Archive | 31 Ekim 2016

Çay Demlerken Sakın Bunu Yapmayın

megerse_yanlis_yapiyormusuz_h5127511

 

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Bükün, çayın içerisinde tein ve tanenler içeren bir bitki olduğuna dikkat çekerek, bu tein ve tanenlerin bitkilerin kendilerini korumak amacıyla salgılamış oldukları bileşikler olduğunu ifade etti.
Çayın uygun bir yöntemle pişirilmemesinin bu bileşikleri aktifleştirdiğine işaret eden Bükün, bu durumunda kansere varabilecek zararlar oluşturacak olumsuz durumlara yol açtığını vurguladı. Bükün, bunun önüne geçebilmek için çayı demlerken bu bileşiklerin aktif hale gelmesini engelleyecek ısı derecesinde tutulması gerektiğini kaydetti.

ACI İSE İÇMEYİN

Vatandaşların kafe veya çay ocakları gibi yerlerde çay içerken, çayın yüksek ısıya maruz kalıp kalmadığını tadından anlayabileceğine de işaret eden Prof. Bükün, “Normalde çayı içtiğimiz zaman ağırda hoş bir tat bıraktığını hepimiz bilmekteyiz. Bayat çayların ya da tanenlerin aktif hale geldiği çaylar ağızda acı bir tat bırakır. Çay içerken mutlak suretle taze demlenmiş olmasına da dikkat etmeliyiz” dedi.

ÜST DEMLİĞE ÇAY KOYDUKTAN SONRA

Tanenlerin aktif hale gelmemesi için çayın mutlak suretle kaynatılmadan sadece sıcak su ile demlenmesi gerektiğini anlatan Bükün, “Çokça yapılan bir yanlış var. Genelde üstteki demliğe kuru çayı bırakıp, alttaki demlikte suyu kaynatıyoruz. Bu çok yanlış bir durum ve yapılmamalı.
Eğer yapılacaksa da kuru çayı bıraktığımız demliğe biraz soğuk su ilave etmeliyiz. Daha sonra alttaki çaydanlıktaki su kaynayınca çayın üzerine ilave etmeliyiz. Kesinlikle de çayı fokurdayacak derecede kaynatmamalıyız. Yoksa çayımızı sağlığımıza zararlı hale getirmiş oluruz” diye konuştu.

Kaynak: Bir şifa

Bugünkü Teknolojiyle Bile İnşa Edilmesi Mümkün Olmayan 19 Akıl Almaz Antik Yapı

 

19. Büyük Hipostil Salonu – Mısır

Büyük Hipostil Salonu - Mısır

 

Karnak Tapınağı’nda bulunan bu salon, dünyadaki en büyük dini mekân olma özelliği taşıyor. Salonda bulunan 134 adet taş sütunun her birinin uzunluğu ise 24 metre. Nasıl taşındı, nasıl yapıldı orası meçhul…

18. Warren Field – İskoçya

Warren Field - İskoçya

 

İskoçya’da bulunan Warren Field, dünyanın en eski takviminin kalıntılarına sahip. Yaklaşık olarak 10,000 yıllık olduğu düşünülen bu kalıntılar, Ay’ın evrelerini takip etmek amacıyla inşa edilmiş.

17. York Minster Katedrali – İngiltere

York Minster Katedrali - İngiltere

 

İnşa edilmesi 250 yıl süren bu katedral, hâliyle zamanın mimarî üslubunun iki yüzyıllık evrimini de gözler önüne sermekte. Gize piramitlerinin inşasının 20 sene sürdüğü düşünülüyor; gerisini siz düşünün…

16. İnka Halat Köprüleri – Peru

İnka Halat Köprüleri - Peru

 

6 yüzyıl önce İnkalar tarafından inşa edilen bu köprüler, dağlar arasındaki derin ve uzun boşlukları birleştirme özelliğine sahipti. Bu köprüler, toplamda 70 aileye mensup 1000 kişinin bitkilerden elde edilen ipleri dokumasıyla meydana getirilmiştir.

15. Altın heykeller – Mısır

Altın heykeller - Mısır

 

M.Ö. 2300 yılları civarında Mısır‘da kıymet verilen objeleri korumak amacıyla yapılan altın heykeller, bugünkü teknolojiyle elde edilemeyecek inceliğe ve ayrıntıya sahip.

14. Borobudur Budist Tapınağı – Endonezya

Borobudur Budist Tapınağı - Endonezya

 

124 metrelik uzunluğu ve 41 metrelik yüksekliğiyle Borobudur Tapınağı dünyanın en büyük Budist tapınağı olma özelliğini taşıyor. 9. yüzyılda inşa edilen bu tapınak, toplamda 2 milyon blok kullanılarak oluşturulmuş.

13. Neandertal mızrakları – Almanya

Neandertal mızrakları - Almanya

 

Neandertaller mızrak yapımında ağaç sopalarla sivri taş uçlarını birleştirmek için huş ağacından elde edilen zift kullanmışlardır. Çok farklı sıcaklıklara ve zorlamalara dayanabilen bu mızrakların yapımında kullanılan malzeme, bilim insanlarını bugün bile hayrete düşürmektedir.

12. Jüpiter Tapınağı – Lübnan

Jüpiter Tapınağı - Lübnan

Romalılar zamanında Heliopolis adı verilen şehirde, bugün ise Lübnan topraklarında yer alan Jüpiter Tapınağı, yapımında 800 ton ağırlığında üç adet istinat duvarı kullanılmış bir yapıdır. O zamanın teknolojisiyle o taşlar nasıl taşındı, onu bilen yok…

11. Gize Piramitleri – Mısır

Gize Piramitleri - Mısır

 

Mısır piramitlerinin yapımında kullanılan taşların M.Ö. 2500 yılında nasıl olup da çöl boyunca taşındığı, kaldırıldığı ve gördüğünüz mükemmellikte yerleştirildiği bildiğiniz gibi hâlâ herkesin merâk ettiği bir konu…

10. Kailasa Tapınağı – Hindistan

Kailasa Tapınağı - Hindistan

 

Kailasa Tapınağı 8. yüzyılda inşâ edilmiş bir yapıdır. Ana kayaya kazılan üç hendeğin bulunduğu bu yekpare tapınak, bugün koruma altında olan yapılardandır.

9. Banaue Pirinç Terasları – Filipinler

Banaue Pirinç Terasları - Filipinler

 

Ifugao Dağı yamaçlarına insan eliyle şekil verilerek meydana getirilmiş bu terslar, binlerce metrelik yüksekliğe sahip. Durum böyle olunca hâliyle yerliler tarafından bu görüntünün ortaya çıkarılması 2000 yıl kadar sürmüş.

8. Chand Baori – Hindistan

Chand Baori - Hindistan

 

Bugün 1200 yaşında olan bu yapı, 30 metrelik derinliğe sahip bir basamaklı kuyudur. İnşa edilmesinin sebebi ise, Kuzey Hindistan‘da o zamanlar yaşanan su kıtlığına çözüm bulmaktır. Ayrıca yapı toplamda 3500 adet basamağa sahiptir.

7. Petrovaradin Kalesi – Sırbistan

Petrovaradin Kalesi - Sırbistan

 

1600’lü yıllarda Sırbistan’da inşa edilen bu kale, yapımı 88 yıl sürmüş yeraltı geçitlerine sahiptir. Toplamda 4 kademeye ve 17 kilometre uzunluğa sahip olan bu galerilerin kazılması sırasında binlerce mahkum yaşamını yitirmiştir.

6. Longmen Mağaraları – Çin

Longmen Mağaraları - Çin

 

Dünyanın en büyük Buda heykeli koleksiyonunu barındıran Longmen Mağaraları, toplamda 97,000 Buda heykeline ev sahipliği yapıyor. Resimde gördüğünüz oymalara ise 493 yılında başlanmış ve tamamlanması tam 400 yıl sürmüştür.

5. Puquios Su Kanalları – Peru

Puquios Su Kanalları - Peru

 

Peru’nun yerlileri tarafından 1000 yılı aşkın süre önce kazılan bu spiral kuyular, yeraltı suyu çıkarmak için inşa edilmiş devasa hidrolik sistemlerdir.

4. Qin Shi Huang’ın Mezarı – Çin

Qin Shi Huang'ın Mezarı - Çin

 

Yapımı 2,000 yıl öncesine dayanan ve dünyanın en büyük türbesi olan bu yapı, toplamda 8,000 adet toprak askere ev sahipliği yapıyor. Türbenin yapımının 40 yıl sürdüğü ve toplamda 700,000 kişinin çalıştırıldığı düşünülüyor.

3. Pont du Gard – Fransa

Pont du Gard - Fransa

 

Fransa‘nın güneyinde bulunan Pont du Gard, toplamda 49 kilometre uzunluğa sahip bir su kemerinin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. M.S. 1. yüzyılda inşa edilen bu akıl almaz yapının yalnızca bu bölümü için 50,000 ton taş kullanılmış.

2. Çin Seddi – Çin

Çin Seddi - Çin

 

Günümüzden 2,200 yıl önce inşa edilen Çin Seddi, 9,000 kilometre uzunluğa sahiptir. Dünyanın çevresi 40,000 kilometre; gerçekten oturup düşüncelere daldıracak bir bilgi…

1. Khasi Köprüleri – Hindistan

Khasi Köprüleri - Hindistan

 

Khasi Kabilesi tarafından yapılan, daha doğrusu yetiştirilen bu köprülerin yapımında kauçuk ağacı kullanılıyor. Ağaçların kökünü nehrin üzerinden geçecek ve karşı kıyıya gömülecek şekilde ayarlayan Khasiler, bu şekilde 10-15 sene içerisinde tamamlanacak köprüler inşa ediyor. Ya da onlar yardım ediyor, doğa inşa ediyor…

Kaynak. listeliste

Asla Buzdolabına Koymamanız Gereken 11 Yiyecek

 

Buzdolapları market ve manavlardan aldığımız ve hemen tüketmeyeceğimiz yiyecekleri saklamak için en iyi yerdir. Ancak bazı yiyecekleri kesinlikle buzdolabına koymamalısınız çünkü bu yiyecekler buzdolabına girdiklerinde daha hızlı bozulabilirler.Aslında tatlarına ve dokularına zarar verdiğini bilmeden pek çok yiyeceği buzdolabına koyuyor olabilirsiniz. Hangi yiyeceklerin buzdolabına konulmaması gerektiğinden emin değilseniz, bu yazımızı okumaya devam edin.

Soğan

Soğanları en iyi serin ve kuru bir yerde, oda sıcaklığında saklarsınız. Soğan dikkat edilmediği taktirde bakterilerin üremesi için çok elverişli bir zemine dönüşür ve buzdolabına konulduğunda bu bakteriler daha da rahat çoğalırlar. Amerika’daki Ulusal Soğan Birliği’ne (NOA) göre, soğanları kabuklarını soymadan, nefes alabilecekleri bir yerde saklamalısınız. Soğanı soyup doğradıktan sonra ise, hava geçirmeyen bir kabın içerisinde buzdolabına koyabilirsiniz.

Domates

domates

Domatesi buzdolabında sakladığımızda zaman içerisinde dokusu bozulmaya başlar ve en sonunda, ilk aldığımız zamanki tadını kaybeder. Ulusal Tarımsal Araştırma Enstitüsüne göre, domates buzdolabına konulduğunda veya benzer bir soğuğa maruz kaldığında içindeki şeker, asit ve diğer faydalı şeylerin seviyesi düşmektedir. Yani domateslerinizi de kuru bir yerde oda sıcaklığında saklamalısınız.

Patates

Patatesi buzdolabına koyduğunuzda hem tadı değişir hem de yumuşar. Patatesler yıkanmamış halde, kuru, serin ve havadar bir yerde saklanmalıdır çünkü nemli ortamda kaldıklarında filizlenebilirler veya küflenebilirler.

Kahve

kahve

Pek çok başka yiyecek gibi kahve de kuru ve serin bir yerde saklanmalı. Kahvenizi buzdolabına koyarsanız tadını ve kokusunu kaybeder. Ek olarak, kahve diğer yiyeceklerin kokusunu çok kolay emer. Kahvenizi hava geçirmeyen bir kap içerisinde ve mümkünse karanlık bir yerde saklamalısınız.

Sarımsak

Sarımsak en iyi serin, kuru ve oda sıcaklığında olan bir yerde saklanır. Buzdolabına konulduğunda, sarımsak faydalı özelliklerini kaybeder ve oda sıcaklığında aylarca durabilecekken buzdolabında daha çabuk bozulur.

Bal

bal

Kanada, Ontario Arıcılar Derneği balın ağzı sıkıca kapalı bir kutuda, oda sıcaklığında saklanması gerektiğini söylüyor. Balı buzdolabına koyduğunuzda kıvamı koyulaşır ve daha hızlı kristalize olur.

Avokado

Avokadoları buzdolabına koyduğunuzda, olgunlaşmalarını yavaşlatırsınız. Avokado en güzel tam olgunlaştığında yendiği için, oda sıcaklığında saklamaya özen gösterin.

Ekmek

ekmek

Pek çok kişinin yaptığı en büyük yiyecek saklama hatası, ekmeklerini buzdolabına koymalarıdır. Ekmeği buzdolabına koyduğunuzda yaşlanmasını ve bozulmasını hızlandırırsınız ve küflenmesine neden olursunuz. Ekmeğinizin sağlıklı bir şekilde daha uzun süre dayanmasını istiyorsanız, serin ve kuru bir yerde oda sıcaklığında saklayın.

Çikolata

Çikolatayı asla buzdolabına koymamalısınız. Çikolatayı buzdolabına koyabileceğiniz tek durum havanın aşırı sıcak olmasıdır. Çikolatanızın tadını korumasını istiyorsanız onu kuru ve serin bir yerde, oda sıcaklığında saklamalısınız.

Ananas

ananas

Ananası da buzdolabına koyduğunuzda olgunlaşmasını önler ve aromasını kaybetmesine neden olursunuz. Bu meyve soğuğa maruz kaldığında olgunlaşmasını sağlayan enzimler yok olur ve o güzel tadını kaybeder.

Kahvaltılık gevrek ve makarna

Kahvaltılık gevrekler ve markarnalar en iyi serin ve kuru bir yerde ve oda sıcaklığında saklanırlar. Buzdolabı kadar soğuk yerler tatlarını kaybetmelerine neden olur, dokularını kötüleştirir.

kaynak: sağlığa bir adım