Doğum tarihine göre hangi çiçeksin?

imagesYEEV4QTK

1 Ocak – 10 Ocak tarihlerinde doğanlar:Çiçeğiniz: Sarı gentiyan. Sıcak yazı simgeleyen gizemli bir çiçektir. Dağ çayırlarında yetişir. Karaktere gizem katmaktadır. İçe kapanıklık ve suskunluğun nedeni basit bir çekingenlik de olabilir. Bu simgede doğan insan inatla amaçlarına ulaşır. Soğuk havalarda sağlığına dikkat etmelidir.
11 Ocak – 20 Ocak tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Deve dikeni. O hiç kimsenin dikkatini çekmez. Bu nedenle o sürekli kendi kendiyle uğraşır. Bu karakteri deve dikeninin gerçek kişiliğinin saklanmasına neden olur ve insanlar onun bir önemli özelliğini iyi kalpliliğini fark etmezler. O iyi bir dosttur ve ailesine düşkündür. Çok çalışkandır. Verilen bütün işleri yerine getirir. Ama çok çalışmak bir yana sağlığına dikkat edip, dinlenmesini de bilmelidir. Bu insanlarda hipertansiyon görülebilir.
21 Ocak – 31 Ocak tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ölmez çiçek. Bu insan ciddi birisidir. Modayı yakından takip eder. Çekiciliği ile etrafındakileri kıskandırabilir. Enerji dolu olduğu için zorluklarla başa çıkabilir ve kötü niyetli insanlarla savaşıp onları yenebilir.
1 Şubat – 10 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ökse otu. Bu işaretin bayanı aşırı meraklı ve hafif hareketleri ile dikkat çeker. İnsanları baştan çıkarmak onlar için en basit iştir. Bu işaret altında doğan erkekler spor, vücut geliştirme, karate, tenisle uğraşarak popülariteye ulaşırlar. Ayrıca, bu insanlar sporla uğraştıkları için sağlıklı olur ve kolay hastalanmazlar.
11 Şubat – 19 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Güzelavratotu. Bu işarette doğan kadınlar gerçek güzeldirler. Aynı zamanda ciddiyetlerini korurlar. Onlara yaklaşmak kolay bir iş sayılmaz. Erkekler yakışıklı olmasalar da usanmadan çalışırlar. Bu şekilde amaçlarına ulaşmasını da iyi bilirler.
20 Şubat – 28 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Küstümotu (mimoza). Bu insanlar hassasiyetleri ile diğerlerinden seçilirler. Mimoza insanı yaptığı iş değerini bulamazsa gerçekten acı çeker. Bu insan ona verilen işi neyin pahasına olursa olsun yerine getirir. Bu yolda gerekirse kendi sağlığını feda eder. Ama sonuç olarak da bir değerlendirme, bir aferin duyma ihtiyacı hisseder. Kalp krizi ve ülser kaçınılmaz hastalıklardandır.
1 Mart – 10 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Haşhaş. Onun güzelliği herkesi büyüler. Bu insanın ağına yakalanmak kolay, ordan çıkmak oldukça zordur. Onun yolu çok engebelidir. Haşhaş insanı kendi güçlerine inanmalıdır, ancak bu şekilde başarılı olur. Et yemeklerinden uzak durması tavsiye edilir. Sebzeler onun için vitamin kaynağı ve iyi moral deposudur
11 Mart – 20 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Zambak. Zarif bir insandır. Zambak bir ay çiçeği olduğu için, sırları ancak yarım ay olduğu zaman ortaya çıkar. Her şeye rağmen Zambak nasıl mutlu olacağını iyi bilir.

21 Mart – 31 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Yüksükotu. Bu işaretin sarı ve solgun çiçeklerine rağmen, bu işareti taşıyan insanlar kararlı bir kişiliğe sahiptirler. Kafaları bir makine kadar hızlı ve dakik çalışır. Yaşamın en zor dönemlerinde bile hızlı bir çözüm bulmak onlar için zor değildir. Hiçbir zaman kendilerini kaybetmezler. Bir az sinirlidirler. Baş ağrıları çekebilirler.
1 Nisan – 10 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Manolya. Dürüsttür, her zaman birinci olma isteği en belirgin özelliğidir. Sosyal ilişkilerinde başarılı sayılmaz. Çünkü insanların tavsiye ve önerilerine asla kulak asmaz.

11 Nisan – 20 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ortanca. O iyi kalplidir, cömerttir. Bazen fazla iyi davranır, elinde ne varsa hepsini çevresindekilere vermeye çalışır. Bu huyu bazen yakınları tarafından iyi karşılanmaz.
21 Nisan – 30 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Dahlia. O azamici bir kişilik taşımaktadır ve bu huyu amaçlarına ulaşmakta onu engelleyebilir. Dahlia insanı başkalarından çok kendine ve kendi gücüne güvenmelidir. Bu durum sadece iş için değil, özel hayatında da geçerli olabilir.
1 Mayıs – 10 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: İnci çiçeği. Cömert ve iyi kalplidir. Menfaatçi insanlar tarafından acımasızca kullanılmaya yatkındır. İnci çiçeği kadınına iyi bir koruyucu gerekebilir. İş konusunda bu insanlar fazla sorunlar yaşamamaktadırlar. Ani değişiklikler sinirlerini olumsuz etkileyebilir.  
11 Mayıs – 21 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Semiz otu. Kolay güvenemeyen, tehlikelerden sakınan, her zaman darbe bekleyen, hatta sevdiği insana karşı bile dikkatli ve tedbirli olan bir insandır.
22 Mayıs – 31 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Papatya. Bu gelenekseldir: seviyor-sevmiyor. İnsanlar tarafından zor anlaşılsa da onları kendine çekmeyi başarmıştır. Güzel bir dış görünüşe sahip olmalarına rağmen bu insanlar, yaşamlarını rekabet uğruna masa başında geçirmeye hazırdırlar. İş tutkularının nedeni spora olan merakları da olabilir.
1 Haziran – 11 Haziran tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Çançiçeği. Sabit karakterlidir. Her hangi bir değişiklik onu korkutabilir, üzebilir. İyi bir aile ve iyi bir iş sahibi olursa bu kişiliği yüzünden fazla zarar görmez. En sevdiği ulaşım aracı, örneğin iş gezileri için tercih edebileceği araç trendir. Uçak mı? Asla!
12 Haziran – 21 Haziran tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Krizantem. Sakin ve sessizdir, evde oturmayı sever, tedbirlidir, gözlemcidir. Olaylarda dedikoduculuk rolünü üstlenmeye bayılır. Amaçlarına ulaşır.

22 Haziran – 1 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Lale. Lale erkeği şüphesiz Don Juan’dır. Hiçbir şeyi umursamaz. Lale kadını enerjiktir. Kendine güveni sonsuzdur. Bu kadınların eşleri mutsuz olurlar.
2 Temmuz – 12 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Nilüfer. Su, hava ve toprak – üçü bir arada. Çok değişken bir kişiliğe sahiptir. Yaşam onun için kolaydır. Zorlukların üstesinden gelir. Sıkıntılarından çabuk kurtulabilir.
13 Temmuz – 23 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Menekşe. Herkesin gözleri onun üzerindedir. Genelde gölgede saklanır. Ama gerekirse güneşe çıkar ve ihtiyacı olan şeyi elde eder. Hafife alınmamalıdır!
24 Temmuz – 2 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Yaban gülü. Dikenlidir. Çıplak elle tutulamaz. Tabii bu dikenler onun iyi korunmasını sağlar. Kendini iyi savunur ve koşullara ayak uydurmasını bilir.

3 Ağustos – 12 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ay çiçeği. Kendi yerini güneşin altında bulmuştur. Başarılar onun gözlerini kapatamaz.

13 Ağustos – 23 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Gül. Çiçeklerin kralıdır. Başka insanlar her zaman gül insanını kıskanırlar. Onun aleyhine entrikalar düzenlenir, onu yerinden koparmak için planlar yapılır, komplolar kurulur. Gül hatalı değildir. Ama bütün zamanlarda kendi erişilmezliğini korumak güçtür. Sağlığına dikkat etmeli ve fazla yorulmamalıdır.
24 Ağustos – 2 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Hezaren (delphinium). Kendine sert davranır, yabancılara ise tolerans tanır. Çok zeki olduğu söylenemez. Bu nedenle zorluklarla karşılaşabilir. Kendine uzatılan yardım elini kabul etmelidir.

3 Eylül – 11 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Karanfil. Karanfil insanı çok sabit fikirlidir. Çevresindekiler bundan rahatsızlık duyabilirler. Ama o yenilmezdir, her zaman doğru yolu seçer ve inatla yolunda durmaya devam eder.
12 Eylül – 22 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Saray patı (aster). Saray patı sonbaharın hüzün ve kederini kapatmaya çalışır. Saray patı insanı etrafına neşe saçar. Maalesef bazen insanları neşelendirmekle gecikir. Bu insanlar iyi yönetici olabilirler.
23 Eylül – 3 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Funda. Bu insanlar zarafetleri ile dikkat çekerler. Onlar işlerinde uzmandırlar. Kendi altın ellerinin değerini bilirler. Funda iyi bir dosttur. Arkadaşını kötü günde yalnız bırakmaz.

4 Ekim – 13 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Kamelya (Japon gülü). Hoş bir dış görünüşe sahiptir. Sakin ama korkusuzdur. Hareketlerinde çocuksuluk sezinlenir. Sanata yatkınlıkları vardır.
14 Ekim – 23 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Leylak. Leylak şafağın, tazeliğin, gençliğin simgesidir. Çalışkan bir insan olan Leylak başkalarına da yardım etmekten zevk alır. Kıskanç iş arkadaşların dikkate almamalıdır.
24 Ekim – 2 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Freesia. Korkusuz, inatçı kişilikleri bazen zarar verebilir. Bu işaretin insanları çok sevimli ve sempatik olurlar. Bu sayede işlerinde de ilerleme gösterirler. Bir az diplomatik davranmalıdırlar.
3 Kasım – 12 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: *****e. *****e insanı gizemli ve anlaşılmaz kişiliği ile dikkat çeker. Şüphecidirler. Çevrelerindeki insanlara karşı dikkatli yaklaşırlar. Sabırla, çalışarak istediklerini adım adım elde ederler.
13 Kasım – 22 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Peony. Peony insanı sağlığı için endişelenmeyebilir. Her koşula dayanıklıdır. Tabii işinde çok çalıştığı zamanlarda ara vermeli, dinlenmelidir. Bir az daha tutumlu olmalıdır. Ve planlarında savurgan davranmamayı öğrenmelidir.
23 Kasım – 2 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Glayöl (Gladiolus). Glayöl insanı özel yetenekleri ile diğerlerinden farklı olmasa da, çok çalışkan ve başarılıdır. İyi yönetilirse çok şey elde edebilir. Ancak kendini övmekten hoşlanır.
3 Aralık – 12 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Keklik otu. Sıcağın sembolüdür. Tazeliği ve rüzgarı sever. Dikkat merkezinde olmaya bayılır. Maymun iştahlılığı ile bazen sınırları geçebilir. İşte bir eleştiri alırsa hemen savunmaya geçer ve sıyrılmayı başarır.
13 Aralık – 22 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Lotus. Temizlik sembolüdür. Asya insanları için çok şey ifade eder. Buralarda sadece egzotik açıdan değerlendirilir. Lotus insanı zevklidir, amaçlarına kolay ulaşır. İnsanlarla ilişkilerinde daha esnek davranmalıdır.
23 Aralık – 31 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Akça. Bu işaret altında doğan insanlar iyi arkadaş, dost olurlar. Güvenilirdirler. Sakin ve öfkelenmeyen kişilikleri var. Onları kızdırmak zordur.

alıntı

Doğum tarihine göre hangi çiçeksin?

imagesU85ID7N3

1 Ocak – 10 Ocak tarihlerinde doğanlar:Çiçeğiniz: Sarı gentiyan. Sıcak yazı simgeleyen gizemli bir çiçektir. Dağ çayırlarında yetişir. Karaktere gizem katmaktadır. İçe kapanıklık ve suskunluğun nedeni basit bir çekingenlik de olabilir. Bu simgede doğan insan inatla amaçlarına ulaşır. Soğuk havalarda sağlığına dikkat etmelidir.
11 Ocak – 20 Ocak tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Deve dikeni. O hiç kimsenin dikkatini çekmez. Bu nedenle o sürekli kendi kendiyle uğraşır. Bu karakteri deve dikeninin gerçek kişiliğinin saklanmasına neden olur ve insanlar onun bir önemli özelliğini iyi kalpliliğini fark etmezler. O iyi bir dosttur ve ailesine düşkündür. Çok çalışkandır. Verilen bütün işleri yerine getirir. Ama çok çalışmak bir yana sağlığına dikkat edip, dinlenmesini de bilmelidir. Bu insanlarda hipertansiyon görülebilir.
21 Ocak – 31 Ocak tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ölmez çiçek. Bu insan ciddi birisidir. Modayı yakından takip eder. Çekiciliği ile etrafındakileri kıskandırabilir. Enerji dolu olduğu için zorluklarla başa çıkabilir ve kötü niyetli insanlarla savaşıp onları yenebilir.
1 Şubat – 10 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ökse otu. Bu işaretin bayanı aşırı meraklı ve hafif hareketleri ile dikkat çeker. İnsanları baştan çıkarmak onlar için en basit iştir. Bu işaret altında doğan erkekler spor, vücut geliştirme, karate, tenisle uğraşarak popülariteye ulaşırlar. Ayrıca, bu insanlar sporla uğraştıkları için sağlıklı olur ve kolay hastalanmazlar.
11 Şubat – 19 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Güzelavratotu. Bu işarette doğan kadınlar gerçek güzeldirler. Aynı zamanda ciddiyetlerini korurlar. Onlara yaklaşmak kolay bir iş sayılmaz. Erkekler yakışıklı olmasalar da usanmadan çalışırlar. Bu şekilde amaçlarına ulaşmasını da iyi bilirler.
20 Şubat – 28 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Küstümotu (mimoza). Bu insanlar hassasiyetleri ile diğerlerinden seçilirler. Mimoza insanı yaptığı iş değerini bulamazsa gerçekten acı çeker. Bu insan ona verilen işi neyin pahasına olursa olsun yerine getirir. Bu yolda gerekirse kendi sağlığını feda eder. Ama sonuç olarak da bir değerlendirme, bir aferin duyma ihtiyacı hisseder. Kalp krizi ve ülser kaçınılmaz hastalıklardandır.
1 Mart – 10 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Haşhaş. Onun güzelliği herkesi büyüler. Bu insanın ağına yakalanmak kolay, ordan çıkmak oldukça zordur. Onun yolu çok engebelidir. Haşhaş insanı kendi güçlerine inanmalıdır, ancak bu şekilde başarılı olur. Et yemeklerinden uzak durması tavsiye edilir. Sebzeler onun için vitamin kaynağı ve iyi moral deposudur
11 Mart – 20 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Zambak. Zarif bir insandır. Zambak bir ay çiçeği olduğu için, sırları ancak yarım ay olduğu zaman ortaya çıkar. Her şeye rağmen Zambak nasıl mutlu olacağını iyi bilir.

21 Mart – 31 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Yüksükotu. Bu işaretin sarı ve solgun çiçeklerine rağmen, bu işareti taşıyan insanlar kararlı bir kişiliğe sahiptirler. Kafaları bir makine kadar hızlı ve dakik çalışır. Yaşamın en zor dönemlerinde bile hızlı bir çözüm bulmak onlar için zor değildir. Hiçbir zaman kendilerini kaybetmezler. Bir az sinirlidirler. Baş ağrıları çekebilirler.
1 Nisan – 10 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Manolya. Dürüsttür, her zaman birinci olma isteği en belirgin özelliğidir. Sosyal ilişkilerinde başarılı sayılmaz. Çünkü insanların tavsiye ve önerilerine asla kulak asmaz.

11 Nisan – 20 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ortanca. O iyi kalplidir, cömerttir. Bazen fazla iyi davranır, elinde ne varsa hepsini çevresindekilere vermeye çalışır. Bu huyu bazen yakınları tarafından iyi karşılanmaz.
21 Nisan – 30 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Dahlia. O azamici bir kişilik taşımaktadır ve bu huyu amaçlarına ulaşmakta onu engelleyebilir. Dahlia insanı başkalarından çok kendine ve kendi gücüne güvenmelidir. Bu durum sadece iş için değil, özel hayatında da geçerli olabilir.
1 Mayıs – 10 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: İnci çiçeği. Cömert ve iyi kalplidir. Menfaatçi insanlar tarafından acımasızca kullanılmaya yatkındır. İnci çiçeği kadınına iyi bir koruyucu gerekebilir. İş konusunda bu insanlar fazla sorunlar yaşamamaktadırlar. Ani değişiklikler sinirlerini olumsuz etkileyebilir.  
11 Mayıs – 21 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Semiz otu. Kolay güvenemeyen, tehlikelerden sakınan, her zaman darbe bekleyen, hatta sevdiği insana karşı bile dikkatli ve tedbirli olan bir insandır.
22 Mayıs – 31 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Papatya. Bu gelenekseldir: seviyor-sevmiyor. İnsanlar tarafından zor anlaşılsa da onları kendine çekmeyi başarmıştır. Güzel bir dış görünüşe sahip olmalarına rağmen bu insanlar, yaşamlarını rekabet uğruna masa başında geçirmeye hazırdırlar. İş tutkularının nedeni spora olan merakları da olabilir.
1 Haziran – 11 Haziran tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Çançiçeği. Sabit karakterlidir. Her hangi bir değişiklik onu korkutabilir, üzebilir. İyi bir aile ve iyi bir iş sahibi olursa bu kişiliği yüzünden fazla zarar görmez. En sevdiği ulaşım aracı, örneğin iş gezileri için tercih edebileceği araç trendir. Uçak mı? Asla!
12 Haziran – 21 Haziran tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Krizantem. Sakin ve sessizdir, evde oturmayı sever, tedbirlidir, gözlemcidir. Olaylarda dedikoduculuk rolünü üstlenmeye bayılır. Amaçlarına ulaşır.

22 Haziran – 1 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Lale. Lale erkeği şüphesiz Don Juan’dır. Hiçbir şeyi umursamaz. Lale kadını enerjiktir. Kendine güveni sonsuzdur. Bu kadınların eşleri mutsuz olurlar.
2 Temmuz – 12 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Nilüfer. Su, hava ve toprak – üçü bir arada. Çok değişken bir kişiliğe sahiptir. Yaşam onun için kolaydır. Zorlukların üstesinden gelir. Sıkıntılarından çabuk kurtulabilir.
13 Temmuz – 23 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Menekşe. Herkesin gözleri onun üzerindedir. Genelde gölgede saklanır. Ama gerekirse güneşe çıkar ve ihtiyacı olan şeyi elde eder. Hafife alınmamalıdır!
24 Temmuz – 2 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Yaban gülü. Dikenlidir. Çıplak elle tutulamaz. Tabii bu dikenler onun iyi korunmasını sağlar. Kendini iyi savunur ve koşullara ayak uydurmasını bilir.

3 Ağustos – 12 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ay çiçeği. Kendi yerini güneşin altında bulmuştur. Başarılar onun gözlerini kapatamaz.

13 Ağustos – 23 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Gül. Çiçeklerin kralıdır. Başka insanlar her zaman gül insanını kıskanırlar. Onun aleyhine entrikalar düzenlenir, onu yerinden koparmak için planlar yapılır, komplolar kurulur. Gül hatalı değildir. Ama bütün zamanlarda kendi erişilmezliğini korumak güçtür. Sağlığına dikkat etmeli ve fazla yorulmamalıdır.
24 Ağustos – 2 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Hezaren (delphinium). Kendine sert davranır, yabancılara ise tolerans tanır. Çok zeki olduğu söylenemez. Bu nedenle zorluklarla karşılaşabilir. Kendine uzatılan yardım elini kabul etmelidir.

3 Eylül – 11 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Karanfil. Karanfil insanı çok sabit fikirlidir. Çevresindekiler bundan rahatsızlık duyabilirler. Ama o yenilmezdir, her zaman doğru yolu seçer ve inatla yolunda durmaya devam eder.
12 Eylül – 22 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Saray patı (aster). Saray patı sonbaharın hüzün ve kederini kapatmaya çalışır. Saray patı insanı etrafına neşe saçar. Maalesef bazen insanları neşelendirmekle gecikir. Bu insanlar iyi yönetici olabilirler.
23 Eylül – 3 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Funda. Bu insanlar zarafetleri ile dikkat çekerler. Onlar işlerinde uzmandırlar. Kendi altın ellerinin değerini bilirler. Funda iyi bir dosttur. Arkadaşını kötü günde yalnız bırakmaz.

4 Ekim – 13 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Kamelya (Japon gülü). Hoş bir dış görünüşe sahiptir. Sakin ama korkusuzdur. Hareketlerinde çocuksuluk sezinlenir. Sanata yatkınlıkları vardır.
14 Ekim – 23 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Leylak. Leylak şafağın, tazeliğin, gençliğin simgesidir. Çalışkan bir insan olan Leylak başkalarına da yardım etmekten zevk alır. Kıskanç iş arkadaşların dikkate almamalıdır.
24 Ekim – 2 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Freesia. Korkusuz, inatçı kişilikleri bazen zarar verebilir. Bu işaretin insanları çok sevimli ve sempatik olurlar. Bu sayede işlerinde de ilerleme gösterirler. Bir az diplomatik davranmalıdırlar.
3 Kasım – 12 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: *****e. *****e insanı gizemli ve anlaşılmaz kişiliği ile dikkat çeker. Şüphecidirler. Çevrelerindeki insanlara karşı dikkatli yaklaşırlar. Sabırla, çalışarak istediklerini adım adım elde ederler.
13 Kasım – 22 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Peony. Peony insanı sağlığı için endişelenmeyebilir. Her koşula dayanıklıdır. Tabii işinde çok çalıştığı zamanlarda ara vermeli, dinlenmelidir. Bir az daha tutumlu olmalıdır. Ve planlarında savurgan davranmamayı öğrenmelidir.
23 Kasım – 2 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Glayöl (Gladiolus). Glayöl insanı özel yetenekleri ile diğerlerinden farklı olmasa da, çok çalışkan ve başarılıdır. İyi yönetilirse çok şey elde edebilir. Ancak kendini övmekten hoşlanır.
3 Aralık – 12 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Keklik otu. Sıcağın sembolüdür. Tazeliği ve rüzgarı sever. Dikkat merkezinde olmaya bayılır. Maymun iştahlılığı ile bazen sınırları geçebilir. İşte bir eleştiri alırsa hemen savunmaya geçer ve sıyrılmayı başarır.
13 Aralık – 22 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Lotus. Temizlik sembolüdür. Asya insanları için çok şey ifade eder. Buralarda sadece egzotik açıdan değerlendirilir. Lotus insanı zevklidir, amaçlarına kolay ulaşır. İnsanlarla ilişkilerinde daha esnek davranmalıdır.
23 Aralık – 31 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Akça. Bu işaret altında doğan insanlar iyi arkadaş, dost olurlar. Güvenilirdirler. Sakin ve öfkelenmeyen kişilikleri var. Onları kızdırmak zordur.

alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Astıma doğal ilaç elma suyu…!

11130165_436239103209374_4251058737895767849_n[1]

Antioksidan içeriği yüksek olan elma suyu her gün 1 bardak tüketildiğinde, özellikle astım hastalarının tedavi sürecinde fayda sağlıyor.

Astıma doğal ilaç elma suyu
Dünyada en sık rastlanan kronik hastalıklardan birinin astım olduğunu vurgulayan uzmanlar, besinler ve beslenme alışkanlıklarının astımın kronikleşmesinde önemli bir rol oynadığını söylüyor. Uzmanlar hastalığın yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirtirken, antioksidan içeriği yüksek elma suyunun astım belirtilerini azalttığını vurguluyor.

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, astımın solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır dedi. İnanç astımda beslenmenin en önemli rollerinden birinin antioksidan vitamin alımı olduğunu söylerken, antioksidan vitamin ve minerallerin astım sıklığını azalttığını vurguladı.

İnanç: “Elma suyunun nefes darlığı ve astım semptomları üzerine tüm bu olumlu etkilerinden dolayı elma suyunun astımlı bireylerde yeterli ve dengeli bir beslenme tablosu içerisinde her gün bir bardak tüketilmeli” dedi. Meyve suyunun içeriğindeki vitamin, mineraller ve flavanoidlerle bağışıklık sistemini koruyucu özelik gösterdiğine dikkat çeken İnanç, vücudun su dengesini koruyan, C vitamini, karotenoid ve fenolik bileşik içerikleri ile astım dışında bazı kanser türleri ile kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi olduğunu da vurguladı.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyormuş.

imagesWRGAEKYI

Japonya’ya atom bombası atıldığında 2 yaşında olan bir kız, 12 yaşına geldiğinde maruz kaldığı radyasyon nedeniyle kansere yakalanmış ve hastaneye yatırılmış. Ama durumu ümitsizmiş.

Hastanedeki tüm doktorlar, küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük Japon kızı hayat doluymuş. Koridorlarda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş. Hastaların arasında en sevdiği kişi ise 80 yaşlarında…, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadınmış.

Küçük Japon kızı, ölüm döşeğindeki bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce “Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul” demiş ve son nefesini vermiş.

Küçük Japon kızı çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla geleneksel Japon sanatı olan origamiyle kağıtan turna kuşları yapmaya başlamış. Neşe içinde çalıştığından ilk başlarda çok hızlı yapıyormuş. 1000 tane turna kuşu yapması işten bile değilmiş.

Ama sağlığı da hızla bozuluyormuş. Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış. Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza, binlerce turna kuşu göndermeye başlamış.

Ama küçük Japon kızı, haberler basında çıktığında elini kıpırdatamaz hale gelmiş. Hayattaki son saatlerini 644. kuşu yaparak geçirmiş. Kuşu bitirmiş, gözleri kapanırken hemşireler ve hastabakıcılar, postadan çıkan yüzlerce origami kuşuyla odasına girmişler. Ama küçük Japon kızı yüzünde bir tebessüm yatağında cansız yatıyormuş. Postacılar aylarca kağıttan turna kuşu taşımışlar hastaneye. Sayısı milyonlara ulaşan turna kuşları Japonya’da bir müzede sergileniyor…

Bu hikaye Japonya’da 1943-1955 yılları arasında yaşayan Sadako Sasaki’nin hikayesidir. Arkadaşları, eksik kalan 356 turnayı katlayıp onunla birlikte gömerler.

Turna kuşu, o zamandan beri barışın ve nükleer silahsızlanmanın simgesidir.

Küçük kızın hayatı “Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu” adıyla 1977 yılında Eleanor Coerr tarafından kaleme alınmıştır

Aşkın çiçeği Nar çiçeğidir… İşte efsanesi…

images0IFE9TIN

Efendim Hindistan’da, hala devam eden Kast sistemi var. Ayrımcılığın en zehirlisi…Hele en alt kasttansanız, yandınız.. Öle ki kurtula..
Mihracenin güzel kızı, aşkın gözü kör ya.. Gitmiş en alt kasttan bir delikanlıya tutulmuş. Mümkün mü?..
Anlaşıp kaçmışlar.. Mihrace bütün adamlarını peşlerine takmış.. Günler sonra yakalayıp huzura getirmişler. Delikanlının kellesi oracıkta kesilmiş. Mihrace, kızının da, sarayın kulesine kapatılmasını emretmiş. Kızı içeri atmışlar. İkinci emir gelmiş.. “Kapıları ve pencereleri örün..”
Kızın ağlamaları, çığlıkları giderek zayıflamış, sonunda kesilmiş.. Yağmur mevsimi gelmiş, sırılsıklam olmuş taş duvarlar.. Yağmurlar bitince kulenin taşlarının arası yeşermiş önce.. Sonra dünya güzeli çiçekler açılmış kuleyi saran.. “Anarkali” demişler çiçeğin adına.. Kızın adı oymuş çünkü..
Anarkali “Nar Çiçeği”nin Hintçesi..Rivayet şu ki; O güzelim ateş rengi nar çiçeklerinin çıkış yeri Güzeller Güzeli Anarkali nin aşk dolu kalbidir.
Anarkali’nin mezarı şimdi Pakistan’a ait Lahore’da.. Yolunuz düşerse..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Öyle Günler Gördüm Ki…

13080_353706534839407_8943604786800210339_n[1]

Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp
Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu,
Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,
Hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp
Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.

Her sabah ilk ışıklar gözlerimi oyardı,
Uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı.

Öyle günler gördüm ki, duvarlar gelir dile,
Gözümde canlanırdı eşkiya masalları.
Varlığımı sarardı, hain bir isteyişle
Görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri
Kafada çelik gibi fikirler dursa bile
Kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri:

Bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum,
Kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum.

Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar
Ben yanına varınca dudağını kıvırdı.
Bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar
Sırtımı sıvazladı, bana öğüt savurdu.
Silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar
En alçak tekmelerle beni yere devirdi.

Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı.
Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.

Öyle günler gördüm ki, tabanca şakağımda
Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı
Gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda
Sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı
Tabancanın namlusu ısındı yanağımda,
Parmağım istemedi tetiğini çekmeyi

Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı
Bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı.

Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam
Sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmuştur,
Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam
Etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur
Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam:
Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur

Yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider,
Gözyaşları içinde seneler yürür gider.

Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman,
Bana: Yaşa der gibi gülen senin yüzündü.
Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman
Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı.
Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman
Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi.

Sen aklıma gelince her şey gülümserdi.
Ağaçlar şarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.

Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi:
Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum.
Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı:
İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.
Görünce gülme sakın çırpınıp aktığımı:
Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum.

Sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de,
Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende.

Sabahattin ALİ

Taze Başlangıçlara…

1621874_523814164398237_1388271705_n[1]

Bir kere de itiraf et ve beceremedim de

Gözlerini kapat artık yorgunum de

Uykunun kollarına yenilginin acısıyla gir

Ve sabah uyandığında

Taze  bir başlangıç yaparak kalk

Yeni gelen güne bu güçle başla…

Anette

 

Bardağı Taşıran Son Damlaya Bakarız Hep… Aslolan İse Bardağı Dolduran Etkenlere Bakmaktır…

1621874_523814164398237_1388271705_n[1]

 

Bardağı Taşıran Son Damlaya Bakarız Hep… Aslolan İse Bardağı Dolduran Etkenlere Bakmaktır…

Anette

 

Yaşamına aşık mısın? Yoksa şikayet günlük hayatının bir parçası mı?

11054330_613811858720574_5356519912459734829_n[1]

Hayatlarımızı renklendirmek mümkün.

