Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt:

<style> .wpb_animate_when_almost_visible { opacity: 1; }</style>

1871’de doğmuş bir Stoney kızılderilisi, Yürüyen Boğa da denilen Tatanga Mani hayatları boyunca doğayı anlamaya çalıştıklarını söylüyor. 87 yaşında kızılderililerin temsilcisi sıfatıyla Kanada tarafından bir dünya turuna çıkarılır.

Tatanga Mani Londra’da yaptığı konuşmasında kızılderililerin doğa ile olan ilişkisinden şöyle bahseder: “Dağlar her zaman taş binalardan daha güzeldir.” Şehirlerdeki yaşam yapay bir hayattır. Şehirlerde insanlar ayaklarının altında toprağı hissedemiyor doğa ile bağ kuramıyor, saksıdakiler dışında bitkilerin büyümesine şahitlik edemiyor, gökyüzündeki yıldızları bile caddelerdeki ışıklardan dolayı göremiyorlar.

İşte doğaya olan saygıları herkes tarafından bilinen kızılderililerden modern hayatı sorgulatacak 10 öğüt:

Ağaçların konuştuğunu bilir miydiniz? Evet, konuşurlar. Birbirleriyle kouşurlar, kulak verirseniz sizinle de konuşacaklardır.

ekran-resmi-2016-10-01-18-42-31  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Asıl sorun, sizin dinlememeniz, doğayı, ağaçları..

ekran-resmi-2016-10-01-18-42-44  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar.

ekran-resmi-2016-10-01-18-43-03  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz. Sadece bir kişiye yardım et! Şimdiki usul bu değil ama inanıyorum, insanlar bu yolu öğrenecekler.

ekran-resmi-2016-10-01-18-43-58  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır.

ekran-resmi-2016-10-01-18-44-45  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.

ekran-resmi-2016-10-01-18-45-03  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adamparanın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

ekran-resmi-2016-10-01-18-50-32  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Şükredecek bir şey bulamıyorsan içindeki kusuru ara.

ekran-resmi-2016-10-01-18-50-54  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Yapmamız gereken: her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.

ekran-resmi-2016-10-01-18-51-39  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Barış ve mutluluk her anda mevcuttur. Barış ve mutluluk her adımdadır. Ruhun meseleleri için siyasi çözümler yoktur.

ekran-resmi-2016-10-01-18-51-59  Kızılderililerden Modern Hayatı Sorgulatacak 10 Öğüt: Ekran Resmi 2016 10 01 18

Kaynak: biliyomuydun

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

FARK ETMELİ İNSAN

can-yucel1
Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen…
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.
Henüz bebekken “Dünya benim!” dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçların “her şeyi bırakıp gidiyorum işte!” dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.
Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.
Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
Azraillin her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan.
Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.
Yaratılmışların en güzeli olduğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı.
Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.
Evinde kedi, köpek beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.
Eşine “seni çok seviyorum!” demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.
Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.
Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.
Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark etmeli, fark etmeliyiz çok geç olmadan….
Ömür dediğin üç gündür,
Dün geldi geçti yarın meçhuldür…
O halde ömür dediğin bir gündür,
O da bugündür….
CAN YÜCEL

Şaziye’ye Bi Sorayım, Bekar Kaynı Vardı…

14457483_710396959111168_6127149458937757307_n2

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevgi Çocuğu Yapıcam Ben Onu…

14516596_710969015720629_6049567253997423826_n1

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Picasso’nun Guernica Tablosunun Hikayesi

| ZAMAZİNGO
https://s0.wp.com/wp-content/themes/pub/bouquet/js/html5.js

picasso_guernica21

Yıl: 1937, Yer: İspanya. Francisco Franco başta ve yaşanan kanlı bir iç savaş…

Yıl: 1937, Yer: İspanya. Francisco Franco başta ve yaşanan kanlı bir iç savaş...

Guernica İspanya’da bir kasabadır. Franco, Nazi ve faşist İtalyan kuvvetlerinin yeni uçaklarını Guernica üzerinde test etmesi için izin vermiş ve bombardıman başlamıştı… Bombardıman sonrası kasabada büyük bir katliam yaşanmış, o güne kadar görülmemiş şiddette olan bombalamalar Guernica’yı yerle bir etmişti.

O dönemde Bask Hükümeti’nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889’du.

O dönemde Bask Hükümeti'nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889'du.

