09.09.2016 Eskinin BitipYeninin Başladığı Dönemin Mesajcısı…

76f00ecc095f92751

 

 

Nümeroloji meraklıları için bugün önemli bir gün. 9.9.2016 tarihinin kendi içindeki pin kodu 999999999 yani tam olarak dokuz adet dokuzdan oluşan bir enerjiye işaret ediyor. Nümerolojide bir günün enerjisinin bize yaptığı açıyı görmek için kişinin kendi pin koduyla o günün pin kodunu toplaması gerekir. Bu tarihte günün pin kodu herkese kendi pin kodunu ayna olarak yansıtıyor. Yani kendi sayınınzla günü topladığınızda gene kendi sayınıza varıyorsunuz. Nümerolojide dokuz sayısı bir döngünün kapanışı ve yeni bir karmanın başlangıcına işaret eder. Yarın için size bilgelik getireceğini düşündüğünüz bir faliyetle meşgul olmanızı tavsiye ederim. Meditasyon ibadet tövbe ve ilham kapıları sonuna dek açılacaktır. Yukarısının size mesajlarını dinlemek ve iç benliğinizle sohbet için harika bir enerji alanı açılıyor. Bu fırsatı kaçırmayın. Dokuzuncu çakra meziyetlerini aşağıdan okuyabilirsiniz:

9. Nolu Tipoloji: SANATÇI
Bütün dünyaya hizmet etmeyi ister. Bilgi ve deneyiminin tümünü aktarmak ister. Yaşamda bulunan yüceliğin aktarıcısıdır. Yüce Aşıktır. Elinde hiçbir şey kalmayacağını düşünmeksizin vermek ister. Destek aldığı kaynağa sonuna kadar güvenir. Evrensel kardeştir; sempatik, anlayışlı, hizmet eden. Erdem, gerçeklik, geniş fikirlilik ve görüş açıklığına sahiptir. Kişisel sevgi de ister ancak Evrensel sevgiye aittir. Duyguları ve kişisel çözümlemeleri nedeniyle sıkıntı çeker. Herkes için çekiciliği vardır ve herkes tarafından sevilir. Hayatını insanlığa adamaya hazırdır. Büyük bir sanatkârdır ve mesajının bütün dünyaya faydalı olmasını ister. Kendini, yeteneklerini ve duygularını “ tanıtmak ister”. Kesin olmalıdır, denge ve duygusal kontrolünü geliştirmesi gerekmektedir.
Yapıcı potansiyeller: Evrensel sevgi, kardeşlik, yardımseverlik, tutku, yüce adalet, artistik deha, kendine hizmet, insancıllık, çekicilik, sempati, anlayış, romantizm, cömertlik, geniş görüşlülük.
Olumsuz potansiyeller: Duygusallık, aşk eğilimi, benmerkezci olma, aşırı duygusallık, dağınık güçlere sahip olma, kabalık, döneklik, amaçsız hayal kurma.

9) Bütünlük ve Bilgelik:
Hayat amacı olarak dokuzuncu çarka üzerinde çalışan bireyler ruh, zihin ve beden bütünlüğünü sağlayıp, sezgiye dayalı bilgelikleriyle başkalarına ilham olacak örnek bir yaşamı ortaya koymak üzere buradadırlar. Tanrısal ilhamların elçisi olan bu varlıklar deniz feneri misali yolunu kaybetmişlere ışık tutarak, özü sözü bir olan duruş sergilemeye gelmişlerdir. Doğuştan getirdikleri karizmalarıyla spritüel yasaların şubesini açmışçasına, evrenin fondaki yücelten yayınını kalplerinde hissederler.
Dokuzuncu çakra, ilk sekiz çakrada ne olup bittiğinin büyük sentezinin yapılacağı aşama olduğundan duyguların düşüncelerin ve sezgilerin harmanlandığı yerdir. Eğer harflerden destek alamıyor ve bu çakrayı sıfırdan açıyorlarsa aşırı duygusallık, çocuksuluk, saflık, vericilik ve affedicilikten muzdarip olacaklardır. Pozitifte olduklarında bilgi ve deneyiminin tümünü aktarma çabasıyla bütün dünyaya hizmet ederek, yaşamdaki yüceltici unsurların sözcüsü olarak destek aldıkları evrensel kaynaklara derin bir itimat beslerler ve ellerinde bir şey kalıp kalmayacağını düşünmeksizin paylaşırlar. Spritüel bir geleneğe bağlandıklarında ve ruhsal bir yola girdiklerinde neredeyse evrensel yasaların bedenlenmiş hali olarak tanrının iş gören eli ayağı konumuna yükselirler. Geniş ve çekici auraları sayesinde topluluklara hitap edip onları yönlendirirler. Negatife düştüklerinde ise beslenmek için ihtiyaç duydukları sevgiyi evrenden almak yerine, tek tek insanlardan toplamaya çalışıp herkese kendini beğendirmeye çalışırlar. Duygusal denge ve kontrollerini kaybedip duygusallık sarkacında bir uçtan diğer uca savrularak enerjilerini sebil gibi dağıtırlar. Kasıtlı olarak karıncayı dahi incitemeyecek kadar duyarlı olan bu varlıklar kötülük karşısında mücadele etmektense küserek kaçıp gitmeyi yeğlerler. Toplumun hangi katmanında iş görürlerse görsünler doğal bir rehberlik ve kanaat önderliği kapasiteleri vardır.
Medyumluk kapasitelerinin yüksek oluşundan dolayı sanatsal ilhamlara liyakatleri vardır. Bu da onları bedensiz varlıkların obsesyonuna açık ve savunmasız bir konuma düşürür. İlahi iradenin ve kadiri mutlağın niyetlerinin elçileri olmaları gerekirken hayal kırıklıkları ve duygusal travmaları nedeniyle, sanatçının ilahi özle temas kuramadığı durumlardaki kendi özüne eziyet etme güdüsüyle, kolaylıkla alkolizm ve uyuşturucu batağına saplanabilirler. Mistik akımların fanatik bireylerini ve sahte guruların kurbanlarını oluştururlar. Kendi uyanışlarını tamamlayıp başkalarının uyanışlarına da yardım ederek fareli köyün kavalcısı misali liderlik etmelidirler.
Şifanın ustası olan bu varlıklar, şifaya kanal olmayı reddederlerse ciddi hastalıklara yakalanarak şifaya muhtaç hale gelirler. Derin suçluluk duyma kapasitelerinden dolayı kendilerinden başlayarak yargılamayı bırakıp, düşüncelerini yavaşlatmalıdırlar. Meditasyon sanatında uzmanlaşarak önce bedensel farkındalığı, onun üzerine yükselen zihinsel farkındalığı, ve son olarak ta duygu farkındalığını inşa etmeleri gerekir. Duygu ve düşüncelerimizin beynimizden kaynaklanmadığını, şuurumuzun sadece bir radyo alıcısı gibi iş gördüğünü idrak edip, gözlemci konumunda kalmayı öğrenmelidirler. Şuurumuzu gökyüzüne benzetirsek duygu ve düşüncelerimizi de bulutlar gibi ele alabiliriz. Dikkat edersek her duygu ve düşüncenin arasında bir boşluk olduğunu kavrarız. Eğer bulutlara objektif bir şekilde sanki bize ait değillermişçesine enerji vermeden ve çağrışım yapmadan, kişisel bir bağ kurmadan gözlemlemeyi başarırsak bu boşluk büyüyecektir. Bu boşluk oluşmazsa ise benlikleri çökerek enkaz haline gelecektir, oluşursa bizi yücelten unsurlara kanallık yapabilirler. Derinlerine yerleşmiş olan reddedilme korkularını ancak bu yolla sakinleştirebilirler. Onları çabuk heyecanlanan, zihninin hızına yetişmek istercesine arkasından atlı koşturur gibi konuşmalarından tanıyabiliriz. Eğer pin kodlarında dokuz takviyesi yoğunsa her hangi bir sanat dalında kariyer yapabilmeleri için erken yaşta uygun eğitimi almaları gerekir. Popüler kültürdeki çocuklara hitabeden ve sanatçıların hayat hikayelerini konu alan tüm eserler onların vazgeçilmez keyif kaynağıdır.

Dokuzuncu Şakra:
Dokuzuncu şakra evrendeki şifa boyutunu oluşturur. Dokuzuncu şakranın işlevi ilk sekiz şakranın sentezinin yapılarak bütünlük, bilgelik ve ilhamın aktarılmasıdır. Dokuz insanları saf, masum, güvenmeye yatkın ve çocuksu doğalarıyla sanatçı niteliklerini barındırırlar. Dünyasal konularda kandırılmaya ve yanlış yönlendirilmeye müsait iyi niyetleri çoktur. Aldatıldıklarında bile affederler ve kin tutmayı beceremezler. Bu şakra duygu ve arzu bedenimiz olan astral bedene bağlı olduğundan, bu varlıklar duygularının ve ilhamlarının yönlendirmelerine göre hissettikleri şekilde yaşarlar. Sezgilerinin rehberliğini dinlemedikleri durumlarda zor yoldan acı çekerek öğrenirler. Çağrışım süreçleri çok hızlı işlediğinden, her hangi bir durumla karşılaştıklarında meselenin kökenine hızla inebilme yetenekleri bulunur. Konuşma hızları zihinlerinin hızına yetişemediğinden arkalarından atlı kovalıyormuşçasına heyecanlı ve kelimeleri karıştırarak konuşurlar, biran önce gelen ilhamın hepsini aktarmak istemektedirler.
Paylaşma güdüleri çok baskındır, ellerinde avuçlarında ne varsa paylaşmadan duramazlar, destek aldıkları kaynağa yani ruhsal planlara derin bir güven duyarlar. Duygularını direkt olarak düşünmeden ifade ederler, duygusal oyunlar oynayamazlar, taktik ve strateji geliştirerek hareket edemezler.
Hayattaki bütün derslerini karşı cinsle ilişkiden alırlar, aynı anda birkaç insanı sevebilme kapasiteleri vardır. Aşık oluşları ve aşk acısı çekişleri dillere destandır, bu dönemlerde gözleri başka hiçbir şeyi göremez hale gelir. Derinlerine yerleşmiş bir reddedilme korkularından dolayı girdikleri her ortamda sevilme, kabul görme ve onaylanma ihtiyacı hissederler. Herkes onları bağrına basıp birlikte oyun oynamak zorundaymışçasına başkalarına yaranmaya çalışırlar. Kasıtlı olarak karıncayı bile incitemeyecek bir duyarlılıkları vardır, kötülük karşısında küserek ortamdan uzaklaşmakla yetinirler.
Önceden hazırlık yapmadan hitabet yetenekleri vardır, kanal olma kapasiteleri yüzünden birçok enerji, planlar tarafından onlar üzerinden diğer insanlara aktarılır. Herhangi bir sorunla karşılaştıklarında bir ile sekiz arasındaki şakralardan birisinin vereceği tepkiyi verebildiklerinden, tepkileri öngörülemez bu da onların dengesizmiş gibi görünmelerine sebep olur.
Ruh, zihin ve beden bütünlüğünün sağlanması sonucunda kendiliğinden oluşacak olan şifanın ustasıdırlar, bu yüzden geri tesirli bedensiz varlıklar tarafından obsede edilmeye açıktırlar. Girdikleri ortamların enerjisini anında absorbe ederek geri yansıtabilme yetenekleri bulunur. Sanatın her dalında usta bir sanatçı, öğretmen, reformcu, yazar ve buna benzer insanlara yardımcı olmanın ön planda olduğu her meslek dalında başarılı olurlar. Evrensel sevginin ve kardeşliğin elçisidirler, geniş görüşlü ve bilge olmak için buradadırlar.
Dağınık zihinlerini ilhamlarının yönlendirdiği konularda yoğunlaşarak toparladıklarında, toplumsal vicdanın sözcüsü olabilirler. Meditasyon onlar için bir lüks ya da keyfi bir unsurdan daha çok acil durum eylem planı olarak her sıkıştıklarında başvurulacak en hayati kurtarıcılarıdır. Ancak meditasyon yoluyla bütün dünyaya hizmet edebilir ve yaşamdaki yüceltici unsurların aktarıcısı olabilirler. Aksi takdirde duygusal çalkantılar içerisinde kaybolup bağımlılıkların pençesine düşerler.
Dokuz rakamı 1. hanede dünyaya bakarken takılan çocuksu, saf gözlükle bütün hayatın oyun alanı gibi algılandığını, 2. hanede cıvıl cıvıl şakıyan ses tonu aracılığıyla neşeli, oyuncu ve iyiliksever biri olarak algılanışı, 3. hanede hayatın büyük tiyatro sahnesi oyununda, genel karma gidişatına dahil olma açısının iyimser bir hayal gücüyle tanımlanan ilhamlara açık bir ego tasarımını, 4. hanede somut fiziksel boyuttaki sorunları çözme stratejisinde merhamet, hümanizm, insanlık sevgisiyle ayrım yapmadan hizmet etmenin geliştirilmesine duyulan ihtiyacı, 5. hanede karmik dönüşümün tamamlanması için önceki hayatlarda reddedilmiş olan başkalarının duygusal tepkilerini anlayışla karşılamaya yönelik borcun ödenmesi gerektiğini, dolayısıyla ilişkilerde acı çekme olasılığını, 6. hanede korku ve endişelerden uzaklaşma ve sevgide temellenmenin ancak eğlenceli, olayları hafife alan oyuncul bir tavırla sağlanabileceğini, 7. hanede maneviyat yolunda ilerlerken sezgilere güvenme dersinin öğrenildiğini, 8. hanede güç verildiğinde bolluk ve bereketin bütünün hayrına olacak şekilde dağıtılacağını, 9. hanede medyum olarak şifaya kanallaşmayı gösterir.

Kaynak: Rafet Gökhan Ayyüce

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: