Archive | 10 Ekim 2016

Kendini Sev Hayatını İyileştir Semineri Son İki Kişi

004

 

SON İKİ KİŞİ…
Kendinize aşka paraya sağlığa ilişkilere ait olumsuz inanç kalıplarınızı bulup dönüştürmek ve kendinizi sevmek isterseniz bu cumartesi (15 ekim sabah 10.00-18.00 arası) sizi bekliyorum… Gelin bu harika dönüşümün temellerini beraber atalım…
Heal Your Life Workshop, Louise L. Hay’in kitapları ya da konuşmalarındaki öğretilerin çok daha ötesini kapsar.
Louise L. Hay, 1980’li yıllardan beri dünyada “insanın kendisini ve hayatının her alanını iyileştirme” akımının öncüsü olmuş, kişisel gelişimin en büyük ve önemli ikonlarından birisidir.
Heal Your Life Workshop” ruhsal, fiziksel, duygusal, içsel olarak dört ana yönden çalışır. Bütün workshop sürecinde deneyimleyeceğiniz her uygulama, temelde ‘kendimizi en derinden ve şefkatle sevebilme felsefesini’ deneyimletir. “Şayet biz kendimizi gerçekten sevmeyi başarabilirsek, hayatımızı tamamen değiştirebiliriz.” diyen Louise L. Hay’inde dediği gibi, kendi içine yapacağın bu güvenli ve keyifli yolculukta kendine olan bakış açını ve sevgini, dolayısı ile hayata karşı bakışını ve tavrını farkedeceksin. “Yaşamda nasıl hissetmek istiyorsan; kendine, hayata ve başkalarına da öyle davran” diyen Louise L. Hay “Heal Your Life Workshop”ta şunları amaçlıyor:
– Doğduğumuz andan itibaren farkında olarak yada olmadan almış olduğumuz, şuanki yaşamımıza olumsuz etkisi olan yada ‘bir şey beni engelliyor’ dediğimiz hallerin ardındaki bizi sınırlayan inanç kalıpları, düşünceler ve duygular için güçlü ve dönüştürücü uygulamalar.
– Motivasyonumuzu aşağı çeken, kısır döngü süreçlerin ardında yatan inançlarla vedalaşmak için egzersizler.
– Bastırılmış olumsuz duyguların (öfke, nefret, kızgınlık, korku, suçluluk duygusu vb.) kaynağını tespit edip, güvenle ifade edilebilmesi ve bırakılabilmesi için egzersizler.
– Hastalıkların veya fiziksel semptomların duygusal ve zihinsel kaynaklarının farkedilmesi, sevgiyle şifalandırılması için etkili uygulamalar.
– Özgürleştirici ve iyileştirici uygulamalarla geçmişin puslu gölgesinden çıkarır.
Seminer çıkışı katılım sertifikası verilmektedir…

Başvurular

Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anettei̇nselberg.com

Nea Yaşam Merkezi
Valikonağı Cad. Poyracık Sok. İlgen Apt. N.28/15 K.4
Nişantaşı tel: 0212 219 19 30

Hasta Değil Susuzsunuz…

su-icmek1

 

SU İÇMEK İÇİN 46 SEBEP
Iranlı bir hekim olan Dr. Feridun Batmanghelidj, 1979′da İran devrimi sırasında siyasi tutuklu olarak hapisteydi. Bir gün, mahkûmlardan birinin, koridorda, iki büklüm olmuş vaziyette, inanılmaz mide sancılarıyla kıvrandığını gördü. Dr. Batmanghelidj ülseri dolayısıyla 10 saatten beri bu şekilde sancı çeken hasta mahkûma müdahale etti ve ölmek üzere olduğunu düşündüğü adama iki bardak su içirdi. Adam çok geçmeden kıvranmaktan kurtuldu.”
O günden sonra Dr. Batmanghelidj, suyun şifa verici etkisi üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. Cezaevinde kaldığı 2,5 yıl içerisinde sadece su kullanarak yaklaşık 3 bin peptik ülser hastası tutuklu ve hükümlünün iyileşmesine vesile oldu. Dr. Batmanghelidj su üzerine yaptığı çalışmalarının sonuçlarını Iranian Medical Association ve The Journal of Clinical Gastroenterology dergilerinde yayınladı.
Dr. Batmanghelidj “Hasta Değil Susuzsunuz” kitabında bir insanın 46 nedenle suya ihtiyaç duyduğunu anlatmaktadır.
Dr. Batmanghelidj’le göre bu sebepler şunlardır:
1- Hiçbir canlı susuz yaşayamaz.
2- Su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.
3- Su temel enerji kaynağıdır.
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.
6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur.
7- Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğini, kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
8- Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır.
11- Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları”na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, âdet öncesi ağrıyı ve ateş basmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.
41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yap¬madan zayıflayın.
42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Karar verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.
45- Yaşlılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.

* Vücut su kıtlığı çektiğinde kandaki suyu kullanırsa,
YÜKSEK TANSİYON hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde omurlardaki suyu kullanırsa,
BEL VE BOYUN FITIĞI hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde kemiklerdeki suyu kullanırsa,
gut – atrit gibi romatizmal hastalıklara yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde akciğerdeki suyu kullanırsa,
ASTIM hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde pankreastaki suyu kullanırsa,
ŞEKER hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde midedeki suyu kullanırsa,
ÜLSER hastalığına yakalanırız.
* Bağırsaklarda su eksilirse, kabızlık meydana gelir ve
KOLON kanseri olma tehlikesi yaşarız.
* Hücrenin su eksikliği çok artarsa, beynimiz hücreye oksijen göndermeyi keser. Oksijen kesilmesi sonucunda da hücre KANSERLEŞME sürecine girer !!!…
Hasta olmamak için vücüdumuzu susuz bırakmamalıyız.
Alkali – Canlı su içmeliyiz. Alkali ve canlı olmayan sular ne kadar çok içilse de vücut yine susuz kalmaktadır !!!…
Çağımızın en büyük problemi ; içilen ölü sulardır !!!
Hasta değil susuzsunuz …..

Aldırmamayı Öğrenin: Ne Yaşadığınızı Sadece Siz Bilebilirsiniz

ozgurluk-anlatilmasi1

Hayat başınıza her şeyin gelebileceği, her şeyin değişebileceği ve aynı zamanda her şeyin mümkün olduğu karmaşık bir yoldur.
Ancak cesaretli bir kadın olarak siz, bu gün bulunduğunuz koşullara ulaşabilmek için ne gibi badireler atlatılması gerektiğini bilen tek kişisiniz.
Belki her yeni gün çok da kolay bir gün olmuyor. Ailenizin bireyleri iyi ya da kötü günler geçiriyorlar, partneriniz onun için ne kadar özveride bulunduğunuzun belki de farkına varmıyor, ya da sadece sabah uyandığınızda gözlerinizi “bir günün daha altından kalkabileceğime inanmıyorum…” diyerek açıyorsunuz.
Ama gözlerinizi yine de açıyor, dünyaya bir bakış atıyor ve hayata kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Aslında düşündüğünüzden çok daha güçlü ve başka hiç kimsenin bilmediği kadar da cesursunuz.
Tek yapmanız gereken sadece kendinize birazcık daha fazla güvenmek. Böylece kendinize olan güveninizle karşınıza çıkacak her şeyle yüzleşebileceksiniz.
Bugünkü makalede sizi aşağıda bahsedeceğimiz noktalar üzerine biraz daha düşünmeye davet ediyoruz. Bunu yapmanız eminiz ki hayatınızdaki bazı yanlışları görmenizi sağlayacak…
Aldırmamayı Öğrenin
1. Önemli olan kimin en çok çaba gösterdiği değil, “aldırmamayı” kimin başarabildiğidir.
Bazen en güçlü insanların her şeye karşı koyan insanlar olduğunu düşünebilirsiniz. İşlerine, evdeki sorumluluklarına, çocuklarına, ailelerine, kanunlara karşı koyan insanların…
Herkesin bazen bir şeylere ihtiyacı vardır. Sizse belki de kendisinden önce diğerlerini memnun etmeye çalışanlardansınız.
Bunun iyi bir davranış olabileceğine hiç şüphe yok. Sosyal ve duygusal çevrenizi oluşturan insanlardan sevginizi ve desteğinizi esirgememelisiniz. Ancak bazı durumlarda dengenin korunması söz konusu olmayabilir.
İnsanlar mimiklerinizi ya da onlar için yaptığınız iyilikleri tam olarak anlamayabilir, kendi problemlerinin ağırlığını sizin sırtınıza yükleyebilirler…
Öyleyse kendi deneyimlerinize, kendi bilgilerinize ve endişelerinize göre yaşayın. Kimsenin yükünü sırtınızda taşımayın, çünkü bu sizin gelişiminizi sınırlandıracaktır.
Eğer etrafınızda hayatınızı yöneten, özgürlüğünüze gem vuran ve kendi yolunuzu çizmenize engel olan bir aile bireyi varsa, buna artık bir sınır koyun. “Aldırmamayı öğrenin.”
Başkalarının sıkıntılarına katlanmayın. Daha iyi bir “siz”e ulaşmak için onların bencilliklerine, güvensizliklerine, şüphelerine ve asılsız eleştirilerine fırsat vermeyin.
Negatif duyguları ve bakış açılarını üzerinize almayın çünkü bunlar bir süre sonra siz tutsak edecekler.
Eğer haklarınıza saygı göstermeyen bir partneriniz varsa veya partneriniz olduğunuz gibi biri olmanızı engelliyorsa, bir kez daha düşünün. Ne yapıp yapmayacağınızın söylenmesine ya da sevdiğiniz şeylerin yasaklanmasına izin vererek, kendinizi “beklemeye” alıyorsunuz. Gerçek güç, insanın kendisini kontrol altına alan ya da kıran şeyleri hayatından çıkaracak kadar cesur olmasında yatar.
Eğer bir arkadaşınız kendi ihtiyaçlarını sizinkinin üzerinde tutuyor, sadece kendi ilgi alanlarını önemsiyor ve yalnızca bir şeye ihtiyacı olduğunda yanınıza geliyorsa, bunu da bir kez daha düşünün.
Size ait olmayan problemleri biriktirmeyin ve hayatınıza sıkıntılar eklemek yerine uyumu arayın.
Kendinizi diğer insanlardan öncelikli tutmak bencillik değildir. Sizi mutlu etmeyen şeyleri bir kenara bırakın. Hayatınızda asla vazgeçmemeniz gereken sadece birkaç önemli kişi vardır: kendi öz benliğiniz ve gerçekten sevdiğiniz insanlar.
Hayatınız boyunca birçok engelle karşılaşacaksınız. Kendinize fazla yüklenmekten vazgeçin çünkü bu yük daha ileriye gitmenize mani olacak. Sizi “dibe doğru çeken bu taşların” tümünden kurtulun.
İşte size “Yapmamanız Gerekenler”den oluşan bir liste. “Yapmanız Gerekenler” listesi ise hayattaki bütün engellerden kurtulmak için sadece bir tek önemli şeyden ibaret: “Aldırmamayı öğrenin”.
2. Asla unutmayın, her şey gelir ve geçer.
Herkes bir şeylere mümkün olan en kısa zamanda ulaşma arzusundadır: hayatının aşkına, bir seyahate, bir işe, yeni bir eve…
Ancak hiçbir şey için acele etmemelisiniz. Hayat kendi ritminde ilerler. Siz ise bu akış içerisinde sabırlı olmayı, onun huzurlu ve sizi hiçbir zaman geride bırakmayacak ilerleyişine ayak uydurmayı öğrenmelisiniz.
Ancak zaman sizi hayallerinize doğru yaklaştırırken, ayrıca hayal kırıklıkları, üzüntüler ve kayıpları da beraberinde getirecektir.
Bir kadın olarak hayatınız boyunca sadece sizin tam olarak anlayabileceğiniz ve belki de sadece sizin bildiğiniz birçok zorlukla karşı karşıya kaldınız.
Bizler aslında göründüğümüzden çok daha fazlasından ibaretiz. Hepimiz eski anılarımızı içimizde saklar ve hala hatırladıkça iç çekeriz.
Ancak her şeyin üstesinden gelmek gerekir. Çünkü aslında önemli olan “burası ve bu an”, şimdi içinizde bulunduğunuz mekan, ne istediğiniz, neye ihtiyaç duyduğunuz, size ait olmayan başkalarının problemlerini ve yüklerini üzerinizden atmanızdır.
Bu hayatta her şey gelir ve geçer. Ve unutmayın: hayatın ilerleyişinden korkmayın. Küçük şeylere aldırmamayı öğrenin.
Korkmanız gereken tek şey yaşanmamış bir hayat düşüncesi, zorluklar da dahil deneyimlere doldurulmamış yılların verdiği boşluk hissidir… Çünkü bütün bunlar sizin büyümenizi sağlayan şeylerdir.
Ne yaşadığınızı sadece siz bilebilirsiniz, bu güne gelebilmek için nelerden ödün verdiğinizi de… Bu yüzden kim olduğunuzla ve başardığınız her şey ile gurur duyun.
Kaynak:Sağlığa bir adım

Vücudunuz Kalp Krizi Gerçekleşmeden 1 Ay Önce Sizi Uyarıyor – İşte Herkesin Bilmesi Gereken Gerçekler

Yapılan araştırmalar ve bilinçlendirme çalışmaları sayesinde de milyonlarca vatandaşımız da kalp krizinden korunmayı başarıyor.

Ancak yine de bu korkunç rahatsızlık hakkında insanların daha da bilinçlendirilmesi gerekiyor. Önemli olan ise kalp krizi geçirmeden önce gereken önlemleri alabilmek ve kendinizin kalp krizi riski taşıyıp taşımadığını bilmek.

Bir diğer acı gerçek ise kalp krizi geçiren bütün vatandaşların, kriz öncesi belirtileri gözle görülebilir şekilde tecrübe etmeleri. Dediğimiz gibi önemli olan belirtileri düzgünce gözlemleyebilmek ve profesyonel yardım almak.

Newsner

1- Yorgunluk

Hepimiz bazen yorgun hissedebiliriz. Bu gayet normal. Ama markete giderken bile yoruluyorsanız, durup düşünmeniz gerekiyor.

Ek olarak, eğer birden ve hızlıca nefesiniz kesiliyorsa, acilen doktora görünüp EKG çektirmeniz gerekiyor. Eğer stresli biriyseniz ve kalp sağlığınız pek de iyi değilse her an kalp krizi geçirme riski taşıyorsunuz demektir.


Fotoğraf: Shutterstock

2- Göğüs Ağrısı

Kalp krizinin en belirgin belirtilerinden biri de göğüs ağrısı veya sıkışmasıdır.

Göğüs ağrısının benzeri ağrılar vücudun çeşitli bölgelerinde de gerçekleşebilir. Özellikle kollarda gerçekleşen ağrılara (sol koltuk altı da bu bölgelerden biridir) dikkat edilmesi gerekir. Öte yandan benzer ağrılar boğazınızda, ensenizde, çenenizde, sırtınızda ve karnınızda da görülebilir. Ağrı genel olarak 15 dakika sürer.

3- Solunum sıkıntısı

Kalp krizi öncesi solunum sıkıntısı ve nefes darlığı tecrübe edilir. Bunun temel nedeni de damarlarınızın tıkalı olması nedeniyle akciğerinize kan gidemiyor oluşudur.

Eğer nefes darlığı yaşıyorsanız derhal bir doktora görünmeniz önerilir.


Fotoğraf: Shutterstock

4- Dermansızlık

Sık sık yorgun ve güçsüz hissediyorsanız bunun nedeni akciğerlerinize yeterince kan gitmemesi olabilir. Kronik yorgunluk sendromuna sahip kişilerde kalp krizi riskine sıkça rastlanmaktadır.

5- Baş dönmesi ve soğuk terleme

Aşırı terleme kalp krizi belirtilerindendir. Eğer aşırı ve sık terliyorsanız, doktora görünmeniz tavsiye edilir.

Baş dönmesinin nedeni de genelde beyne yeterince kan gitmemesidir.

6- Grip/Soğuk algınlığı

Ateşiniz yüksek, şiddetli öksürüyor ve anormal şekilde üşüyor musunuz? Merak etmeyin, bunlar kalp krizinin direk belirtileri değildir.

Ancak yine de bunların kalp krizi öncesi rastlanan belirtiler olduğunu bilmekte fayda var. Kesinlikle dikkate alınması gerekir.

Yukarıda bahsedilen olası kalp krizi belirtilerinin insandan insana ve kadından erkeğe değişiklik gösterdiğini bilmekte fayda var.

Bu 6 olası belirtiyi göz önünde bulundurarak hem kendi hayatınızı hem de başkasının hayatını kurtarabilirsiniz.

Yazıyı bütün arkadaşlarınızla paylaşarak kalp krizi hakkında bilinçlendirmeyi unutmayın.

kaynak: newsner

 

Amerikada ünlü bir Avukatın kaybettiği tek DAVA…

14642392_1176912035732840_8839549443783439584_n2
Ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu.Futbolcu yakalanmıştı. Ama karısının cesedi ortada yoktu.Duruşma Amerikan filmlerindeki gibiydi.Futbolcu sanık sandalyesinde oturuyordu.Kucak dolusu parayla tuttuğu Avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu.
” Sayın jüri üyeleri müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum.Buna az sonra sizde inanacaksınız.Neden mi ? Bakın, şimdi 1′ den 10′ a kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karısı bu kapıdan içeri girecek ..1,2,3,4,5,6,7,8,9,10..”
Bütün jüri kapıya döndü.Kimse girmedi içeri.Avukat bir savunma dahisiydi, öldürücü hamlesini yaptı.
” Bakın sizde kadının öldüğüne inanmıyorsunuz.Çünkü hepiniz içeri girecek diye kapıya baktınız ..İşte kararı buna göre vermenizi talep ediyorum.. ”
Ancak jüri ünlü futbolcuyu suçlu bulduğunu bildirdi ve dava bu şekilde sonuçlandı.Mahkeme çıkışında Avukat , bayan jüri başkanına yaklaştı;
” 10′ a kadar saydığımda sizde diğer üyeler gibi kapıya bakmıştınız Neden böyle bir karara imza attınız ? ”
” Doğru ” dedi jüri başkanı ; bende kapıya baktım ama müvekkiliniz kapıya bakmıyordu ..”
BAKIŞ açınızı ne kadar geniş tutarsanız, doğruya ulaşmanız o kadar hızlı olur. En iyi Analist herkes bir noktaya bakarken, o noktaya yönelen bakışları izleyen kişidir …