Dolunayda Yapılabilecek İki Adet Bolluk Ritüeli…

729E949464C84ECC809022D1EFE55BD7[1]

1-BEREKET SAKSISI RİTÜELİ
Dolunay zamanı mor veya turuncu bir saksı satın alın.
Saksının dibine o gün yaptığınız alışverişin üzerine verilen demir parayı koyun.
Bir adet akik taşı ve bir adet kehribarı da ekleyin. Tüm bunların üzerine toprak koyun.

Bu saksıda bereketi sembolize eden fesleğen yetiştirin.  Her Dolunayda saksıyı dolunay ışığını alacak şekilde pencere önüne alın ki saksı  bollul ve bereketle dolsun…
2-BOLLUK KARIŞIMI RİTÜELİ
Adaçayı yaprağı, ıhlamur yaprağı, demir para, kehribar taşı, karanfil parçalarını altın rengi ipek bir keseye koyun. Kesenin ağzı sıkıca bağlanırken niyete odaklanın.

Keseyi pencere veya balkonun dış tarafında ip yardımı ile bağlayın/sarkıtın. Dolunayın ışığını aldığından emin olun ve sabaha keseyi içeri alın ve adaçayı dolu bir kasede bir sonraki dolunaya kadar bekletin. Ve ritüeli tekrarlayın…

Dışarıdan beklenen haberlerin gelişini hızlandırır, daha çok bereketi bolluğu eve/ofise davet eder…

Not. Bu ritüelleri dolunaya üç gün kala ve üç gün geçene kadar yapabilirsiniz…

Alıntı

5 Ekim 2017 Dolunayında Şifalanmak İçin Kolay Bir Meditasyon… Şifa Olsun…

Full-Moon-Yoga[1]

 

Bu güzel dolunay gecesinde serbest bırakma meditasyonu yapalım… Ve yeni güzel başlangıçlara yer açalım…

Rahatça yatağınıza uzanın, güzel bir meditasyon müziği açın. Mumlarınızı ve tütsünüzü yakın ve 15 dakikayı kendinize ayırın.

Burnumuzdan nefes alıp ağzımızdan verelim yedi kere…

Kızgın olduğumuz kişiyi ya da konuyu düşünmeye başlayalım.

Ve arkasından kızdığımız kişiyi ve konuyu serbest bırakmaya niyet edelim. Ve şu sözleri tekrarlayalım… Bu konuyu-kişiyi artık serbest bırakıyorum. Ve özgürüm. Aramızdaki tüm bağları kesiyorum. Aramızdaki tüm bağları kesiyorum. Ve aramızdaki tüm bağları kesiyorum…

Arkasından kendimizi banyoda duş alırken hayal edip şunları söylüyoruz: İçimdeki tüm öfkeyi, kızgınlığı bu duşla beraber temizliyorum, temizliyorum ve temizliyorum ve hayatıma mucizelerin girmesine niyet ediyorum…

Ve tekrar burnumuzdan nefes alıp ağzımızdan nefes vermeye devam ediyoruz -en az yedi kez -ve hazır olduğumuzda gözlerimizi açıyoruz…

Şifa olsun,

Anette İnselberg

Aç Kal, Uzun Yaşa; Nobel Ödülü

Acim[1]

Neden hastalanınca iştahımız kesilir hiç düşündünüz mü? Acaba vücudumuz, sindirim sistemini kapatarak hastalıkla tüm gücüyle ilgilenebilmek için bize işaret mi veriyor?
Uzun süreli açlık diyetlerinde hiçbir şey yenmez ancak bolca SU içilir. SU seçerken sodyum oranı düşük suları seçmeniz gerekmektedir. Yapılan araştırmalar, 3 gün aç kalmanın, vücudun savunma mekanizmasını yenilediğini ortaya koyuyor. Bu araştırmalar, özellikle savunma mekanizması ağır hasar görmüş kanser hastaları ve yaşlılıkla mücadelede çığır açacak nitelikte. Açlık ve vücudumuzdaki sonuçlarıyla ilgili bir araştırma geçtiğimiz günlerde Nobel Tıp Ödülü kazandı.
AÇLIK ÜZERİNE ARAŞTIRMA NOBEL KAZANDI
Nobel Tıp ödülü 3 gün önce açlık ya da hücrenin kendi kendini yemesi ve gereksiz parçaları atarak, otofaji adı verilen savunma mekanizmasını yenilemesi sisteminin nasıl çalıştığını ortaya çıkaran Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi’ye verildi.
Nobel’den yapılan açıklamada, “Ohsumi’nin keşifleri, hücrenin içeriğini nasıl ayrıştırdığını anlamamızı sağladı. Keşifler, otofajinin açlığa adapte olma ya da enfeksiyonlara verilen yanıt gibi birçok fizyolojik süreçteki temel önemini anlamamıza da yardımcı oldu. Otofaji genlerindeki mutasyonlar, hastalıklara neden olurken otofajik süreçler, kanser ve nörolojik hastalıklar gibi bazı vakalarda önemli rol oynamaktadır” denildi.
Hücrenin kendi kendini yemesi olarak da bilinen otofaji alanındaki çalışmalarıyla ödülü alan Ohsumi, 8 milyon İsveç Kronu (1 milyon dolar) para ödülünün de sahibi oldu. Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi’ye Alfred Nobel’in ölüm yıldönümü 10 Aralık’ta düzenlenecek ödül töreninde diploma ve altın madalya da verilecek.
Yoshinori Osumi Japonya’dan bir hücre biyoloğu.
OTOFAJİ BİR ANLAMDA ÇÖP TEMİZLİĞİ

Otofaji- hücrelerin içlerindeki gereksiz parçalardan kurtularak temizlenmesi. Bir anlamda çöpü yok etmesi.
Aslında otofaji 1960’larda keşfedilmiş, ancak bilim adamları mekanizmanın nasıl çalıştığını anlAyamamıştı. Nobel kazanan Oshumi araştırmasıyla otofaji’den sorumlu olan genleri ortaya çıkarıyor, ve 39. Nobel ödülünü bu sayede kazanıyor.
Otofaji insanlar da dahil olmak üzere canlıların hepsinde mevcut. Ve bu sayede hücreler ihtiyaç duymadıkları maddelerden ve hatta vücut ihtiyaç duymadığı hücrelerden temizleniyor.
Hücreler bize benzemeseler bile bazı durumlarda aynı insanlar gibi hareket ediyorlar. Çöplerini özel torbalara dolduruyorlar (otofagozomlar), ve konteynerlere depoluyorlar (lizozomlar). En kirli olanları yokedilip sindiriliyor, bazıları da yeniden dönüştürülerek enerji üretiminde kullanılıyor.
Otofaji vücut stres altındayken çok daha fazla çalışıyor. Mesela oruç tutarken ya da açlık sırasında. Bu durumda hücre enerji üretimini kendi iç imkanlarını kullanarak yapmaya çalışıyor ve tabii ki ilk olarak çöpünü ve patojen bakterileri sindirerek başlıyor.
Nobel komitesinin de onayladığına göre açlık ve bazen oruç hala faydalı olabiliyor.
Ohsumi’ye göre otofaji vücudu erken yaşlanmadan da koruyor.
İŞTE BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR: 3 GÜNLÜK AÇLIK ORUCU NE YAPAR

Uzun süreli açlığın savunma mekanizmasını yenilediğine yönelik geniş bir bilimsel araştırma yazısı da İngiliz The Telegraph gazetesinde yayınlandı. Yazıda en büyük uyarı, açlık diyetinin doktor kontrolünde yapılması yönünde.
İşte bu araştırma yazısına göre, 3 günlük oruçtan sonra vücudun bağışıklık mekanizması yeni akyuvar oluşumunu tetikleyerek vücudun bağışıklık sistemini tamamiyle yeniliyor.
Çığır açan bir araştırmaya göre 3 günlük oruç yaşlılarda bile vücudun bağışıklık mekanizmasını komple yenileyerek vücudun dinçleşmesini sağlıyor.
DİYETİSYENLER ELEŞTİRİYOR AMA…
Diyet uzmanları tarafından oruç diyetleri sıkı bir şekilde eleştirilse de, araştırmaya göre vücudu aç bırakmak kök hücreleri tetikleyerek yeni akyuvar üretilmesine yol açıyor.
Güney Kaliforniya üniversitesindeki bilim adamları bu bulgunun bağışıklık sistemi zarar görmüş hastalarda mesela kemoterapi gören kanser hastalarında çığır açabileceğini belirttiler.
Ayriyeten bağışıklık sistemleri yaşlılık nedeniyle zayıflamış,ve basit hastalıklara karşı bile dirençsiz kalmış yaşlılarda da bu oruç faydalı oluyor.
Açlık vücuttaki kök hücrelerindeki bir düğmeyi aktif hale getirerek vücudun bağışıklık sisteminin kendini yenilemesini gerçekleştiriyor.
KÖK HÜCRELERE ‘AKTİF OL’ EMRİ

Kaliforniya Üniversitesi’ndeki gerontoloji ve biyolojik bilimler profösörü Walter Longo’ya göre oruç kök hücrelere ‘AKTİF OL’ emri vererek onların bağışıklık sistemini yenilemesine neden oluyor.
Ve işin güzel tarafı vücut bu bağışıklık sistemini yenilemek için gereksiz ve hasarlı parçaları yokederek bunlardan elde ettiği malzemeyle yeni sistemi oluşturuyor.
Kemoterapi yada yaşlanma nedeniyle aşırı şekilde hasar görmüş bir sistemle başlasanız bile oruç döngüleri kelimenin tam anlamıyla yeni bir bağışıklık sistemi oluşturulmasına neden oluyor.
Uzun süreli açlık, glikoz ve yağ depolarını kullanmak için vücudu zorlar ama aynı zamanda beyaz kan hücrelerinin de önemli bir bölümünü yokeder. Beyaz kan hücrelerindeki bu azalma kök hücre bazlı rejenerasyonu tetikler ve bu da yeni bağışıklık sistemi hücrelerinin değişimini gerçekleştirir.
Yapılan testlerde insanlardan altı ayı aşan sürelerde 2 ile 4 gün arasında oruç tutmaları istendi.
KANSER HÜCRELERİ DE AZALIYOR
Uzun süreli oruç sırasında yaşlanma ve kanser riskini ve tümör büyümesini artıran bir hormon olan enzim PKA da azalmış bulundu.
Doktor Longo’ya göre, uzun süreli açlık süresince vücut hücreleri azalan enerjiyi korumaya çalıştıkları için öncelikli olarak hasarlı ve çok verimli olmayan bağışıklık hücrelerini yok etti.
Dr. Longo, “Hem insan hem hayvanlarda ölçümlerimize göre akyuvar sayısı kayda değer miktarda azaldı. Ardından kişi tekrar yemeye başlayınca tüm akyuvarlar tekrar yerine geldi. Biz acaba nereden ortaya çıktı, nereden üredi bu akyuvarlar diye merak ettik. Kök hücrelerinin aktifleşip bunları ürettiğini sonradan bulduk” dedi.
72 saat tutulan oruç aynı zamanda kemoterapi gören kanser hastalarına da faydalı oldu.Araştırmanın yazarlarından olan USC Norris Kanser merkezi asistan profösör Tanya Dorff’a göre, kemoterapi hayat kurtarmasına rağmen vücudun bağışıklık sistemini önemli miktarda çökertir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre uzun süreli açlık kemoterapinin zararlı etkilerini büyük miktarda azaltıyor.
Profosör Longo ayrıca “Daha fazla klinik deneyler yapılırsa ve sadece bağışıklık sistemi değil diğer organ ve sistemlerin de olumlu olarak etkilendiği bulunabilir” görüşünde.
UCL’de yeniden oluşturma ilaçları Profösörü Chris Mason’a göre: Çok ilginç sonuçlar bulunmuş. Bu araştırmaya göre 72 saatlik bir açlık sırasında vücudun akyuvar ve diğer bağışıklık hücresi sayısı hatırı sayılır miktarda azalıyor, ardından tekrar yemek yenildiğinde bu sefer hücre sayısı eskisinden de yüksek miktarda geri geliyor. Potansiyel olarak faydalı olabilir, çünkü 72 saat çok uzun bir süre değil, kanser hastalarını geri dönüşü olmayacak şekilde zarar verdirecek kadar bir süre değil. Bence en doğru devam yolu bir şekilde ilaçlarla birlikte oruç tutturmak hastalara. Ayrıca oruç konusunda kesin olarak emin olduğumu söyleyemem insanlar düzenli yemek yiyerek savaşıyorlar hep hastalıklarıyla.
Doktor Longo’ya göre oruç zarar vermiyor, tam tersine bulgulara göre fayda sağlıyor.
Kanser hastalarından yüzlerce e-mail aldım. Onkolojistleri gözetiminde oruç tutuyorlar ve çoğunda ilerleyiş olumlu yönde. Sadece az sayıda yan etki görüldü bayılma ve karaciğer işaretleyici testlerinde kötü sonuç tespit edildi. Bunun dışında herhangi bir yan etkiye rastlanmadı.
http://pusulakibris.com/2016/10/07/nobel-odulu-ac-kal-uzun-yasa/

Bu Resimde Kaç Hayvan Var? 1000 Kişiden Sadece 1’i Resimdeki Tüm Hayvanları Görebiliyor!

kac-hayvan-goruyorsunuz[1]

 

İlk olarak Puzzleworld’de yayınlandıktan sonra, internette birçok farklı ortamda paylaşım rekoru kırmış olan bu testin insanları şaşırtmasının altında, resimdeki toplam hayvan sayısını çok az kişinin görebilmesi yatıyor. İngiliz DailyMail gazetesinin dahi haber yaptığı bu resimde siz kaç hayvan görüyorsunuz? Resmi iyice inceleyin ve cevabınızı aklınızda kesinleştirdikten sonra yorumları okuyun…
4 veya daha az hayvan gördüyseniz;
Bu optikal veya mental olarak bazı sorunlarınız olduğuna işaret ediyor olabilir. Normal şartlarda, resmi iyice inceledikten sonra testi uygulayanların yüzde 98’i en az 4’ün üzerinde hayvan görebildiklerini dile getirmekteler. Derin bir nefes alıp rahatladıktan sonra görseli tekrar incelemeyi deneyin.
5 ile 8 arası hayvan gördüyseniz;
Birçok insan bu resmi detaylıca incelediğinde 5 ile 8 aralığında hayvan görmekte ve aslında gerçekte olması gerekende bu. Bu aralıkta hayvan görmeniz optikal ve mental olarak gayet sağlıklı bir birey olduğunuza işaret eder. Bu aralıkta hayvan görenlerin çoğu resmin içinde daha fazlasının saklı olduğunu hissetseler bile, saklı bu hayvanları tam olarak isimlendiremediklerini dile getirmekteler.
9 ve üzeri hayvan gördüyseniz;
Gerçekten de, belli bir azınlık içerisindesiniz. Resmi inceleyenlerin çok çok az bir bölümü 9’un üzerinde hayvan görerek bunu kesin olarak isimlendirebiliyor. Görsel ve mental yetenek olarak oldukça başarılısınız.
Peki Ama Bu Resimde Toplam Kaç Hayvan Var?

Resimde Toplam 16 Hayvan Var!

Resimdeki 16 hayvanı birden gördüyseniz 1000’de 1’lik dilime girmeyi başardınız. Tüm hayvanları görebilenlerin aslında üstün bir optikal yetenekten daha çok, iyi bir hayal gücüne sahip olduğunu söylemek daha doğru. Çünkü tüm hayvanları görenler listenin bu şekilde olduğu konusunda birleşirken, testi inceleyen birçok kişi hala tüm hayvanları tam olarak göremediğini dile getiriyor.

Bunun yanı sıra bu test üzerinde kafa yoranların çoğu görseldeki birçok hayvanın görülmemesinin sebebinin kültürel farklılıklardan kaynaklı olduğunu düşünmekte. Örneğin, karides ve kılıç balığıyla daha önce tanışmamış veya yeterince aşina olmamış birinin bu tablodan bu hayvanları çıkarması mümkün değildir.

Peki siz? Tüm hayvanların bulunduğu listeyi incelediğinizde bulmacanın parçaları kafanızda yerine oturdu mu? Sağlıkla kalın!

http://filoji.com/bu-resinde-kac-hayvan-var-1000-kisiden-sadece-1i-resimdeki-tum-hayvanlari-gorebiliyor/

George Bernard Shaw’dan Sizi Kendinize Getirecek 10 Söz

George-Bernard-Shaw1-e1488714077687[1]

 

Öncelikle bu ünlü İrlandalı yazar hakkında kısa bir bilgi vermek isterim. Resmi eğitime karşı bir tutum sergileyen Bernard Shaw, sigaraya ve alkole karşı hayatı boyunca uzak bir tutum sergilemiş aynı zamanda vejetaryen bir yaşam biçimini benimsemiştir. Hayatı boyunca 60’dan fazla oyuna imza atmıştır. 1925’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü, 1938’de Pygmalion ile Oscar’ı alarak, bu iki ödülü de alabilen ilk ve tek insan olmuştur. Sosyalizm ve kadın haklarının koyu bir savunucusu olmuştur.1950 yılında yani 94 yaşına geldiğinde ise talihsiz bir kaza sonucu oluşan yaralarının iyileşmemesinden dolayı birkaç gün sonra vefat etmiştir.
Onun anısına bazı güzel sözlerini sizinle paylaşmak isterim.

 

1. Bazı insanlarla yüzleşmek zordur, haksız çıkarsın. Çünkü onların galip gele
cekleri ikinci bir yüzleri daha vardır.
2. Suskunluk, aşağılamanın en iyi anlatım biçimidir.
3. Bir kez kalp kırıldı mı, geriye dönüş yoktur bunun. Hiçbir şeye aldırmaz olursunuz. Mutluluğun sonu, huzurun başlangıcıdır bu.
4. Eğer yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni bir yere götürmez.
5. Dünyada iki tane trajedi vardır. Biri kalbinizdeki tutkuyu yitirmek, diğeri ise kaybettiğiniz tutkuyu geri kazanmaktır.
6. Attığınız tokada karşılık vermeyen kişiden sakının: o hem sizi bağışlamaz hem de kendinizi bağışlamanıza olanak bırakmaz.
7. Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız

8. Benim şaka tarzım doğruyu söylemektir. Doğru dünyadaki en komik şakadır.
9. Biz iki hırsız arasında kendimizi ifade ederiz. Düne ait üzüntüler ve yarına ait korkular.

10. Bütün zekâmı, yeteneğimi, şöhretimi, eserlerimi akşam eve zamanında gelip gelmeyeceğimi merak eden bir kadın için feda edebilirim!

http://filoji.com/george-bernard-shawdan-sizi-kendinize-getirecek-10-soz/

Sigmund Freud’dan 1 Dakikada Okunacak 10 Düşündürücü Söz

sigmaund-freud-sozleri[1]

 

Bazı sözler yüreğimize dokunur, bazı sözlerde kendimizi buluruz. Bazı sözleri hayatımızın merkezine koyar; motive oluruz. Özellikle düşünürlerin, felsefecilerin, filologların ya da bilim adamlarının söylediği sözler tecrübe ve bilgi kokar. İnsanların hayatlarına dokunur: Yaşanmışlıkları ya da kendi tecrübeleri akıllarına gelir. Yol göstericidir kimi sözler; kimi sözler ise ders verici.
Psikanalitik kuramın kurucusu Sigmund Freud’un sözleri de hayatın içinden. Freud, yaşamı boyunca insanlığın ve hayatın gerçekleriyle cebelleşmiştir. Anlamı ve mutluluğu sorgulamıştır. Bilinçaltıyla ilgilenmiştir. Bizlere söylediği her söz önemlidir. Birkaç Freud imzalı söz:

1. Bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.
2. Mutsuzluğu tatmadan hep mutlu olmak istersin. Oysa nelerin seni mutsuz ettiğini bilmeden, nelerle mutlu olacağını bilemezsin.

3. İnsanın sağlığını koruyan iki faktör vardır: İşini sevmesi ve hayatı sevmesi.

4. Bir puro, bazen sadece bir purodur…

5. ‘An’ asla bir şeyi veremez: Anlamı. Mutluluğun ve anlamın yolları aynı değildir.

6. Bilinçaltın unutmak üzere olduğun şeyleri hatırlatır.

7. Vicdan dediğimiz şey, içimizde alevlenen belli bir arzunun, dış dünya tarafından reddedildiğinin iç dünyamız tarafından algılanmasıdır.

8. Sevildiğinden emin olunca insan, ne kadar da cüretkar oluyor.

9. Deli, uyanıkken rüya gören kimsedir.

10. Aslında unutmak; artık acıyı hissetmemektir. Çünkü yapılanları zihinsel olarak unutmak fizik kurallarına göre mümkün değildir.

http://filoji.com/sigmund-freuddan-hayatiniza-dokunacak-sozler/