DUYGUSAL KORUNMA NASIL YAPILIR?

maxresdefault[1]

Enerjiyi, Aura ve çakralarımız yoluyla alırız Diğer kişilerin bizde yarattiğı güçlü duygular, bizi üzen olumsuz haberler (örneğin televizyon yoluyla vs) bize genelde Solar Pleksus (Üçüncü çakra Mide çakrası) çakrasıyla ulaşır Solar Pleksus son derece önemli bir merkez olduğundan, bu bölgenin büzüşmesine neden olacak her şeyden kaçınmamız gerekir Büzüşme durumunda Solar Pleksus, enerji kanallarının kasılmasına, bedensel olarak ise kan damarlarının daralmasına yol açabilir
Korku, öfke ve kıskançlık, Solar Pleksus’u özellikle dengeden çıkarır Solar Pleksus(Üçüncü çakra Mide çakrası) , diğer adıyla “güneş sinir ağı”, bizim duygusal güç merkezimiz olduğundan, böyle bir bozulmanın ardından çoğu zaman tam bir manyetik alan boşalması, yani ciddi bir yorgunluk gelir Pek çok kişi, bir şok veya korkunun akabinde veya başka bir kişinin bir duygu patlaması geçirmesinden sonra, bacaklarının tutmayıp, ellerinin titrediğini ve beyninin adeta boşaldığını hissetmiştir Böylesi durumlardan, bir elimizi Solar Pleksusa koyarak korunabiliriz. Bazen bir elimizi solar pleksusa, bir elimizi de   (Sakral Çakra) göbek deliğinin altına koyarak korunabiliriz Bu bölgede, Aikido’da Ki Point (Ki noktası), Tai Chi’de Dantien, akupunturda ise “enerji denizi” olarak adlandırılan Hara merkezi bulunmaktadır
Örneğin, bir telefon görüşmesi esnasında, boşta kalan elinizi Solar Pleksus bölgesine (Üçüncü çakra Mide çakrasına) koyabilirsiniz… Bu pozisyon, duygusal korunma pozisyonu olarak adlandırılır
Kaynak: “Reiki ve Dynamic Rebirthing” – Horst H Gúnther ve Angelika

Ayaklarımızdaki bu refleks noktalarını ovalayarak o bölgedeki rahatsızlıkları …

10338779_444623859067242_3045207204654748284_n[2]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Halk Arasında Perili Köşk Olarak Bilinen Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün İlginç Hikayesi

20915470_10213868939854881_4726848871985019642_n[1]
Yapımına 1900’lerin başında başlanan inşaata ilk çivi 1910 yılında çakılsa da köşkün istenildiği gibi bitirilmesi mümkün olmamış bir türlü. Köşkün sahibi zamanın zengin tüccarı ve Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşanın başyaveri olan Yusuf Ziya Paşaymış.
Rivayete göre; Yusuf Ziya Paşa, kendinden hayli genç ve çok güzel bir kıza âşık olur. Kızla evlenmek için yanıp tutuşan paşa tüm servetini onun ayaklarına sermeye hazırdır, ama kız bir türlü yanaşmaz bu evliliğe. Yaptıracağı görkemli köşkle kızın gönlünü kazanacağına inanan paşa sonunda amacına ulaşır.
Söylentilere göre çok kıskanç bir kişiliğe sahip olan Yusuf Ziya Paşa, güzel eşini kimselerin uzaktan bile görmesine katlanamamaktadır. Bu yüzden Paşa’nın en büyük isteği hem eşinin güzelliğine yakışan, hem de onu yabancı gözlerden uzak tutacak bir köşk yaptırmaktır.
Köşkün yapılmasındaki ilk aksilik Padişah II. Abdülhamit’in “Boğaz’da cami minarelerinden daha yüksek bina yapılamaz” fermanı nedeniyle başlar. Karısının güzelliğine yakışacak çok görkemli ve yüksek bir köşk yaptırmak isteyen paşa bu nedenle köşkün bazı katlarını yaptırmaktan vazgeçer.
Nihayet köşkün bir kısmı biter ve paşa kızla evlenir. Ancak paşanın işi hiç de kolay değildir; çünkü güzelliği dillere destan olan kızın büyüsüne kapılan pek çok genç, hâlâ onun peşinde koşturmaya, köşkün önünden geçerek iç geçirmeye devam ederler. Bu yüzden köşkün adı da içinde “peri kadar güzel bir kız” yaşadığı için kısa süre içinde Perili Köşk’e çıkar.
Genç ve güzel eşini çok kıskanan ve kaybetmekten korkan Yusuf Ziya, sonunda genç eşini, kimse görmesin diye Rumelihisarı’nda yaptırdığı bu köşkün, üst katındaki kuleye kapatır ve onun başkalarıyla görüşmesini engellemek için de inşaatı tamamlatmaz, merdivenlerini bile yaptırmaz kuleli köşkün.
1914’te Birinci Dünya Savaşının çıkması ve Osmanlı İmparatorluğunun da savaşa girmesi nedeniyle inşaatı yapan ustalar askere alınır. Yusuf Ziya Paşa’nın iki gemisinin batmasıyla ekonomik zorluklar da başlar. Hem kalifiye işçi bulunamaması hem de işlerinin bozulması nedeniyle binanın yapımı bir türlü tamamlanamaz.
Uzun yıllar yarım haliyle zamana meydan okuyan ve neredeyse yüz yıl sonra yapımı tamamlanan Perili Köşkün yenileme çalışmaları esnasında da ilginç gelişmeler yaşanır. Köşkün gerçek hikayesi zamanla unutulur ve buraya peri kadar güzel bir kız yüzünden Perili Köşk dendiği belleklerden silinir. Bunun yerine Yusuf Ziya’nın ruhunun, bazı geceler köşkü ziyaret ettiği ve odalarda dolaştığı ya da Rapunzel misali köşkün kulesine kapatılan genç ve güzel kızın hayaletinin hâlâ köşkte, özellikle kulede gezindiği yönündeki söylentiler kulaktan kulağa yayılır.
Perili Köşk 1990’lı yıllarda yıkılıp yeniden yapılırken de söylentiler bitmez. İnşaatta çalışmak için getirilen işçiler, köşkte bulunan paşanın karısına ait aynaya baktıklarında, eski elbiseler içinde genç bir kadın hayaleti gördüklerini iddia ederler.
Mısır ve Türkiye’de bulunan 40’ı aşkın varisten satın alınan Perili Köşk’ün yeniden yapımı, 1995-2000 yıllarında mimar Hakan Kıran tarafından gerçekleştirilir. Perili Köşk, Anıtlar Kurulu’nun kararıyla aslına uygun şekilde yeniden yapılmak üzere yıkılır. Bu sırada kaya zeminin altında sonradan toprakla doldurulmuş 3 kata rastlanır. O zaman dışarıdan 6 kat olarak görülen bina yine kurulun onayıyla, ilk hali esas alınıp dokuz kat olarak yeniden planlanır.
Beş yıl süren yenileme çalışmaları sonunda 2002 yılında Perili Köşkü 25 yıllığına kiralayan Borusan Holding binayı bugünkü görünümüne kavuşturur. Borusan koleksiyonunda bulunan sanat eserleri Perili Köşk’e taşınır. Hafta içi holdingin ofis binası olan köşk, hafta sonları ise müze olarak hizmet veriyor. Eğer sizin de yolunuz Rumelihisarı ya da Emirgan taraflarına düşerse bu görkemli ve gizemli binayı mutlaka ziyaret ediniz. Şimdilerde köşkte periler yok, ama birbirinden güzel çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği bir müze var.
ALINTI

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Dilek Hakkın VAR Ne İstiyorsun…

25446096_1538399412908477_4195093316022115377_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

2018’e Dolunayda Gireceğiz… Fazlalıklardan, Yüklerden, Seni Üzenlerden Kurtulma Zamanı…

25395795_1292535177518915_4425657902497407263_n[1]

İstediği olmadığında karakter değiştirenden,

Aramadığın sürece aramayandan,

İşi düşmedikçe tanımayandan,

İşi bittiğinde yanında durmayandan,

Devamlı kendini anlatandan,

Kişiliğiyle değil, etiketiyle konuşandan,

Anasını babasını tanımayandan,

Kendisini vazgeçilmez sanandan,

Değer görmek için yalakalık yapandan,

Menfaati için susandan,

Kul hakkı yiyip adalet diye bağıranlardan,

Seni seviyorum deyip, kaşı gözü oynayandan,

Ruha değil, bedene değer verenlerden,

Şahsiyete değil, cinsiyete değer verenlerden

Güçlülerin gölgesine girip, zayıflıklarını örtenlerden,

İlgi toplamak için kendini küçük düşürenlerden

Yalnız kalma pahasına olsa da,

TEK TEK KURTULUN…

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yeni Yılda Bolluk ve Bereketi Hayatınıza Çekmenin 15 Yolu

304233810_tn30_0[1]
Yılbaşı yaklaşıyor, en büyük dileklerden biri maddi ve manevi bolluğu, bereketi hayatımıza çekmek. Peki ama nasıl? Bunun için yıllardır süregelen inanışları bir araya topladık. Deneyin ve zengin bir yıl geçirin!

1- Yılbaşı gecesi evde mutlaka ekmek bulundurun. Ekmek bulunan evde yıl bereketli geçer.

2-Kapınızın önünde nar kırın. Narın saçılarak eve bolluk getireceğine inanılır.

3-Yılbaşı gecesi mutlaka yeni bir nevresimde yatın.

4 -31 Aralık günü 2 günlük tüm ihtiyaçlar alınır. 1 Ocakta evden para çıkmazsa tüm yılın bereketli olacağına inanılır.

5-Yeni yılda evdeki aynalarınızı pırıl pırıl yapın.

6-Evinizi önce Adaçayı ile tütsüleyin. Evdeki kötü enerjiyi atar, bitmeyen borçlar yetmeyen maaş… Evde konuşulan tüm parasal sıkıntıları temizleyin.

7-Daha sonra evinizi tarçın kabuğu ile tütsüleyin, tarçın zenginlik ve bereket getir.

8-Kapınıza kırmızı bir obje asın. Kırmızı renk bolluk bereketin rengidir.

9-Yılbaşı gecesi milli piyango bileti girmeyen eve umut girmez. Bir bilet alın.

10-Bir bitki dikin, görebileceğiniz bir yere , bir zeytin ağacı veya bir maydanoz farketmez. Yeni bir şey ekin.

11-Para parayı çeker! 2018 birikimim diye bir zarf ya da kavanoz hazırlayın ve elinizdeki en küçük para bile olsa, yeni yıla geçmeden bu zarfa mutlaka para koyun.

12-Eskileri ihtiyacı olanlara verin ve yeni almak istediklerinize yer açın.

13-Yeni yıla girmeden evdeki tüm bozuk eşyalarınızı tamir ettirin, kırık çalışmaz durumda olanları atın. Özellikle çalışmayan bozuk pusula varsa mutlaka evden uzaklaştırın veya tamir ettirin.

14-Gece yarısı tam saat 24:00’te kırmızı çamaşır giymeyi unutmayın.Yeni yılda kırmızı giymenin bolluk bereket getirdiğine inanılır.

15-Ve tabii ki bereketle büyüyen paranızla yapacağınız şeyler için dilek listenizi hazırlamayı unutmayın!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendime Söz Veriyorum…

18619934_10156199381608012_5183145584363495135_n[1]

Aklımın dinginliğini hiçbir şeyin bozmasına izin vermeyecek kadar güçlü olmaya,

Karşılaştığım herkesle sağlık, mutluluk ve başarıdan söz etmeye

Tüm arkadaşlarımın kendilerini değerli hissetmelerini sağlamaya,

Her şeyin aydınlık yüzüne bakmaya ve iyimserliğimin gerçeğe dönüşmesine çabalamaya,

Yalnız en iyiyi düşünmeye, yalnız en iyi için çalışmaya ve en iyiyi beklemeye,

Başkalarının başarısından kendiminki kadar coşku duymaya,

Geçmişin yanlışlarını unutmaya ve gelecekte daha büyük başarılara ulaşmak için var gücümle çalışmaya,

Her zaman neşeli bir yüz ifadesine sahip olup, selamladığım her canlı varlığa gülümsemeye,

Kendimi geliştirmeye, başkalarını eleştirmeye zaman bırakmayacak kadar çok zaman vermeye,

Kaygılanmayacak kadar yüreğim geniş, kızgınlığa kapılmayacak kadar yüce, bozguna uğramayacak kadar güçlü ve üzüntüye kapılmayacak kadar mutlu olmaya
KENDİME SÖZ VERİYORUM!!!

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kimsenin aleyhine konuşma, Uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın…

14670871_319358741753029_1862646857593505892_n[1]

Kimsenin aleyhine konuşma, Uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın…
Bildiklerini unut.
Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla.
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et…
Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.
Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matematiğidir.
Bir koyar, bir alır insan.
Bilmeden kendi hesabını dürer
Hiçbir konuda emin olma Kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol.
En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy.
Açık bir kapı bırak daima.
Ne kadar bilsen de hiç bir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma. Tevazudan şaşma.
Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden.
Şemsi Tebrizi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bugün (22 aralık günü- güneş bayramıdır) nar yerseniz, yıl boyu sağlıklı olursunuz…Eve bolluk bereket, ışık gelir…

NAR[1]

Bugün (22 aralık günü- güneş bayramıdır) nar yerseniz, yıl boyu sağlıklı olursunuz. Bugün nar kırarsanız (kapınızın önünde poşete sarıp kırın) yıl boyunca nar gibi bereketiniz olur…
Bugün nar evinize girerse, yıl boyunca tam da bugünkü gibi, eve aydınlık girmeye başlar, aydınlık büyür büyür ve tüm hayatınız ışıldamaya başlar…
Bugün Aralık’ın 22. günü .. Bugün gündüz uzamaya başlıyor, gece kısalıyor, bugün bizim de karanlığımızın azaldığı artık ışığımızın arttığı bir gün. Umutlarımızın, dileklerimizin yeşerdiği ve olmaya başladığı gün…

Yemek sofranızdaki bir tabağa iki üç adet nar koyarsanız sofranızın bereketi  bütün sene artarak  devam eder…
Bugün, size nar alan, ayıklayan, bu bilgiyi paylaşan kişi var olsun. Ömrü sağlıkla uzasın…Siz de onun varlığına şükredin ve kendi varlığınıza da şükredin…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bu gece  (21 aralık gecesi) nar yerseniz, yıl boyu hiçbir hastalık size yanaşamazmış.

Bu gece  (21 aralık gecesi) nar yerseniz, yıl boyu hiçbir hastalık size yanaşamazmış. Bu gece nar kırarsanız, yıl boyunca nar gibi bereketiniz olurmuş…

Bu gece nar evinize girerse, yıl boyunca tam da bu geceki gibi, karanlık kısalır, kısalır, biter, artık aydınlıklarınız olurmuş…

Bu gece, Aralık’ın 2. gecesi.. Bu gece karanlık kısalıyor, bu gece bizim de karanlığımız azalır…

Bu gece, size nar ayıklayanınız varolsun, size nar sunanın da kadrini kıymetini biliniz…

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüksek Empati Yetisine Sahip Olan İnsanların Zor Aşık Olmasının 13 Nedeni

kız-1[1]

 

1. Etkileyici insanlardır.
Empat olmak bir gökdelenden kendini atıp asla yere çarpmamaktır. Bazı insanlar bu duyguya bayılırlar fakat bazıları ise bu duruma katlanamazlar. Empatlar bulundukları ortamla ve insanlarla derin bağlar kurarlar. Bu durum herkes için kolay değildir.

 

2. Çoğu zaman yanlış anlaşılırlar.
Çoğu insanlar empatları anlayamazlar. Kolay anlaşılır insanlar olmadıkları için birçok insan güvenmekte çok zorlanır. Onları çok iyi anladığınızı düşünseniz bile asla tam olarak anlayamazsınız.

3. Ne istediklerini bilirler.
Empatlar kafalarına göre davranmazlar. Onlar istedikleri şey için uğraşırken onlara destek olacak birilerini isterler etraflarında. Eğer siz bunu yapamayacaksınız sizinle muhtemelen görüşmeyeceklerdir.

4. Çok soru sorarlar.
Empatlar net olmak isterler. Bu yüzden her an soru sorabilirler. Çoğu zaman sorgudaymışsınız gibi hissedebilirsiniz. Şunu unutmayın ki, onlar böyle hissetmeniz için soru sormuyorlar.

5. Fazlasıyla dürüst davranırlar.
Empatlar göz boyamazlar. Asla duymak istediğiniz şeyleri söylemezler. Fakat bazı insanlar gerçekle yüzleşmek istemezler. Bu yüzden etraflarındaki insanlarla ters düşebilme olasılıkları yüksektir.

6. Duygusal olarak tatmin olmak isterler.
Empatlar fiziksel ve duygusal olarak tatmin olmak isterler. Sadece bir tanesinden tatmin olmak onlara yetmeyecektir. Bu yöntem onlar için işe yaramayacaktır.

7. Özgürlüklerine düşkünler.
Bir empatı kısıtlayamazsınız. Eğer onları kısıtlamaya çalışırsanız hemen sizden uzaklaşacaklardır. Onları asla belirli bir düzenin içine sokamazsınız.

8. Bazı şeyleri çok kişisel algılarlar.
Empatlar birçok şeyi bizden daha derin yaşarlar. Ufak meseleleri büyütebilirler. Özür dilenmesi gereken bir durum olarak görmediğiniz bazı olaylar onların hassas noktalarından biri olabilir.

 

9. Kısa süreli ilişkilerden hoşlanmazlar.
Uzun sürmeyen ilişkilerden hiç hoşlanmazlar. Empatlar yanlarında iyi ve kötü günlerinden yanlarında olacak birisini isterler. Ya uzun olsun ya da olmasın diyorlar.

10. Her şeyden çok güvene önem verirler.
Eğer karaktersizseniz onlarla muhattap olmayı bile denemeyin. Onlar sabitlikten hoşlanırlar. Empatlar asla buluşmalara geç kalan veya aramalara cevap vermeyen birisiyle olmak istemezler.

11. İnsanların iyi veya kötü yönlerini görebilirler.
İnsanların iyi veya kötü yönlerini iyi bildikleri için empatları anlamak zordur. Bazı şeyleri sırf gerçekleri ortaya çıkarmak için yaparlar. Onları asla kontrol edemezsiniz. Bu kişinin kötü bir ünvanı olsa bile empatlar içinde iyi gördükleri bir insanı harcamazlar.

12. Çok derinden severler.
Onlar diğer insanlara göre çok daha zor aşık olurlar. Ellerinde ne varsa vermeye hazırlardır ve karşılarındaki insandan da aynısını beklerler. Eğer bir empatı seviyorsanız sizi harika şeyler bekliyor demektir. Çoğu insan kaybetmeden bazı şeylerin değerini anlayamıyor. Fakat onlar karşısındaki insanın değerini kaybettikten sonra anlayan insanlardan değildir.

13. İnsanların sorunlarını içselleştirirler.

Çoğu zaman empatların yardımseverliği onlarla insanların arasında bir bariyerin oluşmasına sebebiyet verir. Partner olmak ebeveyn olmak değildir. Bir insanın koruyucusu değil o insanla eşit olmak isterler.

http://filoji.com/yuksek-empati-yetisine-sahip-olan-insanlarin-zor-asik-olmasinin-13-nedeni/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanların Sadece %1’i Resimdeki Hayvanı İlk Bakışta Fark Edebiliyor Peki Ya Siz?

Only-1-Of-People-Can-Spot-The-Animal-In-The-Image.-Can-You-1024x536[1]

Yukarıda gözleri kapalı bir şekilde resmedilmiş olan yaşlı adam figürü birçok internet sitesinde ve sosyal medyada viral haline geldi. İlk bakışta yaşlı bir adamın sıradan bir çizimi gibi gözüküyor ancak sonra bu adamın kulakları olmadığını fark ediyorsunuz.

 

Bu çizimi paylaşan kişi, buna bakan insanların sadece %1’lik bir kısmının iki dakikadan az bir sürede resimdeki hayvanı fark edebildiğini iddia ediyor.

 

Bu resimde gizlenen tatlı hayvanı bulabildiniz mi?

 

Bu resimde saklanan hayvanın ne olduğunu size söylemeden önce bir ipucu vermek istiyoruz.

 

Yaşlı adamın kafasının sağ tarafında bir şeyin büyüdüğünü fark ettiniz mi? Bu ipucu, fotoğrafa nasıl yaklaşmanız gerektiği konusunda size yardım edecek, ki belki siz de bu zeka oyununu çözen %1’lik grubun bir parçası olacaksınız.

 

Fark ettiniz mi yoksa hala bulmaya mı çalışıyorsunuz? İşte size gizlenen hayvanımız!

 

Only 1% Of People Can Spot The Animal In The Image. Can You

 

Gizlenen hayvan tatlı bir köpek! Bu bilmeceyi çözmek için tüm yapmanız gereken resmi ters çevirmekti.

 

Şimdi yukarıdaki resme baktığınızda yaşlı adamı yine görebiliyor musunuz?

 

Köpeği iki dakikadan az bir sürede bulabildiniz mi? Eğer öyleyse mutlaka yorum atın!

Only-1-Of-People-Can-Spot-The-Animal-In-The-Image.-Can-You-1024x536[1]

http://filoji.com/insanlarin-sadece-1i-resimdeki-hayvani-ilk-bakista-fark-edebiliyor-peki-ya-siz/

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 10 Comments »

Bu Resimde İlk Ne Gördünüz? Yanıtınız Başkalarının Sizi Nasıl Gördüğünü Açığa Çıkarıyor

ilk-olarak-ne-goruyorsunuz-kadın-ve-adam[1]

 

Zaman ve çaba harcamadan birinin aklına bir göz atabilip; sizin hakkınızda ne düşündüğünü bilseydiniz hoş olmaz mıydı? Bu resim testi aslında bunu bilmenize yardımcı olabilir.
Bu resme bir göz atın ve ilk gördüğünüz şey arkadaşlarınızın sizin hakkında nasıl düşündüğüne dair ipucu verecektir. O halde hazırsanız teste başlayalım.

Bu resme ilk baktığınızda bir kadın vücudu mu yoksa bir adamın yüzünü mü gördünüz ?
Eğer bir kadın vücudu gördüyseniz:

Karakter eğiliminizin daha çok cömertliğe yakın olduğunu ima eder. Çevrenizdeki insanlar hayat hakkındaki olumlu görüşlerinizi takdir ediyor. Bir grup çalışmasında, yüksek motivasyonunuz ve verimliliğiniz hemen farkediliyor. Kendinize bir hedef belirleyin ve bunu takip edin.
Kişilik becerilerinizle de bilinen birisiniz. Çevrenizdeki ince sinyalleri ve başkalarının duygularını sezebiliyorsunuz. Beden dili analizi konusunda da iyisiniz. Empati yapabiliyorsunuz. Sözlerinizle kimseye zarar vermemeye dikkat ediyorsunuz. Bununla birlikte çevrenizdeki enerjiden kolayca etkilenebildiğinizden; çevrenizde hangi insanların olabileceği konusunda çok seçicisiniz.
Kendi duygusal durumunuzla denge kurmaya önem verir ve başkalarına gelince kolayca sağlıklı sınırlar koyabilirsiniz.
Eğer bir adamın yüzünü gördüyseniz:

Duygularınızı ve hislerinizi iyi yönde kontrol etmek konusunda başarılısınız. Fakat bir şeyden çok rahatsız olsanız bile bunu karşı tarafa çok rahat söyleyemezsiniz.
Bir grup içinde, liderliğiniz ve yüksek enerji seviyeniz ile tanınıyorsunuz. Analitik, kararlı ve meraklı bir yapınız var. Genellikle sağlam ve tutarlı kararlar alırsınız.

Çok güçlü bir pozitif auranız olduğundan dolayı insanlar çevrenizde olmaktan hoşlanıyorlar. Hayatınızdaki insanlara bir değer biçtiğiniz için, onları her zaman kendinizden önce düşünüyorsunuz. Bununla birlikte, bazen de sevildiğinizden emin olmanız gerektiğini hissediyorsunuz.

http://filoji.com/bu-resimde-ilk-ne-gordunuz-yanitiniz-baskalarinin-sizi-nasil-gordugunu-aciga-cikariyor/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Telefon Numaranızın Son ‘3’ Hanesi 2018’in Nasıl Geçeceğini Özetliyor. Sizin Özetiniz Nedir?

594f1947-b9da-483a-89f7-e174a480bfba[1]

1: Bol Parayla

2: Dostlarla

3: Aşık Olacaksınız

4:Bol Eğlenerek

5: Bol Yemek Yiyerek

6: Bol Gezerek

7: Bol Uyuyarak

8: Bol Sevişerek

9: Arkadaş Sohbetlerinde

0:Alışveriş Yaparak

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

Doğu Ekspresi Yolculuğu Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

doğu-ekspresi[2]

3 gün önceYazar: Orçun Dalarslan

1000 kilometrelik bu eşsiz tren yolculuğuna çıkmayı sen de kafana koyduysan, işte sana rehber!
Son dönemde birçok seyahat tutkunu Doğu Ekspresi biletini alıp, bu keyifli ve dinlendirici maceraya atılıyor. Bu deneyimi yaşamak isteyenler için, 1000 km’nin üzerindeki bu tren yolculuğu hakkında bilinmesi gereken her şeyi listeledik!

Doğu Ekspresi

Ankara’dan Kars’a kadar kesintisiz gidebilirsiniz
Doğu Ekspresi seferleri her gün saat 18:00’de Ankara’dan hareket ediyor ve ertesi gün saat 18:56’da Kars’a varıyor. Trene isterseniz başka şehirlerden de binebilirsiniz. Mesela Doğu Ekspresi sefer saati başlangıcında Ankara’da değilseniz treni kaçırmış sayılmazsınız. Doğu Ekspresi durakları güzergah boyunca sizi bekliyor, herhangi birinde maceraya dahil olabilirsiniz. Mesela Kayseri’den trenin kalkış saati 01:26, yani eğer İstanbul ya da İzmir gibi şehirlerde yaşıyorsanız bir Cuma iş çıkışı uçağa atlayıp Kayseri’ye gidebilir ve oradan da Erzurum, Kars ya da diğer şehirlere gitmek üzere trene atlayabilirsiniz.

Maksimum keyif için yataklı vagonu tercih edin
Trende yolculuk seçenekleri geniş. İsterseniz pulman olarak adlandırılan normal koltuklarda, isterseniz örtülü kuşetli denilen koltukların ranza şeklinde yatağa dönüştüğü dört kişilik odalarda ya da yataklı vagonda seyahat edebilirsiniz. Seçin, beğenin, alın demek yerine trenin keyfini çıkarmak için kesinlikle yataklı vagonu tercih edin diyoruz. Doğu Ekspresi bilet fiyatları hakkında da hemen bilgi verelim. En uzak mesafe olan Ankara-Kars arasında iki kişilik odada kişi başı fiyatı yalnızca 97 TL.

Odalar tertemiz, otel konforunda
Peki neden yataklı vagon? Malum yol uzun, 24 saatin üzerinde. Dolayısıyla konfor önemli. Yataklı vagonlarda yatakların yanı sıra lavabo ve içinde küçük ikramların bulunduğu bir buzdolabı da mevcut. Odalar sıcacık, tişörtle rahatlıkla seyahat edebilirsiniz. Hijyen konusunu da hiç dert etmeyin. Yanınıza yedek çarşaf almanıza gerek yok, zira çarşaflar tertemiz. Tuvalet ortak kullanılıyor ama bu vagonda yolcu az olduğu için tuvaletler de gayet temiz kalıyor. Ha bir de yataklı vagonun son vagon olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bu da trenin en arkasından çok güzel yol fotoğrafları ve videoları çekmenizi sağlıyor.
Gıda takviyesi şart!
Doğu Ekspresi’nde menüsünde atıştırmalıklar, çorba, mezeler, ızgaralar ve alkolsüz içeceklerin olduğu bir restoranın yer aldığı yemekli bir vagon da mevcut ama siz yine de yanınıza abur cubur yiyecekler, meyve, içecekler almayı ihmal etmeyin. Eğer son durağınız Kars ise, Erzurum’a varmadan önce meşhur kebapçılardan birini arayıp, trene cağ kebabı siparişi vermeyi de unutmayın.

En güzel manzaralar İliç ile Erzurum arasında
Doğu Ekspresi güzergahı şu şekilde; tren Ankara Garı’ndan yola çıktıktan sonra Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum şehirlerini geçtikten sonra Kars’ta son buluyor. Trende yol boyunca göz alıcı manzaralar görünüyorsunuz ama en efsane manzaraları Erzincan’ın İliç ilçesi ile Erzurum arasında görebilirsiniz. Ankara’dan Kars yönüne giden Doğu Ekspresi buralardan sabahın ilk saatlerinde geçiyor. O yüzden gece uyumadan önce alarmınızı güneşin doğacağı saate göre kurun. Uyandığınızda büyüleneceksiniz.

Yanınıza bunları mutlaka alın
Yataklı vagondaki odalarda priz mevcut ancak uzanması zor yerlerde. Ancak artık teknoloji çağındayız. Seyahate giden herkes yanında bilgisayarını, cep telefonunu ve fotoğraf makinesini taşıyor. İki kişi olduğunuzu ve odada yalnızca iki priz olduğunu düşünürsek, kesinlikle yetersiz kalıyor. O yüzden yanınıza bir üçlü priz almanızda fayda var.
Kış aylarında trenin geçtiği yerlerde hava sıcaklığı sıfırın altına düşebildiği için zaman zaman trende geçici bir süre suların donduğu da oluyor. O yüzden yanınızda ıslak mendil bulundurmanız da hayat kurtarıcı olabilir. Odalardaki çöp kutusu biraz küçük, dolayısıyla çöpleriniz için yanınıza ekstra bir poşet almak da iyi bir fikir.

Kaynak: redbull.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »