Sırada birisi önümüze geçtiğinde nasıl tepkiler veririz?

Klasik tepki: “Sıraya geç kardeşim.”

 Neoklasik tepki: “Şeker kardeşiim sıraya geçiver.”

Realist tepki: “Sıra var.”

Romantik tepki: “Beyefendi galiba sırayı görmediniz.”

Modern tepki: “Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da…”

Postmodern tepki: “Sırana geç lan ayı!”

Uzlaşımcı tepki: “Acelesi olmasa öne geçmezdi, üzmeyin garibi…”

 Kaderci tepki: “İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür.”

Felsefeci (septik kuşkucu) tepki: “Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir.”

Kantçı tepki: “Efendim, algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur.”

 Kötümser varoluşçu tepki: “Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek.”

 İyimser varoluşcu tepki: “Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor.”

Hümanist tepki: “İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bazen "Su" olmak lazım , Sessiz sakin.! Bazen "Mum" alevi olmak lazım , sabırla tükenmeyi bekleyen..!

Bazen “Sel” olmak lazım , öfkeli ve hırçın.!

 Bazen “Mum” alevi olmak lazım , sabırla tükenmeyi bekleyen..!

 Bazense “volkan” olmak lazım , önüne gelen herşeyi hızla tüketen.!

Kimine Su olacaksın kimine Sel! …

Kimine Mum olacaksın kimine Volkan.!
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Suat Abi amca olyuorum…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bugün kendime sahip olabildiklerimin farkına varabilmek ve şükredebilmek için izin veriyorum…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İçimizde ne tür enerjiler vardır ?

İçimizde ne tür enerjiler vardır ?

Sevgi enerjisi ki bu pozitif enerji dediğimiz kategoridedir. Pozitif enerji dediğimiz de  içine daha çok şey koyabiliriz. İnsanın kendini ifade ederken kullandığı  kelimelerden tutunda, başkasına karşı gösterdiği saygı da bu kategoridedir. Bir insanın  sabah evden  hayata kendini  yavaşça bırakırcasına evinden çıkarken başlayan süreçte kendini  iyi hissetme, bakımlı bir halde dışarı çıkması, gözü pek karnı tok deyimindeki gibi kendinden emin bir şeylere koşturması ve akşama kadar kendini gerçeklemeye çalışması, hep bunlar pozitif bir enerji boyutu içinde değerlendirilebilir.

Bu enerjinin negatifine de,  evden  olumsuz çıkmak ve  evden çıkamamak olarak da bakabiliriz. Kendini gerçekleştirmemek ve kendini gerçekleştirirken başkalarına saygı duymamak, öfkeli olmak, başkalarına iyi davranmamak, doyumsuz olmak gibi bir çok  enerji biçimlerini de negatif boyutta sınıflandırabiliriz.  Nefret, umutsuzluk, kin bu anlamda  dönüşmüş ve  bozulmuş bir  sevgi enerjisidir.

Enerjimiz nasıl bozulur?

Enerjimiz  içimizde işlev görmediği, bize yansıma almadığı, hayata akmadığı, iş  görmediği, miskinleştiği, harekete geçmediği, olumsuz düşüncelerle ve  duygularla etkileştiği her durumda  bozulur.İçimizdeki  yaşam enerjisinin  bozulması, yani dönüşmesi veya düşmesi hep kendi  enerji biçimimizle uyumlu olmayan temaslarla, günlük aktivitelerle  eksilme yoluyla içimizde oluşan durumdur. İçimizdeki yaşam enerjisi en  fazla negatif bir enerjiyle temasta  bozulur. Birden kendimizi güçsüz  hissederiz. İşte o zaman  aldığımız etki bizim yaşam enerjimizi  dönüştürdüğü, eksilttiği yani enerjimizi negatif hale veya düşük bir  duruma getirdiğini anlamalıyız. Tam bu durumda içimizdeki duyguları   yakaladığımızda nefret duygusu varsa iç enerjimiz negatifleşmiştir. Acı  hissedip kendi içimizde güvensizlik  varsa bu kez enerjimiz  düşürülmüştür…

O yüzden böyle ortamlardan mümkün oldukça uzak durmalı, meditasyon, spor gibi aktivitelerle de içsel enerjimizi yukarda tutmaya bakmalıyız…

 

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İki Budist rahip ormanda yürüyorlarmış. Birden arkalarından koşarak gelmekte olan bir Fil sürüsü görmüşler. Yaşlı rahip hemen büyük bir ağacın arkasına saklanmış.

İki Budist rahip ormanda yürüyorlarmış. Birden arkalarından koşarak gelmekte olan bir Fil sürüsü görmüşler. Yaşlı rahip hemen büyük bir ağacın arkasına saklanmış.

Genç rahip ise hiç istifini bozmadan olduğu yerde durmuş. Filler genç rahibi ağır şekilde yaralayarak geçip gittikten sonra yaslı rahip, genç rahibin yanına gelmiş ve ona. —Fillerin geldiğini gördüğün halde neden kaçmadın? demiş.

Genç rahip. —O filler sadece bir illüzyon, demiş

Yaslı rahip söyle yanıtlamış: -O filler sadece bir illüzyonsa unutma ki sen de ayni illüzyondasın…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

”İnsanoğlu ne garip bir yaratıktır! Bileklerine birkaç zincir bağlanmaya görsün ya da bir iki gün hapsedilsin, hemen serbest bırakılması için yalvarıp yakarmaya başlar;

”İnsanoğlu ne garip bir yaratıktır! Bileklerine birkaç zincir bağlanmaya görsün ya da bir iki gün hapsedilsin, hemen serbest bırakılması için yalvarıp yakarmaya başlar;

oysa tutkularının zincirine vurulup kötülüklerin, bilgisizliğin zindanlarına hapsolmakta hiçbir sakınca görmez.

 Yeryüzünde ki yerini bir zindana çevirerek ıstıraplara tutsak olur, onlardan ayrılmamak için de elinden geleni yapar…”

….. Paulo Coelho

Mimar Sinan’dan sürpriz mektup…

 Birkaç yıl önce Süleymaniye Cami’sinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmas…ı üzerine en yetkin mimar ve mühendislerden oluşan bir ekip, camiinin bütün yükünü taşıyan kemerleri incelemeye aldı. Kemerlerin içinde gizli bir bölme ekibin dikkatini çekti. Bölmede, Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan Osmanlıca bir mektup vardı.

 Mektup’ta şöyle yazıyordu: “Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz.” Koca Sinan kademe kademe kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyordu. Heyet, Sinan’ın söylediklerini aynen uyguladı. Süleymaniye Camii böylelikle kurtarıldı. Bu not şimdi Topkapı Sarayı’nda saklanıyor.
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eldeki çizgilerin anlamları…

Hayat Çizgisi1)öncelikle şu hayat çizgisinin ne kadar yaşayacağınızı gösterdiği söylentisini unutun. Hayat çizgisi, daha çok hayatın nasıl geçeceğini, nerelerde krizlerin olacağını gösterir.

Hayat çizgisi, baş parmak ile işaret parmağı arasında bir yerden başlar ve bileğe doğru döner. Şimdi lütfen önce resim 1’e ve sonra kendi elinize bakın. Hayat çizginiz kırmızı çizgide olduğu gibi dik ve düz mü? O zaman sizin için şu geçerli diyebiliriz: Herşeyi aklınızla çözmeye çalışıyorsunuz. Kendinizi biraz daha rahat bırakın ve duygularınızı dinleyin. Yoksa yaşamınız stres içerisinde geçecek. Hayat çizginiz, mavi çizgi gibi, yuvarlak ve uzun mu? O zaman, güç ve iktidar açısından şanlısınız. Ama nedense duygularınızın çok fazla etkisindesiniz. Biraz da aklınızı kullanmalısınız. Hayatınıza şöyle bir bakın. Pişman olduğunuz çoğu şeyde duygularınızın esiri olduğunuzu göreceksiniz. Yani akıl var, mantık var. Biraz bunlara da rağbet göstermelisiniz

2)Çoğu hayat çizgisi bu iki ekstremin arasında gidip gelir. Çizgi dikleştikçe elin sahibi daha akılcı, yuvarlaklaştıkça daha duygusal olur.

Hayat çizginiz, ikinci resimdeki lila çizgi gibi, birçok yol ayrımı, zikzaklar vesaire içeriyorsa, hayatınız hep aşağı yukarı oynayarak geçecek. Krizlerden sonra mutlu günler, sonra yine stresler, sonra yine huzur. Biri gelip biri gidecek. Bunun iyi tarafı, çelik gibi sinirleriniz olacak ve herkesten daha fazla şey yaşayacaksınız. Sizinle aynı yaştaki insanlardan her zaman daha bilge, daha olgun olacaksınız

3)Hayat çizginiz üçüncü resimdeki pembe çizgi gibi kısacık mı? Paniğe kapılmanıza gerek yok. Bu kısa bir yaşamınız olacak demek değil. Sadece biraz aksiyon eksikliğini gösteriyor. Sakin bir yaşam sürmeye meyillisiniz. Eğer bu hoşunuza gidiyorsa, herşey normal. Ama sıkılıyorsanız, mesela bu hayat çizgisine sahip, ama sivri elliyseniz, bir şeyler yapmayı deneyin. Eğlenmekten ya da eğlenememekten korkmayın.

Resimdeki yeşil çizgi gibi hayat çizginizde bir kesik varsa, bu bir yerlerde büyük bir süpriz var demektir. Hayır illa trafik kazası demek olmuyor. Pozitif ya da negatif olabilir, ama bir gün hayatınız tamamen değişecek (ya da değişti bile). Heyecanlanmaya hakkınız var.

Kafa Çizgisi4)Kafa Çizgisi:

İkinci en önemli çizgi kafa çizgisi. Kişinin inanç, yaşam felsefesi, hayata yaklaşımı, zekası ve mentalitesini temsil ediyor. Hayat çizgisinin hemen üstünden başlıyor ve avucun içinde yatay olarak devam ediyor.

Hemen şunu söyleyelim, kafa çizginiz çift ise vay halinize… Ruhsal yönünüz çok kuvvetli. Belki de spiritüel bir lider olacaksınız.

Kafasal çizginizin üzerindeki diğer ufak çizgiler, felsefenizde ya da hayat görüşünüzdeki değişiklikleri temsil ediyor. Çizgiyi üçe bölersek, ilk üçte bir gençliğinizi, ikinci üçte bir yetişkin yaşantınızı, üçüncü de yaşlılığınızı temsil ediyor.

Hayat çizginiz ile kafa çizginizin birbirine yakınlığı, beyninizin vücudunuzu ne kadar kontrol ettiği ile ilişkili. Örneğin birlikte başlıyorlar ya da yapışıklarsa, aklınız vücudunuzu iyi kontrol ediyor demek. Alabildiğine ayrılarsa, macera dolu bir yaşam süreceksiniz demek, çünkü bazen aklınızı değil, sadece vücudunuzu düşüneceksiniz.

Avucun içinde yatay olarak düz ve derin giden bir çizgi, düzgün ve mantıklı bir düşünce yapısını gösteriyor. Çizgi ne kadar düzse, o kadar gerçekçi düşünüyorsunuz. Ne kadar derinse hafızanız o kadar kuvvetli…

Kafa çizgisi dalgalı ise, bu kısa dönem hafızanızın çok iyi olmadığını gösteriyor. Sıkılgan bir yapınız var. Ama bu kesinlikle zeki değilsiniz demek değil.

Kafa çizginiz kısa ve yukarı dönükse, bu yine dalgalı çizgide olduğu gibi, dağınık bir düşünce yapısına sahip olduğunuzun işareti. Uzun ama aşağı dönük bir çizgi, yaratıcılığı, uzun ama yukarı dönük bir çizgi, kolay hatırlayabilen iyi bir hafızayı gösteriyor.

Kader Çizgisi5) Kader çizgisi

Avucun altında, hayat çizgisinin yanından orta parmağa doğru çıkan çizgi, kader çizginiz.Bu çizgi dış dünyanın hayatınıza etkileriyle ilgili.Eğer çifte çizgiyse yine çok şanslısınız. Hayır gerçekten şanslısınız. Bol bol toto, loto oynayın

Kader ÇizgisiEğer çizginiz resimdeki mavi çizgi gibi, düzgün ve kesintisizse hayallerinizin çoğuna kavuşacaksınız demek. Bunun sebebi ne istediğinizi bilmeniz ve bunlara kavuşacak güce sahip olmanız. Yok eğer çizginiz resimdeki kırmızı çizgi gibi, parçalıysa, şans katsayınız biraz az, bu yüzden daha sağlamcı düşünmeniz, önemli şeyleri iyi planlamanız, murphy kanunlarını anayasanız yapmanız gerekiyor

Kader ÇizgisiKader çizginiz bir ya da iki kere açık ve seçik şekilde kesiliyor mu? Bu hayatınızın bir yerinde pozitif ya da negatif, çok önemli bir değişiklik olacağının işareti. Büyük ihtimalle kariyer değişikliği. Bir mesleği tamamen bırakıp yeni bir meslek icra etmeye başlamak gibi. Kader çizgisini de kafa çizgisi gibi hayatınızın 3 evresine bölerek bu değişikliğin kabaca hangi 30 yılda olacağını kestirebilirsiniz

not: eğer yazıya ilgi olursa pek yakında ikinci bölümü yayınlayacağım…

alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

Fıkra zamanı… Japonya’da hırsız yakalayan bir robot icat etmişler…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşam bir şarkıdır. Şarkıyı söyleyin. Yaşam bir oyundur. Oyunu oynayın. Yaşam bir düştür. Düşlerinizi yaşayın.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dikkatimizi ölçelim… Ördek mi? Tavşan mı?

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ne olduğunu düşünürsen, o olursun.Hayallerinizi takip edin.

Bir zamanlar, büyük bir dağda kartallar yuva yaparlarmış. Bir kartal da 4 tane yumurtası ile bu dağda yaşıyormuş. Bir gün bir deprem olmuş. Ve yumurtalardan bir tanesi dağdan yuvarlana yuvarlana vadide yer alan bir çiftliğe kadar düşmüş. Bu çiftlik bir tavuk çiftliğiymiş. Çiftlikteki tavuklar, bu değişik ve normalden büyük yumurtayı sahiplenmeye karar vermişler. Yaşlı bir tavuk bu yumurtayı ve içinden çıkacak yavruyu, koruması altına almış. Bir gün, küçük kartal doğmuş. Çevresinde tavukları görmüş ve kendini bir tavuk zannetmiş. Bütün tavuklar da ona bir tavuk gibi davranmışlar.

Ailesini de çok seviyormuş. İçinden, bazen, “ben kimim?” sorusu geçiyormuş. Ama o bir tavukmuş. Bunu böyle bilmeliymiş. Birgün çiftlikte oyun oynarlarken, yukarı baktığında bir grup kartalın özgürce uçtuklarını görmüş. “Aman Allah’ım, ne kadar güzel uçuyorlar. Ben de onlar gibi uçmayı çok isterdim” demiş. Tavuklar, bu düşünceye hep birlikte gülmüşler. “Sen bir tavuksun ve tavuklar uçamazlar” demişler. Küçük kartal, artık daha sık gökyüzüne bakıyor ve uçan kartallar gibi uçmak, özgür olmak istiyormuş. Ne zaman bu düşüncesinden arkadaşlarına, ailesine bahsetse, hep şu cevabı alıyormuş.

“Sen bir tavuksun. Bırak bu hayalleri.” Zamanla, küçük kartal da bu düşünceyi kabul etmiş. Hayal kurmaktan vazgeçmiş ve hayatını bir tavuk olarak yaşamaya karar vermiş. Ve hayatının sonu geldiğinde de bir tavuk! olarak ölmüş.

Kıssadan hisse: Ne olduğunu düşünürsen, o olursun. Eğer, hayatınızın herhangi bir zamanında, kartal olma hayalini kurarsanız, hayallerinizi takip edin. Tavukların sözlerini değil.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Balon Patlatma Oyunu…

Birden fazla renklerdeki balonların eşlerini uygun yerlerde biriktirerek patlamalarını sağlamalısınız. Balonu Aynı Renktekilerin İçine Atarak Patlatmaya çalışıyorsunuz. İyi eğlenceler..

 

http://www.oyunskor.com/game.php?file=3795

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hint felsefesinin 4 kuralı…

KURAL 1: “Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.

KURAL 2: “Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. ‘Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı’ gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”

KURAL 3: ” İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.

KURAL 4: “Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »