BURCLARIN OLMAZSA OLMAZLARI…

12314400_10153751975792716_7512288075577776174_o[1]

Koç
Koç burcu için olmazsa olmaz diyebileceğimiz şey; benlik ve var olmaktır. Mars tarafından yönetilen Koç burcu dünyaya, hayatı doyasıya yaşamak için gelmiştir. Dolasıyla onun için istediğini yapmak çok önemlidir. Koç burcunun sembolü koçtur ve bu koç zirveye tırmanır, sürekli olarak yaptığı şey de budur.
Eğer sonunda bir ödül varsa, bu tırmanışta karşısına çıkacak olan engellerle savaşmasını iyi bilir. Gerçek hayatta da Koç, kendisine karışılmasını asla istemez. Her konuda ön planda olmak en büyük amacıdır. Mesleki hayatında lider bir konumda olsun; parası olmasın ona yeter. Hırsı para kazanmak için değil, kendisinden söz edilmesi içindir. Temel felsefesi ‘anı yaşamak’ dır. Gelecek kaygısıyla kendisini yiyip bitirmez. Rahattır, her şeyin olacağına varacağını düşünür.
Mars’ın çocukları için hayat eğlenceli ve macera dolu olmalıdır. Çember ve bir ok ile sembolize edilen Mars,iyimser biçimde yukarıyı işaret eder. Bu durum da, dünyaya hayat veren istekleri ispatlama ihtiyacını belirtir. Koçların, içlerindeki coşkuyu biraz olsun dindirmek için spora yönelmesi muhtemeldir. Adrenalin dolu sporlar yapmak, tehlikeli aktivitelere katılmak tam onlara göredir. Hareketsiz kalmak, belli bir rutini yaşamak onların hayat enerjisini bitirir, çekilmez bir insan haline gelirler. İçi içine sığmayan Koçlar için hareketli ve aktif bir yaşam olmazsa olmazdır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Spor aletleri, aksiyon filmleri seti

Boğa
Boğa burcunun olmazsa olmazı; keyif ve huzurdur. Keyifli ve huzurlu olduğu zamanlar yaşam enerjisi yükselir. Karmaşadan hoşlanmaz. Yeri geldiğinde dünyanın en hareketli ve eğlenceli insanına dönüşebilir. Fakat amacı huzuru yakalamaktır. Sakin yapılarıyla bilinen Boğalar’ın hayatlarında müziğin yeri de oldukça fazladır. Boğa’nın yöneticisi Venüs’ün, vücutta boğaz bölgesini simgelemesi, bu burcun insanlarının seslerinin de güzel olmasını sağlar.
Sakin ve huzurlu bir hayata sahip olmak için elinden geleni yapan Boğalar için para, araç değil amaçtır. Finansal konularda oldukça başarılı olan Boğalar, para kazanmakta da zorlanmazlar. Cepleri dolu olduğu sürece onlardan keyiflisi yoktur. Para kazanmak kadar, o parayı kendi zevklerine harcamak da olmazsa olmazları arasındadır. Venüs’ün astrolojik glifinde, simgesi bir tür el aynasını andırır. Bir çember ve altında bir artı işareti bulunur. Artı işareti maddeyi simgelerken, çember ise ruhu simgeler. Bu görüntü bize “ruhani güzelliğin” gücünü göstermektedir. Boğalar da gezegenlerinin etkisiyle, çok fazla çaba sarf etmeden cazibesini kullanmayı ve insanları kendisine çekmeyi çok iyi başarır.
Olmazsa Olmaz Eşyalar: Para dolu Cüzdanı, mücevherleri

İkizler
İkizler burcunun olmazsa olmazı; merak etmek ve öğrenmektir. Onun için keşfetmek sonsuz bir okyanustur. Öğrendikçe ve kendini geliştirdikçe o an sahip olduğu şeylerden sıkılması kolaylaşır. İkizler’in sembolü Roma rakamıyla II’dir. Bu da, çift kimliği simgeler. İçlerinde hem erkek, hem dişi enerji bulunmaktadır. Fikirleri çabuk değişir. Hayatı deneyimlerle öğrenmekten yanadır. Karşısındaki insandan ne kadar çok şey öğrenip, onu ne kadar çok keşfedebiliyorsa hayranlığı da o kadar artarak devam eder.
Meraklı yapısı onu her konuda bilgi sahibi yapar. Telefonu, cep bilgisayarı kısaca dünyayla bağlantı kuracağı her türlü teknolojik alet yanı başındadır. Lükste gözü yoktur ama yeni çıkan teknolojik ürünleri alıp denemek ister. Nerede olursa olsun eline geçen broşür, kitap, dergi vb. onlar için yeni bir bilgi kaynağıdır. İllaki göz atar. Yönetici gezegeni Merkür’ün sembolü gerçeğin çemberi ve ruhun hilal biçimidir. Akıl, gerçek, ruh ve beden birbirine bağlıdır. Böylece sezgilerini ve zekalarını aynı derecede, etkili kullanabilirler. İletişim ve iletişim araçları onların olmazsa olmazlarıdır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Telefonu, bilgisayarı

Yengeç
Yengeç burcu için olmazsa olmaz; ailesi ve duygularıdır. Çevresindeki herkesi düşünür ve empati yeteneği çok gelişmiştir. Hassasiyeti onu tamamlar. Günümüzde Yengeç, her zaman yengeç ile sembolize edilir. Yengeçler, sırtındaki sert kabuğun altında yumuşak bir karın taşır. Korktukları vakit kabuklarına sığınırlar. Yengeç, yolunu zigzag biçimde çizer, önce bir tehlike var mı diye bakar, tereddütlü yola devam eder. Aynı şekilde Yengeç burçları da sembolleri yengeç gibi önce güven duygusu ararlar. Ama yola çıktıkları andan itibaren de hedeflerinden vazgeçmez, sağlam adımlarla ilerlerler.
Yoğun duygularını şiirle veya yazıya dökerek anlattıkları da görülebilir. Yazmak, onları motive eder; içlerini dökmelerini sağlar. Sadece kendi yazdıkları ile yetinmez, başka yerde gördüğü güzel sözler de ona ilham verir. Ailesine, evine özellikle annesine çok düşkün olan Yengeç ev ortamında bulunmaktan hoşlanır. Ailesi olmadan hep bir yanı eksik gibidir. Mabetleri olarak gördükleri evleri onların olmazsa olmazları arasında ilk sıradadır. Astrolojide Yengeç’in sembolü Yin ve yang işaretine benzer. Yakından bakıldığında iki dolunayın hilal ile birleştiği görülür. Bu sembol aynı zamanda, burcun duygusal bakış açısını da vurgulamaktadır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Kâğıdı, kalemi, yıllıkları, günlükleri

Aslan
Aslan’ın olmazsa olmazı başarı ve kendini ifade etmektir. O, kendini ne kadar net ifade ederse, o kadar hayata bağlı hisseder. İç dünyasını somut işler yaparak ortaya koymak ister, lafta bir şeyler başarmak değildir amacı. Seçtiği alanda ilerlememesi düşünülemez. Çünkü ‘yapacağım’ dediğinde, yapar. Bunların dışında Aslan çevresindeki insanları memnun etmekten keyif alır, fedakârlık onu yormaz, mutlu eder. Aslan’ın işareti bir aslanın kuyruğunu ya da kuyruk ile yelenin bir karışımını andırır. Ezoterik astrolojide bu sembol yaşam gücünü simgeler. Aslan burçları yaşlansa bile içindeki gençlik tutkusu hiçbir zaman sönmeyecektir. Onlar hep genç kalacaklardır.
Egosuyla başı dertte olan Aslanlar, kişisel bakımlarına oldukça özen gösterirler. Dışarı çıkmadan önce saatlerle ayna karşısında hazırlanmaları insanı çileden çıkarsa da, onlar kendileriyle ilgilenmekten gayet mutludurlar. Lüks bir yaşam sürmek için para kazanma hırsları gelişmiştir. Her şeyin pahalısını almaya alışmış olan Aslanlar için para ve akabinde pahalı eşyalar onların olmazsa olmazıdır. Yönetici gezegeni Güneş’in sembolü; bir çember ve ortasındaki noktadan oluşur. Çember, güneşin şeklini simgelerken içindeki nokta sonsuzluğu tanrısal enerjiyi ve dinamikliği simgeler. Aslan farkındalığın ve yaratıcılığın sembolüdür.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Aynası, vücut losyonları

Başak
Başak burcu için olmazsa olmaz; her şeyin eksiksiz olması yani kusursuzluktur. Elbette hiçbir insanın mükemmel olmasını beklemez fakat ona göre mükemmele yakın olmak zor değildir. Her zaman, yaptığı işinde çevresindeki insanlarında potansiyellerinin en üst seviyesinde olmasını bekler. Kılı kırk yarar diyebiliriz. Üretici ve güçlü zekasıyla Başaklar, hedef odaklı çalışmayı severler. Astrolojide Başak’ın sembolü içeri doğru kıvrılır ve kişisel gelişimi simgeler. Meslek edinmek önemlidir onlar için. Evlerinde tüm günü televizyon karşısında geçirmek gibi huyları yoktur.
Mükemmeliyetçilik isteği sağlık konusunda da geçerlidir. Etraf ne kadar temizse, mikroplar o kadar uzaktadır. Sağlıklı olmak için temizliği abartabilirler. Her türlü olumsuzluğa hazırdırlar, tabiri caizse ilk yardım çantaları sürekli yanlarındadır. Merkür tarafından yönetilen Başak, bir çember (ruh) ve üzerinde bir artı (olay) işareti ile sembolize edilir. Çemberin üstünde de küçük bir hilal (duygular) vardır. Bu sembol Başak burcunun zihin ve beden ilişkisinin ne kadar güçlü olduğunun vurgular. Sıkıcı gibi bir görüntü çizseler de espri anlayışları gelişmiştir. Alaycı tavırları, eleştirel sözleri olmazsa olmazlarıdır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: İlaç dolabı, kişisel gelişim kitapları

Terazi
Terazi’nin olmazsa olmazı uyum ve dengedir. Hayatının her alanında sakinliği arar ve gerginliklerden uzak durur. Ortayı bulmak istendiğinde gözler Terazi’yi arar. Olayları her açıdan tartan kimliği sayesinde tolerans gösterme becerisi gelişmiştir. Terazinin sembolü bir terazi üzerinde ufuk çizgisidir. Bazı uzmanlar bu şeklin Dünya’nın ufuk çizgisi ve ortasında Güneş’in doğuşunu simgelediğini söyler. Terazi’nin olduğu ortamda olaylar hiçbir zaman alevlenmez ve sakince konuşarak halledilir. Açık görüşlü olmaktan vazgeçmez, bir başkasının fikrini de benimseyebilir.
Gezegenleri Venüs’ün etkisiyle güzellik anlayışları en üst seviyede olan Teraziler, her konuda estetik ararlar. Zaten Venüs’ün astrolojik simgesi bir çember ve altında bir artı işareti ile gösterilir. Bu imge, ruhun maddeyi bir güzelliğe dönüştürebilme yeteneğinin altını çizer. Teraziler de çevresini güzelleştirmek için elinden geleni yapar. Gözüne hoş gelmeyen yerde asla duramaz. Teraziler. sevmek ve sevilmek için yaratılmıştır adeta. Tek başına kalmak en büyük fobileridir. Cazibeleri zaten yalnız kalmalarını engeller. Pahalı parfümleri ve modaya uygun kıyafetleri de onların olmazsa olmazıdır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Parfümü, şalları

Akrep
Akrep burcu için olmazsa olmaz; iyiyle kötüyü ayırt etmektir. Sahteciliği yok etmek ve samimiyetsiz insanlardan uzak durmak onun için büyük anlam taşır. Hayal dünyasında yaşamaz ve gerçekçidir. Tutkulu kişilikleri kıyafetlerine de yansır. Hiçbir şey yapamıyorsa bile mutlaka elinde, kolunda, boynunda ilgi çekici bir aksesuar vardır. Evlerinde ise mumlar ve büyük tablolar mutlaka yer bulacaktır. Akrep burcunun sembolü bir M harfidir. Akrepler hafızalarıyla ünlenmişlerdir. Bir haksızlığı asla unutmazlar. Tehlike anında iğnelerini kullanırlar, kendi türlerinin güvenliği için hayatını feda etmeye hazırdır. Akrep burcu insanı da aynı şekilde, ya hep ya hiç mantığını kavramıştır. Ya karşısındakine zarar verir ya da kendine…
İrdelemek, insanların sırlarını keşfetmek onlar için eğlenceli bir oyuna dönüşebilir. Bazen hiç tanımadığı insanlara bakıp onların nasıl bir ev hayatı olduğu, neler yapmaktan hoşlandığı, ne iş yaptığı gibi konularda çıkarımlarda bulunur. Kendisi gizemli olduğu için, karşılarındakinin gizemini çözmek onları heyecanlandırır. Gezegenleri Plüton’un astrolojik sembolü, bir artı ve üzerinde hilal şeklidir. Astrolojide, artı her zaman “madde”yi, hilal ise “duygu”yu simgeler. Madde Plüton’un temelini oluşturmaktadır; üzerine tünemiş olan da maneviyattır. Akrepler, var olan kaynakları kullanmanın farklı yollarını keşfetme yeteneğine sahiptir. Sezgileri ve ihtirasları onların olmazsa olmazlarıdır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Göz kalemi/kol saati, gece lambası

Yay
Yay burcu için olmazsa olmaz diyebileceğimiz şeyler; farklı keşifler ve arzulardır. O, yaşamdaki her şeyin bir düzeni olduğuna ve bu düzene bağlı hareket edildiğine inanır. Bir şeyleri değiştirmek için çabalayıp kendini yormaz fakat beşeri olayların yansımalarını merak eder. Jüpiter’in etkisiyle yeni şeyler keşfetmek ve yeni bağlantılar kurmak onlar için kolaydır. Büyük düşünürler; arzuları ve istekleri kuvvetlidir. Jüpiter ruhun büyüme, gelişme ve deneyim kazanma ihtiyacı ile birlikte insanoğlunun başarı ihtiyacını temsil eder.
Şen şakrak tavırları etrafının da kalabalık olmasını sağlar. Arkadaşları, dostları kimi zaman ailesinden bile önce gelir. Evde olmak hoşlarına gitmez, sürekli gezme ve yeni yerler keşfetme derdindedir. Bu neşeli burcun kişiliği ile ilgili diğer bir gerçek, kendi kendine yetebilme özelliğidir. Astrolojik simgesindeki ok ve altındaki artı işareti; rüyalar ve gerçekler arasında hiç bitmeyen mücadeleyi temsil etmektedir. Yaylar, hareketleri ve özgürlükleri kısıtlandırılırsa isyan eder, bu duruma şiddetle karşı çıkarlar. Yabancı kültürlere olan ilgisi yurt dışında yaşama arzularına neden olur. Bir gün önce tanışmış olsa da “yakın” arkadaşları ve gezip gördüğü her yer onun olmazsa olmazıdır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Gezi kitapları, spor ayakkabısı

Oğlak
Oğlak burcunun olmazsa olmazı; bütün olmak ve kontrol etmektir. Toplum içindeki duruşu ve tavrı nettir. Yer edinmek ve iyi kazanç sağlamak onun için önemlidir. Otoriter yapısı onu soğuk biri gibi gösterir, aşırı kontrolcü tavrı ise baskıcı biri olarak algılanmasına sebep olabilir. Fakat o, her şeyi daha iyi yaşam standardına sahip olmak için yapar. Etrafında gelişen olaylara kayıtsız kalamaz. Kendisi gibi azimli insanlarla mutlu olur. Eskiler, Oğlak burcunu, dağa tırmanan ve insanlığa bilgelik dağıtan bir oğlak olarak biçimlendirilmiştir. Ayrıca bir diğer özelliği ise, toprak verimsizleştiğinde ve işler kötüye gittiğinde oğlakların hayatta kalmayı başarabilmesidir. Oğlak burcu kişiler de aynı bu şekilde, yalnız kalmayı severler. Zorlukları tek başına göğüslerler.
Sorumluluk sahibi Oğlakların hayatının büyük bir bölümünü işi oluşturur. Yönetmek ve öğretmen en büyük zevkleridir. Onlar bu şekilde mutlu olurlar. Evde de aynı şekilde yönetmeyi, disipline etmeyi sever. Yönetici gezegeni Satürn, hilal ve ayın üzerinde bir artı işareti ile sembolize edilir. Bunun anlamı, madde ve gerçeklik maneviyatın üstündedir. Oğlaklar, detaylara önem verdiği için kıyafetlerini özenle seçer. Pazar alışverişi değil, marka ürünler tercihidir. Prestij ve kalite onların olmazsa olmazlarıdır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Ajandası, deri çantası

Kova
Kova burcu için olmazsa olmaz; kişisel gelişimdir. Fikirleri çok sık değişir ve sürekli başka başka konularda kendini geliştirmek ister. Yani; bir gün istediğini ertesi gün bırakıp başka bir alana devam edebilir. Bu özellik onun vazgeçilmezidir. En büyük isteği kimsenin desteğine ihtiyacı olmadan kendi ayaklarının üzerinde durmaktır. Savunduğu düşünceyi etrafındakilere benimsetmek için uğraşır. Bu konuda en büyük destekçisi inadı ve taviz vermeyen kişiliğidir. Kovanın sembolü iki adet dalgalanan çizgiye benzemektedir, çoğunlukla suya benzetilse de aslında hava akışını temsil eder. Kova burcunda fikirler asla tükenmez. Uranüs’teki zekanın sembolü (yarım daireler ya da ay) yüksek bilincin, günlük zeka ile birlikte uyum içinde olduğunu işaret eder.
Mucit Kovalar, belki de burçların en bilgesidir. Yönetici gezegeni Uranüs elektriği yönetir. Bu güç Kova’lara çok uygundur çünkü bu enerji ışık kadar hızlıdır ve hava elementi gibi güçlü ve görünmezdir. Uranüs her zaman icatlar ve ilham ile özdeşleşir. Proje üretme, farklı ve insanlığa yararlı buluşlar yapma onların DNA’larına işlemiştir sanki. Çılgın fikirleri ile arkadaşları arasında oldukça popüler olan Kovalar, herkesin baktığı ama göremediği ile ilgilenir. Orijinallik ve teknoloji onların olmazsa olmazlarıdır.
Olmazsa Olmaz Eşyaları: Kitapları, bilgisayar oyunları

Balık

Balık burcunun olmazsa olmazı kendi sınırlarını genişletmek ve farkındalık duygusuna erişmektir. Hayatın en zor anlarından en az yarayla çıkmayı amaç edinmiştir. Çünkü olumsuzluklardan etkilenir ve çöküntü yaşamaya meyillidir. Farkındalık duygusunu geliştirdikçe hayatın Balık’ı üzme şansı azalır. Çünkü Balık, önlemini almıştır. Onu mutlu etmek basittir aslında; duygularına karşı hassas davranmak. Balık burcunun sembolünde, iki balık beynin ilk bölümünü temsil etmektedir ve ortadan geçen bağlantı ise psişik anlamda “üçüncü gözü” temsil eder. Bu da Balık burcuna önsezi özelliğini vermektedir.
Müziğe ve sanata oldukça duyarlı olmaları bu dallarda meslek edinmelerini sağlar. Hassas ve naif yapıları, sevmekten çok sevilmek ister. Sevgi açlığı onu sürekli romantik ilişkilere sürükleyecektir. Maneviyatı güçlü Balıkların, parayla pulla pek işi yoktur. Dünyanın bir ucunda da yaşasa, sevdiği kişi yanındaysa ona yeter. Gezegeni Neptün, maneviyat, rüyalar ve kader ile birlikte sezme, yaratıcılık ve ilham öğelerinin de gezegenidir. Sis gezegeni olarak da anılan Neptün, dokunduğu her şeyle bütünleşebilir, çünkü bu gezegenin suları sakin değildir. Balık burçları anlaşılmak ister, dile getiremediği duygularını hissettirerek karşı tarafa aktarır. Sevgilisi, hayat arkadaşı onun için olmazsa olmazları arasındadır.

Alma ve Verme Yasasını” uygulamak için aşağıda sıralanan maddeleri derin bir bağlılıkla yerine getireceğim:

images71[1]

 

1. Gittiğim her yere bir hediye götüreceğim, karşılaştığım herkese bir hediye vereceğim. Bu hediye bir iltifat, bir çiçek veya bir dua olabilir. Bugün temas kurduğum herkese bir şey vereceğim ve kendi hayatımla diğer insanların hayatlarında mutluluk ve zenginliğin dolaşmasına katkıda bulunacağım.

2. Bugün hayatın bana sunduğu tüm hediyeleri minnet ve şükranla kabul edeceğim: Gün ışığı, kuş sesleri, bahar yağmurları, kışın ilk karı gibi…

3. Sevgi, ilgi, takdir gibi hayatın en değerli hediyelerini vererek ve kabul ederek zenginliğin, bolluk ve bereketin dolaşımına kendimi adayacağım. Karşılaştığım herkese sessizce mutluluk, sağlık ve neşe dileyeceğim.

Aslında hayat ile olan alışverişimiz aynı nefes alışverişimiz gibidir; doğal, çabasız ve cömert. Günde kaç kez nefes alıp verdiğimizi saymadığımız gibi, özümüzün hayatta kimden, neyi, ne kadar alıp verdiğini de bilemeyiz. Beklenti olmadan hayatın bize akmasına izin veririz.

Kalbimizde bir tıkanıklık var ise bu nefesimizi, nefesimizde ahenk yoksa bu da hayatın bize akışını engeller. Bu sebeple yönlendirmekten zevk aldığım bir meditasyon tekniğini “alma-verme” yasasına adıyorum.

Rahat bir pozisyonda oturun ya da uzanın. Gözlerinizi kapatıp dikkatinizi nefesinize verin. Nefesinizde hiçbir değişiklik yapmadan sadece solumanızı gözlemleyin. Ne kadar nefes alıp, ne kadar içinizde tutup, ne kadar veriyorsunuz? Nefes alış, nefes veriş miktarınız ve bunların süreleri eşit mi?

Şimdi nefesinizde hiçbir değişiklik yapmayın. Sadece nefes alırken ihtiyaç hissettiğiniz enerjileri –neşe, güven, cesaret, huzur, yaşam gücü, azim, kararlılık, vb. –evrenden içinize çektiğinizi hayal edin.

Nefesinizi verirken de artık size yaramayan, ihtiyacınız olmayan, doğanıza ait olmayan enerjileri –bitkinlik, öfke, kin, nefret, vb. –nefesinizle beraber evrene geri verin.

10-15 dakika tekrar ettikten sonra gözlerinizi kapalı tutmaya devam edin. Kendi dinginliğinizde durup nefesinizle beraber içinize doldurduğunuz yeni enerjilerinizi fark ederek özümseyin.

Kendinizi hazır hissettiğinizde gözlerinizi açın

alıntı

Dikkatinizi Ölçün… Lambayı Hangi Renk Yakar…

12342347_857230317707520_5308441648403334458_n[1]

Doğuştan Yetenekli ve Zeki Olan İnsanlar, Varoluşsal Depresyona Meyilli Oluyor!

Bir insan çevresinde olup biteni olduğu gibi kabul etmiyor, kendi zihninde yorumluyor ve bunlara cevap arıyor ise, bu insan doğuştan zeki ya da yeteneklidir.

Fakat bu niteliklere sahip olmanın bir de kötü yanı var: Varoluşsal depresyon.

Yüksek zekalı insanlar varoluşsal depresyona meyilli oluyorlar.

Yüksek zekalı insanlar varoluşsal depresyona meyilli oluyorlar.

Yüksek zekâlı insanlar, hele ki doğuştan yetenekli olan insanlar depresyona daha meyilli oluyor. Hayatın doğal akışına ayak uydurmaktan, olanı olduğu gibi kabul etmekten oldukça uzak olan bu kişiler, hayatın anlamsızlığı, ölüm, özgürlük gibi endişeler güdüyor ve bunun sonunda depresyona, özellikle de varoluşsal depresyona yatkın oluyorlar.

Bu tür depresyonlar çoğunlukla insanın başına gerçek manada kötü bir olay geldiği zaman ortaya çıksa da, yüksek entelektüel yeteneklere sahip kişiler bu depresyon türlerini kendiliğinden yaşayabiliyorlar.

Peki, neden?

Bu insanlar oldukça duyarlıdır.

Bu insanlar oldukça duyarlıdır.

Doğuştan yetenekli insanlar, birçok insanın yaptığı gibi kendilerini yaşamın normal akışına bırakmak ve günlük meselelere odaklanmak yerine daha önemli ve derin konuları düşünüyor, kendi zihinlerinde bunların muhakemelerini yapıyor ve bu endişelerin sonucunda da depresyona meyilli hale geliyorlar.

Bu insanlar ayrıca çevrelerinde olan olaylara karşı da oldukça duyarlıdır, etraflarında gelişen olayların daha farklı nasıl olabileceğine dair olasılıkları düşünür, konu üzerine çözümlemeler getirmeye çalışırlar. Bu durum da onlara dünyanın gidişatını sorgulama, bu düzenin nasıl bozulduğunu görme becerisi kazandırıyor.

Bunun yanında bu insanlar duygusal anlamda daha yoğun bir hissiyata sahip oluyorlar, bu durum da onları beklentilerine ulaşamadıkları zamanlarda daha fazla hayal kırıklığına uğratıyor.

Toplumdaki sınıflandırmaları kabul etmez, üzerine fikir üretirler.

Toplumdaki sınıflandırmaları kabul etmez, üzerine fikir üretirler.

Bu kişiler toplumdaki ve etraflarındaki yanlışlıkları, tutarsızlıkları da kolayca fark eder; onlara göre uzun süreden beri gelen gelenekler sorgulanmalıdır. Toplumdaki yaşa veya cinsiyete göre yapılan anlamsız sınıflandırmalar, insanların birbirlerini her durumda yargılama yetileri, insanlar olarak her gün birbirimizi bıkmadan usanmadan kırmamız, toplumlardaki en üst seviyeye çıkmış tahammülsüzlük… İşte tüm bu sorular bu insanların üzerine en çok düşündükleri yargılardır. Birçok insanın yapmaya cesaret edemediği düşünme eylemini korkmadan gerçekleştirmek.

Bir şekilde, bir şeylerin yetersiz olduğunun farkındadırlar.

Bir şekilde, bir şeylerin yetersiz olduğunun farkındadırlar.

Doğuştan yetenekli bir çocuk bu endişelerini çevresindekilerle paylaştığında, genellikle olumsuz bir tepkiyle karşılaşır ve çevresindekilerin, özellikle de kendi yaşıtlarının, bu düşünceleri paylaşmadığını fark eder. Yaşıtlarının bu endişeleri taşımak yerine daha somut şeylerle ilgilendiklerini görürler. Bunun sonucunda bu gençler, genellikle de içlerinden en yetenekli olanlar, kendilerini dışlanmış hisseder ve yakınlarından gittikçe uzaklaşır.

Bu yoğun düşünceleri, kendi potansiyelleriyle de birleşince, doğuştan yetenekli gençler zamansal ve mekânsal yetersizlikler karşısında öfkeli bir ruh haline bürünürler. En basit haliyle, yeteneklerini ortaya çıkaracak çalışmalar yapmak için zamanı yetersiz bulurlar. Bu yetersizlik içinde bazı tercihler yapmak zorunda kalırlar ancak hiçbir zaman “kesinlikle doğru” tercihi yapamadıklarını düşünürler. Zamanla da hayatlarının akış yönünün sıradan insanlar gibi bir okul bitirip, meslek edinme telaşına girdiğini fark ederler ve öfke hali artar.

Öfkenin yerini zamanla depresyon alır.

Öfkenin yerini zamanla depresyon alır.

Yeteneklerinin farkında olan birey, zamanla bir şeyi daha fark eder: Aslında öfke duymasına sebep olan şeylerin birçoğu kendi iradesinin dışında ve kader olarak nitelendirilen bir kavramın sonuçlarıdır. Öfkesi yersizdir. Öfkesinin yerini de zamanla depresyon alır.

Çevresindeki insanlara nazaran daha sorgulayıcı bir zihne sahip olan genç, kendisini bu adaletsizlikten kurtaracak yollar ve yöntemler aramaya başlar. Girdiği sonsuz ve adaletsiz döngüden sıyrılmaya çalışır. Bir süre sonra farkına vardığı şey ise aslında bu dünyada çok değersiz bir yıldız tozu olduğumuz ve uğruna çabaladığımız şeyler de dâhil, her şeyin koca bir hiçlikten meydana geldiğidir. Bir sonraki adım ise hayatın anlamını sorgulamaktır. Bu dünyanın nihai olup olmadığı, tek yaşamın şu an yaşadığımız yaşam olup olmadığı, her şeyin aslında bu kadar büyük bir hiçlikten meydana gelip gelmediği gibi…

Bu tür sorgulamalar “orta yaş krizi” denilen dönemde ortaya çıktığında normal karşılanabilir ancak 20’li yaşların başında ortaya çıkması ciddi bir duruma işaret ediyor. Bu tür varoluşsal depresyonlara dikkatlice yaklaşmak gerekiyor çünkü sonu bazen hiçte istenildiği gibi bitmiyor.

Rüyalarına sıkıca sarıl…

Rüyalarına sıkıca sarıl...
Peki, bu varoluşsal kaygılarla mücadele etmeye çalışan gençlere nasıl yardımcı olabiliriz? Varlığımızın bir sonu olduğu konusunda hiçbirimizin yapabileceği bir şey yok. Ancak bu endişelerle boğuşan gençlere, yalnız olmadıklarını ve onları anlayan birileri olduğunu gösterebiliriz. Dışlanma hissi yaşamalarına engel olabiliriz. Bunu sağlamanın en iyi yollarından biri, onlarla uzun süreli ilişkiler kurmak. Belki doğuştan yetenekli bu çocuklarla aynı varoluşsal endişeleri taşımıyor olabilirsiniz ancak onları anladığınızı gösterebilirsiniz.
Dışlanma hissini aşmanın bir diğer yolu da dokunma. Özellikle yakın çevresindekilerin, ebeveynlerin düzenli olarak sarılması veya kendi aralarında bazı şakalar yapması sağlayabilir. Dokunma, varoluşun en temel ve içgüdüsel hali olarak görülüyor. Sadece doğuştan yetenekli olanlar değil, varoluşuyla ilgili depresif hisler içinde olan herkese yardımcı olmak mümkün. Bunu yapmanın tek yolu, onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek ve belki de şair Langton Hughes’ın verdiği mesajları gerçekleştirmelerini sağlamak:

Rüyalarına sımsıkı sarıl 

Eğer rüyalar ölürse 

Hayat kanadı kırık bir kuştan farksız olur 

Uçamaz 

Rüyalarına sıkıca sarıl 

Eğer rüyaların kaybolursa 

Hayat çorak bir topraktan farksız olur 

Karlarla kaplı… kaynak: onedio