Guernica Bombalanması’nın çoğunluğunu Alman hava kuvveti üstlenirken, İtalyan hava kuvvetinin de yardımı olmuş ve kasaba üç gün boyunca yanmıştır. Beş bin nüfusa sahip Guernica’da 1654 kişinin öldüğü ve çok sayıda sivilin yaralandığı kayıtlara geçmiştir. 26 Nisan 1937’de gerçekleşen Guernica Bombanması’nın haberi kısa sürede Paris’e ulaşmış ve Paris’te yaşayan Picasso da memleketindeki bu olayı gazeteden öğrenmiştir.

Picasso’ya göre sanatçı, insanlığın ve uygarlığın en temel değerlerinin yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bir savaşta kayıtsız kalamazdı.

Picasso’ya göre sanatçı, insanlığın ve uygarlığın en temel değerlerinin yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bir savaşta kayıtsız kalamazdı.

Bu nedenle kendi memleketi Malaga’dan yüzlerce kilometre uzaktaki Guernica’da yaşananları bir şekilde ifadeye kavuşturmalıydı. Bir şekilde anlatmalıydı savaşın yıkıcılığını, yaşanan katliamı, bombaların yaktığı ateşte yanan insanlığı. Anlatmalıydı Guernica’yı. Ve bunun için Balzac’ın öyküsünün de geçtiği Rue de Grands Augustins’de kiraladığı atölyede mayıs ayında beyazın yerine adım adım siyah ve gri tonları geçiyordu. Renksiz olacaktı Guernica. Çünkü solgun mavi ölmüştü. Geriye savaşın siyahlığı ve küllerin rengi kalmıştı.

Bu sıralar İspanyol hükümeti 1937 yılında Paris’te gerçekleşecek Dünya Fuarı’nda sergilenmesi için Picasso’ya bir tablo sipariş etmiş ve sanatçı da kendisine bir resim konusu aramaktaydı.

Bu sıralar İspanyol hükümeti 1937 yılında Paris'te gerçekleşecek Dünya Fuarı'nda sergilenmesi için Picasso'ya bir tablo sipariş etmiş ve sanatçı da kendisine bir resim konusu aramaktaydı.

Guernica’nın bombalanmasını öğrendiğinde etkisinde kalan Picasso, duygularını resme yansıtmış ve 2 ay kadar kısa sürede tabloyu bitirmiştir.

Guernica, yaklaşık 3,5 metre yükseklik ve 7,8 metre genişlik ile dikkat çekici büyüklükte, tuval üzerine sadece siyah ve beyaz renklerde yağlı boya ile yapılmış bir resimdir.

Guernica, yaklaşık 3,5 metre yükseklik ve 7,8 metre genişlik ile dikkat çekici büyüklükte, tuval üzerine sadece siyah ve beyaz renklerde yağlı boya ile yapılmış bir resimdir.

Yağlı boyayla yapılmasına rağmen siyah, beyaz ve gri renkleri barındıran Guernica, gazete fotoğraflarına benzer bir hava yakalamış ve savaşın sebep olduğu cansızlığı vermiştir.

Guernica tablosu günümüzde en büyük savaş karşıtı resim olarak kabul edilir.

Guernica tablosu günümüzde en büyük savaş karşıtı resim olarak kabul edilir.

Resmin sağ ucunda, açık bir kapıyla sonlanan siyah bir duvar vardır. Ortada sırtında mızrak olan at, insaniyetin kaba kuvvet karşısında pes edişini sembolize ediyor. Boğanın yanında belli belirsiz gözüken güvercin barışı temsil ediyor ama olanlara ağlamaktan başka yapabileceği bir şey yok. Atın yanına düşmüş sürücünün kırılmış kılıcı yenilgiyi sembolize ediyor.

Bazı eleştirmenler Guernica’yı 20. yüzyılın en önemli tablosu olarak görür.

Bazı eleştirmenler Guernica’yı 20. yüzyılın en önemli tablosu olarak görür.

En ünlü savaş karşıtı tablo olduğuysa kesin. Guernica, sadece İspanya İç Savaşı’nın vahşetinin değil, modern savaşın neden olduğu ıstırabın da bir simgesi oldu.

Pablo Picasso’nun başyapıtları arasında yer alan Guernica, en politik resim olarak tarihe geçmiştir.

Pablo Picasso'nun başyapıtları arasında yer alan Guernica, en politik resim olarak tarihe geçmiştir.

Her bir karede farklı olayın yansıtıldığı Guernica, geometrik ve izlenimci bir tablo olarak görülürken aynı zamanda kübizmin en önemli temsilcilerindendir.

Franco hükümetin başında olduğu sürece resmin İspanya’ya girmesi yasaklanırken, eser birçok ülkede sergilenmiştir.

Franco hükümetin başında olduğu sürece resmin İspanya'ya girmesi yasaklanırken, eser birçok ülkede sergilenmiştir.

 

Resmin merkezinde acı içinde yıkılmak üzere olan, mızrakla vurulmuş bir at bulunur. Acı çeken atın üzerinde, göz şeklindeki çıplak bir ampül parlamaktadır.

Resmin merkezinde acı içinde yıkılmak üzere olan, mızrakla vurulmuş bir at bulunur. Acı çeken atın üzerinde, göz şeklindeki çıplak bir ampül parlamaktadır.

 

Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutmaktadır.

Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutmaktadır.

 

Sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur.

Sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur.

 

Atın sağ üst tarafında, bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın figürü vardır. Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır.

Atın sağ üst tarafında, bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın figürü vardır. Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır.

 

Korku içindeki bir başka kadın sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerlemektedir. Kadın, parlayan ampüle boş gözlerle bakmaktadır.

Korku içindeki bir başka kadın sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerlemektedir. Kadın, parlayan ampüle boş gözlerle bakmaktadır.

Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.

Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.

 

Sanatçının resimde kullandığı semboller uluslararasıdır.

Sanatçının resimde kullandığı semboller uluslararasıdır.

Böylece tüm dünyada olan savaşların dili oluyor bu tablo adeta. Guernica’da, acı çeken insanlar ve hayvanlar ile kaos içindeki yıkılmış binalar betimlenmiştir.

“Hayır siz yaptınız”

Katıldığı bir sergide Alman bir general Picasso’ya yaklaşır ve sorar;

”Bu tabloyu siz mi yaptınız”

Picasso’da;

”Hayır, siz yaptınız” der.

picasso_guernica21

 

 

kaynak: listeliste

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Louise Hay ile Röportaj

luise-hay1
Louise Hay: Düşündüğümüz her düşünce ve söylediğimiz her düşünce yaratıcıdır, bizim geleceğimizi yaratır. O yüzden ne düşündüğümüze ve ne söylediğimize dikkat etmeliyiz.
Güceniklik, kırgınlık, eskiden yaşadığımız zorlukları tekrar tekrar düşünmek bize daha çok zorluktan başka bir şey getirmez.
Hayat bir bumerang gibidir. Ne yollarsan yolla sana geri gelecektir.Hayata karşı minnettar ve teşekkür halinde olma çok önemlidir. Evren minnettarlığı sever. Ne kadar minnettar olursanız o kadar minnet duyacağınız sebebiniz olur.
Sadece sahip olduğunuz nesnelerden bahsetmiyorum hayatınızın kalitesini yükseltmekten bahsediyorum.
Soru: Güzel şeyler derken buna iyi bir ev ve arabada dahil mi?
Louise Hay: Olabilir ama olmak zorunda da değil. Eğer sürekli kızgın ve kırgınsan ,iyi arabayı sürüp sürekli nefret içinde isen, bir araba hayatına ne güzellik getirebilir ki?
Onun yerine eski bir araban olup minnet ve teşekkür duygularında olmak daha iyi bir yaşamdır.
Ve en önemlisi kim olduğunu sevip olduğun halinden memnun olmandır.

