YAŞLILIK;

images5EA7TIJV
Ne yaşın ilerlemesiyle,
Ne saçın ağarmasıyla,
Ne belin tutulmasıyla,
Ne de sana, amca teyze denilmesiyle başlar.
Yaşlılık, hayattan ümidini kaybedip,
Yaşlandım sanılmasıyla,
Kendinin salınmasıyla,
Her lafa alınmasıyla,
Hayattan bıkılmasıyla başlar.
Herkesin içinde yaşayan bir çocukluk vardır,
Ne zaman bu çocuk yanınızı öldürürseniz
İşte o zaman başlar yaşlılık
Bazen 20 yaşındayken
Kendini 60 yaşında hissedersin,
Önemli olan 60 yaşındayken
Kendini 20 yaşında hissedebilmektir.
Yaşlılık, yaşlandığına inanmakla başlar,
Ne zaman buna inanırsın
O zaman YAŞLANIRSIN
Zülfikar DEMİREL

NAR ve NAR EKŞİSİNİN FAYDALARI…

images[5]
 
(SAHTE NAR EKŞİLERİNE DİKKAT)
Her tarafta hakiki nar ekşisi diye satılan fakat % 99’u glikoz ve sitrik asitten oluşan sahte nar ekşilerine dikkat edilmeli 
 
¨      Şeker Hastalığına iyi gelir,

¨      Dişeti kanamalarına iyi gelir,
¨      Kellik tedavisinde oldukça etkilidir,
¨      Tansiyonu yüksek olanlar için faydalıdır,
¨      Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler,
¨      Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur,
¨      Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır,
¨      Enerji verir, yorgunluğu giderir,
¨      İdrar söktürücü etkisiyle toksin atılımını sağlar,
¨      Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur,
¨      Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller,
¨      Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar,
¨      İshali (diare) önler, tedavide destek sağlar,
¨      Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar,
¨      Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır,
¨      Böbrek yaralarına karşı tatlı narın bol bol yenilmesi;
¨      Göz ağırısına karşı ekşi nar taneleri, mercimek ve gül suyundan oluşan karışımın göz kapakları üzerine yarım saat konması;
¨      Göz kaşıntısında nar usaresinin pişirilerek süzüldükten sonra hazırlanan ılık sıvının sürme şeklinde göze sürülmesi;
¨      Dış basura karşı ekşi nar ile sirkeden, kellik tedavisinde ise ekşi nar ile zeytinyağından oluşan bir terkibin kullanılması;
¨      Kalp çarpıntısına karşı nar tanelerinin dövülerek damıtılmış suyla şurup halinde içilmesi;
 
¨      Romatizma ağrılarının hissedildiği eklem ve uzuvlara nar şırası sürüldüğünde, ağrı kesici özelliği bulunmaktadır.
 
¨      Bayılmalara karşı nar şerbeti içilmelidir. Tatlı nar suyu, ses kısıklığı ve zatürreye karşı şifalıdır.
 
¨      Narın meyvesi ve suyunun yanı sıra çiçekleri ve kabuğu da yararlarıdır. Nar çiçeği bağırsak yara ve iltihaplarını iyileştirir. Boyun tutulmasında nar çiçeği lapası boyna konursa şifalı gelir.
 
¨      Narın kabuğu çay gibi demlenerek içildiğinde, mide ve bağırsak hastalıkları ile ishal ve dizanteriye karşı oldukça faydalı olmaktadır

Kadınlar Bu Gıdalarla Daha Sağlıklı Olacak

kadinlar-icin-gidalar[1]

Yiyip içtiğimiz besinler ile sağlıklı kalmak arasındaki güçlü bağı hepimiz bilsek de iş uygulamaya gelince başarılı olamıyoruz.

Doğru seçilen besinler sağlıklı, fit,ve de genç kalmanın mümkün olduğunu söyleyen Diyetisyen Nilay Keçeci, sofralardan eksik edilmemesi gereken 9 süper gıda önerisi ve bunların faydalarını sıraladı:
Brokoli

Özellikle cilt sağlığı açısından olumlu etkisi olan brokoli, antioksidan özelliği ile cilt yenilenmesini hızlandırır ve yaşlanmayı geciktirir. Cildimizi esnek tutar, morarma ve çürümenin önüne geçer, kansere karşı korur. Akne oluşumunu önler, cilt kuruluğunu azaltır. Bunun yanında mide ve bağırsak sistemimizin düzenlenmesinde de olumlu etkileri vardır.

Havuç

A vitamini içeriği de yüksek olarak bilinen havuç, hem sinir sistemi hem göz hem de cildimiz için oldukça önemli bir gıdadır. Cilde parlaklık verir, nem kazanmasını sağlar ve yenilenmesine yardımcı olur. Kabızlığa iyi gelir, kalp dostudur ve iltihabik hastalıklarda etkilidir.

Kivi

Kivi hem vücudu mutluluk veren seratonin hormonunun salgılanmasına yardımcı olur hemde cildi güzelleştirir ve besler, kolestrerol düşürücü ve tansiyon düşürücü etkileri bulunmaktadır. C vitamini içeriği yüksek olan kivinin içeriği hücre DNA sını korur, kan şekeri regülasyonuna yardımcıdır

Düşük yağlı yoğurt

Yoğurtta bulunan faydalı bakteriler barsakları ve sindirim sistemini düzenliyor ve rahatlama sağlıyor. Bunun yanında kadınlarda mide ülseri ve vajina enfeksiyonu risklerini azaltıyor. Henüz kanıtlanmamış olmakla birlikte, haftada üç ila beş kez tüketilen az yağlı yoğurdun kadınlarda göğüs kanseri riskini azalttığı yolunda görüşler var.

Yağlı balıklar

Balıkların en faydalı yeri olan omega-3 yağ asitlerini haftada iki üç kez yiyerek almak mümkün. Somon, sardalye vb. gibi balık çeşitleri, hücre zarını güçlendirdikleri gibi, kalp hastalığı, hipertansiyon, depresyon, eklem ağrısı gibi rahatsızlıklara karşı korunmaya katkıda bulunuyorlar.

Fasulye

Protein ve lif açısından son derece zengin olan fasulyeyi haftada üç dört kez tüketmekte fayda var. Fasulye kalp krizi ve göğüs kanseri riskini azaltmakla kalmıyor ayrıca kadınlık hormonlarının dengeli ve istikrarlı olmasına da katkıda bulunuyor. Uluslararası kanser araştırmalarına yer veren International Journal of Cancer adlı bilimsel makale dergisi araştırmacıların fasulye türlerinin ve mercimeğin göğüs kanserini önleyici etkileri olabileceğine dair bazı çalışmalar bulunduğunu duyuruyor.

Tüm kırmızılar

Kadınların domates, kan portakalı ve karpuz gibi likopen zengini gıdaları haftada üç – beş kez tüketmeleri tavsiye ediliyor. Güçlü bir antioksidan olan likopenin erkeklerde prostat kanseri riskini azalttığı gibi, kadınlarda da meme kanseri riskini azalttığını ortaya koyan yeni araştırmalar var.

D vitamini ile takviye edilmiş az yağlı süt veya portakal suyu

Kadınların günde belirli miktarlarda D vitaminine ihtiyacı bulunuyor. Kalsiyumun kemiklere faydalı olabilmesi için barsaklardan emilmesi gerekiyor. D vitamini alımı kadınlarda kalsiyum kaybı nedeniyle kemik kırılmalarına kadar olumsuz sonuçlara yol açabilen osteoporozun yanı sıra şeker hastalığı, multipl skleroz (MS), göğüs, kolon ve yumurtalık kanseri risklerini de azaltıyor. Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar D vitaminin barsak ve yumurtalık kanserini önleme potansiyeli olduğunu ortaya koydu.

Çilek ve böğürtlen

Çilek, böğürtlen, kızılcık ve ahududu gibi meyveler aynı şarapta olduğu gibi anti kanserojen özelliklere sahip ve hücre onarıcı olduğu bilinen antokyan maddesini içerirler. Antokyanlar meme, mide ve bağırsak kanseri risklerini azaltan önemli antioksidanlar arasındadır. C vitamini ve folik asit açısından çok zengin olan bu meyveler, cildin yaşlanmaya karşı korunmasına da katkıda bulunuyorlar.

Yazının Devamı: Kadınlar Bu Gıdalarla Daha Sağlıklı Olacak | Bitkiblog.com
Follow us: @bitkiblog on Twitter | Bitkiblog on Facebook

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş.

images[1]

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.

Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.
Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”
“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.
Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur?
Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.
“Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz,
Eskici bağırır , antikacı bağırmaz,
Söyleyecek sözü, fikri değerli olan bağırmaz,
Bağıran düşünemez düşünmeyen kavga eder…”
Mevlâna

Savaştan Geldim Kadın, Bana Şarap Getir…

10995922_1000386746653341_6919143551637244723_n[1]

Yine Gelin…

10981849_1000401939985155_1563366831699557622_n[2]

”18 IŞIK YÖNTEMİ” İLE OLUMSUZLUKLARINIZDAN ARININ.

images[4]

Bizi yaşamdan uzaklaştıran en önemli bahanelerden biridir “Zamanım yok!” ifadesi Kendinize mutlaka zaman ayırın ve beden-zihin bütünlüğünüzü gerçekleştirin

Aşağıdaki 18 öneriyi planlı bir şekilde yaşama geçirmenizi öneriyoruz Vakit kaybetmeden “hemen şimdi” uygulayın!
Sevgiyi de hemen şimdi istiyoruz dostluğu da…

Ama işte en zoru da bu İsteklerine nasıl yaklaşacağını bilmeyen, kendini mutlu edecek yolların adreslerini kaybeden birçok insanın varlığından haberdarız

Aynı zamanda çözümlerin hep çok uzaklarda arandığının da İçimize ferahlık kazandıracak bütün “hemen”leri yakalayabilmenin ipuçlarını bulmak hiç de zor değil

Şunu unutmayın; düşüncelerin zihinde bloke olmasından dolayı, insanlar içlerindeki yaşam sevincini yitirebiliyorlar Korku ve endişe duyguları bir kanser gibi benliklere hakim olabiliyor

Oysa, bunları bizden uzak tutacak “arınma” yöntemleri mevcut Kendinize yatırım yaparak, korkuları ve kaygıları uzaklaştırmaya var mısınız?

İşte, dönem dönem yenilenme sohbetleri düzenleyen ve alternatif terapinin önemli bir adresi olan Işık Terapi’nin de gösterdiği yollarla geliştirdiğimiz 18 öneri…

18 Işık Yöntemi

1- En önemli an, sabah uyandığınız zaman dilimidir Sabah henüz yataktan kalkmadan (uyandığınız an) dudaklarınıza bir gülümseme gönderin “Bugüne sağlıkla ve sevgiyle gözümü açabildiğim için şükürler olsun” sözleriyle bu gülümsemeyi tüm bedeninize gönderin ve şunu söyleyin:

“Bugün evrenin bana vereceği tüm güzel mucizeleri kabul ediyorum Bugünüm aydın olsun” Ardından, yataktan yavaş ve sakin bir biçimde kalkmaya çalışın

2- Pencerenin önüne gelin ve dışarıya bakarak nefes alıp vermeye başlayın Bu “nefes egzersizleri”ni, nefesinizi izleyerek gerçekleştirin Bunu birkaç kez tekrarlayın

3- Bu 18 öneriyi uygulamak için kendinize bir süre verebilirsiniz Örneğin 10 gün Bu 10 gün boyunca, beslenme tarzınızı da gözde geçirin Özel bir yemek mönüsü hazırlayın örneğin Yemeklerinizin sebze ve meyve ağırlıklı olmasına dikkat edin Ağır yemeklere asla sofranızda yer vermeyin

Bol bol su için (En az üç litre) Ancak, bu asla “diyet” olarak algılanmamalı Bu beslenme biçimi sadece bedeni temizlemeye ve tazelemeye ortam hazırlar Yani yemekle ilişkinizi 10 gün boyunca “yaşamak için yemek” boyutuna indirgeyin

4- Her gün, ne olursa olsun 5-10 dakika bile olsa açık havaya çıkın (Deniz kenarı ya da yeşil alan) Bu ortamda varlığınızı fark edin Dünyada tek ve çok önemli olduğunuzu düşünün

Elinizdeki her şey için (Şükürler olsun ki sağlıklıyım gibi ifadelerle) teşekkür edin Bu teşekkürü hücrelerinizin bile hissedeceği bir içtenlikle yapın Kendinizi o an baş başa kaldığınız doğal ortamla bütünleştirerek

5- Kendiniz için bir defter edinin ve her gün bu defterle birkaç dakika baş başa kalın Arınmaya yönelmek için zihninizdeki tüm olayları yazın İçinizden gelen duygu ve düşüncelerinizi hiçbir baskı altında kalmadan defterinize aktarın

Sorunları yazarak netleştirmek, onlarla yüzleşmek hayatınıza inanılmaz bir rahatlık getirir ve sırtınızdan büyük bir yük kalkmış gibi bir duyguya kapılırsınız

6- Arınma programı süresince, sadece çok candan yaptığınız ve ruhsal doyum aldığınız, sizi besleyen şeylerle ilgilenmeye çalışın

Her gün size huzur ve mutluluk veren kelimeleri ya da olayları defterinize yazın Bu yazdıklarınızı gün içinde ara ara okumaktan ya da bir göz atmaktan vazgeçmeyin

7- Ağzınızdan çıkan her kelimeyi kulağınız duysun “BEN yaparım”, “SEN zaten böylesin” gibi yargılayıcı tavırlar içine kesinlikle girmeyin Çünkü kendinizi ya da başkasını yargıladığınız anda kendi bedeninizi enerjitik anlamda kirletmeye başlıyorsunuz Eğer çok gerekiyorsa yapıcı ifadeler kullanmaya özen gösterin

8- Zaman zaman neler düşündüğünüzü dışarıdan sanki başka bir kişi gibi gözlemleyin ve kendinizi dinleyin Ancak bu gözleminiz de eleştirel anlam taşımasın Kendinize dışardan bakabilmeye ve kendi duygularınızla empati kurabilmeye çaba gösterin

9- Her şeyle ama her şeyle bağ kurmaya çalışın; çiçekle, ağaçla, hayvanlarla, cansız varlıklarla Onlarla aranızda oluşturacağınız bu bağ, emin olun ki sizi şaşırtacaktır Çünkü yaşam, bizim algılamak istediğimiz kadar bizimle buluşur Algı boyutlarımızı zenginleştirdiğimizde ise bambaşka bir ortamda bulabiliriz kendimizi

10- Bu 10 günlük süre içinde çok az konuşun Olayları, kişileri ya da olguları algılama ve hissetme konusunda zihin-beden buluşmasına sık sık başvurun

11- Bazı farklılıklarla tanışın Örneğin, evinizde veya işyerinizde size ait, çok sevdiğinizi hissettiğiniz obje grubu oluşturun Renkli taşlar, kristal objeler Bir demet çiçek de olabilir

Her gün o sevdiğiniz objenize (veya objelerinize) mutlaka dokunun ve sizden onlara, onlardan da size sevgi enerjisi akmasına izin verin

12- Çiçeklerle veya doğayla kurulan bağ çok önemlidir Yaşam bize bizim ona sunduğumuz kadar artı (+) veya eksi (-) frekans sunar O halde, kendimize sevgiyle verdiğimiz her armağan, motive olmamız için gerekli bir araçtır

Çiçekleri veya doğayı size sunulmuş bir armağan gibi düşünüp, bu bakış açısıyla onları algılamaya çalışırsanız doğa size ödülünü vermekte gecikmeyecektir

13- Masanızın üstünde mutlaka, tüm negatif enerjileri çeksin düşüncesiyle bir bardak su bulunsun Bu suya her gün olumlu düşünceler yükleyerek yenileyin Su, arınmak için çok önemli bir maddedir

14- Günde en az 20 dakika meditasyon yapmayı deneyin Meditasyonun amacı, derinden gevşemek ve bedenle iç varlığın tazelenmesini sağlamaktır

15- Her gün birisi ya da bir şey için, iyi olduğuna inandığınız bir davranışta bulunun Örneğin, “Seni seviyorum” deyin ya da ona çiçek alın İhtiyacı olan birine iyilik yapın Ancak asla “Ben yaptım”, “Ben gittim”, “Ben hallettim” gibi sözler kullanmayın

16- Gün bittiğinde, tüm gününüzü gözünüzün önünden geçirin Bir şekilde sanki kendinizi değil de bir başkasını seyrediyormuş gibi neler yaptığınızı gözden geçirin

17- Kendinize sorular sorun Örneğin, “Bugün nasılsın? Gün içinde neler yaptın? Neler seni rahatsız, neler seni mutlu etti?” gibi soruların cevaplarını hissetmeye çalışın Ancak asla kendinizi yargılamayın

18- Akşam yatarken yine olumlu geçen gün için evrene teşekkürü ihmal etmeyin Birkaç kez derin nefes egzersizleri ile rahatlayın

“Gün içinde, bedenimde birikmiş tüm tortulardan, huzursuzluklardan arınıyorum” sözleriyle rahatlayın Yeni günün ışığının sizinle birlikte, güvenle var olacağını bilmenin huzuru içinde kendinizi rahat bir uykuya bırakın

* Alıntı..

4 Nisan Ay Tutulması Olumlamaları…

11133777_886309581412838_4151668148961079150_n[1]

4 Nisanda iki tane 4 yan yana gelecek ve bir sekizle birleşerek günün enerjisini oluşturacak. Anlamı, yaşamınızda işlemeyen ve sizi engelleyen ne varsa bunların oluşturacağı sıkışma ile derin dipli bucaklı bir yüzleşme yaşanabilir demek.

Yüzleşmeler yolunuzu açacak etkilerdir. Kaçtıkça yolunuzu açma fırsatlarını kaçırırsınız. Yaşamınızda yeniye yer açmak için yüzleşin ve tıkanıklıkları kaldırın ! Sabit ve ön yargılı davranmak yerine doğal olarak gelişen değişimlerden sizde kendinizi geliştirecek ve yenileyecek şekilde faydalanın.

Bastırılan duyguların açığa çıkması muhtemeldir. Duygusal patlamalar ikili ilişkilerde sorunlar oluşturabilir. İfade edilmeyi bekleyen duygular varsa bunlar sürprizlerin oluşmasına sebep olabilir. Dengesizliğin içinde saklı bir denge vardır. Kaybolan dengelerin yerine yeni dengeler oluşacaktır. Yeni dengelere açık olmak daha kolay geçiş sağlar.

OLUMLAMA

Zihnim, ruhum, duygularım ve bedenimle bir bütünüm.Tüm yönlerimle dengedeyim ve kendimi olduğum gibi seviyor ve onaylıyorum. İçimdeki duyguların özgürce açığa çıkmasına , ifade edilmesine ve olanca tatminle yaşanmasına izin veriyorum. Bu akışa teslim olurken özgürleşiyorum. Varlığıma şükürler olsun.

kaynak: Mehmet aktürk

TEMEL HİNT KURALI:

1385664_10153684125673912_5909447210528816577_n[1]

İlk kural :
” Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.”
İkinci kural :
“Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. ‘Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı’ gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”
Üçüncü kural :
” İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.
Dördüncü kural:
“Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir.
Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle yola devam etmek gerekir.”
Kendine iyi bak. Tüm kalbinle sev. Sonuna kadar hayatın tadını çıkar. Hayatındaki her gün bir hediyedir, kıymetini bil.
Şifa Olsun…