Kalbinin sesini dinle, o sana yeni bir günü sevgiyle kucaklamanın yollarını fısıldar. Ne anlamı kalır yoksa, her sabah uyanmanın. Uyku sadece yatıp uyuyarak olmuyor. Ayakta uyumak, tam da bu devrede içinde bulunduğumuz durum.

Ne yapalım? Nasıl her gün, yeni bir gün olsun? Taze, mutlu, gülümseten bir günün sırrı nedir?

1- Pozitif düşünmek. ( Kurduğumuz cümleleri özenle seçmek, zihnimizi temiz tutmak, kendimize ve diğerlerine karşı nazik ve saygılı davranmak, ışıklı yoldan sapmamak.)

2- Her varlık, kendine neyin iyi geldiğini tespit etmeli. Hepimiz biliriz ki, bize iyi hissettiren şeyler vardır. Kimi her gün yürüyüş yaparak daha mutlu hisseder. Kimi, zihnini sakinleştiren bir müzik dinleyerek huzur bulur. Doğada zaman geçirmek, hepimiz için muhteşem bir yoldur. Evde hayvan beslemek, ruha iyi gelen bir seçimdir.

3- Ben düşüncelerim değilim. Zihin aktif olduğunda, düşünceden sıyrılmak ustalık ister. Farkındalık güçlü bir pusuladır, sizi özgürleştirir. Egoyu tanımak, ego üzerine okumak, hakikate giden kapıları açar. Egonuzu tanımazsanız, kendinizi o sanmanız mümkündür.

4-Yaşamdaki en büyük tutkunuzu bulun. Hepimize bahşedilmiş yetenekler var. Üstünü örttüğümüz yeter. Şimdi bu armağanları fark edip, yaratıcılığımızı yaşayalım.Yaratma yeteneği, Yaradan’ın bize verdiği en muhteşem hazinedir. Hazineyi keşfedin.

5- Daha fazla gülümseyin, hatta kahkaha atın. Hiç tanımadığınız insanlara da gülümseyin. Kahkaha ve gülümseme bildiğim en etkili ilaçlar.

6- Hareket edin. Tembellik, aşılması gereken bir alışkanlık. İnat edin, üstüne gidin; hareket berekettir.

7- Sessiz kalabileceğiniz anlar yaratın. Bu çok önemli. Zihnimizdeki gürültü, hepimizin içinde var olan bilgenin sesini örter. Her gün biraz sessiz kalmak, bizi o bilgeye götürür. Bütün cevapları bilen yanımıza.

8- Yaşarken, sizden sonraki nesillere düşünerek yaşayın. Doğaya dost temizlik malzemeleri kullanın, geri dönüşüm çöplerinizi ayırıp, geri dönüşüm kutularına atın, çevreye saygılı yaşayın. Dünya ana, bizi tüm eziyetlerimize rağmen, şefkatle bağrına basıyor.

9- Sebepsiz yere mutlu olun. İçimizdeki çocuk, bunu çok iyi becerir. Güneşin doğması , sokağa çıkmak, yağmur yağması, oyun oynamak ve daha bir sürü olağan şey bir çocuğu mutlu etmeye yeter. Çocuk olun, çocuklarla zaman geçirin.

10- Sevelim. Çok sevelim. Daha çok sevelim. Birbirimize verecek neyimiz varsa paylaşalım. Sadece kendimizi mutlu etmek yetmesin bize.

Daha çok şey yazabilirim kuşkusuz.Yaşam öyle zengin ki. Zaman öyle bir zaman ki, her an farkında her an açık olmazsak, bir de bakmışız ömür denen çiçek solup gitmiş.

Hepinize, çok neşeli bir ömür diliyorum. Neşeniz varsa siz çok zenginsiniz, her şeye sahipsiniz demektir. Tüm sevgimle…

Nazlı Akın heart ifade simgesi
Nazlı Akın la yoga dersleri için mesaj yollayabilirsiniz.

Singapur’da bulunan bu süper ağaçlar, güneş enerjisi ve su biriktiriyor.

10984283_581866425248494_8111555606663026648_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SIRA SANA DA GELİR

images[8]

Duvardaki çatlaktan bakan fare, çiftlik sahibi ile karisinin bir paket
açtıklarını gördü.
“İçinde yiyecek mi var?” derken…
Bir baktı ki fare kapanı!

Hemen bahçeye koşup, alarmı verdi:
Evde kapan var! Evde kapan var!’

Tavuk gıdaklayıp, kafayı kaldırdı ve
“Fare, bu sizin için ciddi bir sorun olsa da şahsen,
beni ilgilendiren bir tarafı yok ne yazık ki!”
Fare dönüp bu sefer koyuna, “Evde kapan var, evde kapan var!” dedi.
Koyun konuyla ilgilendi ama, kendi hesabına
“Üzgünüm fare, vah, vah emin ol senin için dua edeceğim” dedi.

Fare bu kez ineğe yöneldi:
“Evde kapan var, evde kapan var!” diye bağırdı.

Öküz: “Senin için üzüldüm ama burnumu sokacağım bir şey değil” dedi.

E farenin de başını eğip, gitmekten başka çaresi kalmamıştı…

Yalnızlık ve terkedilmişlik hisleri içinde, fare kapanı ile artık,
tek başına başa çıkmaya çalışacaktı!

O akşam evde, alışılmamış bir ses duyuldu.

Sanki bir kapan, avının üzerine kapanmıştı.

Sese koşan çiftçinin karısı, karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğu kaptırdığını görmemiş. Yılan da onu ısırmıştı…

Çiftçi karısını hastaneye koşturdu, karisi eve ateşli döndü.

E ateşli insana ne verilir?
Sıcacık bir tavuk çorbası, tavuk acilen pişirilmiş!
Ama kadın hâlâ iyileşmiyormuş, eş dost ahbap,
gelince hasta ziyaretine,
çiftçi de sofraya koyunu çıkarmak zorunda kalmış.

Ama çiftçinin karısı iyileşmemiş; ölmüş.

Aman ne kalabalık gelmiş cenazeye, ne kalabalık!

Bu sefer de konukları doyurmak için kesilen inek olmuş.
Fareye de olan biteni deliğinin ardından izlemek kalmış.

*** Onun için bir daha,
seni ilgilendirmeyen bir sorun karşına çıkarsa, düşün.
Birimiz tehdit altındaysak, hepimiz risk altındayız.
Bu hayat denen yolculukta birlikte yol almaktayız.
Birbirimizi kollayıp, güç ve güven paylaşmalıyız.

***Durma, durdukça sıra sana gelecek!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Mutluluklar ve acılar iç-içe yaşanıyor bu dünyada.

images[6]

Mutluluklar ve acılar iç-içe yaşanıyor bu dünyada. Mutlu olmak için mutlaka bir hedefe ulaşmayı bekleyenler; hayatlarını duvarcı ustası gibi yaşayanlar kanaatimce… Bu kişiler; inşaa ettikleri binanın son tuğlasını koyduklarında, içeride hapsolduklarını görürler. Bir de hayatını bahçıvan gibi yaşayanlar var. Her yeni sürgünden, dallara ilkbaharda su yürümesinden, mevsimlerin birbirini izlemesinden mutlu olmayı bilir onlar. Bahçıvanlar için hayat; sürekli uğraştır.
Dünyanın; gece-gündüz, soğuk-sıcak, yaz-kış döngüsünün içinde olduğunu bilerek, aldıkları her nefese ve nefes aldıklarını hissettiren her insana, her canlıya şükreder bahçıvanlar. Ve onlar; insanlık için, doğanın bir parçası olmak adına hedeflerine ulaşırlar.

90 DAKİKADA ;ÇİÇEK MASAJI VE KULLANDIĞIM ÖZLER… (flower massage therapy)

10401994_10153676258418912_2021895255583120717_n[1]
“Mumlarla aydınlatılmış, loş bir odada, gözleriniz kapalı uzanmış yatıyorsunuz… Renklerin Mantraları eşliğinde Himalayaların mantra müziklerini dinlerken, Yasemin, sandal ağacı, lavanta,zambak kokuları başınızı döndürüyor. Rahatlatan dokunuşlarsa tüm yorgunluğunuzu alıyor.”
Hayır güzel bir rüyayı değil, sadece bir ÇİÇEK masajı seansını anlatıyorum.
Çiçek uçucu yağların hem psikolojik hem de fiziksel reaksiyonu tetiklemek üzerine kurulu olduğunu biliyor musunuz? Çiçek esansları ile yüksek vibrasyonlu temel enerji güçleri, nefes yoluyla ve hollistik masaj teknikleri ile bedene difüze edilirek şifa kanalının çalışması sağlanır. Çiçeklerin titreşimi,en temel ağrı sorunlarımızda bile, ağrılı bölge üzerinde, ağrının şiddet derecesine göre seanslarla çalışır ve hızla şifa verir.
Ruhsal arınmada Çakralarımızın temizlenmesi ve blokaj alanlarının yenilenmesi için çiçekler, yeterli güçte titreşim frekanslarına sahiptirler. Ahenk verici ÇİÇEK YAĞLARI, ruhunuzu yatıştırmaya, zihin ve bedeninizi dengelemeye yarayan titreşim güçleri ile mükemmeldirler. Yatıştırıcı ve şehvetli ylang ylang ruhu rahatlatan lavanta, mavi solucan otu, sardunya ve bergamot stresi azaltmak ve enerjiyi güçlendirmek için çalışır. Çiçek ekstresi, esansiyel yağı derideki metabolik süreçleri harekete geçirir.
Her çakra alanının kendine özgü titreşimleri bir çiçek türü ile buluşur. Çiçek özleri birbirlerine karıştırılmaz.
1.ÇAKRA- -SEDİR VE KARANFİL YAĞI VE ÖZÜ
2.ÇAKRA -LİMON YAĞI –İĞDE ÇİÇEĞİ ÖZÜ-YLANG YLANG
3.ÇAKRA – PAPAYA – PORTAKAL ÇİÇEĞİ ÖZ VE YAĞI-YLANG YLANG
4. ÇAKRA – FRANCE ROSE-
5.ÇAKRA – ADAÇAYI VE OKALİPTÜS ÇİÇEK ÖZÜ VE YAĞI
6.ÇAKRA- -YASEMİN ÇİÇEĞİ-MENEKŞE
7. ÇAKRA –JASMİN-LAVANTA ÇİÇEK ÖZÜ VE YAĞI
Şifa Olsun…

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Öğrenciydik biz, hayatın bir anlamı vardı ve biz bunu bilmesek bile hissederdik.

13167_359110057623780_3677149055993974936_n[1]

Saçlara jöle, tırnaklara oje, sürülemez,
spor ayakkabıyla okula girilemezdi.

Erkekler kravat, kızlar fiyonk takmadan, yaka ve tırnak kontrolü yapılmadan derse girilemezdi.

Sabahları bahçede sıra olunur, pazartesi sabah Cuma öğleden sonra müdür konuşma yapar, özel günlerden biriyse saygı duruşu yapılır ve gerçekten saygıyla durulur, İstiklal Marşı okunurken dik durulur, konuşulmaz, saygı duyulurdu.

Öğretmenlerle dalga geçilemez, veli toplantıları aileye korkarak bildirilir, okulda “konuştuğun” (sevgilin) varsa sadece bahçede yan yana yürünürdü.

Forma ile okula gidilir, eve gelene kadar forma çıkarılmazdı. Gömlekler pantolonların – eteklerin, içine sokulur, okul renkleri dışında bir renk giymek yürek isterdi.

Küpe, kolye, yüzük, bilezik hafta sonları takılır, saçlar erkeklerde tıraşsız, kızlarda 3 boğum örgüsüz ise disipline gidilirdi.

Cep telefonu yoktu, internet de yoktu ama yine de öğrenciler birbirleri ile haberleşirdi.

Biyoloji dersinde üreme konusu anlatılırken utanılır, aruz ölçüsü ezberlerken delirilir, milli güvenlik hocaları askeri disipline sokmaya çalışırdı.

Okul kitapları üzerinde sevilen sanatçı resimlerini olduğu klasörlerde taşınır, ders yılı başında mutlaka kap kâğıdıyla kaplanır, etiketler yapıştırılır, etikete adı-soyadı- sınıfı- hangi dersin kitabı olduğu yazılır, o derse ait defterler de kolaylık olsun diye aynı desen kap kâğıdıyla kaplanır, ders sırasında yanında kitabı olmayan azarlanırdı.

Sınıflar kalabalık olsa da çıt çıkmadan ders dinlenir, boş derslerde sınıftan çıkılmaz, ders saatlerinde okul sınırlarını ihlal etmek isteyenlere acınmazdı.

Ödevler mutlaka yapılır, dönem ödevleri için kütüphaneler, meydanloueres, ana ya da temel britanikalar taranır, ödevler elle ve mutlaka dolmakalemle yazılırdı.

Yat denince yatılır, sabah okula servis yerine otobüsle gidilir, bazen çanta yoklaması yapılır, okula yasak bir şey getirilemezdi.-okulun herhangi bir yerinde sakız çiğnenemez, derslerde bir şey yenemez, su içmeye gitmek için izin istenirdi.

Birine uyuz olduysak öğretmene şikâyet eder, asla kendimiz sopayla, bıçakla girişmez, çeteleşmez, okul dışında bile kavga etmezdik. Bilirdik ki kavga edersek evde ya da okulda bi posta daha dayak var.

Kızlarla erkekler birbirine mesafeli durur, el şakası yapmaz, küfürlü konuşmaz, efendilik bozulmazdı.

Yerli malı haftası sınıf pikniğine döner, her tür yiyecek bulunur ve biz bu yemekleri paylaşırdık.

Kitap okurduk örneğin, ödev bile olsa okurduk. Değiştirip kitapları öyle okur, kütüphaneden kimlik çıkartır kütüphanede okurduk.

Biz öğrenci gibi öğrenciydik. Saygılıydık, tertipliydik, edepliydik…

Biz çok güzel öğrencilerdik. Çok zor da olsa o dönemlerde hayat, hayatın bir anlamı vardı ve biz bunu bilmesek bile hissederdik…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

RUHUNUZA, ENERJİNİZE VE BURCUNUZA EN UYGUN PARFÜM HANGİSİ?

Her burcun kendine has özellikleri var. Evoria.com uzmanları, kadınlar için burçların özelliklerine uygun parfüm önerilerinde bulundu.

Kitleleri peşinden sürükleyen Koç kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Cesur, dinamik ve lider bir yapıya sahip koç kadınları, kendi haklarını ve sevdiklerinin haklarını savunmak için her şeyi göze almaya hazırdır. Maceraperest ruhu ve içindeki tükenmek bitmeyen enerjisiyle çevrelerinde dikkat çekerler.

Parfümü: Versace Bright Crystal

Venüs’ün feminen Boğa kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Yetenekli, kendilerine ait öz değerleri ve inançları olan boğa kadınları fikir ve alışkanlıklarına sahip çıkarlar. Venüs tarafından yönetildikleri için feminen ve romantik kokular onlara uygundur.

Parfümü: Gucci Flora

Hayata enerji katan İkizler kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Yaratıcı, hayal gücü kuvvetli ve esprili ikizler kadınları, konuşmayı seven, iletişim yönü güçlü kadınlardır. Farklılıklardan hoşlanırlar ve birbirinden değişik kokuları denemekten çekinmezler.

Parfümü: DKNY Golden Delicious

Felsefesi dinginlik olan Yengeç kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Hassas ve duygusal olan yengeç kadınları, evcimen yapısıyla ve uysallığıyla dikkat çekerler. Ev yaşantısına önem veren yengeç kadını her yerde kendini rahat hissetmek ister.

Parfümü: Pure DKNY

Öz güvenini güneşten alan Aslan kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Sanatçı ruhlu aslan kadınları yeteneklere değer verirler. Hayatlarında net çizgileri vardır ve ilişkilerinde sadakate oldukça önem verirler. Keskin kokular aslan kadınına yakışır.

Parfümü: Escada Incredible Me

Yaşam analisti Başak kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Detaylara önem veren başak kadınları hayatın her alanında titiz ve planlı olmayı severler. Planlı yaşamaya özen gösterir, hayatlarındaki çoğu kişiye ve alışkanlıklarına sadıktırlar.

Parfümü: Calvin Klein Eternity

Zodyak’ın modern kadını Terazi

Burçlara göre parfüm seçimi

Sakin kişilikleriyle çevresindekilere huzur veren bu kadınlar büyüleyici bir doğallığa sahiptir. Sosyalleşmeyi, yeni dostluklar kurmayı oldukça severler. Onları tamamlayacak kokular baharatlı ve egzotik kokular olabilir.

Parfümü: Giorgio Armani Idole

Hayata tutkuyla sarılan Akrep kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Biraz gizemli ve dramatik olan bu kadınlar zerafetiyle dikkat çekerler. Zaman zaman hayata bakış açıları karamsardır. Akrep kadınları duygusaldır ve çevresindekilerin hiç ummadığı konularda bile tutkulu bir tavra sahiptir.

Parfümü: Ralph Lauren Romance

Entelektüel Yay Kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Özgürlüğüne düşkün yay kadınları hayata entellektüel bir bakış açısıyla bakarlar. Gezmeyi, yeni kültürler tanımaya açıktır ve değişik olan herşey onların ilgisini çekmeye yeter.

Parfümü: Paco Rabanne Ultraviolet

İş yaşamının başarılı kadını Oğlak

Burçlara göre parfüm seçimi

Son derece sorumluluk sahibi ve güvenilir olan oğlak kadınları, hedeflerine ulaşmak için çalışır. Adeta onlara verilen her görevi yerine getiren görev insanıdır.

Parfümü: Gucci Envy Me

Hayatın her alanında Kova kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Kova kadınları, inatçı, deneysel, sıra dışı ve farklılıkları seven insanlardır. Genellikle çeşitli ortamlarda, farklı insanlarla iletişim içinde olurlar. Yenilikçi, doğal, çiçeksi ve sıcak kokuları tercih edebilirler.

Parfümü: Burberry Touch

Sezgileriyle hareket eden Balık kadını

Burçlara göre parfüm seçimi

Zodyak’ın en çekingen, naif kadınları olan balıklar, yaşam enerjilerini tıpkı balıklar gib sudan alırlar. Suyun berraklığı ve saflığı balık kadınlarının ruhlarına yansır. Anaçlıklarıyla etrafına sevgi saçan balık kadınına en uygun kokular genellikle çiçek kokularıdır.

Parfümü: Estee Lauder Pleasures Intense

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »