Aşağıdaki resme bakın ve size göre daha mutlu olan suratı seçin… Sol beyniniz mi baskın yoksa sağ beyniniz mi?

Aşağıdaki resme bakın ve size göre daha mutlu olan suratı seçin. Daha sonra resmin altında olan açıklamayı okuyun ve böylece hangi tarafa daha yatkın olduğunuzu öğrenin.

hangi-yuz-daha-mutlu[1]
Eğer A’yı seçtiyseniz sol-beyinsiniz
Beynin sol tarafının daha çok mantık, dil ve analitik düşünme gibi görevleri üstlendiği düşünülmektedir. Sol beynin şu alanlarda daha başarılı olduğu söylenir:
Dil
Mantık
Eleştirel düşünme
Sayılar
Muhakeme
Eğer B’yi seçtiyseniz sağ beyinsiniz
Sol beyin- sağ beyin baskınlığı teorisine göre beynin sağ tarafı ifade etmekte ve yaratıcılıkta başarılıdır. Sağ beyinle ilişkisi olduğu düşünülen bazı popüler yetenekler ise şunlardır:
Yüz tanıma
Duyguları gösterme
Müzik
Duyguları anlama
Renk
Hayalgücü
Sezgi
Yaratıcılık

http://filoji.com/size-gore-hangi-surat-daha-mutlu-verdiginiz-cevabin-anlamini-iyi-okuyun/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Karakteri Oturmuş Gerçek Bir Adamla Hala Büyüyememiş Toy Bir Erkeği Ayırmanızı Sağlayacak 9 Fark

gercek-bir-erkek-david-gandy[1]

 

Daha önce hiç bir erkeğin ya da büyüsüne kendinizi kaptırıp aslında karşınızdaki kişinin tam bir “ezik” olduğunu fark edemediğiniz oldu mu? Onun ne kadar “tatlı” biri olduğunu söylediğinizde arkadaşlarınızın gözleri fal taşı gibi açıldı mı?
Söylediği ve yaptığı tatlı şeylerden ötürü size ne kadar çekici gözükürse gözüksün aslında çocuksu yönü gereğinden fazla olan biriyle ilişkide olabilirsiniz. İşte size sevdiğiniz kişinin gerçek bir adam mı yoksa hala ergenliğin dibinde mi olduğunu gösteren işaretler:

1. Konuşmalarınız

Toy bir erkekse: Bu kişi, basitçe yaşına göre fazla büyümüş bir ergendir ve her zaman zevk aldığı şeylere yönelerek sorumluluktan kaçınır. Siz konuşurken ne söylediğinize dikkat ediyor mu? Dürüstçe konuşmak gerekirse sadece sizi dinliyormuş gibi yapıyor. En sonunda araya girme fırsatını yakalar yakalamaz konuşmayı kendisine döndürmeye çalışır. Sonuçta çekici bir partner gibi gözükmek için kendisini şişirmek ve size bunu empoze etmek için uğraşır. Eğer konuşmaların hepsi tek taraflıysa ve sürekli onunla, onun ilgi alanlarıyla ilgiliyse ya da konu bir şekilde cinselliğe geliyorsa karşınızdaki kişinin tam bir erkek çocuğu olduğunu söylemek kolaydır.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam sizin hayatınızla, tecrübelerinizle, ilgi alanlarınızla ve kafedeki garsonun bu sabah adınızı bilerek yanlış söylemesinin sizi kızdırıp üzmesiyle ilgilenir. Yani belki de sonuncusuyla o kadar ilgilenmeyebilir ama kesinlikle sizin gün içinde yaşadığınız endişeleri ve hayallerinizi önemsediğini göstermek için bir efor sarf eder. Onunla olan konuşmalarınız heyecanlıdır, karşılıklı ilham vericidir ve onunla her şeyi konuşabilirsiniz.
2. Dinamiğiniz

Toy bir erkekse: Olgunlaşmamış bir erkeğin en belirleyici özelliklerinden bir tanesi sizinle kurduğu iletişim şeklidir. Sizi manipüle etmeye çalışarak sürekli hatalı olduğunuzu hissettirir ve ilişkinizi ondan daha fazla önemsediğinizde tam bir “ezik” gibi hissedersiniz. Sürekli bir şeyleri tahmin etmeye çalıştığınız bir ilişki dinamiği yaratır. İlişkinin nereye gittiğiyle alakalı hiçbir zaman emin olamazsınız ve her zaman ilişkiyi tanımlamaktan sinsice kaçınır. Sadece arkadaş bile olsanız sanki daha fazlasını istiyormuş gibi davranır ancak buna karşılık verdiğinizde sanki hiç öyle bir şey yapmamış gibi devam eder. Toy biriyse her zaman kontrolde olmak ister ve sizi karanlıkta bırakır. Ne istediğinden hiçbir zaman emin olamaz ancak bir şekilde sizi bağlamayı başarırlar.
Örnek davranış vermek gerekirse: Birkaç gün boyunca sizinle AŞŞŞIRIII bir şekilde ilgilenip sanki dünyadaki tek kız sizmişsiniz gibi hissettirir ancak sonra birkaç haftalığına hiçbir açıklama yapmadan ortadan kaybolur.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam her şeyi olduğu gibi söyler. Eğer bir şeyi istiyorsa bunu açıkça belirtir. Randevu randevudur, ilişki içerisinde bir çift gibi olmasını bilir ve arkadaşları da sadece arkadaşlarıdır. Çılgınca kaçan kovalanır taktikleri uygulamaz. Onunla dürüstçe ve açıkça konuşabilirsiniz çünkü bu ilişkiye karşı takındığınız tavra ve duygularınıza saygı duyacağını bilirsiniz. Sadece arkadaşınızsa ya da daha fazlasıysa kesinlikle ne olduğunuza eminsinidir ve onun etrafında hep güvende hissedersiniz çünkü niyetiyle alakalı tahmin oyunu oynamaya gerek yoktur.
3. Olgunluk Seviyesi
Toy bir erkekse: Tek bir kelimeyle, öz güvensizdir. Çocuk gibi olan bir adam kendisini geliştirmekle ve toplumun faydalı bir bireyi olmakla alakadar olmaz. Koltuğunda yayılarak oturup takıldığı dizileri izlerken bir yandan da bir şeyler yemek ister. Salakça şakalara hala güler, saçma programlar izler, beynini ya da vücudunu geliştirecek bir şey yapmayı denemez. Bir şeyin parçası olduğunu hissetmek için etrafını da aynı bu model erkek arkadaşlarıyla kuşatır çünkü tek başına ayakta duracak kadar öz güveni yoktur (Not: öz güveni ukalalıkla karıştırmayın).
Gerçek bir Adamsa: Kendine güvenir. Bir grup arkadaşın onayını almaya ihtiyacı yoktur ve iltifatlarından peşinden koşmaz ya da egosunu tatmin etmek için arayışta olmaz. Çok alçak gönüllüdür ve kendisini pohpohlamak için böbürlenmeyi sevmez. İlgi alanları yaşıyla doğru orantılıdır, hatta belki de yaşının da üzerindedir. Kendisini daha iyi hissetmek için sizi koltuk değneği gibi kullanmaz; sizinle ilgilenir çünkü sizi kendisiyle eşit konumda düşünerek bir şeyler paylaşacağı ve bir şeyler öğreneceği biri olarak görür.
4. Arkadaşları

Toy bir erkekse: Çocuk gibi bir adamla birlikteyseniz, koca bir grup erkek arkadaşla tanıştırılırsınız. Kadınları aşağılayacak şakalar yaparlar ve kadınların yanında küfür etmekten çekinmezler. Onlarla tanışırsanız aklınızda tutacağınız şey şu olmalıdır ki siz oradan ayrılır ayrılmaz sizin hakkınızda konuşmaya başlayacaklardır. Değeriniz onlara göre fiziksel çekicilik oranınıza göre belirlenir, nokta. Toy erkekler sizin zekanız ya da kişiliğinizle ilgilenmez, sadece arkadaşlarına sizin gibi güzel bir kızla birlikte olduğu için hava atmaya çalışır. Bu insanlar 7/24 erkek erkeğe takılmaktan sıkılmazlar.
Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adamla ilgili en güzel şeylerden biri etrafını onunla gerçekten ilgilenen insanlarla çevirmesidir. Arkadaşlarından daha üstün olduğunu kanıtlamak için bir ego patlamasına ihtiyacı yoktur ve hobi ve ilgi alanlarının arkadaşlarıyla aynı olmasına gerek yoktur. Gerçek bir adam kendinden emindir ve özgüvenlidir. Bu yüzden doğal olarak aynı kendisi gibi davranan arkadaşlar seçer. Hangi ortamda nasıl davranacağını bilir, kadınlara karşı doğası gereği kibar ve sevecendir.
5. Arkadaşlarınızla İletişim Kurma Şekli

Toy bir erkekse: Çocuk gibi davranan bu kişiyi arkadaşlarınızla konuşurken iyi inceleyin. Konuşmaya gerçekten giriyor mu? Onları tanımak için bir çaba sarf ediyor mu? Eğer toy bir erkekse muhtemelen arkadaşlarınızla tanışmaktan kaçınacaktır çünkü ilişkiyi derinleştirecek özgüveni yoktur. Arkadaşlarınızla iletişim kurarken havalı görünmeye çalışarak bu özgüven eksikliğini belli etmemeye çalışacaktır. Çoğu zaman telefonuyla ilgilenecek, soru sormaktan kaçınacak, sorulan sorulara kısa yanıtlar verecek ve bir türlü iletişim kuramayacaktır.

Gerçek bir adamsa: Gerçek bir adam sizi önemsediğini o kadar belli eder ki sizin etrafınızdaki insanlara da aynı size gösterdiği ilgiyi gösterir. Kendisiyle alakalı dürüstçe ve açıkça konuşur. Aynı zamanda arkadaşlarınız hakkında bir şeyler öğrenmek için samimi bir ilgi gösterir. Gösteriş yapmaya çalışmaz ya da kendisiyle alakalı çok fazla konuşmaz çünkü arkadaşlarınızı tanımaya değer verir ve bunu kendisini iyi biri gibi göstererek sizi etkilemek amacıyla yapmaz. Eğer gerçek bir erkekle birlikteyseniz, tüm arkadaşlarınızın ona bayıldığını ve ondan övgüyle söz ettiğini göreceksiniz.
6. Boş Zamanlarını Geçirme Şekli

Toy bir erkekse: Bu adam hafta sonları ne yapar? İlgi alanlarına uyumak, bira içmek, sipariş ettiği yemekleri yemek (çünkü nasıl yemek yapacağını bilmiyordur), partilemek ve soruları olan kızlarla konuşmak girer. Birçok konsere gider, bir sürü yere seyahat eder, bunları tüm sosyal medya hesaplarında paylaşır ve oyuncaklarına pervasızca para harcar. Belki de üniversite öğrencisi olmamasına rağmen hala sık sık üniversite barlarına gitmeyi tercih eder. Sorumluluk bilinci oluşmamıştır ve gerçeklerden kopuktur.
Gerçek bir adamsa: Bu adam zamanını tutku duyduğu bir şeye yatırmayı tercih eder. Zihnini açan ve onu iyi hissettiren hobilerle ilgilenir. Boş zamanlarını kendini geliştirmek için sunulmuş fırsatlar olarak görür. Belki de fotoğraf çekme becerisini geliştirmeye, egzersiz yapmaya, doğayı keşfetmeye, ya da işini daha fazla öğrenmek için kendi kendine çalışmakla uğraşır. Ayda yılda bir içmek için dışarı çıkar belki de, ancak cumartesi gecesini zil zurna sarhoş olmuş bir şekilde geçirmeye çok uzaktır.
7. Hedefleri

Toy bir erkekse: Asla acelesi yoktur. İster 20 yaşında olsun isterse 30 hala hayali fantezilerine inanmaya devam eder. Hedefleri çok saçmadır ve geleceğini bir türlü kafasında hayal edemez. Tüm bunlar içinse bahanesi anı yaşamaktır.
Gerçek bir adamsa: Çok güçlü bir aciliyet duygusu vardır. Maddi olarak bir ortalaması oluşmuştur ve uzun zamanda gerçekleştirebileceği hedefleri vardır. Hayattan ne istediğini bilir ve bunu nasıl elde edeceğini daha da iyi bilir. Tutkuludur ve ayakları yere sağlam basar. Gerçeklerle hayalleri nasıl dengede tutacağını iyi bilir ve hedeflerini gerçekleştirmek için çok çalışır.
8. Yemek ve Alkol

Toy bir erkekse: Yeme alışkanlıkları da çok büyük ipuçları verir. Günün hangi saatinde ne tükettiğine dikkat edin. Öğle yemeğinde barda içki içiyor mu? Gündüz içmek onun için normal bir hadise mi? Doğru düzgün bir yemek pişirebiliyor mu? Çocuksu bir erkek içmeyi sever ve içmek için her türlü bahaneyi kullanır. Sürekli olarak “sen yapınca tadı daha güzel oluyor” mottosunu kullanarak yaşar.
Gerçek bir adamsa: Bu adam iyi gözükmek ve iyi hissetmek ister. İçki içmenin büyük bir hayranı değildir ancak içtiğinde asla fazla kaçırmaz ya da sadece akşam yemeği sırasında içer. Gün içinde içmek için çok meşguldür ve bunu gereksiz görür. Çok becerikli olmasa dahi kahvaltı hazırlamayı ve yemek yapmayı bilir, hatta bazen sizi kendi hazırladığı kahvaltılar ve yemeklerle şımartabilir bile!

9. Telefon

Toy bir erkekse: Gizliden telefonuna bakmaya çalışmayın ya da göz gezdirmeyin (bu çok şüphe çeker ve klişedir) ancak telefonunu nasıl kullandığına dikkat edin. Ne sıklıkla mesaj yazıyor? Göz gezdirdiğinde ekranda rastgele çıkan isimlere rastlıyor musunuz? Birçok kıza “sadece arkadaşız” diyerek mesaj atıyor mu? Onunla birlikteyken ilgisini nereye verdiğine dikkat edin ve deneme amacıyla telefonunu elinize alın. Telefonunu elinize aldığınızda panikle ve sinirle geri almaya çalışabilir. Ayrıca telefon modelinin en yeni ve pahalı modellerden biri olması onun için önemlidir. Bu tür erkekler her zaman bir sürü kızla konuşma ihtiyacı içinde olurlar ve hep bir sonrakinin peşindedirler.
Gerçek bir Adamsa: Telefonunu hiç umursamaz. Uzun yıllar boyu eski model bir telefon kullanabilir ve bundan asla gocunmaz. Telefon modeliyle hava atmayı saçma bulur. Ona göre bu sadece insanlarla iletişim halinde kalmak, randevuları ayarlamak, genellikle size tatlı mesajlar yollamak ya da gündemi takip etmek için kullandığı bir plastik parçasıdır. Teknoloji ve sosyal medyanın esiri değildir ve telefonunu sadece insanlarla bağlantı kurmak için kullanılan basit bir alet olarak görür. En son görüşülenler listesinin başında, tanınmamış numaralar ya da kişiler değil hep kendinizi görürsünüz.
Yukarıdaki maddelerin çoğunu karşınızdaki erkekte gözlemliyorsanız gerçekten şansılısınız. Çünkü karakteri oturmuş gerçek bir adamla karşı karşıyasınız.

http://filoji.com/karakteri-oturmus-gercek-bir-adamla-hala-buyuyememis-toy-bir-erkegi-ayirmanizi-saglayacak-9-fark/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Gözüne ilk çarpan renk hangisi?

ilk-gordugun[1]

 

YEŞİL RENGİ SEÇTİYSEN; İYİMSER: Sen hayatı seven ve hayatın tadını çıkaran bir insansın. Çünkü yaşamın kısa ve sana verilmiş bir armağan olduğunun farkındasın…

TURUNCU/KIRMIZI RENGİ SEÇTİYSEN; FEDAKAR: Sen fedakar, cömert ve dürüst bir insansın. Hayatı doğru bir şekilde kimsenin kalbini kırmadan yaşıyorsun…

MOR RENGİ SEÇTİYSEN; CESUR: Sen cesur ve ne istediğini bilen bir insansın. Hayatta seni yolundan edebilecek bir şey yok.

SARI RENGİ SEÇTİYSEN; DÜRÜST: Sen dürüst, güvenilir ve kararlı bir insansın. Hayatında yalana ve nefrete yer yok. Ayrıca her zaman inandığı şeyler uğruna savaşan, yolundan şaşmayan birisin…

kAYNAK: BAYKUSH

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Pers imparatorunun basveziri Buzur Mehir tarafindan 1400 yil once tasarlanan tavla oyunu, dunyanin en populer oyunlarindan biridir.

red-color-home-decorating-ideas-15[1]

HAYAT NEDİR?
Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranc oyununu yaninda bir mektup ile hediye olarak Pers İmparatoruna gondermistir.
Mektubunda oyunla ilgili hic bir aciklama yapmazken soyle bir mesaj yazmistir;
*’Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. Iste hayat budur…’*
Pers Imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesaji paylasarak, ondan oyunu cozmesi ve kendisinin de karsilik olarak Hint
Imparatoruna hediye edilmek uzere baska bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca calistiktan sonra gonderilen satrancin her tas hareketini
ve oyunu cozer, daha sonra da on gunde tavlayi icad eder ve imparatora sunar.
Pers imparatorunun basveziri Buzur Mehir tarafindan 1400 yil once tasarlanan tavla oyunu, dunyanin en populer oyunlarindan biridir.
Zaman kavramindan alinan ilhamla tasarlanan oyunun zamana boylesine direnmesi son derece etkileyici.
– Senenin birligi olarak tavla bir tanedir;
– 4 kosesi 4 mevsimi,
– tavlanin icindeki karsilikli 6’sar hane 12 ayi,
– pullarin toplami ayin 30 gununu,
– siyah-beyaz pullar gece ve gunduzu,
– karsilikli 12’ser hane gunun 24 saatini simgeler…
Hint Imparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gonderilmek uzere soyle bir mesaj hazirlanir :
*’Evet, Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. AMA BIRAZ DA SANS GEREKİR. Iste hayat budur…’*
BOL ŞANS………………………….

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kalbe Dokunan Bir Film: Aile Arasında…

12042_a_936.gif

Çok sıcak, çok içten, kalbe dokunan, güldüren, iki damla gözyaşı da döktüren muhteşem bir film… Bir kere değil, iki kere, üç kere görün…

Not 1: Oyunculuklar müthiş, Demete zaten  bayılırdım burada uzun uzun seyretme imkanı buldum ki gerçekten döktürmüş…

Not 2: Gitmeyen Kalmasın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Bu Basit Yöntem Beyninizi Öylesine Geliştirecek Ki Çevrenizdeki Herkes Şaşakalacak

beyin-gelistirme-yontemleri[1]

 

Yeni bir dil öğrenmenin, zihinsel yetiyi geliştirdiği iyi bilinen bir gerçek, peki ya anadilimizdeki kelime dağarcığımızı genişletmenin de beyin gücümüzü arttırdığını söylesek ne derdiniz? Birçoğumuz yeni kelime öğrenme alışkanlığımızı ilkokul yıllarından sonra terk ederiz. Ancak yapılan yeni bir araştırma kelime öğrenmenin kelime dağarcığımızı geliştirmenin yanında bizi daha zeki yaptığını ortaya koydu.

