Rahatça “Hayır” Diyebilmenin 4 Yöntemi

PVS8CZ4H

 

“Başkalarına ‘Evet.’ derken, kendinize ‘Hayır.’ demediğinizden emin olun.” Paulo Coelho
Hayatımız boyunca birileri hep bizden bir şey yapmamızı istedi. Bebekliğimizden itibaren bize hoş gelmeyen durumlarda ağladık; 2 yaşından itibaren ise birisi, ebeveynlerimiz de dahil, bizim özgürlüğümüzü kısıtlamaya kalkıştığında, örneğin, daha yeni yeni yürümeye başlarken arkamızdan “Oraya gitme!” diye seslendiğinde, “Hayırrr!”ı bastık. Ancak büyüdükçe nedense “Hayır.” demek zorlaştı. Bebekliğimizin ve çocukluğumuzun en içten “hayır”ları, zorunlu “evet”lere, “belki”lere ve “Yapmaya çalışacağım.”lara dönüştü. Kimi zaman kendimizin bir şeyleri kaçırma veya ait olmak istediğimiz bir gruba dahil edilmeme korkusuyla zorunlu “Evet.”ler dedik, kimi zaman ise hiç istemediğimiz halde sadece bizden talep ediliyor diye. Arkadaşlarımız, patronumuz, eşimiz, çocuklarımız ve modern zamanlarda iktidarlar, devletler hepsi bizden bir şey talep etti: Koca bir “EVET”i. Bazen biz bu Evet’leri kime, neye, neden verdiğimizi bile bilmedik. Bizden tek beklenenin ‘uyumlu’ bir “Evet.” olduğunu düşünerek “Evet”leri verdik, verdik. Biz bu evetleri etrafa savurdukça da öfkelendik aslında. Çünkü dağıtılan “Evet”ler hep bizden giden birşeylerin yerine kondu: zaman, kendi öz bakımımız, kendi özgür irademiz, ve en öz haliyle  yuttuğumuz “Hayır”larımız. Hayırları esirgedikçe kendimize hayrımız olmadığını farkettik. Öfkelendik, sinirlendik. Ve öfkelenip sinirlendiklerimiz de yine bu “Evet”i en düşünmeden verdiklerimiz oldu. Ancak kendi öfkemizden korktuğumuzdan onlara da dillendiremedik, “Ben istemeden ‘Evet.’ dedim sana.” diye.
Başkalarına Nasıl Hayır Deriz?
Terapi süreçlerinde ortaya çıkan en önemli meselelerden biri, kişilerin istemedikleri durumlar karşısında “Hayır”ı karşılarındakine yöneltememeleri oluyor. Birçok kişi için “Hayır”, öfkeli bir isyanı temsil ediyor. “Hayır dersem çok kaba mı duyulurum?” “Hiç kimseye “Hayır” demem ki…” “Nasıl ‘Hayır’ demeliyim?” Bu zorluklar genelde, kişinin kendi iç sınırlarını bilememeden ve belirleyememesinden kaynaklanıyor. Ayrıca, çoğu zaman içimizden kocaman bir “Hayır” çıkacak ve bebekliğimizin ağlamaları gibi bu kulak tırmalıyıcı, rahatsız edici veya öfkelendirici olacak diye de oldukça korkabiliyoruz.
Psikoterapi süreçlerinin net çerçevesi, öfkenin ve karanlık yanların işlenmesi, kişinin kendi iç sınırlarını belirlemesine ve bunları sakin bir tavır ve kendine ait bir sesle aktarabilmesine zamanla vesile olur.
“Hayır”ınız, bağıran “Evet”ler arasında küçük ve sessiz dursa bile, net bir yanıttır.
Psychology Today’de yine aynı başlıklı yazı ise, kişinin daha rahat “Hayır” diyebilmesi için şu önerileri veriyor:
Her zaman “Evet.” veya “Olur.” diye yanıtlandırdığınız talepleri “Bir düşüneceğim.” diye yanıtlayın.
Bu hem size karşınızdakinin talebine dair düşünme ve daha bilinçli bir karar verme aralığı sunar, hem de karşınızdakinin de talebini düşünmesine, gözden geçirmesine vesile olur.

Net bir “Hayır.” yerine, “Ben bununla kendimi rahat hissetmeyeceğim.” “Tercihim değil.” gibi daha yumuşatılmış bir “Hayır.” diyebilirsiniz.
Tabii, bazı durumlarda, özellikle de karşınızdaki sınırlarınızı zorluyorsa, net bir “Hayır.” demek durumundasınız.
“Hayır.”ınızı söylemeden önce düşünün, karşınızdaki kişiye kızgın mısınız? Kırgın mısınız? Sizin ihtiyaçlarınızı görmediği için üzgün müsünüz?
O anki duygularınızın farkında olmak, belki de karşınızdaki kişiye de neden “Hayır.” dediğinizi paylaşabilmek için bir vesile olur. Örneğin, “Talep ettiğiniz şeyi yapmak istemiyorum çünkü burada benim ürettiğim işi görmezden gelmeniz beni artık kızdırıyor.”
Karşınızdakine “Hayır” demeden önce neden “Hayır” dediğinizi düşünün. Veya “Evet” diyorsanız neden “Evet” dediğinizi.
Düşünmeden hemen yanıt vermeyin. Ancak sizin düşünme süreçlerinize saldıran kişilere net bir “Hayır.” demekten de çekinmeyin. Bazen satış yapan kişiler “Hayır’ı yanıt olarak kabul etmiyorum.” gibisinden hem sizin zihinsel hem de bedensel bütünlüğünüze saldıran bir tavır takınabilirler. Böyle durumlarda eğer onlar sebepsiz bir şekilde size bir şey satmak için uğraşıyorlarsa, siz de onlara hiç sebep vermeden “Hayır” diyebilirsiniz.
“Hayır” diyebildiğiniz, hayırlı günlere,
Uzm. Klnk. Psk. Ayşe Canan Altındaş
Kaynak: pavlovspartner.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s