Pek çoğumuz yetiştirilirken yeterince iyi olmadığımızı, yeterince değerli olmadığımızı ve istediğimiz güzellikleri hak etmediğimizi öğrendik.
Bizler İlahi olanın şahane ve mükemmel ifadeleriyiz ve bunu bilmemiz gerekiyor.
Ben insanlara şunu öğretiyorum. Sabahları uyanır uyanmaz ilk iş olarak aynaya bakmalarını ve seni seviyorum seni gerçekten seviyorum demelerini.
İçimizdeki çocukla tekrar bağlantı kurmamız çok önemli. Uzun zamandır bir tarafa itilmiş ve ihmal edilmiş olan o küçük çocukla.
Bunu yaptığınız zaman hayatınıza gelen mucizeleri izlemek şaşırtıcıdır.
Soru: Bize kendimizi desteklemek için verebileceğiniz en önemli tavsiye nedir?
Louise Hay: Kendinizi olduğunuz gibi sevmek ve hayata son derece teşekkür dolu yaklaşmak. Teşekkür etmeyi çok kullanmak. Ben etraf da kimse yokken dahi pek çok şey için teşekkür ederim. Yaratana pek çok kere pek çok şey için teşekkür ederim.
Bugün San Diego ya doğru araba kullanırken yolda pek çok şahane çiçekler gördüm. Renkleri nefisti. Onları görme imkanına sahip olduğum için teşekkür ettim.
Bizim bir sorunumuz olduğunda panikleriz. Ne yapacağım şöylemi, böylemi diye düşünürüz, pek çok korku dolu düşünceler geçer aklımızdan. Benimse sorunlara yaklaşımım tamamen farklı.
Ben bir sorun olarak gözüken bir durumla karşılaştığımda ilk söylediğim şey ‘’Her şey yolunda’’dır.
İkinci olarak da ‘’her şeyim benim en yüce hayrıma işliyor ‘’diye düşünürüm.
Üçüncü olarak ‘’bu deneyimden bana sadece iyilik ve iyi sonuçlar gelecek ‘’derim.
Eğer bu sorun küçükse 2-3 kere söylemem yeterli olacaktır. Eğer büyük bir mesele ise bunu hiç durmadan tekrarlarım.
Her şey yolunda, her şey bana yardımcı oluyor, ve bu durum benim en yüksek hayrıma sonuçlanacak derim sürekli olarak.
Bunları söylemek sizi ve içsel durumunuzu sakinleştirecek ve evren sizin problem olarak gördüğünüz şeye bir çözüm getirebilecektir.
Biz bir sorunla karşılaştığımızda sorunu çözmemiz gerekmiyor. Düşünce biçimimizi düzeltmemiz gerekiyor.
Ve çözüm geldiğinde de teşekkür etmeyi hatırlamayı.
Ben bir satıcı değilim, ben bir öğretmenim. Ancak bana düşünce biçimlerini değiştirmeye gelmiş kişilere yardımcı olabilirim.
Ben düşünce biçimimi değiştirerek hayatımı değiştirebileceğimi ilk duyduğumda benim için çok heyecan verici büyük bir devrimdi , ve bu bilgileri öğrenmek için zaman harcadım. Benim için çok önemli ve değerli bilgilerdi bunlar.
Bazı insanlar bu bilgilerle hiç ilgilenmiyorlar. Belki bundan sonraki bir yaşamda ilgilenmeyi seçecekler….

Bir Türlü Kimseyle Küs Kalamayan İnsanların 15 Genel Özelliği

Arkadaşlarınızın arasında kesinlikle vardır böyle biri. Trip at desen atamaz, kimseye doğru düzgün kızamaz. İyilik timsalidirler adeta. İçlerindeki iyilik dışlarına taşmıştır. Oradan bütün dünyaya dağılacaktır… 😊

1. Temiz kalplidirler asla içlerinde kin tutamazlar.

Temiz kalplidirler asla içlerinde kin tutamazlar.

Biri ona bir kötülük yaptığında bile hemen ertesi gün unuturlar.

2. Arkadaşlarına karşı her zaman sevgi doludurlar, onlarla kavga etmek oldukça zordur.

Arkadaşlarına karşı her zaman sevgi doludurlar, onlarla kavga etmek oldukça zordur.

Öyle pire yüzünden yorgan yakmazlar. Arkadaşlarını küçük sebeplerden dolayı kaybetmek istemezler.

3. Yardımseverlik onların kanında vardır. Yardım etmekten büyük zevk alırlar.

Yardımseverlik onların kanında vardır. Yardım etmekten büyük zevk alırlar.

Yardıma ihtiyacı olan birine yardım etmemişlerse eğer kendilerini suçlarlar.

 4. Affedicidirler. Küs kalmak onlar için oldukça zordur. Bazen özür bile beklemeden affederler.

Affedicidirler. Küs kalmak onlar için oldukça zordur. Bazen özür bile beklemeden affederler.

5. Düşünürken genellikle egolarını bir kenara bırakırlar. Her zaman karşısındaki ile empati kurarlar.

Düşünürken genellikle egolarını bir kenara bırakırlar. Her zaman karşısındaki ile empati kurarlar.

6. En kötü şakalara bile gülüp geçebilirler. Alınganlık etmezler…

En kötü şakalara bile gülüp geçebilirler. Alınganlık etmezler...

7. Gergin ortamlarda ortamı neşelendirmeyi iyi bilirler.

Gergin ortamlarda ortamı neşelendirmeyi iyi bilirler.

8. Bir derdi ya da sıkıntısı olan arkadaşı olursa da, onun sıkıntısını kendi sıkıntısı gibi benimserler. Çözmek için ellerinden geleni yaparlar.

Bir derdi ya da sıkıntısı olan arkadaşı olursa da, onun sıkıntısını kendi sıkıntısı gibi benimserler. Çözmek için ellerinden geleni yaparlar.

9. Ve başarılarına da kendi başarıları gibi sevinirler. Asla onların başarılarını kıskanmazlar.

Ve başarılarına da kendi başarıları gibi sevinirler. Asla onların başarılarını kıskanmazlar.

10. Çok neşeli görünürler. İnsanların arasında onu hep gülümserken görebilirsiniz.

Çok neşeli görünürler. İnsanların arasında onu hep gülümserken görebilirsiniz.

11. Çünkü dertleriyle insanları sıkmak istemezler ve gülümseyerek sıkıntılarını kamufle ederler.

Çünkü dertleriyle insanları sıkmak istemezler ve gülümseyerek sıkıntılarını kamufle ederler.

12. Başkaları göremese de içlerinde fırtınalar kopabilir. Anlatmazlar. Anlatamazlar…

Başkaları göremese de içlerinde fırtınalar kopabilir. Anlatmazlar. Anlatamazlar...

13. Morallerini düzeltebilmek içinse bazen sadece samimi bir sarılma yeterlidir.

Morallerini düzeltebilmek içinse bazen sadece samimi bir sarılma yeterlidir.

14. Kalpleri kırılırsa bile bunu karşı tarafı üzmemek için içlerine atmayı tercih ederler.

Kalpleri kırılırsa bile bunu karşı tarafı üzmemek için içlerine atmayı tercih ederler.

15. Ama eğer çok ileri gitmişseniz ve onu çok kırmışsanız, size hiç fark ettirmeden hayatınızdan çıkıp giderler…

Ama eğer çok ileri gitmişseniz ve onu çok kırmışsanız, size hiç fark ettirmeden hayatınızdan çıkıp giderler...

Onları üzmeyin… Çünkü onların melek gibi bir kalbi var. 😌😌

Kaynak: listeliste

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bazen değişmemek ne kadar zor…

005

 

Bazen değişmemek ne kadar zor… Seni yaralayan kıran üzen olaylar, kişiler  ve durumlardan sonra hala aynı kişi kalabilmek ne kadar zor…

Anette İnselberg

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

RENK MEDİTASYONU

  1. RENK MEDİTASYONU
  2. Kendinizi iyi hissetmediğinizde, uzanın ve kendinizi bir bulutun uzerinde uzanmış olarak, birçok melek tarafından etrafınızın sarılmış olduğunu hayal edin.
  3. Tüm meleklerin auranızı taradığını ve ruhsal çöküntüleri giderdiklerini görün ve hissedin. Bazı meleklerin vücüdunuzun üzerinde şifalı renkleri yansıtan kristalimsi ışıkları var. Üzerinizde hangi renklerin parladığına dikkat edin.
  4. Nefesinizle bu renkleri içinize çekin. Kendinizin tümüyle gözetilmesine izin verin ve muhtemelen bir süreliğine uykuya dalabilirsiniz.
  5. Daha sonra, meleklerin üzerinizde ışıldayan renklerini anımsayın. Bu renkler hayatınızda neyin dengelenmemiş olduğunu ve gereksinimlerinizi gösterecektir.
  6. BEYAZ: Meleklerinizle irtibata geçin. Onlara endişelerinizden bahsedin, ve yardımlarını ve sevgilerini kabul edin.
  7. MOR: Dua edin, meditasyon yapın, kendiniz için gürültüden ve başka kimselerden uzak sessiz bir zaman ayırın, Açık havada, doğanın sesini dinleyerek biraz zaman geçirmeniz şu an için size çok iyi gelecek.
  8. MENEKŞE RENGİ:Dinlenilmeye,güvenilmeye ve yargısız şekilde duyulmaya ihtiyacınız var.
  9. KOYU MAVİ: Sezgilerinize güvenin ve başkalarının fikirlerinden ötürü caymayın.
  10. AÇIK MAVİ: Şu anda hayatınızda yaratıcılığa ihtiyacınız var, bu kendi yaratacağınız bir eser olabileceği gibi, müzik çalarak veya yeni bir resim alarak çevrenizi güzelleştirmeniz şeklinde de olabilir.
  11. TURKUAZ: Başka kişilerin yardımına ve desteğine ihtiyacınız var. Çekinmeden yardım isteyin ve yardım alın.
  12. ZÜMRÜT YEŞİLİ: Aldığınız enerjiden arınarak şu anda dinlenmeye ve uyumaya ihtiyacınız var.
  13. AÇIK YEŞİL: Rasyonelleştirmeden, suçluluk ve korku duymadan gerçek hislerinizle ilgili kendinize karşı dürüst olun,
  14. SARI: Sizi olumsuz şekilde etkileyen ve artık değiştirmeniz gereken iş veya okul ile ilgili durumla ilgilenin.
  15. TURUNCU:Ev ortamınızla ilgilenmeli ve onu daha yaşanabilir, iyi ve rahat bir hale getirmelisiniz.
  16. PEMBE: Sevme, sevilme ve sarılma arzunuz var.
  17. KIRMIZI: Öfkeyi ve endişeleri yukarı bırakın, bunları zihninizde ve vücüdunuzda tuttuğunuzda, bunlar fiziksel dengesizlikler yaratmaktadır.
  18. Dr.Doreen Virtue
  19. 545311_535363263143774_1092962352_n1

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

9 Adımda Vücudumuzun Çeşitli Bölgelerindeki Ağrıların Psikolojik Sebepleri

 

kPsycology Today dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, insan vücudundaki ağrıların sebepleri sadece fiziksel değildir bunun yanı sıra duygusal sebepleri de olabilir. Mesela stresin çeşitli ağrılara sebep olduğunu hepimiz biliriz. Fiziksel olarak sebebi ortaya koyulamayan bölgesel ağrıların sebebi psikolojik etkenler, travmalar olabilir. Bu çalışma hangi bölgesel ağrının sebebinin hangi duygusal problem olabileciğine dair bir teori.

Psikolog Dr. Susan Babel, insan vücudundaki bölgesel ağrıları, ilginç bir teoriyle ortaya koyuyor. Sadece fiziksel etkenlerin değil psikolojik etkenlerin de bölgesel ağrılara sebep olabileceğine inanıyorsanız bu tavsiyeler tam size göre diyebiliriz. İşte Susan Babel’in ilginç tasarımları…

1)1

2)2 3)3 4)4 5)5 6)6 7)7 8)8 9)9

 

 

kaynak: müthiş psikoloji
Baş ağrınızın nedeni, sürekli karşınıza çıkan engeller olabilir… Stresten ve kötü duygulardan arınıp biraz rahatlayın
Boyun ağrılarınızın nedeni, içinizde biriktirdiğiniz kızgınlıklar olabilir. Ama aslında sizi seven insanlar var
Zor kararlar almak ve gündelik baskılar omuz ağrısının nedeni olabilir. Sorunlarınızı birileriye paylaşan, yükünüzün hafiflediğini hissedeceksiniz.
Sırt ağrılarınız, takdir edilmeme kaygısından veya sevginizi göstermekten korkmanızdan kaynaklanabiir. Kalbinizi e duygularınızı dünyaya açmatan korkmayın.
Bel ağrısı, para takıntısı ve kaybetme korkusundan kaynaklanabilir. Gerçekten sevdiğiniz şeyi yapın, para kendiliğinden elecek
Dirsek ağrıları, gereksiz inatçılıktan kaynaklanıyor olabilir. Biraz sakinleşin.
El ağrıları, yalnızlık duygusundan kaynaklanabilir Sosyalleşmekten korkmayın, herhangi biri sizin arkadaşınız olabilir
Ayak bileği ağrısı hayallerinizi sürekli ertelemekten kaynaklanıyo olabilir. Yarışı bir kenara bırakın ve küçük hayallerinizi gerçeğe dönüştürün.
Ayk ağrıı, umutsuzluktan veya harekete geçme isteksizliğinizden kaynaklanabilir. Hayatınızı sevgi ve mutlulukla doldurun.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücudu Birikmiş Olan Fazla Tuzdan Arındırma Yolları

 

tuz

  • Daha fazla su için: Uzmanlar günde 6-8 bardak su içilmesi gerektiğini belirtmekteler. Bu sayede vücutta birikmiş olan fazla sıvının ve fazla sodyumun atılması, idrar yolu ile sağlanmaktadır. Bu basit alışkanlık, vücudunuza detoks etkisi yapar ve sizi nemlendirir. Ayrıca şişkinliği de azaltır.
  • Tuzu beslenme diyetinizden çıkarın: Birçok insan için tuz, yemeklerin vazgeçilmez bir ögesi olsa da, artık yemeklerinize ekleyecek başka bir alternatif bulmak için arayışa başlamalısınız. Özellikle evde yapılan yemeklerde az miktarda tuzu hala kullanabilirsiniz. Ancak şarküteri ürünlerinde, konserve yemek ve çorbalarda, dondurulmuş gıdalarda ve daha birçok üründe yüksek miktarlarda tuz bulunduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu yüzden, bu tarz ürünler yerine beslenme diyetinize daha fazla miktarda taze meyve ve sebze eklemelisiniz. Bu besinler, sindirimden sonra vücudunuzda birikmiş fazla tuzu atmaya yardımcı olurlar.
  • Tuz yerine başka baharatlar kullanmayı deneyin: Eğer kullandığınız baharatları; sarımsak, taze karabiber, köri, maydanoz, kekik, biberiye gibi daha sağlıklı alternatiflerle değiştirebiliyorsanız, tuzu diyetinizden çıkarmanız daha kolay olacaktır.
  • Fiziksel aktivitede bulunun: Her gün terlemeyi sağlayacak fiziksel egzersizler yapmalısınız. Yürüdüğünüzde, dans ettiğinizde, koştuğunuzda, pedal çevirdiğinizde veya saunaya girdiğinizde bile, vücudunuz yabancı maddeleri ve fazla tuzu terleme yolu ile atacaktır. Egzersiz yaparken her zaman yanınıza bir şişe su almayı unutmayın.

Vücudunuzda Birikmiş Fazla Tuzu Atmak İçin Maydanoz

meyve-suyu

Maydanoz; böbreklerinizi temizlemesi ve vücuttaki toksinlerin idrar yolu atılmasına yardımcı olması ile bilinen bir bitkidir. Ayrıca muhtemelen biliyorsunuz ki; böbrekler, vücudun detoks yapmasında büyük rol oynayan organlardır; çünkü bu organlar, kandaki fazla tuzu ve vücudunuzda bulunan diğer zehirli maddeleri filtrelemekle sorumludurlar.

Maydanozu Nasıl Kullanabilirsiniz?

Böbrekleri temizleyici özelliğinden faydalanmak için maydanozu çay gibi demleyerek tüketebilirsiniz. Bunun için, bol miktarda maydanoz yaprağını bir litre kaynar suya ilave edin ve on dakika kadar bekletin. Sonrasında bu çayı aç karnına için. Eğer tamamını bitirmezseniz, kalan çayı gün içinde içmek üzere buzdolabında saklayabilirsiniz.

Ve Unutmayın!

  • Bu çaydan maksimum faydayı sağlayabilmek için, yukarıda belirtilen şekilde tüketmeye dikkat edin ve bu çayı sık sık içmeniz gerektiğini unutmayın.
  • Vücuda detoks etkisi yapmasının yanısıra, maydanoz çayı; ayrıca vücudu fazla tuzdan arındırır, sıvı tutulmasının engellenmesine yardımcı olur, yüksek kan basıncının oluşmasını engeller ve kilo verdirici özelliktedir. Bu faydaları sağlamak için bu çayı içmenin yanısıra, ayrıca sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olmanız gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın.
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Mutlu insan, daha nice güzellikler ve sorumluluklar içinde hayat cambazı olarak dengeyi bulandır.

14470468_10154798099189367_6788294106934421209_n1

 

Çok İyi Bildiğimiz Lakin Farkında Olamadığımız Şey
Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya koyulmuş. Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler. Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile ün salmış zengin birisiymiş. Kim yardımına gelse sorularına cevap verip derdine derman bulmadan geri göndermezmiş.
Bu bilgeden yardım istemeye, mutluluğu nasıl yakalarım diye sormaya karar vermiş. Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi bulmuş, ancak kapısında derdine derman arayanlardan oluşan çok uzun bir kuyruk varmış. Bilgenin gerçekten sorusuna doğru cevap vereceğine inanmış, beklemeye başlamış.
Sonunda sıra ona da gelmiş ve bilgeye mutluluğu nasıl yakalarım diye sormuş. Bilge bu soruyu cevaplarsa sıradaki diğer insanların beklemekten sıkılacağını düşünmüş, adamlarından bir kaşık istemiş ve içine iki damla yağ damlatmış sonra demiş ki:
– Sarayımın her yerini gez ve sonra tekrar gel ama sarayımı gezerken yağı dökmeden bu kaşığı ağzında taşıyacaksın.
Adam sorusuna hemen cevap alamadığı için biraz şaşkın tamam demiş, sarayı gezmiş gelmiş bilge bakmış yağ hala kaşıkta, demiş ki:
– Aferin yağı dökmemişsin güzel, peki sarayımın güzelliklerini anlat bakalım, sarayımda neler gördün.
Adam yağı dökmeyeceğim diye uğraşmaktan pek dikkat edememiş, bir şey diyememiş. Sonra bilge:
– Olmadı, yağı dökmeden, kaşığı tekrar ağzında taşı, bu sefer sarayımdaki güzelliklere dikkat et, sonra tekrar gel.
Adam ne yapalım diyip tekrar kabul etmiş. Her yeri gezmiş, bu sefer sarayın güzelliklerinden çok etkilenmiş. Sonra ağzında kaşıkla gene bilgenin yanına gelmiş. Bilge sormuş:
– Sarayımın güzellikleri gördün mü, anlat bakalım.
Adam bu sefer hayran kaldığı güzellikleri anlatırken bilge onun sözünü kesmiş ve demiş ki:
– Güzel, peki ama yağ nerede?
Adam sarayı hayran hayran dolaşırken yağı tamamen unutmuş, utana sıkıla bilgeye demiş ki:
– Şey… yağı dökmüşüm.
Bilge bizimkine anlamlı bir bakış atmış ve demiş ki:
– Mutluluk hayatın bütün güzelliklerini yaşamak, tadını çıkarmak ve sorumluluklarına, kaşıktaki yağ gibi sahip çıkmaktır.
Adam mutluluğun sırrına ulaştığı için sevinmiş, bilgeye teşekkür etmiş ve bilgenin huzurundan ayrılmış.
İş yerinde başarılı olmak ama hayatın sadece işten ibaret olmadığını bilmek, sevdiklerinle gülüp oynamak vakit geçirmek ama geçim sorumluluğunu ihmal etmemek. Mutlu insan, daha nice güzellikler ve sorumluluklar içinde hayat cambazı olarak dengeyi bulandır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Oğlunuz bir dahi…

14519718_1213433008726760_2165022991449046551_n1

 

 

Edison bir gün eve geldiğine annesine bir kağıt vermiş ve “Bu kağıdı öğretmenim verdi ve sadece sana vermemi tembihledi.”demiş. Annesi kağıdı gözyaşları içinde oğluna sesli olarak okumuş:”Oğlunuz bir dahi.Bu okul onun için çok küçük ve onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz yok.Lütfen onu kendiniz eğitin.”Aradan uzun yıllar geçtikten sonra Edison’un annesi vefat ettiğinde, o artık yüzyılın en büyük bilim adamlarından biriymiş ve bir gün eski aile eşyalarını karıştırırken birden bir çekmecenin köşesinde katlı halde bir kağıt bulmuş.Kağıtta “Oğlunuz Şaşkın akıl hastası bir çocuktur.Artık kendisinin okulumuza gelmesine izin vermiyoruz…”yazılıymış. Edison saatlerce ağladıktan sonra günlüğüne şu satırları yazmış :”Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dahisi haline getirilmiş, şaşkın bir çocuktur.”…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kimi benden çok seversen onu senden alırım…

baskan21

 

Allah der ki “Kimi benden çok seversen onu senden alırım”….Ve ekler: “Onsuz yaşayamam” deme,seni onsuz da yaşatırım.
Ve mevsim geçer,gölge veren ağaçların dalları kurur,sabır taşar,canından saydığın yar bile bir gün el olur,aklın şaşar.
Dostun düşmana dönüşür,düşman kalkar dost olur,öyle garip bir dünya.
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur……
“Düşmem” dersin düşersin,”Şaşmam” dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya “Öldüm” der, yine de “yaşarsın.
Hz.Mevlana..

Olduğundan Farklı Yaşama…

cicek-resimleri1
* Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir.
* Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur.Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.
Kabullen.
* Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır.
* Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar.
* Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.
Çözümler Bul.
* Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler.
* Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir.
* Biz ne düşünüyorsak oyuz.
* Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.
Güven.
* Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan, bir ilişki de olamaz. Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.
Hayatı Üzgün Yaşama.
* Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir.
* Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir. “İyi mizah bizi doktorun elinden korur”.
* Mutluluk sağlık ve terapidir.
Dr. Dráuzio Varella

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »