Archive | 07 April 2015

Aşağıdan sana en uygun olan sembolü seç; biz de senin karakterini tahmin edelim!

Aşağıdan sana en uygun olan sembolü seç; biz de senin karakterini tahmin edelim!

Umursamaz!

Umursamaz!

;Senin bu dünyada en önem verdiğin şey, kafanın rahatlığı. Keyfin ve kahyasından başka umursadığın hiçbir nane yok. En çılgın, en kaos anlarında bile rahatlığını, sağduyunu koruyabiliyorsun; paniklemek sende bulunamadı. Çünkü insanların acelesine, büyük şehirlerin hayhuyuna uzaktan bakıyorsun. Senin yetişmen gereken hiçbir şey yok. Yani bu hayat bir okeyse, sende çifte okey var; dönüyorsun!..

Merhametli!

Merhametli!
Sen ince duyguların ince insanısın. Saygılısın, bu hayatta en korktuğun şey ise bilmeden insanları kırmak; bu yüzden herkese sanki onlar dünyanın en kırılgan kristaliymiş gibi davranıyorsun. Dikkatlisin yani. Sadece insanlara değil; doğaya, hayvanlara da… Yani her şeye herkese dikkatli davranıyorsun. Sevgi dolusun, sevgiyle taşıyorsun hatta. Kara günlerin dostu, umulmadık anda uzanan bir elsin…

Vahşi!

Vahşi!
Ooo dehşet’ül vahşet bir kişilikle karşı karşıyayız galiba! Şurası bir gerçek ki: Bu hayat; süt çocuklarına, iyimser romantiklere ve zayıflara uygun bir yer değil. Hayatta kalabilmek için acımasız, sert ve korunaklı olmak gerekiyor. Yani sen olması gerektiği gibi davranıyor; düşmanlarına karşı keskin dişlerini göstermekten asla geri durmuyorsun. Kendini ezdirmiyor, hakkını aramayı da biliyorsun. Çoğu zaman sana “baş belası”, “zurnanın zırt dediği delik” gibi sıfatlar takılsa da sıkıntı yok: Senin tavrın ve tarzın bu, ey baskın kişilik!
Eğlenceli!

Eğlenceli!
Sen lezzetli çipetpet’sin! Hayatı yaşamaktan zevk alıyor, etrafındakilere de aldırmayı biliyorsun. İşin gücün eğlenmek, gülmek, partilemek: Bu dünyayı dans pistine çevirir, üzerinde moonwalk yaparsın. Doğaçlama yaşıyorsun, yeni günlerin sana ne getireceğini bilmeden yaşamayı seviyorsun yani. Sen sen böylesin, kendini yolunda: Senin güzel hataların bile var…

Akılcı!

Akılcı!
Sen bu dünyaya 100 yaşında gelmişsin: Öyle bir olgunluk, öyle bir bilgelik, öyle bir akılcılıktan bahsediyoruz burada. En büyük rehberinse mantığın ve aklın pek tabii ki. Dengelisin, dengesizlikleri de hiç sevmiyorsun; çünkü biliyorsun ki durmuş saat günde 2 defa olsa bile doğruyu gösterirken, ayarsız saat hiç göstermez. Arkadaş çevrende ve ailendeyse sözü en çok dinlenilen kişisin; çünkü bilirler ki, sen duygularınla değil mantığın ve tüm objektifliğinle karar verirsin, ey 21. Yüzyıl’ın Konfüçyus’u 🙂

Derin!

Derin!
Senin zihnin dipsiz bir kuyu misali! Asla sığ değilsin, çok katmanlısın, süper bir yorumcusun, analizcisin. Felsefi bir derinliğin vardır. Okumayı, araştırmayı, tartışmayı seviyorsun. Dünya ve ülke meselelerine ilgi duyuyorsun ve bunlar hakkında düşünmek ve konuşmaktan haz duyuyorsun. Sıkıntılısın ayrıca, senin bir derdin var; ki seni sen yapan bu rahatsızlığın. Yani aydın mayası var sende. Buna rağmen hiçbir şey bilmediğini düşünüyorsun; işte senin bu mükemelliyetçiliğindir, seni derin ve dipsiz bir kuyu yapan!
kaynak: onedio

40 Adımda Hayatınız Değişsin…

BBh1SGW[1]

Sağlıklı ve mutlu bir hayat yaşamak için bu kırk adımı takip etmeniz yeterli!

Sıcak çikolata

Sıcak bir bardak kakaolu süt, hem az kalorili hem de bol lifli olduğu için ideal bir içecek.

Jumping jack

Zinde bir güne başlamak için iyi bir egzersiz olan ‘jumping jacks’ hareketi, temponuzu artırırken kollar, bacaklar ve tüm vücudu harekete geçirerek yağ yakımını artırıyor.

Havuç

En sağlıklı yiyeceklerin başında gelen havuç, A vitamini deposu olmanın yanı sıra, akciğer ve meme kanseriyle de savaşıyor.

İp Atlama

Kas kuvvetinizi artırmak için yapabileceğiniz en basit egzersizlerden olan ip atlamak, sizi forma sokar. Günde 15 dakika ip atlamak, aynı zamanda kalp hastalıklarından korunmanızı da sağlar.

Yeşil Çay

Yeşil çayın popüler olmasının bir sebebi var. Kalorisiz bir içecek olmasının yanı sıra, antioksidanlarla dolu olan bu çay, sabahları çay ya da kahve yerine geçmesi gerekiyor.

Yaban mersini suyu

Kan basıncınızı kontrol altında tutmak istiyorsanız, yaban mersini suyu için.

Brokoli

Harika bir C vitamini kaynağı olan brokolide yüksek oranda lif bulunur.

Nane çayı

Hazımsızlık problemlerinden kurtulmak için her gün bir bardak nane çayı için.

Avokado

Avokadoda bulunan yağ, kötü kolesterolle savaşmaya ve kalp krizi riskini azaltmaya yardımcı olur.

Sarımsak

Yemeklere tat vermesi için kullanılan sarımsağın içinde aynı zamanda bolca C vitamini bulunur.

Elma

Her gün bir elma yemek kolesterol ve kanser riskini azaltır. Astım belirtilerini de oldukça düşürür.

Muz

Antrenmanlardan önce bir tane muz yemek, enerjinizi artırır. İyi bir potasyum kaynağı olan muz, sindirime de yardımcı olur.

Yulaf

En sağlıklı atıştırmalıklardan biri olan yulaf, hem diyabet riskini azaltır hem de kolesterole iyi gelir.

Keten tohumu

Antioksidan ve lif kaynağı olan keten tohumu, diyabet ve kalp hastalıklarıyla savaşır.

Tatlı patates

Normal patatesten daha çok doğal şekere sahip olan tatlı patatesler, A vitamini deposudur.

Kahverengi pirinç

Beyaz pirinçten çok daha sağlıklı olan bu pirinçte bolca selenyum bulunur.

Lahana

Kan şekerini kontrol altında tutan lahana, kanser riskini azaltır ve kemik sağlığına katkıda bulunur

Somon

B12 ve D vitamini deposu olan somon, aynı zamanda omega 3, protein, fosfor ve B6 vitamini de bolca bulundurur.

Ceviz

Günde bir avuç ceviz yemek meme kanseri riskini oldukça azaltır.

Balkabağı

Bol lifli bu sebze, potasyum ve C vitamini için idealdir.

Badem

Besleyici ve lezzetli bir seçim olan bademler, kalp krizi riskini azaltır ve dişlerimizi güçlendirir.

Tam buğday ekmeği

Kilonuzu kontrol altında tutmanızı sağlayan tam buğday ekmeği, kan şekerini de düzene sokar.

Kırmızı şarap

Fazlası bedeninize zarar verse de, günde iki kadeh kırmızı şarap oldukça yararlıdır. Kalp krizi riskini azaltır ve diyabete karşı güç sağlar.

Yağsız süt

Yağsız süt içmek daha hızlı yağ yakmanızı ve kilo vermenizi sağlar.

Ispanak

Kemiklerinizi güçlendiren ıspanak, aynı zamanda oldukça besleyicidir.

Bal

İçine bal eklenmiş limonlu su içmek, kilo vermek için bire birdir.

Kırmızı meyveler

Karadut, böğürtlen, yaban mersini gibi kırmızı meyveler, sizi zinde tutar.

Zeytinyağı

Kanserle savaşan ve kalp hastalıklarını engelleyen zeytinyağı, kolesterolünüzü de dengede tutar.

Kırmızı turp

Potasyum ve manganez gibi gerekli mineralleri içinde bulunduran turp, aynı zamanda C vitamini açısından da zengindir

Balık

Protein ve vitamin kaynağı olan balık yemek, kanser, kalp hastalıkları ve depresyon gibi sorunlara karşı sizi korur.

Sağlıklı bir kahvaltı edin

Sağlıklı ve iyi bir kahvaltı etmek, sizi zinde tutar ve gün boyu sağlıksız kararlar vermenizi engeller.

Erken kalkın

Güne erken başlayan kişiler günlerini daha hareketli, neşeli ve pozitif geçirirler.

Daha çok su için

Su sadece sıvı ihtiyacınızı gidermez, aynı zamanda sağlıklı kalmanızı sağlar.

Egzersiz yapın

Egzersizlerden önce ısınma hareketleri yapmak sonrasında yaşayabileceğiniz ağrıları hafifletir.

Merdivenleri kullanın

Asansör kullanmak yerine her gün merdivenleri tercih edin.

Meditasyon yapın

Bedeninizi rahatlatmanı yanı sıra, stresle başa çıkmanızı da sağlar.

Evde spor yapın

Gün içinde vakit bulamıyorsanız, evde yapabileceğiniz kısa egzersizler öğrenin.

Koşun

Her sabah yapabileceğiniz kısa bir koşu, hem forma girmenizi hem de stresle başa çıkmanızı sağlar.

8 saat uyuyun

Günde 8 saat uyumak, yaşlanma belirtilerini geciktirir.

Arabanızı ofisten uzağa park edin

Her gün bu mesafeyi yürümek, gün içinde hareket etmenizi ve zinde bir bedene sahip olmanızı sağlayacak.

kaynak: msn

Çorapla yatmayın

imagesWHV6P6EK

Her gün yaptığınız rutin davranışlar, sizi yavaş yavaş öldürüyor olabilir. İşte, çok şaşıracağınız çorapla yatmanın zararları.
Çorapla yatmak, çorap lastiklerinin uzun süre baskısı sonucu periferik dolaşımı olumsuz etkilediği gibi deride mantar enfeksiyonlarına da sebep olabiliyor. Çorapla yatmak, çorap lastiklerinin uzun süre baskısı sonucu ‘periferik’ dolaşımı olumsuz etkiler, yani o bölgedeki kan dolaşımını bozar. Kan dolaşımının bozulması ayakta morarmalara, derinin kurumasına ve uzun vadede tırnaklarda şekil bozukluklarına bile neden olabilir.

Çorapla yatağa girmek ayrıca terlemeye ve ayakların havasız kalmasına yol açacağından ayakta mantar enfeksiyonlarına sebep olabilir. Çorapla yatmanın ortaya çıkaracağı bir diğer sorun da ayakta çıkabilecek egzamalardır. Çorapta kalan deterjan artıkları uzun temas sonucu irritan dermatitlere ya da alerjik dermatitlere neden olup ayakta kaşıntı, kızarma, kepeklenme gibi şikayetler yaratabilir, ayrıca deride kurumayla birlikte kaşıntılara neden olabilir. Bu yüzden gece yatarken çorapların çıkartılmasını deri ve ayak sağlığı açısından son derece önemlidir.

Ayakkabılar, ayağı terletmeyen, pamuklu çoraplarla giyilmeli, çoraplar sık değiştirilmeli ve yıkandıktan sonra iyi durulanmalıdır. Çorapta deterjan artıkları kaldığı taktirde kaşıntı yapabilir. Tırnaklar ete batmayacak şekilde düz olarak kesilmeli, hijyenik olmayan aletlerle pedikür yapılmamalı, ayaklar yıkandıktan sonra parmak araları iyice kurulanmalı ve uygun bir kremle ayak kremlenmelidir. Bu faktörlere dikkat edilmezse, ayakta çeşitli ortopedik bozuklukların yanı sıra mantar, nasır, egzama, tırnak batması, tırnak enfeksiyonları gibi birçok dermatolojik sorunla karşılaşmak mümkündür.

Dergahdan kovulan Derviş’e bir çoban yol gösteririr.

4A13FFD64A1179F7[1]

“Dergahdan kovulan Derviş’e bir çoban yol gösteririr.
Şu karşıdaki dağın arkasında bir şehir var. Eyvallah dedikten sonra her şey bedava.
Yalnız 3 kuralı var. 1. Yalan söylememek. 2. Kulun işine karışmamak. 3. Allah’ın işine karışmamak. Kolaymış der ve yollara düşer derviş. Şehre varır. İlk önce hamama gider ve yıkanır. Kasaya gider. Sağ elini sol göğsüne koyar ve eyvallah der. Sonra sorar “…borcum ne kadar?”
Kasadakiler “borcun yok eyvallah dedin” ya. Bu şekilde bir ay kadar geçirir. Sonra kovulan derviş evlenmek ister, bir kadın beğenir, eyvallah der ve evlendirilir. Bir gün çarşıda gezerken saçı başı açık bir kadına bağırıp, çağırır. “Niye böyle açık giyinirsin be kadın ” diye Kadın “imdat zaptiye” der ve “bu adam benim işime karıştı” diye ekler. Bunun üzerine adam 10 dayak yer. Kulun hatasını uyardığı için şikayet edilen bir de üzerine dayak yiyen derviş Allah’a “Allah’ım bu nasıl iş? Hem kulunu uyardım hem üstüne bir de dayak yedim” Der Bunu duyan bir adam ” imdat zaptiye” diye seslenir ve bu adam “Allah’ın işine karıştı” der.
Yine bunu üzerine 10 dayak daha yiyen derviş, yorgun argın evin yolunu tutar. Evde uzanmış dinlenirken arkadaşları kapıyı çalar ve av için dervişi çağırırlar. Adam bunun üzerine karısına “beyim evde yok de” der. Bunu duyan kadın “imdat zaptiye” diye bağrır ve “bu adam yalan söylüyor” diye ekler. Kovulan derviş 10 dayak daha yedikten sonra bu köyden de kovulur. ” Bu hikaye bana seminerlerde anlattığımız bir konuyu hatırlattı bana.
1. Benim sorumluluğum
2.Senin sorumluluğu
3.Allah’ın sorumluluğu
Hayat aslında ne kadar kolay onun bunun sorumluluğuna, Allah’ın işine karışmasak. Kurban rolünden bir çıksak da yaşam sorumluluğumuzu alıp, bu hayatı bir cennete çevirsek ne güzel olurdu değil mi ? Tüba Kayta

Alma ve Verme Yasasını” uygulamak için aşağıda sıralanan maddeleri derin bir bağlılıkla yerine getireceğim:

images[7]

1. Gittiğim her yere bir hediye götüreceğim, karşılaştığım herkese bir hediye vereceğim. Bu hediye bir iltifat, bir çiçek veya bir dua olabilir. Bugün temas kurduğum herkese bir şey vereceğim ve kendi hayatımla diğer insanların hayatlarında mutluluk ve zenginliğin dolaşmasına katkıda bulunacağım.

2. Bugün hayatın bana sunduğu tüm hediyeleri minnet ve şükranla kabul edeceğim: Gün ışığı, kuş sesleri, bahar yağmurları, kışın ilk karı gibi…

3. Sevgi, ilgi, takdir gibi hayatın en değerli hediyelerini vererek ve kabul ederek zenginliğin, bolluk ve bereketin dolaşımına kendimi adayacağım. Karşılaştığım herkese sessizce mutluluk, sağlık ve neşe dileyeceğim.

Aslında hayat ile olan alışverişimiz aynı nefes alışverişimiz gibidir; doğal, çabasız ve cömert. Günde kaç kez nefes alıp verdiğimizi saymadığımız gibi, özümüzün hayatta kimden, neyi, ne kadar alıp verdiğini de bilemeyiz. Beklenti olmadan hayatın bize akmasına izin veririz.

Kalbimizde bir tıkanıklık var ise bu nefesimizi, nefesimizde ahenk yoksa bu da hayatın bize akışını engeller. Bu sebeple yönlendirmekten zevk aldığım bir meditasyon tekniğini “alma-verme” yasasına adıyorum.

Rahat bir pozisyonda oturun ya da uzanın. Gözlerinizi kapatıp dikkatinizi nefesinize verin. Nefesinizde hiçbir değişiklik yapmadan sadece solumanızı gözlemleyin. Ne kadar nefes alıp, ne kadar içinizde tutup, ne kadar veriyorsunuz? Nefes alış, nefes veriş miktarınız ve bunların süreleri eşit mi?

Şimdi nefesinizde hiçbir değişiklik yapmayın. Sadece nefes alırken ihtiyaç hissettiğiniz enerjileri –neşe, güven, cesaret, huzur, yaşam gücü, azim, kararlılık, vb. –evrenden içinize çektiğinizi hayal edin.

Nefesinizi verirken de artık size yaramayan, ihtiyacınız olmayan, doğanıza ait olmayan enerjileri –bitkinlik, öfke, kin, nefret, vb. –nefesinizle beraber evrene geri verin.

10-15 dakika tekrar ettikten sonra gözlerinizi kapalı tutmaya devam edin. Kendi dinginliğinizde durup nefesinizle beraber içinize doldurduğunuz yeni enerjilerinizi fark ederek özümseyin.

Kendinizi hazır hissettiğinizde gözlerinizi açın

alıntı

Prof.Dr. john Gottman, çiftlerin diyaloglarını 3 dk dinledikten sonra onların ayrılıp ayrılmayacağını %87 doğruluk oranıyla tahmin ediyor.

AA9Gdf4[1]

Prof.Dr. john Gottman, çiftlerin diyaloglarını 3 dk dinledikten sonra onların ayrılıp ayrılmayacağını %87 doğruluk oranıyla tahmin ediyor. Peki bu tahmini neye göre yapıyor.Çok basit 4 davranışın olması halinde ayrılma ihtimali yükseliyor… Nedir bu 4 dört davranış ;
Susma
aşağılama
eleştiri
savunma

kaynak: pita baron

Hayat Arkadaşı…

1621874_523814164398237_1388271705_n[1]

Hayat arkadaşınız için bu cümleleri kurabiliyor musunuz?

O benim hem kardeşim hem abim

Hem arkadaşım hem kocam

Hem öğretmenim hem öğrencim

Hem en nefret ettiğim hem en sevdiğim

Nefes alışım, alışkanlığım, sürprizim

Desteğim…

O benim her şeyim

İşte bunları diyebiliyorsanız…

Tutuşun el ele

Başlayın sonsuza uzanan yolculuğa…

Anette

 

Kına’nın İnanılmaz Faydaları…

kina-300x225[1]

Kına nedir…?  (Cinchona officinalis); Tropikal bölgelerde yetişen, 10-15 metreye kadar boylanabilen, kırmızı çiçekli bir ağaçtır. Kına Kına ağacının kabukları kinin ve kinidin gibi 30’a yakın alkaloit, glikoz, sakaroz, tanen ve reçine içerir.

Kına Nerde Yetişir?

Kına Afrika ve Uzakdoğu kökenli bir bitkidir. Hindistan , Malezya ,Sri Lanka gibi ülkelerde bolca üretimi yapılır.

Kınanın saymakla bitiremeyeceğimiz bir çok faydası ve bir çok kullanım yeri vardır. son dönemlerde kına kullanımı azalmakta ve gelinlik kızlara veya askere giden gençlerimize kına yakma adeti ne yazıkkli unutulmaktadır. Kına yakmanın faydalı olduğunun bir kanıtı da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in kullanmasından anlayabiliriz. Çünkü onun bize emanet ettiği sünnetlerinin herbiri bizim için hayır kapısıdır.

KINANIN YAN ETKİSİ: Hamilelere sakıncalıdır­. Ciltte tahriş yapar.

ŞİFASI:
1 ) Sıtma: Kına, kına ağacı, içindeki minerallerin zenginliği ile sıtmanın ilacıdır­. Kına, kına ağacı­nın kabuğu öğütülüp kuru üzüm ve balla tatlanlandırılarak yenmeye devam edilir­. Kına, kına unu soğuk bal şerbetine katılıp içilmeye devam edilir­.
2 ) Vücuda kuvvet verici: Kına, kına unu, polen, ısırgan tohumu ile beraber macun yapılıp yenmeye devam edilir­.
3 ) Ağrı kesici: Kına, kına kabuğu, Selvi kozalağıyla beraber kaynatılıp balla tatlanlandırılarak içilir­.
4 ) Ateş düşürücü: Kına, kına unu, sirkeyle karıştırılıp içilir­. Vücut pansuman yapılır­.
5 ) İştah açıcı: İçeriğindeki Ki­nin Acı olduğu için iştah açar. Kaynatılıp içilir­.
6 ) Grip, öksürük: Kına kabuğu, tarçın ve kekikle beraber kaynatılıp balla tatlanlandırılarak içilmeye devam edilir­.
7 ) Tansiyon düşürücü: Kına, kına unu soğuk bal şerbetine katılıp içilmeye devam edilir­.
8 ) Kalp ritimleri­ni düzenleyici: Kına, kına unu soğuk bal şerbetine katılıp içilmeye devam edilir­.
9 ) Tifo: Kına unu, sıcak bal şerbetine katılıp içilmeye devam edilir­.
10)  Kan yapıcı: 100 gr. Toz Kına, 300 gr. Ezilmiş kara üzüm, 300 gr. Bal karıştırılıp 1 ‘er tatlı kaşığı yenir­.

· Kına Saf doğal bir üründür.
· Kepeği önler, Parlaklık verir, Doğal Yumuşatıcı, Anti-alerjik
· Isıyı dağıtır, sinirlerin yatışması ve sakinleşmesine yardımcı olur.
· Boya saçın dış yüzeyini kaplar ve zamanla saç kendi rengine dönüşür.
· Saça doğal bir parlaklık verir.

· Vücut sistemine zararsızdır ve deriyi tahriş etmez.
· Saça nitelik ve hayat verir.
· Saçı iyi bir şekilde yumuşatır ve sağlıklı bir hale getirir.
· Saç gövdesini korur ve saça dolgunluk verir.
· Beyaz saçları %100 kapatır.

 

Kına Nasıl Kullanılır?

  1. Guatır hastalığının tedavisinde kınayı kullanacaksanız mayalanmış hamur ,kına ve tereyağını eşit miktarda karıştırıp bir bez yardımıyla guatır bölgesine bağlarsanız şifalı olur.
  2. Kınayı egzamalarda kullanacaksanız tereyağı (tuzsuz olmasına dikkat edin) ile kınayı karıştırıp egzamalara sürmelisiniz.
  3. Kına yanıklara da iyi gelmektedir. yanık tedavisinde kullanmak için kınayı kaynatmak gerekmektedir. Kınayı kaynattıktan sonra yanıklara sürmek iyi gelmektedir.
  4. Ağız içi yaraları için yine kınayı kaynatıp sıcakken ağzımızı kına ile gargara yaparsak bu yaralara (aft, pamuçuk) iyi gelir.
  5. Kınayı taş ve kum düşürme ,bağırsak iltihabı ,idarar yolları enfeksiyonu mide rahatsızlıkları için kullanabiliriz. Bu hastalıkların tedavisinde kına kullanacaksak kaynatıp suyunu içmeliyiz.
  6. alıntı