“Yalnız sekiz dakikan var…”

27890_10151134991193302_1078650605_n[1]

 

Hikâyede anlatılan efsaneye göre bir kadın, bir gün kucağındaki çocuğu ile
birlikte bir mağaranın önünden geçerken içeriden gelen bi…r ses duyar:

“İçeri gir ve ne istersen al, ama en mühim olanı unutma! Ayrıca:
Sen çıktıktan sonra kapının bir daha asla açılmayacağını da dikkate
al… Ancak bu fırsatı kaçırma, ama yine de en mühim şeyi unutma…”
diyor, durmadan ikaz ediyordu.

Kadın mağaraya girer ve büyük bir servetle karşılaşır. Yığınla altın ve mücevherleri görünce
şaşkına döner ve çocuğunu yere bırakarak hemen büyük bir hırsla mücevherleri toplamaya başlar.
Bu sırada o esrarengiz ses yine duyulur:

“Yalnız sekiz dakikan var…”

Sekiz dakika çabuk geçer. Kadın toplamış olduğu kıymetli taşlar
ve altınlarla birlikte mağaranın dışına koşar ve kapı kendiliğinden
kapanır… Bu sırada çocuğunu içerde unutmuş olduğunun farkına varır, ama
iş işten çoktan geçmiştir. Ağlamak, sızlamak, dizini dövmek, saçını-başını yolmak fayda vermez.
Kapı bir kere daha açılmamak üzere kapanmıştır.

Zenginlik uzun sürmez, ama ümitsizlik hep yaşar.
Aynı şey çoğu zaman çoğu insanın başına da gelir.
Bu dünyada yaklaşık 80 senelik ömrümüz vardır ve bir ses daima bize:

“Sakın en mühim şeyi unutma!” der gibidir.

Mühim olan açık, net bir şekilde bellidir, o da: “Ebedi hayatı kazanmak…”tır.
Kaybedilme ve riske sokamayacağımız şeyler:
Manevi değerler, doğru inanç, doğru arkadaş, doğru çevre, doğru aile, hakiki dostlar ve sana ayrılan sınırlı hayattır.
Maalesef biz en mühim şeyleri çoktan unutmuşa benziyoruz…

Muhabbet/ sevgi, sulh/barış, mütevazilik/alçak gönüllülük, mertlik, ihlas/samimiyet…

Alıntı

FARKINDALIKLI GÜNLER DİLERİM. SEVGİLER…

09.09.2016 Eskinin BitipYeninin Başladığı Dönemin Mesajcısı…

76f00ecc095f92751

 

 

Nümeroloji meraklıları için bugün önemli bir gün. 9.9.2016 tarihinin kendi içindeki pin kodu 999999999 yani tam olarak dokuz adet dokuzdan oluşan bir enerjiye işaret ediyor. Nümerolojide bir günün enerjisinin bize yaptığı açıyı görmek için kişinin kendi pin koduyla o günün pin kodunu toplaması gerekir. Bu tarihte günün pin kodu herkese kendi pin kodunu ayna olarak yansıtıyor. Yani kendi sayınınzla günü topladığınızda gene kendi sayınıza varıyorsunuz. Nümerolojide dokuz sayısı bir döngünün kapanışı ve yeni bir karmanın başlangıcına işaret eder. Yarın için size bilgelik getireceğini düşündüğünüz bir faliyetle meşgul olmanızı tavsiye ederim. Meditasyon ibadet tövbe ve ilham kapıları sonuna dek açılacaktır. Yukarısının size mesajlarını dinlemek ve iç benliğinizle sohbet için harika bir enerji alanı açılıyor. Bu fırsatı kaçırmayın. Dokuzuncu çakra meziyetlerini aşağıdan okuyabilirsiniz:

9. Nolu Tipoloji: SANATÇI
Bütün dünyaya hizmet etmeyi ister. Bilgi ve deneyiminin tümünü aktarmak ister. Yaşamda bulunan yüceliğin aktarıcısıdır. Yüce Aşıktır. Elinde hiçbir şey kalmayacağını düşünmeksizin vermek ister. Destek aldığı kaynağa sonuna kadar güvenir. Evrensel kardeştir; sempatik, anlayışlı, hizmet eden. Erdem, gerçeklik, geniş fikirlilik ve görüş açıklığına sahiptir. Kişisel sevgi de ister ancak Evrensel sevgiye aittir. Duyguları ve kişisel çözümlemeleri nedeniyle sıkıntı çeker. Herkes için çekiciliği vardır ve herkes tarafından sevilir. Hayatını insanlığa adamaya hazırdır. Büyük bir sanatkârdır ve mesajının bütün dünyaya faydalı olmasını ister. Kendini, yeteneklerini ve duygularını “ tanıtmak ister”. Kesin olmalıdır, denge ve duygusal kontrolünü geliştirmesi gerekmektedir.
Yapıcı potansiyeller: Evrensel sevgi, kardeşlik, yardımseverlik, tutku, yüce adalet, artistik deha, kendine hizmet, insancıllık, çekicilik, sempati, anlayış, romantizm, cömertlik, geniş görüşlülük.
Olumsuz potansiyeller: Duygusallık, aşk eğilimi, benmerkezci olma, aşırı duygusallık, dağınık güçlere sahip olma, kabalık, döneklik, amaçsız hayal kurma.

9) Bütünlük ve Bilgelik:
Hayat amacı olarak dokuzuncu çarka üzerinde çalışan bireyler ruh, zihin ve beden bütünlüğünü sağlayıp, sezgiye dayalı bilgelikleriyle başkalarına ilham olacak örnek bir yaşamı ortaya koymak üzere buradadırlar. Tanrısal ilhamların elçisi olan bu varlıklar deniz feneri misali yolunu kaybetmişlere ışık tutarak, özü sözü bir olan duruş sergilemeye gelmişlerdir. Doğuştan getirdikleri karizmalarıyla spritüel yasaların şubesini açmışçasına, evrenin fondaki yücelten yayınını kalplerinde hissederler.
Dokuzuncu çakra, ilk sekiz çakrada ne olup bittiğinin büyük sentezinin yapılacağı aşama olduğundan duyguların düşüncelerin ve sezgilerin harmanlandığı yerdir. Eğer harflerden destek alamıyor ve bu çakrayı sıfırdan açıyorlarsa aşırı duygusallık, çocuksuluk, saflık, vericilik ve affedicilikten muzdarip olacaklardır. Pozitifte olduklarında bilgi ve deneyiminin tümünü aktarma çabasıyla bütün dünyaya hizmet ederek, yaşamdaki yüceltici unsurların sözcüsü olarak destek aldıkları evrensel kaynaklara derin bir itimat beslerler ve ellerinde bir şey kalıp kalmayacağını düşünmeksizin paylaşırlar. Spritüel bir geleneğe bağlandıklarında ve ruhsal bir yola girdiklerinde neredeyse evrensel yasaların bedenlenmiş hali olarak tanrının iş gören eli ayağı konumuna yükselirler. Geniş ve çekici auraları sayesinde topluluklara hitap edip onları yönlendirirler. Negatife düştüklerinde ise beslenmek için ihtiyaç duydukları sevgiyi evrenden almak yerine, tek tek insanlardan toplamaya çalışıp herkese kendini beğendirmeye çalışırlar. Duygusal denge ve kontrollerini kaybedip duygusallık sarkacında bir uçtan diğer uca savrularak enerjilerini sebil gibi dağıtırlar. Kasıtlı olarak karıncayı dahi incitemeyecek kadar duyarlı olan bu varlıklar kötülük karşısında mücadele etmektense küserek kaçıp gitmeyi yeğlerler. Toplumun hangi katmanında iş görürlerse görsünler doğal bir rehberlik ve kanaat önderliği kapasiteleri vardır.
Medyumluk kapasitelerinin yüksek oluşundan dolayı sanatsal ilhamlara liyakatleri vardır. Bu da onları bedensiz varlıkların obsesyonuna açık ve savunmasız bir konuma düşürür. İlahi iradenin ve kadiri mutlağın niyetlerinin elçileri olmaları gerekirken hayal kırıklıkları ve duygusal travmaları nedeniyle, sanatçının ilahi özle temas kuramadığı durumlardaki kendi özüne eziyet etme güdüsüyle, kolaylıkla alkolizm ve uyuşturucu batağına saplanabilirler. Mistik akımların fanatik bireylerini ve sahte guruların kurbanlarını oluştururlar. Kendi uyanışlarını tamamlayıp başkalarının uyanışlarına da yardım ederek fareli köyün kavalcısı misali liderlik etmelidirler.
Şifanın ustası olan bu varlıklar, şifaya kanal olmayı reddederlerse ciddi hastalıklara yakalanarak şifaya muhtaç hale gelirler. Derin suçluluk duyma kapasitelerinden dolayı kendilerinden başlayarak yargılamayı bırakıp, düşüncelerini yavaşlatmalıdırlar. Meditasyon sanatında uzmanlaşarak önce bedensel farkındalığı, onun üzerine yükselen zihinsel farkındalığı, ve son olarak ta duygu farkındalığını inşa etmeleri gerekir. Duygu ve düşüncelerimizin beynimizden kaynaklanmadığını, şuurumuzun sadece bir radyo alıcısı gibi iş gördüğünü idrak edip, gözlemci konumunda kalmayı öğrenmelidirler. Şuurumuzu gökyüzüne benzetirsek duygu ve düşüncelerimizi de bulutlar gibi ele alabiliriz. Dikkat edersek her duygu ve düşüncenin arasında bir boşluk olduğunu kavrarız. Eğer bulutlara objektif bir şekilde sanki bize ait değillermişçesine enerji vermeden ve çağrışım yapmadan, kişisel bir bağ kurmadan gözlemlemeyi başarırsak bu boşluk büyüyecektir. Bu boşluk oluşmazsa ise benlikleri çökerek enkaz haline gelecektir, oluşursa bizi yücelten unsurlara kanallık yapabilirler. Derinlerine yerleşmiş olan reddedilme korkularını ancak bu yolla sakinleştirebilirler. Onları çabuk heyecanlanan, zihninin hızına yetişmek istercesine arkasından atlı koşturur gibi konuşmalarından tanıyabiliriz. Eğer pin kodlarında dokuz takviyesi yoğunsa her hangi bir sanat dalında kariyer yapabilmeleri için erken yaşta uygun eğitimi almaları gerekir. Popüler kültürdeki çocuklara hitabeden ve sanatçıların hayat hikayelerini konu alan tüm eserler onların vazgeçilmez keyif kaynağıdır.

Dokuzuncu Şakra:
Dokuzuncu şakra evrendeki şifa boyutunu oluşturur. Dokuzuncu şakranın işlevi ilk sekiz şakranın sentezinin yapılarak bütünlük, bilgelik ve ilhamın aktarılmasıdır. Dokuz insanları saf, masum, güvenmeye yatkın ve çocuksu doğalarıyla sanatçı niteliklerini barındırırlar. Dünyasal konularda kandırılmaya ve yanlış yönlendirilmeye müsait iyi niyetleri çoktur. Aldatıldıklarında bile affederler ve kin tutmayı beceremezler. Bu şakra duygu ve arzu bedenimiz olan astral bedene bağlı olduğundan, bu varlıklar duygularının ve ilhamlarının yönlendirmelerine göre hissettikleri şekilde yaşarlar. Sezgilerinin rehberliğini dinlemedikleri durumlarda zor yoldan acı çekerek öğrenirler. Çağrışım süreçleri çok hızlı işlediğinden, her hangi bir durumla karşılaştıklarında meselenin kökenine hızla inebilme yetenekleri bulunur. Konuşma hızları zihinlerinin hızına yetişemediğinden arkalarından atlı kovalıyormuşçasına heyecanlı ve kelimeleri karıştırarak konuşurlar, biran önce gelen ilhamın hepsini aktarmak istemektedirler.
Paylaşma güdüleri çok baskındır, ellerinde avuçlarında ne varsa paylaşmadan duramazlar, destek aldıkları kaynağa yani ruhsal planlara derin bir güven duyarlar. Duygularını direkt olarak düşünmeden ifade ederler, duygusal oyunlar oynayamazlar, taktik ve strateji geliştirerek hareket edemezler.
Hayattaki bütün derslerini karşı cinsle ilişkiden alırlar, aynı anda birkaç insanı sevebilme kapasiteleri vardır. Aşık oluşları ve aşk acısı çekişleri dillere destandır, bu dönemlerde gözleri başka hiçbir şeyi göremez hale gelir. Derinlerine yerleşmiş bir reddedilme korkularından dolayı girdikleri her ortamda sevilme, kabul görme ve onaylanma ihtiyacı hissederler. Herkes onları bağrına basıp birlikte oyun oynamak zorundaymışçasına başkalarına yaranmaya çalışırlar. Kasıtlı olarak karıncayı bile incitemeyecek bir duyarlılıkları vardır, kötülük karşısında küserek ortamdan uzaklaşmakla yetinirler.
Önceden hazırlık yapmadan hitabet yetenekleri vardır, kanal olma kapasiteleri yüzünden birçok enerji, planlar tarafından onlar üzerinden diğer insanlara aktarılır. Herhangi bir sorunla karşılaştıklarında bir ile sekiz arasındaki şakralardan birisinin vereceği tepkiyi verebildiklerinden, tepkileri öngörülemez bu da onların dengesizmiş gibi görünmelerine sebep olur.
Ruh, zihin ve beden bütünlüğünün sağlanması sonucunda kendiliğinden oluşacak olan şifanın ustasıdırlar, bu yüzden geri tesirli bedensiz varlıklar tarafından obsede edilmeye açıktırlar. Girdikleri ortamların enerjisini anında absorbe ederek geri yansıtabilme yetenekleri bulunur. Sanatın her dalında usta bir sanatçı, öğretmen, reformcu, yazar ve buna benzer insanlara yardımcı olmanın ön planda olduğu her meslek dalında başarılı olurlar. Evrensel sevginin ve kardeşliğin elçisidirler, geniş görüşlü ve bilge olmak için buradadırlar.
Dağınık zihinlerini ilhamlarının yönlendirdiği konularda yoğunlaşarak toparladıklarında, toplumsal vicdanın sözcüsü olabilirler. Meditasyon onlar için bir lüks ya da keyfi bir unsurdan daha çok acil durum eylem planı olarak her sıkıştıklarında başvurulacak en hayati kurtarıcılarıdır. Ancak meditasyon yoluyla bütün dünyaya hizmet edebilir ve yaşamdaki yüceltici unsurların aktarıcısı olabilirler. Aksi takdirde duygusal çalkantılar içerisinde kaybolup bağımlılıkların pençesine düşerler.
Dokuz rakamı 1. hanede dünyaya bakarken takılan çocuksu, saf gözlükle bütün hayatın oyun alanı gibi algılandığını, 2. hanede cıvıl cıvıl şakıyan ses tonu aracılığıyla neşeli, oyuncu ve iyiliksever biri olarak algılanışı, 3. hanede hayatın büyük tiyatro sahnesi oyununda, genel karma gidişatına dahil olma açısının iyimser bir hayal gücüyle tanımlanan ilhamlara açık bir ego tasarımını, 4. hanede somut fiziksel boyuttaki sorunları çözme stratejisinde merhamet, hümanizm, insanlık sevgisiyle ayrım yapmadan hizmet etmenin geliştirilmesine duyulan ihtiyacı, 5. hanede karmik dönüşümün tamamlanması için önceki hayatlarda reddedilmiş olan başkalarının duygusal tepkilerini anlayışla karşılamaya yönelik borcun ödenmesi gerektiğini, dolayısıyla ilişkilerde acı çekme olasılığını, 6. hanede korku ve endişelerden uzaklaşma ve sevgide temellenmenin ancak eğlenceli, olayları hafife alan oyuncul bir tavırla sağlanabileceğini, 7. hanede maneviyat yolunda ilerlerken sezgilere güvenme dersinin öğrenildiğini, 8. hanede güç verildiğinde bolluk ve bereketin bütünün hayrına olacak şekilde dağıtılacağını, 9. hanede medyum olarak şifaya kanallaşmayı gösterir.

Kaynak: Rafet Gökhan Ayyüce

NLP’de Özel Bir Teknik: Çapalama

nlp-teknikleri_646x3401

 

Oldukça sinirli bir anınızda, yanınızdan geçen bir arabadan geçmiş zamanda kendinizi mutlu hissettiğiniz bir anda çalan, o şarkıyı duydunuz. Evet o şarkı size eski mutlu bir gününüzü hatırlattı. O mutlu anı hatırladıkça sakinleştiniz… NLP’de buna çapalama denir. İşte çapalama yöntemi ve nasıl yapıldığı hakkında bilgiler…

NLP’de Özel Bir Teknik: Çapalama

İstanbul’da akşam saat 18.00 da işten çıktınız ve aracınızla trafiğe yakalandınız. Hava inanılmaz sıcak, siz yorgunsunuz, mideniz açlıktan gurulduyor. Tampon tampona trafikte stres altındayken radyoyu açtınız ve bir şarkı çaldı. Geçen sene eşinizle gittiğiniz tatilde kumsalda keyif yaparken dinlediğiniz o mükemmel şarkı. Bir anda bütün ruh haliniz değişti, trafikteki stresiniz yerini kocaman bir gülümsemeye bıraktı. İşte bu çapalama mucizesi!

Bugün günlük yaşamınızda kullanabileceğiniz, size ve sevdiklerinize çok faydası olacağını düşündüğüm basit bir NLP tekniğini anlatmak istiyorum. Tekniğimizin ismi “Çapalama.” Konu hakkında bilgi vermeden önce NLP nedir ve nasıl işler kısaca değinelim.

NLP nedir?

“NLP” İngilizce ismiyle “Neuro Linguistic Programming” Türkçe karşılığı ile “Algısal Davranış Kontrolü.” ya da “Sinir Dili Programlaması.” Terim içeren ifadeler kullanıldığında konu bir doktora programını anımsatsa da aslında “NLP” ve barındırdığı teknikler oldukça basit. Çoğu zaman farkında olmadan kullandığımızı bile söyleyebilirim. NLP insanların daha iyi olabilmesi üzerine tasarlanan bir yöntemler bütünüdür. 70’li yıllardan başlayarak üzerinde çeşitli deneyler yapılarak günümüze kadar gelmiştir. Bizim bugün bahsedeceğimiz “Çapalama Yöntemi” ise NLP uygulamaları arasında en popüler olanlarından biridir.

Çapalama Yöntemi

Çapalar bizi olumlu ya da olumsuz ruh hallerine sokabilecek bağlantıları ya da hatıraları ateşler. Görme, duyma, dokunma, koklama ve tat alma olarak beş duyu organımızı kullanırız. Dünyayı algılamamızı sağlayan bu duyularımız aynı zamanda bilinçaltımıza olayları ve durumları kaydeder. Örneğin makasla el işi kesimleri yapan bir çocuk yanlışlıkla parmağını keser ve hastanede parmağına dikiş atılırsa, bu çocuk görme ve dokunma duyularıyla hissettiklerini bilinçaltında “makas tehlikeli bir alettir” şeklinde kodlayabilir. Bu kaza olmadan önceki süreçte makas hakkında olumsuz bir düşünceye sahip olmayan çocuk, kaza sonrasına makastan korkan, sevdiği el işlerini yapmaya çekinen bir ruh haline bürünebilir. Böyle bir durumda çocuk ne zaman makas görse kazayı hatırlayacak ve makası eline almaktan çekinecektir. Bu bir çapalama örneğidir. Yaşanan kaza sonucunda çocuk makas hakkında olumsuz bir düşünceye girmiştir. Obje olarak makas, çocuk ne zaman görse onda görsel bir alarmı tetikleyecek, belki de parmağında bir ağrı hissi bile uyandıracaktır. Algılar bireyin bilinçaltındaki olumlu ya da olumsuz kayıtları açığa çıkartabilir. Bu çocuğun makasa karşı olan korkusunu engellemek için başka bir duruma çapalama yapılabilir. Mesela çocuğun çok mutlu olarak yaptığı daha önceki el işi çalışmalarından birini ona gösterip, bu kesimi yaparken neler hissettiğini, nasıl iyi duygular içerinde olduğunu düşünmesini sağlayıp yeniden makas hakkında olumlu kodlar bilinçaltına kaydedilebilir. Başka bir örnekle çocuğun ileri vadede mesleki yönden terziliğe ya da berberliğe ilgi duyması makasla arasındaki olumsuz tohumları otomatikman değiştirecek yerine yenilerini ekecektir.

Çapalama Nasıl Yapılır?

İstanbul’da akşam saat 18.00 da işten çıktınız ve aracınızla trafiğe yakalandınız. Hava inanılmaz sıcak, siz yorgunsunuz, mideniz açlıktan gurulduyor. Tampon tampona trafikte stres altındayken radyoyu açtınız ve bir şarkı çaldı. Geçen sene eşinizle gittiğiniz tatilde kumsalda keyif yaparken dinlediğiniz o mükemmel şarkı. Bir anda bütün ruh haliniz değişti, trafikteki stresiniz yerini kocaman bir gülümsemeye bıraktı. İşte bu çapalama mucizesi! Çapalar beş duyu organımızla algılanabildiği gibi zihnimizde de oluşturulabilir. Örneğin duyusal bir olay zihnimizde bir anda canlanabilir ve bu iyi ya da kötü bir duyguyu uyandırabilir. Kahve kokusu, kavga eden bir çift, aradığınız bir kişinin cep telefonunu açmaması gibi. Çapalar gün içerisinde kendiliğinden gelişebildiği gibi bilinçli olarak da programlanabilir. Bilinçli programlamaya örnek vermek gerekirse, ben çocukken dedem puding yapılan tencerenin dibini kaşıkla sıyırıp yemeyi çok severdi. Evde her puding yapıldığında tencerenin dibini benimle birlikte kazıyıp yerdi. O zamanlar bana “ne zaman puding yapılan tencerenin dibini kazırsan beni hatırla” demişti. Çok severek yaptığım bu çocukça eylem bende bir çapalamaya sebep olmuştur.

Basit Bir Çapalama Egzersizi

Şimdi hep birlikte bir çapalama egzersizi yapalım. Öncelikle sakin bir yere geçin. Hatta isterseniz mum, tütsü vb. yakabilirsiniz. Bilgisayarınızdan veya telefonunuzdan sizi sakinleştirici bazı müzikler açabilirsiniz. Youtube sitesinde arama çubuğuna “relax music” yazmanız yeterli olabilir. Rahat ettiğiniz bir pozisyonda oturun ve burnunuzdan derin derin birkaç nefes alın verin. Zihninizi boşaltmaya ve vücudunuzu gevşetmeye çalışın.
Belli bir sakinliği yakaladığınızda sizi çok mutlu eden, enerjinizi yükselten bir anı hatırlamaya çalışın.

Bu bir başarı olabilir, tatil olabilir, sizi kahkahalara boğan bir an olabilir, romantik bir akşam yemeği olabilir. Zihninizde canlandırdığınız bu anı iyice irdeleyin. Neler görüyorsunuz? Sesleri anımsayın. Koku algılayabildiniz mi? Tam anlamıyla size coşku ve mutluluk veren bu anı zihninizde yaşamaya başladığınızda başparmağınızı ve işaret parmağınızı birbirine dokundurun. Başka bir şeyde yapabilirsiniz bu kural değil. Mesela sol elinizle sağ elinizin serçe parmağını sıkabilirsiniz. Yeter ki yapacağınız bu eylem benzersiz olsun. Şimdi başka bir şey düşünerek bu anı bozmaya çalışın.

Mesela telefonunuzla ilgilenin müziği değiştirin vb. Tekrar sol elinizle sağ elinizin serçe parmağını sıkın. Mutlu olduğunuz coşkulu olduğunuz o ruh halini yeniden hissedeceksiniz. Eğer olmadıysa bir daha deneyin. Artık ilacımız hazır. Kendinizi çok kötü hissettiğiniz bir anda daha önceden hazırladığınız çapayı yapmanız (serçe parmağı sıkmak vb.) sizi kendinizi çok iyi hissettiğiniz bir ruh haline geri getirecektir. Bunu sık sık yaptığınızda (her moraliniz bozulduğunda) artık bilinçaltınız çapalamayı kabul edecektir. Bundan sonra yapmanız gereken şey gün içerisinde sizi mutlu eden ve mutsuz eden çapaları takip etmek.

Gecenin bir saatinde çalan telefon huzurunuzu bozuyor mu? Acaba bu neyin çapası? Börek yerken kendinizi kötü mü hissediyorsunuz? Daha önce börekle ilişkilendirdiğiniz bir şey olabilir mi? Ağlayan çocuk sesini neden sevmiyorsunuz? Yıllar önce çocuğunuz ağlarken eşinizle kavga mı ettiniz yoksa? Bunlar ve benzeri durumları çapalama yöntemiyle değiştirmek mümkündür.

Kaynak: spritüeller

Arı Poleni Mucizesi…

311

 

Çok eski tarihlerden günümüze kadar kullanılan polen en eski besin takviyesidir. Osmanlı İmparatorluğunda da performans arttırıcı, güç verici özelliği ile kullanılmakta olduğu bilinmektedir. Polen bilindiği üzere çiçeklerin erkek organ hücresidir.

Polen içerisinde insan sağlığına yararı bilinen 22 aminoasit ve 27 madensel tuz, karbonhidrat ve ferment barındırmaktadır. Tüm bunların yanı sıra sodyum, kalsiyum, silisyum, alüminyum ve çinko ile A, B, C,D,E,H ve P vitaminleri de bulunmaktadır.

Polenin Sağlığa Faydaları

Vücuda direnç kazandırır, kas yapısını güçlendirir, performans arttırıcıdır. Özellikle çocukların büyüme çağında ihtiyaç duydukları vitaminlerin karşılanmasında yardımcıdır. Oldukça zengin bir protein ve aminoasittir. İçeriğinde bulunan Flavonoidler antioksidan özelliği taşımaktadır.

Arı Polenin Antioksidan Özelliği: Zaman içerisinde çevresel faktörler ya da kişilerin dengesiz beslenmesi gibi nedenlerle vücutta düzensizlikler oluşabilmektedir. Vücutta ki bu düzensizliklerin giderilmesi ve zararların karşılanması antioksidan özelliğine sahip besin kaynakları ile mümkün hale gelebilmektedir. Polen de antioksidan özelliği ile bilinen besin takviyeleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Her gün düzenli olarak tüketilen polen vücudun yenilenmesine ve yaşlanma etkilerinin geciktirilmesine yardımcı olmaktadır.

Arı Poleni Enerji Verir: Arı poleninin içerdiği zengin besinler çok geniş bir yelpazade bünyeye fayda sağlar, doğal bir enerji kaynağıdır. İçerdiği Karbonhitdar, protenin ve B vitamini dayanıklığı arttırır ve gün boyunca yorgunlukla mücadele etmeyi sağlar.

Arı Poleni Cilt Sağlığını Korur: Arı poleni genellikle enflamatuar durumlarda, sedef ve egzama gibi yaygın cilt tahrişlerinin tedavilerinde etkilenen kısam topikal olarak uygulanır.Arı poleninin içeridiği zengin miktardaki amino asitler ve vitaminler cildi korur ve hücrelerin yenilenmesini yardımcı. Böylece cildin yaşlanma hızını azaltır.

Arı Poleni Solunum Yolu Hastalıklarını Giderebilir: Yüksek miktarda ve etkili antioksdian özelliği olan arı poleni akciğer dokuları üzerinde olumlu etkileri vardır. Özellikle astım ataklarının hafif geçmesine yardımcı olur veya astım ataklarını tamamen engelleyici özelliği vardır. Başlangıç aşamasında astım ve bronşit gibi solunum yolu hastalıkları tedavi edebilir.

Arı Poleni Alerjileri Giderebilir: Bu konuyla alakalı bazı bilimsel araştırmalar, arı poleninin alerjik hastalıklarını giderdiğini ortaya koymuştur. Bu araştırmalardan en dikkat çekicisi ise Dr. Leo Conway, Denver Colorado MD, ın yaptığı deney. İnsanlar üzerinde yapıan deneyde, hastaarın %94’ü arı poleni yardımı ile sağlıklarına kavuşturulmuştur. Deney sonucu sinüs, alerji ve alerjik astım gibi sorunların gierildiği ortaya çıkmıştır. Özellikle solunum yolu hastalıkları olan astım ve bronşite karşı inanılmaz etkili olduğu söylenmektedir.

Arı Poleni Sindirim Sistemi Sağlığını Korur: Sağlıklı vitamin, mineral ve proteinin yanı sıra arı poleni sinirim sistemi sağlığını koruyan yardımcı enzimler içerir. Enzimler arı poleni ile alındığında, gıdalardan alabileceğimiz bütün sağlıklı besinleri de almış oluruz.

Arı Poleni Bağışıklık Sistemini Korur: Dr. Joseph Mercola göre, düzenli olarak tüketilen arı poleni genel anlamda bünyeyi mikroplardan korur, arı polenin doğal bir antibiyortuk özelliğinin olduğunu döylemek mümkün. Bunun dışında bir çok hastalığın sebebi olan serbest radikallere karşı çok etkilidir. Antioksidan özelliğinden dolayı deri ve cilt sağlığından bütün iç organlara kadar çok geniş bir yelpazade insan sağlığına katkı sağlar.

Bağımlılığı Azaltır: Bu konuyla alakalı yapılan birkaç bilimsel araştırma bizim de dikkatimiz çektiği için bu başlığı yazıya ekleme ihtiyacı hissettik. Bazı sağlık uzmanları arı poleninin sigara ve uyuşturucu gibi zararlı bağımlılıkların tedavisinde de arı poleninin kullanılabileceğini belirtiyorlar. Madde mağımlığından dolayı olauşan istek geldiğinde arı poleni tüketildiğinde bu isteği bastırdığı belirtilmektedir.

Arı Poleni Kalp Damar Sağlığını Korur: Arı poleni kardiyovasküler Sistemi destekler, kılcal damarları, kan damarlarını güçlendirmeye yardımcı olan bir antioksidan olan bioflavonoid içermektedir. Bu antioksidan sayesinde damar sağlığının korunmasına büyük çapta yardımcı olur. Aynı antioksdian ayrıca, dolaşım problemleri ile kolesterol’ün sağlıklı bir seviyede kalmasına yardımcı olur. Bütün bunların dışında kanın pıhtılaşmasına ve kalp krizi ve inme gibi risklerin meydana gelmesine izin vermez. Bu risklerin seviyesini azaltır.

Arı Poleni Prostatı Engelleyebilir: Prsotat sorunları yaşayan erkekler için faydalı olabilir, prostata yakalanma riskini azaltabilir. Arı poleni sık idrara çıkma dürtülerini durdurmak için inflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir.

Arı Poleni Kısırlık Sorunlarını Giderebilir: Arı poleni yumurtalık fonksiyonunu canlandırabilir, bu özelliğinden dolayı gebelik sürecini hızlandırabilir.Bu özelliğinin yanı sıra aynı zamanda büyük bir afrodizyak olan arı poleni hormonal güçlendirici olarak bilinir.

Arı Poleni Nasıl Tüketilmeli: Arı poleni çok etkili bir besin kaynağıdır, bu yüzden fazla tüketiminden mutlaka kaçınılmalıdır. Arı poleninden maksimum derecede faydalanmak için meyve ve sebzelerle birlikte tüketilmesini öneriyoruz. Meyvelerle tüketildiğinde kısa sürede bağırsakları etkili bir şekilde temizlediğini göreceksiniz. Günlük olarak bir çay kaşığı tüketimi her hangi bir risk taşımaz.

Anzer Poleni: Anzer poleni çok az bulunun ve inanılmaz etkileri olan bir besin türüdür. Anzer poleni içinde bakteri bulunmadığı için çok etkili bir mikrop ve virüs yok edicidir. B, C, D ve E vitaminleri yanında çok değerli bileşen ve maddeler içermektedir. Arı poleninden maksimum derecede faydalanmak istiyorsanız arı sütü ile tüketmenizi öneririz, böylece sağlık açısından inanılmaz faydalı sonuçlar almanız mümkün.

Anzer polenin yeni başlayanların günde yarım çay kaşığı veya biraz daha az olarak 3 kere almaları bir sorun çıkarmaz ama fazla tüketimi zararlı olabilir. Günde ortalama 20-25 gram tüketilebilir ( tek seferde değil 3 öğün olarak)

Anzer polenin bilinen bir çok faydaları vardır, bunları şu şeklde sıralayabiliriz;
•Anzer Poleni protein açısından çok etkilidir vücudun gereksinim duyduğu bütün B vitaminleri karşılayabilecek kadar etkilidir. Çocukların gelişiminde çok faydalı işler yapabilir.
•Beyin ve sinir sistemlerinin sağlığına inanılmaz katkı yapabilir. Anzer Poleni içerdiği anrioksidanlar yardımıyla beyine faydalı olan nadir besinlerden bir tanesidir.
•Cilt hastalıklarına karşı etkilidir, cilt sağlığını korur.
•Anzer Poleni damar hastalıklarına karşı etkilidir. Damar sertliğinin oluşmasına izin vermez ve damar tıkanıklığı riskini azaltır.
•Anzer Poleni dengesiz beslenmeden kaynaklanan sorunları giderebilir, etkili miktarda besin değeri olduğu için bünyenin ihtiyaç duygudğu mineral ve bileşenleri sağlar.
•Anzer Poleninin cinsel gücü arttırdığı söylenir.
•Hafızayı kuvvetlendirir, düşünme yeteneğinin gelişmesine yardımcı olabilir.
•Kanser kastalıklarına yakalanma riskini azaltan Anzer Poleni, aynı zamanda kanser tedavisinde kullanılabilir.
•Kas ve adale yapıcı özelliği olan Anzer Poleni, aynı zamanda kemik sağlığını da korur.
•Yaraların çabuk kapanmasını sağlayan Anzer Poleni, ameliyattan sonra meydana gelen derin yaraların giderilmesine birle yardımcı olabilir.
•Anzer poleni ağız yaralarının giderilmesinden akciğer hastalıklarının tedavisine kadar bir çok alanda sağlığı korur.
•Sindirim sistemi sağlığı için Anzer poleni çok etkilidir, hazmı kolaylaştırır, bağırsakları temizler, bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur ve bağırsaklarda iltihab varsa tedavi eder. İshali kesici özelliği vardır. İştah açar ve kabızlık sorunlarını giderebilir. Mide ülserine karşı etkilidir.
•Astım, bronşit başta olmak üzere bürün solunum yolu hastalıklarına karşı çok etkili bir şifa kaynağıdır. Bademcik hastalıklarını giderir, öksürüğe karşı etkilidir. Boğazı mikroplardan temizler.
•Kış aylarında soğuk algınlığından kaynaklanan hastalıklara yakalanma riskini azaltır, anzer poleni nezle ve grip gibi kış aylarında soğuk algınlığından kaynaklanan hastalıklara karşı çok etkilidir. Kısa sürede bu hastalıkları tedavi edebilir.

Anzer Poleni Nasıl Tüketilmelidir: Daha önce hiç anzer poleni tüketmeyenler günde 3 öğün ve yarım çay kaşığı ile başlayabilirler. Çok etkili bir besin kaynağı olduğu için bünyi önce anzer poleinine yavaş yavaş alıştırmak gerekir. Aksi durumda bazı yan etkileri olabilir. Anzer polenin tüketim oranı bünyeye göre değişmektedir, günde ortalama 100 gram sağlıklıldır.

Çiçek Poleninin FaydalarıÇiçek Poleninin Faydaları:

Çiçek poleni veya çiçek tozu olarak da adlandırılır. Çiçek poleni daha çok alerjik hastaların çok yakından bildiği bir kavramdır. Özellikle alerjik astım ve bronşit hastaları bu polenlerden ciddi anlamda etkilenirler, çiçek polenleri alerjik hastalıkları olan kişilerin hastalıklarını tetikler.

Fakat bazı araştırmalar çiçek polenlerinin sağlık açısıdan faydalı olduğunu ortaya koymuştur, arıların aracılığı ile işlenen çiçek polenleri bildiğimiz klasik arı polenine dönüştürğünde bütün hastalıklar için şifaya dönüşür.

Sağlık açısıdan faydaları arı poleni ile benzerlik göstermektedir.

Polenin Zararları: Bütün polen çeşitlerinin sağlık açısından inanılmaz faydalarının olduğunu detaylı olarak ele aldık. 30 gün boyunca 6 mg arı sürü ve 32 mg arı poleni tüketimi sağlıklı görünmektedir, her hangi bir risk teşkil etmez.Fakat çok etkli bir besin kaynağı olduğundan dolayı aşırı tüketimi bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. 30 gün boyunca 6 mg arı sürü ve 32 mg arı poleni tüketimi sağlıklı görünmektedir, her hangi bir risk teşkil etmez.
•En büyük endişeleri alerjik reaksiyonlardır. Arı poleni polene alerjisi olan kişilerde ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
•Aynı zamanda, karaciğer ve böbrek hasarı gibi diğer hastalarda ciddi yan etkilerinin olduğu rapor edilmiştir.

Özel Önlemler & Uyarılar

Hamilelik ve emzirme: Arı Poleninin gebelik sırasında kullanımı muhtemelen güvenli. Arı polenin rahim ve gebeiği tehtid edeceği noktasından bazı endişeler var, bu yüzden doktorunuza danışarak nasıl ve ne kadar tüketmeniz gerektiğini öğrenmenizi tavsiye ederiz.

Gebelik esnasında polenin polenin bebeği nasıl etkileyeceğini bilinmemektedir.

Polen alerjisi: Arı Poleni takviyeleri, polen alerjisi olan kişilerde ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Belirtileri kaşıntı, şişme, nefes darlığı, sersemlik, ve halsizlik.

Tavsiyeler

Polenin sağlık açısından bir çok faydasının olduğu hep birlikte gördük. Fakat tüketiminde dikkat edilmesi gereken unsurlar var, fazla tüketilmesinin bazı riskleri olduğunu belirttik. Bir de hazır satılan polenlerin ne kadar güvenilir olduğunu sizin takdirlerinize bırakıyoruz. Polen alımı noktasında birinic ele ulaşmak bizce en doğrusu, direkt arıcılarla iletişime geçerek temin etmeye çalışmakta fayda var.