KALPLE BAĞLANTIYI KURMAK

imagesCA7ISVU6

Gerçek yaşam hissetmektir.
Düşünmek yapmacıktır, çünkü düşünmek her zaman yaklaşıktır; asla gerçek olan değildir.
Seni sarhoş edecek olan şey, şarabı düşünmek değil, şarabın kendisidir.
Şarabı düşünmeye devam edebilirsin ama sadece şarabı düşünerek asla sarhoş olmazsın.
Şarabı içmek zorundasın ve içmek duygu yoluyla olur.

Düşünmek uydurma bir faaliyettir, geçici bir faaliyettir.
Düşünmek bir şeyin olduğuna ilişkin sana yanıltıcı bir duygu verir, oysa hiçbir şey olmaz.
Bu yüzden düşünmeden, hissetmeye geç.

Bunun için yapılacak en iyi şey kalpten nefes almaya başlamak olacak.

Gün içinde hatırına geldikçe, derin bir nefes al.
Bu nefesin tam göğsün ortasına çarptığını hisset.
Bütün varoluşun adeta içine, kalp merkezinin olduğu yere aktığını hisset.
Bu merkez insandan insana değişir; genellikle sağa yatıktır.
Fiziksel kalple hiçbir ilgisi yoktur. Tamamen farklı bir şeydir; görünmeyen bedene aittir.

Derin nefes al ve her seferinde, derin nefeslerle en az beş kez yap.

Nefes al ve kalbi hisset.
Tam ortada hisset, o varoluşun kalp yoluyla aktığını hisset.
Canlılık, yaşam, tanrısal, doğa, herşey içine akıyor.

Sonra derin bir nefes ver,
yine kalpten ve sana verilenlerin hepsini varoluşa, tanrısala geri akıttığını hisset.

Bunu gün içinde birçok kere yap ama her yapışında bir seferde beş defa nefes al.
Bu senin kafadan kalbe geçmene yardımcı olacak.
Giderek daha duyarlı olacaksın,
daha önce farkında olmadığın birçok şeyi giderek daha fazla fark edeceksin.
Daha çok koklayacak, daha çok tadacak, daha çok dokunacaksın.
Daha çok görecek, daha çok duyacaksın; herşey yoğunlaşacak.
Bu yüzden kafadan kalbe geç, bütün duyuların birden bire berraklaşacak.
İçinde yaşamın içinde, fırlamaya ve akmaya hazır bir halde
gerçekten attığını hissetmeye başlayacaksın.

* OSHO

Hiç kimse üstün değildir, hiç kimse aşağı değildir, fakat kimse eşit de değildir.

manzara-daglar[1]

“Hiç kimse üstün değildir, hiç kimse aşağı değildir, fakat kimse eşit de değildir. İnsanlar yalnızca eşsizdir, karşılaştırılamaz. Sen sensin, ben benim. Ben potansiyelimi hayata vermek zorundayım; sen potansiyelini hayata vermek zorundasın. Ben kendi varoluşumu keşfetmek zorundayım, sen kendi varoluşunu keşfetmek zorundasın..!”
Osho

YALANI YAKALAMANIN 10 YOLU

yalan-gercegin-utancidir-a762-5995-9ea6[1]

Yalanı Yakalamanın 10 Yolu

Ajanların boy gösterdiği filmlerde gerçeği söyletmek için farklı yollar denenir Ajan konuşturmak istediği kişinin başına silah dayar ya da ona yakınlaşarak ağzından laf almaya çalışır Ama günlük hayatta hepinizin bildiği gibi bunları yapmak mümkün değil Peki, karşınızdaki kişinin doğruyu söylediğinden nasıl emin olabilirsiniz? Uzmanlar, karşınızdaki kişinin size tüm gerçeği söyleyip söylemediğini anlamanın mümkün olduğunu belirtiyor Karşındakinin yalan söylediğini düşünüyorsan, neden söylemiş olabileceğini de bilmek zorundasın Eğer karşındakinin bazı hareketlerinden yalan söylediğinden şüphe ediyorsan, bunların ne anlam ifade ettiğini de iyi bilmelisin

1- Tutarsızlık
Eğer birinin yalan söylediğini anlamak istiyorsan yaptıkları ile anlattıkları arasında tutarsızlık olup olmadığına bakabilirsin

2- En ummadığı soruyu sor
Yalan söyleyen insanların her zaman iyi bir hikayesi vardır ve sizin ne sorabileceğinizi bilerek yanıt verirler İnternetteki web yalanlarını yakalamak için yalan söylediğiniz kişiyi iyice izleyin En umulmadık bir anda hazır olmadıkları bir konuda bir soru yöneltin

3- Davranışlarını değerlendir
Yalanın en önemli göstergelerinden biri davranışlardaki değişiliktir Genel olarak heyecanlı olan biri sakinse veya sakin biri heyecanlıysa dikkat edin farklı birşeyler oluyor demektir

4- Duygulardaki samimiyetsizlik
Çoğu insan sahte gülümseyemez Zamanlama hatası vardır ve normal gülümsemeden çok daha uzun sürer veya diğer davranışlarla karışır Bazen kızgın yüzle, gülümseme iç içedir Dudaklar doğal gülümsemeden daha küçük ve daha cansızdır

5- İçten gelen tepkilere dikkat
İnsanlar genellikle yalanlarını geçiştirirken şöyle der; ‘İçten gelen bir tepki veya kadına, erkeğe özgü bir sezgi’ ama bu doğru duyguların sapmasından başka bir şey değildir İçgüdüler yalanların açıklamasında inandırıcı değildir

6- Çok küçük hareketleri izle
Çok küçük hareketler, mimikler ifadelerin ön açıklamasıdır Genellikle ikinci dakikanın 25 sn civarında bir gizli duyguyu anlatır Yani bir kişi çok çok mutlu görünüyorsa, gerçekte bazı şeyler için üzülüyor olabilir Gerçek duygusunun anlaşılmasından duyduğu korku bir an için yüzünde belirir Gizlenen korku, mutsuzluk, kızgınlık, kıskançlık her neyse bir göz kırpması anı kadar kısa sürede yüze yansır Bunu yakalamak büyük bir hünerdir Yapılan araştırmalarda hemen hemen katılanların % 99’u bu mikro mimikleri, işaretleri göremedi fakat bu bir saatten daha kısa zamanda öğrenilebilir Mikro hareketler sebebi söylemez Sadece gizlenen bir duygu olduğunu gösterir

7- İnkar etme
Yalan söyleyen kişinin hareketleri, söyledikleri, ses tonu, mimikleri birbirini tutmaz İnkarı gösteren bazı davranışlar vardır

8- Endişe veya tedirginlik
Karşınızdaki konuşurken gözlerinize bakamıyorsa ve bu onun her zaman ki hali değilse yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz Uzağa bakıyor, terliyor ve tedirgin, endişeli bakıyorlarsa hiçbirşey normal değildir

9- Çok çok fazla detaycılık
Eğer birisine ‘Nerede kaldın? ‘ diye sorduğunuzda karşınızdaki ‘Markete gittim ve yumurta, süt, şeker almam gerekiyordu ve bir köpeğe çarptığım için çok yavaş gitmek zorunda kaldım’ gibi detaylı olarak birşeyler anlatıyorsa yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz Çok fazla detay, onları içinde bulundukları durumdan kurtulmak için düşünülen bütünlük içeren bir yalan olabilir

10- Gerçeği görmemezlikten gelme
Birisine gerçeği anlatmak yalan söylemekten daha fazla kabul edilir Herkesin bildiği bir şeyin arkasına sığınarak yalan söylenebilir Böylece insanların kafası karışır ve söylenilenin doğru olabileceği düşünülür

Ekstra bir madde daha; Güvenilir ol
Yaşamda eğer bir seçim yaptıysak sağlam durmak zorundayız Eğer yalanlarla yaşayı seçerseniz hayattan çok zevk almayabilirsiniz ancak bu her zaman mutsuz olacağınız anlamı taşımaz Eğer doğrularla yaşamayı seçerseniz hayattan çok fazla memnuniyet duyarsınız ancak bu zaman zaman olumsuz gelişmeler yaşamayacağınız anlamına gelmez Genel olarak her zaman yalan söylemekten çok güvenilir olmak çok daha iyidir

* Alıntıdır

Başkalarını aşağılayan bir yanınız var ve aynı zamanda kendinizi aşağıladığınız bir yanınız var

11013538_942016105851047_8288234581297149956_n[1]

Sistem öylesine güzel çalışıyor ki… Bizim karşımıza daima birileri veya bir şeyler aracılığı ile kendimizi tanımamız, hatalarımızı görmemiz ve düzeltebilmemiz için ortamlar yaratıyor. Ve biz farkındalığımızı geliştirip de, o yönlerimizi düzelttiğimizde, arınıyoruz, arındırmamız gereken diğer yönlerimize yöneltiliyoruz. Kişiler ve çevremiz sürekli bir değişim içerisinde. Bunun nedeni kendi egosal yönlerimizi tanıyıp o yönlerimizi dönüştürdükçe, o yönümüzün yansıtmasına ihtiyacı olan kişiler bizden o yansımayı alamayacakları için uzaklaşıyorlar. Biz de başkalarından o dönüşmüş yönümüze ait bir yansımayı bir daha görmüyoruz.
Aynaları nasıl kullanabiliriz?
Diyelim ki birisi ile tartışıyorsunuz ve o kişi sizi adil olmamakla suçluyor. Durun ve içinize bakın. Sonra şu analizi yapın:
Bir kere adil olmayan, sizi adil olmamakla suçlayan kişidir. Onun yargısı tamamen ona aittir.
Ancak, sizde ona, onun adil olmayan yönünü gösterecek kadar arınmamış bir yan var demektir. Peki o yanınız veya yanlarınız neler olabilir?
Bu suçlamayı duyduğunuz zaman içinizde oluşan hisse bakın. Size saldırıldığı hissinde misiniz? Saldırgan bir yanınız var. Aşağılandığınız hissine mi sahipsiniz? . Sadece size yönelmiş bir öfke mi hissediyorsunuz? Öfkenizi dindirememiş ve hala zaman zaman öfkenizin esiri olabiliyorsunuz demektir. Karşınızdakinin sizden korktuğu hissine mi kapıldınız, ya da bu suçlamadan dolayı korktunuz mu? Hala ayıklanamamış korkularınız var demektir… Ya da gerçekten tam olarak adil olmadığınızı mı hissettiniz, gerçekten adil değilsiniz demektir..
Kendinize ait tesbit ettiklerinizi tek tek dingin bir anınızda düşünün. Ben neden korkuyorum? Bunun yanıtını içinizden alana kadar ister meditasyon, ister eskilerin söylediği gibi tefekkür halinde içinize yönelin. Bu arada sistemin size vereceği ipuçlarını kaçırmamaya çalışın. Televizyonda izlediğiniz bir şey, ilan panolarında okuyacağınız bir kelime, gazetede okuyacağınız bir haber, bir arkadaşınızın gelip size anlatacağı bir olay, hikaye vs.. Bunların hepsi size sizin neden korktuğunuzu tanımlamaya çalışacaktır. Çok ilgisiz bir şekilde karanlıktan korkuyor olduğunuz bile çıkabilir ortaya.
Bulduğunuz o yönünüzü kabul edin. Ben bütün bunlarla bir bütünüm diyin. Asla kendinizi suçlamayın, yargılamayın, cezalandırmayın.
Kendinizi yargılamanız, Tanrıyı yargılamak gibi. Neden diyecek olursanız, bizler Tanrının “Size nefesimden üfledim” dediği varlıklarız. Aslında özümüz mükemmel. Dualite ortamında deneyimlemek üzere yaşadıklarımız ve sergilediğimiz davranışlarımız var. Arınmamışlıklarımız nedeni ile sergilediğimiz davranışlarımız da var. Bunlar suçlanması gereken değil, sadece fark edilerek dönüştürülmesi gereken yönlerimiz. Kendimizi yargılayıp, kendi kendimizi içsel olarak öyle çok cezalandırırız ki, dönüşümü gerçekleştiremez, o farkındalığı yaşayamayız. İşte o zaman esas hatayı yapmış oluyoruz. Çünkü aslında bize tam olarak ait olmayan bir yönü, sanki bizmişiz gibi kabullenmiş oluyoruz o yargımız ile. Oysa Tanrısal öz varlığımızda bilelim ki o yok.. O sadece şu ana ait, dualiteye ait deneyimlediğimiz bir parça. Yargılamayın, dönüştürün. Sevgiyle kendinizi bağışlayın. Bu belkide yapması en zor şey ama kendinizi bu yönünüzden dolayı sevgi ile kucaklayın ve bağışlayın. Ve artık bunun çözülmesini talep edin . Seçimim artık bu değil diyin. Gereken değişimin gerçekleşmesini talep edin. Bir kaç gün süre ile bu yönünüz üzerinde dinginlik ile dalgalanın, sevgiye geçmeye odaklanın.
Bir süre sonra bu konuda son bir deneyim yaşayabilirsiniz. Örneğin aniden karanlıkta kalmak gibi. Artık korkmadığınızı ve karanlıktan korkmanın seçiminiz olmadığını göstermek durumunda kalabilirsiniz. Sınavı ilk seferinde veremeseniz bile, veremediğinizin farkında olmak ve dönüşüm için niyetinizi tekrarlamak süreç tamamlanana kadar sizi yönlendirecektir.
Sonunda sınavı verdiğinizi ve başka hiç bir deneyim ile aynı hissi yaşamadığınızı gözlemleyeceksiniz. İşte özgürlük anı…
Unutmayın, “Kendi içinizdeki olumsuz bir durumun farkına varmanız başarısız olduğunuz anlamına gelmez; tam aksine başarılı olduğunuz anlamına gelir.” (Eckart Tolle)

Füsun Yürüten

Anneler ve kızları

unlu-sairlerin-en-guzel-10-anne-siiri-5[1]

“Anneler ve kızları, hep birbirine benzer. Her kız, içinde, yüreğinde annesinin izlerini taşır. Onun özüyle mayalanmıştır ruhu, onun kokusu geçmiştir tenine, onun bakışları parlar gözlerinde, onun elleri can bulur kendi ellerinde..
Annesinden bilinçli olarak hiç bir şeyi öğrenmeye çaba göstermemiş bile olsa, yıllar sonra hiç tahmin etmediği bir anda, bir çiçeği vazoya yerleştirirken mesela, kendisinde annesini görür kız..
Ellerinin bir hareketinde, aynada farkettiği bir bakışında, vücudunun bir duruşunda annesini yansıtır.
İnkar etmeye çalışması ya da kabullenmesi pek bir şeyi değiştirmez, her kız, annesinin kızıdır…”

(Okyanus Yürekli Düşler sayfasından)

Evinizde Radyasyon-Chemtrails-Spreyleme Kürü Yapabilirsiniz…

11207348_10153335861166052_5755127604660643791_n[1]

Vücuttan radyasyon nasıl atılır?
. cep telefonu,
. bilgisayar,
. spotlar,
. Wi-Fi
. Elektronik ve Elektromanyetik aletler v.d.
. çocuklar-gençler hatta yetişkinlerin çoğu uyurken dahi kulaklıkla uyudukları için hücreleri bloke oluyor.

Lütfen uyurken bari en az 1 metre uzağa bırakınız.

Mümkünse odanızda telefon olmasın.

Birde odanızda Himalaya Tuz Lambası Muhakkak olsun.

Hastenelerde olur olmadık yerlerde çekimler yapılmasın, radyasyon uyarılarına dikkat edilsin, Türkiye’nin bazı Bölgelerinde hala yeraltına Gömülü maddeler çıkartılsın, gökyüzü spreylenmesin diye dualarımız oluyor.

Radyasyon Kürü

Malzemeler
. 30 gr. kabuk tarçın,
. 10 gr. Dağ kişnişi
. 5 gr. Sinameki
. 1,5 lt. şebeke suyu
. Yarım Çay kaşığı himalaya kristal İyotlu tuz. .

Radyasyondan kurtulmak için 30 gram kabuk tarçını 1.5 litre suya koyup 5 dakika kaynatıyoruz.

Sonrasında içine 10 gram dağ kişnişi toz değil tane kişnişi, sinamaki ilave ediyoruz, himalaya tuzu kopup 5 dakika bekletip cam kavanozda buzdolabına koyun her geçe 1 bardak 7 gün içiniz.

Not: istenirse içine içilebilir (elma sirkesi, enginar sirkesi, alıç sirkesi) sirkede koyabilirsiniz.

Not: Bu yazı ilginizi çektiyse, bu izdeki yazıyıda okuyunuz: http://beyinkontrolu.com/…/chemtrails-spreyleme-ve-kirlilig…

İhtiyacınız Olan Tüm Malzemelere: www.marankialisveris.com dan veya kapınızda ödeme seçenekleriyle Tel: 0212.533.01.33 numaralı telefondan bilgilenebilirsiniz sipariş verebilirşiniz.
….
ÖNERİ VE SONUÇ:
29 Mayıs-5 Haziran Tarihleri Arasında Evinizde veya Kamplarımıza Katılarak Muhakkak ARINMA Yapınız. Telefonla Bilgi Alınız: 0212.533.01.33 ü arayınız Geniş Bilgi Alınız.

All Kent Group: Türkiye’nin Emlak, İnşaat, Mimarlık, Medya, Gayrımenkul Yatırımları üzerine sektörün tüm segmentleriyle hizmetinizdeyiz.

11233551_1047632031931164_5404522768603574486_n[1]

Türkiye’nin Emlak, İnşaat, Mimarlık, Medya, Gayrımenkul Yatırımları üzerine sektörün tüm segmentleriyle hizmetinizdeyiz.
11039876_10153667260319879_1202001008561667620_n[1]
11064278_10153666758454879_4682169770235612273_n[1]
11164231_10153666978069879_3560671539454619701_n[1]
11255412_10153667261499879_7740929543054013352_n[1]
Her türlü gayrimenkul alım satım işlemleriniz için tek adres all kent grup hizmetinizde efem:))
Kendierine 0212 665 28 02 veya http://www.allkent.com adresinden ulaşabilirsiniz…

Seni Sevdiğinden Mi Isırmıyor Sanıyorsun?

11013387_459820494181833_1964966040146394995_n[1]