Archive | 03 Ekim 2016

9 Adımda Vücudumuzun Çeşitli Bölgelerindeki Ağrıların Psikolojik Sebepleri

 

kPsycology Today dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, insan vücudundaki ağrıların sebepleri sadece fiziksel değildir bunun yanı sıra duygusal sebepleri de olabilir. Mesela stresin çeşitli ağrılara sebep olduğunu hepimiz biliriz. Fiziksel olarak sebebi ortaya koyulamayan bölgesel ağrıların sebebi psikolojik etkenler, travmalar olabilir. Bu çalışma hangi bölgesel ağrının sebebinin hangi duygusal problem olabileciğine dair bir teori.

Psikolog Dr. Susan Babel, insan vücudundaki bölgesel ağrıları, ilginç bir teoriyle ortaya koyuyor. Sadece fiziksel etkenlerin değil psikolojik etkenlerin de bölgesel ağrılara sebep olabileceğine inanıyorsanız bu tavsiyeler tam size göre diyebiliriz. İşte Susan Babel’in ilginç tasarımları…

1)1

2)2 3)3 4)4 5)5 6)6 7)7 8)8 9)9

 

 

kaynak: müthiş psikoloji
Baş ağrınızın nedeni, sürekli karşınıza çıkan engeller olabilir… Stresten ve kötü duygulardan arınıp biraz rahatlayın
Boyun ağrılarınızın nedeni, içinizde biriktirdiğiniz kızgınlıklar olabilir. Ama aslında sizi seven insanlar var
Zor kararlar almak ve gündelik baskılar omuz ağrısının nedeni olabilir. Sorunlarınızı birileriye paylaşan, yükünüzün hafiflediğini hissedeceksiniz.
Sırt ağrılarınız, takdir edilmeme kaygısından veya sevginizi göstermekten korkmanızdan kaynaklanabiir. Kalbinizi e duygularınızı dünyaya açmatan korkmayın.
Bel ağrısı, para takıntısı ve kaybetme korkusundan kaynaklanabilir. Gerçekten sevdiğiniz şeyi yapın, para kendiliğinden elecek
Dirsek ağrıları, gereksiz inatçılıktan kaynaklanıyor olabilir. Biraz sakinleşin.
El ağrıları, yalnızlık duygusundan kaynaklanabilir Sosyalleşmekten korkmayın, herhangi biri sizin arkadaşınız olabilir
Ayak bileği ağrısı hayallerinizi sürekli ertelemekten kaynaklanıyo olabilir. Yarışı bir kenara bırakın ve küçük hayallerinizi gerçeğe dönüştürün.
Ayk ağrıı, umutsuzluktan veya harekete geçme isteksizliğinizden kaynaklanabilir. Hayatınızı sevgi ve mutlulukla doldurun.

Vücudu Birikmiş Olan Fazla Tuzdan Arındırma Yolları

 

tuz

  • Daha fazla su için: Uzmanlar günde 6-8 bardak su içilmesi gerektiğini belirtmekteler. Bu sayede vücutta birikmiş olan fazla sıvının ve fazla sodyumun atılması, idrar yolu ile sağlanmaktadır. Bu basit alışkanlık, vücudunuza detoks etkisi yapar ve sizi nemlendirir. Ayrıca şişkinliği de azaltır.
  • Tuzu beslenme diyetinizden çıkarın: Birçok insan için tuz, yemeklerin vazgeçilmez bir ögesi olsa da, artık yemeklerinize ekleyecek başka bir alternatif bulmak için arayışa başlamalısınız. Özellikle evde yapılan yemeklerde az miktarda tuzu hala kullanabilirsiniz. Ancak şarküteri ürünlerinde, konserve yemek ve çorbalarda, dondurulmuş gıdalarda ve daha birçok üründe yüksek miktarlarda tuz bulunduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu yüzden, bu tarz ürünler yerine beslenme diyetinize daha fazla miktarda taze meyve ve sebze eklemelisiniz. Bu besinler, sindirimden sonra vücudunuzda birikmiş fazla tuzu atmaya yardımcı olurlar.
  • Tuz yerine başka baharatlar kullanmayı deneyin: Eğer kullandığınız baharatları; sarımsak, taze karabiber, köri, maydanoz, kekik, biberiye gibi daha sağlıklı alternatiflerle değiştirebiliyorsanız, tuzu diyetinizden çıkarmanız daha kolay olacaktır.
  • Fiziksel aktivitede bulunun: Her gün terlemeyi sağlayacak fiziksel egzersizler yapmalısınız. Yürüdüğünüzde, dans ettiğinizde, koştuğunuzda, pedal çevirdiğinizde veya saunaya girdiğinizde bile, vücudunuz yabancı maddeleri ve fazla tuzu terleme yolu ile atacaktır. Egzersiz yaparken her zaman yanınıza bir şişe su almayı unutmayın.

Vücudunuzda Birikmiş Fazla Tuzu Atmak İçin Maydanoz

meyve-suyu

Maydanoz; böbreklerinizi temizlemesi ve vücuttaki toksinlerin idrar yolu atılmasına yardımcı olması ile bilinen bir bitkidir. Ayrıca muhtemelen biliyorsunuz ki; böbrekler, vücudun detoks yapmasında büyük rol oynayan organlardır; çünkü bu organlar, kandaki fazla tuzu ve vücudunuzda bulunan diğer zehirli maddeleri filtrelemekle sorumludurlar.

Maydanozu Nasıl Kullanabilirsiniz?

Böbrekleri temizleyici özelliğinden faydalanmak için maydanozu çay gibi demleyerek tüketebilirsiniz. Bunun için, bol miktarda maydanoz yaprağını bir litre kaynar suya ilave edin ve on dakika kadar bekletin. Sonrasında bu çayı aç karnına için. Eğer tamamını bitirmezseniz, kalan çayı gün içinde içmek üzere buzdolabında saklayabilirsiniz.

Ve Unutmayın!

  • Bu çaydan maksimum faydayı sağlayabilmek için, yukarıda belirtilen şekilde tüketmeye dikkat edin ve bu çayı sık sık içmeniz gerektiğini unutmayın.
  • Vücuda detoks etkisi yapmasının yanısıra, maydanoz çayı; ayrıca vücudu fazla tuzdan arındırır, sıvı tutulmasının engellenmesine yardımcı olur, yüksek kan basıncının oluşmasını engeller ve kilo verdirici özelliktedir. Bu faydaları sağlamak için bu çayı içmenin yanısıra, ayrıca sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olmanız gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın.
  • kaynak: sağlığa bir adım

Mutlu insan, daha nice güzellikler ve sorumluluklar içinde hayat cambazı olarak dengeyi bulandır.

14470468_10154798099189367_6788294106934421209_n1

 

Çok İyi Bildiğimiz Lakin Farkında Olamadığımız Şey
Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya koyulmuş. Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler. Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile ün salmış zengin birisiymiş. Kim yardımına gelse sorularına cevap verip derdine derman bulmadan geri göndermezmiş.
Bu bilgeden yardım istemeye, mutluluğu nasıl yakalarım diye sormaya karar vermiş. Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi bulmuş, ancak kapısında derdine derman arayanlardan oluşan çok uzun bir kuyruk varmış. Bilgenin gerçekten sorusuna doğru cevap vereceğine inanmış, beklemeye başlamış.
Sonunda sıra ona da gelmiş ve bilgeye mutluluğu nasıl yakalarım diye sormuş. Bilge bu soruyu cevaplarsa sıradaki diğer insanların beklemekten sıkılacağını düşünmüş, adamlarından bir kaşık istemiş ve içine iki damla yağ damlatmış sonra demiş ki:
– Sarayımın her yerini gez ve sonra tekrar gel ama sarayımı gezerken yağı dökmeden bu kaşığı ağzında taşıyacaksın.
Adam sorusuna hemen cevap alamadığı için biraz şaşkın tamam demiş, sarayı gezmiş gelmiş bilge bakmış yağ hala kaşıkta, demiş ki:
– Aferin yağı dökmemişsin güzel, peki sarayımın güzelliklerini anlat bakalım, sarayımda neler gördün.
Adam yağı dökmeyeceğim diye uğraşmaktan pek dikkat edememiş, bir şey diyememiş. Sonra bilge:
– Olmadı, yağı dökmeden, kaşığı tekrar ağzında taşı, bu sefer sarayımdaki güzelliklere dikkat et, sonra tekrar gel.
Adam ne yapalım diyip tekrar kabul etmiş. Her yeri gezmiş, bu sefer sarayın güzelliklerinden çok etkilenmiş. Sonra ağzında kaşıkla gene bilgenin yanına gelmiş. Bilge sormuş:
– Sarayımın güzellikleri gördün mü, anlat bakalım.
Adam bu sefer hayran kaldığı güzellikleri anlatırken bilge onun sözünü kesmiş ve demiş ki:
– Güzel, peki ama yağ nerede?
Adam sarayı hayran hayran dolaşırken yağı tamamen unutmuş, utana sıkıla bilgeye demiş ki:
– Şey… yağı dökmüşüm.
Bilge bizimkine anlamlı bir bakış atmış ve demiş ki:
– Mutluluk hayatın bütün güzelliklerini yaşamak, tadını çıkarmak ve sorumluluklarına, kaşıktaki yağ gibi sahip çıkmaktır.
Adam mutluluğun sırrına ulaştığı için sevinmiş, bilgeye teşekkür etmiş ve bilgenin huzurundan ayrılmış.
İş yerinde başarılı olmak ama hayatın sadece işten ibaret olmadığını bilmek, sevdiklerinle gülüp oynamak vakit geçirmek ama geçim sorumluluğunu ihmal etmemek. Mutlu insan, daha nice güzellikler ve sorumluluklar içinde hayat cambazı olarak dengeyi bulandır.