YAŞADIKLARIMIZ BİZİ BİZE AYNALAR…

2451884-yansima[1]
Ayna ayna söyle bana, neler oluyor iç dünyamda…
Yaşadığımız her olay ve akabinde hissettiğimiz duygu durumu bize aynadır gerçekten. Önemli olan ne yaşadığımız değil, yaşadıklarımızdan ders alıp alamadığımızdır. Farkındalığımızın oluşmasıdır.
Bütün olaylar bize farkındalığımızın artması için gelir öğretir ve gider.
Kendi kitabımızı okuyabilmemiz için iç dünyamızın farkına varmamız gerekir.
———
“Kendi kitabını oku;
bugün, hesap sorucu olarak nefsin sana yeter.” (isra 14)
———
*Her durum bize gerçekte neyi yansıtır?
*Bize nasıl bir mesajı verir. ?
*Ne öğrenmemiz gerektiğini nasıl anlarız?
*Yaşadığımız bizi rahatsız eden durumlardan nasıl kurtuluruz. ?
——
Bazı zamanlar birebir yaşattıklarımızı deneyimlerken, bazen zıddımızla, bazen idda etttiklerimizin ispatıyla, bazen kınadıklarımızın başımıza gelmesiyle ve çoğu zamanda geçmişten getirdiğimiz katılaşmış inançlarımızla ayna olur olaylar ve insanlar bize.

İmtihan der geçeriz ama imtihanın cevabı verilene kadar benzer olaylar ve bizi zorlayan insanlar etrafımızdan gitmezler. Yaşadığımız her olaya bakış açımız her zaman iç dünyamızdan dışa doğru bir bakışla olursa gerçekte olayların bize neyi aynaladığını fark edebiliriz ancak.
——
AYNA OLAYLAR
*Bazen bizim başkalarına yaşattıklarımızı kendimiz birebir yaşarız.
Empati yetimizi geliştirmek ve bize yapılmasından hoşlanmayacağımız şeyleri
başkalarına yaşatmamak için…
*Bazen yaşadıklarımızın zıddını deneyimleleriz başkalarıyla.
Nasıl birisi olmadığımızı görmek ve onların kabalıkları veya zariflikleri karşısında kendinize örnek yada ibret alabilmek adına…
*Bazen başkalarının yaşadıklarıyla ilgili yargıladığımız durumları kendimiz yaşarız. Kınadığımız durumları kendimiz yaşayarak ne kadar zorlandığımızı fark etmek ve başkalarını kınamamayı öğrenebilmek adına…
*Bazen kendimizle ilgili idda ettiğimiz durumların ispatı için yaşadıklarımız vardır. Örneğin; İyi olmaya çalıştıkça kötü insanları çekmemizin nedeni de budur. Kötü olmasaydı senin iyi biri olduğunun ispatı olmayacaktı asla. Kötüler senin iyi olma vasfına değer katarlar. İdareci olma iddamız idare edilecek kişileri bize çeker vb.
*Bazen de inandığımız ve altını çizdiğimiz şeylerin üstünü çizebilmek için olaylar çıkar karşımıza… Bize artık yeter dedirtecek duruma getirene kadar yaşarız bu tür durumları.
Örneğin;
*Kendinin değersiz olduğuna inananlar, kendine değersizlik duygusunu yaşatan olayların içinde bulur kendini. Kendini kullanılmış ve ezik hisseder sürekli. Kurban rolünü oynarlar. Birilerinden kazık yer, en yakınlarının yalanını yakalar. iftiraya uğrar vb.
Kendi değerini farkettiği anda tüm bu zincir kırılır ve yerini daha huzurlu bir yaşam şekline bırakır.
*Sevilmediğine inanan birisi, birileri tarafında terk edilir yada terk eder sürekli.
Kendini sevmeye başlayıp kendine sevilme hakkı verdiği anda kişi aslında sevilmediğini düşünürken hakkınca sevemediğini anlar ve sevmeye başlar. Kaderi değişir.
*Yoksunluk inancı olan birisinin elinde para durmaz.Parayı kullanamaz gereksiz harcar. Bu inancını fark ettiği anda bilinç kendini yeni düşünceye
uyumlar.
—–
Tüm bu yaşadığımız ve bizi rahatsız eden durumlar bizim içsel kodlarımıza aynalık yapar. Hayat bizim yaşattıklarımızı, yargılarımızı, iddialarımızı ve İnançlarımızı birileri aracılığıyla veya bir dize olaylarla karşımıza çıkarıp kendimizi görmemiz için öğrenmemiz gereken şeyleri işaret eder.. Ve hepsi birer mesaj içerir. Kendi kitabımızı okuyabilmemiz ve yeniden
yapılandırabilmemiz için. Mesajı doğru algılayabilirsek çözümleriz. Ama anlayamadıysak bir köşeye (bilinçaltına) atar unuturuz bir süreliğine.
O çözülmeyen mesajlar çözülünceye kadar belli zamanlarda yeniden yeniden karşımıza çıkar. Her bilinç durumu yükseleceğinde yada benzer bir olay yaşandığında mesaj yeniden gelir önümüze ve her seferinde daha da şiddetle
sarsar bizi.
Çözene kadar, artık yeter dedirtmeyen, vazgeçemediğimiz, korktuğumuz, tutunduğumuz dalları elimizden alana kadar ve çözdürene kadar uğraştırır bizi..
Bilincimiz yükseldikçe çözümlemekte kolaylaşır olayları. Önümüze gelen mesajları daha kolay deşifre eder ve öğrenmeye başlarız… Öğrendikten sonra aynı durumların tekrarı söz konusu olmaz.
Kaybettiğimizi sandığımız bütün dallar bize tekrar geri verilir. Ama bu sefer onlar bizim tutunmak zorunda hissettiğimiz dallarımız değil, tutmak istediğimizde kullanacağımız araçlarımız olur.
Fakat bazen öyle katılaşmış çekirdek inançlarımız vardır ki onu yıkmak dağları devirmekten daha zordur. Tüm yaşamımız aslında bu devirilmesi zor gibi olan 0-6 yaş arasında oluşmuş çekirdek inanç etrafında oluşur ve kaderimiz olur. Sanki o inançtan vazgeçersek bütün hayatımız alt üst olacakmış gibi hissederiz. Bildiğimiz kötüyü bilemediğimiz iyiye tercih eder hayatımızı mutsuz ve huzursuz geçirmenin adına da kader deriz.

Kıyamet demek insanın ayağa kalkışı kendini fark edişidir. Kıyamet günü dağlar yerinden oynayacak dediği işte kendi katılaşmış inançlarımızın yerle bir olacağı anlamına gelir.

Gök yarıldığı, yıldızlar dağıl­dığı, denizler kaynaştığı, kabirlerin içi dışa çıktığı zaman, insa­noğlu ne
yaptığını ve ne yapacağını görür.” (İnfitar, 82/1-5)

Hayat okulundan mezun olup kendimize gelebilmemiz için tüm imtihan-larımızın doğru cevaplarını vermemiz gerekiyor. Sınıf atlasak bile alttan ders bıraktıysak hayat asla affetmiyor ve onu tekrar önümüze koyuyor çöz diye…
Rabbim imhihanlarımızı kolaylaştırsın…
Kendimize gelmemiz nasip olsun inş.
Aydanur HIRA 20.10.2015

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s