Meyve yemek için sebeblerimiz…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , , , . Leave a Comment »

BİRÇOK HASTALIĞINIZ SEBEBİ MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ OLABİLİR. HANGİ BESİNLER MAGNEZYUM İÇERİR?

MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ NEDENİYLE OLUŞABİLECEK RAHATSIZLIKLAR ŞUNLARDIR;
Kaslarda gerilmeler ve kramplar, sersemleme, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk hissi, kadınlarda ağrılı adet, ellerde iğnelenme hissi, uyuşukluk, migren, gerilim tipi baş ağrısı, bulantı, kusma ve çarpıntı gibi belirtiler magnezyum eksikliğinin habercisi olabilir. magnezyum olmadan vücutta enerji dönüşümü gerçekleşmiyor, metabolik aktiviteler meydana gelmiyor. Vücudumuzda bir ön faktör gibi rol oynayarak 300’den fazla enzimatik reaksiyona giren magnezyum, kemiklerin güçlenmesini sağlıyor. Eklemlerin esnemesine yardımcı luyor. Karbonhidrat metabolizmasında en temel görevleri üstlenen ve Canlıların yaşamında temel olan Proteinlerin yapımından sorumlu olan magnezyumun, yaşamsal organımız kalp üzerinde de olumlu etkileri bulunuyor. Aritmilerin ve kalp krizinin tedavisinde kullanılan magnezyum, kalp kasının kasılma şiddetini azaltıyor. Kalbin daha az enerji ve Oksijen kullanmasını sağlıyor, bir başka deyişle kalbin daha ekonomik çalışmasını sağlıyor.
MAGNEZYUM EKSİKLİĞİNİZİ TAMAMLAMAK İÇİN GÜNDE 2 BARDAK MADEN SUYU İÇİN AYRICA; Ispanak gibi yeşil sebzeler içerdikleri klorofilin yapısında magnezyum olduğu için iyi birer magnezyum kaynağıdır. Ayrıca kuru yemişler , tohumlar ve tüm hububatlar magnezyum içerirler.Ayrıca muz, avokado, kakao magnezyumun önemli kaynaklarındandır. Her ne kadar magnezyum içeren yiyecekler çok çeşitli ise de tüm bu yiyeceklerin içindeki magnezyum miktarları tek başlarına magnezyum ihtiyacını karşılamada yeterli olmaz. Bu sebeple gün boyunca çeşitli meyve ve sebzeler ile hububatların çeşitlerini tüketmek magnezyum ihtiyacının karşılanması için iyi bir önlem olacaktır.

ORMAN MEYVELERİNİ SEVER MİSİNİZ? BEYİN SAĞLIĞINIZ İÇİN ÇOK FAYDALI

Photo: ORMAN MEYVELERİNİ SEVER MİSİNİZ? BEYİN SAĞLIĞINIZ İÇİN ÇOK FAYDALIZihninizi orman meyveleriyle tazeleyin!Dut, böğürtlen, çilek ve ahududu gibi yaşamı daha renkli ve tatlı kılan orman meyvelerinin beyin hücrelerinin onarılmasına da yardımcı olduğu belirtildi.İtalyan La Stampa gazetesinin haberine göre, beslenme uzmanı Dr. Shibu Poulose, Boston'da yapılan Amerikan Kimya Derneğinin toplantısında, oksidatif bozulmalara ve inflamasyona karşı koruyucu olan bu meyvelerin, beyin hücrelerini de zinde tuttuğunu söyledi.Beyinde "mikroglia" adı verilen koruyucu hücreler olduğunu ve bunların, parçalanmış hücreleri ve atık ürünleri ortadan kaldırdıklarını ifade eden Poulose, ancak yaş ilerledikçe bu hücrelerin görevini doğru şekilde yerine getiremediğini belirtti. Poulose, bazı durumlarda çok daha aktif hale gelen bu hücrelerin beyindeki sağlıklı hücrelere de zarar vermeye başlayabildiğini kaydederek, "Ancak araştırmamızda elde edilen sonuçlar, orman meyvelerinin içerdiği polifenollerin bu konuda bir cankurtaran etkisi yaptığını gösteriyor" dedi.Bu meyvelerin hücrelerin "temizleme" fonksiyonunu onardığını gözlemlediklerini belirten Poulose, orman meyvelerinin bu etkisinin daha önce bilinmediğini sözlerine ekledi. Zihninizi orman meyveleriyle tazeleyin! Dut, böğürtlen, çilek ve ahududu gibi yaşamı daha renkli ve tatlı kılan orman meyvelerinin beyin hücrelerinin onarılmasına da yardımc…ı olduğu belirtildi. İtalyan La Stampa gazetesinin haberine göre, beslenme uzmanı Dr. Shibu Poulose, Boston’da yapılan Amerikan Kimya Derneğinin toplantısında, oksidatif bozulmalara ve inflamasyona karşı koruyucu olan bu meyvelerin, beyin hücrelerini de zinde tuttuğunu söyledi.

Beyinde “mikroglia” adı verilen koruyucu hücreler olduğunu ve bunların, parçalanmış hücreleri ve atık ürünleri ortadan kaldırdıklarını ifade eden Poulose, ancak yaş ilerledikçe bu hücrelerin görevini doğru şekilde yerine getiremediğini belirtti. Poulose, bazı durumlarda çok daha aktif hale gelen bu hücrelerin beyindeki sağlıklı hücrelere de zarar vermeye başlayabildiğini kaydederek,

“Ancak araştırmamızda elde edilen sonuçlar, orman meyvelerinin içerdiği polifenollerin bu konuda bir cankurtaran etkisi yaptığını gösteriyor” dedi. Bu meyvelerin hücrelerin “temizleme” fonksiyonunu onardığını gözlemlediklerini belirten Poulose, orman meyvelerinin bu etkisinin daha önce bilinmediğini sözlerine ekledi

Kaynak:Doğadan gelen sağlık

Adaçayı ile Ruhsal Temizlik

Adaçayı yalnız yemeklerde ve Alternatif İlaç olarak kullanılmaktan başka büyük ruhsal faydaları olan harika bir bitkidir. Onlarca Adaçayı çeşidinin olmasına rağmen burada Amerika’nın güney batısında ve Meksika’da yetişen tütsü olarak kullanılan Beyaz Adaçayı’ndan (Salvia apiana) bahsedilmektedir. Türkiye’de yetişen ve genelde çay olarak kullanılan Anadolu Adaçayı (Salvia pratensis) yukarıda bahsedilen Adaçayı ile aynı bitki ailesindendir ve her ikisi de benzer bitkisel ve ruhsal etkileri olan yerel çeşitlerdir.

 

Ruhsal Temizleyici

 

Bu işleme tütsüleme denir ve kurutulup bir demet şeklinde sarmalanıp bağlanmış Adaçayı çubukları kullanılır. Bu pek çok şey için kullanılabilecek bir ritüeldir. Enerjinizin düşük olduğunu ve dengeye ihtiyacınızın olduğunu hissettiğinizde, yada istenmeyen Ruhlardan, kötü veya negatif enerjilerden arınmak istediğinizde bu işlem sizin için mükemmeldir. Bu yöntemi kendiniz veya yardım edecek biri ile yapabilirsiniz. Birinin yardım etmesi hem daha iyi hemde daha kolaydır. Sarmalanmış kuru Adaçayı demetini tutuşturarak iyice yanmasını sağlayın. Alevli bir ateş olması gerekmiyor. Mangaldaki kömür gibi yavaşça ve içten yanması gerekmektedir. Böylece dumanın tütmesi başlayacaktır. Ayağa kalkarak ellerinizi yana açın. Yardımcınız tüten demet ile çevrenizde dolaşarak, başınızın, ellerinizin ve ayaklarınızın, avuçlarınızın ve ayaklarınızın altında dahi, yani tam anlamı ile tüm bedeninizin çevresinde daireler çizmelidir. Bu arada siz de ellerinizi ve tüm bedeninizi dumanda yıkıyormuş gibi yapın!

 

Bazıları, dumanı temizlenen kişinin çevresine dağıtmak için, geniş bir tüy kullanmayı tercih eder. Birkaç tüyden oluşan bir yelpaze de yapabilirsiniz. Bu tamamen size kalmış. İşlem size uygulandığında… meditasyonda olduğu gibi gevşeyin, nefesinizi kontrol edin, ve bedeninizin beyaz bir ışıkla dolduğunu hayal edin. Eğer işlemi siz uyguluyorsanız… tüten dumanın bir ışık gibi etrafa yayıldığını ve akan bir su gibi değdiği kişi ve eşyalaı temizlediğini hayal edin. Tüten demeti ateş almayacak bir kaba yerleştirin. Ben küçük ağaç bir kap kullanmayı tercih ediyorum. Aynı zamanda ateşin yanmasının devam etmesi için demetin yanan ucunu altta tutulmasında fayda var. Dumanın olduğu yerde ateş var… bunu unutmayın. Bu nedenle de onu kontrolsüz bırakmayın! Unutmadan bir şey daha hatırlatmak istiyorum… Adaçayı dumanı Marihuana gibi kokmaktadır. Bunu hatırlatmamın nedeni daha sonra evinize gelecek olan kişiler sizin ot içtiğinizi zannedeceği içindir! İnsanların sizin yaptıklarınızı yanlış anlamasını istemiyorsanız bir şekilde önleminizi almalısınız.

 

Büyü Araçlarını Temizlemek ve Arındırmak

 

Büyü Araçlarınızı her zaman temizlemeli ve arındırmalısınız… özellikle arkadaşlarınızdan biri meraktan bunlara dokunmuşsa. Bu onlardan gelen enerjiyi boşaltacaktır. Büyü Araçlarınızda yalnızca kendi enerjinizin olması istersiniz ve bunun böyle olması gerekir. Aynı zamanda Kristallerinizin ve Altar’ınızın da temizlenmesi ve arındırılması gerekmektedir. Bir elinize yanan Adaçayı demetini, diğerine de Büyü Araçlarınızı alın. Tüten demeti araçların çevresinde dalgalandırarak onları temizleyip arındırın… tüm istenmeyen enerjinin onları terk ettiğini ve saf beyaz bir ışıkla kaplandıklaını hayal edin. Bunu yapacaksanız… tüm araçlarınızı, kristallerinizi ve diğer şeylerinizin hepsini temizleyin. Özellikle Altar’ınızın dışarıda veya herkesin ulaşabileceği bir yerde olması durumunda, arkadaşlardan veya aileden biri gelip sadece meraktan herhangi bir şeye dokunup eline almış olabilir. Bunun için onları suçlayamazsın. Eğer birinin evine gidip bu tür şeyleri görsem… ben de dokunmak isterim. Tabi ki en doğrusu size ait olmayan bu tür araçlara dokunmamak en doğrusudur. Merak kediyi öldürür!

 

Evi Temizlemek ve Arındırmak

 

Bu yöntem evinizdeki kötü Ruhları veya negatif Enerjiyi def etmek için mükemmeldir. Ruh çağırma seansından sonra bunu yapmak çok faydalıdır. Belki de bir komşu veya bir düşmanın yada enerjisini sevmediğin bir kişi evine gelmiş olabilir. Bu enerjiyi def etmek için bu yöntemi kullanın!

 

Evinizi temizlemek ve arındırmak için kesinlikle tüm bir demeti kullanmanız, ve bunu evinizin içinde yakmanız gerekmektedir. Giriş kapısından başlamalı, ve kapının etrafında tüten demetle hayali bir çizgi çizmelisiniz. Hareketleriniz saat yönününde olmalıdır. Bundan sonra duvarda düz bir çizgi çizerek ilk pencereye kadar ulaşın. Pencereye de kapıya yaptığınız gibi etrafında bir çizgi çekin… ve böylece tüm evde aynı yöntemi uygulayarak tekrar giriş kapısına kadar ulaşın… bu arada dolap kapılarına da aynısını yapmayı unutmayın. Bazı kişiler bunu tüm köşe bucaklarda yapmayı tercih etmektedir. Demek istediğim, duvarların döşeme ile birleştiği noktada ve tabanda, hatta dolapların içlerine de bu işlemi uygularlar. Tüm bunlar bir tercih meselesidir ve bu ritüel için ne kadar çaba sarf etmek istediğinize bağlıdır. Evde tüten demetle dolaşırken… yüksek sesle… “Benim için kabul edilmez olan, Işığın tarafında olmayan herhangi bir ve tüm Ruhlar ile Enerjiler gitsin!”, veya buna benzer sizin tercih ettiğiniz bir cümleyi tekrarlayın,  bitirdiğinizde… demeti ateş almayacak bir şeyin üstüne koyun. Daha önce söylediğim gibi bu küçük ağaç veya metal bir kap olabilir. Demetin yanan tarafını alta gelecek şekilde koyarsanız demet bitene kadar etkin olarak tütmeye devam edecektir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . Leave a Comment »

KIRMIZI PANCAR’IN FAYDALARI İŞTAHSIZ OLANLAR, YÜKSEK TANSİYON RAHATSIZLIĞI OLANLAR, KANSIZ OLANLAR BU HABERİ MUTLAKA OKUSUN

 

 Meyve ve sebzelerdeki kırmızı renk, bu bitkinin antioksidan özellik taşıdığını gösterir. Antioksidan da güç, sağlık… demektir. Kırmızı pancara rengini veren pigmentler kansere karşı savaşta etkili bir sebze olmasını sağlıyor

Kırmızı pancar A, B, C ve P vitaminlerinden zengindir. İştah açıcı, besleyici özelliği vardır. Bileşiminde bulunan ve radyoaktif bir eleman olan rubidyumun sindirim üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Pancar aynı zamanda fosfor, demir, bakır, potasyum, magnezyum, kalsiyum, brom, çinko ve manganez bakımından da zengindir. Bitki, beta karoten ve folat bakımından zengin yapısıyla bağışıklık sistemini güçlendirip kan yapımına destek verir.

 Kırmızı pancarın suyu en güçlü kan düzelticilerden biridir. Havuç suyu ile yarı yarıya karıştırılan kırmızı pancar suyu, içildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda yükseltir. Özellikle soğuk algınlığı enfeksiyonlarının arttığı kış aylarında kırmızı pancarın tüketilmesi, vücudun direncini artırır

Yüksek oranda potasyum içerdiği için günde bir bardak kırmızı pancar suyu içmek yüksek tansiyonu düşürür. Kırmızı pancar suyunu yoğurtla karıştırıp yemek ise vücudun enerji depolarını doldurur

Yaz meyvesi Kiraz Ve Faydaları….!!!

Photo: Yaz meyvesi Kiraz Ve Faydaları....Kiraz İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostudur ve vücudu zehirli maddelerden temizler. Kiraz vücuttan ürik asit ve ürat tuzlarının atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıkları ile eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılır. Kiraz yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlüyor ve var olan taş ve kumları zamanla döküyor, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı oluyor. Vücuttaki ödemin , fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya yardımcı oluyor. Kirazın ayrıca kabızlık giderici özelliği bulunuyor. Özellikle bayat yemeklerle pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlıyor. Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin deride kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor. Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar, fazla ilaç tüketimi ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. Karaciğer zamanla normale dönüyor ve safra salgısı artıyor. Böylece sindirim gücünü artırıyor. Kirazda bulunan 'levüloz' adlı şeker kolay sindirilebildiğinden şeker hastaları hiçbir tehlike oluşmadan kiraz yiyebiliyor. Kiraz içindeki madensel madde ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artırıyor. Kiraz yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin dostu. KİRAZIN MEYVESİ KADAR AĞACI DA ŞİFA KAYNAĞI Ağaç kabukları yüksek ateşe ve kabızlığa iyi geliyor, yaprakları müshil olarak, çiçekleriyse göğsü yumuşatıcı olarak kullanılıyor. Kirazı bağırsakları zayıf ve yüksek tansiyon sorunu olanların dikkatli tüketmeleri gerekiyor. Sapları, idrar söktürücü olduğu gibi bronşite karşı kullanılıyor. Gölgede iyice kurutulan sapla hazırlanan şurup veya demlemelerle iyileşme sağlanabiliyor. Saplar gerekirse kıyılarak bir gün süreyle su içinde ıslanmaya ve yumuşamaya bırakılıyor. Bir litre su içine bir küçük avuç sap konularak hazırlanacak demlemeden günde 3-4 fincan içiliyor. Bu demleme günde iki kez el ve ayak banyosu şeklinde de kullanılabiliyor. Ya da hazırlanan kiraz sapı demlemesi taze veya kurutulmuş kiraz üzerine boşaltılarak yarım saat bekletildikten sonra süzülerek aynı dozda içilebiliyor. Sapları ayrık ve mısır püskülü ile kaynatılarak demlendiğinde ayak ve karın şişliği; arpa ile kaynatılarak elde edilen demlemeyse idrar söktürücü olarak kullanılıyor. Dövülmüş çekirdeğinin kaynatılmış suyu idrar zoru sorununa yardımcı oluyor. Ayrıca çekirdekleri ısıtıldıktan sonra bir beze sarılarak karın bölgesinde ağrıların giderilmesi için kullanılıyor.  KİRAZ ASPİRİNDEN DAHA FAYDALI Prof. Dr. Turan Karadeniz, kirazın stresi yok ettiğini, menopoz döneminde faydalı olduğunu söyledi. Kirazın ayrıca damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine da faydalı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, şöyle konuştu: "Menopoz döneminde faydalı olmaktadır. Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili oluyor. Araştırıcılar bu etkiyi kirazda bulunan 'antosiyanin' isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedir. Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etki yapmaktadır." KİRAZ ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Uzmanlar, kiraz alırken temiz, parlak ve hasarsız olmasına dikkat edilmesini istiyor. Uzmanlar, kiraz konusunda şu tavsiyelerde bulunuyor: "Rengi koyu olanlar her zaman daha tatlıdır. Saklarken kirazın saplarını çıkarmazsanız ömrü daha uzun olur. Yıkamadan plastik bir kaba koyup buzdolabında saklayın ve daima yemeden önce yıkayın. Buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 1-2 saat bekletirseniz tadı daha lezzetli olacaktır. Taze kirazların 2–4 gün içinde tüketilmesi gerekir. Kirazı ayrıca derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Bunun için kirazın çekirdeklerini çıkarmanız gerekir.Kiraz İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostudur ve vücudu zehirli maddelerden temizler. Kiraz vücuttan ürik asit ve ürat tuzlarının atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıkları ile ekle…m kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılır. Kiraz yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlüyor ve var olan taş ve kumları zamanla döküyor, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı oluyor. Vücuttaki ödemin , fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya yardımcı oluyor. Kirazın ayrıca kabızlık giderici özelliği bulunuyor. Özellikle bayat yemeklerle pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlıyor. Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin deride kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor. Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar, fazla ilaç tüketimi ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. Karaciğer zamanla normale dönüyor ve safra salgısı artıyor. Böylece sindirim gücünü artırıyor. Kirazda bulunan ‘levüloz’ adlı şeker kolay sindirilebildiğinden şeker hastaları hiçbir tehlike oluşmadan kiraz yiyebiliyor. Kiraz içindeki madensel madde ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artırıyor. Kiraz yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin dostu. KİRAZIN MEYVESİ KADAR AĞACI DA ŞİFA KAYNAĞI Ağaç kabukları yüksek ateşe ve kabızlığa iyi geliyor, yaprakları müshil olarak, çiçekleriyse göğsü yumuşatıcı olarak kullanılıyor. Kirazı bağırsakları zayıf ve yüksek tansiyon sorunu olanların dikkatli tüketmeleri gerekiyor. Sapları, idrar söktürücü olduğu gibi bronşite karşı kullanılıyor. Gölgede iyice kurutulan sapla hazırlanan şurup veya demlemelerle iyileşme sağlanabiliyor. Saplar gerekirse kıyılarak bir gün süreyle su içinde ıslanmaya ve yumuşamaya bırakılıyor. Bir litre su içine bir küçük avuç sap konularak hazırlanacak demlemeden günde 3-4 fincan içiliyor. Bu demleme günde iki kez el ve ayak banyosu şeklinde de kullanılabiliyor. Ya da hazırlanan kiraz sapı demlemesi taze veya kurutulmuş kiraz üzerine boşaltılarak yarım saat bekletildikten sonra süzülerek aynı dozda içilebiliyor. Sapları ayrık ve mısır püskülü ile kaynatılarak demlendiğinde ayak ve karın şişliği; arpa ile kaynatılarak elde edilen demlemeyse idrar söktürücü olarak kullanılıyor. Dövülmüş çekirdeğinin kaynatılmış suyu idrar zoru sorununa yardımcı oluyor. Ayrıca çekirdekleri ısıtıldıktan sonra bir beze sarılarak karın bölgesinde ağrıların giderilmesi için kullanılıyor.

KİRAZ ASPİRİNDEN DAHA FAYDALI Prof. Dr. Turan Karadeniz, kirazın stresi yok ettiğini, menopoz döneminde faydalı olduğunu söyledi. Kirazın ayrıca damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine da faydalı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, şöyle konuştu: “Menopoz döneminde faydalı olmaktadır. Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili oluyor. Araştırıcılar bu etkiyi kirazda bulunan ‘antosiyanin’ isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedir. Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etki yapmaktadır.” KİRAZ ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Uzmanlar, kiraz alırken temiz, parlak ve hasarsız olmasına dikkat edilmesini istiyor. Uzmanlar, kiraz konusunda şu tavsiyelerde bulunuyor: “Rengi koyu olanlar her zaman daha tatlıdır. Saklarken kirazın saplarını çıkarmazsanız ömrü daha uzun olur. Yıkamadan plastik bir kaba koyup buzdolabında saklayın ve daima yemeden önce yıkayın. Buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 1-2 saat bekletirseniz tadı daha lezzetli olacaktır. Taze kirazların 2–4 gün içinde tüketilmesi gerekir. Kirazı ayrıca derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Bunun için kirazın çekirdeklerini çıkarmanız gerekir.

ÜZÜM PEKMEZİNİN FAYDALARI

Üzüm pekmezi kansızlık problemi olanlara kan ilacı gibidir.Kan yapar.

Rengindende belli olduğu gibi vücuda kan ve can verir.

Kanserli hücrelerin oluşmasını önler.Asrın vebası kansere birebirdir.

Kalp krizi riskini azaltır.

Kalp rahatsızlığı olanlar bol bol tüketsinler.

Kanı temizler.

Mideyi rahatlatır.

Bağırsakları çalıştırır.

Böbrekleri temizleyerek düzenli çalışmasını sağlar.

Çok tüketildiğinde şişmanlatır.Ancak lifli olmasından dolayı sindirimi kolaydır.

İlaç gibidir.

Neredeyse tüm hastalıklara şifadır.

Güzelleştirir ve yaşlanmayı geçiktirir.

Zeka verir.Unutkanlığı giderip,hafızayı güçlendirir.

Yaş kara üzüm rejimlerde kullanlırken,kara üzüm pekmezi bol yendiğinde vücuda kilo yapar.

Antidoksidan bir meyve oldğundan tam bir şifa iksiridir.

Enerji verir.

Vücudu güçlendirir.

Performans artırır.

Halsizliği giderir.Yorgunluğu yok eder.

Bebeklerin zihinsel ve ruhsal gelişimini artırır.

Zeki bir çocuğunuz olsun isterseniz,hamile iken tüketin.Vede bebeklerinize,çocuklarınıza  mutlaka yedirin.

Vücuda virüs ve bakterilerle savaşma direnci verirken,hastalıklara karşı kalkan olur.

Kemik yapısı için ve bacaklardaki kireçlenme için şifadır.

Vücudumuzdaki  iltihapları önler.

İştahı açar.

Gebelere kan yaparak,sağlıklı bir hamilelik geçirmelerinde önemli rol oynar.

Damar sertliğini önleyerek,kan dolaşımını kolaylaştırır.

Günlük yediğimiz takdirde; kalsiyum,magnezyum,potasyum,krom,fosfor,demir gereksimlerini karşılar.

Verem ve akciğer hastalarına şifa verir.

Dengeli beslenmeyi sağlar.

Öksürüğü keser,boğaz iltihaplarına iyi gelir.

Üzüm pekmezi tahin ile tüketildiğinde öksüreğe iyi gelir.

Kışın soğuğunda tüketildiği vakit vücudu ısıtır.

İnşallah bu doğal şifa kaynağı besinleri,vücudumuza doğal ilaç vazifesi görmekte olan bu yiyecekleri sofralarımızdan eksik etmeyiz.Salam,sosis ,sucuk yerine bu şifa kaynağı pekmezleri teüketmeye özen gösterelim.Özellikle çocuklarımıza yedirelim.

Sağlıklı ve hastalıksız günler dileği ile

Hoşçakalın….

Yabanmersini tüketmeniz için 8 neden…!!

 Photo: Yabanmersini tüketmeniz için 8 neden...!!Araştırmalara göre yabanmersini birçok meyveden daha fazla antioksidan içeriyor, buda yabanmersini tüketiminin önemini bir kez daha gösteriyor. Yabanmersininin birçok faydası var ama en çok nelere iyi gelmekte bir göz atalım.1.Kan şekerini düzenlerTip2 diyabet, insulin direnci veya metabolik sendromda düzensiz kan şekeri salgılanır. Elbette bu soruna özgü diyet programı uygulanmalıdır ama araştırmalara göre düzenli yabanmersini tüketenlerde tüketmeyenlere göre daha regüle kan şekeri salgılanmaktadır.2.İdrar yollarını temizlerÇoğu idrar yolu enfeksiyonuna E. Coli olarak bilinen bir bakteri neden olur, idrar yoluna yapıştığından idrarla da atılamamaktadır. Yabanmersini ise doğal antibiyotik özelliği ile idrar yolunu bu bakteriden temizleyebilmektedir. 3.Görme kaybına faydalıYabanmersini yüksek oranda antosiyanin içermesinden dolayı görme kaybını önleyici özelliğe sahip. Makula dejenerasyonu, katarak, miyop, göz kuruluğu hatta enfeksiyonlara karşı koruyabilmekte.4.Beyin sağlığını korurA,B,C vitaminleri, antosiyaninler, selenyum, magnezyum, fosfor, bakır, çinko gibi önemli besin öğelerinden zengin olan yaban mersini beyin hücrelerini ve sinirlerini koruyucu özelliğe sahip ayrıca hafızayı güçlendir. Özellikle alzheimer gibi giderek artan bir hastalığa karşı koruyucudur. Çalışmalara göre düzenli yabanmersini tüketen çocukların öğrenme kapasitesi de yükselmektedir. Diyetisyen Özlem Sert Aydın5.Kalp hastalıklarından korurLif oranının yüksek ve antioksidanlardan zengin olması nedeniyle özellikle LDL kolesterol seviyesini düşürücü özelliğe sahiptir. Bu nedenle kalp sağlığını korur. Ayrıca düzenli olarak yabanmersini tüketenlerde eNOS enzim seviyesinin de yüksek olduğu belirlenmiştir, eNOS enzimi yine kalp hastalıklarından koruyucu özelliğe sahiptir.6.Sindirim sistemini düzenlerLif içeriği nedeniyle sindirim sistemini düzenler, kabızlık problemi olanlarda faydalıdır. Ayrıca içeriğindeki bakır ve fruktoz nedeniyle sindirimi hızlandırır.7.Kanserden korurPterostilben, ellagic asit gibi kansere karşı koruyucu içeriğiyle ayrıca C vitamininden de zengin olmasıyla özellikle kolon, rahim ve karaciğer kanserine karşı faydalıdır.8.Doğal antidepresandırEnerji metabolizmasını düzenleyici, sakinleştirici özelliğiyle doğal anti depresantdır. Rengi ne kadar koyuysa içeriği de o kadar zengin olmaktadır....(YABAN MERSİNİ DİYE SATILAN CRAMBERYY MEYVESİNE DIKKAT EDİNİZ.O AKSİNE ŞEKERDE KURUTULDUGU İÇİN ŞEKER HASTALARI İÇİN TEHLİKELİ OLABİLİR.SAF YABAN MERSİNİNİ BULMAYA ÇALIŞIN..)

 Araştırmalara göre yabanmersini birçok meyveden daha fazla antioksidan içeriyor, buda yabanmersini tüketiminin önemini bir kez daha gösteriyor. Yabanmersininin birçok faydası var ama en çok nelere …iyi gelmekte bir göz atalım.

1.Kan şekerini düzenler Tip2 diyabet, insulin direnci veya metabolik sendromda düzensiz kan şekeri salgılanır. Elbette bu soruna özgü diyet programı uygulanmalıdır ama araştırmalara göre düzenli yabanmersini tüketenlerde tüketmeyenlere göre daha regüle kan şekeri salgılanmaktadır.

2.İdrar yollarını temizler Çoğu idrar yolu enfeksiyonuna E. Coli olarak bilinen bir bakteri neden olur, idrar yoluna yapıştığından idrarla da atılamamaktadır. Yabanmersini ise doğal antibiyotik özelliği ile idrar yolunu bu bakteriden temizleyebilmektedir.

3.Görme kaybına faydalı Yabanmersini yüksek oranda antosiyanin içermesinden dolayı görme kaybını önleyici özelliğe sahip. Makula dejenerasyonu, katarak, miyop, göz kuruluğu hatta enfeksiyonlara karşı koruyabilmekte.

4.Beyin sağlığını korur A,B,C vitaminleri, antosiyaninler, selenyum, magnezyum, fosfor, bakır, çinko gibi önemli besin öğelerinden zengin olan yaban mersini beyin hücrelerini ve sinirlerini koruyucu özelliğe sahip ayrıca hafızayı güçlendir. Özellikle alzheimer gibi giderek artan bir hastalığa karşı koruyucudur. Çalışmalara göre düzenli yabanmersini tüketen çocukların öğrenme kapasitesi de yükselmektedir. Diyetisyen Özlem Sert Aydın

5.Kalp hastalıklarından korur Lif oranının yüksek ve antioksidanlardan zengin olması nedeniyle özellikle LDL kolesterol seviyesini düşürücü özelliğe sahiptir. Bu nedenle kalp sağlığını korur. Ayrıca düzenli olarak yabanmersini tüketenlerde eNOS enzim seviyesinin de yüksek olduğu belirlenmiştir, eNOS enzimi yine kalp hastalıklarından koruyucu özelliğe sahiptir.

 6.Sindirim sistemini düzenler Lif içeriği nedeniyle sindirim sistemini düzenler, kabızlık problemi olanlarda faydalıdır. Ayrıca içeriğindeki bakır ve fruktoz nedeniyle sindirimi hızlandırır.

7.Kanserden korur Pterostilben, ellagic asit gibi kansere karşı koruyucu içeriğiyle ayrıca C vitamininden de zengin olmasıyla özellikle kolon, rahim ve karaciğer kanserine karşı faydalıdır.

 8.Doğal antidepresandır Enerji metabolizmasını düzenleyici, sakinleştirici özelliğiyle doğal anti depresantdır. Rengi ne kadar koyuysa içeriği de o kadar zengin olmaktadır…. (YABAN MERSİNİ DİYE SATILAN CRAMBERYY MEYVESİNE DIKKAT EDİNİZ.O AKSİNE ŞEKERDE KURUTULDUGU İÇİN ŞEKER HASTALARI İÇİN TEHLİKELİ OLABİLİR.SAF YABAN MERSİNİNİ BULMAYA ÇALIŞIN..)
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . Leave a Comment »

MAYDANOZ VE DEREOTU TÜKETİYOR MUSUNUZ? CEVABINIZ EVETSE BAKIN NELER KAZANMIŞSINIZ

Photo: MAYDANOZ VE DEREOTU TÜKETİYOR MUSUNUZ? CEVABINIZ EVETSE BAKIN NELER KAZANMIŞSINIZBir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılıyor. Maydanozda ayrıca, kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum ve klorin ile A ve K vitamini bulunuyor. Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağı olduğu için görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi geliyor. Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı, kanı arttırarak oksijeni metabolize ediyor ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım ediyor.Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindiriyor. Barsak solucanlarının düşürülmesine yardım ediyor. Gazın dışarı atılmasını sağlar.DEREOTU'NUN FAYDALARI• Sinirleri yatıştırır ve bedeni rahatlatır.• Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Özellikle küçük çocuklarda gaz söktürücü etkisi önemlidir.• Sindirimi kolaylaştırır. Karın ağrılarına iyi gelir.• Mineral yönünden zengin olduğu için tuzsuz rejimlerde yer alır.• Hıçkırığı kesici etkisi vardır.• Süt bezlerini uyardığından emzikli annelerde süt gelişini artırır.• Kusma refleksini bastırır.Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılıyor.

Maydanozda ayrıca, kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum ve klorin ile A ve K vitamini bulunuyor.

Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağı olduğu için görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi geliyor.

 Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı, kanı arttırarak oksijeni metabolize ediyor ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım ediyor. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindiriyor.

Barsak solucanlarının düşürülmesine yardım ediyor. Gazın dışarı atılmasını sağlar.

DEREOTU’NUN FAYDALARI

• Sinirleri yatıştırır ve bedeni rahatlatır.

• Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Özellikle küçük çocuklarda gaz söktürücü etkisi önemlidir.

• Sindirimi kolaylaştırır. Karın ağrılarına iyi gelir.

• Mineral yönünden zengin olduğu için tuzsuz rejimlerde yer alır.

• Hıçkırığı kesici etkisi vardır.

• Süt bezlerini uyardığından emzikli annelerde süt gelişini artırır.

 • Kusma refleksini bastırır.

Güçlü kemikler icin…

Yogurt

D vitamini ihtiyacimizi cogunlukla gunesten yararlanarak aliriz. Bunun yaninda yogurt gibi bazi besinler onemli D vitamini kaynagidir. Bir su bardagi kadar yogurt, gunluk kalsiyum ihtiyacimizin %30’unu ve D vitamini ihtiyacimizin %20’sini karsilar.

Sardalye

Taze veya konserve olarak tuketebilecegimiz Sardalye, D Vitamini ve kalsiyum acisindan sasirtici derecede zengindir. Ana ogun olarak tuketmenin yaninda, salata ve makarnalarimiza ekleyerek de ogunlerimize dahil edebiliriz

Yumurta

Icerdigi D Vitamini acisindan cok zengin olmasa da, yumurta yemek bu ihtiyacimizi karsilamak icin hizli ve kolay bir yoldur. 1 yumurta gunluk D vitamini ihtiyacimizin %10’unu karsilar

Somon

Kalbe en dost yiyeceklerin basinda sayilan somon, D vitamini acisindan da cok zengin bir baliktir. 100 grlik bir somon dilimi, gunluk D vitamini ihtiyacimizin %100’unu karsilar

Ispanak

Sut ve sut urunleri tuketiminiz dusukse, kalsiyum ihtiyaciniz icin ispanagi mutlaka tuketmelisiniz. Pisirilmis 1 kase ispanak, gunluk kalsiyum ve A vitamini ihtiyacinizin %25’ini karsilar.

Ton Baligi

Yag acisindan zengin diger bir balik olan ton baligi da, D vitamini acisindan oldukca zengindir. 100 gramlik bir konserve ton baligi, D vitamini ihtiyacimizin %40’ini karsilar

Gül suyu’nun faydaları…

Antik Çağ’dan günümüze kadar pek çok alanda kullanılan gül suyu, özellikle cilt güzellğinde mükemmel bir doğal kaynak olma özelliği taşıyor.
İran’da ortaya çıktığı düşünülen gül suyunun, ayrıca ünlü Mısır Kraliçesi Kleoptra tarafından da birçok güzellik maskesi içinde özel olarak kullanıldığı biliniyor

Gül suyu’nun faydalarına gelecek olursak;
* Antiseptikler içinde sayılan gül suyu, cilt için harika doğal bir tonik görevi görür.
* Cilt yüzeyindeki fazla yağı ve kiri arındırarak, cildi temizler.
* Cildi canlandırarak parlak bir görünüme kavuşmasını sağlar.
* Doğal gül suyu, her cilt tipi için kullanılabilir. Temizlerken aynı zamanda nemlendirir.
* Her gün yatmadan önce cildin gül suyu ile temizlenmesi, lekelere, kızarıklık ve sivilcelere de iyi gelir.
Sivilceler için; Yeşil limon suyu ve gül suyu eşit miktarda karıştırılarak problemli bölgelere sürülüp, 20-30 dk sonra ılık su ile durulanır.
* Ayrıca kayısı yağı ve gül yağını karıştırıp, cildinize kullandığınız zaman, cildiniz gün boyu zararlı etkilerden de korunmuş olacaktır.
* Gül suyu, olgun ciltler için de çok faydalıdır. Bir parça pamuk üzerine sürülmüş gül suyu ile sabah ve yatmadan önce yüzünüzde yapacağınız yuvarlak hareketler, kırışıklıklara iyi gelir ve cildin genç görünmesine yardımcı olur.
* Yorgunluktan oluşan göz altı morlukları için gül suyu ile yapılacak hafif masaj canlılık verecektir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . Leave a Comment »

Üzüm’ün Faydaları…

“Üzüm bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektedir. Böbrek ve karaciğerin işlevini artırır, karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde etkilidir. Kanın temizlenmesine, vücutta yağların erimesine yardımcı olur. …
Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yağlı bileşiklerin kılcal birikmesini engelleyerek ve kanı sulandırarak kalp-damar sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. İçerdiği resveratrol maddesi sayesinde kansere karşı vücudu korumakta görev almaktadır. Vücudu virüslere karşı dirençli hale getirir. Kabuk ve çekirdekleri mideye zarar vermeden sindirimi hızlandırır, bağırsak sisteminin çalışmasını düzenler, bağırsak sancısını giderir.
Cüzamdan kurtulmak için bolca kuru üzüm yenilmelidir. Hamilelik veya bacaktaki şişliklerin giderilmesinde ekşi üzüm suyu lapası şiş uzuvlara sarılmalıdır. Cinsel gücü artırır, genel vücut zayıflığını giderir. Sedeften kaynaklanan yaralara sürülerek şifa bulunur. İçerdiği besin, vitamin ve mineraller sayesinde güzellik iksiri ve zayıflama rejimlerinde kullanılmaktadır. Beyinin enerji kaynağıdır. Cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar, alerji ve kireçlenmelerde iltihap oluşumunu engeller. İçerdiği biflavonoidler sayesinde C vitamininin etkinliğini artırır.
Kuru üzüm ağız kokularını gidermekte, akciğer hastalığına, asap bozukluğuna, unutkanlığa, kansızlığa, karaciğer zafiyetine, ses kısıklığına iyi gelmektedir. Üzüm yaprağı suyu dizanteriye ve göz nezlesine karşı şifalı gelmektedir. Taze üzüm anne sütünü çoğaltmaktadır. Böbrek hastalıklarına taze üzüm iyi gelmektedir. Kansere karşı bol bol taze üzüm yenilmelidir. Tatlı üzüm cinsel gücü kuvvetlendirir. Taze üzümle kuru üzüm birlikte yenirse bağırsak hastalıklarına ve kolite iyi gelmektedir. Kara üzüm, kalp, karaciğer, dalak, mide ve dimağ hastalıklarına şifa verir, kalbi kuvvetlendirir, nefes darlığına iyi gelir.
Damar sertliğine kuru üzüm iyi gelmekte, öksürüğü kesmekte, safrayı izale etmekte, balgamı gidermekte, ağız içi yaralarını iyileştirmektedir. Kuru üzüm baş ağrısını dindirmekte, idrar yolları iltihaplanmasına şifalı olmakta, cinsel gücü artırmaktadır. Genel zayıflığa kuru üzüm iyi gelmektedir. Vücudun aşırı derecede yorgunluğu ve bitkinliğinde kuru üzüm hoşafı içilmelidir. Kuru üzüm iç yağ ile dövülüp derin ve iltihaplı yaralar üzerine konursa, iltihabı dışarı çıkarır, siğillerin üzerine konursa eritir. Kuru üzüm el ayak titremesine ve sinir zafiyetine iyi gelir, ses kısıklığını giderir.
Kuru üzüm hoşafı adet kanını söktürür, vereme ve basura iyi gelmekte, öksürüğü kesmekte, kireçlenmeyi önlemektedir. Aşırı adet kanamasını önlemek için kuru üzüm yenilmelidir. Kuru üzüm bağırsak iltihaplarına şifalı gelmektedir. Kuru üzüm vücudu şişmanlatır, günlük ile yenirse insanı zekileştirir, unutkanlığı giderir. Sarı üzüm sedef hastalığına iyi gelmektedir. Çekirdeği çıkartılmış siyah kuru üzüm adet kanamasını söktürür.
 Üzüm yapraklarının suyu kan tükürmeye ve mide sancısına şifalı olmaktadır. Kuru üzüm sesi açar, asabı kuvvetlendirir. Bağırsak sancısına karşı üzüm yenilmelidir. Cüzama karşı kuru üzüm iyi gelmektedir. Diş ağrısına karşı üzümle sarımsak kaynatılıp gargara yapılmalıdır. Üzüm yüksek tansiyonu düşürür, kabızlığı giderir, hamilelerin mide bulantısını önler.”

*****Akşamları yemekten sonra içeceğiniz siyah çay yerine kekik çayını alışkanlık haline getirin, ömrünüz uzasın, hayat kaliteniz artsın!*****

 Astım zayıflama kolestrol yüksek tansiyon şekerle ilgili rahatsızlıklarda hazım kan dolaşımı ile ilgili sorunlarda sinir sistemi rahatsızlıklarında gribal sorunlarda faydaları görülmüştür. Vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan ve antiseptik özelliği olduğu da bilinmektedir.
 Kekiğin çok kuvvetli antioksidan özelliği olduğu belirtilerek kekik yemeyi veya çayını içmeyi alışkanlık haline getirenlerin çok uzun ömürlü olduğu belirtilmektedir. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. İdrar söktürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Cinsel isteği kamçılar. Kandaki şeker miktarını azaltır. Nefes yollarını rahatlatıyorenfeksiyonları giderir Bronşit problemlerini giderir -Balgam söktürüyoryani akiığeri temizler -Boğucu öksürüğü giderir –
Faranjiti giderir -Ağız içi enfekiyonunu giderir -Mide krampı ishalkalp üstündeki ağrıgastrit kolit istah azalmasının giderilmesine yardımcı olur -Terlemeyi arttırıyorÇok kuvvetli bir antiseptik-mikrop öldürücüdür -Regl kramplarını giderir –
Bir günde yaklaşık 30 gram miktarı aşılırsa bazı olumsuz etkiler yapar. Şayet 4 kez çayı içilse toplam 4-6 gram kullanmış sayılırız ki bu miktar hiç bir risk oluşturmaz. Bu gibi 72 adet rahatsızlık ve hastalıkta kullanıldığı ve faydaları olduğu görülmüştür.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Maden suyunu rastgele almayın Soda ve maden suyu…

 Photo: Maden suyunu rastgele almayınSoda ve maden suyu…Halk arasında “soda” ve “maden suyu” eş anlamlı kullanılmasına rağmen, ikisi birbirinden farklıdır. Maden suyu, yeraltı sularından elde edilmiş, çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l'den daha az olmayan sulara verilen addır. Çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz içerirler. Mineralli suları diğer sulardan ayıran özellik, kaynağından elde edildiği anda spesifik miktar ve oranlarda mineraller ve iz elementler içermeleridir. 500 mg/l'den daha az mineral içerenlere “düşük mineralli su,” 1500 mg/l'den daha fazla içerenlere “yüksek mineralli su” denilmektedir. Maden suyunun içinde bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulunur. Farklı markalar farklı miktarlarda mineral içerir. Marka tercih ederken içeriklerine mutlaka bakılmalıdır. Maden suyu, içindeki minareller sebebiyle çok sağlıklı bir içecektir ve insan sağlığını destekleyicidir. Ter, solunum ve idrar ile kaybolan minerallerin yerine gelmesi için suyun yanı sıra sıvı ihtiyacının bir kısmı maden suyundan karşılanabilir. Amerikan Obezite Birliği, sağlıklı bireyler için maden suyu tüketimini 600 mililitre olarak belirlemiştir. Ülkemizde tuz tüketimi genellikle yüksektir. Aşırı tuz alımı, yüksek tansiyon, börek hastalıkları ve mide ülseri gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Ayrıca fazla sodyum alımı, idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı için, kemik erimesi sorununda risk faktörü oluşturur. Maden suları yüksek sodyum içerdikleri için aşırı miktarda tüketilmemelidir. Maden suyu seçimi yapılırken de, düşük sodyum, yüksek magnezyum ve kalsiyum içerikli olanlar tercih edilmelidir. Sağlıklı insanlar günde iki şişe, kilolu kişiler bir şişe içebilir.Hamilelikte Maden Suyu İçilebilir mi?Hamilelik, yeterli ve dengeli beslenmenin çok daha önemli olduğu ve özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. Annenin vücudu, bebeğin beslenebilmesi ve gelişiminin sağlanabilmesi için normalden daha fazla gıda, sıvı, mineral ve vitamine ihtiyaç duyar.Mineral ihtiyacının bir kısmını tamamlayabilmek için maden suyu tüketimi önerilebilir.

 Halk arasında “soda” ve “maden suyu” eş anlamlı kullanılmasına rağmen, ikisi birbirinden farklıdır. Maden suyu, yeraltı sularından elde edilmiş, çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l’…den daha az olmayan sulara verilen addır.

Çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz içerirler. Mineralli suları diğer sulardan ayıran özellik, kaynağından elde edildiği anda spesifik miktar ve oranlarda mineraller ve iz elementler içermeleridir. 500 mg/l’den daha az mineral içerenlere “düşük mineralli su,” 1500 mg/l’den daha fazla içerenlere “yüksek mineralli su” denilmektedir. Maden suyunun içinde bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulunur. Farklı markalar farklı miktarlarda mineral içerir. Marka tercih ederken içeriklerine mutlaka bakılmalıdır.

Maden suyu, içindeki minareller sebebiyle çok sağlıklı bir içecektir ve insan sağlığını destekleyicidir. Ter, solunum ve idrar ile kaybolan minerallerin yerine gelmesi için suyun yanı sıra sıvı ihtiyacının bir kısmı maden suyundan karşılanabilir. Amerikan Obezite Birliği, sağlıklı bireyler için maden suyu tüketimini 600 mililitre olarak belirlemiştir. Ülkemizde tuz tüketimi genellikle yüksektir.

Aşırı tuz alımı, yüksek tansiyon, börek hastalıkları ve mide ülseri gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Ayrıca fazla sodyum alımı, idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı için, kemik erimesi sorununda risk faktörü oluşturur. Maden suları yüksek sodyum içerdikleri için aşırı miktarda tüketilmemelidir. Maden suyu seçimi yapılırken de, düşük sodyum, yüksek magnezyum ve kalsiyum içerikli olanlar tercih edilmelidir.

Sağlıklı insanlar günde iki şişe, kilolu kişiler bir şişe içebilir.

Hamilelikte Maden Suyu İçilebilir mi? Hamilelik, yeterli ve dengeli beslenmenin çok daha önemli olduğu ve özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. Annenin vücudu, bebeğin beslenebilmesi ve gelişiminin sağlanabilmesi için normalden daha fazla gıda, sıvı, mineral ve vitamine ihtiyaç duyar. Mineral ihtiyacının bir kısmını tamamlayabilmek için maden suyu tüketimi önerilebilir.

Kırmızı Turp’un faydaları…

Photo: Çoğunlukla salatalarda kullandığımız kırmızı turp, tam bir sağlık hazinesi. Çıtır çıtır ve taze kırmızı turplar özellikle C vitamini açısından oldukça zengindir.Kırmızı turpun özellikle yeşil kısmı köklerine oranla 6 kat daha fazla C vitamini barındırır ve iyi bir kalsiyum deposudur.Karaciğer ve safra kesesi sağlığı açısından siyah turpu, antioksidan içeriği açısından ise kırmızı turpu tercih etmelisiniz.*Kırmız Turp, lif içeriği ve glukosinat bileşikleri ile kalın bağırsak kanseri başta olmak üzere diğer kanserlere karşı koruma sağlıyor.* İdrara çıkışı hızlandırıyor ve ödem çözücü etki sağlıyor.* Safra kesesi üzerindeki HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINhttp://www.vitaminmagazasi.com/haber/?ha=46Çoğunlukla salatalarda kullandığımız kırmızı turp, tam bir sağlık hazinesi. Çıtır çıtır ve taze kırmızı turplar özellikle C vitamini açısından oldukça zengindir. Kırmızı turpun özellikle yeşil kısmı köklerine oranla 6 kat daha fazla C vitamini barındırır ve iyi bir kalsiyum deposudur.

Karaciğer ve safra kesesi sağlığı açısından siyah turpu, antioksidan içeriği açısından ise kırmızı turpu tercih etmelisiniz.

*Kırmız Turp, lif içeriği ve glukosinat bileşikleri ile kalın bağırsak kanseri başta olmak üzere diğer kanserlere karşı koruma sağlıyor.

* İdrara çıkışı hızlandırıyor ve ödem çözücü etki sağlıyor. * Safra kesesi üzerindeki