Tembelliğe karşı savaşmanın ve motivasyonunuzu artırmanın oldukça aktif bir yolu.Eğer her gün 20 dakika…

egzersiz-yapma-1

 

 

Tembelliğe karşı savaşmanın ve motivasyonunuzu artırmanın oldukça aktif bir yolu. Bakalım bu kural nasıl çalışıyor:
Eğer her gün 20 dakika spor yaparsanız sağlığınızla ilgili endişelenmenize gerek kalmaz,

Eğer günün 20 dakikasını temizlik ve düzen için harcarsanız karışıklıkta kaybolmazsınız,
Gününüzün 20 dakikasını konsantrasyonunuzu artırmaya adarsanız yaratıcılık konusunda endişelenmenize gerek kalmaz,
Günün 20 dakikasını size yakın olan birini dinlemeye ayırsanız ilişkilerinizle ilgili hiçbir endişeniz kalmaz,

Günün 20 dakikasını kendinizi dinleyip not almaya ayırsanız fikir bulamayacağınıza dair rahatsız edici düşüncelerden uzaklaşırsınız,
Gününüzün 20 dakikasını yeni gelir kaynakları aramak için feda etseniz finansal problemler yaşamazsınız,
Kendinize 20 dakika rahatlama ve dinlenme süresi verin. Bu şekilde hiç yorgunluk hissetmeyeceksiniz,

Ve unutmayın; günün 20 dakikasını kitap okumaya ayıran birinin, nasıl başarılı olduğuna dair sorulara verecek net bir cevabı vardır.

Kaynak
Cleaners Tips

kaynak: uplifers

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

İnsanlar, başkalarının günahları ve başkalarının işlediği suçlar ve başkalarının hayatında yanlış giden tüm şeyler hakkında konuşurlar

images6

 

Senin kınaman sana belli bir ego getirir. Bu nedenle insanlar başkalarının yanlışları hakkında bu kadar çok konuşur. Bu onlara kendilerinin haklı olduğu hissini verir. Birisi bir katildir. Ve onlar iyi
hissederler: “Ben bir katil değilim; en azından ben bir katil değilim. Birisi bir hırsızdır ve onlar iyi hisseder: “Ben bir hırsız değilim.” Ve bu böyle sürüp gider ve onların egoları güçlenmeye devam
eder. İnsanlar, başkalarının günahları ve başkalarının işlediği suçlar ve başkalarının hayatında yanlış giden tüm şeyler hakkında konuşurlar. İnsanlar bunlar hakkında konuşmaya devam edip durur.Bunu abartırlar ve bundan zevk alırlar; bu onlara “Ben iyiyim” duygusu verir. Ancak bu duygu bir engel haline gelecektir.
Sevgi dolu ol, zeki ol, şefkatli ol. Diğerlerine yargılama olmaksızın bak. Ve asla erdemli hissetmeye başlama, asla bir tür kutsallık hissetmeye başlama. Asla bir “Kutsal Adam” ya da “Kutsal Kadın”
haline gelme. Asla.(Osho)

Yeni Trend: Kahvaltı’da Granola

nocanvas_kahvalti-f9bsx1

 

Sabahları erken saatte okul veya iş için yola çıkanların ortak problemi kahvaltıdır. Ancak yaz mevsimi ile birlikte hızlı ve kolay hazırlanabilen kalorili tarifleri rafa kaldıran sağlıklı ve hafif yeni trendler ortaya çıktı ve granola şu aralar oldukça revaçta.Peki, nedir bu granola? Türk mutfağında pek tercih edilmese de diyetisyenler tarafından tavsiye edilen tahıl, kuru meyveler, süt veya yoğurtla hazırlanabilen bir kahvaltı çeşididir. Amerika kökenli bu yiyecek sıcak havalar için ideal bir kahvaltı fikri olmakla birlikte kilo vermenizi de kolaylaştırma özelliğine sahiptir. Evde kolayca hazırlayabileceğiniz granola tariflerini sizler için derledik:

Kivili Granola
C vitamini açısından zengin aynı zamanda antioksidan özelliği olan kiviyi granola hazırlarken kullanabilirsiniz. 1 adet kiviyi küp şeklinde dilimleyin bir su bardağı light yoğurda bir avuç badem, 2 yemek kaşığı müsli ile karıştırın. Daha tatlı olmasını istersiniz yarım muz dilimleyip bir çay kaşığı bal ekleyebilirsiniz.

Yabanmersinli Granola
Üzümsü bir meyve türü olan yabanmersini ile oldukça lezzetli bir granola hazırlayabilirsiniz. 2 yemek kaşığı müsliye 10 adet yabanmersini,3 adet böğürtlen,2 adet çilek ekleyerek 1 su bardağı yoğurt veya sütle granolanızı hazırlayabilirsiniz. Kahvaltı yerine ara öğün olarak tercih ediyorsanız yoğurtlu tarife bir tatlı kaşığı vanilyalı light dondurma da ekleyebilirsiniz.

Çilekli Granola
1 su bardağı light yoğurda öğütülmüş vanilya veya bir çay kaşığı aromasından ekleyerek 1 er yemek kaşığı çilek, böğürtlen, yabanmersini, yarım yemek kaşığı kuru üzüm ile 1 yemek kaşığı badem veya cevizi ve 2 yemek kaşığı müsliyi karıştırın.

Ananaslı Granola
Zayıflamayı sağlayan bromelain enzimi içeren ananas aynı zamanda C ve A vitamini açısından zengindir. Sabahları kolayca hazırlayabileceğiniz ananaslı granola için bir bardak light yoğurt veya süte 2 büyük dilim ananası küp şeklinde dilimleyin üzerine bir avuç üzüm ve badem ekleyerek oldukça hafif ve lezzetli bir kahvaltı hazırlayabilirsiniz.

kaynak: hemen sağlık

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutluluk Hormonu Seratonini Arttırma Yolları…

SerotoninKonu depresyon ve antidepresan ilaçlar olunca, sık sık serotonin ismini duyuyoruz. Peki nedir bu serotonin hormonu? Mutluluk hormonu olarak tanıtılan serotonin ve depresyon arasında nasıl bir bağlantı var? Serotonini doğal yollarla artırmanın bir yolu var mı, yoksa tek çözüm ilaçlar mı? Bu kapsamlı makalede tüm bu sorulara cevap bulacaksınız.

serotonin1
Serotonin Nedir?

Dopamin SerotoninSerotonin bir nörotransmitterdir. Yani sinir hücreleri arasında elektrik sinyallerini taşımakla görevlidir. Resimde iki sinir hücresi arasındaki parlak noktalar serotonin gibi nörotransmitterleri temsil etmektedir. Bunlar bir sinir hücresinden aldıkları elektrik sinyalini diğerine aktararak, beynin çalışmasında hayati rol oynarlar.

dopamin-serotonin-300x2251

Serotonin beyinde salgılanır ve vücudun çeşitli noktalarında üretilir. Genelde merkezi sinir sisteminde ve mide-bağırsak kanalında bulunur. Merkezi sinir sistemindeki serotonin ruh hâlini, uykuyu, iştahı, öğrenmeyi,hafızayı, cinsel ve sosyal davranışları düzenlemeye yardım eder. Mide-bağırsak kanalındaki serotonin ise sindirimi düzenlemekle görevlidir.

Yaygın olarak kullanılan antidepresan ve anti-anksiyete ilaçlarının birçoğu serotonin düzeyine etki eder. Bu ilaçlar salgılanan serotoninin hücreler tarafından tekrar emilmesini engelleyerek, serotonin seviyesini artırmaktadır.

Serotonin ve Depresyon
Birçok araştırmacı serotonin seviyesindeki dengesizliklerin ruh hâlini etkileyip, depresyona neden olduğuna inanmaktadır. Serotonin eksikliği şu üç nedenle oluşabilir: beyin hücrelerinde üretimin az olması, reseptör bölgelerinin yetersiz olması ya da serotonin yapımında kullanılan triptofan maddesindeki eksiklik. Bu üç biyokimyasal bozukluktan biri meydana geldiğinde, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozukluğu, panik ve hatta aşırı asabiyet ortaya çıkabilir.

Serotonin eksikliğinin depresyonda önemli bir rol oynadığı genel olarak kabul edilse de, yaşayan bir beyinde serotonin düzeyini ölçmek mümkün değildir. Bu yüzden depresyon veya mental bir bozukluğun serotonin veya diğer nörotransmitterlerin eksikliğinden olduğunu kanıtlayacak bir çalışma bulunmamaktadır. Ama kandaki serotonin düzeyi ölçülebilir ve depresyon hastalarında bu oran ölçüldüğünde, serotonin seviyesinin diğer insanlara göre daha az olduğu saptanmıştır (tabi kandaki ve beyindeki serotonin düzeyleri farklı olabilir).

Ayrıca serotonin eksikliğinin mi depresyona, yoksa depresyonun mu serotonin eksikliğine neden olduğu bilinmemektedir. Yine de depresyon ve diğer mental bozuklukların tedavisinde kullanılan ilaçların birçoğu beyinde serotonin düzeyini yükseltmeyi esas almaktadır.

Serotonin ve Uyku
21. yüzyıla gelinmesine rağmen, uyku hala tam olarak anlaşılabilmiş değil. Ama serotonin hormonu kesinlikle uyku döngüsünde önemli bir rol oynamakta. Serotoninin yüksek düzeyleri uyanıklık, düşük düzeyleri uyku ile ilişkili. Melatonin ile birlikte, serotonin sirkadiyen saati kontrol eder ve gün ışığından etkilenir. Gün ışığı ile serotonin seviyesi artarken, melatonin azalmaktadır.

Serotonin seviyesi REM uykusu (rüya görülen evre) sırasında en düşük seviyesindedir. Serotonin reseptörlerine sahip nöronlar REM safhasına kadar tüm uyku sırasında aktiftir. Çoğunlukla REM uykusunu engelleyici olarak görev yaparlar. Serotonin seviyesi düştüğünde, asetilkolin adlı nörotransmitter seviyesi beyinde yükselmeye başlar. Bu nedenle antidepresanların çoğu rüya görmeyi azaltır. Serotonin seviyesindeki artış, asetilkolin üretimini azaltmakta, bu da rüya görmeyi zorlaştırmaktadır.

Kadınlarda ve Erkeklerde Serotonin
Araştırmalar erkeklerin kadınlara göre biraz daha fazla serotonin bulundurduklarını göstermiştir, ama bu fark çok küçüktür, bu yüzden ihmal edilebilir. Ama erkekler ve kadınlar arasında serotonin düşüşüne gösterilen tepki bakımından çok büyük bir fark vardır. “Biological Psychiatry” dergisinde yayımlanan bir araştırmada, “triptofan azaltımı” tekniği kullanılarak, serotonin seviyesi düşürülmeye çalışılmıştır. Bunun sonucunda erkekler daha fevri hareket etmeye başlamışlar ama depresyona girmemişler. Kadınlar ise ruh hâllerinde ciddi bir negatif değişim hissetmişler. Daha dikkatli davranmaya başlamışlar, ki bu duygusal refleksin depresyonla yakından ilişkili olduğu düşünülmektedir. Serotoninin işlenmesi sistemi erkek ve kadınlarda aynı olsa da, araştırmacılar şimdi serotoninin erkekler ve kadınlar tarafından farklı şekillerde kullanıldığını düşünmektedir.

Serotonin Doğal Yollarla Nasıl Artırılır?

Serotonin ruh hâlinin dengelenmesinde, uyku döngüsünde ve zihnin odaklanmasında önemli rol oynar. Serotoninin düşük düzeyleri depresyona, aksiyeteye, obsesif-kompulsif davranışlara ve insomniyaya neden olabilir. Bu yüzden serotonin seviyesinin yüksek tutulmasına dikkat edilmelidir. Yetersiz ve dengesiz beslenme, egzersiz yapmama, kafein kullanımı, alkol kullanımı, yapay tatlandırıcılar, diyet yapma ve stres vücudun serotonin üretimini sekteye uğratır. Ama serotonin seviyesini artırmak için yapabileceğiniz birkaç şey var:

1. Triptofan Açısından Zengin Yiyeceklerle Beslenin
Temel aminoasitlerden biri olan triptofan serotonin yapımında kullanılan tek besin maddesidir. Triptofan açısından zengin gıdalar şunlar: hindi eti, süt, peynir, yoğurt, kırmızı et, yumurta, soya fasülyesi, badem gibi kuru yemişler.

2. B6, B9 ve B12 Vitaminlerini Almaya Dikkat Edin
B6 vitamini serotonin üretiminde ve diğer aminoasit nörotransmitterlerin üretiminde kullanılmaktadır. B6 vitamini açısından zengin yiyecekler tam tahıl ürünleri, ay çiçek çekirdeği, ceviz, bezelye, patates, brüksel lahanası, kahverengi pirinç, muz ve avokadodur.

B12 vitamini ve B9 vitamini (folik asit) serotonin üretiminde birlikte çalışmaktadır. B12 açısından en zengin yiyecekler karaciğer ve kırmızı ettir. Bunlar dışında yumurta, peynir ve keten tohumunda da bulunmaktadır. Folik asit açısından zengin besinler ise şunlardır: yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıl ürünleri,bezelye, brokoli ve lahanadır.

3. Egzersiz Yapın
Günlük egzersiz serotonin miktarını artırır, stresi azaltır ve sindirime yardımcı olur. Birçok araştırmayla egzersizin serotonin üretimini ve salgılanmasını yükselttiği tespit edilmiştir. Özellikle koşmak ve bisiklet sürmek gibi aerobik egzersizler serotoninde artış sağlayacaktır.

Egzersizi günlük rutininizin temel bir parçası yapın. En büyük problem, insanlar egzersiz yapmak istemediklerinde, yapmamaları. Oysa ki, bazen egzersiz yapmak istememenizin nedeni serotonin düzeyinin düşük olması olabilir. Böyle olunca, çoğu kişi televizyon başında çerez yemeyi tercih ediyor. Bu yüzden, o andaki hissinize rağmen spora gitmeniz önemli. Kendinize neyin önemli olduğunu hatırlatın.

4. Güneş Işığında Bol Zaman Geçirin
İnsanlar birkaç yüzyıl öncesine kadar zamanlarının çoğunu dışarıda geçirmekteydi. Günümüz insanı ise ofislerin içine hapsolmuş durumda. Güneş ışığının D vitamini üretimini artırdığı herkesçe bilinmekte. Ama bilinmeyen D vitamininin serotonin üretiminde rol alması. Bu açıdan düşünülünce, depresyonun modern zaman hastalığı olması mantıklı görünüyor.

5. Masaj Yaptırın
Birçok araştırma masajın serotonin üretimini artırdığını göstermiştir. Masajın kendisinin mi yoksa fiziksel insan etkileşimi mi serotoninde artış sağlıyor, bilinmiyor.

6. Stresi Azaltmaya Çalışın
Hayatınızda strese neden olan şeyleri tanımlayın ve onları azaltmanın yollarını bulun. Çünkü stres serotonin üretimini aksatıyor.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Film Sezonu Açılırken ”Sully”

sully-14722219181

E artık İstanbul’a dönüldü sinema sezonu açıldı derken arkadaşlarla hangi filme gidelim konuşmasından ”Suly” galip geldi…

Tabi ki başrolünde Tom Hanks’in olması belirleyici oldu…

Gerçek bir hikayeden yola çıkan film, imkansızın başarılabileceğini ve insanın kendisine güvenirse her şeyi kendi lehine çevirebileceğini çok güzel anlatmış…

Bence gidilmeye değer…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

insan biraz da kendi emeğidir!”

pic-0018-85b15d1

 

“‘Kendini yontmayı unutma’ der Zeus…
Kendi kabuğunu kendin soyabilirsin,
kendi özgürlüğünü kendin dışarı çıkartabilirsin…
insan biraz da kendi emeğidir!”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşanmış bir hikayedir.

14364836_1176769855694472_8299059968022009424_n1

 

Yaşanmış bir hikayedir.
Yaşlı kadın yatağından kalktı.
Sabah ezanının insan ruhuna huzur veren sesi oda içinde yankılanıyordu.
88 yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte odaya ezan sesi ile birlikte baharın güzel kokusu ve kuş cıvıltıları doluştu.
Penceresinden gözüken Kurtuluş Parkına bakarak yaşlı ciğerlerine sabahın ılık esintisi ile doldurdu. Abdestini aldı, sabah namazını kıldı. Mutfağa yöneldi. Çayla birlikte bir iki lokma bir şeyler atıştırdı.
Oturma odasına yöneldi. Eski bir fiskos masasının yanındaki koltuğuna ilişti.
Masanın üstü çerçeveler ile doluydu. Bir tanesine uzandı, camının üzerinde titreyen parmaklarını dolaştırdı.
Çerçevenin içindeki fotoğrafta İstiklal madalyalı kara yağız bir adamla, makyajsız olmasına rağmen güzelliği göz alan bir kadın birbirlerine bakarak gülümsüyorlardı.
Yaşlı kadın ‘Günaydın Anne, Günaydın Baba’ dedi. Usulca yerine koyduğu çerçeveye bir bakış daha attıktan sonra başka bir çerçeveyi eline aldı.
Bu siyah beyaz fotoğrafta da subay üniformalı bir adamla bir gelin yan yana duruyorlardı. Yaşlı kadın çerçeveyi titreyen dudaklarla öptü. ‘Günaydın Kocacığım’ dedi. Kadın bu çerçeveyi de bıraktıktan sonra üçüncü ve son çerçeveye uzandı.
Artık gözlerinden yaş damlıyordu. Fotoğraftaki biri erkek diğeri kız çocuklara bakıp ‘Günaydın Evlatlarım’ dedi.
Tüm çerçevelere kısaca göz atıp ‘Sizleri, hepinizi çok özledim’ dedi.
Gözlerinde biriken yaşları sildi. Artık ağlamak için bile yaşlı hissediyordu kendini. Ağır ağır doğrulduğu koltuğundan eski telefonuna doğru yöneldi. Ağır ağır numaraları çevirdi. Karşısına çıkan adama ‘Bir taksi istiyorum’ dedi ve adresi verdi. Kapısını kilitleyip, apartman merdivenlerine yöneldi. Yıllarca çekmediği zorluk kalmamıştı ama şimdi bu merdivenler hayatının en büyük engeli olmuştu. Ağır ve dikkatli bir biçimde iniyordu.
Sabırsızlanan taksi şoförünün çaldığı korna sokağı inletiyordu. ‘Patlama be adam’ dedi. Nihayet taksiye binebildi.
’Teyze hoş geldin’ dedi 25-30 yaşlarındaki şoför. ‘Nereye gidiyoruz?’
Kadın kısa bir sessizliğin sonunda ‘Tüm bir gün beni taşırmısın?’ diye sordu.
‘Sana 500 lira veririm.’
Adam küçümser bir gülümseme ile, ‘Mal sahibi benden her gün 500 lira istiyor teyze’ dedi.
Kadın gülümsedi
‘O zaman sana 650 lira vereceğim ne dersin?’
‘Kurtarmaz ama senin güzel hatırını kırmayayım. İlk önce nereye gideceğiz?’
‘Anıtkabir’e’
‘Anıtkabir’e mi?
‘Evet’
‘Tamam teyzeciğim’
‘Yaş kaç teyzeciğim?’
‘Seksen sekiz’
‘Maşallah Allah uzun ömür versin teyzeciğim’
‘Allah sağlıklı mutlu ömür versin oğlum’
‘Haklısın teyzecim’
Taksi Anıtkabir’in kapısına gelmişti. Şoför ‘Teyzeciğim geldik’ dedi. Dalgın görünen kadın ‘Evladım burada yardımına ihtiyacım var’ dedi. ‘Benimle gel’ Adam şaşırmıştı. ‘Tabii teyze’ dedi. Kuşkulu gözlerle ‘Bizi buraya alırlar mı?’ diye sordu.
O ana kadar dalgın ve yorgun görünen kadın, bir anda irkildi. Gözlerinden ateş fışkırarak ‘Ne demek almamak? Sen daha önce hiç gelmedin mi buraya?’ dedi
‘Hayır’
‘Kaç yıldır Ankara’da yaşıyorsun?’
‘Ben Ankaralıyım teyze. Doğma büyüme’
‘Ee o zaman’
‘Ne bileyim bir kez okulla gelmiştik bayramda. Bayram olmayınca burası kapalı sanıyordum ben’
Kadın sinirli bir şekilde kafa salladı.
Şoför utanmıştı. Mozoleye çıkan mermer merdivenlere kadar konuşmadılar. Merdivenlere geldiklerinde Şoför kuşkulu bir şekilde
‘Nasıl çıkacaksın Teyze?’ diye sordu.
‘Her ay nasıl çıkıyorsam öyle’
‘Her ay geliyormusun?’
‘Evet’
Uzun bir uğraşla merdivenleri çıktılar. Mozoleye doğru ağır ağır ilerlediler. İçerisi çok serindi. Şoför büyük bir azimle yürümeye çalışan kadının koluna girmişti. Kadının nefes alışları sıklaşmıştı. Nihayet mozolenin önüne geldiler. Kadın şoförün kolundan ani bir hareketle kurtuldu. Çantasını açtı. Tek bir karanfil çıkardı. Mozoleye doğru ilerledi. Çiçeği mozoleye koydu. Şoför şaşkınlıkla olayı seyrederken kadının ağzından şu sözlerin döküldüğünü fark etti.
‘Hayatım boyunca sana verdiğim sözü tutmak için çalıştım’. Ağır ağır geriye çekilen kadın ellerini açıp Fatiha okumaya başladı. Şoför kısa bir şaşkınlığın ardından ona katıldı. Kadın bir anlık suskunluktan sonra, ‘Hadi gidelim’ dedi.
Geldiklerinden çok daha ağır bir şekilde arabaya döndüler. Şoför kadının durumundan endişelenmeye başlamıştı.
‘Yoruldun mu Teyze’ dedi.
Kadın sustu.
Bir süre suskunluktan sonra ‘Evet hem de çok yoruldum’ diye cevapladı.
‘Nereye gidiyoruz?’
‘Bankaya’!
Şoför arabasındaki kadının herhangi biri olmadığını anlamıştı. Bu yaşlı kadının Atatürk’e verdiği söz ne olabilirdi? En sonunda dayanamadı.
‘Teyzeciğim bir şey sorabilirmiyim?’
‘Sor bakalım evladım’
‘Anıtkabir’de Atatürk’e bir söz verdiğinizi söylemiştiniz. O söz nedir?’
‘Uzun hikaye evladım’
‘Olsun be teyze anlat ne olur’
‘Ben lisedeyken bizim okulumuza gelmişti Atatürk. Beni de ona çiçek vermek için seçmişlerdi. Çiçeği verdiğimde bana ismimi sordu. Bende ‘Adalet’ dedim. Bunun üzerine ‘Ne güzel ismin varmış’ dedi. ‘Okulu bitirince ne olacaksın’ dedi bana. Hemşire dedim. Oda ‘Güzel meslek ama bence sen Hakim ol ismine çok yakışır’ dedi. Ben kadından hakim olmaz ki dedim. Kaşlarını çattı, ‘Sen istedikten sonra olur. Senden söz istiyorum hakim olacaksın’ dedi .’
‘Sen ne dedin peki?’
‘Mustafa Kemal emretmiş ne denir? Söz verdim.’
‘Peki olabildin mi Adalet Teyze?’
‘Evet ben Cumhuriyetin ilk kadın hakimlerindenim.’
‘Vay be. Sende ne hikaye varmış Adalet Teyze’
‘Herkesin bir hikayesi vardır evladım. Herkesin hikayesi de kendine göre değerlidir. Eğer insanların hikayelerini bilip anlayabilirsen insanlara daha anlayışlı davranabilirsin’
‘Haklısın Adalet Teyze. Bu banka mı gelmek istediğin’?
‘Evet’!
‘Yardım edeyim mi? Bende geleyim mi?’
‘Hayır. Sen burada bekle lütfen.Bu arada adın neydi evladım?’
‘Osman teyzeciğim’
‘Tamam Osman. Beni 45 dakika kadar sonra buradan al olur mu?’
‘Tamam teyzeciğim’!
Adalet hanım bankadan içeri girdi. Osman öğlen saatinin geldiğini
fark edip yemeğe gitti. Yemek boyunca Adalet hanımı düşündü.
‘Kim bilir neler yaşamış, neler görmüştür’ diye düşündü. Tam vaktinde bankanın önündeydi. Adalet hanım 15 dakikalık gecikme ile geldi.
‘Hoş geldin Hakim Teyze’
‘Çok uzun zamandır bana Hakim denmemişti.’
‘Hoşuna gitmediyse söylemeyeyim?’
‘Yok aksine hoşuma gitti. Sağol’
‘Nereye gidiyoruz?’
‘Seyranbağlarına’
‘Tabii’
‘Hakim Teyze çok yer gezmişsindir sen’
‘Tüm Anadolu’yu karış karış gezdik rahmetli kocamla’
‘Ne iş yapardı amca?’
‘Subaydı.’
‘Ne zaman vefat etti?’
‘1952′de’
‘Çok olmuş.Gençmiş’
‘Kore savaşında şehit oldu.’
‘Allah rahmet eylesin Hakim teyze’
‘ Sağol’
‘Seyranbağları’na geldik nereye gideceğiz?’
‘Sağa sap. İkinci binanın önünde dur.’
‘Tamam.Buyur Hakim Teyze.Geleyim mi ben’
‘Yok bekle burada’
Osman beklemeye başladı. Bir ara merak etti. Binanın uzaktan görünen levhasına baktı. ‘Seyranbağları Kız Yetiştirme Yurdu’ yazısını okudu. Anlam veremedi. ‘Bu kadın burada ne yapar ki?’ diye düşündü.
Yarım saat sonra Adalet hanım göründü. Yanında orta yaşlı kibar bir hanım vardı. Adalet hanımı arabaya ağır ağır bindirdi. Kadın ‘Adalet Hanım size ne kadar teşekkür etsek azdır. Her zaman yanımızdasınız. Kızlarda sizi çok seviyor. Ne olur arayı çok uzatmayın. Yine gelin’ dedi.
Adalet hanım, buğulu gözlerle ‘İnşallah. Kızlara selamımı söyleyin. Bende onları çok seviyorum. Onlara iyi bakın’ dedi.
Araba hareket etti.
‘Nereye Hakim Teyze?’
‘Hemen iki sokak öteye’
Osman iki sokak ötede bu sefer başka bir binanın önüne park etti.
Bu binada da ‘Ankara Seyranbağları Huzurevi’ yazıyordu.
‘Bekle beni’
‘Tabii Hakim Teyze’
Yine 1 saate yakın bir bekleyişin sonunda bu sefer etrafında bir çok yaşlı kadın ve adamla çıkageldi Adalet Hanım. Sarılıp
öpüştükten sonra oradan ayrıldılar. Osman dikiz aynasından Adalet Hanım’ın gözlerinden akan yaşları fark etti.
‘İyi misin Hakim Teyze’
‘İyiyim Osman. Eski dostları görünce insan bir hoş oluyor’
‘Nereye gidiyoruz?’
‘Cebeci Asri Mezarlığına’
‘Tamam’
‘Teyze nerelisin sen?’
‘Aydın Sökeliyim. Babam orada pamuk ekerdi. Annem ev hanımıydı. Sonra Kurtuluş Savaşı oldu. Babam savaşa gitti. Söke işgal oldu. Biz dağlara kaçtık annemle. Saklandık dağ köylerinde. Savaş bitince Söke’ye döndük. Allah’a Şükür Babam’da sağ salim döndü savaştan.’
‘Sonra ne oldu?’
‘Liseye Aydın’a gönderdi babam. Orada Atatürk’le karşılaştım. Sözümü tutmak için İstanbul’a gittim. Hukuk fakültesine girdim. Orada rahmetli eşimle karşılaştım. O Harbiye’de okuyordu o zaman. Mezun olunca evlendik..’
‘Çocuğunuz var mı?’
‘Bir kızım bir oğlum vardı.’
‘Neredeler şimdi?’
‘Oğlum dışişlerinde çalışıyordu.’
‘Ne güzel’
‘1978′de Fransa’da Ermeniler öldürdüler.’
‘Üzüldüm Hakim Teyze. Başın sağ olsun. O da babası gibi şehit oldu yani’
‘Evet. Şehit babanın şehit oğlu. Allah kimseye evlat acısı vermesin.’
‘Amin. Ya kızın?’
‘O eşi ve çocukları ile İzmit’te yaşıyordu. Öğretmendi. 1999′da depremde hepsi vefat ettiler.’
‘Allah rahmet eylesin.Boş boğazlığımla üzdüm seni Hakim Teyze kusura bakma’
‘Sanki sormasan aklımdan çıkıyorlar mı evladım.Sen üzülme sağol’
‘Geldik Teyze’
‘Tamam evladım. Al işte paran artık gidebilirsin.’
‘Hakim teyze buradan nasıl döneceksin? Ben seni bekleyeyim eve bırakayım.’
‘Yok beni alacaklar buradan’
‘Hakim Teyze bu para fazla. Kusura bakma ben sana yalan söyledim.
Taksinin sahibi benden 350 lira bekliyor. Affet beni. 350 ‘yi ona veririm. Gerisi kalsın.
Bende para istemem. Bugün senden aldığım hayat dersinin parasal karşılığı yok zaten.’
‘Çocukların var mı?’
‘İki tane ellerinden öperler.’
Taksinin güneşliğinden çocuklarının resimlerini çıkarıp gösterdi.
‘Adları nedir?’
‘Kemal ve Ayşe’
‘Oğlumun adı da Kemaldi.’
Sessizliğin ardından Osman’ın elindeki parayı ittirdi Adalet Hanım..
‘Onlara bir şeyler al benim için. Onları okut. Ama yalansız, dolansız, çok çalışarak helal lokma ile büyüt ve okut.
Atatürk’ün bana yaptığı gibi içlerindeki gücü fark etmelerini sağla.
Bir de vatanını, milletini sevmelerini öğütle onlara.’
Osman Adalet Hanımın ellerine sarılıp öptü. Ona iyi evlatlar yetiştireceğine söz verdi.
Adalet hanım mezarlığın kapısından ağır ağır içeri girerken; Osman yaşlı gözlerle onu izliyordu.
Hayatının en büyük dersini kendisi küçücük, yüreği yaşadığı acılara rağmen kocaman ve güçlü bu yaşlı kadından almıştı.
Osman arabasını mal sahibine götürmeye karar verdi. Bu gün daha fazla çalışamazdı.
Ertesi gün Ankara’da garip bir yağmur yağıyordu. Sanki gök delinmişti. Osman taksiyi mal sahibinden almış, durağa gelmişti.
Çay ocağının yanında duran gazeteyi aldı. İlk sayfadaki haberlere göz gezdirdi.
Siyaset doluydu gazete. Hiç anlamazdı. Sıkılıp adli olayların yer aldığı üçüncü sayfayı açtı. Taksiciler arkadaşları ile ilgili kötü haberleri genellikle oradan alırlardı.
Göz gezdirirken bir haber dikkatini çekti:
’Dün gece geç saatlerde Cebeci Asri mezarlığında bulunan cesedin Cumhuriyet tarihinin ilk Kadın Hakimlerinden Adalet YILMAZ’a ait olduğu belirlendi. Adalet YILMAZ’ın bulunduğu yerdeki mezarların eşine ve oğluna ait olduğu belirlendi. YILMAZ vefat ettiği gün bankadaki tüm parasını çektiği, bu parayı ikiye bölerek Seyranbağları’ndaki bir kız yetiştirme yurdu ile bir huzurevine bağışladığı belirlendi. Polis, Adalet YILMAZ’ın mezarlığa ölmek için gittiğini düşünüyor.’
Osman bir anda sarsıldı. Gözyaşlarına engel olamıyordu. Taksici arkadaşları hiçbir şey anlamadılar.
Bir daha da hiç anlatmadı Osman bu yaşadıklarını.
Herkesin tek bildiği Osman’ın bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında
’Gökler bile sana ağlıyor’ diyerek ağladığıydı..
İşte bu günlerde de adalet ağlıyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Balgam Atmak İçin Ev Yapımı Öksürük Şurubu

oksuruk-surubu1

 

 

Çeşit çeşit öksürük var. Her çeşidin belli semptomları ve bunlar için doğal tedaviler vardır. Aşağıdaki makalede harika bir ev yapımı öksürük şurubu tarifi bulacaksınız. Bu ciğerlerinizdeki balgamı söktürmeye yardımcı olacak. Bunun yanında sizlere daha bir çok sağlıklı ve etkin tarifler ve tedavi yöntemleri sunacağız. Okumaya devam edin!

Yararlı öksürük ve hakkında bilmeniz gerekenler
Eğer göğsünüzde bir sıkışıklık hissediyorsanız, nefes alırken tıslama sesi duyuyorsanız; balgam tükürüyorsanız ya da solunum yollarınız ve ciğerleriniz balgam dolu gibi hissediyorsanız; işte böyle bir öksürüğünüz var. Yararlı veya ıslak öksürük kalın balgam (beyaz, sarı veya yeşil) birikmesiyle oluşur, bunlar da öksürükle vücuttan atılır.
Vücut öksürerek doğal bir tepki veriyor ve öksürüğü balgamı ve ciğerlerde olmaması gereken şeyleri atmak için kullanıyor. Yararlı öksürüğün semptomları aşağıdadır:
Sürekli öksürme.
Öksürükle çıkan yapışkan balgam.
Öksürürken ve nefes alırken tıslama sesi.
Sıkışma hissi.
Göğüste ağırlık hissi.
Sabahları aşırı öksürük.
Yukarıda belirtildiği gibi, balgamın renkleri farklı olabilir, bu yüzden buna dikkat etmek ve neden olduğunu anlamakta yarar var:
Temiz ve şeffafsa, normal balgamdır.
Sarı ise solunum yollarında bir iltihaptan kaynaklanır.
Yeşilse, bronşlarda ciddi bir bakteriyel enfeksiyon var demektir.
Kahverengi ise bu is ve hava kirliliğinden olur.
Gri ise bu sigara dumanına bağlıdır.
Pembe ise astım durumu vardır.

Ciğerlerdeki balgamı atmak için ev yapımı öksürük şurubu

balgam1
Bu tarif ciğerlerden balgam sökmek için çok etkin bir tarif. Çocuklar için de uygundur. Gerekli malzemeler şunlardır:
Bir yemek kaşığı hatmi kökü.
Bir yemek kaşığı keten tohumu.
Bir kaşık adaçayı.
Dilimlenmiş bir limon.
Bir bardak su.
Bir bardak esmer şeker.
Su ile şekeri küçük bir tencereye koyun, eriyene kadar kaynatın. Diğer malzemeleri ekleyin, iyice karıştırın ve ateşten alın. 15 dakika bekletin, sonra süzerek cam bir şişeye koyun. İyileşene kadar günde 3 kez birer yemek kaşığı alın. Bozulmaması için buzdolabına koyun.
Balgamlı öksürük için ev tedavileri
Yukarıda anlattığımız şurubun yanı sıra balgam söktürmek için (beyaz renkli olduğunda) bazı doğal tedavilerden yararlanabilirsiniz.
Buharlaştırıcı ile tedavi
Balgam söktürmek için en eski ve aynı zamanda etkili tedavilerden biridir. Sadece su ile buhar yapabilirsiniz veya bir avuç tuz veya tıbbi bitkiler kullanabilirsiniz. Solunum yolu problemlerine iyi gelen bitkiler nane, okaliptüs, mürver, kekik ve adaçayıdır. Bir tencere su kaynatın. Kaynar noktadayken yüzünüzü yaklaştırın ve kafanızı bir havlu ile kapatıp çadır gibi yapın. Soluyun.

Bal ve karabiber ile tedavi
Bu iki öge de yüksek derecede balgam söktürücüdür. Bir kaşık bal ile bir tutam karabiberi karıştırın ve günde iki kez alın.

Soğanlı tedavi
Bu sebze sağlığa birden fazla yönden fayda sağlar. Örneğin, soğan dezenfektan ve anti-enflamatuardır, özellikle solunum yolları için. Balgamlı öksürüğü tedavi etmek için bundan bir çok şekilde faydalanabilirsiniz. Biri çok basit: ikiye kesin ve doğrudan aromayı koklayın. Bir diğer alternatif ise 4 bardak su ve soğanla çay yapmaktır; bunu süzüp balla tatlandırın, limon ve zencefil de ekleyebilirsiniz.
Sarımsaklı tedavi
Bu solunum yolları problemleri için iyi bir yardımcıdır. Çünkü sarımsak onu doğal antibiyotik yapan değerli bileşenlere sahiptir. Bir diş kesip çiğ yiyebilirsiniz, veya salataya koyabilirsiniz. Bazı insanlar kaynayan suda çay yapmayı tercih ederler. Yukarıda verdiğimiz soğan tarifi gibi de uygulayabilirsiniz.
Süt ve zencefilli tedavi
Bir dilim zencefil kökü ve bir kap ılık süt. Zencefil balgam söktürücüdür, ve ılık sütle karıştırıldığında size rahatsızlık veren balgamı söktürmeye yardımcı olur. Uyumadan önce içebileceğiniz harika bir karışımdır. İkisini de karıştırın ve soğumadan önce için. Daha rahat uyumanıza ve nefes almanıza yardımcı olur.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Geceleri Eklem Ağrısı ve Bu Ağrıyı Azaltma

eklem_agrisi11

 

 

Eğer artritten muzdaripseniz, muhakkak birkaç gece ağrıdan dolayı uykusuz kalmışsınız demektir. Oldukça yaygın bir şikayettir ve uykusuzluğun sebeplerinden biridir.
Peki neden olur? Ağrıyı azaltmak için etkili bir yöntem var mıdır? Öncelikle, şunu kesinlikle bilmeniz gerekmektedir: artrit ağrısı için kesin bir tedavi yoktur.
Artrit Vakfı’nın belirttiği üzere, eklem ağrısını azaltan etkili tedaviler mevcuttur ve bu tedaviler daha iyi bir yaşam kalitesi sunmaktadır, fakat ağrının geri çevrimi mümkün değildir.

Günlük sağlığınızı daha iyi hale getirmek için ve yukarıdakilerin ışığında geceleri ortaya çıkan eklem ağrısını azaltmak için şu basit adımları izleyin:
Neden eklem ağrısı geceleri daha yoğun olur?

artrit11

Günlük aktivite
Gün içerisinde sürekli hareket edersiniz, bir şeyleri kaldırırsınız, merdiven çıkarsınız, yani kısaca hep hareket halinde olursunuz… Tüm bu aktiviteler eklemleri “sıcak” hale getirir ve biraz ağrı hissetseniz dahi, geceleri hareket etmediğiniz için ağrı daha fark edilir hale gelir.
Adrenal yorgunluk
Muhtemelen daha önce adrenal yorgunluk ya da daha bilinen adıyla kronik yorgunluğu duymuşsunuzdur. Böbreküstü bezleri ve sinir siteminin uyarılması ağrıya, yorgunluğa, endişeye, uykusuzluğa ve iştah azalmasına sebep olur.
Bu rahatsızlık ağrının geceleri daha fazla hissedilmesiyle alakalıdır.
Artrit genellikle kadınları etkileyen kronik bir ağrı türüdür. Ağrıyı azaltmak için doğal yöntemleri kullanmanızı öneriyoruz.
Stres
Eğer gününüzün büyük bir kısmı sağlıklı bir şekilde baş edemeyeceğiniz kadar gerilim, kaygı, endişe ve stres ile doluysa, bunların hepsi kanınızdaki kortizol seviyelerini arttırır.
Beslenme
Bildiğiniz üzere, araştırmalar göstermektedir ki, her gün yediğimiz besinler iltihaplanmaya sebep olmakla kalmayıp aynı zamanda vücutta toksin birikmesine de sebep olabilmektedir.
Artritin sebeplerinden birinin vücuda giren ve bağışıklık sistemini zayıflatan belli dış maddelerin sebep olduğu enfeksiyondur.

Eğer yağlı, şekerli ve işlenmiş gıdalar içeren bir diyetle sağlıksız besleniyorsanız, bu özellikle gün sonunda ağrı ve iltihaplanmayı arttırır.

artrit1
Hareketsiz yaşam tarzı ve hareketsizlik
Eğer tüm günü koltukta veya eklemlerinizi hareket ettirmeden geçirirseniz, gece olduğunda dayanılmaz ağrılar yaşamanız oldukça olasıdır.
Sebep nedir mi? Eklemler hareketsiz olunca, sertleşme ve katılaşma gerçekleşir. Eğer sabahları ve akşamları basit esneme hareketlerini uygularsanız, ağrıyı minimum seviyeye indirebilirsiniz. Buna değer!

Geceleri ortaya çıkan eklem ağrısını azaltmak için tavsiyeler

1. Doğru beslenme

artrit21
Artritin birçok sebebi olabildiği halde, daha iyi bir yaşam kalitesine erişmenin yolu beslenmeden geçer.
Uygun bir diyet kıkırdağı yeniler, kemikleri besler ve iltihaplanmayı önler.
Her gün zencefil çayı içmek gibi gibi basit şifalı karışımlar veya hazır gıdalar yerine taze sebze ve meyveleri tüketmek, uygulayabileceğiniz basit adımlardır.
Tüketebileceğiniz en iyi gıdalardan birkaçı şöyledir:
Somon
Alabalık
Avokado
Jelatin
Keten Tohumu
Zeytinyağı
Havuç
Biber
Domates
Enginar
Limon
Greyfurt
Ananas
Papaya
Çilek
Yaban mersini
Kırmızı üzüm
Kiraz
Erik
Yemişler
Fındık
Badem
Bitter çikolata
Zencefil
Kimyon
Sarımsak
Brokoli
Brüksel lahanası
Ispanak
Yumurta sarısı
Esmer pirinç
D vitamini içeren kahvaltılık gevrekler

2. Sıcak soğuk terapisi
Yatağa gitmeden önce aşağıdakileri hazırlayıp, uygulayın:
Buz torbası.
3 dal biberiye içeren bir leğen dolusu sıcak su (kaynar değil).
Buz torbasını etkilenen alana 20 saniye boyunca uygulayın.
Daha sonra mümkünse eklemi sıcak su leğene batırın.
Bu adımı 5 kez tekrarlayın ve ağrının gidişine tanık olun.
Yazıya göz atın: Bitter Çikolata ve 10 En Önemli Faydası
3. En iyi doğal ağrı kesici: Zencefil Çayı
Malzemeler
1 çay kaşığı taze zencefil
1 bardak su
1 yemek kaşığı bal
Hazırlanışı
Yapımı oldukça kolaydır, suyu kaynatın ve bal ile zencefili ekleyin. 15 dakika pişmesine izin verin, ateşten alın ve soğumaya bırakın.
Ne zaman içmelisiniz?
Bir kez kahvaltıda ve bir kez de yatmadan önce için.
4. Yatmadan önce küçük esneme hareketleri
Eğer etkilenen eklemleri hafifçe çalıştırırsanız, hem kıkırdak hem de eklemin kendisi daha az sertleşir ve daha az krampa sebep olur.
Eğer artrit ellerinize ve parmaklarınıza etki ediyorsa, eklem ağrısını azaltmanın etkili bir yolu da örgü örmektir; eğer dizlerinizde sorun varsa, bacaklarınızı gererek esnetmek yardımcı olacaktır. Ayak bileklerinizi etrafına ufak ağırlıklar koyarak 5 kez bacağınızı kaldırmayı deneyebilirsiniz. Gece yatarken rahatladığınızı hissedeceksiniz.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Pankreası Arındırmak İçin Yöntemler

zencefil-icecek-11

 

 

Enzim üretimi ve sindirim için temel bir organ olan pankreasın şekli damlaya benzer ve onikiparmak bağırsağına bağlı bulunur. Eğer zehirlenirse veya iltihaplanırsa yiyecekleri düzgünce sindirmek oldukça zor bir hal alacaktır. Bu nedenle ona nasıl bakmanız gerektiğini bilmeniz ve bir süreliğine arındırıcı bir diyet uygulamanız gerekir.
Pankreas için arındırıcı diyet
Pankreas nasıl iltihaplanır veye zehirlenir? Pekala, bir veya daha fazla organınızın çökmesine yol açan bir numaralı sebep beslenme alışkanlığınızdır. Ayrıca çevresel dış etkenler de pankreasın fonksiyonlarını etkileyebilir. Mesela, bu etkenlerin tamamı hormonal dengesizliklere ve diyabet gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Pankreasınızı sağlıklı tutmak için onu arındırmanız gerekir. Aşağıda bunun nasıl yapılacağını bulabilirsiniz.
1. Tıbbi bitkiler sayesinde toksinlere güle güle deyin

limon-zencefil-icecek-21

Pankreası temizlemeye başlarken ilk yapmanız gerekenler, alkolü ve sigarayı bırakmak ve bütün abur cubur yiyecekleri beslenme düzeninizden çıkarmaktır. Tabii ki, sigarayı bırakmak her zaman zor bir iştir, ancak göstereceğiniz çaba buna değecektir. Hayatınızın kaybettiğiniz yıllarını tekrardan kazanacaksınız. Ayrıca un, şeker ve tatlı tüketimini de azaltın… Bunların tamamı daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Üstelik pankreası arındırmanıza yardımcı olacak birkaç muazzam tıbbi bitkisel çaylar da vardır:
Zencefil çayı: İltihabı azaltır, vücudunuzu arındırır, sakinleştirici etkisi vardır ve iyi bir antioksidandır.
Yeşil çay: Her gün sabah kahvaltıda ya da öğlenden sonra bir fincan yeşil çay içmeye başlayın. Böylece pankreası arındırmak için yüksek miktarda harika antioksidanlar almış olacaksınız.
Meyankökü çayı: Yiyecekleri daha iyi sindirebilmek için safra üretimini tetikleyen ve sindirime yardımcı olan bir köktür. Etkileri harikadır.

2. Su ve harika meyve suları

kivi-smoothie-31

Ayın en az 10 günü boyunca arındırıcı bir diyet uygulamak harika olur. Güne bir bardak limon suyu ve ılık suyla, kiviyle ve bir kase yulaf ezmesiyle başlayın. Özellikle arındırma diyeti uyguladığınız zamanlarda, günde en az iki litre su içmeniz, meyve ve sebze yemeniz gerekir. B vitamini açısından zengin yeşil yapraklı sebzelerin ve vitamin ve antioksidan yönünden zengin olan papaya, portakal, çilek gibi meyvelerin tüketimini arttırın. Pankreas sağlığınız için en iyi meyvelerden biri kivi olmasına rağmen ananas ve papaya suyu da harikadır.
3. Sıcak bir duşun faydaları

Bu sizi şaşırtabilir, fakat her gün sıcak bir duş almak sindirimi hareketlendirir ve pankreas sağlığınıza iyi gelir. Organın fonksiyonlarını canlandırır ve harekete geçirir. Bu nedenle yatağa gitmeden önce sıcak bir duş almak için tereddüt etmeyin. Sizi rahatlatarak daha kolay uykuya dalmanızı sağlar ve pankreas fonksiyonlarını yeniden harekete geçirir.

4. Duygularınıza özen gösterin ve stresi azaltın

rahatlama-51

Şaka gibi gözükebilir ama öyle değil. Yaşadığınız endişe ve stres dolu dönemlerin, vücudunuz için çok zararlı olan kortizol hormonu seviyesinin yükselmesine neden olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Örneğin, negatif duygular ve endişeler temel fonksiyonlarınızı değiştirir ve sindirimi etkiler. Bu durum da bağırsakların ve kolonun iltihaplanma riskini arttırır. Saydıklarımızın tamamı pankreas sağlığınızın kötüleşmesine ve midenize enzimler salgılamasına neden olur. Bu faktörlerin hepsini aklınızda bulundurmanız gerekir. Rahatlamaya çalışın, kendinize zaman ayırın, yürüyüş yapın ve sağlıklı beslenin… Pankreasınıza iyi bakmak aslında o kadar da zor bir iş değil.

kaynak sağlığa bir adım

zencefil-icecek-11

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BİR ANNEDEN KIZINA..

14358742_1108180615934443_4096331181088030017_n1


Yaşlandığımı gördüğün gün senden sakin olmanı rica ediyorum ama her şeyden önemlisi neler yaşıyor olabileceğim konusunda benimle empati kurmanı rica ediyorum.
Seninle yürüyüşe çıktığımızda tekrar tekrar aynı şeyi söylüyorum ya , bana ‘anne daha 5 dakika önce aynı şeyi söylemiştin” deme… Sadece beni dinle…
Küçük bir çocukken sana aynı hikayeyi defalarca okumamı istediğin günleri hatırla.
Banyo yapmak istemediğim zaman kızma ve beni utandırma. Hatırla , sen küçük bir çocukken banyo yapmak istemediğin için benden nasıl da kaçardın ve ben bin bir tane bahane ile seni banyoya sokmaya çalışırdım.
Yeni teknolojiler ve gelişmeler konusuna nasıl da cahil kaldığımı gördüğünde bana kızma, biraz zaman ver yeni şeylere alışmam için.
Beni destekle.
Hatırla canımın içi, sen küçükken nasıl da senden beklenen pek çok şey vardı. Elbiselerini giymen, doğru yemek yemen, saçlarını toplaman gibi…
Bana kızma.
Sadece sakin ol.
Seninle sohbet ederken sık sık ne hakkında konuştuğumuzu unuttuğumda kabalaşma, sinirlenme.
Unutma, benim için en önemli şey seninle olabilmek.
Yaşlı ve yorgun bacaklarım artık eskisi kadar hızlı hareket edememeye başladığında, elimden tut.
Tıpkı ilk yürümeye başladığın gün benim sana elimi uzattığım gibi…
O günler geldiğinde üzgün olma , üzülme.
Sadece benimle ol ve yaşlılık denen bu yola girdiğimde, hayatımın sonlarına doğru bana tek gerekli şeyin sevgi olduğunu unutma…
Ve ben birlikte paylaştığımız bu sevgi dolu zamanlar için her zaman sana minnettar olacağım.
Büyük bir gülümseme ve kocaman bir kucaklama ile sana söylemek istediğim tek şey seni ne kadar çok sevdiğimdir canım kızım.
-Alıntı-

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Atölye Etiler’de İçinizdeki Duyguları Yansıtacağınız Yağlıboya-Akrilik- Suluboya Dersleri Var… Kayıt İçin Hala Bekliyor Musunuz ???

Etiler’in hobi ve sanat merkezi Atölye Etiler 16.yılında keyifli ortamında sizi, içinizdeki yaratıcılığınızı tuvale yansıtmaya davet ediyoruz…
Atölye Etiler ‘de hafta içi, Hafta sonu ve çalışanlara yönelik akşam dersleri ve kişiye özel yağlıboya -akrilik-suluboya resim derslerimiz,ayrıca akademik resim dersleri Güzel Sanatlar Liselerine ve Güzel Sanatlar Fakültesinin tüm bölümlerinin yetenek sınavlarına yönelik akademik karakalem desen eğitimi verilmektedir…

14249221_10154445644110688_965730830_n1
Desen eğitimi; Yağlıboya Resim yapmak isteyen herkesin öğrenmesi gereken önemli bir aşamayı oluşturur. Ders başlangıç gününden itibaren figürle çalıştırılmaya başlanır ve aynı şekilde devam ettirilir. Öğrencinin gelişimine göre desen eğitim seviyesi yükselmektedir.

14256787_10154448603715688_134601050_n2
Desen Eğitimine katılmayan tamamen hobi amaçlı çalışmalarımızda da yine hocalarımızın yönlendirmesiyle öğrencinin beğenisine ve yeteneğine göre resim akışı devam eder, Resim yapmanın yani sıra, öğrenci ve hocalarımızla yıl içerisinde tüm sergileri gezilir, belirli tarihlerde atölyemizde gerçekleşen sanat tarihi söyleşileri ile de ruhumuzu beslemeye devam ederiz.

14218445_10154445654155688_1403882853_n1
Yıl sonunda yıl boyunca ortaya çıkardığımız tablolarımızı atölyemizde düzenlediğimiz karma resim sergisinde sergilenip sanat severlerle buluşturuyoruz .
Atölye Etiler’de resim malzemeleri satışı, çocuk odası ve diğer mekanların boyanması gibi hizmetler bulunmaktadır. Takı yapımı, ahşap boyama ve varak dersleri de kişiye özel olarak verilmektedir. Ayrıca sevgili öğrencilerimize ve dışarıdan gelecek dostlara açık galeri hizmeti ile kişisel resim sergileri yapılmaktadır.

14248763_10154445642470688_68031218_n1
Çocuklara özel resim dersi, sanatsal yaz okulu derslerimizle de genç yeteneklerimizle keyifli çalışmalar yapmaktayız Sanat konseptli çocuk doğum günleri partileri ile minikleri eğlendirirken hobi edinmelerini de sağlıyoruz.

14302547_10154445641185688_2045327063_n1
Atölye Etiler’de resim yapmak ayrıcalıktır,keyifdir,huzurdur,neşedir,bilgidir,dostluktur,paylaşımdır,özü sevgidir ve eğitim alan tüm gönül dostlarıyla, hocalarıyla bir bütündür Bir’dir… Atölyemizde sadece ruhunuza ,gönlünüze değil, damak zevkinize de hitap etmekte iddialıyız.

14302465_10154445643760688_1373471482_n1

Atölye Etiler mutfağında da az kalorili, tamamen sağlıklı yemek seçenekleri bulabilmeniz mümkün..
Uzun lafın kısası bizleri daha yakından tanıyabilmeniz için sizleri bize bir kahvemizi içmeye davet ediyoruz.
Figen Tekkol

‪#‎bizimatölyeninhalleri‬ ‪#‎atölyeetilerresimkursu‬ ‪#‎atölyeetilersanatcafe‬‪ #‎atölyeetilerresimdersi‬ ‪#‎atölye‬ ‪#‎atölyeetiler‬ ‪#hobihayattır.


Figen TEKKOL

Atölye Etiler
Bıyıklı Mehmetpaşa Sok. Yavuz Apt.No:10-3 Bahçekatı-Çamlık
Etiler -İSTANBUL

0542-2535218
ftekkol90@gmail.com
http://www.atolyeetiler.net/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

80 yaşında Çinli bir fotomodel.

14322777_1759298967664648_4935120475423930371_n1

 

80 yaşında Çinli bir fotomodel. Erken yaşta sadece tiyatro oyunculuğu yapıyor, onun dışındaki her şeye bizim anlayışımıza göre “geç kalmış” ki tabu yıkıcı tarafı burada. İngilizce’yi 44 yaşındayken öğreniyor, 49 yaşındayken kendi pantomim grubunu kuruyor, spora 50 yaşında başlıyor, 57’sinde kendi tiyatro disiplini ‘yaşayan heykeller’i hayata geçiriyor, 67’sinde sinema oyunculuğuna geçiyor ve ‘The Forbidden Kingdom’ ya da ‘Detective Dee’ gibi, Türkiye’de de bilinen bazı büyük prodüksiyonlarda rol alıyor, 70’inde antrenman seviyesini yükseltiyor ve keşfedilip ilk kez 79 yaşında podyuma çıkıyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

KAHVE KÜLTÜRÜNDEKİ İNCELİK ve NEZAKET

2013-04-13211
Osmanlı zamanında bir eve gelen misafire KAHVE ile birlikte su da getirilirmiş. Misafir tok ise kahveyi, aç ise suyu alırmış. 😊 Misafirinin aç olduğunu bu şekilde anlayan ev sahibi, hemen sofrayı kurup misafirini doyururmuş… 😍👍 Bu nezaket örneği günümüzde çok uygulanmasa da, kahvenin yaninda su mutlaka gelir… Şöyle bir not daha düşmek gerekirse; kimisi der ki: “Önce su içilip ağız temizlenir kii, KAHVEnin tadı daha iyi anlaşılsın…😉☕”
Bana gelince; önce kahvemi içerim, üzerine de suyumu 😊 alışkanlıklar ve usuller her zaman denk düşmeyebiliyor… 👍☕
KEYİFLE İÇİLEN KAHVELERİNİZ OLSUN

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Eşyalarınızı ve kitaplarınızı bıraktığınızda , ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorlar

14368628_10209287088727796_7960863871892324442_n1

 

Burası Balat’da üç katın toplamı 28 metrekare olan küçük bir ev, Eşyalarınızı ve kitaplarınızı bıraktığınızda , ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorlar, Mahallenin hayvanlarına bakıp, yoldan geçenlere ücretsiz su veriyorlar .

Seviyorum böyle duyarlı insanları ..

Adres : Balat mah.Yıldırım cad. no: 119 Balat / Fener

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »