Çok cesaretliymişiz gibi duruyoruz oysa korkudan duvarlarla örülü kalplerimiz…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutluluk tıpkı bir kelebek gibidir;

Mutluluk tıpkı bir kelebek gibidir;

ne kadar kovalarsan, o kadar sakınır senden,

fakat dikkatini başka şeylere çevirdiğinde,

nazikçe gelip omuzuna konacaktır…!

~Henry David Thoreau~

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanlar BAŞKALARININ KUSURLARINI görmek hususunda,

İnsanlar BAŞKALARININ KUSURLARINI görmek hususunda,

Keskin gözlere sahip KARTALLARA benzerler.

 KENDİ  KUSURLARINI görmekte ise başını kuma gömen DEVE kuşuna.

____Mevlana_______

Evinde balkonu olan herkes yapabilir…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vee zamazingo gururla kardan kadını sunar…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat sana tesekkur ederim :)

Hayat sana tesekkur ederim 🙂

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 6 Comments »

Azmin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağına dair bir hikaye..

Marti cift deniz kenarinda koruluktan bir agaca yuva yapar.Kisa bir süre sonra bebeleri dünyaya gelir. Nöbetleserek, bebe yumurtanin yaninda biri kalirken digeri avlanir. Derken bir gün aniden  bir firtina kopar, bir anda yuvayi ve yuvayla birlikte bebe yumurtayi okyanusa savurur. Ana marti ciglik cigliga bebesinin arkasindan okyanusa dalar. Arada bir cabubucak yüzeye cikip soluk alip hemen tekrar dibe dalarak bebesini arar.

Bu arada yuvaya dönüp yuvasinin yerle bir oldugunu gören  baba martida aramalara katilir, esinin yaninda okyanusun diplerinde…saatlerce… Bu durumu gören, cevreden gelip gecen martilarda onlara katilir.

Epey bir zaman icinde gitgide büyüyen bulutlar halinde martilar, okyanusun dibini delik desik edercesine b…ebeyi ararlar. Olanlardan haberdar olan martilarin tanrisi, okyanuslarin tanrisini ziyaret eder  ve ondan martilara bebelerini vermesini diler. Okyanuslarin tanrisi bunun üzerine, okyanusun suyunu bebegin oldugu yerden ceker ve nihayetinde martilar bebelerine kavusurlar.

Bu hikaye azmin elinden hic bir seyin kurtulamayacagini, tüm yaradilis sebebinin  sevgi oldugunu ve sevgi ugruna yapilan tüm eylemlerin güclenip büyüyerek kainat  tarafindan  desteklenip, mükafatlandirildigini anlatir.

Jey Guru Dev, Namaste, Harik

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Platon bilgeye döner ve “sen bu dünyanın en bilge kişisisin, sen hayata dair her şeyi bilirsin, bana öyle bir anahtar ver ki, bütün kapıları açmamı sağlasın” der

Platon bir gün, ülkenin en büyük bilgesinin yanına gider. Bilge onu karşılar ve oturup sohbet etmeye başlarlar. Platon bilgeye döner ve “sen bu dünyanın en bilge kişisisin, sen hayata dair her şeyi bilirsin, bana öyle bir anahtar ver ki, bütün kapıları açmamı sağlasın” der. Bilge Platon’a döner ve “ama bu yükü taşıyabileceğinden emin misin?” diye sorar. “Evet” der Platon, “lütfen bana dünyanın en büyük hazinelerine ulaşmamı sağlayacak sırrı ver.” “Bunu bilmek, sana çok büyük bir sorumluluk yükleyecek” der bilge. “Bu sırrı öğrendiğinde, artık bunu saklayamazsın. Bunu yapman gerekecek. Eğer sırrı öğrendikten sonra uygulayamazsan, o zaman sır seni yavaş yavaş ölüme götürecek. Eğer kullanmazsan, sır senin başına bela olur. Bu çok kritik bir karar anıdır senin için, çünkü hem hazineyi hem de zehri tercih edebilirsin.

 Bunun için hazır mısın?” “Evet” der Platon. “Bu sırrı taşımaya hazırım. Sırrı kullanacağıma dair yemin ederim sana. Eğer kullanmazsam, o zaman da başıma gelecekleri kabul ediyorum.” “O halde yaklaş yanıma” der bilge. “Kulaklarını dört aç ve beni dinle. Sana dünyanın en büyük sırrını veriyorum.” Bilge büyük bir dikkatle Platon’un gözlerinin içine baktı ve bütün gücü ile sırrı açıkladı. “İşte budur dünyanın en büyük sırrı” dedi bilge. “Sana bütün hazineleri verecek olan sır budur. Çok basit ama çok büyük bir sırdır bu.”

Platon şaşkındı. “Ama bu çok basit” dedi. Bilge o sözünü bitirmeden yine sırrı haykırdı büyük bir sesle, “Yap!” “Soru yok, yorum yok, endişe yok. Yalnızca yap..” diye haykırdı yeniden
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sen kanıp fırsat vermedikçe korkunun hiçbir söz hakkı olmadığını bilirsen, başarıya daha çabuk ulaşabilirsin.

Sen kanıp fırsat vermedikçe korkunun hiçbir söz hakkı olmadığını bilirsen, başarıya daha çabuk ulaşabilirsin. Dolayısıyla, sessiz kalın. Bilinçli sessizliğiniz, kendi kendine sabotajı durdurur. ..-Cavit Çağ -..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tatil mekanı diye ben buna derim…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GÜVENMEK, Sevmekten Çok Daha ÖNEMLİDİR…

GÜVENMEK, Sevmekten Çok Daha ÖNEMLİDİR…

İNSAN GÜVENDİĞİNİ SEVER..

GÜVENİN BİTTİĞİ YERDE,

 SEVGİ DE KUŞ OLUP UÇAR GİDER
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

şimdi senden üç dileğim var…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır……."

“….Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa,paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.

Örneğin trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. Ama sorsanız, onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.

Prof.Covey in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek de çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu, “Anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş.

Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş.  Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğa oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve de yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Herhalde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı. Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; KENDİ KURABİYE PAKETİ, HİÇ AÇILMAMIŞ OLARAK ÇANTASINDA DURMUYOR MU ! MEĞER, ADAMIN KURABİYESİNİ YİYORMUŞ.

Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çogu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz. Covey bu örnekleri ; aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler, diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor.

Einstein’in bir sözünü anımsatıyor : Karşılastığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.

Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, “sorunların içinde kaybolmak” yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu aşma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?

Çözümsüz gibi gördüğünüz sorunlar konusunda paradigma değiştirmenin önemi vardır. Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır…….”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Güneş hergün doğar, yeterki penceren açık olsun…

Güneş hergün doğar, yeterki penceren açık olsun.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »