Archive | 30 Ekim 2016

Portakal, Mandalina, Limon Kabuğu Sirkesi

limon-kabugu-sirkesi-376x2801

 

 

Limon Kabuğu Sirkesi Nasıl Kullanılır?
Öncelikle meyve kabukları çöp değildir, meyve kabukları oldukça değerli vitamin ve mineralleri barındırırlar. Özellikle portakal kabuğu, limon kabuğu yada mandalina kabuğu hem güzel kokularıyla hem de mikrop öldürücü özellikleri ile temizlik amaçlı sirke yapımı için kullanılabilir. Limon kabuğu sirkesi bu amaçla evde pratik bir şekilde yapılan bir üründür.  Ortalama olarak kışın tükettiğimiz turunçgil kabuklarından en az 100 litre sirke yapmak mümkündür. Evlerinizi kimyasal temizleyeciler yerine bazen bu sirke ile temizlediğini düşünün. Ev ekonomisine muazzam bir katkınız oluyor!
Temizlik için Sirke Nasıl Kullanımı
Temizlik amacıyla yapılan sirke; evdeki kötü kokuları yok etme, böcekleri uzak tutma, sebzelerdeki mikrop ve ilaç artıklarını yok etme, bulaşık sonrası bulaşıkları sirkeli su ile durulayıp kanserojen deterjan artıklarından arındırma, banyo suyuna katarak durulanmak yoluyla saç bakımına ve cilt bakımına katkıda bulunmak, evleri temizlemek, mobilyaları parlatmak gibi daha sayamayacağımız pek çok alanda kullanılırlar. Bazı kullanıcılar ise özellikle portakal sirkesinin ayak mantarlarına iyi geldiğini söylemişlerdir. Tabi vücut için kullanılacak sirkenin su ile seyreltilmesi gerekmektedir.
Limon Kabuğu Sirkesi Nasıl Yapılır?
Portakal, Greyfurt ve Mandalina kabukları için de aynı tarif geçerlidir. Ayrıca sadece tek bir çeşit kabuk biriktirmenize de gerek yok. Dilerseniz; limon, mandalina, greyfurt ve portakal kabuklarından hangileri varsa karıştırıp sirke yapabilirsiniz.
Sirke için gereken sadece kışın tükettiğiniz turunçgillerin kabukları. Tükettiğiniz turunçgil kabuklarını atmayıp kuru bir yerde bekletirseniz kendi kendine küflenmeden kuruyacaktır. Tabi küflü ve bozulmuş kabuklar kullanılmamalıdır.

Biriken bu kabuklar iyice yıkanarak, bir kap içine konulur. Tabi kabında dezenfekte olması önemli bunun için kaynar suya batırıp evdeki sirke ile durulanırsa dezenfekte olacaktır. Kabukların üzerini örtecek kadar su eklenir ve kabın ağzına bir tülbent konur. 10-15 gün sonra oluşan sirke süzülerek bir kaba doldurulur ve içerisine bir miktar turşu tuzu veya kaya tuzu atılır . Işık almayan bir yere kaldırılan sirke yaklaşık 35-40 gün sonra hazır hale gelir. Limon kabuğu sirkesi veya portakal, mandalin ve greyfurt kabuğu sirkesi için besin olarak tüketileceği yönünde bir görüşe rastlamadık bu nedenle temizlik amacıyla kullanılmasının uygun olacağını düşündük. Ayrıca; limon kabuğu sirkesi özellikle portakal kabuğu sirkesi’nin kokusu oldukça güzel ve tıpkı oda parfümü gibi kokuyor. Ev içindeki ağır kokuları ise emiyor.
Eğer uygun koşullarda kabukları saklama imkanı varsa aslında bütün meyve kabuklarından sirke elde edilebilir.
Bilindiği gibi limon ve diğer turunçgil kabukları P1 vitamini ( Rutin ) yönünden en zengin besinlerdir. Bu vitamin gençlik iksiri olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle bu kabuklar sadece sirke yapmak için belirli bir oranda tüketilmeleri de gerekmektedir. En azından limonata yaparken içerisine kabuklarını rendelemek, çay içerisine bir miktar limonu kabuğuyla atmak dahi en azından demir emilimini arttırmak için fayda sağlayacaktır

kaynak: organik yaşam

Yeni İmparator Kim Olacak???

haber_konfucyus-jpg_378702007_14477769071

 

Bir zamanlar, Uzak Doğuda, artık yaşlandığını ve yerine geçecek birini seçmesi gerektiğini düşünen İmparator varmış.Yardımcılarından ya da çocuklarından birini seçmek yerine, kendi yerine geçecek kişiyi değişik bir yolla seçmeye karar vermiş. Bir gün ülkesindeki tüm gençleri çağırmış ve:
– Artık tahttan inip bir imparator seçme vakti geldi. Sizlerden birini seçmeye karar verdim.
Gençler şaşırmışlar, ancak O sürdürmüş:
– Bugün hepinize birer tohum vereceğim. Bir tek tohum… Ama güzel bir tohum. Evlerinize gidip onu ekmenizi, sulayıp büyütmenizi istiyorum. Tam bir yıl sonra büyüttüğünüz o tohumla buraya geleceksiniz.
Yetiştirdiğiniz o tohuma göre değerlendirip birinizi İmparator seçeceğim. Saraya çağrılan gençlerin arasında Ling adında biri de varmış. O da diğerleri gibi tohumunu almış. Evine gidip heyecanla olayı annesine anlatmış. Annesi bir saksı ve biraz toprak bulup, onun tohumunu ekmesine yardım etmiş. Sonra birlikte dikkatlice sulamışlar. Her gün sulayıp büyümesini bekliyorlarmış.
Yeterince zaman geçtikten sonra diğer gençlerin ne kadar büyüdüğünü anlatırken, Ling hayal kırıklığı içinde kendi tohumunda hiçbir değişiklik olmadığını görüyormuş. Üç hafta, dört hafta, beş hafta geçmiş. Hala hiçbir gelişme yokmuş.
Diğerleri yetişen bitkilerden söz ederken Ling çok üzülüyormuş. İmparatorun beceriksiz sanmasından çok endişeleniyormuş. Arkadaşlarına da hiç bir şey demiyor, sabırla bekliyormuş. Sonunda bir yıl bitmiş ve gençlerin yetiştirdikleri bitkileri imparatorun huzuruna götürecekleri gün gelip çatmış.
Ling, annesine boş saksıyı götüremeyeceğini söyleyince annesi ona cesaret verip, saksısını götürüp dürüst bir şekilde olanları imparatora anlatmasını istemiş. Ling, pek istemese de annesinin sözünü tutmuş ve boş saksıyla saraya gitmiş.
Saraya varınca arkadaşlarının yetiştirdiği bitkilerin güzellikleri karşısında şaşırmış. Sonra imparator gelmiş ve tüm gençleri selamlamış. Ling arkalarda bir yerlere saklanmaya çalışıyormuş.
– Ne büyük bitkiler, çiçekler ve ağaçlar yetiştirmişsiniz. Bugün biriniz İmparator olacak.
Aniden arkada elinde boş saksıyla Lingi fark etmiş. Hemen muhafızlarına ön tarafa getirmelerini emretmiş. Ling çok korkmuş, “Sanırım beceriksizliğinden dolayı beni öldürebilir” demiş. Ling ön tarafa gelince imparator adını sormuş:
– Adım Ling…
Diğer gençler gülüp alay etmeye başlamışlar. Ama imparator susturmuş. Ling´nin elindeki saksıya dikkatli bakıp kalabalığa doğru dönmüş:
– Yeni imparatorunuzu selamlayın. Adı Ling demiş.
Ling inanmamış, çünkü tohumu yeşermemiş bile… Nasıl imparator olacak…
İmparator devam etmiş:
– Bir yıl önce burada herkese bir tohum verdim, siz ekip sulayıp bir yıl sonra getirecektiniz. Ama hepinize “kaynamış tohum” vermiştim. Asla büyüyemeyecek tohumlar.  Ling’in dışında herkes ağaçlar, bitkiler ve çiçekler getirdi. Çünkü tohumun büyümediğini fark edince hepiniz onu bir başka tohumla değiştirdiniz. Sadece Ling içinde benim verdiğim tohum olan boş saksıyı getirme cesaretini ve dürüstlüğünü gösterdi. Beklediği olmayınca ümitsizliğe kapılsa da dürüstlükten vazgeçmedi. Onun için yeni imparatorunuz O olacak!

Waste Land

126301_waste-land-free-film-screening1

Çevreden topladığı değişik parçalarla kendi görsel eserlerini oluşturan Vic Muniz bu sefer dünyanın  en büyük çöplüğünü Jardim Gramochoyla ilgili bir çalışma yapmaya karar verir.

Orada yaşayan ve geri dönüşüme uygun atıkları toplayan bu insanların hayatlarını, bakış açılarını, insanın içine işleyen anılarını anlatan Vic’in  bir yandan da onların hayatlarında yarattığı değişimleri ve sonuçlarını da izleme imkanı buluyoruz…

Buradaki insanların  portrelerini yapan Vic müzayedede çok yüksek bir fiyata satılmasına da vesile oluyor…

Filmin bir yerinde Vic şu cümleleri söyler ”eskiden hiç bir şeyim yoktu ve her şeyi isterdim artık her şeyim var ve hiç bir isteğim kalmadı. İnsanın hiç bir şeyi olmayınca istekleri hep maddi yönde oluyor bu kompleksimi yenmek için çok şey aldım” ve hepimizi bir kere daha kendine hayran bırakır.

Mutlaka ama mutlaka seyredin,

Sağlıcakla,

Anette İnselberg