 

Sürekli çalışan hafızamız sandığımızdan çok daha fazla bilgi tutabilir, bu nedenle yeni kelimeler öğrenmek aslında beynimizin bilgi saklama yeteneğini arttırmak için daha fazla yol yaratmasına yardımcı olur. Öğrendiğimiz her yeni kelime uzun süreli belleğimize yerleşir. Bu, bazı açılardan verimsiz gibi gözükse de, aslında durum tam tersi. Beynimiz öğrendiğimiz her yeni kelimeyle çok daha fazla bilgi ilişkilendirmemize izin verir; yani öğrendiğimiz her kelime beynimizin nöral ağını arttırarak kapasite olarak bizi gelişmeye sevk eder. Başka bir deyişle, öğrendiğimiz her kelime bizi gerçek anlamda daha zeki yapmakta.

Zihninizde canlanması açısından öğrenilen her kelimeyi telefon sinyallerini daha geniş alana yaymaya yarayan baz istasyonları olarak düşünebilirsiniz. Bir bölgedeki baz istasyonu sayısı ne kadar fazla ise sinyal çekim gücü o kadar yüksek olacaktır. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi hafızamızda kayıtlı kelime sayısı ne kadar fazla olursa beyin kapasitemiz de o oranda daha fazla olacaktır.

Kendinizi ve özellikle beyninizi geliştirmeye önem veren bir bireyseniz, zihin kapasitenizi arttırmak için yeni kelime öğrenme yöntemleri sizin için altın değere sahip olmalıdır. Çünkü yukarıda da bahsettiğimiz gibi kelime dağarcığınızı geliştirmek sizi gözle görülebillir bir şekilde daha zeki yapacak ve bu durum çevreniz tarafından kesinlikle farkedilecektir. Peki bu bahsi edilen yeni kelime öğrenme yolları neler?
Yeni Kelime Öğrenme Yöntemleri – Beyin Geliştirme Jimnastiği
Kelime dağarcığınızın oldukça geniş olduğunu düşünebilirsiniz, ancak bunu her zaman daha da genişletilebilmek sizin elinizde. Yeni kelimeler bulma ve bunların anlamlarını öğrenmeyi alışkanlık haline getirebilirseniz kişisel ve profesyonel yaşamınızda bunun faydalarını çok kısa sürede görmeye başlayacaksınız. Beyin kapasitenizi arttırmak ve zihninizi genişletmek için vücut geliştimecilerin ağır kaldırmasına benzer bir şekilde düzenli olarak kelime ezberleme alıştırmaları yapmak size faydalı olacaktır. Peki ama nasıl?

1. Gördüğünüz yeni kelimelere “gerçekten” dikkat edin
TV izlerken, şarkı dinlerken veya başkalarıyla konuşurken, hemen her gün yeni sözcüklerle karşılaşırız. Yeni bir kelimeyle karşı karşıya kaldığınızda hemen hepimiz kelimenin anlamını bahsi geçen konu ile ilişkilendirerek kendi çıkarımlarımız sonucu bulmaya çalışırız. Oysa ki beyin kapasitemizi geliştirmek istiyorsak bu yanlış bir tutumdur. Yapmamız gereken şey anlamını bilmediğimiz o kelimeyi zihnimize, telefonumuza ya da herhangi bir kağıt parçasına not ederek anlamını araştırmak olmalıdır.

Kendinizi sadece 1-2 hafta bu alıştırmaya zorlarsanız, anlamını bilmediğiniz ve yeni öğrendiniz kelimelerin çokluğu karşısında şoka uğrayabilirsiniz. Çünkü biz insanlar gündelik hayatlarımızda bir çok kelimenin anlamını bilmediğimiz halde “biliyormuş gibi yapma” eğilimdeyiz ve işin kötü tarafı bunun farkına varamamaktayız.
2. Okuyun
Okuma, kelimelere önem verilerek doğru bir şekilde yapılırsa, kelime dağarcığını arttırmak için mükemmel bir yoldur. Hergün bir kaç satır dahi olsa, size ilgi çekici gelmese bile, tam olarak anlamadığınız kelimeleri sorgulamak amacıyla ilginç bir şeyler okumaya çalışın. Bu esnada anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerinde durarak onların anlamlarını öğrenmek için efor sarfedin. Düzenli olarak okumak kelime dağarcığını geliştirme yöntemleri arasında daima kendine zirvelerde yer bulan bir seçenektir.

3. Sözlük Oyunu Oynayın
Sözlük oyunu kelime dağarcığını geliştirmenin en başarılı ve en zevkli yollarından biridir. Bu oyunda ilk olarak her sabah kalktığımızda evde bulunan sözlüğümüzü açıyoruz. Rastgele sayfaları çevirerek anlamını bilmediğiniz 5 farklı kelime buluyoruz ve anlamlarını öğreniyoruz. Sonrasında ki hedefimiz ise yeni öğrendiğimiz bu kelimeleri gün içerisinde ailemizle, arkadaşlarımızla olan diyaloglarımızda bir şekilde kullanmaya çalışmak olacak. Kulağa basit gelsede bu oyun sizi ilk günlerde çok zorlayacaktır. Zaman geçtikçe günlük ezberlediğiniz kelime sayısını arttırabilirsiniz. Bu oyun size çok fazla yeni kelime öğrenmenizi sağlayacağı gibi, sizi öğrendiğiniz kelimeleri günlük konuşmalarınızda da kullanmaya zorlayacağı için hitabet yeteneğinizide farkedilir bir biçimde geliştirecektir.

Sonuç;

Hemen hepsi gayet basit olan yukarıdaki basamakların hepsini düzenli olarak uyguladığınızda sadece 1 ay içerisinde, çevreniz sizdeki değişimi mutlaka fark etmeye başlayacaktır. Çünkü tüm bu yeni kelime öğrenme yöntemleri sonucunda kaçınılmaz olarak geniş bir sözcük dağarcığına sahip olacaksınız ve dolayısıyla konuşma, hitabet yeteneğiniz gelişecek, daha da önemlisi geniş bir zihinsel kapasiteye sahip olmaya başlayarak kendinizi adeta baştan yaratacaksınız.

http://filoji.com/bu-basit-yontem-beyninizi-oylesine-gelistirecek-ki-cevrenizdeki-herkes-sasakalacak/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çağımızın Sorunu Unutkanlığa Karşı Neler Yemeli? Neler Yapmalı?

Unutkanlık-Nedenleri-ve-Tedavisi1[1]
Gerek yoğun çalışma, gerek, stres, gerekse, yanlış beslenmeden dolayı artık, herkes unutma sorunu yaşar hale geldi.
Unutkanlıktan kurtulmak için, Beslenme ve Diyet Uzmanı Aslı İçingür’ün önerilerini sizlerle paylaşmak istedim.
Unutkanlıktan kurtulmak için :

* Günde 2-3 yemek kaşığı yaban mersini tüketin. Her gün, 5 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Güçlü bir hafıza için, porsiyonlardan biri, mutlaka orman meyvesi, özellikle de yaban mersini olmalı. Çünkü yabanmersini, bol miktarda içerdiği ‘polifenol’ sayesinde beyin hücrelerine saldıran serbest radikallerle savaşabiliyor.
Ayrıca elma, böğürtlen, kiraz, kırmızı erik, ahududu, çilek en iyi antioksidan kaynaklarını oluşturuyor. Kayısı, kırmızı ya da yeşil üzüm, portakal, kırmızı greyfurt, şeftali, armut ve mandalina da çok güçlü antioksidanlardan. Muz, kivi, mango ve nektari de bol antioksidan içeriyor.
* Haftada 2 öğün balık tüketin . Omega 3 yağ asidinden zengin, trans yağ asitlerinden fakir bir beslenme düzeni beyin sağlığı açısından oldukça önemli. Balık da, Omega 3 yağ asidi bakımından zengin bir besindir. Eğer balık tüketemiyorsanız günde, 1 gram omega 3 takviyesi almanızda fayda var.
* Günde 3 adet ceviz tüketin . Ceviz de, omega 3 yağ asidi açısından en zengin kaynaklardandır. Güçlü bir hafızaya ve yaşlık dönemine yönelik yönelik bir yatırım için, günde 3 adet ceviz tüketin.
* Haftada 3 kez kırmızı et tüketin . Yoğun iş temposu, ağır çalışma koşulları ve doğal yetiştirilmeytn besinler nedenleriyle özellikle B 12 vitamini eksikliği ortaya çıkıyor. Haftada 3 kez kırmızı et, günlük süt, yoğurt, peynir ve yumurta tüketimi vücuda yeterli B12 vitamini alınmasını sağlıyor.
* Günde 1 kase tahıl tüketin . E vitamini beyin sağlığı açısından en temel antioksidanlardan biridir. Bu vitamin özellikle tahıllarda bolca bulunmaktadır. Bu nedenle bulgur, esmer pirinç, buğday, karabuğday, çavdar, yulaf gibi besinlere günlük diyetinizde mutlaka yer verin. E vitamini aynı zamanda, ıspanak, kabak, semizotu ve lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler; zeytinyağı, fındık, ton balığı, sardalya, yumurta sarısı, domates ve patateste de bol miktarda bulunur.

* Kırmızı şarap, çay ve bitter çikolatayı sınırlı tüketin . Bunlar beyni genç tutan besinlerdir. Ancak kalorileri yüksek olduğu için sınırlı miktarda tüketmeyi de unutmayın.
Arıca; Unutkanlıktan kurtulmak için :
Fiziksel aktivite şart . Haftada en az 3 defa 45 dakika egzersiz yapmaya özen gösterin.
Beyin egzersizi yaptıracak aktiviteler ile uğraşın . Satranç, bulmaca ve kitap okumak beyin için en ideal etkinlikler arasında yer alıyor.
Günde 15 dakika güneşe çıkın. D vitamini de beynin genç kalmasını sağlayan vitaminlerdendir. Bu vitamin için en etkili kaynak ise güneş ışığıdır. Her gün 15 dakika güneşlenmek vücuttaki D vitamini sentezini arttırarak eksikliğini önleyebilir. .
Trans yağlardan kaçının . Hazır paketlenmiş yağlı bisküviler, cipsler, rafine gıdalar, fast food ve kızartmalardan uzak durmak unutkanlığa karşı dikkat etmeniz gereken en önemli kuralları oluşturuyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kandaki İltihaplanma Düşecek… Romatizma Bitecek…

kandaki_iltihap_dusecek_h1775_6902c[1]

 

Diz ve eklem ağrısına ne iyi gelir; Sabahları parmak, bilek, kol ya da bacak eklemlerinizde şiddetli ağrılar ile uyanıyorsanız romatoid artrit (RA) hastalığına eklem iltihabına yakalanmış olabilirsiniz.
Eklem iltihabında hareket esnasında eklemlerden çatırtı sesi de gelebilir. Kıkırdak veya kemik ve eklem arasında kısım hasar alır ve kemiklerin sürtünmesi artar. Bu da ağrıya ve çatırtı seslerine neden olur. Eklem iltihabı için günümüzde kalıcı bir tedavi olmasa da isterseniz evde yapabileceğiniz bitkisel çözümlerle ağrı çekmeden hayatınızı normal şekilde sürdürebilirsiniz.
Eklem ağrıları romatoid artrit sebebiyle ya da fazla kiloya bağlı olarak aşınma ile oluşur genellikle belli bir yaştan sonra daha sık görülen bir şikayettir. Özellikle diz acısı çok sık görülen şikayetlerdir. Size vereceğimiz karışım ile Diz ağrısı ve eklem ağrısını şikayetleriniz 3 günde son bulacaktır. Bu karışımı her gün tükettiğinizde bakın neler oluyor.
1-Bu karışım iltahab ile savaşır ve vücuttaki iltahabı kurutur.2-Eklemi çevreley
en bağ ve tendonları güçlendirir.
3-Ağrılarınız durdurur.
4- Magnezyum ve silikon gibi minaraller bakımından zengindir ve C vitamini – Bromelain eksikliğini giderir.
5- Trigliserid ve kolesterol seviyesini dengeler.
İşte karışımın malzemeleri: 1 su bardağı taze portakal suyu 1 su bardağı yulaf ezmesi 2 su bardağı doğranmış ananas 1 muz 1 su bardağı içme suyu 1 çay kaşığı tarçın 1 yemek kaşığı organik bal Yarım su bardağı dövülmüş badem.
Karışımın yapılışı: Yaklaşık 10 dakika kadar süre ile yulafı suda pişirin ve soğutun. Sonra pişmiş yulafı blendırdan geçirin ve üzerine ananas, portakal suyu, badem, tarçın ve bal katarak blendırda karıştırmaya devam edin. Karışımın daha ince olmasını istiyorsanız isteğe göre su ekleyebilirsiniz. Yatmadan önce geceleri bir bardak ve sabahları bir bardak olmak üzere 3 gün boyunca devam edin. 3 gün sonra şikayetlerinizin azaldığını hissedeceksiniz ve 1 ay sonunda eklem ağrılarınız, diz ağrılarınız son bulacak.

Kaynak: 5n1k

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Olumsuz Huylar Altında Yatan Korkular

10155892_757921917648102_5176829838968182060_n[1]

1-Kıskançlık: Yetersizlik Korkusu

2- Dik Başlılık: Güçsüzlük Korkusu

3-Kibir: Değersizlik Korkusu

4- Küçümseme: Aşağılanma Korkusu

5- Mükemmeliyetçilik: Onaylanmama Korkusu

6- Şüphecilik: Çaresizlik ve Güçsüzlük Korkusu

7-Yalancılık: Suçlanma Korkusu

8-Cimrilik: Yokluk Korkusu

9- Tembellik: Yetersizlik Korkusu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aşağıdaki Üç Şekilden Birini Seç… Kendin Hakkında Gerçekleri Keşfet…

dgdf[1]

Yukardaki şekilde erkeği seçtiysen: Sen farketmeden eril kimliğini çok ön plana çıkarmışsın. Süslenmeyi, giyinmeyi, makyaj yapmayı rafa kaldırıp geçim derdine düşmüş evin tüm sorumluluğunu yüklenmişsin. Eril tarafını dengelemenin zamanı geldi… Biraz işve, biraz cilve, biraz kadın olmanın farkına varma zamanı geldi artık…Hadi koş yeni ciciler almaya, kadınlığına onurlandırmaya…

Yukardaki şekilde kadını seçtiysen: 

Bazen kendini otomotik pilota bağlanmış gibi hissediyorsun. Her kesin istediğini yapan, söyleyen, evi çekip çeviren, toplayan, temizleyen, yemek yapan birine dönüşmüşsün. Halbuki bu hayat sana da sunulmuş bir hediye. Kendine vakit ayırmanın, yaratıcılığını keşfetmenin, bir hobi kursuna yazılmanın tam zamanı… Böylece yaşam enerjinin tekrar yükseleceğini farkedeceksin…

Yukardaki şekilde kafatasını seçtiysen: Biraz karamsar mı olduk… Her şeyin olumsuz tarafına mı bakar olduk. Bi uyuma hali, bi yalnız kalma ihtiyacı, bi aldırmazlık mı var üstümüzde… Hemen aynaya bakıp olumlama yapmaya başlıyoruz. Kendimi seviyorum, ve bu hayatta da beni seviyor diyoruz 21 gün boyunca… Telefonu elimize alıyor sevdiğimiz arkadaşlarla hemen bir organizasyon yapıyoruz. Hadi hadi hadi…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendime HAKSIZLIK ettim, kimseye etmediğim kadar.

images-61[1]

Yaşadığım süre boyunca hep MERHAMETİMİN
arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada BIRAKTIM.
Kimseden bir şey BEKLEMEDİM, doğrusu bu sanıyordum çünkü. Yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı İÇİMDE sakladım,
SUSTUM, bastırdım, olsun dedim İNSANLIK ben de kalsın.
Verdim, hep VERDİM karşılığını alıp alamadığıma BAKMADAN,
aslında güçlü olmak değildi istediğim,
ama olmak ZORUNDAYDI…M ve oldum……
Kendimi hep ERTELEDİM. Kimsenin beni
anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana
verilmiş KUTSAL bir görev olarak gördüm…
Herkesi mutlu etmek zorundayım ZANNETTİM.
Benim de mutlu olmam gerektiğini UNUTMUŞUM…
Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki VİCDANIM rahat etmeliydi.
Birilerinin de bana karşı GÖREVLERİ olduğunu hiçe saymışım oysa…
NE YAZIK Kİ; Karşımdakilerin EKSİKLERİNİ tamamlamaya çalışırken, onların HATALARINI görmeye vaktim kalmamış SANKİ…
Beni ÜZMELERİNE bakmadan, karşılığında ne ALDIĞIMA, ne hissettiğime ALDIRIŞ etmeden hep VERDİM..
Kendimi nasıl da UNUTMUŞUM… Unutturmuşlar aslında….
PARAMPARÇA olmuş KALBİME, doğruları söylemeye çalışan BEYNİME, mutsuz YÜZÜME hep SUS dedim. Sen SUS..!
Kendime HAKSIZLIK ettim, kimseye etmediğim kadar.
KENDİMDEN ÖZÜR DİLERİM…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Maden Suyu İçmemiz İçin 7 Önemli Sebep

maden-suyu-zayiflatir[1]
Sağlıklı beslenme ile ilgili tüm reçetelerin bir yerinde mutlaka “her gün bir şişe maden suyu için” tavsiyesini görüyoruz. Peki Neden? İşte 7 harika sağlıklı neden…
Öncelikle bilmemiz gereken şey, maden suyu ve sodanın aynı şey olmadığı… Doğal maden suyu, aslında yağmur suyu olarak yeryüzüne ulaşır, yeraltına iner ve 60 yıla yakın süre boyunca yeraltındaki madenleri ve zengin kaynakları dolaşırken bünyesinde mineraller toplar. Bu yolculuk sonunda da kendiliğinden veya teknik usullerle çıkarılması sonucu elde edilir. Soda ise normal içme suyuna dışarıdan karbondioksit ilavesi yapılmış yapay bir içecektir.

1-Sağlık için çok faydalıdır. Doğal maden suyunda eriyik halde bulunan mineraller vücudumuzda birçok farklı sistemi destekler. Kemik, kalp, damar sağlığını ve sindirim sistemleri bunların başında gelir.
2-Maden suyu hafızanızı güçlendirmeye ve konsantrasyon gücünüzü arttırmaya yardımcı olur.

3-Bulunan mineral seviyesi ile Alzheimer’e sebep olabilen alüminyum etkisini azaltır ve beyindeki elektrotların dengelenmesini sağlar.
4-Kemik erimesinin önlenmesine yardımcı olur. Hamileler için fazlalaşan mineral ihtiyacı sonucu doğabilecek kemik ve diş kayıplarını engeller. Yaşlılar içinse kemik erimesi riskini azaltır.

5-Vücuttan ödem atılmasına yardımcı olur. Sodyum, potasyum açısından dengeli maden suları, vücutta meydana gelen ödemlerin atılmasına yardımcı olur.
6-Vücuttaki gereksiz tuzun atılımını sağlar ve selüloit oluşumunu engeller
7-Spor yapan kişilerde kas gelişimine katkı sağlar. İnsan kaslarının düzgün büyümesi ve işleyişi için gerekli olan magnezyum ve potasyum gibi minerallerin karışımı olan maden suyu fiziksel hareketleri kolaylaştırır kas kasılmalarını önler.

Kaynak: 50 den sonra başlar hayat

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Öksürük Ve Soğuk Algınlığı İçin…

10260001_815400925190285_5107026266867681952_n[1]

Kuru soğanı soyun,

soğanın üstüne daire şeklinde kesin ve bir kaç santim oyun, üstünü oyduğumuz soğanın çukuruna bir kaşık şeker atıp 1 gün bekleyin bekledikten sonra soğanın içinin sulandığını göreceksiniz…

Kaşıkla suyunu için hastalığınızın geçtiğini göreceksiniz…

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ENDİŞE VE PİŞMANLIK DUYGULARINIZI AZALTACAK OLUMLAMA ÖRNEKLERİ…

Kadınlar-İçin-5-Adımda-Duygusal-İyileşme[1]

Aranızda ihtiyacı olanlar olabilir.
Bu olumlamanın yok ettiği olumsuz duygular Şunlardır.
– Bir şeye endişeleindiğimde benim için herşey berbat oluyor
– Yaptığım bir hata nedeniyle kendimi berbat hissediyorum
– Birisine yaptığım haklsızlık nedeniyle büyük suçluluk duyuyorum
Bu  çalışmayı 21 gün  boyunca bunu yapmalısınız  Sık tekrarlanan bu mesajlar beyin korteksinde yeni sinir ağları örecektir Ve ufak dalgalanmalar sonrası olumlu şeyleri hızla ayağınıza getirecektir Sık tekrar çok önemlidir
Ben ________
Mutluluğum benim için önemlidir
Kendi geleceğimi kendim hazırlıyorum
Ben olabildiğim ölçüde en iyi insan olmaya çalışıyorum
Ben Mutlu olmam için gereken her şeye sahibim
Benim Her şeyim tam ve mükemmel
Ben Olumlu bir insanım
Ben çevremdeki dünya ile uyum içindeyim
Benim iyi bir yaşantım var
Dikkatim hayatımda hergün gerçekleşen iyi şeylere odaklanmış durumda
Ben iyi olan her şeyi büyük bir mıknatıs gibi kendime çekiyorum
Ben çevremdeki güzel şeylerin farkına varıyorum
Ben güzel şeylerin farkına vardıkça daha mutlu olduğumu hissediyorum
Ben iyi şeylere odaklandıkça, iyi olan şeyler artıyor
Hayatta sorunların olması normaldir Onlarla Sakin ve etkili bir yaklaşımla başa çıkıyorum Ve bu herşeyi olumlu yönde değiştiriyor
Engel gibi görünen her şey aslında gerçekleşen hayalimin bir parçası
Ben hata gibi görünen şeylerin gelişmeme yardımcı olan bir hediye olduğunu biliyorum
Hayatta yaşanabilicek herşeyin telafisi olduğunu biliyorum
Hayatta yaşanabilicek her şeyin daha iyisinin yaşanacağını biliyorum
Ben Geçmişte yaptığım herşeyi için kendimi affediyorum
Ben gelişme arzumun farkındayım Bu nedenle yeni fırsatları kendime çekiyorum
Her geçen gün kendime olan güveim artıyor ve ben hayattan daha fazla zevk alıyorum
İçimdeki öz korkularımı yok ediyor
Geçmişi rahatçe ve kolayca bırakıyıorum
Şimdi Geçmişi bıraktım ve yepyeni bir başlangıç yapıyorum
Kişilere duyduğum sadakat ve sevgi, bana daha iyisini yaşatıyor
Ben her an ve her yerde güven içindeyim
Rahatça konuşuyorum, kendimi anlatabiliyorum, insanları anlıyorum
Ben kendimi ve başkalarını seviyorum
Ben hayatta en iyi şeyleri hak ediyorum
Teşekkür Ederim, Teşekkür Ederim, Teşekkür Ederim
* Alıntıdır..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bolluk Bereket Bilinci

19299014_474008546283213_4984491997218734080_n[1]

Bolluk ve bereket bir zihin durumudur. Yaşamınıza daha çok bolluk enerjisi çekmek zihinsel durumunuzu bereket içinde yaşayanların zihinsel durumlarına uygun hale getirmekle mümkündür. Bolluk bilincini kazandığınız anda yaşamanızda sadece para’nın degil, arkadaşların, bilgilerin, paylaşımların ve sevginin de bol olduğuna şahit olacaksınız.

Bolluk ve Bereket hem maddi hem manevi zenginlik demektir. Yaşamınıza bu enerjiyi daha cok çekmeniz icin işte size 10 tane ipucu;

1- Almayı Ögrenin
Bazı insanlar sadece vermek isterler, almak onlar için kötü ve yanlış bir şeydir. Ben vermeyi çok severim lakin almak beni rahatsız eder diyen insanlardansanız öncelikle şunu bilin ki bolluk enerjisi sizi ziyaret etmeyecektir. Kim istenmediği yere gider ki. Verdiginiz gibi almayı da bilmeli ve aldıklarınızı hak ettiğinizi bilmelisiniz. Almak da vermek kadar doğaldir ve unutmayın almayı bilmeyenin verecek bir şeyi kalmaz.

2- Para Kirli Değildir.
Bazı insanlar icin para pis bir şeydir. Zenginlik günahkarlıktır. Her gördükleri zengin için kimbilir bu parayı kimin canını yakarak kazandı diye düşünürler. Oysa evrendeki herşey enerjidir ve para da bir enerjidir. Para nötr bir enerjidir onun iyi mi kötü mü algılanacağı size bağlıdır. Bir insan parasıyla iyi güzel şeylerde yapabilir. Veya para temiz bir şekilde de kazanılabilir. Tüm zenginler kötüdür düşüncesini aklınızdan çıkartın ve parayı pis bir şey gibi görmeyin. Kendinizle ilgili olumlu kanılarınız varsa para içinse olumsuz kanılara sahipseniz paranın size gelme olasılığı hemen hemen yok olur. Nasıl mı? Ben iyiyim, para kötü ikilemi şu noktaya gider. Para bana gelmeyecektir. Bu düşünceyi değistirin.

3- Sözlerinize dikkat edin
Bolluk ve bereketi size çeken önce zihinsel durumunuz, sonra sözlerinizdir. Ben paraya hiç değer vermem, zaten hep kaybederim, para ile aram yoktur gibi sözleriniz parayı sizden uzaklaştıracaktır. Bilinçaltınızı bu sözlerle programlarsanız, bilinçaltı bu komutları gerçekleştirmek için sadık bir hizmetkar gibi çalışacaktır ve kendi kendini gerçekleyen kehanetiniz ortaya çıkacaktır. Zenginlik, bolluk ve bereketle ilgili olumlamalar yapmanızı öneririm. Örneğin; Her gecen an para bana artarak geliyor, bolluk ve bereket içindeyim, yaşamımda her şey yeterli, yaşamım bolluk ve bereket içinde, bana gelen parayı severek alıyorum ve o da daha çok geliyor gibi olumlamalar yapabilirsiniz.

4- Koşulsuz isteyin
İnsanlar genelde bir istekleri olduğu zaman bunu bazı koşullara bağlarlar. Şu arabayı satsam da ameliyat olsam, falanca gelse de şu işimi halletse, şuraya gitsem de şunu elde etsem gibi. Oysa istekleriniz size bir çok farklı yoldan gelebilir. Siz bir yola dikkatinizi ve enerjinizi vererek diğer yolları tıkamış olursunuz. Örneğin ameliyat için arabayı satmak isteyen kişinin gerçekte istemesi gereken şey şifadır. Şifa bir insana birçok yoldan gelebilir, araba satılmasa da, ameliyat olacak para başka bir şekilde gelebilir. Hatta o ameliyatı olmadan bile şifa bulabilir. Oysa kişi dikkat ve enerjisini arabayı satarak şifaya verdiği için diğer yolları kapamış oldu. Koşulsuz istemek yaşamda amaçlara kavuşmanın temel şartlarından biridir. Şartları, durumu, mantığı bir kenara bırakın sadece isteyin. Ne istiyorsanız onu isteyin. Para mı, aşk mı, iş mi her ne istiyorsanız onu….

5- Yaşamınızda boşluk oluşturun
Evren boşluk sevmez ve mutlaka doldurur. Eğer eviniz tıka basa eşya dolu ise ve eşyaları yenilemek istiyorsanız paranızın olmasını beklemeyin. Eşyaları daha en başından atın (tabi yaşamak için gerekenleri değil) Bir süre sonra yeni eşyalar bir şekilde gelecek. Yeni elbiseler istiyorsanız eskileri fakirlere verin. Eğer yaşamınızda yeterince bolluk ve bereket yoksa bunun için yer açıp açmadığınıza bakın. Yaşamınızda yeniliklere ve bolluğa yer açın ki gelsin. Bunun için önce evde kullanmadığınız eşyalarla, eskimiş elbiselerle, uzun süredir birikmiş ıvır zıvırla başlayın. Siz eskiyi bıraktıkça yeni gelecek. Unutmayın evren boşluk sevmez.

6- Borçları Değil, Kazançları Düşünün
Bir zamanlar bir öğrencim bir ayın kirasını ödeyince diğerini düşünüyorum demişti ve para sorunundan yakınmıştı. Bende borcunu değil, kazanacaklarını düşün demiştim. Dikkatinizi neye verirseniz onu büyütürsünüz. Borçlara verirseniz borçları, kazançlara verirseniz kazançları. Bu en basit formüllerden biridir. Dikkatinizi kazançlarınıza verin ki onlar büyüsün. Bu öğrencim bu formülü başarı ile uyguladı. İşten ayrıldı, serbest çalışmaya başladı, şimdi meslektaşlarına göre 4-5 kat daha fazla para kazanıyor. Unutmayın ancak fakir insanlar parayı kafalarına takarlar.

7- İmgeleme yapın
İmgeleme bolluk ve bereketi kendinize çekmeniz için en etkili yöntemlerden biridir. Bol bol imgeleme yapın. Dikkat edin, hayal kurun demiyorum. Hayal kurmak daha başından isteklerinizin hayal olduğunu kabul etmektir! İmgeleme bundan başka bir şeydir. İsteklerinizi imgeleyin, imgenize duygu yükleyin ve evrene gönderin. İmgelemede istediğinizin olduğunu hissedin, aynı heyecanı duyun, mutluluğu yaşayın ve bunun olacağına yürekten inanın.

8- Düzenli olun.
Zengin insanların ortak yanları, son derece düzenli olmalarıdır. Evleri, ofisleri, arabaları çok temiz ve düzenlidir. Gerçekten de benzer enerjilerin birbirini çektiği süptil dünyada bolluk enerjisini çekmek için temiz enerji alanına sahip ortamlarda yaşamalısınız. Düzensiz ve pis ortamlarda biriken negatif enerji ancak kıtlık enerjisini kendisine çeker. Bolluk ve bereket için temiz ve düzenli ortamlarda yaşamanız, iş yapmanız gereklidir. Şimdi çekmecelerinizi ve dolaplarınızı düzenleyin. Pis şeyleri temizleyin ve düzenleyin. Zengin olmak istiyorsanız zenginler gibi davranmayı öğrenmelisiniz.

9- Büyük Düşünün
Evrende her şey enerjidir. Bir tabak yemek de, son model arabada. Eğer yemek bulmak kolay ama araba zor derseniz işleyişi algılamadınız demektir. İstediğiniz araba da olsa yemekte, ikisini de elde etmeniz aynı mekanizma ile çalışır. Oysa yemeği her gün buluyorsunuz, çünkü bulacağınızı biliyorsunuz, buna inancınız tam. Oysa son model arabayı bulacağınıza inancınız yok. Eğer doğru şekilde istemeyi bilirseniz, yemek de araba da aynı şekilde size gelecektir. Ancak arabayı da bulacağınıza, yemeği bulacağınız kadar emin olmanız ya da arabayı da açken yemek ister gibi istemeniz gereklidir. İkisine sahip olmanın en önemli farkı budur. Bu yüzden büyük düşünün ve hayallerinize sınır koymayın. Sonuçta ne isterseniz isteyin elde etmenizin koşulları aynı.

10- Vermeyi de unutmayın
Küçük bahşişler, küçük hediyeler ve arkadaşlarınıza yemek ısmarlamalar. Bunların hepsi aldıklarınızı paylaşmanız için önemlidir. Unutmayın evrene ne gönderirseniz size 10 katı geri gelir. Evrene bolluk içinde olduğunuzun mesajını gönderin. Vermeyi bilin ki alasınız. Şükretmeyi ve diğer insanları da düşünmeyi unutmayın.

kaynak:reikiturk

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »