Siz bu sessiz ve yalnız geçen gecelerin hesabını kime sorarsınız?

11174807_10200448523532321_4562699023665200317_n[1]

Önce Güneş’e hesap sorarım. Beni bu sessiz, somurtkan gece ile bir başıma bırakıp gittiği için.

Sonra Ay’a hesap sorarım; Ben bile uyuyamazken gözlerini kapatıp uyuduğu, gözünü bir hilal miktarı kadar bile aralamadığı, kırpıp bir selam bile vermediği için.

Sonra yıldızlara trip atarım, Safi göz kırpıp, aslında tek cümlemi bile dinlemedikleri için,

Ama hiçbir insana hesap sormam; duymazlar ki. Güneş duyar, ay duyar, yıldızlar duyar kulakları olmamasına rağmen ama insanlar duymaz.

Güneş gider, küsse bile bize ‘sabah olup’, yine gelir. Ay bile uyanıp dolunay olur yol gösterir. Yıldızlar hiçbirşey demeseler bile arada bir kayıp, tuttuğumuz dileklere umut verir. Ama insan ya hiç gelmez, ya da kalmayı beceremez; dost olmak zor gelir…

Yani, tatlı yiyip tatlı konuşalım derken uykusu tatlı gelip dönüp yatan insanlar mı duyacak. Ya da sabahleyin alarmı bile duymayan insanlar bizi mi duyacak.
En fazla, telefonun düğmesine basıp alarmı erteler gibi omzumuza dokunup sitemimizi ertelemeye çalışırlar.
Napalım. Biz de uzatmayız, muhabbeti sessize alır, görmezden geliriz.
Hep onlara mı gelecek, uyku bize de uğrar elbet.
Biz de o zaman yalnızlığımızı uykuyla aldatırız…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum bırakın