tansiyon: Florida State Üniversitesi tarafından yapılan güncel bir araştırmaya göre karpuz kilolu kişilerde yüksek tansiyonun düşürülmesine yardımcı oluyor. 13 orta yaşlı, aşırı kilolu ve hipertansiyon hastasının katılımıyla 12 haftalık bir süreyi kapsayan araştırmada karpuzda bulunan L-citrulline’in hem dinlenir halde hem de aktivite sırasında aorta olan basıncı azalttığı tespit edilmiş.

Kilo Kontrolü: Karpuz oldukça az kalori içerir ve 1 kase karpuz ortalama 45 kaloridir. Karpuz sadece düşük kalorisi ile diyetinize destek olmaz aynı zamanda lifli yapısıyla uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur. Canınız çok tatlı çektiğinde karpuz yiyebilirsiniz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta karpuzun da şeker içerdiğidir. Yani 1 kase yerine bütün 1 karpuzu yerseniz (4.5 kg kadar) hem kan şekeriniz yükselir hem de yaklaşık 250 gram şeker yemiş olursunuz.

Göz Sağlığı: Karpuzda bol miktarda bulunan A vitamini göz sağlığının korunması için en önemli vitaminlerden biridir. A vitamini eksikliğinde göz kuruluğu, göz enfeksiyonu, görüşün zayıflaması gibi sorunlar ortaya çıkabilir. A vitamini aynı zamanda sarı nokta hastalığı ve katarakt riskini düşürmektedir. 1 kase karpuz günlük A vitamini ihtiyacının %18’ini tek başına karşılar.

Su: Yaz meyvesi olan karpuzun %91’i sudur. Elektrolit bakımından zengin olan bu su özellikle sıcak yaz aylarında su kaybına bağlı olarak görülen halsizliğe iyi gelir. Elektrolitler aynı zamanda sinir hücrelerinin fonksiyonu, kasların çalışması ve kalp sağlığı için son derece önemlidir. Aşırı terlediğiniz bir fiziksel aktivite sonrası 1 bardak karpuz suyu içmek sizi kendinize getirir.

Antioksidan Etkisi: Karpuz flavonoidler, karotenoidler ve triterpenoids gibi fenolik bileşikler bakımından zengindir. Aynı zamanda karpuzda bulunan likopen çeşitli hastalıkların görülme riskini yükselten serbest radikalleri nötralize eder.

Vitamin ve Mineral İçeriği: Oldukça besleyici bir meyve olan karpuz yüksek oranda A ve C vitamini ile kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, bakır ve manganez mineralleri içerir. Ayrıca sindirime iyi gelen besin lifi bakımından zengindir.

Karpuzun Besin Değeri

1 kase karpuz (154 gram)

  • 46 kalori
  • 0.9 gr protein
  • 0.6 gr besin lifi
  • 10 gr şeker
  • 141 gr su
  • 876 IU A vitamini (günlük ihtiyacın %18’i)
  • 12.5 mg C vitamini (günlük ihtiyacın %21’i)
  • 0.1 mg B1 vitamini (günlük ihtiyacın %3’ü)
  • 0.3 mg B3 vitamini (günlük ihtiyacın %3’ü)
  • 0.1 mg B6 vitamini (günlük ihtiyacın %3’ü)
  • 4.6 mcg B9 vitamini (günlük ihtiyacın %1’i)
  • 0.3 mg B5 vitamini (günlük ihtiyacın %3’ü)
  • 10.8 mg kalsiyum (günlük ihtiyacın %1’i)
  • 0.4 mg demir (günlük ihtiyacın %2’si)
  • 15.4 mg magnezyum (günlük ihtiyacın %4’ü)
  • 16.9 mg fosfor (günlük ihtiyacın %2’si)
  • 173 mg potasyum (günlük ihtiyacın %5’i)
  • 0.2 mg çinko (günlük ihtiyacın %1’i)
  • 0.1 mg bakır (günlük ihtiyacın %3’ü)
  • 0.1 mg manganez (günlük ihtiyacın %3’ü) içerir.

Bu rakamlar 4 yaş üzeri için referans diyeti olarak kabul edilen 2000 kalorilik diyete göre oluşturulmuştur. Sağlık koşullarına bağlı olarak günlük alınması önerilen vitamin ve mineral miktarları farklılık gösterebilir.

Fazla Karpuzun Zararı Var mı?

Karpuz ve domates gibi likopen bakımından zengin gıdaların aşırı tüketimi mide bulantısı, kusma, ishal, hazımsızlık ve şişkinlik gibi bazı sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir.

Karpuz yüksek oranda potasyum içerdiği için fazla potasyumun vücuttan atılmasında böbreklere aşırı yük binebilir. Özellikle mevcut böbrek rahatsızlığı bulunanlar karpuzu kontrollü olarak tüketmelidir.

Galeri

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Fit ve sıkı bir vücut için erik. Bağ dokusunu güçlendirmekte ve böylece daha sıkı bir vücuda sahip olmakta yeşil erik etkilidir.

130520131158555218527[1]

Yeşil erik baharın geldiğinin, yazın yaklaştığının ilk habercisidir. Her gün mutlaka almamız gereken vitamin olan C vitamini yeşil erikte bol miktarda var.

Erikte ayrıca; göz ve cilt sağlığında büyük görevleri olan A vitamini, kanın akışkanlığında görevli K vitamini, osmalit basınç ve su dengesini sağlayan sodyum, potasyum minerali, stres karşıtı mineral olan magnezyum da erikte önemli ölçüde bulunuyor. Ayrıca Kalsiyum da içeren erik, demir açısından da oldukça zengin. Yoğun lif yapısına da sahip olan eriğin sindirim sistemi üzerinde ki etkisi tartışmasız çok büyük.

Yeşil erik vücudumuzda neler yapar?

1-    Sindirimin düzenli ve yeterli ölçüde çalışmasını sağlar, kabızlığı önler. Yeşil erik sindirilebilir lif açısından zengin olduğundan, mide gazı, kabızlık ve gaz problemi yaşamamızı da önler.
2-    Bağışıklık sisteminin oluşmasında ve korunmasında etkilidir
3-    Diş Bakımı: Düzenli olarak kütür kütür yeşil erik yemek diş etlerini güçlendir. Diş sağlığının oluşmasında ve korunmasında etki gösterir.
4-    Demir Eksikliğini önlemek ve tedavi sürecinde yardımcıdır. Yeşil erik vücutta kan yapmasına yardımcı olur. Ayrıca, anemi gibi kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ile ilgili hastalıklar erikteki zengin C vitamini ve demir içeriği nedeniyle engellenmekte etkili olmaktadır.
5-    Fit ve sıkı bir vücut için erik. Bağ dokusunu güçlendirmekte ve böylece daha sıkı bir vücuda sahip olmakta yeşil erik etkilidir. C vitamini insan vücudunda bağ dokularının sıkı kalmasında yardımcı olur. Böylece vücudunuzun sıkı, genç, sağlıklı ve uygun görünümlü olmasında yardımcıdır.
6-    Kilo vermek istediğinizde de yeşil erik tüketin. Yeşil erik tükettiğinizde kan şekeri düzeyleri olumlu etkilenir. Erik yedikten sonra kan glikozu ortada görünmektedir. Kan şekeri ne kadar dengeli seyrederse kilo vermek o kadar dengeli ve sürekli olur.
7-    Vücut içi hasarı önler; Yeşil erik yüksek miktarda antioksidan içerdiği için, beyin ve kanda yağ iç zarın zarar görmesini önler.
8-    Akciğerler bakımı ve sağlığında etkilidir: Yeşil erik yiyenlerin astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük ve çok kronik akciğer sorunları gibi akciğer sorunlarından uzak kaldığı araştırmalarca saptanmıştır.
9-    Yaşlılarda düzenli olarak yeşil erik tüketmenin görme sorunlarını önlediği düşünülmektedir.

Eriklerle ilgili yapılan son araştırmalar ise;

Agri Life Research Center’ da yapılan yeni araştırmada; eriklerdeki antioxidant özellikleri  incelenmiş, 100 farklı meyve ile karşılaştırılmış. Bu araştırmada anitoxidantlar’i kanser hücreleri ile etkileşime sokmuşlar, Araştırmacıların sonucunda: erikteki anitioksidant güc yabanmersininden daha fazla çıkmış. Sonra  laboratuarda göğüs kanseri hücreleri ile etkileşime görmek için ilerlediler. Bunlar erik içerdiği eşsiz bitkisel besinleri normal hücrelere zarar vermeden meme kanseri hücrelerinin büyümesini durdurduğu bulundu.

SORUMLULUK İLLÜZYONU…

563601_350004091786636_994432028_n[1]

 

SORUMLULUK İLLÜZYONU…
Günlük hayatlarında “görev ve sorumluluk” tanımları çerçevesinde “sorumluluklarını” göstere göstere ve de övgüyle yerine getirdiklerini iddia edenlerin çoğu, gerçekte -kendilerinden başlayarak- gerçek bir sorumluluğu hiç almamışlardır!..
Veee yaşam, onları gerçek bir sorumluluğu alma fırsatıyla karşılaştırdığında da çoğu kez nereye kaçacaklarını bilemezler!.. Dolayısıyla da, (bilip bilmeden) kaçarlar ve kaçıp kafalarını kuma gömüverirler!..
Sonuçta da; yanılsamalarla bezenmiş güvenli ve konforlu alanlarda alınan sorumluluklar; “zavallı bir hayvana her gün lütfen bir tas yiyecek koyma” gibi bir “geçiştirme”den öteye geçmez, geçemez!.. “Hayvanın karnı doydu mu; doydu” denilerek bir ömür geçiştirilir…
Bu mu sorumluluk?!.

PEKİ, GERÇEK SORUMLULUK NEDİR?!.
Sorumluluk…
An’da akışta ortak alanda etkileşimde bulunduğun varlığın sorumluluğunu “sonsuzda” almaktır!..
Sorumluluk, anda akışta ortak alanda birlikte yaratma ve yeni olma cesaretidir!..
Sorumluluk, anda akışta ortak alanda her an farkındalıkta kalmaktır!..
Sorumluluk, mindere gelmektir; mindere gelmek ve kavganı da sevdanı da minderde yaşamaktır…
Sorumluluk, korkularına rağmen yola çıkmak ve yolda olmaktır!..
Sorumluluk, her an (yani sonsuzda)
kendin olmak ve kendi olmasına her an (yani sonsuzda) izin vermektir!..
Sorumluluk -kendinden başlayarak- (biz olmaktan) hiç vazgeçmemektir!..
Sorumluluk, sonsuzluğuna ve sınırsızlığına (kendinden başlayarak) izin vermektir; ve çünkü her ilişki sonsuz ve sınırsızdır; sonsuz ve sınırsız potansiyeller içerir; ve dolayısıyla da sorumluluk; anda akışta ortak alanda tarafların sonsuz potansiyelllere kendilerini ve ilişkilerini açabilme cesaret-niyet ve eylemleridir…
Sorumluluk, koşulsuz sevmektir!..
Ve sorumluluk, özgürlük almak ve özgürlük vermektir!..
Sorumluluk, anda akışta ortak alanda hediyeni almak ve hediyeni vermektir!..
Sorumluluk, teslim olmak ve teslim alabilmektir!..
Ve sorumluluk, sonsuzda olmaya ve sonsuz olmaya, her an yeniden göz dikmektir!..
Ve işte, gerçek sorumluluk aşkın kendisidir!..
Çünkü sonsuzdur!..

koza noya

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YAŞA GEÇ YAHU…

10888473_1430389143922106_7612165797951758888_n[1]
Burası yaşa geç evreni!..
Ve fakat yaşamıyorsun ki geçesin…

Üzüleceksin, üzülüp geçeceksin…
Sevineceksin, sevinip geçeceksin…
Vs. Vs. Vs…

Velhasıl, zaten geçiyorsun…
Yaşa geç!..
Yaşadığının (anda-akışta-ortak alanda) hakkını ver!.. Yeter!..
Korkma acımaz!..
Ve korkma bu yüzden ölen yok!..

Bebeğimsin!..

Koza Noya

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »