Kavgalı Bir Evde Büyümek…

Şimdiye kadar hep ‘’büyüklerin’’ ilişkilerini, sıkıntılarını ele aldık ama ya o büyük yaşlara gelmeden evvel yaşadıklarımız, rol model olan anne ve babalarımızla geçirdiğimiz çocukluk yıllarımız ne olacak. Esas hasar aslında o yıllarda başlamıyor mu? Bizi en çok sevenler aslında istemeden bizi en çok incitenler olmuyorlar mı?

Yazı yazmaya başladıktan sonra bana birçok danışan, derdini anlatan kişiler oldu. Onlara elimden geldiğince yardımcı oldum. Zaman geldi benim desteğe ihtiyacım oldu sağ olsunlar onlar bana destek verdiler. Yazışmalarımızda ve konuşmalarımızda hep gördüğüm şey şu oldu: Kavgalı bir evde büyüyen çocuk sorunlu oluyor.

Özellikle sağlıklı bir ilişki kurmak konusunda maalesef çok sıkıntı çekiliyor. Hadi sağlıklı bir ilişki kurmayı bıraktım sağlıklı bir ruh halinde bile olması çok zor oluyor. Sürekli çevresinde mutsuz anne baba, tartışan anne baba, boşanmayan ama evde cehennem hayatı yaşayan bir anne babayla büyünce kendi hayatını da cehenneme çevirmek, ağlamak, kötü ilişkiler yaşamak, tutarsızlık, dengesizlik, mutsuzluk içinde olmak nedense normal gibi algılamasına sebep oluyor. Sonra hayatının belli bir döneminde “ya bi dakka bi dur, bu benim hayatım, anne babamın hayatının tekrarı değil ki” deyip ayılmaya başladığında ipi nerden tutacağını bilemiyor.

Kaçırdığı çocukluğuna mı yansın, oynayamadığı çocukluk oyunlarına mı yansın, o cehennemde büyüdüğüne mi yansın, sonra sağlıklı bir ilişki kuramayıp ardarda yaşadığı felaket ilişkilere mi yansın bilemez oluyor. Hele boşanmayan anne modelinde her erkeğe sonuna kadar yalvarması, gitmemesi için çırpınması gibi hareketlerin normal ve yapılması gerekli hareketler olduğunu sanıyor.

Sonra bunun bir türlü bağımlılık olduğunu fark edip gitmek isteyene dur dememek gerektiğini anlayana kadar sülük gibi yapıştığı erkeklerden dinlemediği hakaret kalmıyor. Yani annesinin hayatının bir bölümünü tekrar tekrar tekrar yaşıyor. Ta ki uyanana kadar.

Ya da tam tersi onu çok isteyen bir erkek olduğunda boğulacak gibi oluyor, kendinin değersiz olduğuna inandığı için bunu kabul edemiyor ve erkeği başından atmak için bin bir numara yapıyor. Saçmalıyor, dengesizleşiyor. Belki aldatıyor. Yani erkeği kaçırmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Kendisi sevmediği için bir başkasının onu seveceğine inanamıyor, iyi bir ilşki modeli görmediği için olabilecek iyi modelleri değil de bildiği tanıdığı kötü modeli yaratmaya çalışıyor.

Dediğim gibi ya denk geldi, ya da geçmişi hep bu tarz olan kadınlarla iletişim içine girdim. Tabi iki cümleyle, iki nefesle, iki basit çalışmayla üstesinden gelinebilecek bir durum değil. Keşki öyle olsaydı. Ama içerde yılların biriktirmiş olduğu tortular maalesef o kadar çabuk silinmiyor. A hiç mi silinmez elbette silinir. Ama üzerinde biraz uzman kişilerle çalışmak gerektiğine inanıyorum.

Sanırım en önemli basamaklardan biri önce bulunulan durumun, geçmiş yaraların, hasarların farkına varmak. Yani kendimizle ve geçmişimle yüzleşmek, gerekirse ağlamak, bağırmak, çağırmak.

Arkasından her şeyin geçmişte olduğunu kabul edip bugüne gelmek. Çünkü artık bugündeyiz. Geçmişin hayatımızı etkilemesine izin verirsek hem bugün elimizden kaçacak hem de  bu kadar öfkeyle, acıyla sağlığımız bozulacak.

Üçüncü basamak annemizi, babamızı, eski erkek/kız arkadaşlarımızı affedeceğiz. Herkesin bu dünyaya bir şeyler öğrenmek için, tekamül etmek için geldiğine inanıyorsak onların da kendi tekamülleri yolunda ilerleyip, ellerinden gelenin en iyisini yaptığını kabul edeceğiz. Sonra da tercihen bu konularda uzman biriyle duyguların salıverilmesi üzerine çalışma yapacağız. Bence tüm bunlardan sonra hayatımıza yeni bir bakış ve soluk geleceğine inanıyorum. Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz yorumlarınızı dört gözle bekliyorum.

Sağlıcakla,

Hayat, Bir balıkçının mırıldandığı gibiydi …

Hayat, Bir balıkçının mırıldandığı gibiydi …

Rastgele

Adaçayı ile Ruhsal Temizlik

Adaçayı yalnız yemeklerde ve Alternatif İlaç olarak kullanılmaktan başka büyük ruhsal faydaları olan harika bir bitkidir. Onlarca Adaçayı çeşidinin olmasına rağmen burada Amerika’nın güney batısında ve Meksika’da yetişen tütsü olarak kullanılan Beyaz Adaçayı’ndan (Salvia apiana) bahsedilmektedir. Türkiye’de yetişen ve genelde çay olarak kullanılan Anadolu Adaçayı (Salvia pratensis) yukarıda bahsedilen Adaçayı ile aynı bitki ailesindendir ve her ikisi de benzer bitkisel ve ruhsal etkileri olan yerel çeşitlerdir.

 

Ruhsal Temizleyici

 

Bu işleme tütsüleme denir ve kurutulup bir demet şeklinde sarmalanıp bağlanmış Adaçayı çubukları kullanılır. Bu pek çok şey için kullanılabilecek bir ritüeldir. Enerjinizin düşük olduğunu ve dengeye ihtiyacınızın olduğunu hissettiğinizde, yada istenmeyen Ruhlardan, kötü veya negatif enerjilerden arınmak istediğinizde bu işlem sizin için mükemmeldir. Bu yöntemi kendiniz veya yardım edecek biri ile yapabilirsiniz. Birinin yardım etmesi hem daha iyi hemde daha kolaydır. Sarmalanmış kuru Adaçayı demetini tutuşturarak iyice yanmasını sağlayın. Alevli bir ateş olması gerekmiyor. Mangaldaki kömür gibi yavaşça ve içten yanması gerekmektedir. Böylece dumanın tütmesi başlayacaktır. Ayağa kalkarak ellerinizi yana açın. Yardımcınız tüten demet ile çevrenizde dolaşarak, başınızın, ellerinizin ve ayaklarınızın, avuçlarınızın ve ayaklarınızın altında dahi, yani tam anlamı ile tüm bedeninizin çevresinde daireler çizmelidir. Bu arada siz de ellerinizi ve tüm bedeninizi dumanda yıkıyormuş gibi yapın!

 

Bazıları, dumanı temizlenen kişinin çevresine dağıtmak için, geniş bir tüy kullanmayı tercih eder. Birkaç tüyden oluşan bir yelpaze de yapabilirsiniz. Bu tamamen size kalmış. İşlem size uygulandığında… meditasyonda olduğu gibi gevşeyin, nefesinizi kontrol edin, ve bedeninizin beyaz bir ışıkla dolduğunu hayal edin. Eğer işlemi siz uyguluyorsanız… tüten dumanın bir ışık gibi etrafa yayıldığını ve akan bir su gibi değdiği kişi ve eşyalaı temizlediğini hayal edin. Tüten demeti ateş almayacak bir kaba yerleştirin. Ben küçük ağaç bir kap kullanmayı tercih ediyorum. Aynı zamanda ateşin yanmasının devam etmesi için demetin yanan ucunu altta tutulmasında fayda var. Dumanın olduğu yerde ateş var… bunu unutmayın. Bu nedenle de onu kontrolsüz bırakmayın! Unutmadan bir şey daha hatırlatmak istiyorum… Adaçayı dumanı Marihuana gibi kokmaktadır. Bunu hatırlatmamın nedeni daha sonra evinize gelecek olan kişiler sizin ot içtiğinizi zannedeceği içindir! İnsanların sizin yaptıklarınızı yanlış anlamasını istemiyorsanız bir şekilde önleminizi almalısınız.

 

Büyü Araçlarını Temizlemek ve Arındırmak

 

Büyü Araçlarınızı her zaman temizlemeli ve arındırmalısınız… özellikle arkadaşlarınızdan biri meraktan bunlara dokunmuşsa. Bu onlardan gelen enerjiyi boşaltacaktır. Büyü Araçlarınızda yalnızca kendi enerjinizin olması istersiniz ve bunun böyle olması gerekir. Aynı zamanda Kristallerinizin ve Altar’ınızın da temizlenmesi ve arındırılması gerekmektedir. Bir elinize yanan Adaçayı demetini, diğerine de Büyü Araçlarınızı alın. Tüten demeti araçların çevresinde dalgalandırarak onları temizleyip arındırın… tüm istenmeyen enerjinin onları terk ettiğini ve saf beyaz bir ışıkla kaplandıklaını hayal edin. Bunu yapacaksanız… tüm araçlarınızı, kristallerinizi ve diğer şeylerinizin hepsini temizleyin. Özellikle Altar’ınızın dışarıda veya herkesin ulaşabileceği bir yerde olması durumunda, arkadaşlardan veya aileden biri gelip sadece meraktan herhangi bir şeye dokunup eline almış olabilir. Bunun için onları suçlayamazsın. Eğer birinin evine gidip bu tür şeyleri görsem… ben de dokunmak isterim. Tabi ki en doğrusu size ait olmayan bu tür araçlara dokunmamak en doğrusudur. Merak kediyi öldürür!

 

Evi Temizlemek ve Arındırmak

 

Bu yöntem evinizdeki kötü Ruhları veya negatif Enerjiyi def etmek için mükemmeldir. Ruh çağırma seansından sonra bunu yapmak çok faydalıdır. Belki de bir komşu veya bir düşmanın yada enerjisini sevmediğin bir kişi evine gelmiş olabilir. Bu enerjiyi def etmek için bu yöntemi kullanın!

 

Evinizi temizlemek ve arındırmak için kesinlikle tüm bir demeti kullanmanız, ve bunu evinizin içinde yakmanız gerekmektedir. Giriş kapısından başlamalı, ve kapının etrafında tüten demetle hayali bir çizgi çizmelisiniz. Hareketleriniz saat yönününde olmalıdır. Bundan sonra duvarda düz bir çizgi çizerek ilk pencereye kadar ulaşın. Pencereye de kapıya yaptığınız gibi etrafında bir çizgi çekin… ve böylece tüm evde aynı yöntemi uygulayarak tekrar giriş kapısına kadar ulaşın… bu arada dolap kapılarına da aynısını yapmayı unutmayın. Bazı kişiler bunu tüm köşe bucaklarda yapmayı tercih etmektedir. Demek istediğim, duvarların döşeme ile birleştiği noktada ve tabanda, hatta dolapların içlerine de bu işlemi uygularlar. Tüm bunlar bir tercih meselesidir ve bu ritüel için ne kadar çaba sarf etmek istediğinize bağlıdır. Evde tüten demetle dolaşırken… yüksek sesle… “Benim için kabul edilmez olan, Işığın tarafında olmayan herhangi bir ve tüm Ruhlar ile Enerjiler gitsin!”, veya buna benzer sizin tercih ettiğiniz bir cümleyi tekrarlayın,  bitirdiğinizde… demeti ateş almayacak bir şeyin üstüne koyun. Daha önce söylediğim gibi bu küçük ağaç veya metal bir kap olabilir. Demetin yanan tarafını alta gelecek şekilde koyarsanız demet bitene kadar etkin olarak tütmeye devam edecektir.

Tibette bir söz vardır eğer bir problem çözülebiliyorsa endişe etmeye gerek yoktur. Eğer çözülemiyorsa endişe etmenin bir yararı olmaz

Tibette bir söz vardır eğer bir problem çözülebiliyorsa endişe etmeye gerek yoktur. Eğer çözülemiyorsa endişe etmenin bir yararı olmaz...Tibette bir söz vardır eğer bir problem çözülebiliyorsa endişe etmeye gerek yoktur. Eğer çözülemiyorsa endişe etmenin bir yararı olmaz

Yolumuzdaki engeller

Photo: Yolumuzdaki engellerEski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye başlamış beklemeye. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer gelmişler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girmişler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirmiş. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkagelmiş. Saraya meyve ve sebze getiriyormuş. Sırtındaki küfeyi yere indirip iki eli ile kayaya sarılmış ve ıkına sıkına itmeye başlamış. Sonunda kan ter içinde kalmış ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereymiş ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu görmüş. Açmış ki bir de ne görsün, kese altın doluydu. Bir de kralın notu varmış içinde. "Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders vermişti. "Her engel, hayat şartlarımızı daha iyileştirecek bir fırsattır." 'Kuantum Yaşam HaritasiKuantum Yaşam Harita'm Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye başlamış beklemeye. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray …görevlileri birer birer gelmişler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girmişler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirmiş. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.

 Sonunda bir köylü çıkagelmiş. Saraya meyve ve sebze getiriyormuş. Sırtındaki küfeyi yere indirip iki eli ile kayaya sarılmış ve ıkına sıkına itmeye başlamış. Sonunda kan ter içinde kalmış ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereymiş ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu görmüş. Açmış ki bir de ne görsün, kese altın doluydu. Bir de kralın notu varmış içinde.

“Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir” diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders vermişti.

“Her engel, hayat şartlarımızı daha iyileştirecek bir fırsattır.”