Archive | 05 Ekim 2016

‘Ölme sen benden önce..’ dedim, ama dinletemedim…

14572404_548810078653162_355147086956768673_n1

 

Emel Sayın anlatıyor;
O zamanlar tığ gibi delikanlı, cepte para çok. Oyuncu bir de, Mavi Boncuk filmini çekiyoruz.
Bir gün setten çıktık eve gidiyoruz.
Ben Lalelide oturuyorum.
Kemal, benden önce çıktı.
Herkes yevmiyesini almış, taksiyle giden gitti, kendi arabasıyla giden gitti.
Ben baktım ki Kemal yürüyerek gidiyor; üç kilometre var gideceği yere. Her gün yürüyerek gidip geliyor.
Merak ettim, nereye gidiyor bu adam böyle diye.
Uzun süre yürüdü, sonra bir bankta bir adam yatıyordu.
Kaldırdı adamı, bir şeyler konuştular, sonra cebinden para çıkarıp verdi. Şaşırmıştım.
Sonra biraz daha ilerde bir lokantaya girdi, bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm…
Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım: ‘tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?’ dedim.
‘Adını bilmem, sormam da, her gün para verir bana..’ dedi.
Teşekkür ettim.
Az ilerdeki lokantaya gittim: ‘Az önce gelen beyin borcu mu var size?’ dedim. Tanımadılar beni: ‘Kemal Abinin mi, yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz, o da sağ olsun, onların yemek masrafını öder…’ dedi..
Ertesi gün Kemal’in yanına gittim.
‘Sen ne güzel bir adamsın ya..’
dedim, ne olduğunu anlayamadı, sarıldım ağladım..
‘Ölme sen benden önce..’ dedim, ama dinletemedim…

Tiyatro sezonu açıldı; işte en iddialı 10 oyun

 

Talimhane Tiyatrosu, Oyun Atölyesi, Tiyatro Dot, Pangar Tiyatro, Altıdan Sonra Tiyatro ve Kumbaracı50; iddialı yeni sezon oyunlarıyla tiyatroseverleri bekliyor

Yağışlı ve serin havaların etkisini hissetmeye başladığımız şu zamanlarda tiyatrolar da birer birer perdelerini açmaya başladı. Birbirinden iddialı oyunlarıyla dikkat çeken özel tiyatrolar bu sezon da adlarından sıkça söz ettirecek gibi duruyor.

CNN Türk’ün derlediği, geçtiğimiz sezonlarda ses getiren ve henüz ilk defa seyirciyle buluşmanın heyecanını yaşayan 10 oyun şöyle:

1- Kundakçı – Oyun Atölyesi

Yazar Grigory Gorin’in oyunu ‘Kundakçı’, Haluk Bilginer’in çevirisi ve Muharrem Özcan’ın yönetimiyle Oyun Atölyesi sahnesinde. Bu sezonun yeni oyunlarından biri olan Kundakçı’nın oyuncu kadrosunda ise Tuna KırlıDevrim Özder Akın ve Muharrem Özcan gibi oyuncuları görüyoruz.

“Sene M.Ö. 356… Pazarcı Herostratos dünya harikası Artemis Tapınağı’nı yakar. Peki neden? Oyun mu? Kumpas mı? Komplo mu? Şöhret aşkı mı? Peki kutsal Artemis Tapınağı’nın kundaklanması, efendiler ve ezilenler dünyasında nasıl bir yangına neden oldu? Kundakçı Herostratos bir terörist mi yoksa kahraman mı? Sene M.Ö. 356… Pazarcı Herostratos dünya harikası Artemis Tapınağı’nı yakar. Peki neden? Oyun mu? Kumpas mı? Komplo mu? Şöhret aşkı mı? Peki kutsal Artemis Tapınağı’nın kundaklanması, efendiler ve ezilenler dünyasında nasıl bir yangına neden oldu? Kundakçı Herostratos bir terörist mi yoksa kahraman mı?”

2- Pencere – Oyun Atölyesi

David Hare’in kaleminden bir oyun olan Pencere salonları doldurmaya bu sezon da devam ediyor. Birkan Uz’un yönetmenliğini üstlendiği oyunda Esra Bezen Bilgin, Haluk Bilginer ve Kürşat Demir gibi başarılı oyuncular boy gösteriyor.

“Tom ve Kyra… Farklı dünya görüşleri olan bir kadın ve bir adam… İlişkilerinin bitmesinden 3 yıl sonra Tom’un Kyra’yı ziyaret etmeye karar verdiği o soğuk gecede, tüm yargılarından kurtulup yeni bir hayat kurabilecekler mi?”

Ayrıntılı bilgi için: www.oyunatolyesi.com

3- Bunu Ben de Yaparım – DOT

Geçtiğimiz sezon seyircisiyle buluşan İbrahim Selim’in tek kişi olarak oynadığı oyun Bunu Ben de Yaparım bu sezon da Tiyatro Dot sahnesinde olmaya devam ediyor.

“Dave, evli ve iki çocuk babası. İşi, insanların rahatsız edilmeden eğlenmelerini sağlamak. Olayı, 1.83 boyunda 85 kilo bir adam olmak. Ama bazen nasıl biri olduğunu unutuyor, nasıl göründüğünü. Aslında Dave başka bir şey yapmak istiyor. Ama ne yapacağını bilmiyor. Bunun üzerine çok da düşünmüyor.

Lisa, Dave’i çok seviyor. Dünyalar kadar. Bazen Dave’e seçme şansı olsaydı ne olmak istediğini soruyor. Dave, Lisa’nın onun iyiliğini düşündüğünü biliyor; Lisa onun hayatı hakkında düşünmesini istiyor, artık yaşlandığını fark etmesini ve bunun gibi şeyleri… Aslında haklı. Dave artık 38 yaşında. Adam gibi bir eğitimi yok. Adam gibi bir işi yok.”

4- Nefesinizi Nasıl Tutarsınız? – DOT

Geçtiğimiz şubat ayında oyunun yazarı Zinnie Harris’in de katılımıyla gerçekleştirilen okuma tiyatrosunun ardından Dot, Nefesinizi Nasıl Tutarsınız oyununun yeni sezonda Murat Daltaban’ın yönetimiyle sahnede olacağını duyurdu. Oyun, Kasım’da seyircisiyle buluşacak.

Ayrıntılı bilgi için: http://www.go-dot.org

5- Kozalar – Pangar

Demet Evgar önderliğinde kurulan Pangar Tiyatro’nun yeni oyunu Kozalar, Uluslararası Avignon Festivali’nin ardından Türkiye’de de prömiyerini yapıyor. Usta oyuncu Ayşenil Şamlıoğlu’nun yönettiği oyunda Demet Evgar, Binnur Kaya ve Esra Dermancıoğlu’nu seyredeceğiz. Oyun, 25 ve 30 Ekim tarihlerinde Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde seyircisiyle buluşacak.

“Toplumun dayattığı değer yargıları, bastırılmış arzular, korkular, yabancılaşma, sahip olduklarına sığınarak korunabileceğini zannetmek, erkek egemen dünyada evinde yarattığı küçük mutluluklara sığınarak var olma çabası, cinsel kimliğini dahi sahip olduğu düzen üstünden çözümleme gayreti oyunun temelinde duranlardır. Peki ama “yaşamdan kaçılarak sürdürülen şeyin yaşamak olduğuna emin miyiz?!”

6- 39 Basamak

Patrick Barlow’un sahneye uyarladığı oyun Kenter Tiyatrosu’ndaki gösterimlerinin sona ermesinden 9 yıl sonra tekrar sahneye taşındı ve bu sezon da seyircilerinin karşısında olmaya devam ediyor. Mehmet Birkiye’nin yönettiği oyunda Demet Evgar, Engin Hepileri, Bülent Şakrak ve Okan Yalabık müthiş bir performans sergiliyor. Oyun Zorlu PSM Drama Sahnesi’nde 5 – 27 Ekim tarihleri arasında görülebilir.

Ayrıntılı bilgi için : http://www.zorlupsm.com

7- Pera’nın Zamanı – Altıdan Sonra Tiyatro

Altıdan Sonra Tiyatro’nun bu sezon büyük merakla beklenen oyunu Pera’nın Zamanı, 1 Ekim tarihinden itibaren Pera Palace Hotel Jumeirah’ta seyircisiyle buluşuyor.

“Pera Palace Hotel Jumeirah; Kumbaracı50 sahnesi ile birlikte odalarının, balo salonunun ve genel alanlarının bir sahne olarak kullandığı interaktif bir tiyatro oyunuyla sanat severlere eşsiz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Yaman Ömer Erzurumlu’nun yönettiği; farklı bölümlerini Gülhan Kadim, Seda Özen Yürük, Selin Girit, Selen Orcan, Yaman Ömer Erzurumlu’nun kaleme aldığı ve Altıdan Sonra Tiyatro’nun yürütücülüğünü yaptığı “Pera’nın Zamanı” oyunu Pera Palace’ın Agatha Christie, Greta Garbo, Ernest Hemingway ve Franz Joseph gibi ikonik misafirlerinin adlarını taşıyan odalarında ve bugüne kadar ilk Cumhuriyet Balosu gibi pek çok özel etkinliğe ev sahipliği yapmış Grand Pera Balo Salonu’nda geçiyor.

Pera’da zaman her yöne akar…

Pera Palace otelinde yıllardır biriken anılar zamanda bir tür kırılmaya sebep olur. Konukların bazıları odalarında bir döngü içerisinde takılıp kalmışlardır. Bellboylar, seyircilerin de yardımıyla odalarda bahar temizliğine başlar. Konukların Pera Palace’tan ayrılma vakti gelmiştir…”

Ayrıntılı bilgi kumbaraci50.com ‘da.

8- Yalınayak Müzikhol – Altıdan Sonra Tiyatro

Kumbaracı50’nin geçtiğimiz sezondan itibaren konuklarını ağırladığı Yalınayak Müzikhol’ü bu sezon da tam gaz devam ediyor.

“Bir süredir boğuştuğumuz ekonomik zorluklar nedeniyle, batıyor mu, batmıyor mu, krizdeler mi, çıktılar mı, kapandı kapanacak derken kapımızı çalan, yersiz kalmış bir müzikhol ekibiyle Kumbaracı50’yi paylaşma konusunda anlaştık. ‘Yalınayak Müzikhol’ün patronu; kentsel dönüşüm nedeniyle yerlerinden edildiklerini, işgal edecek bir bina ararlarken, sanat camiasındaki sohbetler sırasında tiyatroların ne kadar da zor durumda olduğunu duyduğunu belirtti. İlk olarak Kumbaracı50’nin kapısını çalan müzikholün patronuyla sezon boyunca birlikte çalışma kararı aldık.

10 kişilik “Yalınayak Müzikhol” ekibi; sunucu, dansçı, çalgıcı ve şarkıcılardan oluşuyor. Programları içerisinde; küçük gösterilerin, birbirinden güzel ve damardan şarkıların, nefis dansların ve eşsiz sanatçıların bulunduğunu belirten müzikholün patronu; “Yılmadık, yıkılmadık, direniyoruz!” dedi.”

Ayrıntılı bilgi kumbaraci50.com ‘da.

9- Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi – Talimhane Tiyatrosu

Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince Ama Şimdi İyi, Talimhane Tiyatrosunun sezonlardır seyircisiyle buluşmaya devam eden oldukça başarılı bir oyunu. Esra Bezen Bilgin’in müthiş oyunculuğu görülmeye değer, öyle ki 2012 yılında Afife Jale ve Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini topladı ve performansıyla seyircisini büyülemeye bu sezon da devam ediyor. Lucy Kirkwood’un yazıp Seçil Honeywill’in Türkçeye uyarladığı oyunu Mehmet Ergen rejisiyle Talimhane Tiyatrosu’nun sahnesinde izlemek mümkün.

10- Baba ve Piç – Talimhane Tiyatrosu

Talimhane Tiyatrosu’nun bu sezon merakla beklenen oyunu Baba ve Piç seyircisiyle buluşuyor.

Elif Şafak‘ın bir dönem çok tartışılan ve hakkında soruşturmalar açılan, ancak yine de yazarın en çok okunan romanlarından biri olan Baba ve Piç ülkemizde ilk kez sahneleniyor. İstanbul-San Francisco hattında iç içe geçmiş, doksan yıla dayalı çok yoğun ve zengin öyküleri içeren yapıt, 2015’te İtalya’da sahnelendi ve seyircinin büyük ilgisini çekti. Eserde 1915 yılında yaşanan olaylar; Türk ve Ermeni kökenli iki aile arasındaki ilişkiler üzerinden iki toplum incelenirken, erkeklerin zamansız öldüğü, geride hep kadınların kaldığı bir sülaleden dört kuşak kadının hikâyesiyle birlikte anlatılıyor.”

Ayrıntılı bilgi, http://www.talimhanetiyatrosu.com’da.

Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt:

<style> .wpb_animate_when_almost_visible { opacity: 1; }</style>

1871’de doğmuş bir Stoney kızılderilisi, Yürüyen Boğa da denilen Tatanga Mani hayatları boyunca doğayı anlamaya çalıştıklarını söylüyor. 87 yaşında kızılderililerin temsilcisi sıfatıyla Kanada tarafından bir dünya turuna çıkarılır.

Tatanga Mani Londra’da yaptığı konuşmasında kızılderililerin doğa ile olan ilişkisinden şöyle bahseder: “Dağlar her zaman taş binalardan daha güzeldir.” Şehirlerdeki yaşam yapay bir hayattır. Şehirlerde insanlar ayaklarının altında toprağı hissedemiyor doğa ile bağ kuramıyor, saksıdakiler dışında bitkilerin büyümesine şahitlik edemiyor, gökyüzündeki yıldızları bile caddelerdeki ışıklardan dolayı göremiyorlar.

İşte doğaya olan saygıları herkes tarafından bilinen kızılderililerden modern hayatı sorgulatacak 10 öğüt:

Ağaçların konuştuğunu bilir miydiniz? Evet, konuşurlar. Birbirleriyle kouşurlar, kulak verirseniz sizinle de konuşacaklardır.

ekran-resmi-2016-10-01-18-42-31  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Asıl sorun, sizin dinlememeniz, doğayı, ağaçları..

ekran-resmi-2016-10-01-18-42-44  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar.

ekran-resmi-2016-10-01-18-43-03  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz. Sadece bir kişiye yardım et! Şimdiki usul bu değil ama inanıyorum, insanlar bu yolu öğrenecekler.

ekran-resmi-2016-10-01-18-43-58  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır.

ekran-resmi-2016-10-01-18-44-45  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.

ekran-resmi-2016-10-01-18-45-03  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adamparanın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

ekran-resmi-2016-10-01-18-50-32  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Şükredecek bir şey bulamıyorsan içindeki kusuru ara.

ekran-resmi-2016-10-01-18-50-54  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Yapmamız gereken: her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.

ekran-resmi-2016-10-01-18-51-39  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Barış ve mutluluk her anda mevcuttur. Barış ve mutluluk her adımdadır. Ruhun meseleleri için siyasi çözümler yoktur.

ekran-resmi-2016-10-01-18-51-59  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Kaynak: biliyomuydun

FARK ETMELİ İNSAN

can-yucel1
Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen…
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.
Henüz bebekken “Dünya benim!” dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçların “her şeyi bırakıp gidiyorum işte!” dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.
Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.
Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
Azraillin her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan.
Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.
Yaratılmışların en güzeli olduğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı.
Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.
Evinde kedi, köpek beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.
Eşine “seni çok seviyorum!” demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.
Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.
Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.
Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark etmeli, fark etmeliyiz çok geç olmadan….
Ömür dediğin üç gündür,
Dün geldi geçti yarın meçhuldür…
O halde ömür dediğin bir gündür,
O da bugündür….
CAN YÜCEL

Picasso’nun Guernica Tablosunun Hikayesi

| ZAMAZİNGO
https://s0.wp.com/wp-content/themes/pub/bouquet/js/html5.js

picasso_guernica21

Yıl: 1937, Yer: İspanya. Francisco Franco başta ve yaşanan kanlı bir iç savaş…

Yıl: 1937, Yer: İspanya. Francisco Franco başta ve yaşanan kanlı bir iç savaş...

Guernica İspanya’da bir kasabadır. Franco, Nazi ve faşist İtalyan kuvvetlerinin yeni uçaklarını Guernica üzerinde test etmesi için izin vermiş ve bombardıman başlamıştı… Bombardıman sonrası kasabada büyük bir katliam yaşanmış, o güne kadar görülmemiş şiddette olan bombalamalar Guernica’yı yerle bir etmişti.

O dönemde Bask Hükümeti’nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889’du.

O dönemde Bask Hükümeti'nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889'du.

Guernica Bombalanması’nın çoğunluğunu Alman hava kuvveti üstlenirken, İtalyan hava kuvvetinin de yardımı olmuş ve kasaba üç gün boyunca yanmıştır. Beş bin nüfusa sahip Guernica’da 1654 kişinin öldüğü ve çok sayıda sivilin yaralandığı kayıtlara geçmiştir. 26 Nisan 1937’de gerçekleşen Guernica Bombanması’nın haberi kısa sürede Paris’e ulaşmış ve Paris’te yaşayan Picasso da memleketindeki bu olayı gazeteden öğrenmiştir.

Picasso’ya göre sanatçı, insanlığın ve uygarlığın en temel değerlerinin yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bir savaşta kayıtsız kalamazdı.

Picasso’ya göre sanatçı, insanlığın ve uygarlığın en temel değerlerinin yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bir savaşta kayıtsız kalamazdı.

Bu nedenle kendi memleketi Malaga’dan yüzlerce kilometre uzaktaki Guernica’da yaşananları bir şekilde ifadeye kavuşturmalıydı. Bir şekilde anlatmalıydı savaşın yıkıcılığını, yaşanan katliamı, bombaların yaktığı ateşte yanan insanlığı. Anlatmalıydı Guernica’yı. Ve bunun için Balzac’ın öyküsünün de geçtiği Rue de Grands Augustins’de kiraladığı atölyede mayıs ayında beyazın yerine adım adım siyah ve gri tonları geçiyordu. Renksiz olacaktı Guernica. Çünkü solgun mavi ölmüştü. Geriye savaşın siyahlığı ve küllerin rengi kalmıştı.

Bu sıralar İspanyol hükümeti 1937 yılında Paris’te gerçekleşecek Dünya Fuarı’nda sergilenmesi için Picasso’ya bir tablo sipariş etmiş ve sanatçı da kendisine bir resim konusu aramaktaydı.

Bu sıralar İspanyol hükümeti 1937 yılında Paris'te gerçekleşecek Dünya Fuarı'nda sergilenmesi için Picasso'ya bir tablo sipariş etmiş ve sanatçı da kendisine bir resim konusu aramaktaydı.

Guernica’nın bombalanmasını öğrendiğinde etkisinde kalan Picasso, duygularını resme yansıtmış ve 2 ay kadar kısa sürede tabloyu bitirmiştir.

Guernica, yaklaşık 3,5 metre yükseklik ve 7,8 metre genişlik ile dikkat çekici büyüklükte, tuval üzerine sadece siyah ve beyaz renklerde yağlı boya ile yapılmış bir resimdir.

Guernica, yaklaşık 3,5 metre yükseklik ve 7,8 metre genişlik ile dikkat çekici büyüklükte, tuval üzerine sadece siyah ve beyaz renklerde yağlı boya ile yapılmış bir resimdir.

Yağlı boyayla yapılmasına rağmen siyah, beyaz ve gri renkleri barındıran Guernica, gazete fotoğraflarına benzer bir hava yakalamış ve savaşın sebep olduğu cansızlığı vermiştir.

Guernica tablosu günümüzde en büyük savaş karşıtı resim olarak kabul edilir.

Guernica tablosu günümüzde en büyük savaş karşıtı resim olarak kabul edilir.

Resmin sağ ucunda, açık bir kapıyla sonlanan siyah bir duvar vardır. Ortada sırtında mızrak olan at, insaniyetin kaba kuvvet karşısında pes edişini sembolize ediyor. Boğanın yanında belli belirsiz gözüken güvercin barışı temsil ediyor ama olanlara ağlamaktan başka yapabileceği bir şey yok. Atın yanına düşmüş sürücünün kırılmış kılıcı yenilgiyi sembolize ediyor.

Bazı eleştirmenler Guernica’yı 20. yüzyılın en önemli tablosu olarak görür.

Bazı eleştirmenler Guernica’yı 20. yüzyılın en önemli tablosu olarak görür.

En ünlü savaş karşıtı tablo olduğuysa kesin. Guernica, sadece İspanya İç Savaşı’nın vahşetinin değil, modern savaşın neden olduğu ıstırabın da bir simgesi oldu.

Pablo Picasso’nun başyapıtları arasında yer alan Guernica, en politik resim olarak tarihe geçmiştir.

Pablo Picasso'nun başyapıtları arasında yer alan Guernica, en politik resim olarak tarihe geçmiştir.

Her bir karede farklı olayın yansıtıldığı Guernica, geometrik ve izlenimci bir tablo olarak görülürken aynı zamanda kübizmin en önemli temsilcilerindendir.

Franco hükümetin başında olduğu sürece resmin İspanya’ya girmesi yasaklanırken, eser birçok ülkede sergilenmiştir.

Franco hükümetin başında olduğu sürece resmin İspanya'ya girmesi yasaklanırken, eser birçok ülkede sergilenmiştir.

 

Resmin merkezinde acı içinde yıkılmak üzere olan, mızrakla vurulmuş bir at bulunur. Acı çeken atın üzerinde, göz şeklindeki çıplak bir ampül parlamaktadır.

Resmin merkezinde acı içinde yıkılmak üzere olan, mızrakla vurulmuş bir at bulunur. Acı çeken atın üzerinde, göz şeklindeki çıplak bir ampül parlamaktadır.

 

Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutmaktadır.

Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutmaktadır.

 

Sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur.

Sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur.

 

Atın sağ üst tarafında, bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın figürü vardır. Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır.

Atın sağ üst tarafında, bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın figürü vardır. Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır.

 

Korku içindeki bir başka kadın sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerlemektedir. Kadın, parlayan ampüle boş gözlerle bakmaktadır.

Korku içindeki bir başka kadın sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerlemektedir. Kadın, parlayan ampüle boş gözlerle bakmaktadır.

Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.

Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.

 

Sanatçının resimde kullandığı semboller uluslararasıdır.

Sanatçının resimde kullandığı semboller uluslararasıdır.

Böylece tüm dünyada olan savaşların dili oluyor bu tablo adeta. Guernica’da, acı çeken insanlar ve hayvanlar ile kaos içindeki yıkılmış binalar betimlenmiştir.

“Hayır siz yaptınız”

Katıldığı bir sergide Alman bir general Picasso’ya yaklaşır ve sorar;

”Bu tabloyu siz mi yaptınız”

Picasso’da;

”Hayır, siz yaptınız” der.

picasso_guernica21

 

 

kaynak: listeliste