Kuru eriğin yararları

Kuru Erik su, seker, karbon hidratlar, asidler, albuminler yelozdur. bunlardan başka a, C ve b vitaminler, minerallerden demir, kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyüm, sodyum ve manganez bulunur.vasıfları Sinir sistemini uyarır, kuvvet verir; idrar söktürür, yumuşatıcıdır, karaciğer şişmesini önler ve toksinleri atar. Kuru Erik Nerelerde kullanılır zayıflamada, kansızlıkta, beyin yorgunluğunda, romatizmalarda, damar sertliğinde, kabızlıkta, besin zehirlenmelerinde ve karaciğer şişkinliklerinde kullanılır.

Kuru Erik Nasıl kullanılır

Taze erik sabahları ve yemeklerden önce yenirse çok’ faydalıdır. veyahut suyu yemeklerden, yarim saat önce. içilir. kabız olanlar sabah erken saatlerde erik yemelidirler. Kuru erik, sağlık açısından çok sayıda faydasının yanında aynı zamanda yüksek bir lif kaynağıdır. Boston’daki Tufts University’de yapılan son araştırmalar, kuru eriğin yaşlanma sürecini geciktirdiğini göstermiştir.

Kuru erik, yükse antioksidan değere sahip olan yabanmersini ve kuru üzümün iki katı değerle listenin başında yer almaktadır. Aslında, kuru erik o kadar etkilidir ki, kandaki antioksidan seviyesini yüzde 25 oranında artırır. Her gün iki tane kuru erik yiyin. kabuklarını soymayın, çünkü kabukları fitonutrient’ler bakımından çok zengindir. Bol miktarda B1, B2, B3, B6, A, C ve E vitamini içerir. Kanser ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkisi en yüksek olan meyve kuru eriktir. İçerdiği zengin potasyum ve magnezyum mineralleri nedeniyle, tansiyon, karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastaları ile tuzsuz diyet yapanlara önerilir. Mürdüm eriğinin bağırsakları çalıştırıcı etkisi bilinmektedir. Güçlü antioksidanları ile kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıcı etkisi bulunmaktadır

Yaz meyvesi Kiraz Ve Faydaları….!!!

Photo: Yaz meyvesi Kiraz Ve Faydaları....Kiraz İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostudur ve vücudu zehirli maddelerden temizler. Kiraz vücuttan ürik asit ve ürat tuzlarının atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıkları ile eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılır. Kiraz yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlüyor ve var olan taş ve kumları zamanla döküyor, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı oluyor. Vücuttaki ödemin , fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya yardımcı oluyor. Kirazın ayrıca kabızlık giderici özelliği bulunuyor. Özellikle bayat yemeklerle pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlıyor. Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin deride kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor. Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar, fazla ilaç tüketimi ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. Karaciğer zamanla normale dönüyor ve safra salgısı artıyor. Böylece sindirim gücünü artırıyor. Kirazda bulunan 'levüloz' adlı şeker kolay sindirilebildiğinden şeker hastaları hiçbir tehlike oluşmadan kiraz yiyebiliyor. Kiraz içindeki madensel madde ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artırıyor. Kiraz yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin dostu. KİRAZIN MEYVESİ KADAR AĞACI DA ŞİFA KAYNAĞI Ağaç kabukları yüksek ateşe ve kabızlığa iyi geliyor, yaprakları müshil olarak, çiçekleriyse göğsü yumuşatıcı olarak kullanılıyor. Kirazı bağırsakları zayıf ve yüksek tansiyon sorunu olanların dikkatli tüketmeleri gerekiyor. Sapları, idrar söktürücü olduğu gibi bronşite karşı kullanılıyor. Gölgede iyice kurutulan sapla hazırlanan şurup veya demlemelerle iyileşme sağlanabiliyor. Saplar gerekirse kıyılarak bir gün süreyle su içinde ıslanmaya ve yumuşamaya bırakılıyor. Bir litre su içine bir küçük avuç sap konularak hazırlanacak demlemeden günde 3-4 fincan içiliyor. Bu demleme günde iki kez el ve ayak banyosu şeklinde de kullanılabiliyor. Ya da hazırlanan kiraz sapı demlemesi taze veya kurutulmuş kiraz üzerine boşaltılarak yarım saat bekletildikten sonra süzülerek aynı dozda içilebiliyor. Sapları ayrık ve mısır püskülü ile kaynatılarak demlendiğinde ayak ve karın şişliği; arpa ile kaynatılarak elde edilen demlemeyse idrar söktürücü olarak kullanılıyor. Dövülmüş çekirdeğinin kaynatılmış suyu idrar zoru sorununa yardımcı oluyor. Ayrıca çekirdekleri ısıtıldıktan sonra bir beze sarılarak karın bölgesinde ağrıların giderilmesi için kullanılıyor.  KİRAZ ASPİRİNDEN DAHA FAYDALI Prof. Dr. Turan Karadeniz, kirazın stresi yok ettiğini, menopoz döneminde faydalı olduğunu söyledi. Kirazın ayrıca damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine da faydalı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, şöyle konuştu: "Menopoz döneminde faydalı olmaktadır. Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili oluyor. Araştırıcılar bu etkiyi kirazda bulunan 'antosiyanin' isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedir. Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etki yapmaktadır." KİRAZ ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Uzmanlar, kiraz alırken temiz, parlak ve hasarsız olmasına dikkat edilmesini istiyor. Uzmanlar, kiraz konusunda şu tavsiyelerde bulunuyor: "Rengi koyu olanlar her zaman daha tatlıdır. Saklarken kirazın saplarını çıkarmazsanız ömrü daha uzun olur. Yıkamadan plastik bir kaba koyup buzdolabında saklayın ve daima yemeden önce yıkayın. Buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 1-2 saat bekletirseniz tadı daha lezzetli olacaktır. Taze kirazların 2–4 gün içinde tüketilmesi gerekir. Kirazı ayrıca derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Bunun için kirazın çekirdeklerini çıkarmanız gerekir.Kiraz İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostudur ve vücudu zehirli maddelerden temizler. Kiraz vücuttan ürik asit ve ürat tuzlarının atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıkları ile ekle…m kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılır. Kiraz yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlüyor ve var olan taş ve kumları zamanla döküyor, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı oluyor. Vücuttaki ödemin , fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya yardımcı oluyor. Kirazın ayrıca kabızlık giderici özelliği bulunuyor. Özellikle bayat yemeklerle pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlıyor. Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin deride kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor. Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar, fazla ilaç tüketimi ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. Karaciğer zamanla normale dönüyor ve safra salgısı artıyor. Böylece sindirim gücünü artırıyor. Kirazda bulunan ‘levüloz’ adlı şeker kolay sindirilebildiğinden şeker hastaları hiçbir tehlike oluşmadan kiraz yiyebiliyor. Kiraz içindeki madensel madde ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artırıyor. Kiraz yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin dostu. KİRAZIN MEYVESİ KADAR AĞACI DA ŞİFA KAYNAĞI Ağaç kabukları yüksek ateşe ve kabızlığa iyi geliyor, yaprakları müshil olarak, çiçekleriyse göğsü yumuşatıcı olarak kullanılıyor. Kirazı bağırsakları zayıf ve yüksek tansiyon sorunu olanların dikkatli tüketmeleri gerekiyor. Sapları, idrar söktürücü olduğu gibi bronşite karşı kullanılıyor. Gölgede iyice kurutulan sapla hazırlanan şurup veya demlemelerle iyileşme sağlanabiliyor. Saplar gerekirse kıyılarak bir gün süreyle su içinde ıslanmaya ve yumuşamaya bırakılıyor. Bir litre su içine bir küçük avuç sap konularak hazırlanacak demlemeden günde 3-4 fincan içiliyor. Bu demleme günde iki kez el ve ayak banyosu şeklinde de kullanılabiliyor. Ya da hazırlanan kiraz sapı demlemesi taze veya kurutulmuş kiraz üzerine boşaltılarak yarım saat bekletildikten sonra süzülerek aynı dozda içilebiliyor. Sapları ayrık ve mısır püskülü ile kaynatılarak demlendiğinde ayak ve karın şişliği; arpa ile kaynatılarak elde edilen demlemeyse idrar söktürücü olarak kullanılıyor. Dövülmüş çekirdeğinin kaynatılmış suyu idrar zoru sorununa yardımcı oluyor. Ayrıca çekirdekleri ısıtıldıktan sonra bir beze sarılarak karın bölgesinde ağrıların giderilmesi için kullanılıyor.

KİRAZ ASPİRİNDEN DAHA FAYDALI Prof. Dr. Turan Karadeniz, kirazın stresi yok ettiğini, menopoz döneminde faydalı olduğunu söyledi. Kirazın ayrıca damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine da faydalı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, şöyle konuştu: “Menopoz döneminde faydalı olmaktadır. Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili oluyor. Araştırıcılar bu etkiyi kirazda bulunan ‘antosiyanin’ isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedir. Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etki yapmaktadır.” KİRAZ ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Uzmanlar, kiraz alırken temiz, parlak ve hasarsız olmasına dikkat edilmesini istiyor. Uzmanlar, kiraz konusunda şu tavsiyelerde bulunuyor: “Rengi koyu olanlar her zaman daha tatlıdır. Saklarken kirazın saplarını çıkarmazsanız ömrü daha uzun olur. Yıkamadan plastik bir kaba koyup buzdolabında saklayın ve daima yemeden önce yıkayın. Buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 1-2 saat bekletirseniz tadı daha lezzetli olacaktır. Taze kirazların 2–4 gün içinde tüketilmesi gerekir. Kirazı ayrıca derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Bunun için kirazın çekirdeklerini çıkarmanız gerekir.