BÜTÜN MESELE; İYİ, MUTLU VE SAĞLIKLI OLDUĞUN ZAMANLARDA REHAVETE KAPILIP BU DURUMUN EGONU ŞİŞİRMENE VE DOLAYISYLA HATALAR YAPIP YERE ÇAKILMANI ENGELLEMEK, KÖTÜ OLDUĞUN ZAMAN DA KARALAR BAĞLAYIP, UMUTSUZLUĞA KAPILIP KENDİNİ BIRAKMANI ENGLELLEMEK…
BUNUN İÇİN HER DAİM UYANIK OLMAK LAZIM VE BUNUN HATIRLATICISI DA ”BU DA GEÇER YA HU DUR!”’
aNETTE
Ünlü sav sözünde Spinoza, :
KONFÜÇYÜS
Bedene Renk Uygulamak
Renk tedavisinde etkili olan, insan vücuduna enerjileri sokan, göz, deri ve cakralardır.
Vücudumuza değişik yollarla sokulan bu enerjilerle fiziksel, duygusal olumsuzlukların ortadan kaldırılması mümkün.
Renk tedavileri, diğer terapilerde olduğu gibi, bedene değişik yollarla uygulanabilir.
Kullanılan çeşitli yöntemlerin bazı örnekleri renk ile meditasyon yapmak, güneş ışığına maruz bırakılan su, renk soluma, renkli ipek yerleştirmek ve bedene renkli ışık yönlendirmek.
Bedene renk yönlendirmenin en genel şekli, renkli filtreler kullanılan bir ışık kutusudur.
YEŞİL
Mavi ve sarı renkten yapılan yeşil uyumun rengi olarak görülür. Ilımlı bir yatıştırıcıdır. Sinir durumlarının, yüksek ateşin, ülserlerin, gribin, sıtmanın, soğuk algınlığının, cinsel rahatsızlıkların ve kanserin tedavisinde faydalıdır. Gözün görüşünü korur ve güçlendirir. İltihaplı durumların tedavisinde büyük yardımcıdır.
Yeşil Enerji Kalp Çakrası tarafından yönetilir. Bu çakra sevgi/kendini sevme ile ilgilidir. Sevgiyi koşulsuz olarak verme ve alma yeteneği. Dengeli olduğunda, bu sevgiyi verebiliriz ve ayrıca kendimizi olduğumuz gibi sevebilir ve besleyebiliriz.
Kalp çakrası ile ilgili bazı problemler: kalp rahatsızlıkları, Bağışıklık sistemi hastalıkları, örneğin AIDS, kronik yorgunluk sendromu; bağışıklık sistemi ile ilgili diğer problemler, alerjiler, meme kanseri.
Yeşil görünür spektrumun ortasında, dengeleyici bir renktir. Yeşilin üzerindeki üç renk, “serin” renkler olarak bilinir ve sakinleştirici etkileri vardır, yeşilin altındaki üç renk “sıcak” renkler olarak bilinir ve canlandırıcı etkileri vardır. Yeşil bu ikisi arasındaki dengedir.
Yeşil uyumlayıcı, dengeleyici enerjidir. Kalp ve kan üzerinde güçlü etkileri vardır.
Yeşilin, kendiniz ile ilgili hissettiğiniz yol ile çok fazla ilgisi vardır. Bolluk ve verme ile ilişkilidir. Yeşilin doğa ile güçlü bağı dengeli, huzurlu, uyumlu olmak için çok önemlidir.
Kalp Çakrası – kalbin, akciğerlerin, bronşların, kolların, ellerin ve ikincil sistemin dengelenmesini sağlar. Bu enerji – yenilenme, yeni hayat, tazelik ve berraklık hissi verir.
Kalp ruhun merkezidir ve bizi diğer insanlar ile bir yapan kalptir. Daha önemlisi, sevgi enerjisini barındırır.
Sevilen kişiler ile, aile ve arkadaşlar ile birlikte olmak kalp enerjisini güçlendirir.
Yeşil kullanmak – Kalplerimizde sevgiyi kabul etmeli ve izin vermeliyiz ve geriye herhangi bir karşılık beklemeden sevgiyi vermeyi öğrenmeliyiz.
Kalp merkezimiz dengelendiğinde, koşulsuz olarak pozitif hisler ve mutluluk verebiliriz.
* Sinirlerinizi yatıştırmaya gereksiniminiz olduğunda,
* Gerilimli başağrınız olduğunda,
* huzur ve uyuma gereksiniminiz olduğunda,
* kronik problemleriniz olduğunda,
* yatışmaya gereksiniminiz olduğunda, Yeşil Enerji yardımcı olabilir.
Dinshah, yeşili beyin fonksiyonunun ve genelde fiziksel bedenin “dengeleyicisi” olarak düşünürdü.
Yeşil ışığın ayrıca, zarar görmüş kasların ve beden dokularının yeniden inşasını canlandırdığı düşünülür.
İlave olarak, yeşilin hipofiz fonksiyon bozukluğunun neden olduğu endokrin rahatsızlıklarının iyileştirilmesinde hipofiz bezini canlandırdığı ve yeniden dengelediği söylenir.
Dinshah yeşil ışığı enfeksiyonları tedavi etmek için faydalı olabilen bir dezenfektan, antiseptik ve mikrop öldürücü olarak sınıflandırdı.
Yeşil ayrıca, kalp çakrası ile ilgili baskın renktir, bu, yeşil rengi kalp hastalıklarının bazı formlarını tedavi etmede yararlı bir renk yapar.
Ancak, eğer kalp rahatsızlığının duygusal kaynaklı olduğu hissedilirse, renk
refleksolojisti Willis yeşil yerine pembe ve menekşeyi kullanmayı savunur. Willis klinik gözlemlerinde yeşil ışığın enfeksiyonları tedaviye yardımcı olduğunda Dinshah ile uyuşur.
Ayrıca yeşil ışığın eterik bedeni temizlediğini iddia eder. Yeşil renk, toksin atımı ve atık ihracının en büyük organları olan kolon, karaciğer veya böbreklerdeki problemlerin neden olduğu toksinliğin tedavisinde macenta ile birlikte faydalı olabilir.
Toksin giderimine gereksinim olan hastalarda, Willis hem boğaz çakrası refleks noktalarının hem de anahtar organ refleks noktalarının (karaciğer, kolon veya böbrekler için refleks noktaları) macenta ve yeşil ile tedavi edilmesini önerir.
Genelde, yeşilin bedeni, zihni ve ruhu dengeleyen renk olduğu söylenir ve durugörürlerin şifacıların ellerinden yayıldığını sıkça gözledikleri bir renktir.
Aura alanındaki yeşil spiritüel büyüme ve gelişme ile ilişkilendirilebilir.
Yeşil, tüm enfeksiyonları tahrip eder ve iyileştirir.
Yeşil mevcut olduğunda, hastanelerde daha az enfeksiyon olur.
Çürümeyi yok eden ve hücreleri ve dokuları inşa eden renktir. Bu, proteinin maddesi ve kasların yapıcısı azottur. Hayvansal proteinler oldukça toksik ve tahrip edicidir.
Bedenin gereksinim duyduğu birçok element havadan akciğerler vasıtası ile absorbe edilir. Oksijen ve hidrojenin havadan alındığı bilinir, ancak çok az kişi azotun da havadan alındığının ve protein oluşturucu olarak kullanıldığının farkındadır.
Taze hava solumak ve taze sebzeler yemek, hayvansal formda gıda gereksinimini tamamen elimine eder. Sigara içmek, akciğerlerin havadaki azotu kullanmasını önler. Çok sigara içenler toksik hayvansal proteinleri yemeyi çok isterler. Bitkiler de azotlarının çoğunu havadan elde ederler.
Yeşil ister kronik, ister akut olsun tüm hastalıklar için temel renktir. Birçok durum sadece yeşil renk ile temizlenebilir.
Yeşil, bedenin veya başın herhangi bir yerindeki kan pıhtısını çözer. Bunu gerçekleştirmesi bir saatten az sürer! Bu amaçla kullanılan kimyasalların birçok yan etkisi vardır.
Kanser için kullanılan ana renk yeşildir. Kanser bedendeki atıklardan ve çürüme durumlarından beslenir. Bu atıklar bedenden uzaklaştırıldığı zaman, kanser sağlıklı dokulardan beslenemez, parçalanır ve bedenden atılır – kesinlikle zararsız şekilde. Temiz, sağlıklı bir beden kanserin herhangi bir formunu asla üretmez.
Açık yaralarda, kesiklerde, çürüklerde yeşilin kullanımı gerçekten olağanüstüdür. Kas ve dokuyu inşa etmek için yanıklarda ve yaraları olmayan yeni bir deri tesis etmek için yeşili turkuaz ile birlikte kullanılır.
Araştırmalar insanın içinde yaşadığı fiziksel çevrenin, sağlık ve mutluluğu açısından son derece önemli olduğunu tespit etmiş. Bu tespitler, doktorları,mimarları ve peyzajcıları bir araya getirmiş ve terapi bahçeleri oluşturmaya başlamışlar. Şimdi çalışmalar yapıyorlar , insanı iyileştiren terapi bahçelerinin nasıl olması gerektiği hususunda.
Bu konudaki ilk ciddi araştırmayı psikolog Roger Ulrich yapmış. 1984 yılında Science dergisinde yayınlanmış. Bahçe ve doğada zaman geçirmek çok zaman, ameliyat sonrası iyileşmenin, enfeksiyonların iyileşmesinin ve diğer bazı hastalıkların iyileşme sürelerinin daha çabuk olmasında etkili oluyor.
Kalp ameliyatı geçiren 160 hasta ile yoğun bakımda bir çalışma yapılmış.
6 farklı resim kullanılmış bu çalışmada. 3 tanesi çeşitli doğa fotoğrafları,bir soyut resim, bir boş duvar ve bir beyaz levha. İnceleme sonunda , yattıkları yerden ağaçlı dere resmine bakan hastaların, daha düşük dozda ağrı kesiciye ihtiyaç duydukları gözlemlenmiş. Ve diğer hastalara göre daha sakinlermiş.
Bu terapi tüm hastalıkları tek başına tabii ki iyileştirmiyor fakat ağrı seviyesini azaltıyor, stresi hafifletiyor ve bazı durumlarda iyileşme sürecini hızlandırıyor.
Araştırmalar terapi bahçelerinin hepsinin aynı etkiyi göstermediğini belirtiyor.En etkili olanlar etrafında ağaçların sıralandığı derelerin aktığı, yemyeşil gür çimenlerin, yeşilin her renginin görüldüğü,çalıların ve rengârenk çiçeklerin olduğu bahçeler.
Ve şimdilerde hastanelerde terapi bahçeleri oluşturulmaya başlandı.
Günümüzde kilo vermek için pek çok seçenek mevcut. Estetik operasyonlar, diyet listeleri, bölgesel zayıflama ameliyatları, mide kelepçeleri, zayıflama ürünleri ve zayıflama hapları gibi pek çok seçenek içinde bitkisel çözümler bir çok kişi tarafından tercih ediliyor
Yazar Dr. Peter J. D’Adamo’un açıklamarına göre her kan grubu belirli özelliklere sahiptir. Bu sayede kan grubunuza göre beslenerek ve spor yaparak daha sağlıklı olabilirsiniz.
İşte Dr. Peter J. D’Adamo’nun kitabında (Eat Right 4 Your Type) anlattığı kan grubuna göre diyet önerileri…
0 kan grubu diyeti
Kan grubunuz 0 ise protein ağırlıklı beslenmelisiniz. Kümes hayvanları, balık, et ve sebzelerden vazgeçmemelisiniz. Süt ve süt ürünlerinin yanı sıra fasulye gibi hafif bakliyatlar da tüketilebilir. 0 kan grubuna sahip kişilerin karın ağrısına yatkın oldukları da eklenmektedir.
A kan grubu diyeti
Kan grubu A olanlar için et değil sebze, meyve ve bakliyat ağırlıklı beslenme önerilmektedir. A kan grubunda olanların bağışıklık sistemi çok hassas olduğundan organik ve taze besinler tercih etmeleri gerekmektedir. Bu sayede bağışıklık sistemi güçlendirilebilir.
B kan grubu diyeti
B kan grubunda olanlar az yağlı süt ürünleri, yumurta, yeşil sebze ve et tüketmelidir. Bu gruptaki kişilerin tavuk alerjisi söz konusu olabilir ve domates, mısır, susam, mercimek ve yerfıstığı gibi besinlerden uzak durmaları belirtilmektedir.
AB kan grubu diyeti
Kan grubu AB olanların mide asidi daha azdır. Bu nedenle sindirimde zorluk yaşayabilirler. AB kan grubundakilerin kafein, alkol ve işlenmiş etlerden uzak durması gerekir. Ayrıca yeşil sebzeler ve süt ürünleri de sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir.
Her türlü diyeti yaparken mutlaka doktorunuza danışmanız gerektiğini unutmayın.
kaynak: milliyet
Ülkemize has birçok yiyecek ve içecek vardır. Bunların bazıları ilk önce yerel bölgelerde yaygınlaşmış, sonra tüm Türkiye geneline yaygınlaşmış, daha sonrada dünyaya yayılmıştır. Buna örnek olarak şalgamı verebiliriz. Şalgam suyu, Güney Doğu ve Doğu Akdeniz bölgesine has bir içecek olmuş, daha sonrada kebablı yemeklerin ayrılmaz parçası olarak Türk insanının vazgeçilmez bir damak tadı haline gelmiştir. Bizde bu yazımızda şalgam suyunu kısaca incelemek istedik. Acaba şalgam suyunun sağlığımız için bir önemi, zararı veya yararı var mıdır? İşte bu soruların cevabı:
Şalgam Turpgiller ailesinden olan Şalgam bitkisinden yapılan Çukurova’ya özgü bir içecektir. Kırmızı renkli, bulanık görünüşlü ve ekşimsidir. Acılı ve acısız çeşitleri mevcuttur.
Şalgama acı olarak genellikle acı süs biberi turşusunun suyu kullanılır. Damak tadına göre 1/3 ila 1/6 oranında şalgama katılabilir. Ancak şalgam acısıyla karıştırıldıktan sonra fazla bekletilmemelidir, şalgam bozulabilir. O yüzden acıyı şalgamı içmeden önce katmak daha iyi olur. Şalgamla beraber siyah havuç ikram edilir. Mayalanma sürecine de dahil olmuş bu siyah havuçlar, şalgam suyunun içinde dururlar. Bunlara tane denir, yöre aksanı sebebiyle dene dendiği bilinmektedir.
Şalgam suyu Adana ve Tarsus’ta sadece şalgam diye ifade edilir. Şalgam genellikle kebap çeşitleriyle birlikte tüketilir.
Şalgamın anavatanı Tarsus olarak bilinir ve Tarsus’a patentlenmiştir buna rağmen nüfustan dolayı en çok Adana’da tüketilir. Ermeniler tarafından ilk olarak yapıldığı söylenmektedir. Plastik şişede tadının bozulması daha kolay olduğu için genelde cam şişelerde tercih edilir.
Şalgam Suyunun Yapımı
Şalgam yapımında şalgam, kırmızı havuç, bulgur unu, tuz, maya ve su kullanılır. Şalgam suyunun fermantasyonu iki aşamada gerçekleşir.
Birinci aşama; ekşi maya, tuz ve su ile karıştırılarak bulgurun hamur haline getirilmesidir.
İkinci aşama; bulgurun su ile ekstaraksiyonu sonucu elde edilen sıvının dilimlenmiş şalgam ve kırmızı havuç ile fermantasyonudur.
Şalgamın Suyunun Faydaları
İnsan sağlığı için pek çok faydaları vardır.
Şalgamın Suyunun Zararları