Üzülme… Bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur…

Kahve çekirdekleri içindeki adamı üç saniyede görürseniz bir dahisiniz…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mevlana, birgün oğlu Bahaeddin’i sıkıntılı görür. Eğitimci bir baba ve ruh terbiyecisi olarak hemen harekete geçer…

 

 Mevlana, birgün oğlu Bahaeddin’i sıkıntılı görür. Eğitimci bir baba ve ruh terbiyecisi olarak hemen harekete geçer. Gerisini oğlu Bahaeddin şöyle anlatıyor: Birgün bana büyük bir ruh bezginliği ve iç sıkıntısı geldi. Beni bezgin ve sıkıntılı gören babam sordu: “Birinden mi incindin? Niçin böyle sıkıldın?” … Ben de “Bilmiyorum, bu ne haldir” dedim. Babam ayağa kalktı ve yan odaya girdi. Biraz sonra bir kurt postunu başına geçirerek yanıma geldi ve çocukları eğlendirmek için yaptığı gibi, ” Buu..Bu..Buuuu!” diye sesler çıkarmaya başladı. Babamın bu hareketine çok güldüm.

Onu bana karşı böyle görmek, beni anlatılamayacak kadar neşelendirmişve güldürmüştü. Sonra da yere kapanarak ayaklarını öptüm. Babam, ” Bahaeddin, eğer latif bir sevgili sana sıkı sıkıya bağlansa, daima senle şaka şenlik etse ve sonra birdenbire yüzünün şeklini değiştirip yanına gelse de sana “bu bu buu” dese ondan hiç korkar mısın ” dedi. ? Ben de “Hayır, korkmam.” dedim. Bunun üzerine buyurdu ki: “Seni sevindiren, seni sevinç ve neşe içinde tutan sevgili, seni üzen ve kendisinden sıkıntı duyduğun aynı sevgilidir. Hep O’dur. Hep O’ndandır.

o halde niçin boş yere üzgün duruyorsıkıntının elinde aciz kalıyorsun? İçinde sıkıntı görünce onun çaresine bak; çünkü dalların hepsi aynı kökten biter. İçinde genişlik, ferahlık görünce de ona su ver. Kalp ferahlığının verdiği meyveyi de dostlara ve ahbaplara sun!”

 Aşk Çağlayanı Mevlana / V.Vakkasoğlu

Sevgi enerjinizi harekete geçirin…

 “SENİ SEVİYORUM.”

 “SENDEN ÖZÜR DİLERİM.”

 “LÜTFEN BENİ AFFET.”

 “TESEKKÜR EDERİM.”

 Aynanın karşısına geçip kendi kendimize “SENİ SEVİYORUM” diyerek. Kendimizin sevgi enerjisini harakete geçirip yükseltmektir.

Bilerek yada bilmeyerek bazen kendimize haksızlık yaparız ve bu benliğimizin bir özre ihtiyacı var. Enerjimizi dengelememiz için “ÖZÜR DİLERİM” sözü çok önemlidir.

Kendimizi affetmek için kendimize tıpkı başkasına söyler gibi, “LÜTFEN BENİ AFFET,” cümlesini kurabilmeliyiz.

Bugüne kadar hala aykta hayatla mücade edebildiğimiz için de kendimize TEŞEKKÜR ETMEMİZ  gerekir..

Bu olumlamaları kendimize olduğu kadar başkalarınada söylemeliyiz. Bunu alışkanlık haline getirirsek hayatımızda bir çok iyileşme ve dengelenmenin kendiliğinden olduğunu göreceğiz..
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kızı unut diyorsun…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir degişim yaratmaya karar verdigimizde ve niyet ettigimizde o andan gerçekleşdirecegimiz AN’a kadar,bir geçiş süreci elbette vardır

Bir degişim yaratmaya karar verdigimizde ve niyet ettigimizde o andan gerçekleşdirecegimiz AN’a kadar,bir geçiş süreci elbette vardır.

Eski ile yeni arasında gel gitler, sendelemeler,bocalamalar mutlaka olacaktır.

Daha önce olanla olacak olan  arasında gidip gelmemiz normaldir.Bu dogal sürecin kendisidir.

Yeniye geçişi tamamlayana kadar zaman geçer.İşte o zamana kadar degişim çabamızda istaikrarlı adımlar atmak gerekmekdedir….
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde; yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, dağlara dönmeli yüzünü insan

Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde; yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak…. Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, gerçekleştirmeyi denemeli! Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da, o dursa da yolculuğun devam… ettiğini anlamalı.

 Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri; küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, birkaç durak önce inip servisten, otobüsten, yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; gördüğünü hissedebilmeli! Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce, değerli olabilmeli hayat! İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için! Başkasının yerine koyabilmeli kendini; ağlayan birine ‘Gül’, inleyen birine ‘Sus’ dememeli! Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!

Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden, derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine… Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını… Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna, fırtınada boranda; öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın! Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği; bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli!

Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu olmayı beklememeli! Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı, bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı! Çünkü hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç çaresiz kalmamışsan; dermanı olamazsın dertlerin, ağlamayı bilmiyorsan; neşesizdir kahkahaların, merhaba dememişsen; anlamsızdır elvedaların…

Ne, herkesi düşünmekten kendini; ne kendini düşünmekten herkesi unutmamalı! Bilmeli çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için… Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil, söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli! Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere… Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için! Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak! Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi; ama kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin, zaman bulabilsin; bir teşekkür, bir elveda için…

Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten; ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!

Oguz Atay / Tutunamayanlar

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Adam olan adama LAFI BİR KERE , Olmayana BİR KAÇ KERE, Dinlemeyene YÜZ KERE,

Adam olan adama LAFI BİR KERE ,

Olmayana BİR KAÇ KERE,

Dinlemeyene YÜZ KERE,

Umursamayana BİN KERE ,

Adam olmaya niyeti olmayana,

ömrü boyunca anlat, OLMAZ YİNE OLMAZ…

Niyet olmayınca, nasipte olmaz…

Olmaz yine olmaz

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yalaka astroluğumuz özenle sunar… Aslan, Başak, Terazi, Yay,Akrep, Oğlak

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yalaka burç yorumlarımız… Kova, Balık, Koç, Boğa, İkizler ,Yengeç…

 

 

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Daha fazla sev…Şartsız sev… Sevgi ol… Bir koridor ol… Sevgiyi yaşa…

Daha fazla sev…

 Şartsız sev…

Sevgi ol…

Bir koridor ol…

Sevgiyi yaşa…

Kuşlar ve ağaçlar, dünya ve yıldızlar, kadınlar ve erkekler…

Siyah ve beyaz, sadece tek bir dil var ve bu dil evrenin dilidir…

 Bu dil sevgidir…

Ve sen sevgi olduğun zaman, sınırları olmayan yepyeni bir dünya senin için açılacaktır…

 OSHO

Biraz da gülelim…

images[1]
İlkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen -“çocuklar konu serbest, hayvan resimleri çizin bakayım” dedi.
 10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırdı. Öğretmen yanına geldi. Resim kağıdının üzerinde bir sinek duruyordu. Çocuğun bu sinekten şikayetçi olduğunu zanneden Öğretmen eliyle sineği kovaladı ama hayvan hiç hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakınca da sineğin gerçek olmadığını fark etti. Bu bir sinek resmiydi. Öğretmen şaşkınlıkla sordu; -Sen mi yaptın oğlum bu resmi?
-Evet öğretmenim. -Peki bir de at resmi yap bakayım. Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizdi ki, at, sanki kağıttan fırlayıp çıkacak. O kadar canlı. Şaşıran öğretmen: -Yavrum beni hemen babana götür. Sen müthiş bir yeteneksin. Burada harcanmaman gerekir. Derhal güzel sanatlara transfer olman lazım. Babanla konuşmalıyım, dedi. Son dersten sonra Ahmet’le beraber yola koyuldular. Dar bir patikadan bir gecekonduya geldiler.
 İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş, üzerinde yorganı bir adam yatıyordu. öğretmen konuşmaya başladı; -Geçmiş olsun efendim. -Teşekkürler. -Ben oğlunuzun… -Allah kahretsin oğlumu. -Aman böyle söylemeyin, yaptığı resimler… -Onun yaptığı resimler yerin dibine batsın. -Ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun…
-Yeteneğine başlatmayın şimdi. -Peki ne oldu, niçin böyle kızgınsınız oğlunuza? -Neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim. Bu eşşoğlu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çizmiş….
Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İşte ana sevgisi… Günün fotosu…10/01/2012

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevgi ve anlayış akıttığında, bunlar sana yüz katı olarak geri döner. Eleştiri ve olumsuzluk akıttığında, bunlar sana yüz katı olarak geri dönecektir.

Sevgi ve anlayış akıttığında, bunlar sana yüz katı olarak geri döner. Eleştiri ve olumsuzluk akıttığında, bunlar sana yüz katı olarak geri dönecektir.

 Senin içinde ne varsa dışarı da o yansır. Tatminsizliğini, hoşnutsuzluğunu veya karamsarlığını saklayamazsın, er geç dışarı taşar ve o zaman da tıpkı bir çıban gibi müdahale ile akıtılması gerekir. Zehri ne kadar çabuk dışarı atarsan o kadar iyi olur.

 O zehirli, olumsuz, eleştirel düşüncelerinin yerini saf sevgi, uyum ve anlayış içeren düşünceler alsın. Bu son derece büyük bir hızla yapılabilir.

Karamsarlık ve depresyonda boğulman gerekmiyor. Kendine acıyarak değerli vaktini harcaman gerekmiyor. Durumunla ilgili herhangi bir şey yapmak istiyorsan bunu hemen gerçekleştirebilirsin. Değişim göz açıp kapayana kadar gerçekleşebilir. “

Eileen Caddy
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutluluk öyle bir parfümdür ki, başkalarının üzerine boşaltılırken birkaç damla size de sıçramasına engel olamazsınız.

Mutluluk öyle bir parfümdür ki, başkalarının üzerine boşaltılırken birkaç damla size de sıçramasına engel olamazsınız.

Louis Mann

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »